|
Arkadaşlar dikkatini yola vermeyen sürücüler g(u)rubuna yeni ve sayıca cep telefonuyla muhabbet edenler kadar olmasa da azımsanamayacak kadar kalabalık bir ekip daha katıldı; navigasyon aleti kurcalayanlar. Son zamanlarda navigasyon aleti kurcalarken şerit ihlali yapan sürücü çok sık görmeye başladım. Bir kısmı hızlarını düşürerek ana arterlerde yığılmaya sebep olmakla kalmayıp yan şeritleri de terörize ediyorlar. Sağdan geçilmez evet ama bu trafikte ilerlemek zorundasınız adam bir de orta şeritteyse sağını da terörize edebiliyor. Aldığımda bile çok para etmeyen bir Nokia C5-00 telefonum var. Taşıması kolay ve içinde telefon dışında kullandığım tek ve önemli şey Ovi Maps navigasyon uygulaması. Mükemmel çalışır. Sık sık malumunuz ana arterler artık kullanılamaz hale geldiği için ara yollara dalarım. Eğer önceden çalışmadığım bir yere gidiyorsam kenara çekiyorum 2 dakika sürmüyor, yola devam. Ne kendimi, ne yayaları, ne de başka araçları riske atmıyorum. Belki bu arkadaşlarımızın aceleleri olabilir ama navigasyon aleti kurcalamak alıştıktan sonra 2 dakika sürmüyor, kenara çekip pek tabi yolumuzu bulabiliriz. Geçen Galaxy S3'ü kurcaladım. Makine sesi bile alıyor. Açık bir şekilde ifade ettiğiniz sürece çok absürd bir sokak ismi değilse ekranda beliriyor hatta. İmkanı olanlar sesle komut vererek daha güvenli seyahat edebilirler hatta. Belki zamane navigasyon aletlerinde vardır o özellik. |
|
Arkadaşlar toplu taşıma şeridi uygulamasını basında duyalı birkaç ay oluyor. Bunun bir gün sıklıkla katettiğim bir yolu etkileyeceğini aklıma getirmezdim bile. İlk çıktığında birden fazla şeritli fakat sağ şeridi ekseriye park etmiş araçlar tarafından işgal edilmiş olduğu için kullanılamayan caddelerde toplu taşıma şeridi uygulamasına geçileceği ve bunun için pilot caddelerde çalışmalar yapıldığı söylenmişti. Hemen gideceği yere park eden 3-5-10 kişinin refahı yüzünden çekilen çileyi sonlandırmak adına bu uygulamanın çok iyi olduğunu düşünerek epeyi umutlanmıştım. Sonra ne göreyim Silahtarağa ve Bahariye Caddelerine de toplu taşıma şeridi yapmışlar. Haliç'in bitişucundan neredeyse ortalarına kadar uzanan 3-4 kilometre uzunluğunda bu iki cadde sanıldığı gibi bir mahalle arası cadde değildir. Haliç kıyısında olması nedeniyle sahil yolu gibi düşünülse de aslında bu caddeler sahil yolu da değildir. Bu iki cadde çok önemli bir bağlantı yolu olarak işlev görmektedir. D-100,TEM,Dolmabahçe-Taksim tünellerine ulaşmaya çalışan pek çok araca servis yapmaktadır. Yoğun saatlerde yanlış trafik tasarımları ve yüksek kapasite nedeniyle tıkanan kısımları hariç ortalama hızlar yüksektir ve toplu taşıma araçları duraklarda dursalar bile bu iki caddeyi transit geçen bir araca yakın ve kabul edilebilir sürelerde katetmektedirler. İlginç bir özelliği de 4gidiş+4geliş=8km'lik bu caddeler üzerinde sadece ve sadece 200 metre sağ şerit işgali vardır. Sabahları yaşanan tıkanmalar genelde tünel yüzünden Alibeyköy ucunda ve Balat'a ulaşımın dar bir boğazdan yapılmasından ötürü Eyüp Yavedut caddesi ucunda yaşamaktadır. Özellikler sabahları yüksek kapasitede ışık sürelerinin verimli çalışmaması yoğun yönün aksamasına ve dolayısıyla yığılmalara neden olmaktadır. Şimdilik ya sürücüler farkında değiller ya da henüz o korkulu rüyamız haline gelen EDS cezaları gönderilmeye başlanmadı sağ şeridi epeyi