|
Arkadaşlar; Volvo Penta VDS-3 15W/40 1.Kalite Dizel Motor Yağı. 20 litrelik bidon ambalajında. Volvo satış fiyatı 112€ + KDV'dir. Yani 265 TL Benim özel satış fiyatım KDV dahil 175 TL'dir. Toplu alımlarla ilgili de görüşebilirsiniz. < Resime gitmek için tıklayın > |
|
Dostlar Selamlar, Uydu işlerinden pek anlamadığım için bilen arkadaşların uzmanlığına başvurmak istiyorum. Şu anda bulunduğum bölgede uydudan başka çare olmadığından evime bu tip bir tv yayın bağlantısı yaptıracağım. Ben belgesel hastasıyım. Yani öyleki başka kanal olmasın da belgesel kanalları olsun istiyorum. Eşim de standart ulusal kanalları takip eder. Türkiye Ligini izlemem. Varsa Avrupa maçlarına bakarım. Eurosport gibi daha geniş spor spektrumlu kanalları çok severim. Özellikle olimpiyat, yıllık ve kıtalarda yapılan atletizm, kış sporları vs. izlemeyi de çok severim. Film için bilgisayarı tercih ediyorum. Bu yukarıdaki isteklere binaen hangi platformu yada hangi çözümü önerirsiniz? Bu arada fiyatta önemli sonuçta TV yayınları için çok fazla ödeme yapmak istemiyorum. Dil sorunum yoktur, yayınların ingilizce olması problem teşkil etmez.
|
|
Arkadaşlar, Tekneye 12V bir uydu ve görüntü sistemi kurma projemiz var. Uydu antenimiz 12V ve marin tip. Bu anten tüm receiverlara bağlanabiliyor fakat sistem 12V olduğundan seçeneklerimiz çok geniş değil sanırım. Benim piyasadaki 12V ile çalışan receiver tavsiyesine ihtiyacım var. Fiyat kesinlikle önemli değil. Teknede genel olarak ASTRA platformu izlenecek. Bunun yanında receiver'ı bağlayacak kaliteli bir ekrana ihtiyacım var. Ekran'da mutlaka 12V ile çalışıyor olması lazım. Merak ettiğim konu bir LCD MONİTÖR alsam receiver'dan görüntü alabilir miyim yoksa illa illa LCD TV'mi almma lazım? Mesela ben Samsung Syncmaster T220HD 22" 5ms (Analog+DVI+2hdmi) Multimedya Wide Screen LCD HDTV Monitör diye bir monitör buldum. Sıkıntım LCD TV diye geçen ürünlerin 19"'den büyük versiyonlarının 12V desteklememesi. (Bu üründe de fiyat limitimiz yoktur). Bu yukarıda modelini verdiğim monitörde tuner yok sanırım (Pek de anlamıyorum ya şu DVB olayından). Yardımcı olacak arkadaş var ise sevinirim. Not: Lütfen inverter kullan tavsiyesi yazmayın, sistemin mutlak 12V olması lazım. |
|
Arkadaşlar, Tekneye 12V bir uydu ve görüntü sistemi kurma projemiz var. Uydu antenimiz 12V ve marin tip. Bu anten tüm receiverlara bağlanabiliyor fakat sistem 12V olduğundan seçeneklerimiz çok geniş değil sanırım. Benim piyasadaki 12V ile çalışan receiver tavsiyesine ihtiyacım var. Fiyat kesinlikle önemli değil. Teknede genel olarak ASTRA platformu izlenecek. Bunun yanında receiver'ı bağlayacak kaliteli bir ekrana ihtiyacım var. Ekran'da mutlaka 12V ile çalışıyor olması lazım. Merak ettiğim konu bir LCD MONİTÖR alsam receiver'dan görüntü alabilir miyim yoksa illa illa LCD TV'mi almma lazım? Mesela ben Samsung Syncmaster T220HD 22" 5ms (Analog+DVI+2hdmi) Multimedya Wide Screen LCD HDTV Monitör diye bir monitör buldum. Sıkıntım LCD TV diye geçen ürünlerin 19"'den büyük versiyonlarının 12V desteklememesi. (Bu üründe de fiyat limitimiz yoktur). Bu yukarıda modelini verdiğim monitörde tuner yok sanırım (Pek de anlamıyorum ya şu DVB olayından). Yardımcı olacak arkadaş var ise sevinirim. Not: Lütfen inverter kullan tavsiyesi yazmayın, sistemin mutlak 12V olması lazım.
