
|
1. Hikaye: Plaka Dolandırıcılığı İki aynı araç düşünün (filo araçları olabilir) aynı marka model ve renge sahip. biri gayet düzgün hiç bir sıkıntısı yok bir araç olsun. diğeri ise pert olmuş bir araç olsun. satıcı size ilk aracı gösteriyor, siz ekspertiz yaptırıyorsunuz araç düzgün fiyat cazip almaya karar veriyorsunuz daha sonra notere giderek işlemlere başlıyorsunuz. satıcı arabada bir şey unuttum diyerek aracın başına gidiyor diğer pert aracı getirip park ediyor bu arada siz benzer plaka veya plakası sağlam araca takılmış pert aracı gördüğünüzden sorun yok diye düşünebilirsiniz. pert araçla düzgün araç yer değiştirdikten sonra siz satışı üzerinize alıp pert araçla gidiyorsunuz. bu hikayeyi youtube üzerinden de izleyebilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?time_continue=385&v=J2sWSRHUkjI 2. hikayeyi ve daha sonraki hikayeleri bu sayfa ilgi görürse devam edeceğim. saygılar. |
|
Araştırmalar, ortam ile hasta sağlığının birbiri ile bağlantılı olduğunu gösteren çok fazla bulguyu açığa çıkarmaktadır. Bundan dolayı yaşam alanlarındaki tasarımın önemi tıbbi alanda gittikçe artmaktadır. Hastaneler, uzun dönem bakım evleri ve diğer tıbbi tesislerdeki eski, tümüyle beyaz tasarım düzenlemeler herkesin üzerinde bilindik etkiler bırakmaktadır. Günümüzde bunun yerini sakinleştirici ve hastaların psikolojik durumunu iyileştirmeye yönelik unsurlardan oluşan düzenlemeler almaktadır. Tıbbi tesislerin fiziki ve estetik tasarımının odak noktası, hastaların rahatına uygun ortamların yaratılmasına kaymaktadır. Özellikle Alzheimer hastalarının yaşam alanlarındaki tasarımlarında onların özel ihtiyaçları ve güvenliklerinin dikkate alınması gerekir. Birçok Alzheimer hastası bir aile ferdinin veya günlük ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayan bir başka yakınının evinde yaşamaktadır. Eğer evinizde yaşayan bir Alzheimer hastasının bakıcısıysanız, evinizde profesyonel Alzheimer bakım evlerinde kullanılan bazı tekniklerden faydalanabilirsiniz. Hastanın güvenlik duygusunu sağlamanın ve kafa karışıklığını azaltmanın bir yolu evinizin tamamında görsel ipuçları veya anımsatıcılar bulunmasıdır. Bazı Alzheimer bakımevleri, her hasta odasının girişine, kendi odalarının yerini bulması, birbiri ile aynı kapıların bulunduğu koridorlarda karşı karşıya kaldığında hissedebileceği kafa karışıklığını ortadan kaldırması konusunda yardımcı olabilecek ve hastanın kendini evinde hissetmesine katkıda bulunabilecek hatıraları tetikleyebilecek ve kişisel hatıraları içeren kapılı vitrinler kurmaktadırlar. Hastanın odasının kapısında ona ait kişisel bir şeyi sergileyerek evinizde de benzer bir uygulama başlatabilirsiniz. Bu bir vitrin olabileceği gibi aşina olunan bir sanat çalışması veya bir fotoğrafta olabilir. Evinizde göz önüne serebileceğiniz diğer bir görsel, hastaya belirli işleri hatırlatan işaret veya anımsatıcılardır. Örneğin, mutfağa insanların yemek yediğini gösteren bir resim veya bir yemek resmi asabilir veya ön kapıya hastaya kapıyı kilitlemesini hatırlatan bir işaret yapıştırabilirsiniz. Renk ve şekiller de Alzheimer bakım evlerinde sükunet duygusunun yaratılması için stratejik olarak kullanılmaktadır. Belirli sayıdaki renk düzenlemeleri bunun için uygundur. Pastel renkler, Alzheimer hastaları için uygun bir ortam oluşturmada parlak, canlı renklere oranla daha fazla tercih edildiği görülmektedir. Benzer şekilde, sönük kalıplar, bolca tezat renkleri olan hareketli kalıplara tercih edilmektedir. Farklı odalarındaki değişik duvar renkleri, hastaya hangi odada hangi faaliyetin yapıldığını hatırlatan anımsatıcılar olarak hizmet görebilir. Bazı Alzheimer gündüz bakım evleri, hastaların ilgi duydukları nesneleri karıştırma, onlara bakma ve dokunma isteklerini tatmin eden, cezbedici öğelerden oluşan birer kutu sunmaktadırlar. Bu tür bir kutu hastaya ait dotoğraf albümleri, oyuncaklar, gazeteler ve hatıraları içerebilir. Hastaya keşif için tatmin edici bir çıkış sağlamak uyarıcı olabilir ve evinizin başka bölümlerini keşfetmesini engelleyebilir. Duvara asılan ve masa üzerlerine konulan nesnelerin mümkün olduğunca emniyetli bir şekilde sabitlenmesi en iyisidir. Memnun edici bir ortamın özellikleri büyük oranda bir kişisel tercih meselesi olmakla beraber, yakınınızın durumunu göz önünde bulundurarak ortamın değiştirilmesi hem hasta hem de evin diğer fertleri üzerinde olumlu etkiler bırakabilir. Kapsamlı Bilgi İçin Tıklayınız |
|
