B

Onbaşı
18 Temmuz 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
104 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
B
10 ay
Atatürk Dizisi
evet disney plusta yayınlancaktı sonra yayından kaldırdılar bu konuda forum ahalinin görüşlerini merak ettim
B
2 yıl
İnsanlık İçin Küçük Benim İçin Büyük Adım Metin 2 de...
evet metin 2 oyununda tr serverinde 105 lvl görevlerini bitirdim yani oyunun tüm görevlerini bitirmiş oldum 
insanlık için küçük ama benim için büyük adım oyun tarihinde bi kaç kişi arasına girdim sırada oyundan para kazanmak var d
B
2 yıl
Uzaylılar Beni Kaçırdı
uzaylılar geçende beni kaçırdı çip taktılar beni uyzaylılar yönetiyo d
B
2 yıl
1929 Kışı Kar İstanbulda 80 Santimmiş
Yıl 1929, mevsim kış...
Soğuk gerçekten dayanılır gibi değildir. Kasaplar etleri testere ile kesmek zorunda kalacak, İstanbullular Topkapı Mezarlığı'na götürdükleri cenazeleri defnedemeden, orada bırakıp ertesi günü defnetme sözüyle oradan ayrılacaklardır...İnsanlar boğaza gelen buz kütleleleri üzerinde hatıra fotoğrafı çektireceklerdi...

1929'da İstanbul'da neredeyse aralıksız olarak 55 gün kar yağmış. Bu 55 gün yağan kar, birçok günler tipi şeklinde devam etmiş. İstanbul'un bazı kesimlerinde kar kalınlığının 4-5 metreye kadar ulaştığı belirtilmekte ki, bu neredeyse 2 katlı ev yüksekliğinde demek. Gece sokağa çıkmak çok tehlikeliymiş, nitekim gece saatlerinde yiyecek aramak için şehre inen kurtları görmek, sıradan bir durum haline gelmiş.

Kaynak: http://www.forumatmosfer.com/konu-19...fsane-kis.html

one be istanbulda 55 gün kar yağmış 1929da kar 80 santimmiş 
B
2 yıl
51.Bölge Resmİ Bob Tanik Bob Lazar
1989 yılında Bob Lazar adında bir fizik mühendisi, Las Vegas televizyon istasyonlarından biri olan KLAS’da bir basın açıklaması yapmış ve S4 Bölgesi’nde UFO’ları yeniden oluşturmayla ilgili mühendislik projesinde görev almış olduğunu iddia etmişti. UFOların yerçekimini itici güç sistemine dayalı motorları üzerinde çalışmalar yaptığını söyledi. Bunların güç kaynakları bir anti-madde reaktörüydü.

Lazar orada kendisine gösterilen uzay aracın bizim medeniyetimizden binlerce yıl daha gelişmiş seviyede bir teknolojiye sahip olduğunu ancak görünüşe göre bizlerden daha kısa varlıklar için yapıldığını vurgulamıştır. Lazar açıklamalarına ayrıca adı geçen bölgede dünya dışı varlıklara ait 9 adet disk şeklinde uzay aracı olduğunu da eklemişti:

“Bu disklerden bir tanesi İsviçreli Eduard Billy Maier adındaki temasçının 1970 yılı ortalarında fotoğraflarını çekmiş olduğu ve Pleiades takım yıldızından geldiği iddia edilen araca benziyordu.”

Lazar, takip eden aylarda kendisiyle yapılan röportajlarda, hikayesini daha ayrıntılı bir şekilde anlatmış, 51. bölgede bulunan birbirlerinden tamamen farklı disk şeklindeki 9 araç için yakıt olarak 223 gramlık –o zamanlarda henüz keşfedilmemiş bir element olan– element 155’in kullanıldığını açıklamıştı:

“Bu element daha çok yanık turuncu renginde olup çok yumuşaktır. Öyle ki tırnağınızla üstüne çentik bile atabilirsiniz. Ancak çok ağırdır. Elementin bir parçasını kaldırdığınızda onun kurşun olmadığını hemen söyleyebilirsiniz. Şaşırtıcı derecede ağırdır.”

Las Vegaslı bir araştırmacı-gazeteci olan George Knapp Lazar’ın geçmiş iş yaşamı araştırmış ve önceden gerçekten de Los Alamos’ta yaşadığını ve oradaki Las Alamos Ulusal Laboratuarı’nda fizikçi olarak çalıştığını doğrulamıştır. Ayrıca Lazar’ın iddia ettiği dönemlerde 51. Bölge/S4’de çalıştığını yasal olarak da onaylanan çalışma kayıtları, Donanma İstihbarat Departmanı’ndan sağlanmıştır.

