M

Yüzbaşı
09 Haziran 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
57 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
M
12 yıl
üst seviyede Tıraş makinesini orta seviyede bütçe ile almak. Panasonic ESRT53 inceleme yazısı
Merhaba,

Daha önce de tıraş makineleri konusunda sayısız yorum ve inceleme yapmış birisi olarak, özelden çok mesaj aldığım için sonunda tüm bu isteklere de cevap niteliğinde olacak ve daha da önemlisi yeni tıraş makinesi almak isteyen ancak çeşitli sebeplerle en üst segment cihazlara heveslendiği halde alamayan (çok para harcamak istemeyen ya da bütçesi nispeten daha limitli ve kafası karışık) kişilere yol göstermesi için bir inceleme yazısı kaleme almak istedim.

Bu incelemeyi yapmadan evvel özellikle de 2 ay kadar evvel satın aldığım ve size tavsiye edeceğim Panasonic ESRT53 makinemle yeterince vakit geçirmiş olmak ve tıraş performansından %100 emin olabilmek adına biraz beklemeyi tercih ettim.

Bilenler bilir, çok makinem var: Braun, Philips ve Panasonic ten müteşekkil küçük bir tıraş makinesi kolleksiyoneriyim. Kimilerine göre dolma kalem biriktirmek nasıl bir tutku ve hobi ise, benim için de tıraş makineleri böyle bir anlam ifade ediyor. Dolayısıyla da tıraş makinelerinin tipolojisi, teknik özellikleri, tasarımı, elek ve bıçakları gibi konularla alakadar oldum hep. Makineden bahsetmeden evvel, sektör hakkında şöyle biraz arkaplan bilgisi vereyim istedim.

Genel olarak 3 büyük üreticiden birisini diğerine tercih etmek ve en iyisi budur demek çok zor oldu benim için, ama buna mukabil her marka bazı dönemlere damgasını vuran modeller üretmiştir. Örneğin tıraş makinesinin üretildiği şu son yarım asıra bakacak olursak Braun bilhassa 70li ve 80li yıllara damgasını vurmuştur. Zaten Braun firmasının şu an ki şöhretini de bu dönemde ürettiği makinelerin kalitesine borçludur. Milletçe, başlangıçta bu makilelerle Avrupaya o dönemde çalışmaya gitmiş gurbetçilerimiz vasıtası ile tanışmıştık. Döndüklerinde beraberlerinde bu makinelerden getirmişlerdi. ilk düzenli ithalat için ise Teba firmasını beklememiz gerekecekti. Ülkemizde 80li yılların sonu ve 90lı yıllarda Philips çok başarılı modeller üretip pazarladı. 90lı senelerin sonunda ise Piyasada Panasonic markası kendisini gösterdi. Insanların zihnindeki Braun-Philips duopolü de bir nebze kırıldı . Kimse, o zamana dek ismini daha çok telsiz telefonlarla özdeş tuttuğu bir markadan o kadar yenilikçi ve kaliteli tıraş makineleri üretmesini beklemiyordu. Zira, bize öğretilen "Braun = tıraş makinesi, tıraş makinesi=Braun" algısı idi . Itiraf etmek gerekirse ben de farklı değildim. O dönemlerde ilk Panasonic tıraş makineleri ile tanıştıktan sonra diğer markaları da takip etmeyi bırakmamakla birlikte, Panasonic hep odağımda oldu .Bu durumun izahati basit elbette; Panasonic'in sektöre sunduğu ileri teknolojilerin (ilk ıslak tıraş, lineer motor, 30 dereceli bıçaklar, nano kaplama, kavisli elek sistemi, ilk 4 ve 5 bıçaklı tıraş makineleri) çoğu hala diğer saygın markalarca bile egale edilebilmiş değil. Seneler geçti ve bu 3 marka piyasaya yüzlerce bir birinden güzel model sürdüler.
Zaman içinde Panasonic, teknolojik yarışta liderliği kimseye kaptırmasa da, Braun ve Philips -Türkiyedeki tüm Avrupalı firmalar gibi- nispeten daha yaygın satış ağları kurarak daha çok müşteriye ulaşmayı başardılar. Panasonic kullanıcıları ise, genellikle bu markalardan yeterince memnun olmayan, alternatif arayan, daha fazlasını isteyen, yani ingilizlerin deyimi ile demanding customers olageldiler. Ülkemize ilk olarak Burla biraderler tarafından ithal edilen bu ürünler, halefi Alpa pazarlama zamanında ise satış anlamında en iyi çağını yaşadı. Ancak, Panasonic firması global yatırım trendlerine bağlı olarak Türkiyeye kendisi gelmek ve daha çok kullanıcıya ulaşma istiyordu .Bu yüzden de 2010 dan itibaren kendisi ithal etmeye başladı, lakin serüvenleri sadece 4 sene sürdü. Kim bilir belki yakın bir zamanda yeniden başlarlar. Daha önce sayısız tıraş makinesi aldığım Alpa Pazarlamadan son olarak bu ESRT53 modelini aldım.