I ve II evre yatak yaraları genellikle hastanın iyi bakımı, yaranın kapsayıcı ve titiz bakımı ile birkaç hafta ve/veya birkaç ay içerisinde iyileşir. III ve IV evre yatak yaralarını iyileştirmek daha zordur. TEDAVİ EKİBİ Yara Bakımı genellikle multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Ve bir yara bakımı ekibinin üyeleri şunlar olmalıdır: Hastanın tedavi planını denetleyen primer hekimi Yara bakımı konusunda uzmanlaşmış bir hemşire Hastaya uzun dönemde bakım verecek ve aileye bu konuda doğru bilgileri paylaşacak profesyonel bir hasta bakıcı Hareket kapasitesini arttırmaya yardımcı olan bir fizyoterapist Beslenme ihtiyaçlarını gözlemleyen ve uygun diyeti planlayan diyetisyen Cerrahi işlem gerektiren durumlarda plastik cerrah BASINCIN AZALTILMASI Yatak yarası tedavisinde ilk adım yatağa sürekli temas eden bölgedeki baskıyı azaltmaktadır. Stratejiler şunlardır; Pozisyon Verme: Eğer bir yatak yarası varsa hastaya düzenli olarak doğru pozisyonlar verilmelidir. Eğer hasta tekerlekli sandalye kullanıyorsa 15 dk. bir ağaırlığını diğer tarafa vermeli, saatte bir de pozisyonu değiştirilmelidir. Eğer yataya bağımlı bir hasta ise her iki saatte bir pozisyonu değişritilmelidir. Hastaya pozisyon verirken hastanın kapasitesi ölçüsünde desteğini isteyin. Hasta bakıcılar hastayı kaldırmak ve pozisyon vermek için ara çarşaf kullanabilirler. Böylelikle sürtünme ve deri harabiyeti azaltılabilir. Destekleyici Malzemelerin Kullanılması: Uygun pozisyonda hastanın yatırılması, pozisyon verilmesi, yara ve cildin basınçtan korunabilmesi için özel yastıklar ve tamponlar kullanılmalıdır. Eğer tekerlekli sandalyede iseniz köpük, hava ve su dolu yastıkları tampon olarak kullanabilirsiniz. YARALARIN TEMİZLENMESİ VE ÖRTÜLMESİ İyileşmeye yardımcı olan bakım modeli aşağıdakileri kapsamalıdır; Temizlik: Enjeksiyonu engellemek için yarayı temiz tutmak temel esastır. Eğer deri bütünlüğü bozulmamışsa (I. Derece ise) kibarca cildi biraz sabun ve su ile yıkayın ve ped ile kurulayın. Pansumanı her değiştirdiğinizde yarayı serum fizyolojik ile temizleyin. Yarayı Kapatmak:Yarayı kapatma işlemi yarayı nemli tutarak enfeksiyona karşı bariyer oluşturur ve yarayı çevreleyen dokunun kuru kalmasını sağlar ve bu sayede yaranın iyileşmesini hızlandırır. Yara kapatma seçenekleri gazlı bezler, jeller,yara filmleri,barrier kremler olabilir. Bu malzemelerin birleşimi de yara pansumanı için kullanılabilir. Doktorunuz, yaranın büyüklüğü ve ciddiyetine, akıntısına ve kullanılan malzemenin yerleştirilme ve çıkarılma kolaylığına göre bunun gibi birçok değişkeni göz önüne alarak bir yara kapatma mazlemesi seçer. ZARAR GÖRMÜŞ DOKUNUN UZAKLAŞTIRILMASI (YARA DEBRİDMANI) Düzgün bir iyileşme için yaraların zarar görmüş, ölmüş ve enfekte olmuş dokularından kurtarılması gerekir. yara debridmanı hastanın genel durumu, tedavinin amaçları ve yaranın ciddiyetine göre birçok farklı metod uygulanarak yapılır. Cerrahi Debridman: Ölü dokuları keserek uzaklaştırma Mekanik Debridman: Yara artıklarını gevşetir ve uzaklaştırır. Bu işlem basınçlı irrigasyon cihazları, düşük frekans ultrason veya özel pansuman malzemeleri ile yapılabilir. Otolitik Debridman: Vücudun doğal işleyişinde enzimlerin ölü dokuyu yok etme becerisi kullanılarak yapılır. Bu metod enfekte olmamış ve küçük yaralar için kullanılır. Enzimatik Debridman:Kimyasal enzimlerin kullanılması ve ölü dokuyu yok eden uygun yara kapatma malzemelerinin seçimleri ile yapılır. DİĞER MÜDAHALELER Uygulanabilecek diğer müdahaleler; Ağrı Yönetimi: Yatak yaraları ağrılı olabilir.Ibuprofen ya da naproksen v.b. gibi lonsiteroid antienflamatuar ilaçlar ağrıyı azaltabilir. Bu ilaçlar debridman işlemi ve pansuman değişimlerinde çok yararlı olabilir. Bu işlemler için aynı zamanda ağrı kesici kremlerde kullanılabilir. Antibiyotikler: Enfekte olmuş yaralarda krem ya da ağız yoluyla alınan antibiyotikler tedaviye destek olur. Sağlıklı Bir Diyet: Yara iyileşmesini hızlandırabilmek için doktorunuz vitamin ve minerallerden zengin kalori ve sıvı desteğini arttıran yüksek protein diyeti önerilebilir. Hastanın C vitamini ve çinko içeren takviye besinler alması tavsiye edilir. İdrar ve Dışkı Kaçırma (İnkontinans): Mesane ve bağırsaklardan kynaklanan kaçırma problemleri deride bakteri ve fazla nemlenmeye sebebiyet vererek enfesksiyon riskini arttırır. İnkontinans ile mücadele yara iyileşmesini hızlandırır. Hastaya idrara çıkışta yardımcı olmak, sık sık alt bezi değiştirmek sağlıklı deride koruyucu losyonlar kullanmak ve idrar sondası kullanması uygulanabilecek stratejilerden bazılarıdır. Kas Spazmının Giderilmesi: Spazma bağlı sürtünme ve zedelenme yatak yaralarının kötüleşmesine sebep olur. Bu durumlarda kas gevşeticiler faydalıdır. Negatif Basınç Tedavisi (Vakum Destekli Kapatma - VAK Uygulaması): Bu tedavi de temiz yaraya negatif basınç uygulayan (emme fonksyonu) bir cihaz kullanılır. Bzı bası yaralarının tedavisinde iyileşmeyi hızlandırır. CERRAHİ İyileşmesi sağlanamayan yatak yaralarında cerrahi işlem (ameliyat) gerekli oılabilir. Cerrahi uygulamalardaki amaç yaranın hijyeni ve görünüşünü iyileştirmek, enfeksiyondan korumak ve tedavi etmek, yaradan sıvı kaybını azaltmak ve kanser riskini düşürmektir. Eğer cerrahi girişim gerekiyorsa, uygulanacak yönteme, yaranın bulunduğu yer ve skar dokusunun olup olmadığına göre karar verilir. Genel olarak, birçok yatak yarası alttaki kemiğe tampon olacak şekilde kas, deri ve diğer dokular kullanılarak kapatılır. Yatak yarası tedavileri ile ilgili sertifikalı yara bakım hemşiremizin sizleri ziyaret etmesini isteyebilir ve profesyonel destek için Medical Center sitemizi ziyaret edebilirsiniz. |
