| Arkadaşlar yarın sabah erkenden ankara batıkent anıt iş merkezi yakınlarında bi yapıkredi banka şubesine uğramam gerek bi şubesi ostimde var ama daha yakın bir şube var mıdır Ankaralılar yardım bekliyorum şimdiden teşekkürler... |

| Arkadaşlar yarın sabah erkenden ankara batıkent anıt iş merkezi yakınlarında bi yapıkredi banka şubesine uğramam gerek bi şubesi ostimde var ama daha yakın bir şube var mıdır Ankaralılar yardım bekliyorum şimdiden teşekkürler... |
|
http://www.facebook.com/video/video.php?v=436532707485&ref=mf 2.03 TEN 2.08 E KADAR SURAT İFADESİ VE SES TONUNA DİKKAT ! O NE ABİ ? ![]() ![]()
|
|
Arkadaşlar nokia 6151 telefonum vardı bundan önce 3 veya 4 kez servise götürmüştüm yapıp geri vermişlerdi ama sorunlar yine tekrar etmişti resetleme ekrana görüntü gelmemesi vb. hatta 4. kez götürüp tekrar getirdiğimde telefon bozuk olarak verilmişti bana servise hemen tekrar verdim bana telefonun istanbuldaki serviste yapılacağını söylediler 2 hafta sonra telefon geldi gayet güzel 2-3 gün sonra reset, hafıza kartı okumama gibi sorunlarla tekrar servise götürdük bu sefer telefonu değiştirmek için ama zaten 3. kez aynı sorunla servise götürülürse telefon değişiyor biz 4 kez götürmüştük gittik servise babamla babam iyi bir konuştu aldılar telefonu verdiğimde haziranın 20 si falandı kısa bir süre sonra telefonun değişip değişmeyeceği size bildirilecek dediler yaklaşık 2 hafta bekledik telefonun değişim onayı verildi verildikten sonra kısa bir süre sonra telefonunuz gelecek dediler taaaa temmuzun başlarından telefonun gelmesini bekliyoruz arıyoruz servisi kısa bir süre sonra gelecek kısa bir süre sonra gelecek son kez aradık sizin telefon değiştirme talebinizi ön sıraya koyduk dediler yurtdışından fabrikadan mı ne telefonun gelmesini bekliyorlar sanırsam ama hâlâ telefon yok telefon benden çok garantide kaldı neredeyse her garantiye gönderişimde 2 hafta beklettiler serviste telefonu son verişimden sonra da yaklaşık 2,5 aydır bekliyorum. Arkadaşlar bu durumda ne yapılabilir tüketici haklarına başvursak ne yapabiliriz servis de bizim elimizde olan bir şey değil diyor yeni sıfır telefonu satıp telefon alacağım beklemekten sıkıldım artık dava filan açsak nasıl sonuçlanır yardımlarınızı bekliyorum arkadaşlar şimdiden teşekkürler... |
|
arkadaşlar sadece 3 dakikanızı ayırarak bu yazıyı okuyabilirsiniz çok önemli bir konu bu konuda herkesin bilinçlenmesi gerek. Nesli tehlikedeki türler, yok olma tehdidi altındaki bitki ve hayvan türleridir. Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) iki yılda bir yayımlanan kırmızı listesinde yer alırlar. Bir türün kırmızı listeye alınması için dünya üzerinde 50′den az yetişkin bireyin kalmış olması gereklidir. Diğer bir kategori hassas türlerdir. Bunun için temel kıstas türün yetişkin popülasyonunun 1000′den az olmasıdır. Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) 2006 raporu, insan kaynaklı suistimaller sonucu 784 türün dünya üzerinden tamamen yok olduğunu ve 16.119 hayvan türünün tükenmekte olduğunu göstermekte. Sadece 2006′da listeye 530 türün eklenmiş olması canlı türlerinin ne büyük bir tehdit altında olduğunu gösterir. Tehdit altındaki bazı türler Dünyanın hemen her bölgesindeki bitki ve hayvan türleri arasında nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya gelen ve bir kısmı ne yazık ki dünya üzerinden tamamen silinen binlerce tür bulunmaktadır. Bazıları; * Kutup ayısı (Ursus maritimus), 2006 yılında hassas türden tehlike altındaki tür kategorisine geçti. Kutup bölgesindeki buzulların