Y

Teğmen
05 Ocak 2004
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
44 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
Y
7 ay
mobile rtx 2070 - battlefield 5 sorunu
elimde excalibur notebook var, işlemci i7 10..., ram 64gb, ekran kartı rtx 2070, hdd nvme

elimde bf4 vardı arasıra açıp oynardım, hiç fps kaç diye bakmadım ama herşey ultra'da gayet akıcı zerre takılmadan oynayabiliyordum. arada bf1 çıktı ama oğlanın bilgisayarından bi halta benzetemediğim için hiç bulaşmamıştım, ulan bf4 2013 yapımı, birde şu makinada daha yeni bir oyun oynayayım dedim ve bf5 aldım, herşey iyi güzel oyunu yüklemeye başladım, işte yüzde bilmem kaça geldiğinde oyun oynanabilir hale geliyor bende açtım hikaye modunu oynamaya başladım, birde merak ettim kaç fps alıyorum acaba diye. bf5'te herşey ultrada dx12'de rtx açık, dlss kapalı (seçtirmiyordu, pasifti) ortalama 70-80 fps gibi gayet akıcı, takılmadan oynayabiliyordum.

herneyse oyun yüklendi, bende game ready driver güncelleştirmesi yaptım, herşey yine normal, fps güzel, oyun akıcı, sıkıntı yok. sonra baktımki dlss aktif, seçilebilir görünüyor, neymiş sonraki kareyi tahmin edip filan görüntüyü iyileştiriyormuş. herneyse madem seçilebiliyor aktifleştirdim ve o andan sonra oyun zevki filan kalmadı. fps dehşet düştü, oyunanamayacak kadar takılmaya başladı. tabi bende dlss'i kapattım, ama hiçbirşey değişmedi. daha 5 dakika önce aynı ayarlarda 80 fps ile akıcı şekilde oynadığım halde şimdi takılmaya başladı. sonra rtx kapattım ama yine birşey değişmedi, bu sefer dx12 kapattım, bu sefer 60-70 fps arası oynamaya başladım, işin garibi herşey ultradaykende minimumdayken de aynı fps de aynı akıcılıkta (ara ara takılarak) oynatmaya başladı. bf4'ü açtım onda da 70 fps civarı gördüm, öncesini ölçmediğim için bilmiyorum ama en az 2 katı olduğuna eminim.

eski haline dönmek için acaba driver sorunu mu diye eski driver ile temiz kurulum yaptım hiçbirşey değişmedi. bir fikri olan varsa lütfen yazsın.
Y
3 yıl
1.5 dci geç çalışma
2012 model 1.5 dci 110'luk otomatik fluence sahibiyim. Bir süredir aracım sabahları geç çalışıyor, soğuk havalarda bu daha beter fakat hava ılıkta olsa araç sabaha kadar beklediyse çalışması zor oluyor.
- araç çalıştıktan sonra gün içinde tekrar çalışmasında hiçbir sorun yok. hava soğuk olsada sorun olmuyor.
- sabah ilk, zor çalıştırdıktan sonra titreme vs. yapmıyor, çalıştıysa gayet güzel devam ediyor.
- kızdırma bujileri dendi, değiştirildi (yan sanayi ile) bir değişiklik olmadı.
- enjektörlerde sorun yok, 10bin önce sıfır orjinal enjektörler ile değiştirilmişti zaten.
- aracın bakımlarını 10binde bir yaptırıyorum, her bakımda mazot filtreside değişiyor.
- yakıt hep shell'den alınıyor.
- araç çalıştıktan sonra gaz yemesinde vs. hiçbir sorun yok, tabiri caizde köpek gibi gidiyor.
- aküyü geçen yıl değiştirdim, 72'lik varta, akü ölçümünde bir sorun yok, zaten marş basmada sıkıntı olmuyor.
- mazot el pompası kısmında sabakları az miktarda hava görüyorum, pompalayıp bunu alsamda çalışma yine geç oluyor.
- soğuk etkisinden süphelenip yakıt antifirizi alıp uyguladım ama birşey değişmedi.https://www.hepsiburada.com/liqui-moly-konsantre-dizel-yakit-antifrizi-p-OTBBGLDL5131?magaza=Otogold&wt_gl=cpc.nelk.6817-oto.pla&gclid=EAIaIQobChMI0aT08uWZ3wIVS-d3Ch0atQpNEAQYAiABEgI_-fD_BwE
- motor mükemmel durumda, şehirlerarası yolda 100-120 arası gittiğim halde fabrika verisinde yakıyorum.

Soğuktan desem, gün içinde hava eksilerde de olsa gayet rahat çalışıyor, yakıt pompası desem ne bir titreme, ne bir gaz yeme sorunu vs.yok, anlayabilmiş değilim, her görüşe açığım.
Y
5 yıl
Mülk kullanımının engellenmesi
Merhaba,
Oturduğum binada evimin bir garaj eklentisi mevcut. Eklenti daireme ait, yani başka bir kişinin üzerinde hakkı mevcut değil. Plan'da eklentinin garaj olduğu, hangi daire'ye ait olduğu ve bahçe içindeki garaj giriş yolu belirtilmiş durumda.

Bina, garaj giriş yolunun iki yanında kalan bahçe kısmını otopark'a çevirdi, sonrasında bu alanı araçların parkı için bölümlendirdi ve her bölüme 2 araç sığıyor.

- Bölümlendirme sonucunda garaj giriş yolumun bir kısmı farklı araçların parkı için ayrılmış görünüyor ve geçişimi engelleyecek durumda.