|
Nitelikli bir hemşirelik hizmeti, sevdiklerinize evlerinde veya bulundukları yerde sağlık hizmetlerine kolayca ulaşmanızı sağlar. Sevdiklerinizin tüm hemşirelik ihtiyaçları Medical Center’ın uzman lisanslı hemşireleri tarafından sağlanır. Medical Center hemşirelik hizmetleri 12 saat / 24 saat sürekli olarak sunulabileceği gibi sadece işlemi gerçekleştirmeye yönelik kısa süreli olarak da sağlanabilir. Medical Center ofisini arayıp talebinizi ilettiğinizde konusunda yetkin uzmanlarımız sizi en doğru şekilde yönlendirecektir. Eğer talebiniz; evde bir serum takılması, enjeksiyon (iğne) yapılması, pansuman hizmeti, sonda uygulaması, kan alımı gibi işlemler ise bu hizmetler Medical Center'ın mobil hemşireleri tarafından hızlıca ihtiyacınıza çözüm olur. Peki ya uzun süreli hemşirelik hizmetleri? Geçirilmiş önemli ameliyatlar, yoğun bakım sonrası kullanımı zorunlu cihazlar, son dönem kanser evreleri sevdikleriniz için birebir hemşire desteği almanızı gerektirir. Aile, arkadaşlar ve birebir hemşire desteği ile siz ve sevdikleriniz kendinizi güvence altında hissedersiniz. Medical Center'ın yoğun bakım deneyim ve sertifikasına sahip hemşireleri hastanızın tüm sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının giderilmesi, motivasyonun sağlanması, ilgili hekiminize raporlamanın yapılması, kayıtların tutulması ve yapılan her uygulamadan sizleri bilgilendirmekle sorumludur. Uzun dönem hemşirelik hizmetlerinde hemşirelerimizin daha verimli ve aktif olmaları amacıyla 12 saatte bir nöbet değişimlerini sağlanır, hastamız için ihtiyaç duydukları her türlü tıbbi cihaz ve sarf malzemeler tarafımızdan temin edilir. Hizmet devam ettiği sürece, Medical Center Bakım Hizmetleri Sorumlusu ve Evde Bakım Hekimi hizmeti sürekli olarak denetler, haftalık vaka toplantılarında tartışır ve sürece aileyi dahil ederler. Sevdikleriniz için Medical Center'ın şefkatli, deneyimli ve profesyonel sağlık çalışanlarına güvenin. Kurum gözetimi olmadan alacağınız sağlık hizmetleri sevdiklerinize zarar verebilir ve nitelikli bir hizmet olarak kabul edilmez. |
|
İSTANBUL MEDİCAL CENTER EVDE BAKIM VE SAĞLIK HİZMETLERİ İnsanlar hayatının büyük bir kısmını, sanki bir gün bu dünyadan ayrılmayacakmış gibi geçirir. Ömrümüzün son dönemlerini geçirdiğimiz zaman birimi ileri yaş hastalıklarıyla uğraşarak geçer gider. Bazen de bu hastalıklar bizi yatağa mahkum hale getirir. Tüm bu yaşanabilecek ihtimallere çare olarak Türkiye’de emekleme döneminde olan sağlık alanını ele alıyoruz. Evde Bakım Sağlık Hizmetleri… Bunun için İstanbul Medical Center Evde Bakım ve Sağlık Hizmetleri Mesul Müdür’ü Dr. Tayyar Vardar’a kulak veriyoruz. Dr. Tayyar Vardar kimdir sizleri tanıyabilir miyiz? 1969 yılında İstanbul’da doğdum. 1980 yılında TED Karadeniz Ereğli kolejinden, 1997 yılında Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 1997-200 yılları arasında Yalova’da kendi muayenemi kurdum. 1999 Marmara depremi ardından bölgede uzun süre faal olarak görev aldım. 2000-2003 yılları arasında Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde sağlık müdürü olarak görev yaptım. 2003-2009 yılları arasında İstanbul İl Ambulans Servisi’nde çalıştım. Bu süre içinde Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) eğitimi, İlk Yardım Eğitmen Eğitimi, Travma ve Resüsitasyon ile Çocuklarda İleri Yaşam Desteği, Travma ve Resüsitasyon kurslarını tamamladım. 2005 yılında Pakistan’da meydana gelen depremin ardından bölgeye giderek yaralı ve hastaların tedavi çalışmalarına katıldım. Kurucusu olduğum Özel İstanbul Medical Center Evde Bakım Merkezi Mesül Müdürüyüm. Aynı zamanda Medipol Üniversitesinde Evde Yaşlı Bakımı dersleri veriyorum. Evde bakım ve sağlık hizmetleri nasıl bir ihtiyacı karşılamakta? Öneminden bahseder misiniz? İstanbul Medical Center Evde Bakım Merkezi, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmıştır. Tamamen evde bakım hizmetleri vermesi amacıyla ruhsatlandırılmış yüzde yüz yasal bir kurum. Bu da bize evde sağlık ve sosyal hizmet verirken yetkili olma ayrıcalığı veriyor. Evde Bakım ihtiyacı şuradan doğdu; Eskiden geleneksel metotlar vardı. Evdeki yaşlı ve büyükler için