B

Er
28 Mayıs 2008
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
24 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
B
18 yıl
DİKKAT ÇOK ÖNEMLİ LÜTFEN BAKIN YARDIM(HELP)
ARKADAŞLAR BEN 6.SINIF ÖĞRENCİSİYİM OKULLAR KAPANDI VE BEN HALA SBS GİRİŞ BELGEMİ ALMADIM
AYIN 10 UNDA DAĞITILIYOMUŞ BEN DE AYIN 10 UNDA GİTTİM OKULA VERMEDİLER CUMA GÜNÜ DEDİLER BENDE CUMA GÜNÜ ALAMADIM BİR ARKADAŞIM DEDİ Kİ OKULLAR KAPANINCA 1HAFTA MÜDÜR VE YARDIMCILARI OKULDA MI KALIYOR?LÜTFEN ALLAH RIZASI İÇİN YARDIM EDİN
B
18 yıl
ÖRDEKLERİ EZME(KOMİK BİR FIKRA)
3 adam ölür ve cennetin kapısına gelirler..... cennetin kapısındaki melek onlara der ki:
- Burada tek kural var, ördekleri ezmeyeceksiniz.... Adamlar bir şey anlamaz ama cennete bir girerler ki, her taraf ördeklerle dolu adım atacak yer yok.... içlerinden biri yanlışlıkla bir ördeğin üstüne basar, anında bir melek gelir, yanında da görüp görebileceğiniz en çirkin kadın....melek adama der ki:
- Sen ördeklerden birini ezdin, ceza olarak bu kadınla seni sonsuza kadar birbirinize bağlıyorum... ve melek onları zincirle birbirlerine bağladıktan sonra gider. İkinci gün adamlardan biri daha yanlışlıkla bir ördeğe basar.Hemen melek çok çirkin bir kadınla gelir ve zincirle ikisini birbirine bağlar.Üçüncü adam tek başına kalır.Arkadaşlarının başına geleni gördüğü için, ördeklere basmadan etrafı dolaşmaya başlar.Aylar geçer ve adam tek bir ördeği ezmemiştir.Bir gün bakar ki melek ona doğru geliyor,yanında da son derece güzel ve seksi bir kadın.Melek hiçbir şey söylemeden adamı bu kadınla birbirlerine zincirler ve gider.Adam bu işe çok şaşırır ama çok da sevinir:
- Bunu hakkedecek ne yaptım acaba der..... Kadın cevap verir:
- Seni bilmem ama ben bugün bir ördek ezdim....
B
18 yıl
###KLAN SAVAŞLARI OYNUNU OYNUYAN İÇERİ ##
EVET ARKADAŞLAR BEN BU OYUNDA DAHA ACEMİYİM SİZE BİR ŞEY DANIŞMAK İSTİYORUM
BENİM KÖYÜM ÖZELLİKLER

MERKEZ BİNA:KADEME 5
KISLA:KADEME 2
DEMİRCİ ATOLYESİ(MEVCUT DEĞİL)
HEYKEL(MEVCUT DEĞİL)
MARKET: KADEME 1
ODUNCU KAMPI:KADEME 10
KİL OCAĞI:KADEME 9
DEMİR MADENİ:KADEME 9
ÇİFTLİK: KADEME 4
DEPO:KADEME 3
GİZLİ DEPO:KADEME 5
DUVAR:KADEME 4

245 ODUN 75 KİL 753 DEMİR VAR NE YAPMALIYIM YARDIM EDİN
B
18 yıl
###KAYKAY###
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."
B
18 yıl
###YENİ HİZMETÇİ(YANLIŞ NUMARA)###
YENİ HİZMETÇİ(YANLIŞ NUMARA)
Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan acar.Adam
karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:

- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "Iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldi."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı cağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."
Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak istermisin?" Kiz,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadi ile o sümsük
herifi vur!"
Once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orasi 112 43 44 değil mi?
- "Hayir!!!!!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!!!!!"
B
18 yıl
###KOMİK OLAYLAR KOMİK YAZILAR KOMİK NE VARSA BURAYA###
OFİS KURALLARI

KIYAFET

Bundan böyle herkesin aldığı maaşa göre giyinmesi önemle rica olunur...

Ofise Prada ayakkabılar ve Gucci çantalarla geliyorsanız, maddi durumunuzun yeterince iyi olduğu görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Sıradan ve ucuz yerlerden giyiniyorsanız elinizdeki parayı yeterince iyi idare edebildiğiniz görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

Bazen marka bazen sıradan yerlerden giyiniyorsanız, herhangi bir sorununuz olmadığı görüldüğü için maaşınıza zam yapılmayacaktır.

HASTALIK DURUMLARI

Herhangi bir hastalığınız durumunda doktor raporu artık kanıt olarak kabul görmeyecektir.
Doktora kadar gidebilen, işine de gidebilir.

İZİN GÜNLERİ

Her Çalışanın senede 104 izin günü vardır. Bunlara Cumartesi ve Pazar denir.