- Garaj giriş yolumun kalan kesiminde de farklı bir daireye otopark alanı ayrılmış durumda, bu durumda garajıma giriş çıkışım tamamen engellenmiş durumda oluyor.

Bu düzenleme üzerinde benim herhangi bir iznim bulunmamakta.

Mülkümden yarar sağlamam engellenmiş durumda, yönetime garajımı kullanacağımı ve garaj giriş yolunu ayıracağımı belirttim. onlarda buna izin vermeyeceklerini ver hatta buna hakkım olmadığını söylediler. (afaki olarak)

Bu adamlara göre kat mülkiyeti kanununda yer almayan herşey onların hakkıdır ve benimde baktığım kadarıyla durum kat mülkiyeti kanununda mevcut değil.

Araştırabildiğim kadarıyla konu taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüz durumudur.

Fakat yönetime şu kanunun şu maddesine göre yapacağım diyemedikten sonra durum limoni olacak ve yinede kullanımım engellenecektir. bu adamlara, mülkümden yararlanabilmek adına kanunun hangi maddelerini göstermem gerektiği konusunda yardımlarınızı bekliyorum.
Y
6 yıl
Arçelik 6263 bulaşık makinesi sorunu
Bulaşık makinesi bugüne kadar gayet güzel çalışıyordu, bugün su tahliyesinin bağlı olduğu lavabo su gider hortumunu değiştirdim, değiştirdikten sonra makinenin suyu boşaltmadığını gördüm ve kontrol ettim, su giderinin bağlı olduğu yerdeki tıpayı çıkarmayı unutmuşum :D
Herneyse, tıpayı çıkardım bulaşık makinesinin hortumunu taktım ve makine çalışıp içindeki suyu boşalttı (yani pompa yanmamış) fakat program bir türlü bitmedi, pompa hep çalışır durumda sanki. Makineyi tekrar başlatamıyoruz, menüler-düğmeler çalışıyor ama makine bir türlü yıkamaya geçmiyor, bu esnada pompa sesine benzer bir ses daimi olarak geliyor. Fikri olan?

Ekleme; O ses pompanın sesiymiş, Pompa devamlı çalışıyor, makinaya ayrıca su ekledim onuda boşalttı fakat su boşaltma için çalışan pompanın işleyişi durmuyor.
Y
11 yıl
Hangi ekran kartı/ cpu heatsink uygun olur?
Merhaba,

Evde file server/torrent/emule için kullandığım atom işlemcili mikro bilgisayarımı satıp yerine yeni bir sistem toplayacağım, yeni sistem yine aynı işlemleri yapacak fakat extra olarak (10 ay sonra) battlefield 3 oynamak istiyorum, tabi max ayarlarda oynamak gibi bir isteğim yok orta seviyede fakat akıcı bir grafik benim için yeterli. sistemin bazı parçaları belli;

Kasa; In-Win Dragon Slayer (alındı-yolda, boyutu tv altına yada dolap içine sığabilecek olduğundan ve özellikle heryerinde toz filtresi olduğundan dolayı tercih ediyorum, muhtemelen içindeki tüm fan'ları çalıştırmayacağım (fan sesini hiç sevmem))
PSU; 550 Watt Vantec ion2+ (mevcut)
CPU; Q8400 (mevcut)
Cpu fanı; stock fan (hemen olmasa da birkaç ay sonra değiştirmeyi düşünebilirim, ama oc merakım yoktur tek istediğim sessiz ve performanslı soğutmaya sahip olmak, pasif soğutuculara sıcak bakıyorum, cpu cooler için tavsiye alabilirim)
Hdd - eski serverdan 2tb'lik 2 disk aktarılacak, sistem için 320'lik başka bir hdd mevcut
Ram: 4+4= 8 Gb Geil Value Plus 1333MHz (oc yapmayı düşünmediğim için 1333mhz yeterli olacaktır diye düşündüm, bunlarda henüz gelmedi ama alındı)
Mainboard: MSI P43-C51 (ddr3 ram kullandığı ve 16gb'ye kadar çıkabildiği için tercih ettim, zaten 775 board'lar yavaş yavaş silinmeye başlamışlar çokta seçenek yok, kısa vadede sistemi 16 Gb yapmayı düşünüyorum, anakart mevcut)
VGA: 7900 GS (mevcut fakat başlangıçta sistem çalışsın diye kullanılacak, ileride BF3 oynamak için ikinci elde nasıl bir ekran kartı olmalı, sistemin max faydalanabileceği ve parasını hak eden nasıl bir kart olabilir? parasal limit koymuyorum fakat dediğim gibi max detay gerekmiyor, parasını hak eden beni idare edecek, hatta sadece bf3'ü idare edecek birşey olmalı )
Monitör: benq 2420hd


Ek: Daha öncede belirttiğim gibi Bilgisayarı hem oyun hemde server olarak kullanmayı düşünüyorum, fakat oyun oynarken server kısmını iptal edeceğimden server kısmını büyük ihtimalle linux yapacağım (zaten eski serverlarımda hep linux oldu) bu yüzden; nvidia tabanlı bir gpu olması benim için tercih sebebi olacaktır. elimde lisanslı vista 64 ultimate mevcut, oyun için onu kurabilirim.
Y
12 yıl
iptal-silinebilir.
Satılmasından vazgeçilmiştir. ilgilenen arkadaşlara teşekkürler.
Y
16 yıl
Wireless Üzerine bilinmesi gereken temel bilgiler
Kablosuz İletişim:

Bu yazımızda hangi modem iyidir konusuna girmeyeceğiz, bir cihazın iyi olma kriterleri kişiden kişiye değişebilir, kimisi için bu kriter sadece garanti'nin iyiliği yada destek hattının ilgisi olabilir. kimisi destek hattına ihtiyaç duymaz ama onun iyilik kriteri sadece iletişim kurabildiği kapsama alanıdır, birbaşkası menü içeriği ile ilgileniyor olabilir, kimisi ise sadece cihazın oturma takımı ile uygun renklerde olup olmadığına bakabilir :D

Kapsama alanımız nelere bağlıdır?

