| zaten tavsiye için bir başlık olduğunu yeni farkettim, mesajımı o başlığa taşıdım. silinebilir. |
| zaten tavsiye için bir başlık olduğunu yeni farkettim, mesajımı o başlığa taşıdım. silinebilir. |
|
merhabalar. daha önce aracınızın sevmediğiniz özellikleri tarzı başlıklar açıldığını hatırlıyorum. bu anketin görünürdeki amacı ise, genel olarak sürücülerin şikayetçi olduğu unsurları en yalın haliyle görme imkanı sunmak ve anket sonuçlarına göre sürücülerin sahip oldukları araçlarda en çok neyden muzdarip (ızdırap derecesinde rahatsızlık duyan kişi) olduklarına dair beraber analizler yapabilmek. arkaplandaki amacını söylemiyorum. isteyen trolleme, isteyen data mining (data mı? data ne arar la dh forumda? demeyin), isteyen sosyal deney olduğunu düşünebilir. NOT: birden fazla unsurdan şikayetçi olabilirsiniz ama burada "en çok nefret ettiğiniz" parça/sistem kastediliyor. başka maddeler eklenebilirdi ama eklemedim, bu nedenle herkesi temsil etmiyor olabilir ki öyle bir iddiam da yok. iyi forumlar. edit: vites kutusu ve sanzimani ayri iki secenek olarak yazmamin nedenini acikladim ancak arada kaynamis sanirim, ilk mesaja ayni ifadeyi ekliyorum. > şanzıman ile kastettiğim, örneğin otomatik şanzımanın kafasına göre saçmalaması. vites kutusundan kastım, bununla kısıtlı olmamakla beraber çok yaygın bir problem olarak örneğin geçişlerin çok "kemikli" olması. ornegin bir arkadas bazen geri vitese alirken sorun oluyor demis. bu sanzimandan kaynaklanabilecek ciddi bir ariza da olabilir ya da mekanik olarak vites kutusunun dandikliginden olabilir. yani arac geri vites potansiyeline sahip ama kutuda sikinti var....gibi |
|
... mı daha ilginç, yoksa ideal sayılmayacak derecede zaruri bir ihtiyaçken, ideal haline gelmesi mi ? hangimiz hayat boyunca hergün ekmek yiyip su içmeyi hayatımızdaki bir amaç, bir ideal kabul ediyoruz ? ev sahibi olmak için 10 yıl beklemenin bundan ne farkı var ? yiyecek ekmek ya da suyu olmayanlar için dahi, ekmek ve su, ideal değil, ihtiyacı değil mi ? ev eskimesine rağmen neden kirası artıyor? aynı ekmek neden zamlanıyor? ben 1 saatlik çalışmamla kazandığım paradan bugün 10 ekmek alabiliyorum diyelim. 1 yıl sonra aynı günde, aynı 1 saati çalıştım, aynı teri döktüm. ama bana verilen aynı ücretle 10 ekmek değil artık 9 ekmek alabiliyorum. bana verilmeyen o 1 ekmek kimin boğazına girdi ? bu durum olmasaydı, yani ben her zaman 1 saatlik aynı emeğime karşılık 10 yıl sonra da 10 ekmek alabiliyor olsaydım.. kirada oturmak bugünkü kadar sorun olmayacaktı. para biriktirerek ev sahibi olmak, harçlık biriktirerek hayalindeki oyun bilgisayarını almaya çalışan bir öğrencinin tatlı gayreti gibi olacaktı. yani MÜMKÜN olacaktı. bu kokuşmuş, lanet kredi sistemi, o eksilen 1 ekmeği herkesten ama herkesten hissettirmeden çalıp yutan pis boğazların kurguladığı sinsi bir düzen. sülük gibi insanların sırtından geçinen bu pislik temizlendiği gün insanlığın bayram edeceği gün olacak. |
|
