D

Çavuş
31 Ekim 2008
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
5 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
D
8 yıl
Detecting ide Drivers Sorunu
Gigabyte H61M-DS2 Intel H61 1155Pin DDR3 1333MHz mATX Anakart sistemimde ilginç bir problemle karşı karşıyayım.yaklaşık 20 gün önce başlayan ve bana iki hard diske patlayan bir sorun.Bilgisayarım ilk başlarda ağır çalışma ve geç açılma gibi problemlerle karşı karşıyaydımki bi kaç gün geçmedi hard diskimde DETECTİNG İDE DRİVERS sorunuyla karşılaştım ve bir daha açılmadı.Seagate sata hard diskim kabloları bağlıyken power tuşuna basılınca 30 saniye sonra bip sesi geliyor.hard diskle bağlantıyı kesip power tuşuna basınca ise hemen ses geliyor ve açılıyor.hard diski değiştirdim ve yine eşşeklik edip tekrar bir seagate aldım taktım çalıştı fakat 10 gün sonra bu hard diskte aynı sorunla karşılaştı.Sorunun neyden kaynaklanabileceğini bilemiyorum.Yardımcı olursanız sevinirim.Anakartımda veya başka bir parçada bir şeyler hard diskimi bozuyor zamanla. bu sorunu çözmeme yardım ederseniz sevinirim.
D
9 yıl
Arkadaşlar lütfen Yardım(USB)
2 gündür bana kafayı yedirtecek bir problemim var.Sistemim yeni toplanmış bir sistem.Usb harici hard diskimi görmüyor.Sadece benim değil arkadaşımın usb hard diskinide görmüyor.Fakat aynı kablolar ve aynı hard diskle başka makinelerde gayet sağlıklı çalışıyorlar.Fazlaca araştırmalarıma ve önerilen tekniklere rağmen bi türlü çalıştıramadım ve format attım.Fakat format sonrasıda sıkıntı devam etmekte.İlginç olan ise usb klavye mouse ve flash bellekler çalışıyor.Sadece usb hdd lerde çalışmıyor.Bilgisayar kısmından yönet bölümündede gözükmüyor ayrıca.Format sonrası taktığımda şu an bilinmeyen aygıt uyarısını görebildim en azından.Fakat bundan sonrasına gidemiyorum halen.Güncellemeyi deniyorum elle veya otomatik,kurulum cd sinden deniyorum yok.Sürücüleri kaldırıp kuruyorum yok.Regedit'ten usbstor ayarlarınıda baktım düzenledim bir sıkıntı yok.Üstat arkadaşlar yardımcı olabilirse çok mutlu olurum.Win 7 64 bit kullanıcısıyım.Anakart : Asus m5178L serisi
D
10 yıl
Gskill YARDIM
Arkadaşlar birazdan sipariş geçicemde.Kafamı karıştıran bi şey var.Bende amd x2 250 işlemci var.Ramlerim oldukça düşüktü.Şimdi iki ram arasında kaldım. biri GSKILL RipjawsX DDR3-1866Mhz CL9 4GB (2x2GB) DUAL (8-9-8-24) 1.5V Sandy Bridge.Diğeride yine Gskillden G.SKILL RipjawsX DDR3-1866Mhz CL9 4GB (2x2GB) DUAL (9-9-9-24) 1.5V Sandy Bridge.Şimdi bunların ikisininde fiyatı aynı.Fakat kafamı karıştıran şey 2.Gskillde üstünde intel ibaresi olması yani intelle uyumlu ramler imiş.aynı şekilde amd phenom uyumlularıda var.Şimdi farzı meyal ben gittim intel ibareli olan rami aldım amd işlemcim ile ne gibi bir uyuşmazlık yaşanır?
D
10 yıl
Update Sorunu!!!
Arkadaşlar forumu biraz araştırdım bilgiler mevcut ama net bir cevap almak istedim sizlerden.Ben bugün ilk kez fw li xbox 360 elite imi live a bağlamak istedim fakat bir türlü bağlayamadım.Ethernet kablosuyla bağlanıyorum xbox ın bağlantı testini yaptığımda xbox ve bağlantıyı geçiyorum fakat live ta tıkanıo çarpı oluyor.Daha sonra farklı bir yerden live girmek istediğim update istiyoru.Makinem son sürüm 2.0 fw li daha yeni bayıldım para.3 ay içinde 1.9 2.0 attırdım 70 lira bayıldım şimdi bu update yapıcam diye fw yi silmek istemiyorum.bağlanmak için istenen update i yapsam fw gidermi.Yönlendirirseniz çok sevinirim
D
13 yıl
Ekran kartı kaynaklı PC KAPANMASI
Arkadaşlar forumu araştırdım daha önce benim başıma gelen bir kaç arkadaşın başına daha gelmiş ve konu açılmıştı eski diye yenisini açayım ve sizde yardım alırım diye düşündüm.Şimdi konumuz şu bende Sapphire Ati HD 2600XT ekran kartım var ve 1.5 yıldır sorunsuz kullanıyordum ve performansından çokta memnundum.Lakin son 1 haftada beni delirtti.Sorunu ise aşırı ısınması.Normalde oyunda değilken ısı haliyle normal sıcaklığında iken oyuna girdiğimde everest programınında yardımıyla belirli aralıklarda oyundayken sıcaklığı kontrol ediyordum ve ısının 68 lerden kısa bir zaman sonra yükselmesi ve 120 ye kadar çıktığını gördüm.Bu süre 15 dakikayı geçmiyor.15 dakika sonra 120 yi gördüğünde haliyle makine kendini kapatıyor.Makinenin her tarafını tekrar temizledim ekran kartıyle birlikte tabi.Tekrar taktım yine aynı problemi yaptı.Bazı yerlerde Driverler ın ekran kartının voltajını gereğinden fazla yükselttiğini söylemişlerdi.4 farklı driver denedim buda işe yaramadı.Artık ümidimi kesmiştimki bi Combofix taraması yapayım dedim ne alakaysa.Bir de baktım 4 5 tane virüs ve hepsi Ati ile ilgili virüsler.Görünce çok şaşırdım google da araştırdım böyle bir bilgiye ulaşamadım virüsleri sildim fakat sorun halen devam etmekte.Bana bunun gerçek sebebini açıklarsanız veya ekran kartını kurtarma olasılığım varsa yardım ederseniz sevinirim.Garantisi devam ediyor olmalı fakat pc el değiştirdiği için sahibi bulamıyor sanırım garanti belgesini o yüzden kendim bu sorunu çözmeliyim yada paraya kıyıp yeni ekran kartı almalıyım.
D
13 yıl
Warrior Epic -Rehber
Oyun forumda olmasına karşın yeterli bilgi içermediğinden Rehber halinde sizlere oyunu tanıtmak isterim.(Bilgiler oldugu gibi resmi sitesinden alıntıdır)

