T

Yüzbaşı
06 Ağustos 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
362207 Gün Cezalı
357364 gün 7 s. 57 dk.
Gönderiler Hakkında
T
13 yıl
nahit duruda çileden çıktı
T
13 yıl
turk universitelerinin içler acısı hali
belki okuyan vardır ama okumayanlar için yapıştırdım


-------------------------------------------------------------------------------

Doç.Dr. Neva Çiftçioğlu, "Avrupa'nın Japonyası" sayılan Finlandiya'da doçentlik unvanını alan ilk yabancı oldu. Kireçlenmelerin müsebbibi bir mikrobu buldu: Nanobakteri!Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller aldı. Aynı mikrobu Mars'ta keşfeden Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) onu birlikte calışmaya çağırınca 2.5 yıldır ABD'nin kalbine girmeyi başaran tek Türk kadını oldu.
>
>Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerindeki önemli bir buluşu açıklanacak. Ama Türkiye onu tanımıyor. Şu ana kadar Türk yetkililerden aldığı tek bir tebrik bile yok.
>
>Yıllar önce tezini çöpe atan Türk üniversiteleri hala birlikte çalışma teklifini kabul etmiyor. Bilim dünyasında ona "Türklüğünden vazgeç, daha çok parla" diye akıl verenlere ise inatla "Asla" demeye devam ediyor.
>
>* Siz neyi keşfettiniz?
>
>Finlandiya'ya gittiğim sıralarda söz konusu bakteri problemini bulmuşlardı ama ne olduğunu bilmiyorlardı. Ben onların bulduklarının aslında ne olduğunu bulup, onlara bunu göstermenin yolunu buldum. Meğerse bütün vücuttaki tıkanıklıklar, kireçlenmeler bu mikrop yüzünden oluyormuş; ben buna "nanobakteri" nin neden olduğunu ortaya çıkardım.
>
>* Türk olduğunuz için hiç tepki aldınız mı?
>
>Türk olmam kadın olmamdan da büyük sorun oldu. Zaten benim Türk olduğum hiç anılmadı Finlandiya'da. Vatandaşlık başvurusu bile yapmamış olmama rağmen beni hep bir Finli gibi tanıttılar dünyaya. Mesela NASA'ya giderken Finlandiya'daki bir gazete "NASA'ya giden ilk Finli" diye başlık attı. 1996'da bütün başarılı bilim insanlarının bulunduğu bir törene çağrıldım; törende Türk bayrağının altına gittiğimde beni oradan alıp, Finlandiya bayrağının altına aldılar. Ve o kadar ağrıma gitti ki bu...
>
>* NASA sizi nasıl keşfetti?
>
>Finlandiya Hükümeti, buluşumu bilim dünyasına açıklamakla görevlendirip 1996'da beni ABD'ye gönderdi. New York'taki Cold Spring Harbor Labratories'e gittim. Burası dünyanın dört büyük laboratuvarından biridir ve böylece NASA'nın da buluşumdan haberi olmuş oldu. Meğerse onlar da o tarihlerde aynı bakteriyle Mars'ta karşılaşmışlar?
>
>* İnsanlarda kireçlenmeye neden olan mikrobun aynısı Mars'ta da mı var yani?
>
>Mars'tan düşen bir taşta karşılaştıkları bakteriyle benim bulduğum
>bakterinin şekilleri, boyutları aynı çıktı. Bunun üzerine birlikte bir enstitü kurduk:
>
>Astrobiology Institute. Çalışmaların sonunda NASA baktı ki uzaktan doğru olmuyor, beni kendi içine çağrıldı.
>
>* NASA'ya 11 Eylül saldırısından bir ay sonra girmişsiniz. Sizi hemen aralarına kabul ettiler mi?
>
>Zaten o kadar çok araştırma, hatta sizin haberiniz bile olmadan o kadar çok kişilik testi yapıyorlar ki aralarına girdiğinizde artık sizi kabul etmiş oluyorlar.
>
>Mesela nasıl bir Müslüman olduğumu tam olarak anlayamamakla birlikte son derece saygılılar. Diyelim ki bir yemeğe gittiğimizde benim önüme hiç uyarmama bile gerek kalmadan domuz eti konmamış farklı bir mönü gelir. Soran olursa da "Neva tavuk seviyor" diye geçiştirirler.
>* Aldığınız nefesi bile izliyorlar mıdır sizce?
>
>Evde dahi izlendiğimi biliyorum. Hatta kimilerine göre uydu aracılığıyla şu anda nerede olduğumdan bile haberleri var. Çıktığı gün bu röportajdan da haberleri olur, konuştuklarımız incelemeye alınır.
>
>* Türk kimliğiniz Müslüman olmanızdan daha büyük sorun galiba?..
>
>Bakın ben aynı zamanda bulduğum bakteriyle ilgili olarak ABD'de büyük bir firmanın da sahiplerinden biriyim. Firmanın CEO'su olan kişi bana daha iki hafta önce "Senin Türk olmandan yoruldum" dedi ve bana ABD vatandaşlığına geçmemi önerdi. Zaten bunu herkes söylüyor. Çünkü bir Türk olarak vize almanız çok zor; NASA çalışsanız bile zor.
>
>* Vazgeçmeyi düşündünüz mü?
>
>Türklüğümden mi? Asla! Ben milliyetçi olduğumu bilmezdim ama dışarıda kalınca insan ülkesinde kızdığı şeyleri bile özler hale geliyor.
>
>* Peki Türkiye sizi, sizin Türkiye'yi sevdiğiniz kadar seviyor mu?
>
>Zaten yurtdışında asıl hayret ettikleri de bu: "Sana hiç kimse sahip çıkmıyor. Sen neden Türk olmak da ısrar ediyorsun?" diye soruyorlar. NASA'ya mı girdi? Anne ve babamın çevresi benim ne iş yaptığımı bir türlü anlayamıyor. Kalp üzerinde mi çalışıyorum, böbrek mi yoksa Mars mı? Mesela babama bir tanıdığı ne yaptığımı sorup, "NASA'da" yanıtını alınca "Ya aferin, demek Sabancı'da başladı!" demiş. Pes dedirten olaylar Doçentliğimi Ankara değil Finlandiya verdi.
>
>Ankara Tıp Fakültesi'nde asistanım, doktoramı bitirmek üzereyim. Astım hastalığı üzerine bir tez hazırlayıp hocalarıma sundum. O zaman bölüm başkanı olan bir hocamız hastaların yanındayken tezimi aldı, yüzüme baktı ve sonra "Bu tez çöpe atılır" deyip herkesin gözü önünde kapağını bile kaldırmadığı tezimi çöpe attı. O çöpe atılan tezim birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel

>dergisinden birinde yayınlandı. Ankara bana doçentliğimi vermedi. Sırf bu yüzden Finlandiya'da doçentlik unvanı alan ilk yabancı oldum. Proje önerdim 'iş mi arıyorsun' dediler Finlandiya'da bakteri çalışmalarını yaparken Bilkent Üniversitesi Rektörü ve Genetik Bölümü'ne başvurarak "Gelin bunu birlikte yapalım. Patenti Türkiye'ye ait olsun" dedim. Bana gelen yazılı yanıtı hala

>saklıyorum: "Siz galiba iş arıyorsunuz" deyip, önerimi kabul etmediler. Hacettepe Tıp'a da aynı öneride bulundum. Orası da "Bu bizi aşar" yanıtını verdi. Oysa Finlandiya'da yaptığım her şeyi Türkiye'de de yapabilirdim ama neden bilmiyorum kabul etmek istemediler.9 ay sadece dışkı tahlili yaptırdılar Vatan hasreti artık dayanılmaz boyutlara ulaştığı için bir dönem Türkiye'ye dönüp Başkent

Üniversitesi'nde çalışmaya başladım. Ancak Finlandiya'daki bütün çalışmalarımı bırakıp benden mikrobiyoloji kliniğinde dışkı tahlili yapmamı istediler. Bu işi 9 ay boyunca yaptım. Sonunda Finlandiya'daki profesörüm "Orada ziyan oluyorsun" diye isyan etti ve Türkiye'ye beni almaya geldi. Başkent Üniversitesi'ne bu

>gelişimde 3. kez aynı teklifi götürdüm. Prof. Dr. Mehmet Haberal'a sunduğum teklif şöyle: "Şirkete ortak olun, size burada bir enstitü kurayım. ABD'deki teknolojiyi Türkiye'ye aktaralım. Şu anda prostat kanserlerinin teşhisinde kullanılan bir sistem var. Bu sistem

>size ABD'de birlikte çalıştığım şirketten geliyor. Yaratan benim Hocam... ABD'den gelmesin bize, bizden ABD'ye gitsin bu sistem. Gelin bunun patentini bir Türk üniversitesi alsın. 5 sene