arkadaşlar merhaba. bir konuyu danışmak istiyorum. lütfen sadece net bilginiz var ise yanıtlayın. 2014 haziran ayında bir ev kiraladım. kira 600TL idi. ev sahibi ile sözleşmemize göre de 1 sene sonra tefe tüfe oranında zam yapılacaktı. 2015 haziranına geldik, zamlı kira için ev sahibi "sen hesapla artışı tefe tüfeye göre" dedi. ben de bu hususta acemi olduğumdan internette dolaştım ancak net bir bilgiye ulaşamadım. kiralık evi bulduğum emlakçı da yuvarlak cevap verdi. ben de işin içinden çıkamayınca evsahibine "siz hesaplayın, bana da bildirin" dedim. adam beni aradı, %10,küsür enflasyon var, ama sen düz hesap %10 zamla 660TL ver tamamdir" dedi. ben de o tarihten bugüne kadar %10 zamlı 660TL ödüyorum. kafaya yeni dank etmedi ama aklımı sürekli kurcalayan bir durum. bir sitede yıllık enflasyon baz alınır diyor, bir başkasında kiraya hangi ayda başlanırsa, seneye aynı aya göre ne kadar artmış ise o kadar olur diyor. kafam karıştı. şu anda kazık mı yiyorum? enflasyon verilerini (haziran 2014-haziran 2015) kontrol edip bu işin doğrusunu söyleyecek bilen ve bildiğinden emin olan birileri var mı ? cevap evetse haziran 2016'da kazık yememem için usul nedir ? şimdiden teşekkürler |
|
merhaba arkadaşlar. kendi hayatımda gözlemlediğim bir durumu paylaşmak istedim. "ne yapalım yani" diyenler dilerlerse konuyu terketmekte özgürler. 90'ların sonunda -lise zamanlarımda- tanıştığım bilgisayarla kafayı bozmuş olan ben artık ne donanım camiasındaki yeniliklerle, ne de overclock olayıyla ilgilenmiyorum. eskiden öğrenci halimle binbir zorlukla biriktirdiğim paraları komple donanıma yatırıyordum. (DDR BOOSTER ismini duyanlara selam!) tabi kısıtlı param olduğundan gelecekte işe girince dial-up olmayan bir internet bağlantısı ve projeksiyonundan playstation'a, 5+1 ses sisteminden ıvır zıvır elektronik zımbırtılara kadar döşenmiş bir "dijital oda" planım vardı. belki çoğunuzun da bu tarz bir hayali olmuştur. "peki ne arıyosun lan DONANIMhaberde" diyenler varsa onlara şunu söyleyebilirim: zaman geçtikçe zevkler değişiyor. yıllar ardından işe de girdim, param da oldu. ama artık ne sıcak fırsatların sıcaklığını önemsiyorum, ne de değişen işlemcileri ve onların önbelleklerini. üniversite yıllarını bilgisayar oyunlarıyla heder eden ben gitti artık. ilginç olan bu sefer arabalarla ilgilenmeye başladım ve çok şükür bir arabam var. ancak bu sefer de öğrencilik yıllarında parası olmadığı için çok yüksek işlemci alamayan ben şimdi de hayalini kurduğum spor arabayı alamıyorum. muhtemelen spor arabayı alacak param olunca da araba benim için sadece A noktasından B noktasına seyahat aracı olacak. lise yıllarımdan beri görüştüğüm samimi bir arkadaşım var, tam bir futbol hastasıydı. geçen ona futbolla ilgili sergen içeren bazı youtube videoları gösterdim. artık futbolla ilgilenmediğini söyledi. aranızda yıllar geçtikçe hobilerinden tat almamaya başlayan, ya da daha doğrusu eskiden imkanı olmadığı için yapamadıklarını şimdi imkanı olduğu halde yapamayan, çünkü zevkleri değişen başkaları var mı? |
|