|
|
Değerli arkadaşlar, Hepinizi içtenlikle selamlarım. İşim gereği İstanbul'dan taşınacağım. Sonunda apartman yaşantısından kurtulup sesi daha rahat açabileceğim bir yerde yaşayacağım için bir ses sistemi almaya karar verdim. Bir Philips LCD Tv'im var, Playstation 3 var, DVI çıkışlı bir laptopum var (HDMI dönüştürücüm de var, ses te kulaklık çıkışından geliyor. Kulaklık çıkışının içerisinde optik çıkış gibi kırmızı ışık var nedir acaba?). Ben genellikle film seyrederim ve online oyun oynarım. Müzik son planda kalıyor. Bu isteklerime uygun bir ev sinema sistemi alayım diyorum. Bütçem dar. (600 lirayı aşmasam 500'den şaşmasam) 2.el temiz ürünlerde kullanabilirim. Pek de anlamıyorum bu ürünlerden o yüzden bilenlerin yardımına ihtiyacım var. Sizce hangi ürüne yönelmeliyim? Ben cahil kafamla Sony Dav DZ-260 diye bir ürün buldum ama.... Buyrun siz hem bu ürün hem de diğer ürünler hakkında beni aydınlatın dostlar. Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
|
|
Arkadaşlar sizelere bir sorum olacak. Biri şirkete biri kendime ait olmak üzere iki adet telefon kullanıyorum. Bir telefonda bluetooth var diğerinde ise yok. Dün Jabra BT-2010 bluetooh kulaklık hediye geldi. Sürekli arabada olduğumdan iyide oldu. Sizlere sorum şudur; ikinci telefonu bluetooth'u olan bir telefon ile değiştirsem kulaklık her ikisiyle de aynı anda çalışır mı acaba? |
|
Alem FM'de sabah programı yapmakta olan Nihat SIRDAR'ın öncülük ettiği, akaryakıt zamlarını protesto eylemine tüm üyelermizi katılmaya davet ediyorum. 21.04.2008 Pazartesi'den itibaren 07:45'te trafikte dörtlülerimizi yakarak ve kornaya basarak zamlara karşı tepkimizi dile getiriyoruz. Tüm yakınlarınızı ve tanıdıklarınızı da bu eyleme katılmaya çağırmanızı istiyoruz. |
|
Uzun zamandır hakkında araştırmalar yaptığım ve onlarca makale okuduğum, belgesel izlediğim bir konuyu burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Amacım sizleri bilgilendirmek ve konu hakkındaki görüşlerinizi öğrenmektir. Öncelikle konuya çok genel bir noktadan başlamak istiyorum. Yazılı ve görsel basında ara ara çıkan haberler hepimizin gözüne takılmıştır eminimki. "40 yıllık rezervimiz kaldı" ---------- "Dünya'da 25 yıl yetecek petrol rezervi var" vb. Birinci nokta, herkesin bildiği gibi petrol yenilenemez bir enerji kaynağıdır. Yani sonu vardır ve eninde sonunda bitmesi kaçınılmazdır. Peki yukarıdaki başlıkları okuyunca nasıl bir tablo geliyor aklınıza? Yani bundan 40 yıl sonra bir gün son damla petrolü de bir araç deposuna doldurarak benzinciyi terk edecek ve evet bu sonu hadi arkadaşlar diyerek son kez kapıya kilidi mi vuracak? Durup düşündüğünüzde bunun böyle olmayacağını, sınırlı bir kaynaktan üretimin bir noktada pik yapacağını (En üst düzeye ulaşmak) ve ondan sonra tamamen tükenene kadar üretiminde sürekli düşüş olacağı açıktır. Bu durum petrol için tanımlandığında ingilizce "Peak Oil" denilen, petrol üretiminin pik yapması ve sonrasında devam eden yıllarda üretimin talebin arkasında kalması olarak açıklanabilir. “Peak Oil” kavramı ile ifade edilmek istenen şey, petrol üretiminin belli bir noktaya kadar artacağı ve bir zirveye ulaştıktan sonra kısa bir süre üretimin o düzeyde sabit kalacağı ve daha sonra üretimin düşmeye başlayacağıdır. Petrol