erimesiyle yaşam alanı tehlike altına girmiştir. Tahminlere göre kutup bölgesindeki bu durum değişmezse önümüzdeki 45 yıl içinde türde yüzde 30′luk bir azalma olacak ve sonunda da tümüyle yok olacak. * Vatoz (Manta birostris), belgesellerden aşina olunan eşsiz bir canlıdır. Suda kanat çırparcasına süzülen bu deniz canlısının türü, denizlerdeki kirlenme, avlanma vs. nedenlerle tehlike altındadır. * Verreaux’s sifaka lemur (Propithecus verreauxi), Madagaskar’a özgü bir türdür ve kararlı bir orman habitatında yaşayabilmektedir. Kömür üretimi ve orman kesimi ile yaşadığı bölge tehlike altına girmiştir. Aynı zamanda adanın bazı bölgelerinde avlanmaktadır. * Gri balina (Eschrichtius robustus), Kuzeybatı pasik gru balina. Halen 50 yetişkin bireyden daha az kaldığı düşünülmektedir. Bu tür tamamen yok olacak derecede avlanmıştır. * Siyah çizgili albatros (Thalassarche melanophrys), 21 albatros türünün hepsi neslinin tükenmesi tehdidiyle karşı karşıyadır. Balıkçı ağları tür için ciddi tehdit oluşturmaktadır. * Kısa gagalı yunus (Delphinus delphis), Akdeniz alttürüdür. Son 40 yıl içinde türün nüfusu aşırı avlanma ve yaşam alanlarının bozulması sonucu %50 düşmüştür. Türkiye’de Hayvan türleri: * Akdeniz foku * Deniz kaplumbağası * Kelaynak Bitki Türleri: * Kardelen * Gölsoğanı * Sıklamen * Karçiçeği IUCN Kırmızı Liste IUCN Nesli Tükenme Teklikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi (“IUCN Kırmızı liste” ve “Kırmızı Data Listesi” olarakta bilinir), 1963 yılında yaratılmıştır, bitki ve hayvan türlerinin dünayadaki en kapsamlı Global Koruma durumu envanteridir. IUCN Kırmızı Liste Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından sürdürülmektedir. IUCN Kırmızı Liste, kesin ölçüt kullanılarak, binlerce tür ve alttürlerin nesillerinin tükenme riskini değerlendirerek oluşturulmaktadır. Bu ölçüt tüm türlerle ve dünyanın her bölgesi ile ilgilidir. Kırmızı liste ile amaçlanan; koruma meselelerine kamunun ve politikacıların dikkatini çekmek ve bununla birlikte türlerin yokoluşunu azaltmak için uluslararası camiaya yardım etmektir. Güçlü bir bilimsel altyapı ile oluşturulan IUCN Kırmızı Liste, biolojik çeşitliliğin durumu ile iligli en geçerli rehber olarak kabul edilmektedir. Son Yayım En son güncelleme 2006 Kırmızı Listesi, 4 May, 2006 tarihlidir. 40,168 türü ve buna ek olarak 2,160 alttürü, sualtı nesillerini, alt nüfusu bir bütün olarak değerlendirir. Bir bütün olarak incelenen türlerden, 16,118 tanesi tehlike altında olarak belirlenmiştir. Bunlardan, 7,725 tanesi hayvanlar, 8,390 tanesi bitkiler, ve üç tanesi küf ve mantarlardır. Bu yayımda, 2004 yılındaki yayım üzerinde bir değişiklik yapılmadan, 784 türün İsadan sonra 1500 yılından itibaren neslinin tükenmesini listelemektedir. Bu 2000 yılındaki listenin (766) 18 fazlasıdır. Her yıl az sayıda nesli tükenmiş türler ya yeni bulunmakta, ya fosil türüne dönüşmekte ya da üzerinde yeterli bilgi bulunmayan katagorisine alınmaktadırlar. 2002 yılında nesli tükenmiş olanlar listesi 759 türe kadar düşmüş ancak o zamandan bugüne artış sergilemektedir. Büyük yokoluş kutuplardan çöllere artarak sürüyor.. Gezegenimiz üzerinde bilim insanları tarafından belirlenen her beş canlı türünden ikisinin soyu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya!.. Son dünya raporu, yeryüzünün hemen her köşesinde giderek çok daha fazla sayıda canlı türünün yeryüzünden silinme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösterdi. Gezegenimiz üzerinde bilim insanları tarafından belirlenen her beş canlı türünden ikisinin