S

Yarbay
03 Mart 2005
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
10 üye
Görüntülenme (?)
357 (Bu ay: 7)
Gönderiler Hakkında
S
2 yıl
ÇÖZÜLDÜ - İlginç klima sorunu, tavsiye bekleniyor...
Merhaba;

Aşağıdaki sorunum çözüldü. Evaporator sensörü, ustaların tabiriyle sondası değişince sorun çözüldü.

Tespit için ODB cihaz olarak aracımı bilgisayara bağladım; DDt4all ile aracın sensör değerlerine baktım. Çalışmadığı durumlarda evap sensor -5,-6 derece ölçüyordu; çalıştığı durumlarda ise her zaman sıfır üstünde kalıyordu. Bu sensör eksi okuma yaparsa, HAVC buzlanma olduğunu düşünüyor ve soğutmayı kesiyordu.

Tespit sonrası maalesef uygun parçayı bulamadım. Servis 1 ay sonra getiririm 650TL olur dedi. amazon.de üzerinden oem numarası ile uyumlu Valeo ürünü sipariş ettim. 210 TL ye herşey dahil kapıma kadar geldi. Usta ufak bir işlemle sensörü değiştirdi. 10 gündür klima sorunsuz çalışıyor.

Araç sensörü arızası verir ama tüm ustalar ondan yapmaz derlerse inanmayın, otomobil kendini daha iyi tanıyor ;)

Aynı sorun yaşayan olursa umarım bu yazdıklarım işe yarar, bu arada dacia'lar da daha sık görülüyormuş...


Orjinal Mesaj>>>
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Merhaba;

2010 Megane 3 1.5 dci aracımda klima sorunu yaşıyorum. Ustalar maalesef deneme yanılma yapalım noktasına geldiler. Her türlü fikire açığım...

Aracın kliması bazen araç çalıştırıldıktan sonra soğuk üflemeyi kesiyor. Araç durdurulup tekrar çalıştırınca klima tekrar soğuk üflüyor. Araç gün içerisinde 4 kere çalıştırırsam, 2 sinde bir süre sonra soğuk üfleme kesiliyor. Ustalar gazına baktılar, bilgisayarda da hata çıkmıyor. En son kompresörü sökelim bakalım olayına geldiler; ama onlarda deneme yapacağız dediler.

Bu sorunu yaşayan bilen var mı? Her türlü fikrinizi dinlerim.

Güncelleme (27 Haziran)

Selamlar.

Öncelikle sorun devam ediyor. Yetkili servise götürdüm. Gün içerisinde beni arayıp kaptür yapıyormuş, şüpheleniyoruz değiştirelim diye sordular. Onun öncesinde, klima basınç sensörünü değiştirmiştim. Aynı kaptür olmasın diye, nerede ki kaptür diye sordum. Kompressör üstünde deyince değiştirin, uygundur dedim. Aracı almaya gittim, bindim biraz uzaklaştım... Ama klima sıcak üflüyordu :( Meğersem benim öncesinde değiştirdiğim, tamponun arkasındaki radyatöre bağlı kaptürü tekrar değiştirmişler. Neyse sağolsunlar, parçaya söktüler ve paramı iade ettiler. Hata şundadır da diyemediler, usta sağolsun ayak üstü eveparatör kaptürünü bir değiştir; onda hata gördük dedi. Şimdi parçasını bulup onu değiştireceğim. Bu arada servis kompressörden yapıyordur diyemedi :( Aracın servis dökümanlarına kadar buldum. Son çare bu kaldı... Güncel durum budur :)
S
3 yıl
İşsizlik Aralık'ta %13.5 oldu
TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2018 yılı Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 11 bin kişi artarak 4 milyon 302 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile %13,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu, Şubat 2010'dan beri en yüksek seviye olarak kayda geçti. Beklenti %12,8'di.

Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 3,3 puanlık artış ile %15,6 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,3 puanlık artış ile %24,5 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 3,1 puanlık artış ile %13,7 olarak gerçekleşti.

https://www.bloomberght.com/issizlik-aralik-ta-135-e-yukseldi-2204719

Genç nüfusta işsizlik %24.5 oldu.

