| Forum üyeliğimin silinmesini rica ediyorum. Ricamın yerine gelmemesi durumunda yasal yolları kullanacağımı buradan ilan ederim. |
| Forum üyeliğimin silinmesini rica ediyorum. Ricamın yerine gelmemesi durumunda yasal yolları kullanacağımı buradan ilan ederim. |
|
Bir süredir AVEA hatlı Jailbreak edilmiş 3.1.3 firmware' li telefonumdan MMS atmayı başaramıyordum. Çok sitede aradım sorunu ama bulamadım. Sonunda deneye deneye çözüm buldum. Aynı sorunu yaşayan arkadaşlar varsa yaptıklarımı deneyebilirler. Evet arkadaşlar önce network ayarlarınızı resetleyip iphone' u tümden kapatıp yeniden açıyorsunuz. Sonra belirtilen yerlere aşağıdakileri yazıyorsunuz. Sonra da buradan çıkıp tekrar iphone' u yeniden kapatıp açıyorsunuz. Artık MMS gönderebilirsiniz. APN: mms Proxy: 213.161.151.201:8080 Username: mms Password: mms MMSC:http://mms.avea.com.tr/servlets/mms |
|
Arkadaşlar odam kalabalık ve TV ayrı, monitör ayrı yer tutsun istemiyorum. Bu sebeble 24" monitörümü satıp, 37" bir LCD TV alacağım. Benim için öncelik sorunsuz PC' ye bağlantı. Yani monitörü nasıl bağlamışsam aynı şekilde HDMI' dan LCD TV' yi de bağlayacağım. Daha sonra da eski 24" monitörümü satacağım. Ekran boyu büyük vs olayına hiç girmeyelim. Ben 37" kullanmak istiyorum. Ayrıca TV' u da buradan izleyeceğim ve Digitürk, Teledünya, D-Smart' ta hali hazırda mevcut ve onlardan da iyi performans almak istiyorum. MKV oynatıp oynatmaması şu an için önemsiz zira zaten PC' den bunları oynatacağım monitör olarak kullanacağım için. Şimdi benim aklımdaki monitör-LCD TV Sony EX 505. EX 500 veya W5820 kullanan var mı aranızda PC monitörü olarak. Bu konuda ne gibi artılar ve eksiler sözkonusu? 32" kullanan arkadaşların da yorumlarını bekliyorum. Oyun pek oynamam. Yani yılda 1 belki diyebiliriz. O yüzden oyun performansı önemli değil. Yorumlarınızı bekliyorum. |
|
Dünyayı harmanlayan her Türk, sanırım İstanbul Atatürk Havalimanı'yla gurur duyar. Pek çok Batılı benzerinden bile daha modern bu altyapı, Türkiye'nin 'Arap olmayan' yüzünü ağartmaktadır. Öyle ki, geçen yıl turistik bir Mısır turundan Paris'e dönerken İstanbul'da aktarma yapan bir Fransız arkadaşım, 'Aradaki farkı sana anlatamam,' demişti. 'Kahire havalimanından sonra Atatürk'e inince, hepimiz uygarlığa kavuştuk diye sevindik. Avrupa, Atatürk Havalimanı'nda başlıyor!' ÖVe bitiyor, sayın seyirciler. Mevsimlerden yaz ve bir pazar günü, Atatürk Havalimanı'ndan Türkiye'ye giriş yapan insan, 'sahil yolu'ndan geçmek gafletine düşerse, ne denizi görür, ne havasını alır, kendisini devasa bir mangalda bulur, pişmese bile tütsülenir. Belediye, halkımıza hizmet yarışında Sahil Yolu'nu bir güzel çimlemiş ve sanırım, üzerinde yürürler, oynarlar ya da en fazla yatarlar, sanmıştır. Çünkü Türk'ün mangal tutkusuna, zaten Belgrad Ormanları, Çamlıca tepeleri ve daha pek çok yeşil alan feda edilmiştir. Buralarda, ağaçlar füme dil, yapraklar dallar közlenmiş patlıcan görünümü arz etmekte, dağları taşları saran kebap dumanı 'Keşke çiğ yeseler' dedirtirken, kesif et kokusu yamyam olmadıklarına hayıflandırmaktadır. Sahil Yolu'nda ise, kilometrelerce uzunluktaki çim alan kenarından geçen arabalardaki seyircilerin görüş zaviyesinde olduğundan, manzara da mangal düzeyindedir : Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, çay demlemekte ve ayaklarında ve salıncakta bebe sallamaktadırlar. Her 10 metrekarede, bu manzara tekrarlanmakta, kara halkımız kıçını döndüğü deniz kenarında mutlaka et pişirip yemektedir. Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler, zaten bu kadar kalın, bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı da olmazlardı! Atatürk Havalimanı'ndan sonra, mevsimlerden yaz ve pazar günleri, Sahil Yolu'nda Arabistan bile değil, Etiyopya'nın ete doymuş hali, 'Etobur İslamistan' başlıyor, sayın okurlar. İstanbul olmayan ne varsa, İstanbullu olmayan kim varsa orada: Son beş yılda 4.5 milyon artıp, 3 milyonu İstanbul'a akan nüfusun güruhu çimde etleniyor pazar günleri. Tabii ki onların da eğlenmeye, dinlenmeye hakları var. Ama burada mı, böyle mi ? Halkımıza hizmet yarışındaki belediye, İstanbul'un Anadolu yakasında, Şaşkınbakkal'dan Fenerbahçe'ye uzanan bir kumsal şeridi yarattı bu yıl. Maksat, Caddebostan'ın nostaljik plaj kültürünü canlandırmak, hatta yayıp uzatmak. Sonuç gerçekten güzel oldu : Yeşil alanından kumsalına, şezlonglarından şemsiyelerine Cote d'Azur'u andıran bir düzenleme yapıldı. Zaten sonuç güzel olduğu için başarısı paylaşılamıyor, Kadıköy Belediyesi ben yaptım diyor, İstanbul Büyük Şehir hayır, ben yaptım. Her neyse, açılışı Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, mankenler eşliğinde denize girerek yaptı. Ne var ki 1930'ların Caddebostan plajı modernitesini akla getiren açılıştan yalnızca bir gün sonra, 2005'in realitesi teslim aldı kumsalı, yeşil alanı ve sunulan tüm hizmetleri : Ümraniye plaja indi. Bırakın mayoyla denize girmek, sahilde laf atılmadan yürümek imkânsızlaştı. Tesettür anaları kumsalda mangal yeller, babaları don paça yatarken, irili ufaklı danaları da pamukludan dalgıç tulumlarıyla suda cıp cıp yapıyorlardı. Açılışın ertesi günü konulan mangal yasağı bir işe yaramadı, yalnızca iki gün sonra oturulsun diye halkımızın hizmetine sunulan tahta banklar, parçalanıp yakılmış, daha doğrusu mangala odun yapılmıştı. Şimdi bu sahillerde sabah yürüyüşleri yapan 'creme de la creme' Kadıköylüler, İslamistan varoşlarının işgal ettiği denizlerine ve kumsallarına bakıyor, lanet yağdırıyorlar halkımıza 1 milyon karşılığında plaj hizmeti sunan belediyelere. Ben de kendilerine sormak isterdim : Neredeydiniz o varoşlar oluşurken, hangi partiye girip kaliteli sesinizi, dünya görüşünüzü duyurmaya çalıştınız, ne kadar ilgilendiniz politikayla? Gecekondular denize inmez, eşkiya sizin yolunuzu DA kesmez mi sandınız? Devamı cumaya. Mine G. Kırıkkanat http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=159792 |
|
Daha önce bahsedildi mi bilmem ama yabancı forumlarda dahi görmedim. Şimdi Windows 7' nin bildiğiniz gibi güzel bir özelliği var. Virtual(sanal) olarak işletim sistemi kurmanıza izin veriyor. Bunun için gerekli olanlar: 1) Windows 7 RC1 2) Bios' tan Virtualization'ı enable edebileceğiniz bir anakart 3) MS Virtual PC programı 4) MS Windows XP Virtual Mode işletim sistemi 5) Pardus 2009 Linux işletim sistemi Kurulum: 1) Önce Bios' tan virtualization technology' yi enable ediyoruz.(Default olarak disable gelir çoğu anakartta.) Sonra Windows 7 64 biti gayet güzel kuruyorsunuz sıfırdan. (clean install dediğimiz hadise). 2) Sonra MS' in sitesinden Virtual PC ve XP Mode' u indiriyoruz sıra ile. Her ikisi de ücretsizdir bu arada.http://www.microsoft.com/windows/virtual-pc/download.aspx XP mode bildiğimiz XP ama virtual olanı. Dosya boyutu 450 küsür MB. Diğeri(Virtual PC) ise küçük bir dosya. 3) İndirdikten sonra önce Virtual PC' yi kuruyoruz. 4) Sonra restart ediyoruz PC' yi 5) Sonra bu sefer indirdiğimiz XP mode' u çalıştırıyoruz. Klasik XP kurulumu açılıyor ve ayarları yapıyoruz. Kurulum aşamalarını burdan görebilirsiniz.http://www.withinwindows.com/2009/04/25/windows-xp-mode-internals-part-1-overview/ 6) Kurulum bitiyor ve XP mode açılıyor. Bir bakıyorsunuz bildiğimiz XP' den hiç farkı yok. XP' de hangi programları kuruyorsanız aynısını kuruyorsunuz. Buna Antivirüs programları da dahil. Bu arada sanal makinenin bellek miktarını da dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Buraya kadar herşey özellikle yabancı sitelerde anlatıldı. Ben bundan sonrasını anlatacağım. Bundan sonra önce Pardus 2009' u sitesinden indiriyor ve CD' ye yazdırıyoruz. Sonra CD' yi içeride bırakıyoruz ve XP Modu açıyoruz. XP mode burada açılmayacak ve direkt olarak Linux CD' sini açacaktır. Ordan kuruluma devam ediyoruz. Sonra linux için bölümlendirmeler yapıyoruz. Yani swap ve ext4 partisyonları yaratıyoruz tıpkı normal xp' nin yanına dual boot olarak linux kurar gibi. Daha sonra linux kurulumu bitiyor ve sanal makineyi restart ettiriyoruz. Bu sefer karşımıza Pardus' un boot ekranı geliyor ve iki ayrı işletim sistemi karşımıza çıkıyor. Biri Pardus diğeri ise XP Virtual Mode. İkisinden birini seçiyoruz ve devam ediyoruz. XP istersek XP, Pardus Linux istersek te Pardus açılıyor. Pardus 2009 son derece sağlıklı çalışıyor. Bir kaç resimde göndereceğim buraya konu ile ilgili. 