öncelikle anteninizin yayın yönüne bağlıdır, çubuk şeklinde gördüğünüz antenler her yöne yayın yaparlar, eğer yönlü bir anteniniz varsa doğal olarak o yöndeki kapsama alanınız daha geniş olacaktır.

modemlerin broşürlerinde açık alan 300, kapalı alanda 50 metre gibi rakamlar telaffuz edilir. kapalı alanda 50 metre amerikanın kontraplak yada tahta duvarları için geçerli olabilir fakat Türkiyede geçerli değil. Ülkeler binalarını o ülkede ucuz olan maddeye göre yaparlar, Amerikada Ağaç ve çelik ucuz onun için evleri-binaları çelik ve ağaç ağırlıklı yapılıyor, hatta betonarme evlere ağızları açık bakıyorlar diyebiliriz :D , fakat Türkiyede Çimento ucuz ve betonarme yapılar kullanılıyor. beton ise sinyalimizi amerkan standartı duvarlara göre çok daha fazla engelliyor, bulunduğunuz kattaki beton kalınlıkları da farklılık göstereceğinden her evde aynı sinyal alınamaz. yani, alt katlarda blok ve kiriş sayısı çok olduğu halde üst katlardaki blok ve kriş sayısı daha az ve daha ince olabilir. bunun için betonarme bir bina içinde şu kadar metre çeker diye ne kesin nede yaklaşık bir rakam söyleyemeyiz.
modeminizi yerleştirirken evin planını düşünün ve modemi koyduğunuz nokta ile bilgisayarı kullandığınız nokta arasında düz bir çizgi oluşturun, bu düz çizgi üzerinde kaç duvardan geçtiğiniz önemlidir. duvar tuğla ise zayıflatması daha az olacaktır. araya beton blok girdiğinde çoğunlukla modemin yerini değiştirmek, hatta uzaklaştırıp aradan beton bloğu çıkarmak, modemi uzaklaştırmanıza rağmen daha iyi sinyal seviyesine ulaşmanızı sağlayabilir.

Buna rağmen ev içinde sinyal alımında zorluk yaşayacağınızı zannetmiyorum, en kötü ihtimalle sinyal seviyeniz 11 Mbit civarına iner ki zaten adsl hat kapasitenizin üzerindedir. fakat kablosuz networkünüz üzerinde başka bilgisayarlar da mevcut ve onlarla dosya paylaşımı içindeyseniz hız düşüklüğü eziyet haline gelebilir. basit çözümlerle hızınızı biraz artırabilirsiniz fakat maksimum verim istiyorsanız elinizi cebinize atmak zorundasınız.

Temel ev kullanıcısının bilmesi gerekenler:

öncelikle ilk işinizin modemin kullanıcı arayüzündeki fabrika standartı olan şifresini değiştirmek ve unutmayacağınız ve en az (bence) 12 karakterlik bir şifre kullanmanızdır.

Bir kablosuz modem alıp geldiniz ve hemen kullanmak istiyorsunuz. yok öyle birşey :D hemen alıp kullanırsınız tabi, ama sizden başkaları da kullanabilir. Amacımız modemin kablosuz kısmını en etkili ve olabildiğince güvenli kullanmak ;)

Herşeyden önce bilgisayarınızdaki kablosuz ethernet kartını aktifleştirip çevrenizdeki diğer kablosuz ağları tarayın, çevrenizde görünen kablosuz ağ yoksa ne ala, ama var ise bunların hangi kanaldan yayın yaptıklarına ve sizin üzerinizdeki sinyal gücüne bakın. %60'ın üzerinde sinyal aldığınız ağlar ile aynı kanalı kullanmayın ve mümkün olduğunca yüksek rakamlı bir kanal kullanın. kanal sayısı büyüdükçe kullanılan frekans artar ve yüksek frekans iletişimde düşüğüne göre daha iyidir. %70-80 algıladığınız bir başka kablosuz ağ ile aynı frekansta (yani aynı kanalda) olmanız sizin kapsama alanınızı ve bağlantı hızınızı etkileyecektir (dolayısıyla onunkini de :D )

Artık hangi kanalın size uygun olduğunu belirlediniz, artık hemen bağlanalım... demiyoruz :D
güvenlik olayımızı halletmemiz lazım.