Ak troller laf etmeden belirteyim 2002 yılında işsizlik %10.8 di.
S
4 yıl
Çift koaksiyel kablo hattı için kablo tavsiyesi? Next mini veya dual?
Merhaba;

Evimde şu anda çatıya giden ve oradan kablotv hattına bağlı koaksiyel hat var. Ben bunun yanında uydu sisteminede hat çekmek istiyorum. Elektrikçi arkadaş duvar içindeki hattan iki kablo yanyana geçemez dedi. İkili kablo çekebiliriz ama bu seferde uydunet, yani kablotv internetinde sorun olur diye uyardı. Bina 10 katlı ve ben 4. katta oturyorum; yanlış hesaplamıyorsam 30 metrelik bir hattan bahsediyorum. Tecrübeli arkadaşlar öneride bulunursa sevinirim. Biraz araştırnca şunları buldum.

Bu kablo ikili geçer diyenler var.
https://www.merterelektronik.com/Next-YE-6402BC-RG6-U4-Mini-Anten-Kablosu-200-Mt,PR-21327.html

Dual kablolar var
https://www.merterelektronik.com/Mersat-RG59-Fa-Mini-Dual-Bitisik-Kablo-300-Mt,PR-45637.html

Tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler
S
5 yıl
Suriye'liler için kişi başı 1125 Türk lirası harcadık, çalışanlara bakarsak tam 3300 Türk lirası
Tayyip Erdoğan bu akşam devletin Suriye'liler için 25 milyar dolar harcandığını söyledi.

80 milyonluk ülkemizde kişi başına 312 dolar ediyor. Kuru 3.60 dan alırsak kişi başına tam tamına 1125 Türk lirası ediyor. Dört kişilik bir aile için ise toplam 4500 lira yapıyor.

Unutmayın! Bu parayı bebekler, çocuklar, yaşlılar, işsizler, emekliler, engelliler... herkes ödedi.

Pekala sadece çalışan nüfus ödedi dersek? Kişi başı ne oluyor?

2016 yılı için istihdam sayısı 27 milyon 200 bin. Burada tablo daha acı oluyor. Kişi başına tam 919 dolarlık vergimiz, yani 3300 Türk liramız Suriye'lilere harcanmış.

Her çalışan ve vergisini veren vatandaş, Suriye'lilere 3300 TL harcamış oluyor. Biz devlete vermişiz, devlette Suriye'lilere...

Ne kadar zengin bir ülkeyiz değil mi?
S
5 yıl
Hollanda bir kişiyi vursaydı savaş sebebiydi
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, katıldığı bir canlı yayın programında Hollanda krizini değerlendirdi. Çavuşoğlu, "Hollanda bir kişiyi vursaydı savaş sebebiydi" dedi.Kaynak: "Hollanda bir kişiyi vursaydı savaş sebebiydi"

Haber ve video:
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/hollanda-bir-kisiyi-vursaydi-savas-sebebiydi-159330h.htm

Şimdi böyle olmamış olay arkasından atmak tutmak kolay... O zaman Türk bayraklı gemiyi uluslararası sularda komandolar ile basıp, silahsız Türk vatandaşlarını öldüren İsrail ne olacak? O savaş sebebi değil miydi?
S
5 yıl
Hollanda konusunda neden inat ettik? Seçimlerini neden beklemedik?
Burada Hollanda haklı felan demiyorum. Sorum şu?

Neden adamların durumu belli iken, Çarşamba günkü seçimlerinden sonra sorun olmayacak iken gidip orada miting için inat ettik? Amacımız neydi?

14 Mart olayını bilmeyenler için Binali Yıldırım çok güzel açıklamış.
https://twitter.com/aliaktas7/status/841205677120999425
S
5 yıl
Al sana Türk tipi başkanlık
Yılmaz Özdil, bugünkü köşe yazısında Azerbaycan Türkleri'nin efsanevi lideri Ebülfeyz Elçibey'den övgü ile bahsederken; onun vefatından ardından gelen isimleri ve yönetim anlayışlarını eleştirdi.

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşesinde “Men Atatürk'ün esgeriyem” diyen Azerbaycan'ın eski Cumhurbaşkanı Ebülfeyz Elçibey'den övgüyle bahsetti. Elçibey'in vefatının ardından bugüne kadar yönetimde bulunanları ise sert bir dille eleştirdi.

İşte Özdil'in "Al sana Türk tipi başkanlık" yazısı:


Azerbaycan cumhurbaşkanı Aliyev, eşi Mihriban'ı birinci cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atadı. Kocasına bi şey olursa, Azerbaycan'ı Mihriban yönetecek.

Memleket babasının malıydı.
Tapusunu eşinin üstüne yaptı.
Yönetim tek elde toplanmıştı
Artık “tek evde” toplanmış oldu!