Oyunumuz Warrior Epic'in konusu şöyle geçiyor;

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Uzun zaman önce, Aberas bir barış ve bolluk ütopyasıydı. Fakat önde gelen ülkelerin hükümdarları, zalimlik güçlerini toprakları tahrip edip insanlarını köleleştirmek için kullanarak açgözlülüğe ve hırsa kendilerini kaptırınca bu sessizlik aniden sona erdi. Aradan 300 yıl geçti ve geçen zaman içerisinde ayakta kalan eğlenceler hariç, medeni kavimlerin teknolojik kahramanlıklarının hepsi unutuldu.


Uzun zaman önce, Aberas bir barış ve bolluk ütopyasıydı. Fakat önde gelen ülkelerin hükümdarları, zalimlik güçlerini toprakları tahrip edip insanlarını köleleştirmek için kullanarak açgözlülüğe ve hırsa kendilerini kaptırınca bu sessizlik aniden sona erdi. Aradan 300 yıl geçti ve geçen zaman içerisinde ayakta kalan eğlenceler hariç, medeni kavimlerin teknolojik kahramanlıklarının hepsi unutuldu.

Medeniyetin sonunu getiren Büyük Savaş hikayeleri, çeşitli bakış açılarından hala mevcuttur; ataları karanlık zamanlarda ayakta kalmış olan çeşitli savaşçı kabileler arasında yayılmıştır. Her ne kadar hikayeler, ülkeden diğerine farklılık gösterebilse de, her biri en az bir ortak yönü paylaşmaktadır: sonrasında gelişen gizli bir krallığın söylentili varlığı. Savaşan ulusların daha hünerli birkaç liderinin farklılıklarını bir yana bıraktıklar, keşfedilmemiş ve vahşi bir ülkede kendilerini inzivaya çektikleri söylendi. Açgözlü kardeşlerini harcamanın kaçınılmaz yıkımına arkalarını döndüler. Kendilerini savaştan ayırdılar; ve gizlice yeni bir krallık kurmaya başladılar… Sağduyu Krallığı.

Ancak bu krallık bir efsaneydi. Efsanelerin tarif ettiği gibi refah içinde, ve korku uyandırıcıydı. Bu yıkıcı savaşlardan 300 yıl sonra, yeni hükümdarlar bir zamanlar kaybedilenleri yeniden kurmaya başladılar, ve şimdi "Salon Efendileri"; Sağduyu Krallığı'nın koruyucuları olarak hizmet vermeleri için kahramanları çağırıyorlar. Salon Efendileri olarak hizmet verecek kadar cesur olanlara savaşçılar ordusuna, yeni dönemin mesajını iletmeleri ve kaybolan bilgilerin değer biçilemez sanat eserlerini araştırmak üzere vahşilik diyarına götürmede liderlik yapmaları görevi verildi. Ancak bu görevin başlatılmasıyla, birçok Sağduyu Ülkesi efendisi, hayatta kalanların sadece kendileri olmadığını kavramaya başladı… 300 yıl önce yıkımın katalizörü görevini gören karanlık güç, hala pusuda bekliyor. Filizleniyor; kontrolü, şeytanın arzularına boyun eğenlerin iradeleri üzerinde hala kuvvetli. Görev önemli. Hakkaniyet bayrağı altında birleşme. Ancak o zaman, Sağduyu insanlarına barış ve refah geri gelebilir.

< Resime gitmek için tıklayın >

KARAKTERLER VE ÖZELLİKLERİ

ASSASIN

< Resime gitmek için tıklayın >

Assasinler, maceracı tabiatlarıyla ve kendilerine özgü silahlarıyla bilinen, gizemli göçebelerdir. Birçoğu, cömert avcı, korsan yada paralı asker ticaret yapar. Hepsi, ateşli silahlardaki ve savaş gözüpekliğindeki eşi olmayan becerileriyle bilinir.

Kendi aralarında Dead Shot ve Trapper olarak ikiye ayrılırlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

Dead Shot - Bir Dead Shot’un becerileri, menzilli mücadelede mükemmelliğe ulaşır. Kendisinin ateşli silahlarını kullanarak, korkusuz bir nişancıdır. Dead Shot Assassins’ler inanılmaz bir isabetle vuruş yapabilirler ve aynı zamanda da kurtulabilirler. İzleri sürülemeyen ölümcül savaşçılardır.

Trapper - Trapper, avlarını yakalamak için çeşitli tuzaklar ve pusu teknikleri kullanır. İhtiyatsız bir düşmanı korumasız yakalamaktan kişisel bir zevk duyar. Buna ilaveten Trapper Assassins, tabancalarını takarak müttefikleri için fazladan ateş gücü ekleyebilirler. Patlama-menzilli hasarda uzmanlaşır.