evdeki gelin yada gelinlik çağdaki kızlarımız doğal bakıcı görevini üstlenirdi. Modern hayatın getirdiği bazı gerekliliklerden ötürü, bazı geleneksel şeyler yapılarını terk edip profesyonelliğe geçmek zorunda kaldı diye düşünüyorum. Aksi takdirde aileyi bir arada tutmak güçleşiyor. Bir yakınımızın sağlık sorunlarınız için dahi olsa, sizin mahreminizle ilgilenmesini istemezsiniz, yeri gelir ondan bir bardak su isterken çekinirsiniz. Yaşlı için düşündüğümüzde kapısı kapatılmış torunlarının odasına sokulmadığı bir hastamızı düşünün. Diğer taraftan da tüm bu sorunların çözümü için bir takım profesyonel kişilerin hem hastayı hem de aileyi güç durumlara düşürmeden eksiksiz bir bakım hizmeti düşünün. Hastanedeki tüm imkanları eve getiriryor. Böyle olunca da, hem hasta hem aile sosyal hayata yaşadığı hayatı daha kaliteli bir şekilde sürdürüyor ve aileyi bir arada tutuyor. Genel olarak bakıdığında yaşam bir süreçtir. Bu sürece baktığınızda evde bakımı şöyle tanımlamak isterim; insan yaşamının her sürecinde sağlık ve sosyal hizmetlerin hastanın yanı başında planlanmasıdır. Her yaştan insana sorulduğunda “ömrünüz boyunca kaç kere hastaneye gittiniz” denildiğinde sayabilir: 15, 20, 30 diyebilir. Ama insan hayatının en büyük bölümünü evde geçirir. Hastane süreçleri kısa süreçlerdir. Tanı konulması, hastayı stabilize edilmesini kapsayan süreçlerdir. Hastanede yarım saat geçirirsiniz. Bilemediniz üç gün beş gün… ama sonunda yine sağlığınıza kavuşmak için, uzun dönemi evde istirahat ederek geçirirsiniz. Biz hekimler olarak tıbbı üçe bölüyoruz; tedavi hizmetleri, koruyucu önleyici hekimlik ve rehabilitasyon. Tedavi edici dediğimiz zaman hastaneleri düşünebiliriz. Ama koruyucu hekimlik hayata dairdir. Bir hastanın evde düşmemesi için yapacağınız bir şey koruyucu hekimliktir. Enfeksiyon kapmaması için evde alacağınız önlemler koruyucu hekimliktir. Hastalıktan korunmak için hijyenin sağlanması, evdeki sistemlere ait bir takım çözümler, hayatınızı sağlıkla planlarken aslında çevrenizi ve evinizi koruma altına almanız gerekiyor. Avrupa’daki ortak akıl şu yönde: “Biz toplum olarak yaşlanıyoruz. Biz yaşlandığımız zaman ne yapacağız?” Bu sebeple çalışırken sigortalarını öderler. Belki yüksek prim öderler ve çoğu Avrupalı bu parayı neden ödediğini bilir. Bilir ki, ayda 10 bin Euro gideri olsa bile devlet bu gideri geliştirilen sistem sayesinde karşılayacak. Dünyadaki gelişmiş ülkelerde devletin sağlık hizmetlerinin, hastanın yaşı ne olursa olsun yada yaşamının sonuna yaklaşmış dahi olursa olsun bir ihmalkarlık, hizmet eksikliği ve umursamazlık gibi bir durumla karşılaşmaz. Hastanın yaşamının sonuna kadar tüm gerekli sağlık hizmetleri kişinin ödemiş olduğu primler kapsamında yer alır Bize evde bakım hizmetlerini tanımlar mısınız? Biz tedavi sürecinin merkezine hastamızı ve hasta ailemizi alırız. Bu yöntemi kendi profesyonel ve multi disiplinler bir sistemimizle gerçekleştiririz. Çünkü evde bakım hizmeti sağlık ve sosyal ihtiyaçlarını karşılandığı komple bir sistemdir. Tanıda doktor muayenesi, laboratuvar, eko, evde film çekimi gibi imkanlar sağlanır. Örneğin, evde çekilen filmler dijital ortamda saklanabilir özelliktedir. İstenirse aile bireylerinin cep telenuna bile aktarılabilir ve böyle bir arşivleme sistemi de tarafımızda mevcuttur. Siste sayesinde hastanın takibide yapılır. Sağlık hizmetlerinde İstanbul Medical Center’ı farklı yapan nedir? Bizim toplumsal olarak gözden kaçırdığımız noktalar var. Eğer sağlık çalışanı olarak hastayı ve ailesini sosyal olarak motive etmiyorsanız, tedaviyibaşarıyla sonuçlandırmanız mümkün değildir. Bu çok açık ve nettir. Bizi farklı yapansa, tedaviyle beraber hastayı ve ailesini sağlık tarafında da sosyal anlamda da iyileştirme sürecine almak. Çünkü kaliteli yaşam her insanın hakkı. Bizim ev ziyaretlerimiz oluyor. Her meslekte güven muhakkak önemlidir, fakat sağlıkta güven hiçbir meslekteki güven duygusuna benzemez. Çünkü konu olan insan hayatıdır. Bu yüzden biz ev ziyaretlerimizde hastalarımıza sağlık bakanlığından aldığımız ruhsatı bir güvence unsuru olarak açıklarız. Aynı zamanda hastalarımıza kurumsal hijyen politikamızı, adli kontrol sistemimizin getirdiği hasta suistimali gibi durumların yaşanmayacağını belirtiyoruz. Bu işi profesyonellerle yaptığımızı ve bunun sonucuda sağlık bakanlığından ruhsat verildiğini kendilerine ve ailelerine iletiyoruz. Yasal oalrak bu işi yaptığımız için, tüm hasta ve yakınlarına olası aksaklık yaşanan durumlarda kurumumuzu sorgulama hakları olduğunu ifade ediyoruz. Evde bakım ve sağlık hizmetleri kendi başına hastanın iyileşmesi için yeterlidir diyebilir misiniz? Evde bakım hizmetinde sürecin tamamını merkezinde hasta ve hasta yakını yönetir. Bu, dışardaki hasta hizmetlerinde