Çünkü…

Ebulfez Elçibey. Azerbaycan'ın elbet bir gün bağımsız olacağına, halk egemenliğine dayalı demokratik bir cumhuriyet olacağına inanıyordu. Rol modeli Mustafa Kemal'di. “Men Atatürk'ün esgeriyem” diyordu. Tutuklandı. 1.5 yıl hapis cezası verdiler. KGB zindanlarında, taş ocaklarındaki ağır şartlarda hayatta kaldı. “Çok işkence gördüm, çok çektirdiler, hiçbirine yanmam da, Atatürk rozeti vardı yakamda, onu aldılar elimden, ona yanarım” diyordu. Çıkar çıkmaz, bağımsızlık mücadelesine kaldığı yerden devam etti. Azerbaycan Halk Cephesi'ni kurdu. Bir yandan özgürlük, bir yandan Ermenistan'a bırakılan Türk topraklarını geri almak için boğuştu. Sovyetler dağılınca, Azerbaycan cumhurbaşkanı oldu.

İlk resmi seyahatini Türkiye'ye yaptı, Anıtkabir'e gitti, şeref defterine “ey böyük Türk'ün böyük komutanı, seni ziyaret etmekle özüm ve bütün milletim adına şeref duydum” diye yazdı ve aynen şöyle imzaladı, “senin esgerin, Ebulfez Elçibey.” Anıtkabir'den sonra TBMM'ye gitti, kürsüye çıktı, milletvekillerimize hitaben aynen şunları söyledi: “Biz bu mücadeleye başlarken, bana sordular, ne yapacaksınız, onlara dedim ki, yolumuz Mustafa Kemal'in yoludur, demokrasi devleti kuracağız!”
Böylesine yurtsever… Böylesine demokrasi aşığıydı. Sözde değil, özde Atatürkçüydü. Atatürk devrimlerini Azerbaycan'da gerçekleştirmeye başladı, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçti, devletin resmi dilini Türkçe yaptı, milli para bastı, Ruble'den Manat'a geçti, Rus ordusunu Azerbaycan topraklarından çıkardı, petrol ve doğalgazda “milli menfaatler” çerçevesinde anlaşmalar imzalamaya başladı. E haliyle… Düğmeye basıldı.

Elçibey'den acilen kurtulmak gerekiyordu. İşbirlikçi subaylarla ayaklanma başlatıldı. Memleket kaosa sürüklendi. Elçibey telefona sarıldı, Ankara'dan yardım istedi. Ancak… Büyük hayal kırıklığına uğradı. Çünkü, Ankara kılını bile kıpırdatmıyordu, ne silah veriyordu, ne para veriyordu, ne de diplomatik destek veriyordu. Tuhaf bi durumdu. Elçibey henüz bilmiyordu ama… ABD'nin kucağında oturan Ankara siyasetçileri, maalesef, bağımsız Azerbaycan'ı satmıştı! Elçibey'e bizzat Ankara tarafından akıl verildi, “Haydar Aliyev'i göreve davet et, meclis başkanı yap, Rusları yakından tanıyor, çok tecrübelidir, ayaklanmayı bastırsa bastırsa o bastırır” denildi.

Haydar Aliyev, KGB generaliydi, Sovyetler Birliği'nde 20 sene milletvekilliği yapmıştı, Gorbaçov tarafından görevden alınmıştı, Nahçıvan'da Yeni Azerbaycan Partisi'nin başkanıydı. Elçibey çaresizdi, adeta eli mahkumdu, Aliyev meclis başkanı oldu.
“Kumpas” tamamdı… Aliyev koltuğa oturur oturmaz, ayaklanmayı başlatan subaylarla el sıkıştı, yangına körükle gitti, ülke iç savaşın eşiğine getirildi. Azerbaycan halkı tarihi bir hata yaptı… Elçibey'in yanında durmak yerine, korkuya boyun eğdi, baskıya, şiddete teslim oldu.

Atatürk'ün esgeri yapayalnızdı. Çekilmek zorunda kaldı. Darbe kumpasıyla, memleket tek adam'a bırakılmıştı. * Haydar Aliyev cumhurbaşkanı oldu, darbeci albayı da başbakan yaptı. Bismillah ilk iş… Elçibey döneminde imzası atılan milli petrol‐doğalgaz anlaşmalarını iptal etti, Azerbaycan kaynaklarını Amerikan, İngiliz, Rus petrol şirketlerine kapış kapış paylaştırdı.

Elçibey tamamen tasfiye edildi, henüz 61 yaşındayken GATA'da şak diye rahmetli oldu. Cenaze törenine bir milyon kişi katıldı ama, iş işten geçmişti. Azerbaycan artık Azerbaycan halkının değildi. Bundan sonra yapılacak olan seçimler elbette formaliteden ibaretti.