DEVOTRESS

< Resime gitmek için tıklayın >

Muhafızların eski düzeninden gelen Devotress, sivilleri zarar görmekten koruma arayışı içerisindedirler. Büyük Krallıkların çökmesinden sonra, Devotress’lerin birçok grubu farklı Düzenlere ayrılarak, her biri kendi temel inancını izledi. Birçok Devotress, hala eski Krallığın kanıtlarını tamamen tahrip etme arayışı içerisinde olanlar tarafından aranmaktadır. Kılıcın ve kalkanın ustaları olan Devotress, meydan saldırılarında ve blok savunmalarda becerilerini kullanarak savaşmaktadırlar.

Devotress'lerde kendi aralarında Sentinel ve Avenger olarak ikiye ayrılırlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

Sentinel - Tüm Sentinel’ler, “Çöken büyük Krallar”ın dehşetli hatıralarını paylaşırlar. İhtiyaçlarına odaklanan ve bunları başkalarına yardım etmek üzere yönlendiren bir hüzünle yaşamın içinde yolculuk ederler. Eski Krallığın refahını yeniden kurma özlemini taşırlar. Sentinel Devotress’leri, müttefiklerine yardımcı olmak için kendilerini feda edeceklerdir. Taraflarını herhangi düşmandan koruyacak olan meydan kavgası becerilerinde uzmanlaşırlar.

Avenger - Avenger’ler, Çöken Büyük Krallardan sorumlu olanlara karşı intikam arayışıyla duygularına ve öfkelerine tutunurlar. Avenger Devotress’ler, çeviklik eğitimlerini vurgulayan, iyi hazırlanmış savaşçılardır. Huzursuz zihinlerine barış getirmek amacıyla Avenger’ler, kendi öfkelerini becerilerine kanalize etmeyi öğrenmişlerdir. Sonuç olarak, sadece duygularının yönlendirdiği en hızlı saldırıları yapmışlardır.

DUNGEON ARCHER

Dungeon Archer, menzilli saldırıların Ustasıdır. Aynı zamanda hayatta kalma ve tuzak kurma becerilerinde de iyidir. Her ne kadar Okçular tüm dünyadan gelseler de, yay ve ok sanatında ustalaşabilen çok az kişi vardır. Dungeon Archernun doğa güçlerini oklara taşıyarak her cins için türden damage verme özelliği vardır.

Dungeon Archer'lar da kendi aralarında Stalker ve Warden olarak ikiye ayrılırlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

Stalker - Stalker, kendi yüreğiyle bir Gezici ve yayın gerçek bir ustasıdır. Geniş bir menzilden yüksek bir isabetle vuruş yapma becerisine sahiptir. Genellikle normal okların verdiği hasarı ikiye katlayarak enerjisini saldırılarına yoğunlaştırabilir. Kendisi aynı zamanda konsantrasyonunu reflekslerine yoğunlaştırarak, agility’sini ve isabet becerisini artırır.

Warden - Warden, genellikle müzisyen olarak bilinir. Yayıyla şaşırtıcı notalar çalarak başkalarını etkileyebilir. Bu gizemli sesler, hem savaşçılara ilham verebilir yada dusmanların hem kafalarını karıştırabilir hem de moralini bozabilir. Orta-menzilli damage vermekte ve önemli bufflar verme alanında uzmanlaşırlar.

ILLUSIONIST

< Resime gitmek için tıklayın >

Illusionist, eziyetin habercisidir ve ilüzyon ustasıdır. Dağılmış ruhları toplar ve zayıf zihinlerin kaderini belirler. Yeraltı dünyasıyla olduğu söylenen bağları, kendisini ülkedeki en çok korkulan ve takip edilen savaşçılardan biri yapmaktadır. Tatlı yüzü, aldırmazlıkla elinde tuttuğu soğuk vahşetin aldatmasıdır.

Illusionist'ler de kendi aralarında Spellbinder ve Necromancer olarak ikiye ayrılırlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

Spellbinder - Spellbinder, zihinsel hayalin dokumacısıdır ve düşmanlarının kafasını karıştıran becerilerde uzmanlaşmak dehşete düşürür. Yolunda duracak kadar aptal olanların zihinlerini talan edebilir ve kurbanların kendi korkularını ve zayıflıklarını kendilerine karşı kullanmak için özel düşünceleri işgal etme yeterliliğine sahiptir.

Necromancer - Necromancer kahramanlık hikayeleri genellikle sadece efsanelerde anlatılır, zira bunlar hayatta kalmamışlardır. Karanlık yeraltı efendileriyle sıkıca bağlıdırlar, bunların dalkavuklarına kendisinin teklifini gerçekleştirmeleri çağrısında bulunurlar. Necromancer, ölülerin dünyasını yaşayanların dünyasına bağlayan becerilerde uzmanlaşır.

PANGOLAN

< Resime gitmek için tıklayın >

Pangolan halkı Dev Ağaçların yetiştirildiği yerlerden geliyor. Doğanın muhafızları olarak hareket ediyorlar. Ormanla bir olarak yaşıyorlar ve genellikle kılavuz yada takipçi olarak çalışırlar. Nazik tavırlarını zayıflık olarak görmek yanlış olacaktır, zira nazik oldukları gibi çetin de olabilirler. Pangolan halkı, antik healing uygulamaları hakkında iyi eğitilmiştir; bu da kendilerini tüm taraflar için hoş karşılanır hale getirdi.

Pangolanlar'da kendi aralarında Shaman ve Tamer olarak ikiye ayrılırlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

Shaman - Shaman Pangolanlar “Golin Pa Uru” yada “Karanlık Ormanın Sihri”ni binlerce nesil boyunca taşımışlardır ve doğanın güçlerinin yanısıra yaşayanlarına çağrıda bulunabilirler. Shaman Pangolanlar, düşmanları yenmek ve grubundaki üyelere heal vermek için doğa güçlerini kullanmada uzmanlaşırlar.

Tamer - Tamer Pangolanları, Evervale olarak bilinen en büyük ormandan gelmektedirler. Ormana olan aşırı bağlılıklarıyla ve Üç Bölgenin muhafızı olarak seçtikleri yaşam tarzıyla bilinmektedirler. Evervale’in koruyucuları olarak, gür ormanlarda yaşayan yaratıkların yardımını talep edebilirler.