arkadaşlar selam. tüm davalıları ilgilendiriyor mu bilmiyorum ama davalı konumda oldugum bir davada başıma gelen hususu anlatayım. dava maddi manevi tazminat davası. davayı kaybettim. tazminatı ve karşı tarafın avukat parasını ödedim. mahkeme masraflarını da ödedim. dava kapandı.. üstünden de epey zaman geçti. derken bugun forumda bir arkadaşın maliyenin sitesinden borç sorgulama ile ilgili mesajını okudum. işkillenip baktığımda bir de ne göreyim. karar ilam harcı diye bir borç çıktı. gecikme zammı da işlemiş. zamla beraber 530 küsür lira. karar ilam harcı diye google da aratınca bi ton hukuki langur lungur meseleler çıkıyor. kimse bana bu borçtan bahsetmediği için dava açabilir miyim bilmiyorum ama sanırım paşa paşa ödemek zorundayım. insanların trafik cezaları, şu bu meselelerden mağduriyeti ile ilgili dh de çok mesajlar okumuştum sonunda piyango bana da vurdu. olacak o kadar da kafasına balta saplanan adam misali..istemsiz gülmeye başladım bir süre sonra :) özet: maliyeden borcunuzu periyodik aralıklarla kontrol ediniz, devlet baba ofsayta pek düşmez. selametle.. |
|
aracıyla yola çıkmak zorunda olan tüm forumdaşlarımızın bilgisine... ----------------------- Yurdumuzun batı bölgelerinde başlayan yağışların, bu gece saatlerinde Marmara ile Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şekline dönüşeceği tahmin ediliyor. Kar yağışının 30.12.2014 Salı Günü, Marmara, Batı Karadeniz, Kuzey Ege, Eskişehir ile Ankara'nın kuzey ilçelerinde, 31.12.2014 Çarşamba Günü ise; karla karışık yağmur ve kar yağışlarının Marmara, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Kuzey ve İç Ege ile Eskişehir ve Isparta çevrelerinde görüleceği tahmin ediliyor. İstanbul'da bugün (29.12.2014) kuvvetli Lodos ile yağmur şeklinde devam eden yağışın, öğleden sonra Lodos'un Karayele dönmesiyle, hava sıcaklığının hissedilir derecede azalacağı ve yağışın yarın (30.12.2014) sabah ilk saatlerinden itibaren kuvvetli (70-90 km/saat) Poyraz'la birlikte karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı ve gün boyu etkisini sürdüreceği tahmin ediliyor. İstanbul'da kar yağışının, Çarşamba günü (31.12.2014) öğle saatlerinden itibaren tekrar karla karışık yağmur şekline dönüşmesi bekleniyor. Yarın (30.12.2014 Salı Günü); görülecek kar yağışlarının kuvvetli Poyraz fırtınası ile birlikte Marmara'nın güney ve doğusu (Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Bilecik, Yalova, Kocaeli ve Sakarya), Batı Karadeniz'in iç kesimleri (Bolu, Düzce, Karabük, Kastamonu ile Zonguldak, Bartın ve Sinop'un iç kesimleri ) ile Eskişehir ve Kütahya çevrelerinde yer yer yoğun olacağı tahmin ediliyor. Kuvvetli kar yağışı ve Poyraz fırtınasının neden olabileceği, tipi şeklinde kar yağışı, kara, hava ve deniz ulaşımında aksamalar, buzlanma ve don olayı, çatı uçması, ağaç ve direklerin devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekmektedir. kaynak:www.mgm.gov.tr |
|
arkadaşlar selamlar. biraz aşağıdaki lpg'de silkeleme başlığını okudum ancak durumum sadece orada geçen silkeleme değil o yüzden başka bir başlık açmak istedim. araba soğukken ilk çalıştığında hafif vuruntu ve silkeleme yapıyor. ancak asıl sorun bu değil. uzun yola çıkıp 250 300 km durmadan gidince benzin almak için ya da ışıklarda durunca araba ilk önce çok şiddetli vuruntu yapıyor. derken ardından gaz bitme sinyali değil de farklı bir arıza sinyali veriyor. daha sonra da gaz kokusu geliyor aracın içine. daha once yine aynı sorun için sanayide üzerinde mavi bir plastik olan ufak bir parça değişmişti (sanırım gaz kesici bozulmuş gazı kesmiyor araç durunca demişti usta, çok anlamıyorum) . galiba