|
Merhaba, iki araç arasında kaldım. 2 ay önce babama 2006 model dizel 1.6/90 beygir Fiesta aldık. Araç bence fiyat/performans olarak mükemmel. ESP olmamasına rağmen yol tutuşu çok iyi. Atikliği ve çekişi, yokuş ve sollama performansları beni mest etti. Dışarıdan ses ne kadar geliyor dikkat etmedim, genelde kötü demişler, beni rahatsız etmedi fazla. Aracın tek büyük sıkıntısı altını en ufak tümsekte sürtmesi. Polo kullanmadım. Daha rahat olacaktır diye tahmin ediyorum. Ama 1.4 ve 70 beygir motor beni düşündürüyor. Fiesta'dan sonra bana ağır bir araba gibi gelecek diye karar veremiyorum. Bana yardımcı olur musunuz, sizce hangisi, neden ve endişemde ne kadar haklıyım, motor performansı çok farkeder mi? |
|
Merhaba arkadaşlar, İkinci el bir araç almayı düşünüyorum, biraz araştırdım ancak hala kafamda netleşmeyen şeyler var yardımcı olabilir misiniz? Bütçem 30-40 bin TL civarında olduğu için, aşağıdaki konuyla ilgili sorularım genelde 2006 ile 2012 arasındaki araç modelleri için geçerli. Hep benzin ve dizel karşılaştırması yapılıyor ancak motor hacmi, beygir gücüne göre tam olarak kıyaslama bulamadım, ya da henüz anlayamadım. Örnek olarak 1.6 dizel bir araçla, 1.2 benzinli bir aracı kıyaslarsak, yakıt değerleri birbirine yakın mıdır? Aynı şekilde kullanım performansı olarak bu iki aracın karşılaştırması nasıldır. Neleri dikkate almak gerekir? Beygir gücü bu iki karşılaştırmada ne kadar etkiler? 1.2 benzinli bir araba sollama, yokuş kalkış, hızlanma gibi konularda tatmin eder mi yoksa düşük mü kalır. Veya Dizelde bu gibi konularda performans alabilmek için 1.6 motor şart mıdır, 1.4 dizel de memnun eder mi? Honda Civic 1.8 benzinli otomatik araç için o motora göre yakıt değerleri çok iyi deniyor. Dizel bir araba için kıyaslaması nedir mesela bu arabanın anlayamıyorum. Bu nedenle yardımcı olursanız sevinirim. |
|
Arkadaşlar öncelikle henüz kafamda netleşmeyen bir şey var. 30.000 araç + 10.000 civarında motor mu alsam, yoksa 40.000'e kadar arabayı zorlasam mı bilemiyorum. Belki de motor almasam bile 30-35 bin bandında araç alırım. Bu konuda kafamın karışık olmasının 2 sebebi var. 1 ay kadar önce babama 30.000 TL'ye çok temiz 2006 model dizel 1.6 Fiesta aldık. (46 bin km) Aracın kullanımı gerçekten çok iyiydi, çok keyif aldım. İnanılmaz atak ve çok hızlı, ağır tok bir araba. Yol tutuşu iyi. İçi çok dar değil. Sadece tabanı yüksek değil, çabuk sürtme yapıyor. 30.000'e bu kadar keyifli ve güvenli bir araç bulunca dolayısıyla kafam karıştı. Evet görüntüsü ve iç donanımı biraz eksik ama çok da dert olacak kadar değil. Bir de İstanbul trafiği malum, bir de hem okul hem iş durumum var. Motor ile daha rahat ulaşım sağlayabilirim belki gerektiğinde diye düşündüm. Beğendiğim ve fırsat yakaladığım güvenli bir motor modeli var. Dolayısıyla sizden ricam, 30 ile 40 bin arasında ikinci el dizel araç tavsiyeniz ne olur? (1.6 dizel ile örneğin 1.2 benzin arasında performans ve yakıt olarak ne kadar fark bilmiyorum, o yüzden benzin yazmadım, alınasıysa belirtebilirsiniz? -İsteklerim -KM'si çok yüksek olmayacak. Mümkünse 70.000 km altı. Aracın çok alınası olması