PIT FIGHTER

< Resime gitmek için tıklayın >

Pit Fighterları en güçlü meydan savaşçılarıdır. İki farklı bölgeden selam vererek, her biri kavganın farklı alanlarında uzmanlaşır. İkisi uygulamada farklılık gösterse de her ikisi de, kendi ustalarının öğrettiği temel taktiklerde ustalar. Sürüden ayrılan hedefler, sadece Pit Fighter'ın meydan sallamalarının saf gücünün hakimiyeti altındadır. Bunlar, AoE meydan kavgası vuruşlarında becerilere imkan veren elden-ele dövüşün uzmanlarıdır. İçgüdüleri, yenilecek duruma düştüklerinde tehlikeden kaçarken düşmanları hızla bertaraf etmektir. Pit Fighterlarının kullandığı silahları ve itemleri ‘Ustalıkla’ benimseme becerisi vardır. Bu beceri, Pit Fighterlarının, Sağduyu Krallığı’ndaki başka herhangi silaha özel olan silahları değiştirmiş olmalarına imkan tanır.

Pit Fighter'lar da kendi aralarında Outcast ve Berserker olarak ikiye ayrılırlar.

< Resime gitmek için tıklayın >

Outcast - Outcast Pit Fighterları, Kuzeyin sert Vahşiliğinden geliyor. Kasabalardan, şehirlerden yada başka bir medeniyet biçiminden uzakta, bu bölgeden dışlanmaları, tek başlarına dövüşmelerine sebeb olur, ve sonuç olarak hayatta kalma taktiklerinde oldukça beceri kazanmışlar, bu da kendilerini mükemmel bir tank sınıfı haline getirmiştir.

Berserker - Berserker Pit Fighterları, Searing Plains olarak bilinen dökme toprakların uzak yerlerinden gelmektedirler. İsimlerinin de ifade ettiği gibi, bu Savaşçıların itici gücü kuru kızgınlıktır; bu da Berserker enerjilerini düşmanları unutulmaya mahkum ederek yok etmeye yöneltmelerine imkan verir. Büyükbaş hayvan kütleleriyle mücadele etmede mükemmelliğe ulaşırlar ve özellikle de elden-ele AoE saldırılarında ölümcüldürler.

RUH SİSTEMİ

Ruhlar Warrior Epic’in benzersiz bir özelliğidir, savaşçının ölümü stratejide ve oyunda yeni bir safhanın başlangıcı olmaktadır. Savaşçı bir macera sırasında öldüğünde, ruh formuna dönüşmekte ve salonunuzdaki tapınakta oturmaktadır. Ruh, yaşayan savaşçılar tarafından izleyen maceralarda davet edilebilmekte ve düşmanlarınıza karşı tahrip edici saldırılarda bulunabilmekte veya ruh ekipmanınıza özel güçler vermek üzere bağlanabilmektedir.

Ruhlar Warrior Epic’in benzersiz bir özelliğidir, savaşçının ölümü stratejide ve oyunda yeni bir safhanın başlangıcı olmaktadır. Savaşçı bir macera sırasında öldüğünde, ruh formuna dönüşmekte ve salonunuzdaki tapınakta oturmaktadır. Ruh, yaşayan savaşçılar tarafından izleyen maceralarda davet edilebilmekte ve düşmanlarınıza karşı tahrip edici saldırılarda bulunabilmekte veya ruh ekipmanınıza özel güçler vermek üzere bağlanabilmektedir. Savaşçının sınıfı ve savaşçının öldüğündeki seviyesi ruhun yetkinliklerini etkilemektedir. Ruhlar yeniden canlandırılabilmektedir.

Oyuncunun kendi savaşçılarından biriktirdiği savaşçı ruhlarına ek olarak, oyunda canavar ruhlar da bulunmaktadır. Bu canavar ruhlar savaşçı feda etmeden ekipmanlarınızın bir üst seviyeye yükseltilmesine yardımcı olmaktadır.

Savaşçılar ve canavar Ruhlar oyuncunun Salonundaki tapınakta bulunur. Tapınakta ölülerin ruhları barınır ve Hall Lordları tarafından serbest kaldıklarında görülebilmektedir; burası aynı zamanda ruhların oyuncu tarafından diriltildiği yerdir. Ruhlar bir zamanlayıcıya bağlı değildir; bir başka deyişle yok olmazlar ve oyuncular istedikleri sürece ruhlarını tutabilir. Ancak, oyuncu ruhu bir silaha veya diğer bir ekipmanın içine sokmaya karar verdiğinde bu eylem geri alınamaz. Bu kurban söz konusu öğenin seviyesinin kalıcı olarak yükseltilmesini sağlar. Hall Lordları akıllı seçim yapmalı!

SAVASÇI SALONU

Sağduyu Krallığı'na barışın yeniden getirilmesi için mücadele eden savaşçılara konaklamaları ve kişiselleştirmeleri için özenle hazırlanmış Salonlar verilir. Kale-benzeri mimari yapı, Sağduyu boyunca yapılacak yürekli yolculuklarda gerekebilecek her şeyi içine alıyor. Salondaki çeşitli kanatlar, daha fazla gelişmek için yeni odalar kurmak ve genişleme seçenekleri ile hizmet ediyor.

Savaşçı Salonu sizin dayanak noktanız. Burada sonraki maceralarınızın ve görevlerinizin stratejilerini oluşturacak ve Salondaki çeşitli odaları kişiselleştireceksiniz (bu da savaşçıların ve yeteneklerin gelişmesiyle sonuçlanacak), savaşçınızın ekipmanını, silahlarını ve daha fazlasını kapsamlı bir biçimde kişiselleştireceksiniz.