soyu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya! Bu çarpıcı saptama Dünya Doğal Varlıkları Koruma Birliği (IUCN) tarafından kısa bir süre önce yayımlanan “Soyları Tehlikede Olan Canlılar ile ilgili Kırmızı Liste” verilerinden kaynaklanıyor. Yeryüzündeki toplam 16,119 hayvan ve bitki türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Her 8 kuş, 4 memeli ve 3 ikiyaşamlı canlı türünden birinin soyu yok olmaya yüz tutmuş durumda. Kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana, 784 canlı türünün yeryüzünden silinip yok olduğu belirtiliyor. IUCN genel başkanı Achim Steiner, “Biyolojik çeşitlilik artacağına, giderek azalıyor,” diyor. Bunun başlıca nedenlerinden biri, her zaman olduğu gibi, biz insanlar. İnsanoğlu yeryüzündeki bitey ve direyi hem doğrudan, hem de dolaylı olarak etkiliyor. Avcılık ve yetişme ortamlarının (habitat) yok olması canlı türlerini olumsuz etkilerken, küresel ısınma da ciddi bir tehlike olarak karşımıza çıkıyor. Geri dönüşü yok Steiner bu eğilimin artık geriye dönüşü olmadığına, bu yüzden de korumanın işe yarayabileceğine dikkat çekiyor. 1990′larda sürdürülen koruma çalışmaları beyaz kuyruklu kartal (Haliaeetus albicilla) sayısının iki katına çıkmasını sağladı. Hint Okyanusu’ndaki Noel Adaları’na özgü bir kuş türü olan ve sayıları gerek yaşam ortamının yok olması gerekse bölgeyi sarı deli karıncaların (Anoplolepis gracilipes) basması yüzünden her geçen gün azalmaya başlayan Papasula abbotti’ler artık yeniden çoğalıyorlar. Bu kuşlar şimdi durumları kritik canlılar arasında değil, tehlikede olan türler arasında yer alıyor. Steiner yeryüzündeki biyolojik çeşitliliğin salt çevrecilerin çabalarıyla kurtarılamayacağına, güç ve kaynaklara sahip herkesin bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğine inanıyor. Arkadaşlar yazıda da söylendiği gibi dünya üzerinde çok fazla canlı türü yok olmaktadır bunun sebeplerinin başlıcası bilinçsizliktir.Bu yüzden hepimiz bu konuda bilinçlenelim bunun geri dönüşü yok bu dünya hepimizin. Yok olan canlı türleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için buradan |
|
Arkadaşlar sadece 2 dakikanızı ayırıp bu yazıyı okumanız çok faydalı olacaktır. Çünkü; Öncelikle fanusun üretim amacı içine çiçek koymaktır. Fanus kutularının üzerinde çiçek resimleri vardır balık resmi konulmaz. Çünkü hiçbir fanus içine balık konulması için üretilmez. Fazla su alabilen bu cam, içine konulan bitkiyi uzun süre yaşatabilir. Fanuslar süs içindir. Balıklar süs değildir. Balıklar bir canlıdır. Fanusta balık besleme ile poşette balık besleme arasındaki tek fark birinin cam kapta öbürünün bir plastik içinde olmasıdır. Fanus canlıların yaşam alanı değildir. Japon balıkları havuz balığı olan Sazansıgiller grubuna dahildir. Fanus sizce bir havuz mudur? Fanus bir akvaryum değildir. Akvaryum içerisinde havalandırma, ışıklandırma, ısıtma vb faaliyetlerle biyolojik ortamı sağlamaya yönelik bir işlemdir. Fanus'ta bu işlemler yapılamaz yapılsa da zaten küçük olan alanı daha da küçültürsünüz. Bir iç filtreyi fanusa koyarak ne kadar çok yer sağlayabilirsiniz ki? Fanusta balık strese girer. Çünkü balığın hayatı gezebilmesine bağlıdır. Dibe oturan balığın bir süre sonra hastalandığı ve öldüğü bilinen bir gerçektir. Fanusa atılan bir balığın cezaevinde hücreye atılmış bir insandan hiçbir farkı yoktur. Fanusa atılan japon balığı fanusun dışbükey camının arkasından dünyayı şaşı görmek durumunda kalıyor, bu da hayat boyu işkence anlamına geliyor. Fanus ışığı çok farklı bir biçimde kırmaktadır