kullanan var. Bu yolda 80-90 km/saleri zorlaya sürücüler olduğu için (ki kaldırmaz maks. 70 km/salik bir yol) hep sağ şeridi kullanmaktaydım. Benim endişem bu yolda tam anlamıyla kurallara uyulmaya başlandığında aşırı yoğun ve gereksiz bir trafik ortaya çıkacak olması. Bu uygulamayla ilgili siz ne düşünüyorsunuz. Başka pilot bölgelerdeki trafiği tanıyan kullanan var mı? Endişelerim yerinde midir yoksa gereksiz bir kuruntu mudur? Teşekkürler. < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Konu açılmamış gibi duruyor, ben açayım. Okul otobüsünü beklemeyen sürücü "Yalnızca bir budala okul otobüsünü beklemek yerine aracını kaldırıma sürer" yazısını taşımak zorunda. Türkiye'de düşündüm bir an. Ben taşımak zorunda olsam "kaderim buysa çekerim" yazardım altına. Siyah kalemle koca puntoyla yazacak imiş. Süper ceza. Kaynak: http://video.milliyet.com.tr/video-izle/Tehlikeli-surucuye-alisilmadik-ceza-jbLnvlvfQ5Rn.html Edit: markup |
|
Fiat sitesini yenilemiş. Başka markalarda da aynısını görmüştüm. Artık hafif ticarileri otomobil g(u)rubunda da göstermeye başlamışlar. Acaba bilenler aydınlatabilirler mi bu ne anlama geliyor? - Fiyatları "Hafif Ticari"den yüksek mi bunların? - Ruhsatta kamyonet mi yazıyor hâlâ? - Boğaziçi Köprüsüne girebilirler mi? - Muayene otomobiller gibi mi yoksa ticariler gibi yılda bir mi? - Hız sınırları hangisine göre kamyonet/otomobil? - Otomobil sınıfına koyduklarına göre arka süspansiyonları ne âlemde?(*) * Hafif ticariye heves edenlerin hesaplamadığı en büyük sorun bu belki de. Heveslenip aldıkları araçları arkası çok salladığı için soğuyarak satmak istiyorlar. Şimdiden teşekkürler. Edit: Çok önemli hız sınırını sormayı unutmuşum. Ekledim. |
|
Merhaba Arkadaşlar, Elektrikli araçlarla ilgili henüz yeteri kadar tüketim verisi yok. Peş peşe gelen zamları da dikkate alınca uzun vadeli öngörülerimiz için Ford'un ABD sitesinden ülkemizde oldukça yaygın Transit Connect modeliyle ilgili tüketim verilerini kullanarak bir maliyet tablosu da ben oluşturdum. Belki adresini verdiğim orijinal pdf kaldırılır diye Ford ABD Transit Connect EV yakıt tasarruf tablosunun resmini de ekliyorum. Orijinal pdfye Azure Dynamics'in sitesindenhttp://www.azuredynamics.com/products/documents/TCE_Fuel_CO2_Savings_Fed_Fleet_08-03-11.pdf adresinden ulaşabilirsiniz. Diğer resim ise benim hazırladığım tablo. 100 km'de 5lt dizel ve 7lt benzin yakan 2 araç düşündüm. Benzin ve dizel için fiyatı 5 TL alınca ikisi arasında bir fark kalmadı ama dizeller daha az yaktığı için ayrı belirtmek ihtiyacı hissettim. Elektriğin birim fiyatı bizim hane için 4 gün önce düzenlenmiş faturadan aldım. 0.16 kuruş gösteriyordu ama vergisi-algısı-çalgısı 2 kat düşünerek 0.32 TL yazdım. Çalgıya tekrar vurgu yapmak isterim. Kaçak elektrik kullananların çaldığı elektiriği de biz ödediğimiz için bu vergi algı çalgı üçlü halk ifadesi cuk diye oturdu. Sonuç olarak Transit 6 kuruş /km maliyette iken 20 krş/km maliyetle çalışan bir araç %70, 30 krş/km maliyetle çalışan bir araç %80, 40 krş/km içinse %85 bir tasarruf sözkonusu. Buna göre her 10bin kilometre için yakıt maliyetinden elde edilen kazanç ise 20, 30, 40 kuruşluk maliyetle çalışan araçlar için sırasıyla 1400, 2400, 3400 TL şeklinde oluyor. Azure Dynamics bakım maliyetlerini de işin içine katmış ama burayı hem Türkiye şartlarına