Makine, elinize aldığınız andan itibaren size basit bir makine olmadığını hissettiriyor. Tüm gövdeyi kaplayan elastomer malzeme sayesinde cihaz avucunuza tam oturuyor ve eliniz terli ya da sabunlu olsa bile kolay kolay kaymayacağını anlıyorsunuz.

Tıraş makinelerinde LCD şarj göstergesi , üst segment ile özdeş bir özelliktir. Hakikatten de hangi marka olursa olsun, eğer LCD şarj göstergesine sahipse en üst modellerden birisidir. Ya da bir başka ifade ile en üst segment ürünlerde bu özellik karşınıza çıkar. Başlangıç ve orta segment ürünlerde LCD yerine LED kullanılır genellikle. Panasonic ise en iyi fiyat-performans dengesini sunduğunu bir kez daha göstererek bu makineye LCD gösterge koymuş.

Bıçaklar konusunda biraz bilgi vermek isterim: Panasonicin en sevdiğim yanlarından birisi de en pahalı modellerinde kullandığı teknolojiyi orta veya giriş seviyesindeki modellerinde de görebilmenizdir. 30 dereceli nano bıçaklar bu modelden de esirgenmemiş mesela.

Kavisli elek ise özellikle çene altlarında sorun yaşayanları çok memnun edecek bir özellik . Tıraş olurken çene altlarından daha az geçiş yapıyorsunuz kör noktalar için. Bu da sizin için daha az tahriş demek.....Genellikle - hatta hepsi- tıraş makineleri düz elek kullanırlar. Düz elekler yanaklar gibi geniş ve düz yüzeylerde iyi sonuç verse de, çene altı gibi düz olmayan alanlarda kavisli elek boşluklara oturarak bayağı bir fark yaratıyor.

Panasonic in motor konusundaki üstünlüğünü de pek çok kişi duymuştur. Normal sakallarda bu, pek çok şey ifade etmese de, özellikle sakallar sertleşip problematik bir hale geldikçe daha fazla anlam kazanmaktadır. Bu makine ürettiği 10.000 devir-dakikalık güç ile işinizi daha az zorlanarak, daha kısa sürede bitirmenizi sağlıyor. Sizlerin de iyi bildiği gibi, rakip markalarda bu güçte bir ürünü satın almak isterseniz, bu makinenin üzerine bir 200 TL gibi bir para daha koymanız gerekiyor.

Kimileri kuru tıraş olur, kimileri ıslak. Ben genellikle ıslak tıraş oluyorum. Böylece tahriş ve yanma daha az oluyor. Neticede bıçaklar sakalınız ile sürtünme halinde.
işim bitince de sıvı sabun ile yıkıyorum. Gayet temiz ve hijyenik oluyor. Sabunun kokusu makineye geçtiği için, gayet te güzel kokuyor.

Şarj konusu da tıraş makinelerinde bir başka önemli konudur . Temel prensip olarak bir makineyi şarj etmek için daha az süre beklemeyi ve şarjı dolduğu vakit olabildiğince fazla sayıda tıraş yapabilmeyi isteriz. Bu anlamda bu makine yüz güldürüyor , çünkü 1 saatte tam şarj etmek mümkün ve tam şarj olduğunuzda ortalama 4-5 dakikadan bana 10 tıraş sağlıyor. Gayet ideal bir süre.

Elek-bıçak ömrü
Genellikle 24 ayda bir elek ve bıçakların değiştirilmesi tavsiye edilse da, ben şunu gördüm Panasonic te bu süre 2 katına kadar çıkıyor. Çünkü çelik kalitesi gerçektende en üst düzeyde. Önceki makinelerimden de biliyorum; 5-6 sene sonra eleğini değiştirdiğim makinelerim oldu. Bu yüzden alır almaz endişe etmeyin derim. ihtiyaç olduğunda da bulunuyor.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse, bu makineyi tavsiye etme sebebim, orta bütçe ile alınabilecek en iyi ürünü almanızı sağlamak. Yaptığım fiyat araştırmaları ve fiyat-performans mukayeseleri, bana paranızın karşılığında size en çok konfor ve performansı bu makinenin sunduğunu gösterdi. Bu sebeple de benzer özellikler için daha fazla para vermenize hiç gerek yok. Ben nakit 250 den almıştım.