Lazar’ın fizik, elektrik mühendisliği ve itici güç sistemleri alanlarındaki sağlam ve güvenilir geçmişi nedeniyle kendisiyle pek çok görüşmede bulunulmuştur. Bugüne kadar işi, üssü, çalışma arkadaşları ve yapımı oldukça zor olan uzaylı araçları hakkında çok detaylı tarifler ve bilimsel bilgiler sunmuştur.

HAVA İSTİHBARAT MERKEZİ ÜYESİ ANLATIYOR:

51. Bölgede görülen disk şekilli cisimlerle ilgili diğer bir olay, bir Hava Kuvvetleri emeklisi olan gazeteci Robert Dorr tarafından bildirilmiştir. Dorr, 1953 yılı Nisan ayında Nellis test üssünde görev yapan Hava Teknik İstihbarat Merkezi takımının bir üyesinin, kendisine, yeniden düzenlemesi yapılmış bir uçan dairenin görgü şahidi olduğunu ihbar ettiğini belirtmişti. Cismin tanzimi, söylendiğine göre, Doğu Kıyısında gerçekleştirilmişti.

“O, 8,5 m. çapında kusursuz bir diskti. Kalınlığı çemberin çevresinde 30 cm.den başlarken ortaya doğru 3,5 metreye ulaşıyordu. Savaş uçaklarınkine benzer yükseltilmiş bir kokpiti, hemen altında da onu çevreleyen 150’ye 150 cm. uzunluğunda ve 2 metre yüksekliğinde bir alan vardı. İtici güç sistemi tamamen mahvolmuştu, aygıtlar ve elektrik tertibatı tanıdık materyalleri içermesine rağmen neredeyse anlaşılmaz görünüyordu. Cisim, dünyanın yörüngesindeki bir ana gemi tarafından yönetilmek üzere dizayn edilmiş küçük bir araç olduğu kanısını uyandırıyordu. Boyutlarından ve hasar görmüş oturma yerlerinden anlaşılabileceği üzere, içinde görünüşe göre insan benzeri uzuvlara sahip 2 mürettebatı taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştı, ancak bunlar çok daha kısa boylu varlıklar olmalıydı. Bu aracı bir insan pilotun sığabileceği şekilde tekrar dizayn etmek aylar sürmüştü.”

DAHA ÇOK TANIK:

Atomik Enerji Komisyonu’ndan ‘Q’ tipi [çok gizli bölgelere giriş izni] ve servisler arası Top Secret (Çok Gizli) geçiş iznine sahip Mike Hunt 1960’lı yıların başında 51. Bölge’de, radar bakımıyla meşgul olduğu sırada disk şeklinde bir hava aracını gördüğünü itiraf etmiştir.

Yeminli ifadesinde “sadece bir kere UFO gördüm” diyen Hunt şöyle devam etmiştir: “Araç, binaların arkasına yarı saklanmış bir şekilde yerde duruyordu. İlk gördüğümde, kuyruğunun ve kanatlarının olmadığını fark edene kadar onun küçük bir özel uçak olduğunu düşünmüştüm. Ondan yarım mil kadar uzaklıktaydım ve bu uzaklıktan gördüğüm kadarıyla araç yaklaşık 6 ya da 9 metre çapındaydı ve cilalı parlak alüminyumdan ziyade kalay ve kurşun karışımı gibi bir renkteydi.”

Hunt, birçok kere uçan daire kalkarken ya da inerken orada bulunduğunu, fakat onu izlemesine hiçbir zaman izin verilmediğini kaydetti. Ayrıca, Tonopah yakınlarındaki radar istasyonunun kuzey ucunda görev yapan radar operatörü Richard Shakleford da Hunt’a, test alanının üzerinde sık sık UFOları gördüğünü fakat kendisine onları görmezden gelmesi emredildiğinden bahsetmiştir.

Mike Hunt, o sıralarda 51. Bölgede –‘Kırmızı Işık Projesi’ ya da ‘Kırmızı Işık’ olarak bilinen- uçan dairelerle ilgili son derece gizli bir programın yürütüldüğünü biliyordu. Hunt, ayrıca kendisinin etrafta herhangi bir şey görüp görmediğine dair sorgulandığını da eklemiştir... “Her ne görmüş olursam olayım, orada gördüklerimle ilgili en ufak birşey dahi konuşursam başımın büyük belaya gireceği sıkça hatırlatılıyordu. Oradaki güvenliğin ne kadar sıkı olduğunu asla tarif edemem.”