Kablosuz ağlarda güvenlik için iki farklı şifreleme yöntemi var, ben bunların ikisini de kullanmanızı tavsiye etmiyorum. çünkü mantıken ve yapılan deneylerle de sabittir ki wep/wpa şifreleme uygulandığı vakit hem ping'iniz biraz artar ki on-line oyun ve download'da istemediğimiz birşeydir, hem modeminiz hemde bilgisayarınız gönderilen her paketin şifresi ile uğraşır, hemde bu şifre çözme işlemiyle ilgili olarak performanslı iletişim kurabildiğiniz kapsama alanı daralır. biz bu şifreler haricinde MAC filtre kullanacağız.
MAC adresi ethernet kartınıza has, aynı adresten başka bir ethernet kartında var olmadığı varsayılan 16'lık sayı sisteminde bir sayı grubudur. 0...9,A...F sayı ve harf aralığındadır ve 00:03:4A:E0:F4:AF gibi bir yazılımı vardır. kablosuz ethernet kartınızın MAC adresini öğrenmek için başlat menüsünde çalıştır'a tıklayıp açılan pencereye cmd yazıp çalıştırın, açılan komut penceresinde ipconfig/all yazıp enter tuşuna bastığınızda karşınıza bilgisayarınızdaki ethernet kartlarıyla ilgili tüm bilgiler gelecektir. burada kablosuz ethernet kartınızın MAC adresini bulup bir yere not alın ve modeminizin wireless menüsündeki MAC filter kısmında yazdığınız MAC adresinin kabul edileceği (allow) halde yazıp onaylayın. böyle yaptığınızda kablosuz ağınızda şifreniz olmamasına rağmen sadece o ethernet kartı ağ'a kabul edilecek, başka bilgisayarlar giriş yapamıyacaklardır. tabi ister şifre koyun, ister MAC filtresi bazı yazılımlar sayesinde hattınız takip edilerek bunlar bulunabilmekte. işi bilen birisine karşı yapılabilecek fazla birşey yok (var olanı da yazacağız :D ) ama en azından lamer'lardan uzak durabilmek ikinci işlemimiz SSID kimliğini gizlemek. (bunu yapmadan önce adsl log-in bilgilerinizi girip adsl'i çalışır hale getirin) SSID kimliği kablosuz tarama yaptığınızda gördüğünüz ağ adlarıdır. bunlar yine fabrika çıkışı standart olarak gelir, siz SSID kimliğinizi değiştirip SSID kimliğinin yayınlanmamasını işaretleyin. böyle yaptığınızda kendi ağınızı kendiniz de göremeyeceksiniz, fakat bağlantı kısmında profil oluştur kısmına girip değiştirdiğiniz SSID kimliği ile giriş yapabilirsiniz, bir kez profil oluşturmanız daha sonra hiçbir işlem yapmadan otomatik olarak ağınıza bağlanmanızı sağlar. şimdiye kadar yaptığımız işlemler sonucunda kablosuz ağımız başkaları tarafından görünmez oldu ve kablosuz ağımıza sadece kendi bilgisayarımızın giriş yapmasını sağladık. Tabi işi bilen birisi bizim gizlediğimiz SSID'yi tespit edip MAC numaramızı ve şifre koysaydık koyduğumuz şifreyi de bulabilirdi. bu tip kişiler genelde kurumsal ağlara dadanırlar, hem takip edilecek veri çoktur hemde giriş sağlandıktan sonra elde edilecekler daha fazladır. ama yinede böylesi birisiyle karşı karşıya olduğumuzu düşünürsek: eğerki ağımızda 1 bilgisayar var ve 7/24 açıksa (veya daha çok bilgisayar) bunun da çaresi var :D eğer 1 bilgisayar varsa modeminiz üzerinde 1 ip işgal ediyorsunuzdur. modeminizin dhcp server ayarlarına girip ip genişliğini 1'e indirirseniz kişi ağınızla ilgili tüm bilgileri biliyor olsa bile ağ tarafından ona atanacak ip olmadığından giriş yapamaz ;) birden çok bilgisayarınız var ve bazıları 7/24 açık değilse, her bilgisayarınıza sabit bir ip verir, ve dhcp server'ınızı bilgisayar sayınıza göre yapılandırırsınız. bilgisayarlardan birisi modemden ip alamazsa hatta birisi girmiş demektir ve sizde önleminizi ona göre alırsınız (ki neredeyse imkansız, bu kısım paranoyaklığa giriyor çünkü kimse SSID'si belli olmayan, MAC filtre uygulanmış bir ev ağına girmeye çalışmaz, yinede olduğunu düşünürsek ethernet kartlarınızın MAC adreslerini değiştirebilecek programlar mevcut)

Birçok anten tipi ve bunların farklı yayım kapasiteleri vardır. anten önemlidir çünkü çıkış gücünüz ne olursa olsun sizin yararlanabildiğiniz sinyal havaya yayınlayabildiğiniz kadarıdır. Fakat ev içinde absürt anten ihtiyacınız olmayacaktır, en kötü ihtimalle sinyal seviyenizi yükseltmek için 5 dbm'lik bir anten ihtiyacınız olabilir ki, bunu yapmanızı değil, satın almanızı öneririm.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Eğer çevrenizle kablosuz paylaşım yapmak istiyorsunuz ve elinizdeki modem'in yada ethernet kartının anten çıkış gücü yetersizse farklı antenler yapabilirsiniz. birçok anten tipi mevcut fakat burada yapımı basit, ucuz ve etkili olanlara yer vereceğiz.

Omni-directional antenler: bu tarz antenler çubuk şeklindeki standart antenlerdir, modemlerin üzerinde de bu tarz antenler mevcuttur ve her yöne yayın yaparlar.
http://wireless.gumph.org/articles/homemadeomni.html
http://martybugs.net/wireless/collinear.cgi

Quad antenler : yönlü antenlerdir fakat nokta atışı gibi yönlü değildir, açısı gittikçe genişler. Yapımı oldukça basittir fakat bu basitliğe rağmen oldukça işe yarar bir tiptir.
http://martybugs.net/wireless/biquad/

Parabolik antenler: bildiğiniz gibi birbaşka yönlü anten, burada Lnb yerine ya quad anten yada yagi anten kullanılabilir. birbirini direkt gören uzak mesafeler için.