üretimindeki bu gelişme istatistik konusunda ders almış olanların kolayca hatırlayacağı üzere “çan eğrisi”nden başka bir şey değildir. Bu kuram her bir petrol kuyusu için olduğu kadar, petrol üreten ülkeler için ve toplam dünya üretimi için de geçerlidir. Bu kavramı bir başka şekilde de açıklamak olasıdır. Petrol üretimi, her yıl tüketilen miktardan daha fazla petrol ihtiva eden yeni petrol yatakları bulunduğu sürece artacaktır, yeni bulunan petrol yataklarının sahip olduğu petrol miktarı her yıl tüketilene eşit kaldığı sürece “petrol üretimi tavan yapmış” olacaktır. Daha sonra da petrol üretimi geçmiş yıllara göre azalmaya başlayacaktır. "Peak Oil" kavramı ilk olarak 1956 yılında jeolog M. King Hubbert tarafından ABD petrol üretimine yönelik olarak ileri sürülmüştür. Hubbert 1956 yılında, ABD de üretimin 1969 yılında pik yapacağını ileri sürmüştür. O tarihlerde, bu sava şiddetle karşı çıkılmasına ve ciddiye alınmamasına rağmen, anılan ülke 1970 yılında bu noktaya ulaşmış ve o tarihten bu yana ABD de petrol üretimi devamlı düşmektedir. Bu da beraberinde ABD’ne yabancı ülkelerin petrol yataklarına artan bağımlılık sorununu yaşatagelmektedir. ABD nin başına gelen sırasıyla diğer petrol üreticisi ülkelerin başına da gelmektedir. Bu bağlamda bazı örnekler vermek uygun olacaktır. Richard Heinberg’in tesbitlerine göre, dünya petrol üretiminin yarısına yakının sağlandığı ve 1940, 1950, 1960 ve 1970 lerde keşfedilmiş olan 100 süper büyüklükteki petrol yataklarına benzer yeni petrol yatakları artık keşfedilememektedir. Bu durumun sonucu olarak günümüz dünyasında tüketilen her dört varil petrole karşılık bir varillik yeni keşif yapılabilmektedir. Matthew R. Simmons’ın gözlemlerine göre, günlük üretimlerinin toplamı 33 milyon varile ulaşan dünyanın dev boyutlu 120 petrol havzasından 14 adedinin ortalama çalışma süresi 43.5 yıldır. Bu 14 havza dünya petrol üretiminin yüzde 20 sini gerçekleştirmektedir. Dünya üretiminin yüzde yirmisini karşılayan yatakların ortalama ömrünün 40 yılı geçmiş olması bu yatakların pik noktaya ulaşmış olduğunun veya ulaşmakta olduğunun somut göstergeleridir. Esasen petrol üreten ülkeler veya şirketler işlettikleri sahaların pik noktaya ulaştıklarını kolayca kabul etmezler. Ancak bu yöndeki gelişmelere yönelik bilgiler basına sızar. Internet’te yer alan bir siteye göre, 48 petrol üreten ülkeden, içine Kuveyt, Rusya ve Meksika’nın da dahil olduğu 33 ülkenin pik noktasına ulaşmış olduğu ileri sürülmektedir. Aynı sitede yer alan bilgilere göre, önde gelen petrol jeologlarının görüşü, dünyada keşfedilebilecek petrol yataklarının yüzde 95 i esasen bulunmuş ve üretim plato yapmış durumdadır. "Peak Oil"e gelinmekte olduğunu ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney 1999 yılında Halliburton’un CEO’su olduğu sırada şu şekilde ifade etmiştir; “Gelecek yıllarda dünya petrol talebinin yıllık ortalama yüzde 2 oranında büyüyeceği tahmin edilmektedir. Aynı dönemde muhafazakar tahminlere göre mevcut petrol rezervlerinin üretimi yıllık ortalama yüzde 3 azalacaktır. Bu durumda 2010 yılında günlük 50 milyon varil dolayında ek petrole gereksinim olacaktır”. Bu bilgilerden sonra bazı ülkelerin ve bazı sahaların pik yapmalarına ilişkin bilgiler