Bilmeyenler için tekrar tarif etmek isterim. Alpa Pazarlama istanbul, ikitelli, istoçta. 36.adada yerleri var. Gidip direkt olarak alamıyorsanız Sipariş için info@alpapazarlama.com adresine mail atın hızlı bir şekilde dönüş yaparak aynı gün kargo yapıyorlar. Telefonlarını da vereyim alacak olanlar için: 02126597721
M
14 yıl
Lenovo laptop tavsiyesi
Arkadaşlar Lenovolara bakıyorum. 2000 TL ye kadar bir bütçem var. Çok fazla model olduğu için kafam karıştı.
Siz Lenovo kullananların tavsiyelerini almak istiyorum, zahmet olmazsa. Nasıl bir şey alayım ?
ideapad ile Thinkpad serisi arasındaki fark nedir. Thinkpadların keypad tasarımlarını çok beğendim, ama sadece görsellik işte.
Temel olarak aradım şeyler; hız, ısınma ve Hdd kapasite sorunu olmamalı.
Bir de lenovomarketten alışveriş yapılır mı, fiyat avantajı düşünüldüğünde ?
http://www.lenovomarket.com/

Saygılar
M
14 yıl
Saç/sakal kesme makinesi Panasonic ER-1411 for Professionals
Arkadaşlar yeni aldığım Panasonic ER1411 Saç kesme makinesi ile ilgili incelemeyi sizinle paylaşmak istiyorum.
Daha önce kullandığım ER1420 nin yerine bu model çıktığı için, önceki inceleme ile birleştirip çektiğim fotoğraflarıda eklemek istiyorum.

Öncelikle bu ürünlerin günlük hayatımdaki yeri konusunda bir kaç kelime etmek isterim: 32 yaşındayım ve yaklaşık 8 senedir erkek kuaförlerine uğramama kararı aldım. Bunun birçok sebebi var elbette:

1) Evdeki makineki yanlız ben kullanıyorum, kuafördeki makineyi muhtemelen binlerce kişi.
2) Kuaförlerin saçma sapan muhabbetine katlanamıyorum.
3) Kuaförlerin suratımın ortasına sigara dumanı üflemesine katlanamıyorum.:)
4) Kuaförlerde en az yarım saat beklemeye katlanamıyorum (Evde sıra sürekli bende :)) ne zaman istersem o zaman tıraş oluyorum.
Tabi genelde hep banyo öncesine denk getiriyorum ve çok pratik oluyor. )
5) işe hergün sabah gidip akşam saatleri döndüğüm için kuaför saatleri bana uymuyor.
6) Kuaförlerin en ufak saç düzeltme işi için 10-20 TL istemesi zoruma gidiyor. (saçların hızlı uzadığı, ve sık sık kuaföre gitmek icap ettiği düşünüldüğünde bu fiyatlar bir süre sonra zorluyor insanı !)
7) Kuaförler bu işten para kazanmalarına, ben ise bireysel kullanmama rağmen, onlar gidip 50-100 TL lik ürünler alıp salonlarında kullanıyorlar.
Ben evde daha iyi ürün kullanıyorum. Çok anlaşılmaz ve komik bir durum !!! (Ben kuaför olsam, bu işten para kazansam herhalde çekinmeden en pahalı ürünleri kullanırdım)

işin maliyet kısmı hakkında biraz daha fazla durmak istiyorum:
Nede olsa birçoğumuz için devir ekonomi devri. Örneğin son 6 senelik kuaför tasarrufumun ne kadar olduğunu birlikte hesaplayalım:
Ayda 2 Kez kuaföre gidiyorum. her gidişimde ortalama 15 TL ödüyorum. 15 X 2 X 12 = 360 TL gibi senElik bir kuaför maliyeti karşıma çıkıyor.
6 sene için 6 X 360 = 2160 TL
Makineye ödediğim bedel 6 sene önce 140 TL idi. Yani sadece ilk 3-4 ayda cihaz kendisini amorti etmiş bile.

Elbette herşey para değil, diğer konulardaki kazançtan hiç bahsetmiyorum bile !


Saçlarımı daima belirli bir kısalıkta tutuyorum, kısa saç daha çok yakıştığı ve "fresh" bir görünüm kazandırdığı için, ayrıca uzun saç kafayı biraz büyük gösterdiği için kısa saç tipinin en iyi saç tipi olduğuna kanaat getirdim. (Kısa derken üstler 15mm, yanlar 9mm gibi bir uzunluktan bahsediyoruz, asker tıraşını 3mm dir. Yanlış anlaşılmasın !)