Yagi Antenler : yönlü ve taşınabilir bir anten türü, orta-uzak mesafeler için ideal. bu anten daha çok sabit iletişim için değil, seyyar dolaşıp çevre taraması yapanlar tarafından kullanılır. eğer uzak mesafe iletişimi kuracaksanız ebat olarak küçük tiplerini çanak'a takarak kullanmanız tavsiye olur.
http://www.wb8erj.com/wirelessCantenna.html



Eğer bina içindeki komşularla kablosuz iletişim kurmak istiyorsanız Omni-directional (çubuk) , orta mesafede karşılıklı iki bina arasında Quad anten, uzak mesafede iki nokta arasında ise parabolik anten kullanmalısınız. quad anten mesafesi 1-2 Km, parabolik anten mesafesi 40 Km'ye kadar çıkabilir. fakat ortam şartlarının mesafe üzerinde çok büyük etkisi vardır. mesela arabaların ateşleme sisteminde oluşan arkların yarattığı parazitler sinyalinizi oldukça etkiler. iletişim kurulacak iki nokta arasında birbirlerini görmelerini engelleyen bir ağaç varsa iletişim oldukça azalır, hatta iletişim sağlanamayabilir. çünkü ağacın yaprakları bir reflektör gibi sinyallerin geçmesini engeller.

Birbirini direkt görmeyen iki nokta arasında da iletişim kurmanın yolları mevcuttur, yeterki bu iki noktanın da ortalama 45 derecelik açıyla görebildiği başka bir yapı mevcut olsun. antenler bu bina üzerine yönlendirilip bina üzerindeki yansımalardan faydalanılabilinir.

konu hakkında bilgisi olanların farkına vardığı gibi çok şeyi yazmadım, amacım sadece temel bilgileri vermekti.
Y
16 yıl
Dexonic LAN Drive İncelemesi
< Resime gitmek için tıklayın >

Eskiden beridir network depolayıcıları ilgimi çekmiştir, eğer elinizin altında oldukça fazla dosya varsa ve bu dosyalar artık bilgisayarınızın kapasitesinin çok daha üzerindeyse harici bir depolama çözümü arıyorsunuz. eğer seyyar bir depolama istiyorsanız 2,5" lik bir hdd'yi seyyar yapmak şu anda en güzel seçenek. fakat seyyar olma ihityacınız yok ise bu sefer karşınıza usb ve firewire ve harici sata bağlantı seçenekleri çıkıyor. bu seçenekleri bende uzun süre kullandım fakat hdd söküp takmaktan gına geldi. benim istediğim dosyalarıma istediğim an ulaşabilmek, fakat harici hdd'lerde, özellikle 3,5" gibi ayrıca voltaj isteyen harici hdd kutuları söz konusu olduğunda, önce hdd için uygun bir yer bulmak, adaptörünü takmak ve bilgisayar bağlantısını yapmak gerekiyor. ben bunları yaptığım sürede bilgisayar kasasını açıp hdd'yi direkt olarak bilgisayara bağlıyabilirim :D

Network depolayıcılarının genel adı NAS'tır, Network Attached Storage'in kısaltılmışıdır. söz konusu dexonic ürününe LAN Drive adını vermiş, isim farklılığı büyük ihtimalle aynı firmanın çok diskli raid özellikli NAS rack'lar üretmesinden kaynaklanıyor olabilir. bu hdd kutusunda bir adet usb 2.0 ve 10/100 ethernet bağlantısı var. yani kutu istenirse usb olarak ta bağlanabilmekte.

< Resime gitmek için tıklayın >

kutunun birkaç parçadan oluşmakta, ön ve arka paneller (önde açma kapama düğmesinin bulunduğu ve arkada bağlantıları çevreleyen kısım) plastik. arka paneldeki 2 vida söküldükten sonra cihazın iç plastik kısmı dışarıya çıkmakta. burada diğer hdd kutularında olandan oldukça daha büyük bir devre kartı karşımıza çıkıyor, tabi bu büyüklüğün sebebi ethernet adaptasyonunu yapacak çip ile web arayüzü, samba server ve ftp server yazılımlarının olduğu eprom'lar yüzünden. yoksa sadece usb bağlantı olsaydı 3x3 mm'lik tek çip ile oldukça küçük bir devre yeterli gelecekti. bu plastik iç çerçeveyi saran dış kısım tamamen aluminyum. dış kasa 2 parçadan oluşuyor: aluminyum bir çerçeve ve bu çerçeveye geçen kalınlık olarak daha fazla olan aluminyum bir plaka.

Hdd monte edilip cihaz birleştirildiğinde bu aluminyum plaka 4 adet elle sıkılabilir vida ile hdd'nin üzerine bastırılıyor. bu işlem sayesinde hdd üzerindeki ısı bu plaka sayesinde dışarı atılabilmekte.