>sonra bütün dünyaya gelecek bu sistem için Türkiye milyonlarca dolar ödeyecek; onlar bize ödesin." Ama Haberal üçüncü kez "Biz ortak olmayız, kendimiz yaparız" diyerek önerimi kabul etmedi. Hiçbir Türk yetkiliden tebrik almadım Bana yurtdışında "Everest'in tepesine bayrak diken kadın" gözüyle bakıyorlar ama bugüne kadar yaptığım hiçbir buluş, hiçbir çalışma için hiçbir Türk yetkilisinden tebrik almadım; hiçbir Türk yetkilisi tarafından aranmadım. Sadece bir kişi: Nasıl duydu bilmiyorum İskandinav Tıp Ödülü'nü kazandığım zaman Ziraat Bankası'nın eski Genel Müdürü bir tebrik kartı gönderdi; hâlâ saklarım. Elimde sadece o kart var o kadar.
T
14 yıl
kurtlar vadisi
kurtlar vadisi bu akşam gene tekrar verecekmiş buneya alay eder gibi 2 3 bolume tekrar böyle giderse bu diziyi izlemeyecem kendilerini vazgeçilmezmi zannediyor napıor bu pana film
T
14 yıl
KRAL ÇIPLAAAAK (ŞEHİTLERİMİZ İÇİN)
arkadaşlar şimdi bazıları bize hain diyecek ama bu kadarmı körüz artık kendimize gelelim ölenlerin acısıyla gaza gelmeyip şunları düşünelim

1 tsk neden 3 kere basılan yere önlem almaz
2 ağır silah deniyor bunların istihbaratı gelmezmi
3 niye ıraktan apar topar çıkıldı
4 yüksekova baskınında 13 gun önceden baskın ihtimali bildirilmiş niye önlem alınmamış
5 niye bazı asker yakınları doğuya gitmez hep tecrubesiz erler gider
6 erin gorevi temizlik ahçılık şöforluk gibi orta hizmetimidir.
7 laiklik için aslan kesilen yuksek komutanlar neden ırağa hukumeti dinlemeyip girmez hukumet engelse laiklik hakkında konuşurken engel değilmi.
tabiiki ordumuza ihtiyacımız var ama neden bunlara çözüm bulunmaz görmezden gelinir neden ???
T
14 yıl
bunu nasıl karşılıyorsunuz
'Sahte çürük raporu'yla askerlik yapmadığı iddia edilen YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'na 2 gün içerisinde yeni bir rapor verilmesi en çok sara hastası Ferhat Çelik'i üzdü. Ferhat, aylardır GATA'da 'çürük' raporu almak için uğraşıyor.

Geçirdiği ateşli hastalık sonucunda 20 yıldır ilaç kullanan epilepsi (sara) hastası Ferhat'a rapor alma süreci 2 yıl önce askere celp emrinin gelmesiyle başlıyor. Önce askerlik şubesine giden Ferhat, Isparta Askerî Hastanesi'ne sevk edilir. Yapılan incelemenin ardından İzmir Güzelyurt Askerî Hastanesi'ne gönderilir. 'Askere elverişsiz' raporu veren Güzelyurt, onay için Etimesgut Askerî Hastanesi'ne yönlendirir. Burada bütün tahlilleri yenilenir. Isparta'dan aldığı rapor teyit edilerek, nihai rapor için bu kez de GATA'ya sevk edilir. Çelik, burada şokla karşılaşır. Bütün inceleme yeni baştan yapılacaktır. Baba Hilmi Çelik, ayrımcılığa isyan ediyor: "Elimizdeki raporları inceledi- ler, kabul etmediler. İki yıldır verdiğimiz tüm mücadele boşa gitti."

Antalya'nın Manavgat ilçesi Gündoğdu beldesinde geçimini çiftçilik yaparak sağlayan Hilmi Çelik, oğluna rapor almak için Ankara'yı 'su yolu' ettiğini söylüyor. Oğlu Ferhat Çelik'in 1 yaşında ateşli bir hastalık geçirdiğini anlatan baba Çelik, bu sebeple 20 yıldan beri ilaç kullandığını belirtiyor.

Hilmi Çelik, asıl sıkıntılarının GATA'ya gittiklerinde başladığını belirtiyor: "Elimizdeki raporları incelediler, ancak kabul etmediler. Bütün incelemeleri yeni baştan yapacaklarını söylediler. Yeniden askerlik şubesine gitmemizi ve direkt GATA'ya sevk almamızı söylediler. Yani iki yıldır verdiğimiz tüm mücadele boşa gitti." Çektikleri bu kadar sıkıntıdan başa dönmekten büyük üzüntü duyduklarını aktaran baba Çelik, YARSAV Başkanı Eminağaoğlu'na gösterilen kolaylığa karşı kendilerine yapılan muameleyi haksızlık olarak değerlendiriyor. Oğlunun askere alınması halinde hastalanmasından doğan mesuliyeti kabul etmeyeceğini bildiren Çelik, raporların fotokopilerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'a posta ile göndereceğini ifade ediyor. Ferhat Çelik de 24 ayda 8 defa Isparta, İzmir ve Ankara'ya gittiğini hatırlatarak ailesinin büyük sıkıntılar yaşadığını dile getiriyor. Antalya Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde görevli nörolog Mustafa Sumbas, epilepsi hastalığının çok geniş bir alan olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Bir anda askerlikten men raporu verilmeyebilir. Aşama aşamadır. İleriye yönelik sevk verilip hastalık takip edilir. Hafif şiddette olanlar askere alınıp geri hizmette görev yaptırılabilir. Ya da çok ileri aşamadaysa elverişsiz raporu verilir. Bu hastada da tereddütte kalındığı için ertelenmiş olabilir. Ya da hastalığı gözlemek istemiş olabilirler."