Barakalar: < Resime gitmek için tıklayın >

Burası her türden, yetenekten ve yerden çeşitli savaşçıların, bir salon sahibi tarafından işe alınma ümidiyle birarada toplandıkları yerdir. Salon efendileri, bu savaşçıları işe almak için özel güçlerini ve uzmanlıklarını değerlendirebilecekler. Burası aynı zamanda Salon Efendilerinin kendi savaşçılarını kişiselleştirdikleri ve onlara Sağduyu'nun sunması gereken en iyi silahları ve zırhları verdiği bir yerdir.

Tapınak: < Resime gitmek için tıklayın >

Ölen savaşçılar, Salon Tapınağında ruhlar olarak toplanırlar. Burada, Salon efendileri ruhların kaderi hakkında karar verebilir. Esrarlı güçleri bulunan kutsal bir oda olarak saygı gören Tapınak, düşmanların ulaşma tehlikesine karşı, özellikle Salon sahibine bağlı olan sihirli güçlerle çok iyi gizlenmiştir.

Atölye: < Resime gitmek için tıklayın >

İşe alınan savaşçılar için bir eğitim sahası görevi gören Atölye bölmesi, belirli yeteneklerin gücünü ve isabetliliğini artırmak için yükseltilebilir ve seviyesi arttırılabilir. Burada Salon efendileri, Atölye bölmesindeki çeşitli odalara ekipman ve sanat eserleri temin etmek suretiyle kendi savaşçılarını eğitebilir. Bu aynı zamanda Salon yapımının büyük bölümünün gerçekleştiği yerdir. Atölye, efendilerin özel bir amaca hizmet vermek üzere daha fazla oda yapabildikleri, sonunda da savaşçıların sayısını artırabilecekleri ve bunları geliştirebilecekleri yerdir.

Ödül Odası:
Bu yoğun biçimde korunan oda, görevlerden ve Kral'dan gelen tüm başarılar ve ödüller için bir kütüphanedir. Burada efendiler, özel görevlerden elde ettikleri ödülleri toplayabilir ve bir sonraki görevleri için ne yapmaları gerektiğini öğrenebilirler. Bu oda aynı zamanda Salon sahibi ’s profil sayfasında herkese açık şekilde gösterilebilir. Kraldan verilen ödüller, sadece değerli metalden yapılmış altın gözlükler değil. Bunlar aynı zamanda savaşçı istatistiklerini ve gücünü artıracak sihirli gelişimlerdir.

Savaş Odası:
Savaş odası, tüm dünyadan salon efendilerinin biraraya geldiği ve sonraki maceralarını planladıkları yerdir. Strateji, Warrior Epic'te başarının esas kısmıdır, ve Savaş Odası stratejinin ayarlandığı yerdir. Bu oda aynı zamanda müttefik Salon efendileri için ev sahipliği yapmaktadır. Bu nedenle efendiler, müttefiklerini kendi görkemli yerlerinde karşılamak için sadece prestijin satınalabileceği en iyi eşyaları kullanma eğilimindedirler.

HARİTALAR - ÇEVRELER

ABERAS

< Resime gitmek için tıklayın >

"Aberalar Yeniden Doğdu!" balıkçılar sahile seslendiler. “Biz Affedildik! Maraendee’ye Övgüler Yapılsın!” Fakat Aberalar’ın batan toprağı, Abaecian denizinin derinliklerinden geri geldi, sürgüne gönderilen Sumanti Kabilesi, Maraendee tanrıçasının çocukları,affedilmedi,fakat terkedildi…

"Aberalar Yeniden Doğdu!" balıkçılar sahile seslendiler. “Biz Affedildik! Maraendee’ye Övgüler Yapılsın!” Fakat dört yüzyıl önce söylenen ve artık sadece çöken bir tapınak duvarında tahrip olmuş gümüş harflerde hatırlanan bu neşeli kelimeler, sonunda sığ olduğunu ortaya koydu. Aberalar’ın batmış toprağı bir müddet Abaecian denizinin derin sularından geri geldi, sürgüne gönderilen Sumanti Kabilesi, deniz tanrıçası Maraendee’nin çocukları affedilmedi.

Açgözlülük sonlarını getirdi; açgözlülük ve eli açık Maraendee’nin sundukları için saygı göstermemek. Sumantiler, ondan teklif edilenden daha fazlasını aldılar; bu nedenle Aberalar’dan ödeme olarak, yuvaya çağırdıkları toprağı alarak, mavi sularında yuttular. Utanç içindeki Sumanti, Aberalar’ı mahveden kader günü yeniden ortaya çıkıncaya kadar evsiz ve tövbekar olarak gezindi.

Bölünen Sumanti geri geldiğinde, bağışlama ve kurtuluş bekleyen "Affedildik!" nakaratı geldi. Fakat gür ormanlar gitmişti; geniş vadiler gitmişti; ve cömert sular da gitmişti. Çünkü aslında.. Maraendee gitmişti. Kaçtı mı? Öldü mü? Peygamberler dahi böyle olmadığını bilir. Fakat artık iradesiyle çepeçevre sarılmayan Aberalar, yıkıma uğramış, tanrısız bir atık toprağı olarak yeniden ortaya çıktı. İnançları sarsılan Sumantiler, yine de geri dönerek, bir imparatorluğu yeniden inşa etme rüyalarıyla ıslak molozu ayrıştırdılar. Fakat eksikliği hissedilen Tanrıçalarının bıraktığı boşluğu doldurmayı vadeden sihir ve bilim atılımlarına rağmen, Aberalar’ı yeniden sömürgeleştirme teşebbüsleri sonuçsuz kaldı, ve Sumanti ile Maraendee Kültleri artık hatıradan biraz daha fazlası.

Fakat zaman değişiyor ve yaralar sarılıyor: balta girmemiş ormanda artık iki kat daha fazla yıkıma uğramış Abera var. Medeniyet, yavaş yavaş geri dönerek, tahribata uğrayan topraklara karışık duygularla tecavüz etti. Daha yeni – daha az – Tanrı, unutulan imparatorluk için savaşarak, İnsan denilen pençelerle güç mücadelesi verdi. Güneyde Sağduyu yer alıyor, yıllar süren mücadele sonrasında istikrarlı bir ticaret yolu için ümitsizce arayış içerisinde olan, zayıflamış İttifak için parıldayan bir düzen ve ümit ışığı. Fakat Kuzeylilerin saldırıları, toprakları tahrip eder ve garip yaratıklar sınırlarında avlanır. Ve karmaşa ve kavga dünyasının içine yeni bir tehdit girer, çünkü balıkçılar artık zevk için bağırmak istememekte, fakat dehşet içinde fısıldamaktadırlar:"Maraendee geri döndü ...".