durumuna göre 100.000 km'ye kadar. -Hatchback olmalı. (İstanbul trafiğinde sedan'ı mantıklı bulmuyorum) -Seri ve rahat bir araba olmalı. Sollama ve yokuş yukarı durumlarda güven vermesi lazım. -Malzemesi kaliteli ve güvenli olmalı. Bundan kastım, Peugeot 207 gibi teneke olmamalı. İlk kez araba sahibi olacağım. Uzun yol ve hatta dağ bayır tecrübem de var ama hala usta sayılmam sürekli kullanmadığım için. Araba işinden çok anlamam. Ben kullanırken bana sunduğu izlenimi anlayabiliyorum sadece. Dolayısıyla kullanımı keyifli, rahat, güvenli ve ekonomik bir araba olması yeterli. Bu fiyat bandında her şey olsun diyecek kadar ayrıntı istemiyorum. Kafamdaki araçlar da şunlar. -Ford Fiesta -Ford Fusion (1.6 dizel olanı) -Seat Ibiza -Dacia Sandero Stepway -Polo (35.000 üzerine çıkacak olursam) -Honda Civic 1.8 (40.000 TL'ye kadar çıkarsam) -Kia Venga Panoroma (40.000 TL'ye kadar çıkarsam) Yardımcı olursanız çok sevinirim. |
|
Merhaba arkadaşlar, babama bir araç alacağız. Maksimum 30.000 TL bütçemiz var. En fazla pazarlık için 32.000 TL civarı araçlara bakabiliriz yani. Bu fiyatlara alınabilecek en iyi araç nedir sizce? Başlıca aradığımız özellikler, 100.000 km altı olması, güvenli olması, az yakması ama mümkün olduğunca iyi kaçması. Çok eski model arabalar istemiyoruz, mümkünse 2006 sonrası araçlara denk gelirsek çok iyi olur. Bu koşullar altında öneriniz nedir? |
|
Selamlar öncelikle. Uzun süredir bisiklet araştırıyorum kendim için, ancak listemdeki bisikletleri hiç deneme fırsatım olmadığı için yakınımda bulunan Kaçkar Bisiklet (Göztepe) ve Star Bisiklet'e (Suadiye) gittim. Bu arada Star Bisiklet'te de yaşadığım olaydan sonra araştırırken forumda şöyle bir konuya denk geldim. http://forum.donanimhaber.com/m_78204578/f_//tm.htm#78204578 Şimdi öncelikle Kaçkar Bisiklet ile ilgili başlayayım. Biliyorsunuz yakın zamanda Giant markası Sahrayıcedit'te minübüs caddesi üzerinde Türkiye'deki ilk satış mağazasını açtı. Ben de önünden geçerken içeri girdim, şehir ve katlanır bisiklet modellerine bakmak istediğimi söyledim. Genç bir arkadaş vardı, herhalde 25 yaşlarında bir arkadaştı. Saolsun çok ilgilendi benle, her sorumu sıkılmadan, afra tafra yapmadan güzel güzel detaylı şekilde anlattı, hatta önerilerde bulundu. Üstelik alışık olduğumuz o mal satmak için samimiyetsiz önerilerden değil kesinlikle. Çok içtendi. O sırada katlanır bisiklet boyutunda (modele gerek yok) ama katlanmayan bir bisiklet modelini önerdi ve fiyatının dükkandaki en ucuz model olduğunu söyleyerek bir fiyat verdi bana. Benim de aklıma yattı, Giant kalitesini o fiyata bulamam diye, o bisikleti kız arkadaşım için düşündüm. Başka bir gün Kaçkar Bisiklet'in önünden geçerken hem Carraro'nun bir modelini incelemek hem de kız arkadaşıma Giant'ta gördüğüm modeli göstermek için içeri girdik. Gayet iyi karşıladılar. Ben direkt konuya girdim ve o bisikleti kız arkadaşıma gösterdim. Onlar da fiyatını söylediler. Ancak söyledikleri fiyat benim Giant'ta duyduğum fiyattan neredeyse 1,5 - 2 kat daha fazlaydı. Ben de şaşırdım ve durumu söyledim. Herhalde ailesine küfür etsem bu kadar suratı düşmezdi oradaki