Kutu'yu ethernet bağlantısı ile kullanmak için, network'ünüze direkt bağlamadan önce bilgisayarınıza bağlamalısınız. çünkü default ayarlarda dhcp server özelliği etkin oluyor ve kendi ip numarası ile geliyor. network'ünüzün ip aralığı bu ip numarasını içermiyorsa sorun yaşayabilirsiniz. bu yüzden öncelikle direkt olarak bilgisayarınıza bağlayıp network'ünüze uygun bir ip numarası girmeniz gerekli.
cihazın ağda görünen adı default olarak "storage". yani bir explorer sayfasına storage yazdığınızda cihazın web arayüzüne erişiyorsunuz.
< Resime gitmek için tıklayın >

cihaza giriş yaptıktan sonra karşınıza ilk olarak Status ekranı çıkıyor:
< Resime gitmek için tıklayın >
Bu kısımda
Host name: hdd kutusunun network üzerinde görüneceği isim.
Group Name: çalışma grubu adı.
karşısındaki chance butonu ile kutunun adını ve çalışma grubunu değiştirebilirsiniz. eğer aynı networkte birden çok kutu kullanacaksanız kutu adını değiştirmeniz size rahatlık sağlayacaktır.
Administrator kısmından web arayüzüne erişirken gireceğiniz şifrenizi değiştirebiliyorsunuz. Date/time kısmında yerel saati ayarlıyorsunuz, isterseniz sntp server seçeneğini aktifleştirip var olan bir time server'ı seçebilir veya kendiniz farklı bir time server girişi yapabilirsiniz, sntp seçeneğinde saat otomatik olarak intenet üzerinden güncellenecektir.
Language kısmındaki ayarlar web arayüzünün lisanını değiştirmiyor, bu ayar hdd üzerindeki dosyalarda türkçe karakterlerin desteklenmesini sağlıyor.
Network Information kısmında ip numaranız görünüyor ve dhcp server'ın aktif olup olmayacağı seçiliyor. adsl modemi olan herkesin mutlaka bildiği gibi dhcp server ip yayınlamaya yarıyor, evinizde yada işyerinizde network varsa (ki mutlaka vardır :D ) dhcp server'ınız da var demektir. yani bun kutunun kendi ip numarasını yayınlamasına gerek yoktur, bu seçeneği disable etmeniz gerekmekte.
sayfanın sonunda ise disk bilgileri görünmekte. eğer diskiniz FAT32 haricinde bir dosya sistemi ile formatlıysa bu kısımda diskin algılanamadığına dair bir mesaj görürsünüz. fakat diskinizi kutuya formatlamadan takabilirsiniz çünkü daha sonra anlatacağımız bir menüde format seçeneğimiz mevcut.

< Resime gitmek için tıklayın >
2. sırada ipconfig menümüz var, çok detaylı bir menü değil. otomatik ip alma seçeniğiniz olduğu gibi benim tavsiyem ip numaranız kendinizin girmesidir. çünkü başlangıçta network'ünüz küçük bile olsa ileride genişleyebilir, ayrıca cihazın ftp özelliğini kullanmak veya ftp yayını yapmak isteyebilirsiniz. bu durumda statik ip numaranızı verip, internet çıkışınızdaki modem-firewall-proxy-trunk üzerinde istediğiniz ayarlamaları bu ip numarasına göre yapabilirsiniz. bu menüdeki dns kısmına ağgeçidinizin numarasını girebilirsiniz.
eğerki subnet mask-gateway nasıl öğreneceğiz derseniz başlat menüsünde çalıştır'ı tıklayıp açılan pencerede cmd yazın ve enter tuşuna basın. açılan komut penceresinde ipconfig/all yazıp enter tuşuna bastığınızda bütün ethernet bilgileriniz görüntülenir.

< Resime gitmek için tıklayın >
Maintenance sayfasındaki ilk seçeneğimiz firmware güncellemesi için. sanırım burası hiç kullanılmayacak :D çünkü ben bir bug'a rastlamadım. geliştirme yapılacağını da sanmıyorum.
2. seçenek ise reboot, yani cihazı açıp kapamak diyebiliriz, software tekrar başlatılır, isim, grup yada ip değiştirdikten sonra reboot edebilirsiniz. normalde cihazın önündeki düğmeden kapatıp açmak ta aynı işi görür fakat bu tip cihazlar genelde network üzerinde pek kolay erişilmeyecek yerlere konduklarından, cihazın yanında olmadan kapatıp açmak için bu buton gerekli.
son seçenek ise reset, bu butona bastığınızda tüm ayarlar fabrika ayarlarına geri döner.

< Resime gitmek için tıklayın >

Cihazın samba server özelliğini kontrol ettiğimiz menü. birçok kişi samba server adını duymamış fakat bilmeden kullanmıştır :D , network üzerinde bir klasörünüzü paylaşıma açmak bir nevi samba server işletmektir :D
bu menüde iki adet penceremiz var, soldaki penceremizde hdd içinde bulunan klasörler listelenir. Public klasörü hdd kutumuzun inatla oluşturduğu bir klasördür, ben dosyalarımı bu klasör içinde tuttuğum ve hdd'yi sadece ben kullandığım için başka bir ana klasör oluşturma ihtiyacı duymadım, fakat işyeri yada internet kafe gibi ortamlarda farklı klasörler oluşturup, hepsine ayrı şifreler vererek farklı kullanıcılara hitap edebilirsiniz. ayrıca pencere üzerindeki butonlarla yeni klasör oluşturabilir, adını değiştirebilir veya silebilirsiniz. silme olayını iki kere düşünmeniz gerekli çünkü windows'taki gibi geri dönüşüm kutusundan geri yüklemek gibi bir seçeneğiniz yok. sildiklerinizi ancak hdd'nizi bir bilgisayara bağlayarak ve kurtarma programları kullanarak geri alma ihtimaliniz olabilir.
paylaşmak istediğiniz klasör sol pencerede seçiliyken, iki pencere arasında ok'lar ile diğer pencere aktarıp paylaşıma başlayabilirsiniz. paylaşıma bir klasör eklediyseniz samba server aktif olur. paylaşıma eklediğiniz klasör default olarka şifresizdir, klasör erişimine şifre eklemek isterseniz sağdaki pencerede klasör seçiliyken aynı pencere üzerindeki password butonuna tıklayıp istediğiniz şifreyi yazmanız yeterli.
Samba server'da paylaşıma açtığınız klasörlere erişebilenlerin okuma-yazma hakları da vardır, yani kendi dosyalarınızı başkalarına da samba server yolu ile açacaksanız, karşı tarafın silme hakkı olduğunu unutmamalısınız. karşı tarafın okuyabilmesini, ama silememesini istiyorsanız onun için bir ftp hesabı oluşturun.