üzerinde durabiliriz. İngiltere’nin Kuzey Denizi petrol sahasının pik noktaya’e ulaştığı 1999 yılında ileri sürüldüğünde bu gerçek pek de kabul edilmemişti. Oysa o tarihte anılan bölge pik yapalı iki yıl olmuştu. Suudi Arabistan Dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 25 ine sahiptir. Bu ülkenin üretiminin yüzde 90 ı beş dev boyutlu havzadan elde edilmektedir. Dünyada şimdiye kadar keşfedilmiş en büyük petrol havzası olan ve 300 kuyu ile işletilmekte olan Gavar bölgesinde üretimin düşmesinden endişe edilmektedir. Hatta bazı kaynaklarda buradaki üretim düzeyinin korunabilmesi için ikincil üretim tekniklerinin kullanıldığı ileri sürülmektedir. Bu bağlamda bu havzaya günde 7 milyon varil deniz suyu ve karbon dioksit pompalandığı iddia edilmektedir. Suudi Arabistan’ın Gavar havzasından sonra dünyanın ikinci büyük havzası olarak kabul edilen Meksika’daki Cantarell’de de 2006 yılında pik noktaya ulaşıldığı ileri sürülmektedir. Bu havza 1976 yılından buyana yüksek kalitede petrol üretmekte idi. Aynı web sayfasında 2006 yılı başında Kuveyt Petrol Şirketi’nin bu ülkenin en büyük üretim havzası olan Burgan yataklarında da üretimin tavan yaptığını kabul ettiği yazılmıştır. İlgilenen arkadaşlar internetten "Peak Oil" yazarak karşılarına çıkan bilgilere bakabilirler. Konuyu görsel olarak youtube'den de araştırabilirsiniz. |
|
Arkadaşlar, Sık seyahat etmekteyim. Genel olarak sanayinin yoğun olduğu İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Konya, Kayseri, Zonguldak gibi illerde bulunuyorum. Bunun dışında yurt dışında Almanya ve İtalya sık bulunduğum ülkelerdir. Aracımda kullanmak üzere bir navigasyon cihazı alma niyetindeyim. Yorumlara bakarak bana en uygun cihazın NAVIA NS-1020 olduğunu düşündüm. TELEATLAS&INFOTECH haritaları kullanan cihaza istenirse Avrupa harita paketi de ekletilebiliyor. Müşteri hizmetlerine mail attım gayet hızlı bir şekilde cevap verdiler. Harita güncellemeleri konusunda stratejileri de mevcut. Hepsiburada'da 370 YTL gibi bir fiyata satılıyor. Yorumlar da gayet olumlu. Konuyla ilgili bilgisi olan arkadaşların yorumlarını bekliyorum. Bu aleti almakla hata mı ederim yoksa isabetli bir karar mı olur? Yılbaşına kadar karar vereceğim. Şimdiden teşekkürler. |
Bana max. 25.000 TL bütçe için araba tavsiye etmenizi beklemekteyim.
Öncelikle kriterlerimi yazayım:
Ben birkaç araç belirledim, her birinin kendine göre avantaj - dezavantajı var. Kullanıcılardan da bu yönde tavsiye gelirse iyi olur.
Fiat Grande Punto: 2. eli kuvvetli. Parçası ucuz. İçi gerçekten çok dandik. Plastik kalitesi vb. kötü. Ederin üzerinde satıldığını düşünüyorum.
Ford Fiesta: Yeni Fiesta LPG'li temiz Titanium bulursam en büyük adayım açıkçası. Parça fiyatları biraz korkutuyor. Sorunsuz bir araç mıdır yorum iyi olurdu.
VW Polo: Olabilir
Opel Corsa: 2. eli benim için muğlak. Servis ve yedek parça fiyatları nasıl? Sorunsuz mudur?
Toyota Yaris: Kullanıcıların en sorunsuz dediği araba. Servisler öper gibi yinede. 1.3 LPG'li olabilir.
Hyundai getz ve i20: işçilik kötü ve eder üzeri fiyatlandırılmış. i20 yeni kasa eskisinin değerini aşağı çekebilir. Sorun yönünden nasıl bilemiyorum.
Peugeot, Citroen, Renault, Dacia, Chevrolet: Düşünmüyorum.
Tavsiyelerinizi bekliyorum.