N

Teğmen
29 Temmuz 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme (?)
23 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
N
7 yıl
Gazilerinize Yönelik Çok Önemli Bir Proje: VEFA HAREKETİ
Arkadaşlar merhaba,

Bugün sizi beni derinden etkileyen bir projeden haberdar etmek istedim.

Bir çoğunuzun duyduğunu tahmin ettiğim 'Ankara'nın Oyları' projesinin yaratıcısı olan Ankara Forumu Derneği bu yıl yepyeni bir proje ortaya çıkarmış. Öncelikle Malul Gazilerimize yönelik olmak üzere ismi VEFA HAREKETİ olan bir proje başlatılıyor. Dernek daha evvel bir çok kez gazilerimizle biraraya gelerek sorunlarını dinlemişti zaten; ancak bir sohbet sırasında çoğunun bedensel engelleri sebebiyle oy vermeye gidemedikleri öğrenildi.

Bu bağlamda bu büyük projenin ilk ayağı bu konuya bir nebze ilaç olabilmek adına şekillendirildi.
İlk aşamada amaç tüm yurtta ihtiyaç duyan tüm malul gazilerimizi gönüllüler vasıtası ile evlerinden alıp, seçim sandıklarına ulaştırarak oy verebilmelerini sağlamak ve evlerine tekrar ulaştırmak.

Resmi tanıtım şu şekilde:

Vefa hareketi'nin ilk projesi "Sandıkta Vefa"

Sandıkta vefa hareketi, ülke sınırları içinde çıkan çatışmalarda gazi olan kahramanlarımza sandığa kadar eşlik etmek ve oy verme işlemi sırasında karşılaştıkları sorunları çözmek amacıyla kurulmuştur.
Eğer bir malul gaziyseniz, 7 haziran 2015 günü size oy verme işlemleriniz sırasında eşlik edebilmemiz için talep oluşturunuz.
Eğer 7 haziran günü malul gazilerimize sandığa kadar eşlik etmek için gönüllü olmak istiyorsanız lütfen iletişime geçiniz.

Proje 3 aşamadan oluşmaktadır.
1) Talep toplanması: Projenin ilk aşamasında 7 haziran 2015 seçimlerinde sandıkta kendilerine eşlik edilmesini talep eden gazilerimizin talepleri toplanacaktır. Talepler tüm Türkiye illerinden yapılabilecektir. Talep toplanması için son tarih 25 mayıs 2015’tir.
2) Gönüllü bulunması: Toplanan taleplere istinaden gerekli sayıda gönüllü bulunmasına çalışılacaktır. Eldeki gönüllülerle gazilerimiz arasında eşleştirme yapılacaktır.
3) Seçim günü destek hizmetleri: Seçim günü kurulacak koordinasyon ofisimizde hem gönüllü faaliyetleri izlenecek, hem de sandık başında çıkabilecek anlaşmazlıklara sandık güvenliği konusundaki tecrübeli arkadaşlarımız aracılığıyla çözüm bulunmaya çalışılacaktır.

Ayrıca uygulamayla ilgili bilgilendirme:
1) Projesinin ilk aşaması, mümkün olduğunca çok sayıda malul gazimizi organizasyonumuzdan haberdar etmektir.
2) Herhangi bir siyasi partiyle ya da görüşle ilişkili değildir.
3) Sonraki seçimlerde malul ve muharip gazilerle, yaşlı ve engelli vatandaşlarımıza da hizmet edecektir.
4) Projesi kapsamında gazilerimize belirttikleri adresten belirttikleri sandığa kadar refakat edilecektir.
5) Projesi kapsamında gönüllülerimiz kendi araçlarıyla, mümkün olduğunca bir erkek-bir kadın olarak organize olacaklardır.
6) Projesi kapsamında malul gazilerimizin ilk yapması gereken,http://vefahareketi.org/?page_id=28 adresine girerek kayıt olmalarıdır.
7) Adresler:www.vefahareketi.orgwww.facebook.com/vefahareketiwww.twitter.com/vefahareketiwww.instagram.com/vefahareketi
8) Vefa hareketi kapsamında, gazilerimize bir gün de olsa vefa göstermemize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz.

Donanımhaber üyeleri olarak bizim de hem tanıdığımız gazileri haberdar ederek, hem gönüllü olarak katkı vermemiz bu naif hareketin güçlü başlaması açısından çok değerli bence. en azından facebook'ta twitter'da duyurursanız harika olur.