ayrıca. Bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Yani bilimin ispatladığı bir durumu bile bile hayvana acı çektirmenin neresi doğrudur? Bu insanlığın inandığı tüm güzel değerlere aykırı değil midir? Fanusta balığın kendi pisliği içinde yüzmesine neden olursunuz. Örneğin japon balığı çok yiyen ve çok pisleten bir türdür. Bu nedenle fanus bir süre sonra balığınız için foseptik çukuru olacaktır. Bu da balığa bir işkencedir. Fanusta balık büyütülmez, büyüyen balıktan hayır gelmez. Balığın ölmesine bile bile davetiye çıkarmak niye süregelen bir davranış biçimidir anlayabilmiş değilim. Fanusta sürekli su değişimi yapmak zorundasınız. Balığın yaşaması için en önemli şey biyolojik dengesi oturmuş bir su ortamıdır. Siz her su değiştirdiğinizde balığın yaşaması için gerekli tüm yararlı bakterileri de yok ediyorsunuz. Sizce bu adil mi? Av. Umut Şeker alıntıdır. Fanusta balık besleyen arkadaşlar küçük bir bütçe ile siz de küçük bir akvaryum kurabilirsiniz emin olun hem balıklarınız hem de siz mutlu olacaksınız fanusta balık beslemek balığa işkencedir ayrıca balık fanusta fazla yaşamaz ölünce üzülürsünüz ben de ilk başta fanusta balık besliyordum sonradan hatamı anlayıp küçük bir bütçeyle akvaryuma geçtim hem balıkları öyle mutlu ve sağlıklı görmek sizi de mutlu ediyor sizden ricam balıkları fanusta beslemeyelim acı çektirmeyelim o canlılara fanusta balık besleyen birilerini gördüğümüz zaman da uyaralım teşekkürler... |
|
Katılımları bekliyoruz hepimiz çevre kirliliği ve doğanın korunması konusunda duyarlı olmalıyız arkadaşlar.Alttaki yazıyı okumanız sadece 3 dakikanızı alır. Çevre Kirliliği Nedir Çevre tüm canlıların yaşamında önemli bir rol oynamaktadır Nüfusun artışı, kentleşme, sanayileşme gibi faktörler çevre kirliliğinin artmasına önemli katkılarda bulunmaktadır Çevre sorunları özellikle geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya gündemini işgal eden en önemli sorunlardan biri olmuştur Kuşkusuz bu çevre sorunlarının daha önce var olmadığı anlamına gelmemektedir Nüfusun artışı, kentleşme ve sanayileşmenin hızlanması gibi faktörler dolayısıyla çevreye bırakılan atıkların gerek miktarı gerekse türlerinde artış olmuştur Çevre kirliliği başlıca hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır Çevre sorunlarının artması çevre kirliliğinin boyutlarını katı atık kirliliği olarak şekillenen yerel kirlilikten, asit yağmurları olarak şekillenen bölgesel kirliliğe ve küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi olarak ortaya çıkan küresel kirlenmeye genişletmiştir Çevre sorunlarının insanlar ve diğer canlılar üzerindeki ciddi tehditleri (çeşitli önemli hastalıklara sebep olması ve bu hastalıkların bazen ölümlerle sonuçlanması) her geçen gün daha da artmaktadır Çevre kirliliğinin canlılar üzerinde meydana getirdiği hastalıklar çeşitlidir Bu hastalıkların belli başlıları arasında astım, kronik bronşit gibi çeşitli solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, çeşitli kanser vakaları, çeşitli göz hastalıkları, kolera gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklar, işitme bozuklukları, saldırgan davranışlar, stres, bitki ve ağaç dokuları üzerinde olumsuz etkiler sayılabilir Bu hastalıklar çoğu zaman insanlar, bitkiler ve hayvanlarda ölümle sonuçlanan vakalara yol açmaktadır. Çevre sorunlarının ciddi boyutları gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ve gerekli önlemler alınmazsa sorunun boyutlarının da daha da artmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır Endüstrileşme çabalarının sonucu gerek ağaç