1988 yılında 'sahte çürük' raporu aldığı iddia edilen Yargıtay savcısı Eminağaoğlu'nu, geçtiğimiz hafta rapor almak için gittiği GATA'nın kapısında Tuğgeneral Tahir Ünal karşılamıştı. Ziyaretten bir gün sonra Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Eminağaoğlu'nun 1988 yılında aldığı raporun teyit edildiği dile getirilmişti.
T
14 yıl
firefox internet hızını artırma
denedim ve baya faydasını gordum diyebilirim sizde deneyin

http://blog.pclabs.gen.tr/2005/12/16/firefoxu-hizlandirin/
T
14 yıl
astra fiyatı
2007 model cosmo xenon paket + easytronic vites +metalik boya + hafif alaşım jant

3000 km civarında araba sizce ne eder 2. eli
T
14 yıl
Saudi Telecom bugün Oger Telecom ile son anlaşmayı imzaladı.
09-02-08


Saudi Telecom, Türk Telekom'un % 55'inin sahibi olan Lübnan'lı Oger Telecom firmasının % 35'ini 2,56 milyar $ (9,6 milyar riyal) karşılığında satın almaya yönelik anlaşmayı bugün imzaladı. Şirketten yapılan açıklamada;


Saudi Telecom bugün Oger Telecom ile son anlaşmayı imzaladı. Bu anlaşma Saudi Telecom'un yabancı ülkelerde genişleme çabalarının bir parçasıdır.

denildi. En büyük Arap telekom şirketi olan Saudi Telecom, geçen yıldan beri yabancı ülkelerdeki telekom firmalarından hisse satın alıyor. Arap telekom firmaları 2002 yılında petrol fiyatlarının yükselmeye başlamasından bu yana yükseliyorlar ve yabancı ülkelerde genişleme hareketlerine girişmiş durumdalar. Bu kapsamda Dubai merkezli ama Lübnan'lı Hariri ailesine ait olan Oger Telecom, Türk Telekom özelleştirmesinde sunulan % 55 hisseyi 6,55 milyar $'a satın almıştı.

Saudi Telecom'un aldığı fiyat üzerinden Oger Telecom'un değerinin 7,3 milyar $ olarak belirlendiği görülüyor.

Oger Telecom'un Türk Telekom satış sözleşmesinde, 3 yıl süreyle kontrolün değişmeyeceği maddesi nedeniyle, Oger ile yaptığı anlaşmanın 2 katlı olabileceği konuşuluyor. İlk etapta bugün açıklanan % 35 olmakla birlikte kasım 2008 sonrası Saudi Telecom'un Oger Telecom'da daha çok hisse almış hale gelebileceği belirtiliyor.
T
15 yıl
Youtube Türk Emniyetini çileden çıkardı.
Youtube ile ilgili o kadar çok evrak birikti ki. Atatürk'le, dinle ilgili... Herkes ihbarda bulunuyor. Belli bir noktadan sonra, biz de nasıl baş edeceğimizi şaşırıyoruz. Çünkü, İsmail Türüt olayında sadece bir görüntü vardı, basına yansıdıktan sonra bu konuyla ilgili görüntü ve klip sayısı 100'ü aştı. Sadece bu siteyle ilgili önlem almak istesek, 200-300 kişilik bir 'Youtube ekibi' kurmamız gerekli."

saçmalığın daniskası adam busha küfredio forumda forumu amerika kapamıyor bizimkiler maşallah her şeyi kontrol ediyor.sokaktaki kapkaççılar bitti sıra interneti denetlemede.
T
15 yıl
telekom reklamları
ya bu telekom ne kadar utanmaz bi kurum ya tvde sürekli 30 mbit vdsl2 reklamları dönüyor .adsl2 yi aşmışmış telekom vdsl2 ye geçiomuş . tv yi kıracğım geldi böyle rezillik olurmu
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.