|
09.10.2007 tarihinde satın aldığım Toshiba A200 1M4 marka dizüstü bilgisayarda 3 gün öncesine kadar garanti kapsamında 1 kez batarya 2 kez lcd ekran değişimi yapılmıştı. 20.08.2008 tarihinde Dvd-rw ve Harddisk sorunları yüzünden tekrar bilgisayarı Mecidiyeköy'deki yetkili servise verdim. Bugün müşteri hizmetlerini aradım ve dvd-rw ve harddisk'in garanti kapsamında değiştirilmek üzere merkez servise gönderildiğini öğrendim. 1 yıl bitmeden 5 kez donanın arızasına ulaştığı için garanti belgesinde yazdığı şekilde haklarımı isteyeceğimi belirttiğim müşteri temsilci bayan ilk başta pek bişey söylemedi ancak ben değişen parçaları söyledikten sonra : beyefendi lcd'niz 2 kere değişmiş o sayılmaz 5 farklı parçanın değişmesi gerekir gibi benim oldukça saçma bulduğum birşey söyledi. Oysa 5 kez donanım arızası yaşanmıştı. Müşteri temsilcisi olduğunu iddia eden bayana belgede böyle böyle yazıyor dedim ve haklarımı kullanmak istediğimi belirttim. O ise sert bir ses tonuyla : bu işle ben ilgileneceğim durumu merkeze bildireceğim ve size dönüş yapılacak ancak hiç birşey değişmeyecek gibi sözler sarfederek caydırıcı bir konuşma yaptığını düşündü. 5 dakika sonra tekrar müşteri hizmetlerini aradım ve karşıma bu sefer bir bey çıktı. Durumu ona izah ettim. O O da önündeki bilgi ekranından arızaları gördükten sonra 5 arızaya ulaşmış durumu merkeze bildireceğim dedi. Önceden konuştuğum bayanın 2 kez lcd değişti hepsi farklı olmalı tezini beyefendi'ye sorduğumda farketmez 5 arızaya ulaşmış 5'inin de farklı donanımlardan kaynaklanmasına gerek yok size dönüş yapılacaktır dedi. Benim TNB Bilgisayar'dan istediğim şey bu ülkenin yasalarına uyması ve ürünü satarken verdiği sözlerin arkasında durması. Bir an önce benim hakettiğim ve onlarında hakettiği isteğim olan para iadesini yapmalarıdır. Sizce bu olay nasıl sonuçlanır arkadaşlar? |
|
Slm arkadaşlar daha önceden belirtmiştim batarya , lcd ekran değişmişti 2 kez servise göndermiştim 2 ay falan serviste kaldı cihaz 2 gün önce batarya sarj olmamaya başladı gene göndermek zorunda kaldım muhtemelen batarya değişecek. Sizlere birkaç sorum olacak lcd ekran yatay durumdayken siyah arkaplanda belli olan sayamayacağım kadar önceden olmayan küçük küçük beyaz noktalar var ekranı kaliteli lcd temizleyiciler ile temizledim ıslak mendil falan kesinlikle kullanmadım bu ne olabilir değişim sebebi olabilirmi? Harddiskten 30-40 saniye aralıklarla tık die bi ses geliyor ancak bu kesinlikle normal disk okuma sesi değil sanki harddisk bi yere çarpıyor gibi hiç bir işlem yapmazken de bu ses geliyor bu nedir ben bunu teknik servise nasıl anlatırım? Eğer 5 arızaya ulaşırsa para iadesi alma hakkım olduğu için teknik servisin 5 arızaya ulaşmamak çabası olabilir eğer bunları düzgün bir şekilde izah edebilirsem altunizade'ye gidip tek tek anlatıcam sorunları. İzlemem gereken yolu anlatabilecek bu konularda yeterli bilgiye sahip olan arkadaşlardan yardım bekliyorum. |
| Arkadaşlar bu kaleciler kornerden orta yaptığımda veya firikik kullandığımda topu içeri alıyor resmen...Bu kadar kötü bi durum yakışmıyor böyle bir oyuna...Sizde deneyi kornerden kaleye yakın orta yapmayı bakın asıl gol atıyo kaleci kendi kalesine.. |
| Arkadaşlar sistemim imzamdaki Toshiba en düşük ayarlarda bile savaşlarda baya bi takılıyor oysa minumum sistem gereksinimlerini çok rahat karşılıyor Pc...Sorun Vista'dan kaynaklanabilirmi? |