yan sanayii idi. tabi o zaman araba dursa da tıslama sesi de vardı kaputu açınca. herneyse uzun yola epey bir süre çıkmayınca sorun tekrarlamadığından meseleyi unuttum. bu sefer de şehir içinde yine ışıklarda 1 -2 sn'liğine gazdan benzine sonra tekrar gaza kendi geçiyordu. bunu da çok onemsemedim. ancak yakın zamanda uzun yolda vuruntu+ariza sinyali+gaz kokusu sorununu tekrar yaşadım ancak şu an uzun bir süreliğine şehirdışındayım ve ustama gidemiyorum. fikirleriniz nelerdir ? ne tavsiye ediyorsunuz ? araç 2002 albea 1.6 atiker sirali sistem mevcut teşekkürler. |
|
Ben bu durumu hizli internet baglantilarinin turkiyeye ilk gelmek uzere oldugu zamanlardaki durumuma benzetiyorum. İstanbulun bir gecekondu mahallesinde 56 k ile online oynamaya calisiyorduk. Arkadasla konusurken abi adsl gelmis ne guzel keske buraya da gelse diyorduk. Bir keresinde -turkiye sartlarinda bir memur ailesine mensup biri icin hic mantikli bir davranis olmasa da para kazanmamis ve bilgisayarla yeni tanismis bir ergenin dunyasinda cok da sorun olmayan- 150 tl tel faturasi gelmisti 2001de. Bu bolgeye su kadar port acilcakmis buraya da gelir mi falan derken simdi 3g dir fiberdir kimsenin umrunda degildir o kadar diye tahmin ediyorum. Birgun gelecek, insaAllah araclarimizin yakiti, vergiler degil araclarimizla yasadigimiz guzel anlar , gezip kesfettigimiz yerler dolduracak forumlari biz de daha onemli olan seyi yani insani konusacagiz. İnsana hizmet ettirilen araclar insandan daha ön planda olmayacak. Mesela yeni aldigimiz telefonun galeri bolumunde yer alan ornek resim ve videolara bakin, sorf ya da snowboard yapan insanlar, lunaparkta eglenenler, dag evinde piknik yapan mutlu aileler..onlarin hayati da hep bu degil belki ama hep ideal yasam olarak tanimlanan hayatlar dopdolu ve insanin on planda oldugu hayatlar. Urun degil o urunle yaptiklarimizi goze sokuyorlar cunku insanlarla paylastikca hayatin tadi cikiyor. Cok ilginc degil mi bu kullandigim ifadenin bir kismi coca colanin slogani. Bosch unki mesela: yasam icin teknoloji. Tabi boyle bir hayata turkiyede kavusmak mumkun degil gibi gozukuyor. Ama bunu tek engel olarak dusunmemiz de dogru degil bence. Belki herkesin v8 motorlu bir 4 litreligi yok ama mutluluk o 4 litrelikte degil elimizdeki 1.6 lt 103 bg tuplu lacivert albeayla neler yaptigimizda. Gece kokorec yemeye gitmek ya da sevdiklerimizle guc bela para biriktirip karadeniz turu yapmak , ufakligi halisahaya goturmek gibi. Cunku 56k ile ilk online fps oynamaya tirmaladigim yillarda aldigim zevki unutamiyorum. Simdi oynamiyorum ama oynasam internet hizli diye daha cok zevk alacagim supheli cunku arkadaslik vardi, klan arkadasinla sabahlara kadar dertlesmek vardi. Daha guclu. &konforlu arabalara binecek gucumuz olsa, Simdikinden cok daha mutlu olacagimizin garantisi olmayacagi gibi. Yolda giderken arkamizda tampona kadar yanasan sellektorcu benzin ucuzlayinca 3.500 cc araci olunca da hala yollarda boyle geziyor olacaksa bizim neye bindigimizin de onemi olmayacak. Sizlerin bu agir vergi yuku, benzin fiyatlari, dusuk hacimli motor mevzusuna bu acidan bakan (varsa) goruslerinizi merak ettim. Goruslerini paylasan arkadaslara simdiden tesekkurler.
|