|
Bina dışındaki telefon panosu ile evin içindeki ankastre arasındaki hatlarda aşınmadan kaynaklı problem var. Evin içindeki (müstakil ev) ankastre sağlam, evin içindeki bağlantılarda sorun yok. Türk telekom çağrı merkezi panodan ankastreye kadar olan kısım Türk Telekomu ilgilendirir diyor, telekomdan gelen elemanlar çağrı merkezi bu işi bilmez bunu sizin halletmeniz gerekiyor diyorlar. Benden panodan eve kadar kablo geçirmemi ve hatta toprağa gömmemi istiyorlar.. Şahsi fikrim telekomun evin önündeki (veya içindeki) ankastreye kadar olan kısmı yapmak zorunda oldukları yönünde, bununla ilgili net bilgisi olan var mı? Şimdiden teşekkürler. |
|
Alokontörden yaklaşık 1 hafta önce aradılar ve sizinde bildiğiniz ıvır zıvır şeyleri söylereyek (her kontör yüklemenizde şu kadar bu kadar vs.. vs.. )katakulli yapmaya kalktılar. Bendende kredi kartı numaramı ve arkasındaki 3 haneli güvenlik numarasını istediler. Kartımın yanımda olmadığını (ki sadece internet üzerinde kullandığım bir kredi kartı, kart cidden elimde değil) belirttim. Yani kendisine o an itibariyle kart numarası ve güvenlik kodu veremeyeceğimi bildirdim. Gelgelelim ben bu alokontörden 1-2 sene önce kontör yüklemesi yapmışım ve kredi kartı bilgilerim hali hazırda ellerindeymiş. Neyse konuşmasını devam ettiren "Mehmet Genç" isimli alokontör müşteri danışmanı kontör yüklemesi yaptıkça kontör kazanacağımdan dem vurarak konuşmasına devam etti. Sıkıcı bir pazarlama elemanı ile karşı karşıya olduğumu anlayarak kendisine ücretlendirme hakkında bilgi sordum. Bana verdiği cevap herhangi bir ücret olmadığı nasıl vodafonedan yükleme yapıyorsanız aynı şekilde yapabileceğimi bunun karşılığında ekstra herhangi bir ücret talep etmediklerini söyledi. He he dedim geçtim.. kartım yanımda olmadığı için ertesi gün beni tekrar arayacağını söyleyerek telefonu kapattık. Ekstrelerimi pek inceleyen biri olmasamda az önce internetten o karta ait ekstreye baktığımda 12X5.75 taksit ödemem olduğunu gördüm, kime derseniz.. Alokontör'e.. Bildiğin hırsızlık yapmış birileri.. Aradım ve benden telefonda onay aldıklarını iddia ettiler, böyle bir onay vermediğimi söyleyince ses kayıtlarını dinleyip bana döneceklerini bildirdiler fakat sinirim yatışmadı banka ile görüştüm ki onlarda haklı olarak öncelikle o firma ile görüşmem gerektiğini söylediler. Tekrar alokontör denilen firmayı aradım müşteri olmanın verdiği haklılık ve sinirle "Mehmet Genç" ile görüşmek istediğimi belirttim ama karşımdaki hatun şikayetimin alındığını 48 saat için döneceklerini söyledi.. ses kayıtlarını dinleyeceklermiş.. Dinledikleri takdirde kendilerine kart numarası ve onay vermediğim açıkça görülecek ama bana dönüp .... bey onay vermişiniz vs.. diyecekler. Ses kayıtlarını bende dinlemek istiyorum dedim karşıdaki hatun birden celallenip söylediği şeyleri tekrarlamaya başladı ve nihayetinde telefonu suratıma kapattı.. Ne ilginç dimi, "Yavuz hırsız evsahibini bastırırmış" boşuna denmemiş olsa gerek. Bu firma bildiğiniz hırsızlık yapıyor aman dikkat. Pek vaktim olmasada bu işin peşini bırakmamayı düşünüyorum, sadece kendim için değil. Kimbilir hergün kaç kişiyi dolandırıyorlar. Bu konu ile ilgili önerileriniz varsa almak isterim en azından yapabileceklerimiz konusunda alternatifleri çoğaltmış oluruz. |