böyle değildir. Hastaneye gittinizle neyin nasıl olacağını kestiremeyebilirsiniz. Biz hastanelerden farklı olarak hastalarımıza ve yakınlarına eğitimler veriyoruz. İşimizin aslında en büyük kısmı o da diyebiliriz. Şuan günccel olarak devam eden eğitimlerimiz arasında ALS hastalarının eğitimi var. Bu projemizi Sabancı Üniversitesiyle yürütüyoruz ve tamamen ücretsiz bir eğitim. Burada şunu da eklemek istiyorum. ALS hastalığına dikkatleri çekmek için geçmiş dönemde yapılan “Bir Kova Buz” etkinliği dikkat çekmeyi başardı. Fakat hala bu sorunla mücadele için bir aktif çözüm getiren farkındalık oluştu diyemeyiz. Yine günümüzde çok popüler olan anne bebek eğitimlerimiz var. Yeni doğum yapmış annelerin, o süreci nasıl atlatacaklarına dair bilgilendirmeler içeren eğitimler. Bizim toplumumuzda da artık sıklıkla görülmeye başlayan Alzheimer hastalığına karşı, eğitimlerimiz var. Eğitimlerin devamlılık periyodu ise hastalığa ve hasta isteğine göre değişebilmekte. Biz tüm bu hizmetleri hasta ve hasta yakınına yerinde veren bir kuruluşuz. İstanbul Medical Center aynı zamanda kurumsal şirketlerin de çözüm ortaklığını da yapmakta. Çünkü bir hastane, hastaları için evde sağlık hizmeti veremez. Hastane hizmetleri arasında bu yoktur ve yasaktır. Ama doğum yapmış bebeklerine anne bebek eğitimi verdirebilir. Bazı hastanelerin ameliyat sonrası evde kontrolünü biz yapıyoruz. Hizmet verdiğimiz hastaneler arasında örneğin, John Hopkins, Liv Hospital, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Amerikan Hastanesi, Memorial Hastanesi gibi daha birçok hastane ve kuruluş var. Ayrıca bir de ‘asistance kurumlar’ mevcut. Bu ‘asistance kurumlar’ için de hizmet verebiliyoruz. Sizce toplumumuzda evde bakım hizmetleriyle alakalı yeterli bir bilinç olmuş durumda mu? Toplum kendi haklarını bilmediği için ihtiyaçlarını talep edemiyor. Burada kamu tarafının hastalara yaklaşımında da samimi duruşa ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Söz gelişi özürlü vatandaşlarımıza “engelli” demekle sadece yüzeysel anlamda bunu değiştirmekle iş bitmiyor. Eğer özel sigortanız varsa, sigorta şirketiniz 8 haftaya kadar evde bakım hizmetinizi öder. Siz özel sigorta yaptırırsınız bu trafik kazası olabilir, trafik sigortası olabilir bunlar iki aya kadar evdeki bakım hizmetlerini öderler ama çoğu kişi böyle bir hakkının olduğunu bilmez. Bir tarafta uçakla iki saat mesafedeki ülkede 20 bin evde bakım merkezi. Bir tarafta 20 adet Evde Bakım Merkezine ulaşamayan bizim ülkemiz… Şimdi burada sorun hastada kaynaklanmıyor. Dışarıya baktığımızda 100 senelik bir sistemden bahsediyoruz. Buradaki eksiklik toplumun bilinçlendirilmesinde başlıyor. İnsanlarımız, kendi sağlıklarına yapacakları yatırımı her zaman en son sıraya yerleştirdikleri için, günü geldiğinde bu hizmetlere muhtaç olduklarında maalesef yeteri kadar hizmetlerden yararlanamıyor. Çünkü bu hizmetler bizim ülke standartlarımız için yüksek ve bütçe gerektiren bir maliyet olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden her insanın bir gün bakıma muhtaç olacağı gerçeğini gözden kaçırmayarak, önceden sağlıklarına ve ileriki dönem yaşlılıklarına yatırım yapmalarını tavsiye ediyoruz. Evde bakım gören hasta ve hasta yakınlarının sorunları neler? Evde bakım hastaları, çok zor hayatlar yaşıyorlar. Hastalıktan kaynaklanan ihtiyaçlar devlet tarafından hastanelerde karşılanıyor… Evet. Bizim en büyük istediğimiz, evde bakım hastalarımızın da devlet hastanelerinde yararlandığı güvencelerin bizim hizmetlerimizde de yararlanabilmesi. Devlet bunu karşılamak yerine, evde hasta bakan işsiz kişilere, hasta bakım parası adı altında, gerçekten bir hastanın ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılayamayacak miktarda nakdi yardım yapıyor. Ben bu konuda toplumsal farkındalık adına evde bakıma ihtiyaç duyan hastalarımızın ya da yaşlılarımızın yanında bir gün geçirmeyi denemeye davet ediyorum herkesi. Bunu yaptıklarında ne kadar zor hayatlar yaşadıklarını görecekler ve hissedeceklerdir. Türkiye’de sağlık alanındaki sorunlar denildiğinde ne söylemek istersiniz? Türkiyede yaklaşık 50 bin doktor açığı var bu yüzden Türkiye’de kamuda çalışan doktorlar, vergi mükellefi olsa dahi kamuda çalışıyorsa başka hiçbir yerde çalışamaz. Dolayısıyla bütün hekimler hemen hemen kamuda çalışıyor Sağlık kurumları arasında ayaktan ve yataklı hizmet veren kurumlar var. Hastaneler, tıp merkezleri, polikilinkler, güzellik merkezleri bunlar hep sağlık müdürlüğünden ruhsat almak zorunda olan kurumlardır. Kızılay, ambulans personelleri ve evde bakım merkezleri aynı şekilde ruhsatlandırılan kurumlar arasında. Bir hasta tercih eder özel veya devlet hastanesinde ameliyat olursa, yatışın ardından taburcu olduğunda, bir sağlık hizmetine ihtiyaç duyuyorsa, biz hastamıza hizmet götürebiliyoruz. Diyelim ki; hekim reçete yazdı. 