| Arkadaşlar yazın work and travel için Amerikaya gitme ihtimalim var eğer gidersem oradan bir laptop almayı düşünüyorum acaba Toshiba'dan başka uluslararası garanti veren markalar hangileri? |
|
Beşiktaş Tarihi 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Bey'ler olmak üzere 22 kişilik grup haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydılar. Barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastik, ilgilendikleri ilk spor branşlarıydı. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı. 1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Bey'ler de iyi birer eskrimciydi. Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi. BEŞİKTAŞ'IN RENKLERİ VE ARMASI Beşiktaş'ın ilk arması bugünkünün aynısı, ancak eski Türkçe harflerleydi. Dikey şeklinde üç kırmızı, iki beyaz çubuğun üstünde "BJK" harfleri, ortada yukarı bakan Türk bayrağı, altında da kuruluş yılı Rumi takvimle 1319 olarak (yani 1319+584=1903) olarak açıkça belirtilmekteydi. Kırmızı-Beyaz olan renkler Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinden sonra tekrar Balkan topraklarının Türkiye'ye katılacağı tarihe kadar olmak üzere Siyah-Beyaz'a çevrildi. BEŞİKTAŞ VE FUTBOL Kulübün faaliyetlerini hızlandırdığı ilk dönemde futbol gölgede kalmışsa da 1910'ların sonundan itibaren kulüpteki atlet ve jimnastikçiler futbola daha fazla ilgi duyup kendi aralarında maçlar yapmaya başladılar. O yıllarda gençliğin ilgisi futbola kaymak üzereydi ve Beşiktaş Kulübü'nün az ilerisinde Valideçeşme ve Basiret gibi iki güçlü futbol takımı kurulmuştu. 1911 Ağustos'unda Valideçeşme futbol takımının başkanı ve kurucusu olan Ahmet Şerafettin (Şeref Bey) futbolcularıyla Beşiktaş Kulübü'ne katıldı. Bir müddet sonra Basiret Kulübü de Beşiktaş'a katıldı. Böylece futbol Beşiktaş'ta bir anda 1 numaralı spor olmaya başladı. Ancak Balkan Savaşı'nın ardından Dünya Savaşı'nın da başlamasıyla Beşiktaş'ın sporcuları cephelere koştu ve spor faaliyetleri yok denecek duruma geldi. SAVAŞ YILLARI Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle sağ kalan sporcular semte ve kulübe dönmeye başladı. Futbol Şubesi'nin kurucusu Şeref Bey de Romanya cephesinden geri döndü. İstanbul'da düşman işgalinin olduğu yıllarda çeşitli sıkıntılar çekildi. Daha önce bir kilisenin binasına taşınan kulüp malzemelerinin bir kısmı Rumlar'ın elinde yağma olmaktan kurtarılıp Akaretler'de başka bir binaya nakledildi. Bir taraftan düşmanla yapılan Milli Mücadele'ye yardım edildi. Diğer taraftan da futbol takımı Şeref Bey tarafından tekrar güçlü hale getirildi. YENİ LİG KURULDU O tarihlerde cuma günleri oynanan İstanbul Ligi'nde Fenerbahçe, Galatasaray, Altınordu, Süleymaniye, İdman Yurdu gibi takımlar bulunuyordu. Beşiktaş 1920'lerin öncesinde iki ezeli rakibiyle karşılaşmamışsa da Süleymaniye ve İdman Yurdu'nu mağlup etmiş bir takımdı. 1919'da Beşiktaş ve diğer kulüplerin lige katılma isteği Lig Tertip Komitesi tarafından uzun bir süre bekletildikten sonra kabul edilmedi. Pazar günleri de azınlık takımları Pera, Araks, Maccabi, Stella, Strugglers'in yer aldığı Pazar Ligi maçları oynanıyordu. Şeref Bey, Beşiktaş gibi cuma ligine alınmak istemeyen takımların idarecileriyle Türk İdman Birliği Ligi adı altında bir lig kurdu. Çekilen kurada 10 takım A Grubu'nda Beşiktaş, Hilal, Kumkapı, Altınörs ve Türkgücü, B Grubu'nda da Darüşşafaka, Vefa, Üsküdar, Beylerbeyi ve Haliç şeklinde yer aldı. İLK YILDA İLK ŞAMPİYONLUK Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş finalde diğer grubun birincisi Darüşşafaka ile karşı karşıya geldi. 23 Temmuz 1920'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlılar 2-1 kazanarak tarihlerindeki ilk şampiyonluğu elde ettiler. Derleyen: Mehmet Durupınar |