|
327 KD olarak 10 gün önce askerliğimi tamamladım. Erdek özel eğitim merkezi komutanlığında askerlik (!) yaptırıldım. Cebimizden alınan paralarla, uzun dönemlerin yediği dayakları duyarak görerek insan haklarına aykırı bir biçimde günlük ortalama 16 saat çalıştırılarak.. Bu konular üzerinde konuşulması, tartışılması gereken konular (ki kendim için yazıyor değilim bunları banane ben bitirdim diyerek bu forum dahil askerlikle alakalı herşeyden uzaklaşabilirim, ama hem Tsk'ya hemde gençlerin çalınan zamanlarına yazık) İstihdam kaybı, gereksiz kaynak aktarımı vs.. gibi konularda tartışılmalı. "Angarya" Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ, son "basın brifingi" nde, memlekette üstünde hemen hiç durulmayan, yokmuş gibi davranılan bir konunun kapısına kadar geldi... Ama kendisi bir yana, gazeteciler de kapıdan hemen uzaklaştı. Genelkurmay Başkanı'na göre, bedelli askerlik bir yana, terörle mücadele döneminde, ordunun "asker açığı" vardı. Yani, dünyanın en büyük ordularından biri de bize yetmiyordu. Profesyoneller bir yana; her yıl tertip tertip askere alınan binlerce genç de yeterli değildi. Bu "açık" neredeyse yüzde 40'ı bulmuştu hem de! *** Belki diktatörlükler filan hariç, dünyanın hemen her demokratik ülkesinde Meclis bunu ele alır. Basın özgürlüğüne sahip her ülkede gazeteciler bunu ele alır. Bu "hakikatin bir yüzü" olsa dahi, "öteki yüz" merak edilir ve sorular sıralanır. *** Basit sorulardan biri şu: Her asker, askerlik mi yapıyor? Ya da şöyle: Geri hizmetlerde, bazen angarya (bazen de torpilli) işlerde, orduevlerinde, kantinlerde, kamplarda, fiilen askerlik sayılmayacak alanlarda çalıştırılan "vatani görevini yapmakta olan" erat sayısı ne? Acemi eğitimi ardından, büyük bir ordunun "hizmet işleri" ni yapmak üzere, zorunlu hizmetlerin de ötesinde, sık sık angarya denebilecek işlerde "zorunlu çalışmaya tabi tutulan" askeri personel sayısı ne? Sivil işçi ve memurlarla, ille askerî değil, profesyonel çerçevede alınabilecek çok sayıda gerekli (ve gereksiz) hizmetin, "zorunlu askerlik" için hayatlarının bir bölümüne el konmuş genç insanların "zorunlu ve bedava emeği" ne de el konup "halledilmesi" askerlik mi? Bunlar haybeden heybeye sorular değil. Çok büyük bir kaynağın ayrıldığı... Yüzbinlerce insanın bulunduğu... Yüzbinlercenin gelip geçtiği ve gideceği... Yüzlercesi ölüme gidebilirken, binlercesinin askerî değil, "askeriye işleri" nde "zorunlu çalışma" ya tabi tutulduğu bir kurum ve durum açısından ciddi sorular. Bunların sorulmuyor, konuşulmuyor olması, Genelkurmay başkanlarının kızabilmesi, akredite gazetecilerin akıl ve yürek edememesi soruları yok etmiyor ki. *** Anayasa'da "Zorla çalıştırma yasağı" başlıklı madde der ki: "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır." Sonra, ne olur olmaz diye, her madde gibi, kendinden uzun biçimde istisnalar sayar: Mesela, hükümlü ve tutuklulara angarya mümkün