20 iğne, 10 serum verdi. Kaza geçirmiş bir ay sonra alçı açılacak vs. böyle hastalar için evde doğacak ihtiyaçlar mevcut. Bu gibi sağlık ve sosyal hizmetlerin karşılaşabilmesi içinde Evde Bakım Merkezi gibi merkezlere ruhsat verdi. Dolayısıyla ya hastanede ya da evde hizmet alınması gibi yasal bir prosedür mevcut. Bunun haricinde bakanlığın ruhsatlandırdığı aracı kurum gibi bir kurum olamaz. Bakanlık bu noktada şunu gözetiyor: “Ben denetleyebileyim, vatandaş hiçbir noktada suistimal edilmesin” diyor. Çünkü bunlar idari mevzular, kanun savcının avukatın dayanak gösterebileceği idari yönetmelikler olması lazım, neye göre karar vereceğini belirlemesi lazım. Çıkarttıkları idari yönetmeliklere göre iş sağlık sektörü için aracılık hizmeti veren bazı kuruluşları, bu idari yönetmeliğe aykırı gördüğümüz için sağlık bakanlığına ve il sağlık müdürlüğüne bildiriyoruz. Sağlık sektöründe kendi branşınız penceresinden baktığınızda gelişmiş ülkelerle ülkemizi mukayese ettiğinizde gördüğümüz önemli husular neler açıklar mısınız? Gelişmiş ülkelerde, Amerika ve Avrupa’da en büyük istihdam oluşturan ve hizmet ağı en büyük sektör. Time dergisine göre 100 yılın beş büyük mesleğinden birisi. Bu meslek dünyada ve gelişmiş ülkelerde hala çok popüler… 100 senedir gelişmekte olmasına rağmen, sağlık sektöründe en önemli meslekler konumunda. Çok geniş kapsamlı olmasının birkaç sebebi var; çünkü verdiğimiz hizmet sağlık hizmeti, sosyal hizmetler ve piskolojik rehabilitasyon. Amerika’da 20 bin tane Almaya’da 17 bin tane evde bakım merkezi var. Şu anda Türkiye genelindeki ilerde ise bu rakam 20 rakamına bile ulaşmış durumda değildir. Aynı zaman da eksiklik olarak şunları söyleyebilirim. Ülkemizde bu işi yapabilecek eğitimli personel açığımız var. Özellikle hemşire ve profesyonel hasta bakıcı anlamında ciddi eksiğimiz var. Bazen gittiğim konferanslarda kendi mesleğimle ilgili akedemik insanların ulusal yayınlardan çevrilen sunumları dinliyorum ve onlara şunu sormadan da edemiyorum; “Siz sistemi yönetmelikler vasıtasıyla bildiğinizi zannediyorsunuz ve yaptığınız bilgilendirmelerle sektöre yön vermeye çalışıyorsunuz.” Fakat haklı olarak beklentim bu kişilerin bu işi meslek edinmiş insanlardan da neden fikir alma tenezzülünde bulunmadıkları? Bu mesleği Türkiye’de yapan var mı? Varsa da nasıl yapıyor diye hiç sormuyor ve araştırmıyorlar mı? Biz akademik insanların kitaptan bakıp anlattıkları yöntemleri yıllardır zaten uyguluyoruz ve bunu yaparak mesleğimizi devam ettiriyoruz. Burada bir birikim mevcut. Bundan faydalanma gibi bir düşünceleri olmadığı için üzülüyorum. Hatta üzülerek söylemek isterim ki; mesleğimiz üzerine olan tıp konferanslarında anlatılanlar da zaman zaman yanlış bilgiler ve eksik bilgilerde aktarılıyor Bu insanlar, üniversitelerde bölüm açarak buraya yerleştirdikleri öğrencileri deneyim kazandırmadan mezun ettiler. O öğrenciler şimdi işsiz olarak sizin, bizim aramızda. Maalesef herkes her işi “iyi bildiğini” idda ettiği için sektör ve sağlık sistemimiz bu durumda. İstanbul Medical Center evde bakım ve sağlık merkezinde tüm operasyonlarda görev alan kişi sayısı nedir? Bu sistemin içinde branş hekimleri var örneğin; dahiliye, göğüs hastalıkları uzmanı, nöroloji, ortopedi, fizik tedavi gibi. Branş hemşirelerimiz var; onkoloji hemşiresi, cerrahi hemşiresi, bebek hemşiresi, yoğun bakım hemşiresi, fizyoterapistler, diş hekimi, hasta bakıcılar, sağlık destek personelleri, diyetisyenler var. Bu kadrolarla hastaların tanısı tedavisi ve takibi yapılıyor. Toplam sayısı 100 kişiyi bulan bir ekibimiz var diyebiliriz. İstanbul Medical Center’ın alt yapı anlamında bu sektöre katkısı nedir? Türkiye’de Evde Bakım sektörü için özel yazılım geliştiren ilk firmayız. Aynı zamanda kurumsal çözümler için de ayrı bir yazılım geliştirdik. Kurumların beraber yürüttüğümüz işlemler için, yaptığımız iş paylaşımlarımız için ihtiyaç duyduğu raporlar mevcut. Finansal raporlar, hizmet raporları, eğitim verileri kurumsal açısından önemli olduğu için ortaya çıkabilecek karışıklıkları önlemek için sadece bu sektöre özel yazılım geliştirdik. Sadece bu yazılım geliştirme ve ARGE için 60 bin TL civarında yatırım yaptık. İstanbul Medical Center’ın merkezinin önümüzdeki dönemde hedefi neler? Bizim iki tane önemli hedefimiz var. Birisi Türkiye’de rehabilitasyon merkelerinin gelişimine ve yerleştirilmesine önemli bir yer edinmek istiyoruz. Türkiye’de bizim bakış açımıza göre tam anlamıyla hastane tedavi hizmeti tesis edebilen rehabilitasyon merkezlerimiz, maalesef henüz yoktur. İkincisi de kalite ve katma değeri yüksek sağlık turizmi yapmak. Biz bunun için gerekirse tüm yatırımları yapmaya