Azerbaycan halkı ne oy verirse versin, Haydar Aliyev yüzde 80, yüzde 90 gibi oranlarla kazandı. 11 sene tek başına yönetti. Oğlunu önce milletvekili, sonra başbakan yaptı. Öldüğünde de, memleketi oğluna bıraktı. Oğlu 14 senedir tek başına yönetiyor. Eşi Mihriban'ı önce milletvekili yaptı, dün itibariyle de, birinci başkan yardımcısı yaptı. Muhtemelen Mihriban da, memleketi ya kızına bırakır, ya torununa. Tam referandum arefesinde, Allah'ın lütfudur, ibrettir bu. “Atatürk'ün esgeri”ne sahip çıkmayan milletin hazin akıbeti, “Mustafa Kemal'in Askerleri”ne kulak vermeyenlere, ibret olmalıdır. Birey olarak kalın kardeşim… Babasının malı olmayın.
Kaynak: Atatürk'ün esgeri'ne sahip çıkmayan milletin hazin hikayesi!
S
5 yıl
Okuyun, okutturun! Yılmaz Özdil: El Bab
El bab

türkiye'de son beş senede beş bin suriyeli şirket kuruldu. şu anda türkiye'de faaliyette bulunan yabancı şirketlerin 10'da biri suriyeli… ticaret sicile kaydolma hızında, taa 1923'den beri türkiye'de yatırım yapan alman şirketlerini bile solladılar.
*
inşaattan tekstile, gıdadan oto kiralamaya kadar, vergisiz mergisiz, kayıtdışı faaliyet gösteren 10 binden fazla suriyeli şirket var.
*
şam'dan sonra en büyük suriyeli şehri istanbul… 700 bin suriyeli istanbul'da yaşıyor. fatih'te suriyeli mahallesi oluştu. tüm tabelalar arapça, mahallede sadece arapça konuşuluyor, istersen git dene, türkçe adres bile soramazsın. türkçe yok ama, batı kültürü var, mesela suriyeli sanatçılar tarafından caz müziği yapılan, caz kafe var. suriyeli yazarların imza günü düzenlediği kitabevi var.
*
bağcılar'da ikinci suriyeli mahallesi kuruluyor, resmi rakamlara göre, bağcılar'da yaşayan her 15 kişiden biri suriyeli… son bir senede, bağcılar eğitim araştırma hastanesinde dünyaya gelen her iki bebekten biri suriyeli… sırf bağcılar'da, sırf geçen sene 2 bin 500 suriyeli bebek doğdu.
*
(türkiye halk sağlığı enstitüsü'nün verilerine göre, türkiye'deki suriyelilerin doğum oranı, türk vatandaşlarının doğum oranını geçti. türkiye'de sırf geçen sene 70 bin suriyeli bebek doğdu, bu sene 130 bin suriyeli bebek doğumu bekleniyor.)
*
türkiye'de yaşayan suriyelilerin radyoları var. gazeteleri var,
istanbul'da hazırlanıyor, adana'da basılıyor.
*
sadece suriyelilerin çalıştığı, sadece suriyelilere hizmet veren hastaneleri var. tahlil laboratuvarları var.
ecza depoları var.
*
“sosyetik” suriyeliler var.
“gariban” suriyeli istemiyorlar.
bizzat istanbul valisi anlattı. “istanbul'da yaşayan suriyeliler, sokaklarda dilenen suriyelilerden rahatsız oluyor, temsilcileri bize geliyor, ‘bizim imajımız bozuluyor' diye şikayet ediyorlar” dedi.
*
suriyeli işadamları derneği var. hatta, asrın liderimiz “dolar bozdurun” kampanyası başlatınca, yalakalık olsun diye “bir milyon dolar” bozdurup, makbuzunu törenle basına servis ettiler.
suriyeli işadamları, uluslararası fuarlara türkiye kontenjanından katılıp, türkiye'yi temsil ediyoruz ayağıyla, kendilerine iş bağlıyorlar.
istanbul boatshow'da fiyatı üç milyon euroluk tekneler satıldı, bu süperlüks yatların üç tanesini suriyeli işadamları satın aldı.
*
izmir'de kağıt havlu ticareti yapan suriyeli var.
aydın'da incir ihracatına başlayan suriyeli var.
samsun'da ekmek fabrikası kuran suriyeli var.
istanbul'da restoran zinciri kuran suriyeli var.
uyanık suriyeli hatay'da fırın açtı, ürettiği ekmeği “tayyib” markasıyla satıyor.
gaziantep'te bakkal görünümlü diş kliniği var, önden giriyorsun bakkal, aradaki kapıyı geçiyorsun, ruhsatsız diş kliniği…
suriyeli emlak şirketi, kilyos ve küçükçekmece'de 400 bin metrekare üzerine villa sitesi kuruyor.
suriyeli işadamı, emlak konut'un istinye'deki 158 bin metrekarelik arazisine talip oldu.
holdingleşen suriyeli var.
*
bu tür mevzuları yazdığımızda “yabancı düşmanlığı” filan deniyor. bakın ben size anlatayım “yabancı düşmanlığı”nı… chp kayseri milletvekili çetin arık esnaf ziyareti yapıyor, suriyeli bir kuyumcu görüyor, dükkana giriyor, hayırlı işler diliyor, sohbet ediyor, “türk işçi çalıştırıyor musunuz?” diye sorunca, suriyeli kuyumcu ne cevap veriyor biliyor musunuz? “yabancı çalıştırmıyorum” cevabını veriyor!
*
herif bizim memleketimizde patron olmuş, bize yabancı diyor.
*
vaziyet böyleyken…
*
suriye'den 8 şehit daha geldi.
şimdilik 64 şehidimiz oldu.
*
türk silahlı kuvvetleri'nde hava, deniz, kara, general, amiral, subay, astsubay, uzman, erbaş ve er dahil, toplam 351 bin asker bulunuyor.
buna mukabil, türkiye'de askerlik çağında 425 bin suriyeli yaşıyor!
*
yani… türkiye'de, türk silahlı kuvvetleri'nin mevcudundan daha fazla sayıda, eli silah tutacak yaşta suriyeli var.
*
bunlar kendi memleketlerine sahip çıkmak yerine, bizim memlekette şirket kuracak, patron olacak, villada oturacak, yatlarda dolaşacak, caz dinleyecek… bizim çocuklar bunların memleketini kurtarmak için oralarda vuruşacak, şehit düşecek, gözünü bacağını kaybedecek.
*
suriyeliler ana kuzusu da…
biz kendi kınalı kuzularımızı ağaç kovuğunda mı bulduk kardeşim?
*
yüreğiniz yetiyorsa…
demokrasiye inanıyorsanız…
milli iradeyi savunuyorsanız…
buyrun, suriyeliler için referandum yapalım!
*
veya…
hazır referandum sandığı konulmuşken, utanmadan çıkın vatandaşa çağrı yapın.
“suriyeliler bizim memleketi babalarının çiftliği gibi kullansın, burada mis gibi hayatını yaşasın, köşeyi dönsün, bizim çocuklar s**indirik el bab'ta şehit olsun diyorsanız, gidin evet deyin!