görevlinin. Kesinlikle böyle bir şeyin mümkün olmadığını, bir yanlışlık olduğunu söyledi. Adam neredeyse beni suçlayacaktı, fiyat kırmaya çalışıyorum diye. Ben de benim duyduğum bu, belki yanlışlık vardır dediğiniz gibi ama ben bunu duydum dedim. Sonra suratı asık şekilde Giant satış mağazasanı arayarak (bana fiyat veren çocuk değildi konuştuğu), burada bir müşterimiz şu model bisiklet için şu paraya sattığınızı İDDİA EDİYOR dedi. İddia ediyor nedir bir kere, nasıl bir rahatlık bu önündeki müşterinin hakkında böyle konuşabiliyorsun? Ardından olan konuşmayı da bana hoparlörden dinleterek, öyle bir fiyatın olmadığına, bir yanlışlık olduğuna kanaat getirdiler. Kaçkar'daki görevli Giant'taki görevliye resmen sitem ederek, bizim aynı fiyata satmamız lazım, bu durum daha önce de oldu, bizi kazıkçı durumuna düşürüyorsunuz böyle dedi. Şimdi öncelikle bana Giant'ta fiyat veren çocuk belki hata yapmıştır, çünkü hiç öyle katakulli peşinde değildi, insanlık hali yanlış söylemiş olabilir. Ancak bu iki görevlinin yaptığı konuşma hem etik açıdan hem de yasal açıdan doğru değil. Rekabet Kurumu o konuşmayı duysa ikisinin de canına okur. Ama bu adamlarda bu rahatlık var işte maalesef. Daha sonra Kaçkar'da Carraro 224'ü incelerken gözüme Giant Roam 3 modeli takıldı. Birkaç özelliğini sordum, yalan yok güzelce anlattı. Ama her seferinde o parayı Carraro'ya vereceğine böyle bir bisiklet alacaksın deyip durdu. Benim Türk satıcılarında en sinir olduğum özelliklerden biri bu. Bütçem belli, planım belli, ben ister alırım ister almam, sen bana öneride bulunacaksan (ki soruyorum bu paraya ne tercih etmeliyim diye) bana ahkam kesmeyeceksin git kalitelisini al diye. Ben bu işe iki üç kat para ayırsam ne işim var zaten seninle, en iyi markalar da belli modellerde, girer alır çıkarım. Söylediklerine karşı çıkmıyorum evet, o kadar para verince gidip iyi bir kadroya sahip bisiklet alınması gerekiyor belki, ama ben yine de bütçem bu diyorum sana. Neyse gelelim benzer özellikteki Star Bisiklet olayına. Oraya da dün gittim. Asıl Mosso 771 için gitmiştim ama hemen önüme Carraro'lar çıkınca bir kez daha göz atmak istedim. Burada da bizim Türk satıcılarının tipik olumsuz özelliklerinden diğer birkaçını gördüm. -Öncelikle ilgi neredeyse yoktu. (İlgililer diyen arkadaşlara birazdan nasıl ilgili olduklarını söyleyeceğim) -Carraro 224'ü beğendiğimi anladı ve al onu deyip durdu. Ama söylerken çok düşünme al gitsin havasındaydı. Ya pazardan saat mi alıyorsun? Bu nasıl bir beklenti anlamıyorum ki. Güya ilgili gibi bir şeyler anlatıyor ama hep aynı satıcı diyalogları. Ben buna artık satıcının ilgisi olarak değil refleksi diyorum. Adam müşteri gördüğü anda aynı cümleleri sıralıyor, sen ne sorarsan sor. -Sonra Mosso'yu inceledim ve ben yine kız arkadaşımla kendi aramda Kaçkar'da gördüğüm Giant ile bu model arasında hangisi tercih etsem diye konuşuyordum. Geldi hangi model dedi, dedim burada değil Kaçkar'da bir Giant beğendim onu da düşünüyorum. Söylemez olaydım, adam resmen iddia varmış gibi ortada yarış içine girdi. Her türlü bunun daha iyi olduğuna eminim, bana onun şu özelliğini söyle