Ek olarak tekrar üstüne basarak belirteyim, bu hareketin hiç bir siyasi parti ve hareketle ilişkisi yoktur, siyasi hiç bir destek ve tekilf kabul edilmemektedir.

Şimdiden çok teşekkür ederim.
N
8 yıl
AVEA'nın İki Gündür Yaşattıkları...
4 adet aktif telefon, 2 adet de aktif data (internet) hattı sahibi olarak bana 2 günde yaşattıklarını anlatayım avea'nın.

önceki gün sahip olduğum bir telefon hattı bir de internet hattı boşa çıkmış olduğu için bir bayisine (avm içerisinde gıcır gıcır avea merkezi) gidip bu hatların paketlerini azaltmak istedim (iptal filan değil). bu işlemlerin sadece müşteri hizmetlerinden yapılabildiğini söylediler. anlam veremedim ama neyse deyip çıktım; dün de müşteri hizmetlerini aradım. (normalde bu adamların müşteri hizmetleri hattında bazı hileleri bilmiyorsanız canlı insanla müşerref olamazsınız; daha önce bir çalışanından öğrendiğim taktikle artık fazla beklemeden insan sesi duyabiliyorum.)

telefondaki arkadaş telefon hattımla ilgili işlemi taahhütten dolayı ödeyeceğim cezaları sayarak gerçekleştirdi. ancak data hattının -bakın burası önemli- paketini 15gb'den 5gb'ye düşürme işlemini sadece bayilerden yaptırabileceğimi söyledi. dedim ki bakım hattı kapattırmıyorum, sadece tarife değiştireceğim öbürünü yaptınız, bunu neden yapmıyorsunuz diye sordumsa da dinletemedim, yok data hattıysa illa avea bayisine.

sabırlı adamımdır tekrar başka bir avmde başka bir gıcır avea bayisine uğradım bugün. derdimi anlattım, önce yok biz yapmıyoruz müşteri hizmetlerini arayacaksınız dedi telefon almayacağımı anlayınca zaten yüzü asılan görevli arkadaş. ben direnip aldığım bilgiyi söyleyince arkaya gitti birilerine birşeyler sordu, geri geldi, bilgisayarın başına oturdu, bir iki tıkladı, birşeyler okudu filan, derken bana dönüp ''yalnız bu işlem için 10tl işlem ücreti ödemeniz gerekiyor'' dedi.

dedim ya sabırlı adamımdır diye, ''olur mu öyle şey canım, bir tarifenin kotasını değiştireceksiniz, ne parası?'' dediğimde gördüğüm yüz ifadesinden şaka yapmadığını anladım ve teşekkür edip çıktım ve müşteri hizmetlerini durumu anlatmak için tekrar aradım.

telefondaki arkadaşa yine sakin sakin durumu izah ettim ve sordum bu ne iştir diye; sağolsun beklemeye aldı beni birilerine birşeyler sordu herhalde, geri döndü ve dedi ki ''efendim bayilerimizin bu işlemler için 10 tl'ye kadar ücret talep etme hakkı var'' dedi.

işte ben orada sinirlenmişim biraz. ama küfür etmedim çocuğa vallahi.

1. avea'da kimsenin birbirinden ve prosedürlerden haberi yok.
2. bayilerde kalitesiz, sıfatsız, eğitimden geçmemişelemanlar çalışıyor, avea'nın merkezi personeli yok.
3. avea bayilere hat tahsisi v.b. karlı işlemler hariç işlem ödemesi yapmıyor, bayi de bu işlerden kaçmak için topu müşteri hizmetlerine atıp sizi koca bayiden postalıyor.
4. avea bu durumu azaltmak için sanırım ''10tl'ye kadar'' diye bir opsiyon vermış bayiye, kurumsal bir firmada tarife değişikliği için pazarlık yapma durumuna düşüyorsunuz yirmi yaşındaki telefoncu çocuklarla.
5. bunda senedir turkcell ve vodafone'un da müşterisiyim, bir kez bile para talebiyle karşılaşmadım hat işlemleri için.

düzeltin bunları filan demeyeceğim; mümkün değil bu kafayla.

yazık çok yazık.
N
11 yıl
Xperia X8 için Android 2.1 Güncellemesi Yayınlandı
Bugün itibariyle Sont Ericsson Xperia X8 modelinin de 2.1 güncellemesini (nordic) yayınladı ve Android güncellemelerini tamamladı. Güncellemeyihttp://www.sonyericsson.com sitesinde bulabilirsiniz.
N
12 yıl
HDen Digiturk'e mi geliyor?
CNBCE'nin resmi tweetinde aşağıdaki mesaj yayınlandı, güzel haber, bekleyelim görelim...