WC KULLANIMI

İşgününün büyük kısmının tuvaletlerde harcandığı tespit edildiğinden, bundan böyle tuvalet kabinlerinde kalma süresi 3 dakikayla sınırlanmıştır.. 3 dakika bittiği anda alarm çalacak, tuvalet kağıdı otomatikman içeri toplanacak, kabin kapisi açılacak ve yukarıdan otomatik bir fotoğraf makinesi inerek resminizi çekecektir.

Bu durumun üstüste iki kez başınıza gelmesi durumunda resminiz şirketin kara listesinde yayınlanacak, resimde sırıttığı tespit edilenler yönetmeliğin "akli dengesizlik durumu" maddesi kapsamında değerlendirilecektir.

ÖĞLE TATİLLERİ

Zayıf personelin öğle tatili suresi 30 dakikadır.

Normal kilodaki personelin öğle tatili süresi, dengeli beslenip formlarını korumalarına yetecek şekilde 15 dakikadır.

Kilolu personelin öğle tatili süresi 5 dakikadir, bu da zaten bir kutu Diet Cola içmek için gayet yeterlidir.

İlginize çok teşekkür ederiz

Müdüriyet.
----------------------------------------------------------
NEDEN
1. Neden her gördügümüz haritada
hemen Türkiye'yi bulmaya çalisiriz?

Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardir? :-)

2.. Neden insanlar birbirlerine sarilinca saga-sola sallanirlar :-)?

3.. Neden ögrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar ögretmene

"ögretmenim" diye seslenirken altinci sinifta biranda "hocam" diye

seslenmeye baslarlar?

4. Neden sinavlarda "4 yanlis bir dogruyu götürür" seklinde bir
uygulama

ile ögrenciler cezalandirilirlarda "4 dogru bil, bir dogru da bizden"

seklinde bir kampanya baslatilip zekaya ve riske girme cesaretine ödül

verilmez?

5. Neden insanlar kapali bir alandan yagmur yagan alana çikinca

kafalarini

egerler? Yagmura duyulan saygidan midir yoksa ondan tirstigimiz için

midir:-)?

6. Neden dükkanini kapatip giden esnaf, kapiya "10 dakika sonra
dönücem"

yazar, ne zaman gittigini nasil anlariz:-)?

7. Televizyona çikan insanlar neden Kendilerini Türkiye'deki bütün

insanlarin izledigini sanirlar? Örn: Su anda 70 milyon kisi bizi

izliyor...

8. Neden gözlerinden öperim denir? Insan vücudunda öpülecek daha
uygunsuz

bir yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüs müdür?


9. Neden bazi kizlarimiz sirin bir hayvancagiz gördüklerinde

"inanmiyorum!"

derler, inanilmayacak olan nedir?

10. Dolmuslardaki fiyat tarifesinde "en kisa Mesafe "neden "indi-bindi"

olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mi binilir? Bir terslik yok

mudur:-)?

11. Bir bilgisayar programi kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul

etmiyorum" seçenekleri vardir? O kadar parayi bayilip bir bilgisayar

programi satin aldiktan sonra "kabul etmiyorum" seçenegini

isaretleyen bir takim saf kisiler mevcut mudur?

12. Bulmacalarda boru sesinin karsiligi neden Hep "ti"dir? Bulmacalari

hazirlayan arkadaslar Hiç "ti" diye ses çikaran boru görmüsler midir:-)?

13. Ipana 7 reklamindaki kiza "Ne zamandan beri Ipana 7 kullaniyorsun?"

diye

soran doktor, Ipana 7'nin yeni bir ürün oldugunu ve reklamdan sadece bir

kaç

gün önce piyasaya çiktigini bilmemekte midir?

14. Neden futbol takimi olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü

Ajax

"Ajaks" diye okunur?

15. Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" Diye yazilir? Hipokrat

yemininde

"arabami temiz kullanacagim" seklinde bir madde mi vardir

16. Neden bozulan otobüsün yolculari bizim otobüsümüze aktarildiginda

onlara

mültecilermis gibi bakariz?

----------------------------------------
B
18 yıl
###FIKRA EKLEME MERKEZİ###
------------------------------------
Yaşlı adamın biri otobüse binmiş. Oturacak yer yokmuş. Ayakta duruken bastonu durmadan yerden kayıyormuş. Bunu gören genç bir adam yaşlı amcaya dönüp: "Bey amca, o bastonun ucuna bir lastik takarsan kaymaz." demiş. Bunun üzerine yaşlı adam da genç adama dönüp: " O lastiği baban zamanında takmış olsaydı ben şimdi oturuyor olacaktım." demiş

---------------------------------------
Adam kahvede çay bardağına dalgın dalgın bakarak otururken kabadayının biri kahveden içeri girip adamın yanına gelir ve elinden çay bardağını alıp bir dikişte içer. Zavallı adam ne yapacağını bilemeyip birden ağlamaya başlar. Bunu gören kabadayı insafa gelip şöyle der; "Kes şunu! Sadece şaka yaptım. Sana başka bir çay ısmarlayacağım. Hiç böyle ağlayan erkek görmedim."