hazırız. Biz vizyonumuzu bu anlamda geniş tutmaya çalışıyoruz. Hangi Maygold hizmetlerinden yararlanıyorsunuz? Biz İstanbul Medical Center olarak 8 aracımızla TSS hizmetlerinden yararlanıyoruz. Yakıt alımlarında hizmetlerinizi tercih etmemizdeki en önemli nedenlerden ilki, güven ilişkisini tesis etmesi. Bu güven ilişkisi aynı zamanda kafanızda olası yaşanabilecek yakıt alımlarındaki suistimal soru işaretlerini kaldırıyor. İkincisi Maygold’un konuyla ilgili samimiyeti, hızlı çözüm üretmedeki samimiyeti ve çözüm yollarını ararken ki ilgi, alaka düzeyi. Üçüncüsü de, bize kurumsal işleyişte bir akıcılık getirdi. Kesintisiz bir katkısı var diyebilirim. Bizim işimiz belli bir noktadan sonra araçlarla ilerliyor. Hastalarımızın kendi evlerinde hizmet veriyoruz. Hızla oraya ulaşmamız gerekiyor. Hastalarımızın ihtiyaçları oluyor. Dolayısıyla işimizi tamamlayan unsurlar bir bakıma kullandığımız vasıtalar. Bu yüzden kesintisiz hizmet almak bizim için önemli. Maygold Petrol Shell TTS ile de işimizi yarım kalmadan devam ediyor. İSTANBUL MEDİCAL CENTER EVDE BAKIM VE SAĞLIK HİZMETLERİİSTANBUL MEDİCAL CENTER EVDE BAKIM VE SAĞLIK HİZMETLERİ |
|
2009 yılından bu güne Medical Center, Türkiye genelinde ailelere evde sağlık / bakım ve eğitim hizmetleri veren bir sağlık kuruluşudur. Evde bakım merkezimiz, mümkün olan en iyi, en kaliteli ve en üst düzeyde evde bakım hizmetlerini ailelere sunmayı hedef edinmiştir. Sizler, sevdikleriniz için saygı, sevgi ve şefkat duygusu içerisinde hizmet verecek nitelikli, profesyonel bir evde bakım hizmetine ihtiyaç duyuyorsanız, biz size yardımcı olabiliriz. Medical Center ekibi son derece eğitimli ve konularında yetkin kişilerdir. Medical Center ofisi hizmet taleplerinizi iletebilmeniz, sağlığınızla ilgili tüm soruları danışabilmeniz ve sorunlarınıza hızlı çözüm bulabilmeniz için 7/24 telefonlarınıza cevap vermektedir. Dilediğiniz zaman sağlık profesyonellerimizden eğitim hizmetleri, kısa süreli hizmet veya uzun süreli hizmet (12 saat/24 saat) taleplerinde bulunabilirsiniz. Hizmet koordinasyon birimimiz tüm sağlık ihtiyaçlarınızın çözümünde sizlere en iyi hizmeti organize edecektir. Peki, kısa süreli ve uzun süreli hizmet ne demektir? Hangi hizmetleri içerir? Kısa süreli hizmetler ; Sahada bulunan mobil ekiplerimiz (hemşire ve hastabakıcılar) ile hastaların bulundukları ortamda (ev, işyeri), ihtiyacı olan sağlık hizmetlerinin verilmesidir. Bunlardan enjeksiyon, serum uygulama, pansuman, sonda uygulama, laboratuar tetkikleri, kan alma hizmetleri mobil hemşirelerimiz tarafından gerçekleştirilen kısa süreli hizmetlerdir. Evde banyo hizmeti, kişisel temizlik, kısa süreli refakat gibi hizmetler ise hastabakıcılarımız tarafından gerçekleştirilen kısa süreli hizmetlerimizdir. Sizler sevdiğiniz yakınlarınız için böyle bir hizmete ihtiyaç duyduğunuzda Medical Center ofisini arayarak hizmet talebinizi iletebilirsiniz. Telefonunuza cevap veren Hizmet Koordinasyon ekibi sizlerden detaylı tüm bilgileri (hastanızın adı- soyadı, hastalığı, reçete sorgulaması, adres bilgileri vs.) alarak talep etmiş olduğunuz gün ve saatte hemşire veya hastabakıcılarımızın organizasyonunu sağlayacaktır. Gerçekleştirilen hizmete ait tüm kayıtlar web tabanlı sistemimizde kayıt altına alınır ve dilediğiniz zaman hastanızla ilgili bu kayıtlara erişebilirsiniz. Uzun süreli hizmetler ; Sevdiğiniz kişinin hastanede tedavisi devam ediyor fakat eve mi çıkarmak istiyorsunuz? Kalça kırığı operasyonları veya felç sonrası sevdiğiniz kişinin tam bir profesyonel bakıma mı ihtiyacı var? Ya da son dönem kanser hastalıklarında sevdiğinizin yaşam kalitesini mi yükseltmek istiyorsunuz? Bu ihtiyaçlarınızın tamamı profesyonel bir evde bakım merkezi tarafından sevdiğiniz kişinin bulunduğu ortamda (ev, hastane vs.) sunulan uzun süreli hemşirelik ya da hasta bakıcı hizmetleri ile sağlanabilir. Peki hemşirelik hizmetine mi yoksa hastabakıcı hizmetine mi ihtiyacınız olduğunu nasıl bileceksiniz? Medical Center ofisini aradığınızda cevap veren Hizmet Koordinasyon ekibi bu konuda çok yetkindir ve sizden hastanız ile ilgili tüm detaylı bilgileri (adı-soyadı, hastalığı, kullandığı cihazlar, talebiniz, adres vs.) alır. Ve hemen sonrasında Bakım Hizmetleri Uzmanımız sizleri hastane veya evinizde ziyaret eder. Hizmetin en yüksek kalitede sağlanması için en iyi yol Medical Center Bakım Hizmetleri Uzmanı ile aile yakınının bir araya gelmesidir. Bu ziyaret, sevdiğiniz için ihtiyaç duyulan bakım, cihazlar, zamanlama, aile veya hastanın özel isteklerini ayrıntılı bir şekilde konuşma imkanı sunar. Aynı zamanda Medical Center’a soru sormak için mükemmel bir fırsat ve bize de sizi tanımak için mükemmel bir fırsat verir. Sizlerin bu süreçlerde birçok endişelerinizin olduğunu hatta