''yine toplu bir cevap olsun: Digiturk ve @hd_en ortaklığı için çalışmalarımız devam ediyor; fakat henüz bir anlaşma sağlanmadı.''


kaynak:
http://twitter.com/cnbce/status/18672831645
N
12 yıl
LOST ''FINAL'' Bu Gece (05:00) Dizimax'te!
Efsanenin final bölümü nihayet bu gece yani pazarı pazartesiye bağlayan sabaha karşı saat 05:00'de ABD İLE AYNI ANDA Dizimax kanalında yayınlanacak. Metin Digiturk'in kendi sitesinden alıntıdır...

SIRLAR ÇÖZÜLÜYOR

23 Mayıs’ı 24’üne bağlayan gecenin sabahında, tüm dünya 6 yıllık bir efsanenin muhteşem vedasına tanıklık edecek. “LOST”, Amerika’yla aynı anda DiziMax ekranlarından yıllardır peşinden sürüklediği hayranlarına hoşçakal diyecek...

Tesellisi mi? En sevilen dizilerin sezon finalleriyle, DiziMax’te unutulmaz bir hafta geçirmeye davetlisiniz. Kim derdi ki ‘ıssız ada dizisi’ diye altı yıl önce başına oturduğumuz “LOST”, gelmiş geçmiş en iyi TV dizilerinden biri olsun. Ama “LOST”un daha önce izlediğimiz hiçbir şeye benzemediğini fark etmemiz uzun sürmedi. Dizi, koşar adım dünyanın en önemli popüler kültür fenomenlerinden birine dönüştü. ‘LOST felsefesi’nden söz eder olduk, notlar tuttuk, teoriler ürettik, fan kulüpleri oluşturduk... Her bölümü su gibi tüketip, yenisinin yolunu gözlemeyi âdet edindik. Jack, Kate, Sawyer, Hurley, Sayid, Locke ve diğerlerini, ailemizin fertleri gibi benimsedik. 6 yıl sonunda diziyle aramızda oluşturduğumuz güçlü bağı bir anda söküp atmak zor olsa da, her güzel şeyin bir sonu olduğunu da kabul etmek gerek.

“LOST”, 23 Pazar’ı 24 Pazartesi’ye bağlayan gecenin sabahı saat 05.00’te “The End” adlı bölümle tüm sevenlerine veda edecek. Amerika’yla aynı anda DiziMax’te yayınlanacak dizi, 4 saat boyunca (05.00-09.00 arası) ekrana gelecek. 2 saatlik dizi finalinden önce 2 saat boyunca şimdiye kadar “LOST”ta neler olup bittiğini özetleyen iki özel bölüm gösterilecek. “LOST” gibi komplike ve çok katmanlı bir dizinin nasıl sonlandıralacağı ise herkesin en çok merak ettiği konulardan biri. Hâlâ yanıtlanmamış pek çok soru var: Sayıların (4, 8, 15, 16, 23, 42) anlamı ne? Neden adaya onlar düştü ve aralarındaki bağ nedir? Kara Duman ve Jacob ne? Eski Mısırlıların adayla ne gibi bir bağlantısı var? Walt ve Aaron’a ne oldu? Widmore ve Ben adayı neden istiyorlar? Yapımcı David Lindelof, sezon başında yaptığı açıklamada “Merak edilen bütün soruların cevapları verilecek” demişti. Lindelof ve Carlton Cuse’un bize ne gibi sürprizler hazırladıklarını öğrenmek için ise 23 Mayıs’a kadar beklememiz gerekecek. “Dünya bu diziye çıldırdı. Şimdi sıra sizde!” denmişti yıllar önce “LOST”un tanıtım kampanyalarında. Sonuç mu? Dünya bu diziye gerçekten çıldırdı. Veda etmek ise hiçbir “LOST” fanatiğinin içinden gelmez. O yüzden Desmond’ın dilinden konuşalım ve şöyle diyelim; başka bir hayatta görüşürüz kardeşim!
N
12 yıl
Digiturk'ten LOST Bombası!
Digiturk yılın ilk bombasını patlattı! LOST'un final sezonunun tüm bölümleri ABD'de yayınlandıktan sadece iki gün sonra DiziMax'da yayınlanacak. İlk bölüm 2 şubat 2010 da amerikada yayınlandıktan sonra 5 şubat 2010 da DiziMax'da olacak; elbette DT+ için HD ve dolby olarak...