|
Beşiktaş Tarihi 1902 sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi'nde o zamanın Medine Muhafızı olan Osman Paşa'nın konağının bahçesinde, başta Osman Paşa'nın oğulları Mehmet Şamil ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Bey'ler olmak üzere 22 kişilik grup haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydılar. Barfiks, paralel, güreş, halter, aletli ve aletsiz jimnastik, ilgilendikleri ilk spor branşlarıydı. O sıralarda siyasi hareketler dolayısıyla her türlü toplanmadan ürkerek hafiyeler dolaştıran 2. Abdülhamit'in adamları Serencebey'deki bu toplanmaları haber alınca, spor yapan gençler bir baskınla karakola götürüldü. Bu sporcu gençlerin bir kısmının saray erkanına yakın olması, ayrıca o dönemlerde kötü gözle bakılan futbol oynamadıkları ve sadece beden hareketleri yaptıklarını belirtmeleriyle gergin durum yumuşadı. Hatta saray çevresinden Şeyhzade Abdülhalim bu sporcuları destekledi ve sık sık antrenmanları seyretmeye başladı. Ünlü boksör ve güreşçi Kenan Bey de antrenmanlara gelerek güreş ve boks hareketleri göstermeye başladı. 1903 Mart'ında ise özel bir izinle Bereket Jimnastik Kulübü kuruldu. 1908'de Meşrutiyet'in ilanıyla sportif hareketler biraz daha serbestlik kazandı. 31 Mart 1909'daki siyasi olaylardan sonra Edirne'de bulunan Fuat Balkan ve Mazhar Kazancı, Hareket Ordusu ile İstanbul'a geldi. Siyasi olaylar yatıştıktan sonra iyi bir eskrim hocası olan Fuat Balkan ile başta güreş ve halter sporlarını yapan Mazhar Kazancı, Serencebey'de jimnastik yapan gençleri bularak birlikte spor yapma fikrini kabul ettirdi. Fuat Balkan, Ihlamur'daki evinin altındaki yeri kulüp merkezi yaptı ve Bereket Jimnastik Kulübü'nün adı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü olarak değiştirildi. Böylece jimnastik, güreş, boks, eskrim ve atletizmin ön planda tutulduğu güçlü bir spor kulübü meydana geldi. Fuat Bey'in arkadaşları Refik ve Şerafettin Bey'ler de iyi birer eskrimciydi. Bu arada Beyoğlu Mutasarrıfı Muhittin Bey'in teşvikiyle Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü 13 Ocak 1910 tarihinde tescil edilen ilk Türk spor kulübü oldu. Semtin gençlerinin bu spor kulübüne ilgisi büyüdü ve spor yapan üyelerin sayısı bir anda 150'ye yükseldi. Kulübün merkezi de Ihlamur'dan Akaretler'de 49 numaralı binaya taşındı. Bir süre sonra bu bina da küçük gelince yine Akaretler'de 84 numaralı binaya geçildi. Bu binanın arkasındaki bahçe de bir spor sahası haline getirildi. BEŞİKTAŞ'IN RENKLERİ VE ARMASI Beşiktaş'ın ilk arması bugünkünün aynısı, ancak eski Türkçe harflerleydi. Dikey şeklinde üç kırmızı, iki beyaz çubuğun üstünde "BJK" harfleri, ortada yukarı bakan Türk bayrağı, altında da kuruluş yılı Rumi takvimle 1319 olarak (yani 1319+584=1903) olarak açıkça belirtilmekteydi. Kırmızı-Beyaz olan renkler Balkan Savaşı'nın kaybedilmesinden sonra tekrar Balkan topraklarının Türkiye'ye katılacağı tarihe kadar olmak üzere Siyah-Beyaz'a çevrildi. BEŞİKTAŞ VE FUTBOL Kulübün faaliyetlerini hızlandırdığı ilk dönemde futbol gölgede kalmışsa da 1910'ların sonundan itibaren kulüpteki atlet ve jimnastikçiler futbola daha fazla ilgi duyup kendi aralarında maçlar yapmaya başladılar. O yıllarda gençliğin ilgisi futbola kaymak üzereydi ve Beşiktaş Kulübü'nün az ilerisinde Valideçeşme ve Basiret gibi iki güçlü futbol takımı kurulmuştu. 