çok bunalmış ve yorulmuş olabileceğinizi biliyoruz. Her konuda sizlerle beraber olduğumuzu bilmenizi isteriz. Bakım Hizmetleri Uzmanımızın ilk ziyareti sırasında aşağıdaki konular görüşülmektedir; * Hastanın tıbbi özgeçmişi * Hastalığı ile ilgili tedavi protokolü * Fonksiyonel değerlendirme (iletişim, konuşma, psikolojik durumu) * Fiziksel kapasitenin değerlendirilmesi (hareketlilik, banyo ve inkontinans açısından değerlendirme) * Olası problemleri (Enfeksiyon, dolaşım bozuklukları, uyku bozuklukları, ağrı vs.) * Düşme riski değerlendirmesi * Bası yarası (Yatak yarası) riski değerlendirme * Beslenme risk değerlendirmesi * Yaşadığı mekanın bakım vermeye uygunluğu * İhtiyaç duyduğu cihazlar Medical Center Bakım Hizmetleri Uzmanı edindiği tüm verileri evde bakım hekiminin de katıldığı vaka toplantısında değerlendirir. Bu görüşme sonucunda sizlerin talepleri de göz önünde bulundurularak hastanız için hemşirelik hizmetinin mi, Yoksa hasta bakıcı hizmetinin mi uygun olacağına karar verilir. Ve uygun personellerle hizmet, 12 saat veya 24 saat şeklinde talep edilen gün ve saatte başlatılır. Önemli diğer bir nokta ise; hastanız eve taburcu olmadan önce, evinde ihtiyaç duyulacak tüm tıbbi cihaz ve ev şartlarının hazır hale getirilmesidir. Medical Center ekibi tüm tıbbi cihazların temini konusunda sizlere yardımcı olacaktır. Hastanızın ihtiyacı olması durumunda evde yoğun bakım ünitesi şartları oluşturulabilir. |
|
İstanbul'un tüm ilçelerinde faaliyet gösteren, yaklaşık 650 adet kayıtlı öğretmenli bulunan özel ders sitesiwww.bogaziciders.com Sitedeki öğretmenlerden isteyebildiğiniz gibi firmaya kayıtlı öğretmenlerden de isteyebiliyorsunuz, sizi eğitim danışmanı karşılıyor ve bütçenize göre öğrencinin seviyesine göre yoğunluk ve tarih aralıklarına göre birçok seçeneğin bulunduğu sistemde size uygun en iyi öğretmeni bularak çalışıyor. En önemli özelliği ise öğretmene ödeme yapmıyorsunuz muhattap firma ve faturalı eğitim hizmeti alıyorsunuz, kredi kartına taksit imkanı olan firma özel ders işini çok ciddiye alıyor. domain yaşına bakacak olursanız 2001 den beridir özel ders yapan bir site olarak karşımıza çıkıyor. En güçlü oldukları taraf ise üniversite öğrencilerine hizmet verdikleri üniversite özel ders bölümü, ekonomiden, ekonometriye, finansdan calculus'e bir çok bıranşta hizmet vermektedirler. |
|
Merhaba, Yapı Mantolama işi yapan firma veya şahıslar için kaçırılmaz fırsat. - domain yaşı 3 yıl - google optimizasyonu tam - yönetim paneli ve destek tam arama motorlarında 1. sırada siteyi satıyoruz ilgilenenler bana site üzerindeki telefon numarasından ulaşabilirler. sitenin fiyatı 1500$ - domain - hosting - sitenin kodları tüm herşeyi ile devrediyoruz. www.yapimantolama.net |
|
Aplle Ürünleri, iPhone, iMac, iPad, iPod, Mac, Macbook, Macbook Pro ve Aksesuarları, Grafik Talbletler ve Belkin ürünleri yetkili satıcısıdır. İstanbulun ilk Teknik Servidir. |
Benzin veya akaryakıt dediğimiz petrol ürünlerini ülke olarak ihraç eden değil ithal eden ülkelerdeniz dolayısıyla da benzin veya akaryakıt ürünlerini DOLAR ile almaktayız. Dolayısıyla Dolar ne kadar yüksekse veya yükselirse benzin fiyatları da o kadar yükselir bu mantığı bir kenara koyalım. Gelelim petrol fiyatlarının dünya genelindeki seviyesine; 67 dolar civarında olan petrol'ün varil fiyatı aslında düşük seviyede olması neden bize olumlu yansımıyor? 4₺=1$ seviyesinde iken varil fiyatı 67$ olması çok birşey değiştirmiyor. Asıl sorun petrolün varil fiyatında artış olursa ne olur? yani varil fiyatı 120$ olursa benzin = 10₺ olur. bu tahmin en iyi tahmin olsada bir başka yorumda şöyle; peki 1$=5-6₺ civarına çıkarsa? işte bu durumda benzin fiyatlarının önü açık.
Gelelim sorunun kaynağına;
Yerli üretimin azalması hatta bazı başlıklarda son bulmasından dolayı ihracatımızın çok düşük seviyelerde hatta yıllar önce üretimimizin güçlü olduğu bazı başlıklarda da ithalata dönmemiz petrol satın almaları karşılamada zorlandığımızı gösterir. "Yerli malı yurdun malı bunu herkes kullanmalı" düşüncesinden! yerli malı haftasından geldiğimiz durum şu şekilde; aa kazık yemişsin bunu çinden çok ucuza alabilirsin! Bu tekstil Bangladeş'te 5 de 1 fiyatına diyerek yerli üretimimizi baltaladık. Et'i bile ithal ediyoruz. bu ekonomik sorunları neden anlatıyorum? yerli üretim yaptığımız konuları dışarıya satmalıyız ki ülkeye dolar girsin sonra bu dolarla kendi üretimizi olmayan ürünleri alabilelim, bu konuda denge olmadığından fiyatlar sürekli artma eğiliminde oldu ve olacak...
Geleceğimiz son durum ise arbalarımızı evin önüne park edip aylarca binmeyeceğiz...
Daha güzel günler olması dileğiyle...
Bu konuda sizinle bir video paylaşmak isterim video 10₺ olur mu? izleyin efendim. Videoyu izlemek için tıklayınız