"Hayır hiç de düşündüğün gibi değil. Bugün hayatımın en berbat günü galiba. İlk önce uyuyakaldım ve işe geciktim. Patronum ters, kudurdu ve beni işten kovdu. Üzgün üzgün binayı terkederken arabamı aradım. Ancak park ettiğim yerde değildi, çalınmıştı. Polise gidip durumu anlattım ama birşey yapamayacaklarını söylediler. Eve dönmek için bir taksi çevirdim. Taksiden inip eve girmek üzereyken cüzdanımı ve tüm kredi kartlarımı takside düşürdüğümü fark ettim. Eve girdim, o ne! Karim evde bahçıvanımızla birlikte!!! Hırsla oradan ayrılıp kahveye geldim. İntihar etmeyi düşünüyordum, birden sen çıkageldin ve zehirimi içtin!.."
-------------------------------------------
B
18 yıl
###GEL VTANDAŞ GEL GÜZEL FIKRALAR BUNLAR###
İLK FIKRA
-------------------------------------------------------------------------
Biyoloji Öğretmeni, öğrencilerinden birisine sormuş. Çocuğum:
-"Refleks haricinde insanların isteksiz olarak hareket eden şeyine ne denir?
Öğrenci:
-"Tik'tir hocam.
Öğretmen:
-"Afferin çocuğum bildin. Senin adın nedir?
Öğrenci:
-"Tüleyman öğretmenim.

-------------------------------------------------------------------------
Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi: "Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!" "Evet seni dinliyoruz..?" "Benim anneannemin bebegi olur mu???" Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin biraz yaslidirlar" diye gülumsemis.. Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??" Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari ilerledikce bebekleri olma ihtimali de azalir" Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??" Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu oyle sey??" Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri bagirmis: "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".

-------------------------------------------------------------------------
Bir kız yurdunda kızlar her sabah kalkınca dudaklarına ruj sürüp aynaya yapıştırıyormuş. Temizlikçi müdüreye gitmiş durumu anlatmış. müdüre bir sabah temizlikçiyi ve kızları aynanın yanına toplayarak "aranızda aynaya dudak yapıştıranlar var. onlara bu izleri temizlikçinin ne kadar zorlanarak çıkardığını göstereceğim"demiş ve bir işaretle temizlikçi kadın elindeki fırçayı klozete daldırmış ve aynayı temizlemiş. Gördünüz m ne kadar çok zorlanıyoruz
-------------------------------------------------------------------------

İşte Fıkralar
B
18 yıl
güzel fıkralar(bakmak isteyen içeri )##
İŞTE FIKRALAR

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başçavus Albayı tutuklayacakmış.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Nam-ı Kemal bir gün ajanlarıyla ünlü İtalya'ya gitmiş. Cebinde beş parası kalmadığı ve çok aç olduğu bir gün bir restaurantın önünde yemek yiyenleri seyrederken birden gözüne birşey çarpmış. Yemek yiyen sakallı insanlar iyice karınlarını doyurduktan sonra kasiyer bayana giderek sakallarını okşuyorlarmış ve hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Durumu merak eden Nam-ı Kemal konuşmaları dinlemek için kapıya doğru yaklaşmış. Sakallı adamlar yemek yiyip karınlarını doyurduktan sonra kasiyere gidip sakallarını okşayarak "ben ajanım" diyerek hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Birkaç adamı seyrettikten sonra Nam-ı Kemal de içeriye girmeye karar vermiş. Bir güzel karnını doyurduktan sonra sıra hesap ödemeye geldiğinde, kasiyer bayana giderek sakallarını okşamış ve "Ben ajanım" demiş. Kasiyer bayan "Ama beyefendi sizin sakallarınız yok" deyince, Nam-ı Kemal pantalonunu aşağıya indirmiş ve kasiyere "ben gizli ajanım" demiş.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gümrük kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Türk geçmek için bekliyorlarmış. Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
önce İngiliz'in valizine bakmışlar. İçinden 7 adet don çıkmış.
"Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar.
O da "Haftanın yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Salı, Çarşamba..." demiş.
"Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki."
"Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. Açmışlar bakmışlar 8 tane don.
"7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Çarşamba... Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş.
"Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş görevliler.
Sıra Temel'e gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
"Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?"
Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Avcı ormanda avlanırken yorgun düşer ve bir ağaç altında uykuya dalar. Aradan biraz zaman geçer, uyandığında tüfeği alınmış ve etrafında yamyamlar dans etmektedir. Adam korku içinde söylenmeye başlar.'Evet şimdi ya**ğı yedik' diye, o anda yukarıdan bir ses gelir,'Korkma sana hiç birşey olmayacak. Hemen yanındaki mızrağı al ve tam karşındaki tüylü olan şeflerinin kalbine fırlat' diye. Avcı can havliyle mızrağı alır ve şeflerinin tam kalbine fırlatır. Şef ölmüştür ve ortalık bir anda sessızliğe boğulur. İşte o zaman yukarıdan bir ses daha gelir.'Evet şimdi ya**ğı yedin.'
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor
-Sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor
-Eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor
-Ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir
-Memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor...
----------------------------------------------------------------------------------------------
yorumlarınızı bekliyorum
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.