FAUSTUS ESTATE

< Resime gitmek için tıklayın >

Bir zamanlar çiçek açan ağaçların iskeletleri, rüzgarsız gecelerde dahi, bir zamanlar köpüren kaldırım taşlarının tozda kırık ve hasarlı uzandığı Faustus Mülkünün kıvrımlı yolları boyunca ürkeklikle gıcırdıyor. Bir zamanlar – sıra-dışı olmasa da – mükemmel mimar, Faustus adlı adamı çocukların şiirlerine destek veren kişi olarak hatırlıyor ve yaşlı kadınların anlattığı hikayeleri fısıldıyor.

Mükemmel insanların hüzünlü geleneklerinde, parlaklıkları genellikle artık bu dünyanın parçası olmadıklarında farkedilir. Faustus’un çalışması, halen akademisyenler tarafından övülse de, zamanında, kendi mülküne komşuluk eden sıradan insanların kavrayışının ötesinde fantastik ve paranoya olarak alay konusu ediliyordu. Utanmaya ve paranoya düşürülen büyük mimar, izole yaşantısının etrafında kocaman bir binayla ailesinin serveti tüketilmek üzere içine döndü; haksızca gelip geçenlere karşı korunmak için yüksek duvarlar, gizlilik için büyük yapraklı ağaçlar ve birçok oda.

Kasaba halkı, bir zamanlar mutedil mülke doğru genişleme dalgasında yeniden mırıldandı. Bütün bölmeler, tek bir yerleşik insanla uzlaşmak üzere mi yapılmıştı? Faustus’un eşi yoktu, ne de ailesi, dostları. Bu büyük salonlar, kimin için inşa edilmişti? Bunun yanısıra, kim tarafından… zira ne herhangi biri yerde tek bir işçi görerek yeniden toplayabilir ne de çekiçlerin yada testerenin sesleri duyulabilirdi. Yeni inşaatların hayal kırıklığına uğratıcı kısa bakışları, her sabah ağaçların arasından görünerek, anlatılmaz biçimde gece boyunca dururdu. Mülke giden kapılar kilitli tutulur ve açılması en zor kilitlerle kilitlenir ve zincirlenirdi. Hiç kimse gelmedi. Hiç kimse ayrılmadı. Yine de ev büyüdü, görünürde hiç kimse seyretmiyordu.

Bunlar 300 yıl önce oldu. Faustus’un uzun bir zaman önce, sonsuz oda salonları inşa etme sürecinde öldüğü varsayıldı. Fakat mülkü çevreleyen gizem, hala hakimiyetini koruyor…çünkü her ne kadar Faustus toz ve kemikten başka bir şey olmasa da, odaların yapımı devam ediyor…

TROGKEN SWAMPS

< Resime gitmek için tıklayın >

İlk kaşifler, genellikle Trogken Bataklıkları’nın küçük, ilkel köylerinde yaşayan, garip, sessiz bir ırkın sinirli ses tonuyla konuşuyorlardı. Cesur ruhlar, “Trogken” olarak adlandırılmaya başlanan ırkla temas kurduktan sonra dahi, dost, yerli kabilelerin hiçbir sözlü yada yazılı dili olmadığı için bu gibi gizemler bir süre etraflarını kuşattı ve kendi bölgelerinin dışından gelebilecek canlılara karşı artan biçimde ihtiyatlı oldular.

Şimdi utangaç ve münzevi olan sessiz Trogken, atalarının kutsal topraklarını korumak için medeniyetten uzak durdu. Yine de Trogken kabileleri her zaman böyle değildi. Bir zamanlar yabancı gezginlere karşı oldukça sosyal ve uzlaşmacıydılar. Sessizliklerine rağmen, gezginlerle kabileler arasında dil engelleri yoktu, çünkü Trogken halkı işaret diliyle ve jestlerle konuşuyordu. Gezginlerin kendileriyle iletişim kurmayı öğrenme kolaylığı, birçok akademisyeni sınırlı bir telepati biçimine sahip olduklarına inanmaya yöneltti, fakat bu teori hiçbir zaman tam olarak araştırılmadı. Trogken’in konuşmayı eğlendirici ve hatta çekici buluyor görünmeleri sadece not edilmektedir. “Medeni” bakış açısında, kendileri ilkeldi; ataların hikayelerinin jestlerini yapan, kabile şamanlarının etrafında sessiz bir saygıyla biraraya gelen kırpılmayan gözlerle küçük avcı-toplayıcı gruplardı. Köylerine gelenler, genellikle kelimeleriyle istenen duyguları ve hayalleri taşımaya teşebbüs ettiler, fakat boşuna.

Kaderin bir günü bir grup kaşif kayboldu ve yorgun düştü ve hepsi de Trogken misafirperverliğiyle karşılaştıkları için mutlu oldular, Trogken Güneşin Batışı Festivaline şahitlik ettiler, ve dolayısıyla Bayan Ağacının gizemli yanan küresiyle, garip bir biçimde parıldayan, Trogken tarafından garip bir törensel dansı aydınlatmak üzere tepesinde taşıdığı soğanlı kök çıkıntılarıyla tanıştılar. En tepesinde dansçılar, etrafında daire oluşturdukları, ıslaklığına rağmen alevlenen, ışığı bataklıktaki benzeri danslarda sayısız diğer ateşle birleşen, bütün büyük kabileleri birleştiren ve onları eğiten, büyük bir odun yığını haline gelen ıslak ahşap binada Küreleri parçaladılar. Fakat kaşifler sadece, geceden gündüze dönüşebilecek Küreleri ve yolundaki herşeyi yok edebilecek ateşi gördüler.