http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/yilmaz-ozdil/el-bab-1670536/
S
5 yıl
İşsizlik oranı 5 ayın zirvesinde
Türkiye genelinde işsizlik oranı temmuzda yüzde 10,7'ye yükseldi. İşsizlik böylece şubattan beri en yüksek düzeye ulaştı.



İşsizlik oranı temmuzda yükseldi.

Türkiye genelinde işsizlik oranı temmuzda yüzde 10,7 oldu.

İşsizlik oranı haziranda yüzde 10,2, geçen yılın temmuz ayında ise yüzde 9,8 düzeyindeydi.

İşsizlik böylece şubattan bu yana en yüksek düzeyi gördü.

İŞSİZ SAYISI 354 BİN ARTTI

İşsiz sayısı temmuzda geçen yılın aynı dönemine göre 354 bin kişi artarak 3 milyon 324 bin kişi oldu.

5 GENÇTEN BİRİ İŞSİZ

Tarım dışı işsizlik oranı 1 puanlık artış ile yüzde 13 olurken, genç nüfusta işsizlik oranı 1,5 puanlık artış ile yüzde 19,8'e yükseldi.

27,6 MİLYON KİŞİ İSTİHDAM EDİLDİ

İstihdam edilenlerin sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 294 bin kişi artarak 27 milyon 636 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 47 oldu.

İşgücü temmuzda bir önceki yılın aynı dönemine göre 650 bin kişi artarak 30 milyon 961 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 52,7 olarak gerçekleşti.

KAYITDIŞI ÇALIŞAN YÜZDE 34

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan azalarak yüzde 34,3 olarak gerçekleşti.

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/ekonomi/issizlik-orani-5-ayin-zirvesinde,jhexCPSid0WQhs5ns0jDfQ
S
5 yıl
Kurmay Albay Ümit Yalım'ın Yunan İşgali Altındaki Ege Adaları İle İlgili Açıklamaları
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.