Digiturk bazen takdiri de hakediyor, hakkını yememek lazım...
N
12 yıl
Mac İçin Bulabileceğiniz En İyi Duvar Kağıtları
uzun uzun araştırdıktan sonra bir apple-mac için bulabileceğiniz en iyi duvar kağıtları linklerini aşağıya ekledim. internette sanırım daha iyisi yok. 15-20 tane seçip 30 dakikada bir değiştir diyerek kullanmak çok hoş oluyor. umarım siz de beğenirsiniz, güle güle kullanın.

http://www.hongkiat.com/blog/60-most-beautiful-apple-mac-os-x-leopard-wallpapers/
http://usingmac.com/2007/11/20/apple-wallpapers
http://synaplus.wordpress.com/2009/03/27/best-mac-wallpapers-ever/
N
12 yıl
Siyah Wii Satışa Çıktı...
http://kotaku.com/5278279/nintendo-selling-black-wii-in-japan-this-summer

Nintendo Japonya'da siyah Wii'nin satışına başladığını duyurdu... Yakışıklı olmuş hakikaten. :D

Bu da resmi linki:

http://www.nintendo.co.jp/wii/console/index.html
N
12 yıl
FUTBOL İHALESİ ÜZERİNE...
İhale tarihi yaklaştıkça üzerine yapılan spekülasyonlar da artıyor. Digiturk patlayacak, Telekom IPTV ile ölümüne girecek, D-Smart saldıracak, havuz 400milyonu aşacak, v.b....

Merakla izlediğim bu süreci, Telekom'un çoktan transfer ettiği iddia edilen Şansal Büyüka değerlendirmiş. Çok ciddi tespitler yazısında, benim ilgimi çekti.

HAVUZA BALIKLAMA DALANLAR!

Anadolu, dikkat et, eskiye dönme. Havuzun suyu çekilirse ıslak mayonla
ortada kalırsın...
Mevsim yayın ihalesi mevsimi ya, atıp tutanlar, yazıp konuşanlar, bu işi çok iyi bildiğini sananlar, piyasayı kızıştıranlar, aradan karlı çıkmaya çalışanlar, kimi ararsanız ortada 'cirit' atıyor...
Gönül ister ki, kulüpler çok daha fazla kazansın... Gönül ister ki, yayıncılar, çok daha fazla abone kazansın, çok daha fazla para toplasın, bu paraları kulüplere aktarsın...
Hepimizin isteği ve dileği bu... Ancak önce işin gerçeği var... Sonra da ülke gerçekleri... Ülke gerçekleri, ne yazık ki bu isteklerle, bu dileklerle hiç örtüşmüyor...
Unutulmasın, bu ülkede iki yayıncı battı. Biri Cine 5, diğeri Teleon... Bu ülkede evler decoder mezarlığına döndü...
Şunu çok kesin belirteyim... Bugün Türkiye'de 400 milyon dolar, ya da benzeri bir parayı toplayabilecek bir sistem, teknik bir gelişme, yeni bir iletişim düzeni yok. Zaten dünyadaki en gelişmiş teknolojiler ülkemizde uygulanıyor... Buna rağmen sansasyonel bir meblağı toplayacak, yeni teknolojiler yok.
İsterseniz gerçekleri rakamlarıyla, uluslararası raporlardan ve kaynaklardan alınan çok sağlıklı ve kesin bilgilerle sıralayalım...

1-TÜRKİYE'DE REKABETTEN UZAK BİR LİG OYNANIYOR
Türkiye'de rekabetçi bir lig yok... Sonu önceden bilinen ve her yıl tekrarlanan yeni başlangıçlar var... Yani her yıl üç büyüklerden birinin şampiyonluğuna alışılmış yeni başlangıçlar. Örneğin Türkiye'de son 25 yılda sadece üç büyükler şampiyon olurken, bu sayı Fransa ve İtalya için 8 takıma, İspanya ve Almanya için 7 takıma, İngiltere için de 6 takıma çıkıyor. Anlayacağınız Türkiye'de rekabetçi bir lig oynanmıyor. Son 25 yıldır, üç büyüklerden birinin şampiyonluğuyla biteceği ezberlenen, yani sonucu daha başlangıçta belli olan, rekabetten çok uzak bir lig oynanıyor. Bu da futbol seyircisini, futbol abonesini son derece olumsuz etkiliyor.