bu özelliğini söyle deyip ben söyledikçe Mosso'nun özelliklerini söyleyerek, Mosso'nun daha iyi olduğunu görüyor musun dedi. Ama suratta beni ikna ettiğini düşündüğü saçma bir sırıtmayla beraber söylüyor bunları. -Daha sonra mesajın ilk başlarında verdiğim linkteki arkadaşın söylediği gibi bana da yok 38 yıldır bu işi yapıyorum, bu işi en iyi ben biliyorum, kimi getirsen getir benim söylediğim doğru, gelsin bana bisikletini göstersin benimkilerle kıyaslayayım gibi anlamsız bir konuşma daha yaptı. -En sinir olduğum olaylardan biriyse, ki bu bizim satıcıların yine çok görülen bir özelliği, ben bir ara Salcano'lardan birine baktım önümde diye. Ha o da olabilir bak, dedi, yok dedim buna sadece bakıyorum, bunu düşünmüyorum dedim, alma ya zaten, ben onu parası olmayanlara al bunu git diyorum dedi, parası olan adama onu ne önereyim dedi. Şimdi siz bunda ne var diyebilirsiniz ama bu cümleyi söylerkenki tavrını keşke gösterebilsem, yaşatabilsem size. Hem ben hem kız arkadaşım bu durumdan dolayı kendimizi çok rahatsız hissettik. (Üzerimize hiç alınmadığımız halde, başkaları adına yani) Şimdi tüm bunlardan sonra iki konuya değinmek istiyorum. İlki burada yine yukarıdaki linkini verdiğim konuda olduğu gibi bu satıcıları övecek ya da sorun yaşamadığını söyleyecek arkadaşlar olacaktır. Ben size neden sorun yaşamadığınızı belirteyim. Bizim esnafımız kendisinden mal alacağını anladığı adama bir saat yalakalık yapar, sıcak davranır (işini düzgün yapan insanları tenzih ediyorum) Kendisinden mal almayacağını düşündüğü ya da bildiği kişilere ise böyle saygısız ve hatta bazen ahlaksızca davranır. Benim en sinir olduğum olay bu. Lütfen bazen çok soru soran müşteriler de oluyor demeyin. Ben de farkındayım, manyak insan her yerde. Ama bu iş sonuçta onların işi. Ben alsam da almasam da, sorduğum soruya cevap vermek, benimle ilgilenmek zorunda. Bu sadece anlattıklarım için değil çoğu esnaf da böyle, almayacağım, biraz daha düşüneceğim diyemiyorsun adamlara. Bakışları, tavırları değişiyor, hatta siz de sık sık yaşıyorsunuzdur. Bu gibi durumlar için klasik bir cümleleri vardır bunların ''SEN BİLİRSİN'' Dükkana mal bakmaya mı geliyorsun sevgilinden trip yemeye mi belli değil. Bizde esnaflık nedir, ticaret nasıl yapılır, müşteri nasıl memnun edilir, bu konular hakkında zerre bilgimiz yok ne yazık ki. Biz de ancak bilgi sahibi olmadan ahkam kesme, küstahlık yapma, huysuzluk, afra tafra ve daha birçok olumsuz özellik... En kral mekanlarda dahi bolca bunları görebiliyoruz. (Yine işini düzgün yapan insanları ayrı bir köşede tutarak diyorum bunları) Ha bunları neden bu kadar anlattım, belki öncesinde belki de sonrasında ihtiyaçları olur da benim gibi insanlar bu iki bisiklet firmasından bir şey almayı ya da ziyaret etmeyi düşünürlerse, neyle karşı karşıya olduklarını bilsinler diye. Bazı arkadaşların da belirttiği gibi, paranız hazırsa, ne istediğiniz kesin belliyse, muhattap olmadan gidip alın gelin. Muhattap da olabilirsiniz, büyük ihtimal bir konuda şikayet etmediğiniz, onlara iş çıkarmadığınız sürece sizinle iyi geçinirler. Ama henüz karar vermediyseniz ona göre hazırlıklı gidin. Zaten anlamıyorum ki, o dükkanda inceleme, bu dükkanda soru sorma, nasıl içime sinip, öğrenip alışveriş yapayım. Resmen bakmadan almaya zorlanan bir ülkede yaşıyoruz. İnanın sinirlensem de vicdan sahibiyimdir, Carraro 224 ya da 225 almaya karar vermiş olsam da, sırf onlara para kazandırmamak için (biliyorum ben almayınca batmazlar) her iki dükkandan da almayacağım bisikletimi. |