gibi kendini yenileyebilir ve gerekse çeşitli madenler gibi kendini yenileyemez enerji kaynakları üzerinde ciddi boyutlarda bir baskı vardır Ağaç ve bitki dokusunda tahribat artmakta, bunun sonucu ormanlar, bitki ve hayvan türleri gittikçe azalmaktadır Erozyon artmaktadır Çölleşme gittikçe artmaktadır Atıkların artması ve çeşitlenmesi neticesi, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği içinde bulunduğumuz yüzyılda da büyük bir problem olmaya devam etmektedir Endüstriyel faaliyetler, motorlu araçlar, inşa ve onarım gibi faaliyetler neticesi gürültü kirliliği artmaya devam etmektedir Arkadaşlar çevre ve doğa kirliliğini kendi çapımızda çabalarla yenebiliriz geri dönüşümlü atıkları geri dönüştürerek ağaç dikme çalışmalarında bulunarak vs. katkılarda bulunabiliriz herkes böyle duyarlı olursa çok şeyler değişebilir sizden ricam biraz daha duyarlı olalım. SANAL OLARAK KATILIMDA BULUNABİLECEĞİNİZ KURULUŞLAR : http://www.greenpeace.org/turkey/ http://www.sessizkalmasucaortakolma.com http://www.wwf.org.tr/ http://www.tema.org.tr/ KATILIMLARI BEKLİYORUZ. İMZA 1 :
İMZA 2 : [center][image]http://imageplay.net/img/m7Gbd80470/GREENPEACE_BP_LOGO2.png[/image] İMZA 3 : [center][image]http://imageplay.net/img/m7Gbd80905/bp_nin_kirilili_ine_yak_r_ye.png[/image] ~ ÜYELERİMİZ ~ muhimmat (Başkan) KaptanMirliva (Onur Üyesi) Tango-1 (Onur Üyesi) QuAnTuM-C (Onur Üyesi) KingRoger (Onur Üyesi) uA_emir07 Alonso... Üzgün Kaslı Kartal Göz dr.Kaan Einstein inimitabilis archimedes British Sage29 _uLuC_ Purone CurciX Mount Eerie. Plunder TeKNoYDN Geisuntheist Tjedrea Sıçırtma anilpozam Güneş. |
|
Arkadaşlar geçen işten erken gelmiştim hastaneye gidecektim güneşin alnında hazır giderken kontör alıyım dedim eski hattım vodafone'ndu kafam çok dalgındı zaten dehşet sıcakta gittim 20 TL lik vodafone kontör aldım çizirttim pederin kredi kartına ama şu anki hattım avea çıkardım paketinden kazıdım yüklemeye çalıştım yüklenmiyo ulan noluyo dedim sonradan bi farkettim ki vodafone kontör almışım.Pedere de söyleyemedim söylesem keser zaten.Elimde kaldı kontör arkadaşlara tanıdıklara sordum bi iki vodafone hattı olan var onlar da daha yeni kontör yüklemişler bulursam direk satacam zaten bunun dışında ne gibi çözümü olabilir bu işin yardımlarınızı bekliyorum. Lütfen dalga amaçlı saçma sapan mesajlar atmayın şimdiden teşekkürler. |
|
Arkadaşlar herkesin takıntıları, kronik hâle gelmiş alışkanlıkları vardır.Gelin burada paylaşalım. Örneğin bende simetri takıntısı vardır masamda veya bilgisayarda masaüstümde her şey düzenlidir birbirine simetriktir
|
|
http://www.sessizkalmasucaortakolma.com/dilekce/ ARKADAŞLAR CANLI HAKLARININ POPULASYONUNUN VE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KORUNMASINA DESTEK OLMAK İÇİN SİZ DE BİR İMZA ATIN.BU GRUP HAYVAN VE CANLI HAKLARININ KORUNMASI AMACIYLA İMZA DESTEĞİ ALARAK İLGİLİ YERLERE DİLEKÇE VERMEKTE VE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAKTADIR.GELİN SİZ DE DESTEK OLUN.DÜNYADA YAŞAYAN TEK CANLI İNSAN DEĞİL GELİN DİĞER CANLILARIN KORUNMASI İÇİN KÜÇÜK BİR DESTEKTE BULUNALIM. |
| Arkadaşlar yaz tatilimi en verimli şekilde geçirmek istiyorum.Şurda 1,5 ay filan kaldı okulların açılmasına.Tatil süresince 1 ay boyunca fabrikada çalışabilirim ya da çalışmayıp evde yatabilirim, kursa gidebilirim.Fakat çalışırsam 1 ay sonunda işin bana getirisi 600 TL olacak.Bir yandan da tatilimi çalışarak geçirmek istemiyorum.Arkadaşlar kararsız kaldım size danışayım dedim lütfen alakasız mesajlar atmayın yorumlarınızı bekliyorum teşekkürler... |