2-LİGİMİZE DÖNÜP BAKAN PARA VEREN MAALESEF YOK
Türkcell Süper Lig'in uluslararası bir değeri yok. Bugün İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya ve Fransa liginin yayıncı kuruluşları uluslararası satışlardan büyük para kazanıyorlar. Oysa ülkemizin ligi, bu kadar önemli Brezilyalının oynamasına rağmen Brezilya'da bile alıcı bulamıyor. Bizim lige dönüp bakan, arayıp soran, para veren maalesef yok.

3-TÜRKİYE'DE TARAFTAR BAĞLILIĞI ÇOK DÜŞÜK
Türkiye'de bilinenin aksine taraftar bağlılığı çok düşük. Örneğin Fransa'da Lyon maçlarını yüzde 75, İngiltere'de Newcastle United, Arsenal ve Manchester United yüzde 100, Sunderland yüzde 98, Tottenham yüzde 97 dolulukta oynarken, Türkiye'de bu oran üç büyükler için yüzde 64 ile yüzde 72 arasında gidip geliyor. Örneğin Fenerbahçe'nin son derece modern stadı, lig maçları ölçü alındığında sadece Galatasaray maçında doluyor. Türkiye'nin dolu statları bile, çoğu kez İngiltere'nin boş sayılan statlarının gerisinde kalıyor. Benzer bir durum Almanya ve İspanya statlarını dolduran seyirci sayısı ile de örtüşüyor. Hatta Almanya ikinci lig maçları bile, bizim birinci ligden daha fazla seyirci topluyor. Avrupalı futbol seyircisi takımını ligdeki performansına bakmaksızın desteklerken, Türkiye'deki taraftar desteği tamamen takım performansına bağımlı kalıyor. Özetle Türkiye'deki taraftar bağlılığı Avrupa'ya oranla son derece düşük.

4-YAYIN HAKKINA EN ÇOK PARA ÖDEYEN 6. ÜLKEYİZ
Türkiye, Dünya sıralamasında FİFA'ya göre 28. Avrupa sıralamasında UEFA'ya göre 11. sırada. Ancak yayın hakları en çok ödeyen ülkeler sıralamasında 6. sıradayız. Futbolumuz 11. sıradayken, bu futbola ödenen yayın parası bizi, Avrupa'nın en pahalı 6. ligi yapıyor. Düşünün, Dünya şampiyonluğunu kazanmış, defalarca final oynamış, kulüp takımları Avrupa kupalarında finalleri, yarı finalleri alışkanlık haline getirmiş Hollanda'da, Avrupa şampiyonluğu kazanmış Yunanistan'da, yine Avrupa şampiyonlarından Danimarka'da, futbolda marka olmuş Norveç'te, İsveç'te, İsviçre'de yayına ödenen paralar, Türkiye'de ödenen paraların çok ama çok gerisinde. Son ve çok taze bir örnek vermek gerekirse, Türkiye Ligi'nin Şampiyonlar Ligi'ne gönderdiği Sivasspor'a beş gol atan Anderlecht'in oynadığı Belçika liginde yayına ödenen yıllık ücret sadece 46 milyon dolar. Yazıyla belirteyim (Kırkaltı milyon dolar.) Bu rakam Hollanda'da 90 milyon dolar, Portekiz'de 44, Yunanistan'da 38, Norveç'te 31 milyon dolar. İsveç, İsviçre, Danimarka gibi ülkelerde daha da az. Ama bu ülke takımlarının uluslararası başarıları, bizim takımlardan çok daha fazla.