1) Windows 7 altında Virtual Pardus ve XP boot ekranı :) < Resime gitmek için tıklayın > 2) Windows 7 altında Virtual Pardus :) < Resime gitmek için tıklayın > 3) Windows 7 altında Virtual XP :) < Resime gitmek için tıklayın > |
|
BenQ FP241VW sahibiyim. İlk geldiğinde 19" Sony G400 CRT' den sonra gayet iyi gelmişti. Ancak şimdi o da yetmiyor. Özellikle odamda film izlerken daha büyük bir TV olsa hiç fena olmazdı diyorum. İkinci olarak odada hem LCD monitör hem de 72 ekran TV fazlalık oluyor. Ayrıca LCD monitörde film izledikten sonra kumanda olmadığı için mecburen elle kapatıyorsun, PC' de TV kartı olmasına rağmen ve vista media center ile sorunsuz çalışmasına rağmen, insan istediğinde kumanda ile sorunsuz açılan kapanan LCD TV arıyor. Bu sebeple her iki cihazı odamdan çıkarma vakti geldi diye düşünüp her ikisinin de görevlerini yapabilecek kaliteli bir LCD TV arayışına girdim. Burada kriterlerim şuydu: 1) Full HD olmalı ve bunu HDMI üzerinden kabul etmeli. Yani PS3 bağlanınca 1080P veren ama PC bağlanınca 1368x768 çözünürlük veren LCD TV' leri elimine ettim. Çünkü bu tip LCD TV' ler native(doğal) çözünürlüğün altına indiklerinden desktopta bulanık bir görüntüye sebebiyet veriyordu 2) Pixel Mapping desteği 3) Desktop' ta sorunsuz kullanım. 4) 100 Hz. Dediğim gibi mutlaka desktopta sorun çıkarmamalıydı. 5) Mümkün olduğunca fazla bağlantı seçeneği(PS3, XboX360 ve PC bağlanacak. Yanlarına başka şeylerde gelebilir) 6) Sadece LCD TV olarak kullanıldığında bile mükemmel ses kalitesine sahip kolonları olmalı, mümkün olduğunca kaliteli ses formatını desteklemeli. Sonunda araştırmalarım sonunda 2.900 YTL' ye alınabilenhttp://www.sony.com.tr/product/t32-x-series/kdl-40x3500#pageType=Overview Sony 40X3500'ü buldum. Internette üzerinde bir kaç desktop resmi olan x3500'lere rastladım ama gerçek bir inceleme şart gibi gözüktü. LCD TV' leri özellikle de desktopta 1920x1080 yani Full HD desteği veren LCD TV' leri kullanan arkadaşlar bu başlık altında deneyimlerini paylaşırlarsa memnun olurum. Belki hepimizin biribirinden öğreneceği şeyler olabilir. Not: Arkadaşlar lütfen bu başlığa, başlığın içeriğinde olmayan, kışkırtıcı, konu ile ilgisiz mesajlar atmayalım. |
|
Sun Microsystems is developing a Java Virtual Machine for Apple's iPhone and plans to release the JVM some time after June, enabling Java applications to run on the popular mobile device. According to Eric Klein, vice president of Java marketing at Sun, the JVM is to be based on the Java Micro Edition (ME) version of Java. Although Apple had not shown interest in enabling Java to run on the iPhone, Sun plans to step in and do the job itself after having pondered Thursday's release of an SDK for the iPhone by Apple. "Now, the iPhone is open" as a target platform, Klein said. The free JVM would be made available via Apple's AppStore marketplace for third-party applications. "We're going to make sure that the JVM offers the Java applications as much access to the native functionality of the iPhone as possible...It's a new platform for us. We might be able to bring additional technologies onto the iPhone and the iTouch." Apple could not be reached for comment on Sun's plans in time for this article. http://www.infoworld.com/article/08/03/07/sun-iphone-java_1.html |