< Resime gitmek için tıklayın >
Ftp server menüsünde ilk seçeneğimiz ftp server'ın aktif yada pasif olma seçeneği ve port numarasıdır, eğer ftp iç networkünüzde çalışacaksa 21 numaralı port zaten standarttır, fakat network dışında, internette çalıştıracaksanız scan programlarından bir nebze uzak durabilmek için port numaranızı değiştirmelisiniz. eğer hdd'yi sadece siz kullanacaksanız ftp erişimine ihtiyacınız yok demektir çünkü samba server zaten sizin işinizi görür. fakat büyük bir network içindeyseniz ve bu network üzerindeki başkalarına da erişim vermek istiyorsanız ftp güzel bir seçenek olur.
bir alttaki "Allow anonymous?" seçeneği enable ise ftp'ye isimsiz ve şifresiz giriş mümkün demektir, eğer isimsiz giriş etkin ise kişilerin dosya silememesi için "Read only" seçeneğini işaretlemelisiniz. bunun altındaki "home directory" ise isimsiz girişin hangi klasör altına olacağını belirler.
en alttaki penceremiz ise kullanıcı hesaplarını kontrol ettiğimiz yer. bu pencerenin üzerindeki add butonu ile bir hesap ekliyoruz. eklenen hesap default olarak sadece okuma hakkına sahip ve şifresiz. modify butonu ile bu hesaba şifre ekleyebilir, erişeceği klasörleri seçebilir, yazma hakkı verebiliriz.
En/Disable butonu ise istediğimiz bir hesabı silmeden devre dışı veya aktive etmemize yarıyor. son butonumuzla da seçili hesabı siliyoruz.

< Resime gitmek için tıklayın >
son menümüz ise Disk Utility, buradaki ilk seçeneğimiz Diski formatlamak için, format sonrasında Public klasörü otomatik olarak oluşturuluyor.
2. seçeneğimiz Sleep time benim bu kutuda oldukça işe yarar olarak gördüğüm bir özellik. buraya 5 ila 60 dakika arası bir zaman belirleyebiliyorsunuz ve bu süre içinde disk kullanılmazsa kutu hdd'nin voltajını kesip hdd'yi kapatıyor. böylece hem elektrik tasarufu yapıyorsunuz, hemde hdd'yi boşuna çalıştırıp ömründen yemiyorsunuz, kutu usb bağlıyken bu özellik aktif olmuyor. bu özellik sayesinde bu kutuyu network'ünüzde bir yere gizleyip, gönül rahatlığıyla birdaha fiziksel olarak yüzüne bakmayabilirsiniz. akşam işyerinden çıkarken veya evde yatağınıza yatarken hdd'yi kapatmak gibi bir derdiniz olmaz :D
Son olarak ise scan disk özelliğimiz var. bu özellikle diskteki bad sector'leri taratabilirsiniz.

Değerlendirme:
Bu tipte, karşılaştırma yapılacak bir kutu mevcut değil, daha doğrusu sadece kutu olarak satılan bir ürün henüz mevcut değil. bazı markaların benzer ürünleri var fakat bunlarda kendi hdd'leri ile birlikte satılmakta ki siz o kapasiteyi veya o hdd markasını istemeyebilirsiniz. bu açıdan kutu rakipsiz sayılabilir. kutu usb 2.0 olarak kullanıldığında 480Mbit, ethernet bağlantısında ise 100Mbit hıza sahip. usb kullandıktan sonra 100Mbit insana biraz yavaş geliyor :D eğer networkünüz üzerinde paylaşım-yedekleme gibi işleriniz varsa bilgisayar kullanmadan size sunulan en ucuz çözüm.

Artılar:
- 95$+kdv'lik fiyatı harici hdd kutuları için pahalı sayılabilir fakat tamamı aluminyum olan kaliteli bir usb 2.0 kutunun fiyatının bile 65$ üzerinde olduğunu düşünürsek kutunun fiyatı ucuz bile sayılacaktır. temel NAS özelliklerini bize sağlayan en ucuz seçenek.
- Ftp'sinde resume özelliği mevcut
- Uyku özelliği
- etkili soğutma - aluminyum yapı.
- kaliteli malzemeler.
- yatay ve dikey yerleşime uygun.