1989 yılından beri, Japonya’dan da olmak üzere birçok uzak yerlerden gelen pek çok kişi ve haber ekibi, 51. Bölge üzerinde yerçekimine karşı yaptıkları hareketleri, manevraları ve kapasiteleri ile ordunun geleneksel araçlarının çok ötesinde bir teknoloji sergileyen, garip, parlak araçları fotoğraflamış ve kameraya almışlardır.

alıntıdır

uzaylılar yakında gelcekler
B
2 yıl
Korona Kıyamet Almeti Olabilirmi?
ben bunu merak ediyom yaşım 48 böyle bi hastalık ilk defa görüyom bu virüs yeni versiyonlarıyla ülke ülke hızlıca geziyo bu hastalık kıyamet alameti olabilirmi acaba 
B
2 yıl
Dolar %50 İndi Ya Piyasaya Yansıdımı?
dolar bi ara 18 tl yi gördü şimdi 10 tl ye indi dolar artınca zam yapanlar niye dolar düşünce indirim yapmadılar hani nerde dürüst esnaf hep müslümanım diye geçinenler bunun mezarı var zannetmeki yanına kalacak...
B
2 yıl
Gölpazarı Açık Cezaevi
bugün bilecik gölpazarı açık cezaevini anlatcam biraz sansürlü d

bu cezaevinde disiplin çok katıdır mahkumlar korkudan kuzu gibidirler 
 çöpleri çöp kutusuna atma kuralı vardır en basitinden ordaki mahkumlar kesinlikle çöpleri yere atmazlar her zaman çöp kutusuna atarlar 
 1500 mahkumu vardır buranın yemek ve banyoda kuyruklar uzadıkça uzar banyoda fıskiyeler bozuktur bi ikisi çalışır sadece dökme tabir edilen yöntemle yıkanılır genelde tv odaları vardır ama mahkumlar sürekli kanal kavgası yaparlar 
 şimdilik bu kadar ilerde eklemeler yapacam bu konuya
B
2 yıl
Metin 2 Nasıl Battı
bir efsanenin batış hikayesi d
alman naziler ne zaman aldı korelilerden bu oyunu bide bu gameforge çıktı batırdılar oyunu
https://www.google.com/sorry/index?continue=https://www.youtube.com/watch%3Fv%3DnBH8UJqNQ78&q=EgQuLZpEGN3v7Y0GIhAC-6TraUlZheuoX-8dRmJ2MgFy
B
3 yıl
Cezaevindeki lakabım \"dağıtıcı\" idi
biraz cezaevi anılarımı anlatayım 
 ben 2012 ekimi ve 2014 haziranında bursa e tipi kapalı cezaevinde yatmıştım o zamanki lakabım şunlardı 1. lakabım dağıtıcı 2. lakabımda şakigan kuşuydu dağıtıcı denmesindeki amaçda cezaevine alışamadığım ve arıza denen tipden olmamdı baş memur benim gibi tipleri dağıtmak istediği koğuşa yani azzetmediği müessillerin koğuşa koyuyolardı e bunu dövsünlerde o koğuşu dağılsın amacındaydılar benim bulaşıcı mantar hastalığı olmasıda mahkumları çok korkutuyodu e koğuşun birinde yan koğuşda daha önceki olayda olan bi eleman bağırarak uyarıyodu dikkat edin onu tanıyom ben koğuşu dağıtmak için gönderildi giderken 4-5 kişiyi götürüyo dedi ama işte dışarda suç işlemekten korkmuyan bu tayfa bu olaydan korkuyodu ayrıca mantar hastalığındanda deyim yerindeyse ödleri kopuyodu aslında benim gibi bulaşıcı hastalığı olanların cezaevinde yatmaması gerekir ama gel gelelimki devlet yatırıo madem yatırcan ev hapsi ver bari ikinci lakabımın konuş şekliyse şudur şakigan kuşu 
 çok konuşan haber taşıyan manasındadır e adam orda benim kuyumu kazıcakta ben seyredicem öylemi öyle bi dünya yok ilerde yine cezaevine girersem dağıtıcı olcam yine...
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.