uyarlamak zor olduğu için hem de henüz ortada birşey yokken hesaplamak zor olacağı için dikkate almadım. Bu kıyasta bizi güvenli tarafta bırakacak başka bir etken ise Transit Connect EVnin büyük bir araç olması. Dolayısıyla onun için verilen 19,2 kiloWattsaat /100 km enerji değeri aslında daha hafif ve aerodinamiği daha iyi olan araçlarda daha düşük çıkacaktır. Bilgilerinize sunarım. < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > Edit: Başlık değişti < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > |
|
1 resim 1000 söze bedeldir. 6 markanın HBlerini yeni i30u da katarak bir matrise yerleştirince yeni Golf'ün genel hatlarını tahmin etmek zor olmayacak. < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Değerli Arkadaşlar, Biraz evvel 11 km'lik bir mesafeyi 50 dakikada aldım ve tam aracı parkedecekken 1 yıldır hatırlamaya çalıştığım parçayı radyo çalmaya başladı. Büyük tesadüf. İşte o anda bana olması gerekenden fazla süreye malolmuş trafikteki unsurlara şükran duydum. Huzurunuzda tek tek teşekkür etmek için bütün bu zaman alıcı unsurları listeliyorum. 1- 200 metre gerideki ters yönü kullanıp gelen 5 tane araç bizim sitenin girişinde yığılarak fazladan 1 ışık beklememe sebep oldular. 2- 4 tane araç gitmeye çalıştığım tıkalı yönde karşı şeridi işgal ederek ileride kaynak yaptı. 3- 1 tane yaya 10 metre geride durakta durmasına rağmen minibüsü keyfine göre 10 metre sonra bir daha durdurdu. Yağmur diyeceğiz ama bizim burada yayalar hep bunu yapıyorlar. Hatta cıva gibi delikanlılar bile tam istedikleri yerde inme/binme konusunda ısrarcılar. 4- 3 tane sürücü kendi gittiği yön tıkalı olmasına rağmen onun yolun kesip başka yöne gidecek olan bana yol vermedi. 5- 1 tane sürücü ışıkta aheste davranıp beni kırmızıda bıraktı kendisi tın tın aracını sürmeye devam etti. Ya telefonla konuşuyordu, ya bayandı ya da ileri yaşlı bir sürücüydü. 6- 10 kişi yanyana yürüyebilecek kaldırım yaparak yol kenarına parkı önlemeye çalışan akıllı belediyecilere inat yolun kenarında her sabah duran kargo kamyonu nedeniyle oluşan darboğaza onlarca araç hücum ettiği için trafik sıkıştı. Aklıma gelen bunlar. Her sabah başka türlü iltifatlarla andığım bu insan gruplarına ilk defa burada huzurlarınızda bugün için teşekkür ederim. Bu da hatırlamaya çalıştığım parça. Titiyo'dan Come Along.http://www.youtube.com/watch?v=i03a3_nxep0 Saygılarımla. |
|
Eminim geçenler farketmişlerdir, Okmeydanı rampasında Haliçten gelen araçlar için Kasımpaşa Taksim yönüne ayrımda D100ü yan yoldan tamamen ayırdılar. Artık o yöne ayrılacak olanlar daha önceden yan yola geçmek zorundalar. Yine karşı yönde Rami Eyüp yönüne doğru giden araçların son anda Merter yönüne giden orta şeride katılımını da engellediler. Birazcık adalet yerini buldu. Son noktaya kadar diğer yönü kullanıp ondan sonra sert bir frenle gideceği yöne doğru ayrılan/katılan uyanık abbaslar yüzünden uzun süre sonra böyle bir karar alınmış. İstanbul'un en önemli trafik sorunlarından birisi de darboğazlara uyanık abbasların hücumudur. Medeni bir insan gibi kuyruğa girenlerin hakkı bu uyanık abbaslar tarafından iki kademede gaspedilir. 1- Arkadayken öne geçerler. 