kılınır. Mesela, olağanüstü hallerde istenen hizmetler olabilir. Bir de, adı konmasa da herhalde askerlik için, şu denir: "Ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları zorunlu çalıştırma sayılmaz". Demek ki, Genelkurmay başkanlarının da saygılı olduğu Anayasal düzen asgari şunu sorgulamalı: 1. Askerlikte zorunlu yaptırılan askerlik dışı askeriye işleri angarya mı? 2. Hangi iş türleri ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı vatandaşlık ödevine, hangileri zorunlu çalıştırma kapsamına girer? 3. Sayılar ne? 4. "Asker açığı" sadece fiilen asker açığı mı yoksa bir bölümü "zorunlu hizmetli açığı" mı? 5.Askerî ihtiyaçlar ile askeriyenin ihtiyaçları her zaman aynı şey mi? 6. Askeriyede "ihtiyaç" sayılan her iş, angaryalar başta, "ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı vatandaşlık görevi" mi? *** Normal bir ülkede bu sorular kolayca sorulur! Cevaplar da zor olmaz. Çünkü milyonlarca aile, evlatlarını "askere" yolluyor. Cevapları bilmek, hakları olabilir! UMUR TALU - Sabah |
|
tempo24den muhakkak okuyun. Ne düşünürseniz düşünün okuyun objektif yorumunuzu buraya olmasada yapın. Anladığım şudur ki, ne yazılmış neymiş içeriği diye düşünmeden hemen yaftayı yapıştırmaya başladık insanlara. Doğrudur yanlıştır demiyorum siyasi fikir beyan etmiyorum. Sadece okuyun, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamış oluruz, ve televizyonda haberleri (kim nasıl vermek isterse artık..) izlerken "yaaaaaa, bak bak bak, neler planlamışlar, müstahak bunlara" gibi bilinçsiz yorum yapmamış oluruz. |
|
Arkadaşlar YS adayı olarak 2010 Nisan olarak askerlik kararım çıkmıştı. Nisan 2009 için erken sevk dilekçesi verdim ve askerlik şubesinden kabul edildiğine dair aradılar, Mart ayı içerisinde şubeden evraklarımı alabileceğimi söylediler. Yani Nisan 2009 olarak askersin dediler. Eğer, evraklarımı almazsam 2010 Nisan geçerli midir? Yoksa bakaya mıdır her ne karın ağrısı ise ona düşer miyim? Bununla ilgili eğer evraklarımı almazsam hiç birşey olmayacağını yine 2010 da asker olacağımı söylemişlerdi (yada bi yerde okumuştum) nedir? ne değildir? |
|
Irak'ta bir futbolcu, takımının eşitlik golünü atacağı sırada bir seyirci tarafından vurularak öldürüldü. Polis, Hille'deki olayın, Sincar ile Buhayra takımları arasında oynanan maçın son dakikasında meydana geldiğini belirtti. Failin yakalandığı, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Okurken yüzünüzde "OHA" ile birlikte istemdışı bir gülüş belirmişse, bu olay OHAnın üst sınırından bir trajedi olduğundan "trajikomik"dir. |
Evin içindeki (müstakil ev) ankastre sağlam, evin içindeki bağlantılarda sorun yok.
Türk telekom çağrı merkezi panodan ankastreye kadar olan kısım Türk Telekomu ilgilendirir diyor, telekomdan gelen elemanlar çağrı merkezi bu işi bilmez bunu sizin halletmeniz gerekiyor diyorlar. Benden panodan eve kadar kablo geçirmemi ve hatta toprağa gömmemi istiyorlar..
Şahsi fikrim telekomun evin önündeki (veya içindeki) ankastreye kadar olan kısmı yapmak zorunda oldukları yönünde, bununla ilgili net bilgisi olan var mı?
Şimdiden teşekkürler.