Eksiler:
- samba server kısmında bir klasöre "read only" ve "read/write" için ayrı şifreler verilebilse iyi olurdu.
Y
18 yıl
Sorular
aslında oc ile aram pek iyi değildir, arasıra Lightwave render performansını arttırmak için kullansamda genelde pek kullanmam. fakat benim isteğim ferrari satın alanlar ile aynı :) bu arabayı alanlar da max hızına ancak birkaç kez çıkarlar fakat gaz pedalının altında yüzlerce beygir gücüne sahip olmanın ve istediğinde onları kullanabileceğinin farkında olmak ta bir zevktir, benim oc olayımda bundan ibarettir :) kullanmasam bile yeterli bir sisteme sahip olmak isterim. Beni bu tip forumları ve bilgiyi araştırmaya iten esasen Bilgisayarımın ısısı düşürme ve fan sesini tamamen yok etmek isteğidir. yabancı ve türk birçok siteyi araştırdım, ısı düşürmek ve ses olayında su soğutma'nın rakibi bulunmamakta. gaz soğutma ise bana uzak bir kavram, çünkü işin içine kompresör sesi girecek ve ayrıca evde bir buzdolabı daha çalıştırmışçasına elektirik tüketimi artacak. (benim gibi 7/24 bilgisayarı çalıştırıyorsanız elektirik tüketimi sizin içinde dert olabilir.)

herneyse, öncelikle bir işi kendin becermenin hazzına istinaden parçaları nasıl kendim imal edebilirim diye araştırırken ya bir torna tezgahına sahip olmam gerektiğini yada bir dremel alıp kendi el becerime güvenmem gerektiğini gördüm, dremel konusunu biraz araştırınca aslında her eve lazım bir alet olduğunu görüp bugun bir dremel aldım.

bilgisayarımı sessizleştirip aynı zamanda sağlıklı bir şekilde soğutmak için küçük bir proje yaptım. bu projede ilk olarak bilgisayarın daimi çalışan fanlarından PSU fanını iptal etmek var. internette araştırdığım kadarı ile PSU modifikasyonu oc grupları içinde sadece görsel olarak kalmış. yani PSU'nun fanını değiştirmek, pencere açmak/ışık eklemek haricinde bir bilgiye erişemedim. benim yapmak istediğim ise PSU içindeki mosfet'leri kendi soğutucularından ayırıp daha efektif, büyük bir soğutucuya yerleştirmek ve psu içindeki fan ihtiyacını ortadan kaldırmak. sanırım bu tip bir psu modifikasyonunu ilk kez ben yapmış olacağım. bunun için aluminyum bir soğutucu aldım, fakat bu soğutucunun boyutları benim T10 kasamın içinde, PSU'nun üst kısmında hdd için ayrılmış kısım için büyük geldi. ödünç bir dijital fotoğraf makinası bulduktan sonra bu modifikasyona başlayıp nasıl yaptığımı ve sonuçları foruma yazacağım.

ve en nihayetinde tasarladığım su soğutma sistemi ile ilgili aklımda kalan soruları sormaya başlıyayım :)

1- cpu waterblock için gereken elektrolitik bakır kalınlığı ne olmalı, montajda kolaylık sağlayacak boyutlar nelerdir ve bu bakır'ı Ankara'da nereden bulabilirim (cevap verecek arkadaşın fiyat bilgisi de varsa sevinirim)

2- tasarladığım sistem hiç fan içermediğinden radyatör ebadım büyük olacak (fakat ısı artarsa devreye girip çalışacak bir fan olacak) su ayrıca normal bir sistemden daha fazla yol katedeceğinden ve normal koşullarda fansız çalıştırmak istediğimden güçlü bir pompa ihtiyacım var. bugün gittiğim iki akvaryumcudaki en güçlü pompa 2000L/s'likti. benim öngördüğüm pompa ise 3000, eğer bulabilirsem 4000L/s olmalı. bu tip bir pompayı nereden bulabilirim, pompa sesini izole etmek için önerileriniz nelerdir ?

3- waterblock'ların tavan kısımlarını plexiglass'tan yapmayı düşünüyorum, sızdırmazlık için ne tip conta önerirsiniz, nereden bulunur?

4- sistem içinde normal şartlarda çalışmayan 2 adet peltier soğutucu da bulunacak, bunlar cpu heatsink'inde gerçek soğutma güçlerini gösterseler de ben ancak gerektiğinde devreye sokmak istediğimden cpu üzerinde kullanabilme şansım olmuyor, ancak suyu soğutmakta yardımcı eleman olarak kullanabilirim. peltier'ler ile kullanacağım sıvıyı etkili soğutmak içinde bunları bir kap içinde kullanmak anlamsız olacak ve bu elemanlar içinde waterblock yapacağım. ancak su soğutmada en etkili sıvı olarak saf su kullanılmakta ve ben bunu kullanırsam peltier blockları içinde suyun donup akışı kesma ihtimali olabilir. bunun için yanıcı ve iletken olmayan, vizkozitesi su'ya yakın ve termal iletimi iyi bir sıvı öneriniz varmı?

5- yukarıda belirttiğim donma olayını da düşünerek sıvı akışı kesildiğinde elektriği kesecek bir flow switch ihtiyacım var. internetten araştırarak ancak endüştriyel uygulamalarda kullanılan pahalı modellere ulaşabildim. bu tip birşeyi söylenen fiyatlar ile alabilmem mümkün değil, akış kontrolü için bu tip bir malzeme satan yer varmıdır? yada eğer farklı bir çözüm biliyorsanız paylaşırmısınız. (yapacağım sistemde sadece cpu'ya gidecek sıvı peltier'e uğrayacak, gpu/nb/hdd kısmına gidecek su ayrı bir boru ile aktarılacak, pompanın durmasını baz alarak yapacağım bir akış kontrolü cpu soğutmasında oluşacak bir donmada işlevsiz kalacaktır)

6- Dremel ile kendi waterblock'larını yapan arkadaşlar ne tip uç kullanıyorlar?
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.