| Arkadaşlar Akçay'a gitmek istiyorum ama her zamanki gibi bilet almayı son ana bıraktım ve biletler tükendi çoktan doğal olarak. Bu gece ya da yarın sabah çok erkenden bu bölgeye yakın bir yerlere aracıyla giden var mı? |
|
Merhaba arkadaşlar, bisiklet konusunda amatör sayılacak seviyedeyim ne yazık ki. Ancak aktif olarak kullanacağım kaliteli sayılabilecek bir şehir bisikleti almak istiyorum. Bütçem maksimum 700-800 TL civarında. Ancak o paraya sıfır almaktansa, düzgün kullanılmış daha üst model bir ikinci el bisiklet arıyorum. Kron, Sedona, Salcano arasında çok katı şekilde al ve alma diyenler var. Önerilerinizi yazarken gerekçelerini de belirtebilir misiniz? Bu arada boyum 1.70'e yakın. Ancak Bacaklarım benim boyumdaki insanlarınkinden biraz daha uzun, önerilerinizi de bu doğrultuda yapabilirseniz çok sevinirim. Son olarak... Sadece iyi bisiklet almak yeterli değil elbette. Tekerlek, vites, dişli, jant ve sele, fener gibi aksesuarlar konusunda da fikirlerinizi belirtirseniz çok makbule geçer . Şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim. |
|
Merhaba arkadaşlar, çift ekran kartlı bir laptopum var. Dün yatak üzerinde açık unutmuşum, aşırı ısınmıştı ancak bilgisayar kapanmamıştı. Ben farkedince hemen kapattım, ama yeniden açtığım zaman Ati olan ekran kartımı ya da Intel olan ikinci ekran kartımı görmüyor. Görüntü bağdaştırıcıları kısmında sadece VGA gözüküyor. Driver yeniden yükledim, ama değişen bir şey yok, hepsi güncel diyor zaten. Sorun sizce ne olabilir, yardımcı olabilir misiniz? |
|
Arkadaşlar başlıkta da yazdığı gibi bir notebook alacağım ve film kurgu programlarını kullanmak için alıyorum. Lenova'nın i5'li modeli bile kasıyor bu kurgu programında, belirttiğim fiyat aralığında alabileceğim en iyi notebook nedir acaba? |
Bugün Bim'den yaka mikrofonu aldım. Laptopta kullanmak için aldım mikrofonu. Daha önce de kafa üstü kulaklığım vardı ve mikrofon + kulaklık birleştirici aparatı ile birlikte laptopta sorunsuz kullanabiliyorum.
Bu aldığım yaka mikrofonu kendi girişi 3 çizgili. Ve direkt laptop girişine takınca ses kayıt alabiliyorum. Yanında gelen bir de mikrofon + Kulaklık birleştirici aparatı var. Ancak onu takıp, yaka mikrofonu girişini de ona bağlayınca ses kayıt alamıyorum.
Şöyle bir şey farkettim. Kafa üstü kulaklığımın jack'ları 2 çizgi, dönüştürücüsü de haliyle 3 çizgi ve güzel çalışıyor.
Ancak yaka mikrofonun hem kendi jack'ı hem de dönüştürücüsünün jack'ı 3 çizgili. Bu sorun yaratıyor olabilir mi?
Ama öyle olsaydı kimsede çalışmazdı, deneyenler var ve onlarda böyle bir sıkıntı görmedim.
Sizce sorun neyden kaynaklı olabilir? Dediğim gibi yaka mikrofonunu doğrudan laptop'a takınca ses alıyor. Dönüştürücü ile takınca çalışmıyor.