5-YENİ BİR YAYINCININ ABONE TOPLAMASI ZAMAN ALIYOR
Dönelim içeriye ve bir başka konuya. Futbol seyircisini TV başına çekmek, abone yapmak çok uzun bir süreç istiyor. Cine 5 yıllarca bu işi yapmasına rağmen 500 bin aboneye ulaşırken 'pes' edip kepenkleri kapadı. Teleon 1.5 yıllık sürede 300 bin aboneyi bile bulamadı. Digitürk'ün 700 bin rakamları aşması ise tam dokuz yıllık inatçı, masraflı ve zararlı bir süreci kapsadı. Sanılmasın ki, yayını alan yeni bir kuruluş, bütün aboneleri ilk yılında topluyor. Türkiye'de ve dünyada bugüne kadar böyle bir örnek yok. İşte yıllara göre Digitürk'in aldığı abone sayısı: Birinci yıl: 147 bin. İkinci yıl: 187 bin. Üçüncü yıl: 212 bin. Dördüncü yıl: 293 bin. Beşinci yıl: 404 bin. Altıncı yıl: 499 bin. Yedinci yıl: 575 bin. Sekizinci yıl: 677 bin. Dokuzuncu yıl (Nisan 2009 itibariyle): 693 bin. Görüldüğü gibi yeni bir yayıncıya futbol abonesi blok olarak hemen gitmiyor. Bu geçiş çok uzun bir süreç alıyor. İhalenin en fazla dört yıl için yapılacağı düşünülürse, yeni bir yayıncının aboneyi toplaması ve paraları düzenli ödemesi konusunda ciddi sıkıntılar çekeceği apaçık görünüyor.

6-HD KALİTESİNE ALIŞANLAR IPTV İLE TATMİN OLAMAZ
Gelelim herkesin bilip bilmeden konuştuğu ve kulüplerin rüyasını süslüyen IPTV'ye. Tek kelime ile söyleyeyim bu yayın dönemi için hayal. Bir daha tekrarlayayım: Hayal. IPTV yayını için ülke genelinde bakır kablo döşenmesi gerekiyor. Ülkenin tüm coğrafyasını kaplayan bir yapı mevcut değil. Bugün bu sisteme üye sayısı sadece 20 bin. 2012 sonu itibarıyle hedeflenen abone sayısı 198 bin. Avrupa'da Fransa dışında başarı örneği yok. Fransa'da da çanak anten izni olmadığı için bu gelişme sağlanmış durumda. Üstelik büyük 'illegal' tehlikesi mevcut. Tıpkı kaçak indirilen kliplerde ve müzik parçalarında olduğu gibi. Üstelik IPTV ile verilen görüntülerde, normal TV'lerin görüntü kalitesine ve hızına henüz ulaşılamadı. Hatta yanına bile yaklaşılamadı. HD kalitesine alışan bir futbol seyircisinin, internet üzerinden yapılacak gecikmeli ve kalitesiz bir görüntüye hoşgörü ile yaklaşması ve abonelik alması düşünülemez bile.

7-TÜKETİCİ EVİNDE İKİ AYRI UYDU ALICISI İSTEMİYOR
Dünya ve Avrupa'da az sayıda bulanan örnekleri gösterdi ki, iki yayıncılı bir havuz, tüketici talebini azaltıyor. Tüketici evinde iki ayrı uydu alıcı bulundurmak istemiyor. Artan maliyetler talebi azaltıyor. Tüketici bir yayıncıyı abone olmak yerine, iki yayıncıya abone olmak zorunda bırakılıyor. Bu durumda yayıncı gelirlerinde büyük daralma oluyor. Dünya örneklerine bakıldığında, çok kısa bir süre sonra ikinci yayıncıda ciddi ödeme sorunları yaşandığı gözleniyor.

8-İNGİLTERE HIZLA TEK YAYINCIYA DOĞRU GİDİYOR
Her fırsatta İngiltere'yi örnek gösteriyoruz. O zaman İngiltere'de sistemin işleyişinden çarpıcı örnekler verelim. İngiltere'de canlı yayın hakları son olarak 2009 yılında ihale edildi ve yüzde 4.25 (Yüzde dört yirmibeş)'lik bir artışla eski yayıncı BSkyB'de kaldı. BSkyB yayın haklarının yüzde 92'sini elinde bulunduruyor (Derbiler dahil 115 maç) Yüzde 8'lik bölümü ise (Önem derecesi düşük 23 adet maç) Setanta tarafından yayınlanıyor. Geçen ihalede bu oran iki kurum arasında yüzde 77-23'lük bir dağılıma sahipti. Ancak son ihalede bu oran 92-8 olarak değişti. Yani İngiltere'de de tek yayıncıya doğru hızlı bir gidiş var. BSkyB 1992 yılından beri İngiltere lig maçlarının yayıncılığını istikrarlı biçimde yaparken, her ihalede yayın haklarının paket dağıtımı (İnternet-özet-mobil-bant yayın) BSkyB ile İngiltere Futbol Federasyonu tarafından ortaklaşa belirlenmektedir. Yüzde 8'lik küçük yayıncı Setanta ise yeni kazandığı ihaleye rağmen, borçlarını erteleme talebi ile İngiltere Futbol Federasyonuna başvurmuştur.