2- Darboğazda araya kaynadıkları için oradaki elleçlenen araç miktarını düşürürler. Burada kritik olan ikincisidir. Saatte 1000 aracın geçtiği bir şeritte önünüze geçecek 10 araç size çok zaman kaybettirmez. Dert etmeye bile değmez. Ancak o araçlar sürekli kaynama yaptıkları için o şeritteki geçiş hızını yarıya düşürmeleri sizin daha uzun sürede oradan geçmenize neden olur. Burada çok büyük zaman ve enerji kaybı vardır. Çok değil %10-20 civarında araç sürücüsünün uyanıklık yapması günlük seyahat sürelerinin önemli miktarda artmasına sebep olmaktadır. Dahası kaynama yapanlar boş yöne devam eden sürücülerin de yolunu keserek trafiğini akıcılığını önemli ölçüde düşürmektedirler. Bu konu emniyet şeridine girenler kadar önemlidir. Bu yüzden Okmeydanı rampasında yapılan olmasa daha iyi olurdu türünden sürücüleri kısıtlayan bu değişiklikler %10-20 civarındaki uyanıklar yüzünden gerektiği için yapılmıştır. |
|
Şöyle bir aradım konuyu bulamadım, umarım meşgul etmiyorumdur. Sahibinden sitesinde açıklamalarda gözüme takılan ayrıntılardan birisi de araçlarına kısa bir süre önce LPG taktırıp satan araç sahipleri. Anlaşılan LPG'siz para etmez mantığıyla LPG taktırarak hem satılabilirliğini artırıyorlar hem de fiyatını yükseltmek istiyorlar. Alıcılar açısından LPG'si yeni takılarak satılan araçlarla ilgili nasıl bir algı var? Şahsen LPG taktıracaksam kendim, bildiğim yerde taktırmak isterim. İkincisi LPG takılarak fiyatına ekleme yapılmış aracın fiyatının büyük bir ihtimalle gereğinden fazla yükseltildiğini düşünmekteyim. İkinci bir sorum da LPGli araç almayı düşünenler LPG'nin ne zaman takıldığı bilgisine ruhsattan falan anlayabilirler mi? Bu sayede LPG fırsatçılarına para kaptırmamaları mümkün olur belki de. |
- İstanbulda yaşıyorum.
- Otomobille günlük ve bilindik yerlerin dışında pek çok değişik yerine gitmeyi de seviyorum. Alternatif güzergahlara çok önem veriyorum.
- Evde maps.google.com + Google Earth + yandex.com.tr ile yol çalışmayı da seviyorum.
- Bunun dışında sık sık 5-15 km'lik şehir yürüyüşleri yapıyorum.
Bütün bu şartlar altında yoldayken ciddi bir navigasyon aletine ihtiyaç duyuyorum.
Hali hazırda sıradan bir telefon olan fakat çok işimi gören Nokia C5-00'ımın navigasyon özelliğini kullanıyorum. Küçük ama işlevi büyük bu cihazın harikalar yarattığını söyleyebilirim. Adres girip götürmesini isteyebiliyorum. Önemli noktaları kaydedebiliyorum. Yola çıkmadan önce rota planlayıp istediğim rotadan götürmesini isteyebiliyorum. Bilen bilir Nokiaların haritası oldukça başarılı. Cep telefonu olması nedeniyle uzun süre de pili gidiyor ve dahası bunu yürürken de arabadayken de her zaman yanımda taşıdığım için istediğim zaman kullanabiliyorum. 2 sene önce 350 TLye aldığım bir telefon bu.
Şimdi sizlere sorum şu olacak:
- Beni istediğim yere araçla ya da yürüyerek götürecek. (Nokia C5-00 da zaten var)
- Önemli noktaları kaydedebileceğim. (Nokia C5-00 da zaten var)
- Önceden rota planlayabileceğim. (Nokia C5-00 da zaten var)
- Seyahat rotamı kaydedebileceğim, notlar alabileceğim (Bunu arıyorum)
- Kolaylıkla taşınabilen. Pil ömrü (gerekirse yedek pil de taşınabilir) 2-2,5 saatten fazla.
- PCye aktarmanın mümkün olduğu
çok amaçlı bir navigasyon aletine ihtiyacım var. Hanımın Samsung Galaxy S3ü var. Nokia'dan aldığım zevki ve kolaylığı ondaki Sygic'den alamadım henüz.
Sizce ne yapmalıyım. Navigasyonu elimdekinden daha başarılı varsa bir cep telefonu mu yoksa yürürken de taşıyabileceğim pille de çalışabilen araç içi bir navigasyon aleti mi?