1911 Ağustos'unda Valideçeşme futbol takımının başkanı ve kurucusu olan Ahmet Şerafettin (Şeref Bey) futbolcularıyla Beşiktaş Kulübü'ne katıldı. Bir müddet sonra Basiret Kulübü de Beşiktaş'a katıldı. Böylece futbol Beşiktaş'ta bir anda 1 numaralı spor olmaya başladı. Ancak Balkan Savaşı'nın ardından Dünya Savaşı'nın da başlamasıyla Beşiktaş'ın sporcuları cephelere koştu ve spor faaliyetleri yok denecek duruma geldi. SAVAŞ YILLARI Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle sağ kalan sporcular semte ve kulübe dönmeye başladı. Futbol Şubesi'nin kurucusu Şeref Bey de Romanya cephesinden geri döndü. İstanbul'da düşman işgalinin olduğu yıllarda çeşitli sıkıntılar çekildi. Daha önce bir kilisenin binasına taşınan kulüp malzemelerinin bir kısmı Rumlar'ın elinde yağma olmaktan kurtarılıp Akaretler'de başka bir binaya nakledildi. Bir taraftan düşmanla yapılan Milli Mücadele'ye yardım edildi. Diğer taraftan da futbol takımı Şeref Bey tarafından tekrar güçlü hale getirildi. YENİ LİG KURULDU O tarihlerde cuma günleri oynanan İstanbul Ligi'nde Fenerbahçe, Galatasaray, Altınordu, Süleymaniye, İdman Yurdu gibi takımlar bulunuyordu. Beşiktaş 1920'lerin öncesinde iki ezeli rakibiyle karşılaşmamışsa da Süleymaniye ve İdman Yurdu'nu mağlup etmiş bir takımdı. 1919'da Beşiktaş ve diğer kulüplerin lige katılma isteği Lig Tertip Komitesi tarafından uzun bir süre bekletildikten sonra kabul edilmedi. Pazar günleri de azınlık takımları Pera, Araks, Maccabi, Stella, Strugglers'in yer aldığı Pazar Ligi maçları oynanıyordu. Şeref Bey, Beşiktaş gibi cuma ligine alınmak istemeyen takımların idarecileriyle Türk İdman Birliği Ligi adı altında bir lig kurdu. Çekilen kurada 10 takım A Grubu'nda Beşiktaş, Hilal, Kumkapı, Altınörs ve Türkgücü, B Grubu'nda da Darüşşafaka, Vefa, Üsküdar, Beylerbeyi ve Haliç şeklinde yer aldı. İLK YILDA İLK ŞAMPİYONLUK Grubunda bütün maçlarını kazanan Beşiktaş finalde diğer grubun birincisi Darüşşafaka ile karşı karşıya geldi. 23 Temmuz 1920'de oynanan bu maçı Siyah-Beyazlılar 2-1 kazanarak tarihlerindeki ilk şampiyonluğu elde ettiler. Derleyen: Mehmet Durupınar |
Merhaba arkadaşlar a200 1m4 model dizüstünde hdd led'i yanmıyorken tık tık die bir ses geliyor sürekli makina geçenlerde servisteydi bunu söylemiştim ancak incelemişler ve bir sorun yok dediler normal bir durummu bu? Tık Sesini sessiz ortamda duyabiliyorum ve adama uyuz edicek tarzda bir ses bıktım valla bu makinadan lcd batarya değişti 2 ay serviste kaldı servise 2 kere gitti ilk seferde lcd yi bana yıkmaya çalıştılar bi daha götürdüm değiştirdiler dış kapağı anında çiziliyor parmak izlerim falan kapakta keşke toshiba almasayım
|
| arkadaşlar lcd ekranım ile çıta arasında bir boşluk var yandan baktığım zaman lcd'nin verdiği ışığı çok net görebiliyorum bu bi hata mı? yoksa hepsi mi böyle sizin notebookta durum nedir? |
Merhaba arkadaşlar daha önceleri a200 1M4'de kullandığım A4 Tech R7 model usb mouse şuanda kullanmakta olduğum A300 1EC notebookta belli bir süre hareket ettirmeyince çalışmayı kesiyor ve tekrar çıkartıp takmadan bir türlü çalışmıyor bu konu için nasıl bi çözüm uygulayabilirim yardımlarınızı bekliyorum.
Bu yazıyı yazarken de mouse çalışmayı kesti