9-FRANSA'DA TV GELİRLERİ AZALDI
İngiltere'den Fransa'ya geçelim. Yayın hakları bedelinin yüzde 75'i Canal Plus, (Önem derecesi daha yüksek 342 maç), yüzde 25'i Orange (önem derecesi daha düşük 38 maç) alındı. Maç adetleri açısından Kanal Plus maçların yüzde 90'ının yayın hakkına sahip. Özetler, satış ve alt lisans hakları Canal Plus'a ait. Şubat 2008'de yapılan son ihalede, önceki ihaleye göre yüzde 2.17'lik artış sağlandı. İkinci yayıncının girmesiyle toplam TV gelirlerinde yüzde 11.22'lik bir azalış oldu.

10-ALMANYA'DA YENİ YAYINCI HAKKINI ZARARLA DEVRETTİ
Sabrınıza sığınarak bir de Almanya örneği veriyorum. Yayın hakları bir önceki ihaleye göre, son ihalede yüzde 6.90 arttı. 2006-07 ihalesini kazanan Arena şirketi beklediği sayıdaki futbol seyircisini abone yapamadığı ve finansal zorluğa düştüğü için, elinde bulundurduğu haklarını yüzde 20 daha düşük bir bedelle, önceki yayıncı Premier'e devretti. Premier 2012'ye kadar yayın haklarının sahibi. Almanya'da yayın hakları 1. ve 2. lig birlikte satılıyor ve elde edilen bedelin yüzde 20'si ikinci lige veriliyor.

11-LİGİMİZİN SONUCU BAŞLANGICINDAN BELLİ
İtalya'da hükümet 2010 yılından itibaren havuza geçiş kararı aldı. İspanya'da ise önemli kulüpler 2013 yılına kadar haklarını ayrı sattıkları için havuz gerçekleşemiyor.
Daha yazılacak çok yazı, verilecek çok rakam var. Bunların hepsi kaynağından alınmış bilgiler ve rakamlar. Yanlış olması ve ya da abartılması mümkün değil. Çok kesin olan birşey var ki, artışlar çift rakamlı haneleri bile bulmuyor. İngiltere'de yüzde 4.25, Fransa'da yüzde 2.17, Almanya'da yüzde 6.90 artış sağlanırken, Türkiye'de beklentiler ve istekler yüzde 100'ü aşıyor, neredeyse yüzde 200'e ulaşıyor.
Üstelik, yayın geliri Türkiye'nin ancak beşte birini bulan Belçika'nın Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcisi, bizim beş kat pahalı ligimizin Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcisini perişan ediyor, adeta dalga geçiyor.
Uluslararası Pazar deseniz, ligimize beş kuruş para veren çıkmıyor. Avrupa kalitesinde bir takım yaratamıyoruz. Her yıl üç takımdan birinin şampiyon olacağı, yani sonucu başlangıcından belli, rekabetten uzak bir lig oynuyoruz.
IPTV deseniz tam anlamıyla hayal. İki yayıncı ciddi problem ve ikinci yayıncılar para batağında. Ülke federasyonları ile ciddi hukuksal sorunları var.
Ama biz her türlü gerçekten uzak, havuza balıklama dalıyoruz. Acaba diyorum, bu havuza balıklama dalarken, işin gerisinde havuzu bozup yayın haklarını bireysel pazarlamak isteyenler mi var. Anadolu dikkat et, eskiye dönme. Havuzun suyu çekilirse, ıslak mayonla ortada kalırsın.

ŞANSAL BÜYÜKA / AKŞAM
N
13 yıl
Size Elmalı Duvar Kağıtları Derledim...
İnternetten kendim için topladığım (açık kaynak) duvar kağıtlarını derleyip aşağıdaki linke yükledim. ben 15 dakikada bir değiştir olarak kullanıyorum tümünü. favorim homer simpson. umarım siz de beğenirsiniz.

saygılar.

http://netload.in/dateiLUGCOKe4XZ/mac_wallpaper.zip.htm
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.