Sonraki birkaç günü, barutla dolu gizemli küreleri öğrenerek geçirdiler ve Trogken misafirperverliğini görmeye devam ettiler. Trogken halkının ateşin kendi ataları ve savaşçı ruhları olduğuna inandıklarını keşfettiler. Bunların yanmasına izin vermek, ebedi barışa yükselmeyi başlatacaktı. Kaşifler ayrılmakta olduğu için, “Trogken Ateşi” adını verdikleri kürelerden birini istediler. Trogken halkı ret jestleri yaptığında şok oldular. Kendi eşyalarını sadece tek bir Trogken Ateşiyle değiştirmek için birçok başarısız teşebbüsten sonra, sert bir hiddetle ve hınçla köyden ayrıldılar. Birkaç ay sonra, kaşifler Trogken kabile köyüne geri döndüler. Ancak bu kez, kaybolmadılar ve yorgun düşmediler, fakat iştahları ve hiddetleriyle silahlı ve güçlüydüler. Trogken köyünün eşi yok. Kaçacak kadar talihli olanlar, kardeş komşu köyleri uyardılar. Atalarının alevlerini arkalarında bırakarak… birlikte kaçtılar.

Trogken halkı kendini silahlandırdı ve kendi kutsal topraklarını ele geçiren, genişleyen Ateş Madenlerine karşı savaşmaya başladılar. Tehlikeli – kötü şöhretli hale geldiler, en sonunda da erken kaşiflerin korktuğu şey haline geldiler. Ve dolayısıyla Kaos Çağı, Trogken Bataklıkları’nın bir zamanlar barış içinde yaşayan köylülerine dahi yıkımı getirdi. İmparatorluğun ileri düzey silahlarına denk gelemiyorlardı. Kaşiflerin yaptığı geniş ateş madenleri boyunca, zengin Trogken kabile kültürü tahrip oldu. Bataklıklar, kendi muhafızlarının kaybının cezası olarak zehirli dumanlar çıkardı. Bütün bunlardan arkada kalan, zehir ve bunlara uyum sağlayan yaratıklardı.

WELKIN WARRENS

< Resime gitmek için tıklayın >

"Bilgi Güçtür”, diye şarkı söyler ozanlar; ve derler ki güç, yolsuzluğa yöneltir. Nezaket ve bilgelik ellerinde olsa dahi, güç her zaman hırslı gözleri ve yarısına kadar çekilmiş bıçakları kendine çekmiştir, hırsızlık yapma, rahatsız etme yada tahrip etme arayışıyla. Bunlar, Welkin Mavna Deposu’nun ve onları korumak için mücadele eden katledilmiş Maymunların kaderiydi. Sonunda, güç gerçekten yolsuzluğa bulaştı ve bilgiyle bilgelik, karanlık çağına girdi.

Fakat her zaman böyle değildi. Sağduyu Krallığı, Kaos Çağı’nın küllerinden medeniyet ateşini yapmak için ortaya çıkmadan çok önce, bilinmeyen eller tarafından İnsanlığın başarıları için dağların derinliğinde Welkin adlı görkemli bir tapınak yükseltildi. Gerçek kökeni antik çağlarda kaybolmuştu, Mavna Deposu bilgeler, azizler ve alimler için masalsı bir yol noktasıydı, çünkü Doğru Düzenli Birleşme Kardeşleri, sadece evrensel bilgiyi ve anlayışı yayma arayışı içerisinde her gelene bilinen tüm dünyadan süslü yazıları, sanat eserlerini, düzenekleri ve tasarımları sundu.

İyi Kardeşler, sadece geçmiş dönemlerin tozlu kalıntılarını korumaktan memnun değildi, ancak; verimli entelektüel topraklar benzersiz bir yeniliğe ve başarıya babalık ettiler. Zaman içerisinde keşişler, vahşilik dünyasının bir zamanlar sağır olan yaratıklarının dahi Ambarın insanlarıyla uyumlu bir varlığa yükseldiği kelimelerle ve bilimle diğerlerinin zihinlerini yükseltmeye çok uygun hale geldiler. Bazıları konuşmayı dahi öğrendi. Bugünlerde, karnavallarda ufak bir para için acı verici sıçramalarla “dans eden” ayıları görmek çok yaygın; bu dünyanın köşeleri bu hüzünlü yaratıklarla dolu. Fakat kurtlar çok insani kelimelerle şarkı söylerken, isteyerek dahi olsa iyi dans etmeleri yada gezici satıcıların onlar için müzik aleti çalmaları daha az yaygın.

Ve dolayısıyla, bir zamanlar bilgi arayışıyla unutulmuş yollarda gezinen öğrenmiş sadece birkaç kişinin bildiği Welkin Mavnası, Başkaları için de bilinir oldu. Komşu krallıkların casusları, bilgelerin ve sincapların eğitimine göre kolaylıkla daha … karlı … kullanımlara dönüştürülebilecek olan, korunmasız sözlerin ve cihazların depolarını haber verdi… Ve hayvanların, bir kere kamçıyla ve ateşle yeniden eğitildiklerinde hazır bir işgücü – yada ordu – olabilecekleri. Ordular, aptal Keşişlerin “koruması”nı güvence altına almak için – kısa süre içerisinde – toplanmalı, aksi halde bilgi yanlış ellere düşer.

Fakat keşişler aptal değildi; rekabet eden gruplar olarak dahi, karanlık çağının geldiğini bildikleri dağlık geri çekilme alanlarında çarpıştılar, ve bu nedenle büyük sanat eserlerini dağların altında gizli yollarda; böyle bir gün için yapılmış tünellerde ve mahzenlerde sakladılar. Ve Yüceltilmiş Hayvanlara, tek bir komut verdiler: Aydınlanma geri dönünceye kadar Kendinizi Koruma Altına Alın ve Koruyun. Kaos Çağı gelmişti; muzaffer ordular, köle ve talan arayışı içerisinde Mavnanın Topraklarını sildi geçti ve kutsallığına saygı göstermedi, fakat sadece en büyük sırrı korumak için kendi yaşamlarını veren, kendilerini adamış Kardeşlerin boş raflarını ve soğuk cesetlerini buldular.

Tarihsel kayıtlar burada sona erdiğinde bazı gezginler, Mavnanın eski yerinde garip hayvanları gördüklerini bildirdiler. Fakat hayaletlerin bu yerde gezindiği söylenir ve çok azı, uzun zaman kalır. Kayıp sanat eserlerini bulmak ve Welkin yaratıklarını aramak için son sefer, kötü şöhretli Gideon Halkı kültü mensupları tarafından beş yıl önce yapılmıştı. Hayatta kalan tek kişi, dağın eteklerinde … Gideon Halkı için bile saçma gelecek sözler söylerken ve bilinçsizce atıp tutarken keşfedildi…


DOWNLOAD İÇİN

http://www.warriorepic.com/tr/tr/oyunu-download-edin

KAYIT İÇİN

http://www.warriorepic.com/tr/user/register

VİDEO İÇİN

http://video.mmosite.com/bbs/d2Fycmlvcl9lcGljL3dhcnJpb3JfZXBpY19jaW5lbWF0aWNfdHJhaWxlci5mbHZ8ODU5OXw2Njd8/v.swf
D
13 yıl
DragonSky (Yepyeni bir macera)
Arkadaşlar uzun süredir bende bir çoğunuz gibi ücretsiz fakat bize hoş vakit geçirtecek bizi saracak bir online oyun arıyordum.Size DragonSky'ı şiddetle öneririm.Videoda da göründüğü üzere bize oldukça hoş bir oynanabilirlik sunuyor ve skiller göze çok hoş geliyor.Bu henüz daha ilk videosu ileride çıkacak videoları da bu başlık altında sizlerle paylaşacagim.Henüz Closed Beta aşamasında yakın zamanda OB'ye geçecektir.Ben hemen üye olup CB seçmelerine girdim mail bekliyorum.Oyun içi videosu,ekran görüntüleri ve türkçe içerikli sitesisiyle sizleri başbaşa bırakıyorum.Yavaş yavaş hücum edebiliriz ve beklemeye geçebiliriz.Oyunu yine tanıdığımız bildiğimiz Aeira games firması tarafından yapılmakta fakat şimdiye kadar yapmış olduğu oyunların arasında en çok ses getirecek olan yapıma benziyor.Yorumlarınızı bekliyorum.(Oyunda sanırım şu an download bölümü açık değil fakat en kısa zamanda koyulacakmış.Kaydınızı şimdiden yaptırmanızı tavsiye ederim)

RESMİ SİTESİ ( KAYIT İÇİN)

http://dragonsky.aeriagames.com


Ekran görüntüleri
< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Oyun içi video

http://video.mmosite.com/display.php?vid=10490&gid=559
D
13 yıl
PRISTON TALE 2 THE 2nd ENIGMA
Arkadaşlar forumda araştırdım bu oyunla ilgili bir başlık bulamadım bu yüzden ben açayım dedim.Şimdilik oyun hakkında çok fazla bilgim yok fakat videolar ve resimlerden anladığım kadarıyla güzel bir oyun.Ben daha ilk duyurulduğunda beta için kayıt yaptırmıştım bana key gönderdiler.Eğer girmeyi başarabilirsem sizlere de oyun hakkında daha fazla bilgi verebilirim.Bir kaç video,resim ve download linkleri veriyorum.İsteyen girip bakabilir.

Oyunun resmi sitesi : http://www.pristontale2.com/ veyahttp://pt2.subagames.com/

Kayıt için : http://www.subagames.com/Loging/GlobeRegister.aspx?gid=3

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >

Video için : (Oyun içi) http://video.mmosite.com/display.php?vid=8783&gid=376

(Sinematik video) http://video.mmosite.com/display.php?vid=2791&gid=376


Client Download EU(Avrupa versiyonu) için : http://www.pristontale2.com/downloads

SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

CPU
Min. Requirement:- P4 1.8G / AMD
Recommended:- P4 2G / AMD
RAM
Min. Requirement:- 512M
Recommended:- 1G
VGA
Min. Requirement:- Nvidia FX 5700
Recommended:- Nvidia Geforce 6600GT
HDD
Min. Requirement:- 3~4G
Recommended:- 3~4G

IRKLAR VE SINIFLARI

TEMPSKRON

Fighter
Warrior -> Champion -> Zecram Warrior -> Immortal Warrior
or
Combatant -> Violent -> Destroyer -> Warlord

Huntress
Archer -> Huntress Master -> Eescar -> Sagittarion
or
Atalanta -> Valkyrie -> Brunhild -> Queen of Valhalla

MORION

Knight
Paladin -> Holy Knight -> Saint Knight -> Divine Knight
or
Valiant -> Crimson Knight -> Monarch Knight -> Knight of Legend

Disciple
Magician -> Wizard -> Royal Wizard -> Arch Mage
or
Priestess -> Saintess -> Sacrifice -> Arch Angel
or
Conjurer -> Summoner -> Elemental Master -> Elemental Mage


Arkadaşlar dediğim gibi henüz OB'ye geçmedi şu an CB ve benide tester olarak seçtiler bugün elime bir tane key ulaştı onunlada girip bir göz atıp oyunla ilgili yorumlarımı ona göre sizlere belirtirim.Tahminime göre 1 ay içindede OB'ye geçicek.Videolardan göze hoş geliyor biraz Cabal kokusu var ama cabal'dan sıkılanlar için ilaç gibi gelecek bir oyun.Dungeon'ları ve bol boss'lu oynanışıyla ve güzel hikayesiyle bambaşka bir Priston Tale sunmuşlar.Göz atmakta fayda var derim.Saygılar
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.