Ayrıca, vücudum da biraz kıllı olduğu için bu makineleri vücudum için de kullanıyorum. Benim için şuanda bu cihazın evdeki yeri bir cep telefonumdan daha fazla desem yeridir.

Biraz da makineden bahsetmek istiyorum: daha önceki makinemde Panasonic, ondan önce Moser almıştım. memnun kalmadığım için Panasonic e geçiş yaptım, ve iyikide yapmışım. Panasonic Professionals Serisi bu işin Mercedesi olduğu için alırken kaliteli birşey alıyorum daima. çünkü kullanımı insana zevk veriyor. Panasonic lerin (+) ları nelerdir kısaca paylaşmak istiyorum:

1)Daha hafiftirler, ve elde kavraması daha basittir.
2)Bıçak teknolojisi kıyas götürmez, ultra dayanıklı ve kalitelidir.
3)Bataryaları Ni-cd değil, Ni-MH dir. Bu sayede Şarj süresi daha kısa ve kullanım süresi daha uzundur. (1 saatlik şarj ile 80 dakika kullanım)
Yani başka bir ifade ile; 1 saatlik şarj ile ortalama 10 dakikadan 8 saç tıraşı olursunuzki bu da takriben 3-4 aylık ihtiyacınız demektir ! Müthiş bir süre.
(Elbette, isterseniz şarjın bittiği anda, fişe takıp elektrikli olarak ta kullanabiliyorsunuz.)
4)Tasarım, estetik, göze hitap v.s. konularda da daha başarılıdır.

ER1411 Cihazın içinden 3 adet çift yönlü tarak ataçmanı çıkıyor. Aslında 2 yönlü olduğu için her tarak 2 tarak demektir.
3mm- 4mm
6mm- 9mm
12mm- 15mm

Bu taraklar işinizi çok kolaylaştırıyor gerçekten. Hata yapmanız imkansız. Şöyle söyleyeyim: berberin makası hata yapar, makinenin tarağı yapmaz.
Örneğin 15mm takılı olduğunda biliyorsunuz ki, 14 mm kesmez. Dolayısıyla, bu kendi saçınızı kesmeniz konusunda size büyük bir rahatlık ve güven veriyor. hatalara yer yok !! Örneğin bahsettiğim gibi ben üstleri 15, yanları 9 mm alıyorum ve gayette güzel oluyor.

Bütün püf noktası saçıınızı / sakalınızı v.s. keserken çıkış yönünün tersi yönünde kesmek.
Taraklar kesimden sonra kıla bulaşıyor, evet ama su altında yıkıyorsunuz yeni alınmış gibi oluyor.

bu cihazı kullandığım için sorularınız veya merak ettikleriniz olursa memnuniyetle yanıtlarım.
M
14 yıl
ses kartını sistem neden görmüyor acaba ?
Arkadaşlar, yavaşladığı için bilgisayarı formatladım, fakat ses sorununu çözemedim.
Ses Kartım:
Creative SB0220 Sound Blaster

Bunun sürücüsünü bulup yükledim, fakat kurulum esnasında şöyle bir uyarı veriyor:
"Setup could not detect any sound blaster Audio car on your system. Please ensure that your sound blaster hardware is properly installed before running this Setup program. Setup will now exit. "
Takılı olmasına rağmen, ses kartını görmüyor galiba, bu sorunu nasıl çözerim ?
M
15 yıl
ulaşım araçlarının ezdiği hayvanlar hakkında
arkadaşlar bilmem sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz
Ben otomobille seyir halindeyken ne zaman yolda yatan bir hayvan ölüsü (daha doğru bir ifade ile öldürülmüş bir hayvan) görsem gün boyu o görüntüyü unutamıyorum ve içim sızlıyor.

Bugün ise, çok daha kötü bir şey yaşadım.
Otomobille Tem otoyolu mahmutbey bağlantısından geçerken yolda henüz çok az önce ezilmiş olduğu belli olan bir kedi gördüm. işin ilginç tarafı kedi tam olarak ölmemişti. gövdesi uzanmış, fakat başı kalkmış bir vaziyetteydi. Belli ki kımıldayamıyor, öyle çaresizlik içinde orada yatıyordu. tam iki şerit arasında kalmıştı. trafiğinde hızlı aktığı bir yer ve saat olması sebebiyle orada durmak çok zordu. Onu öyle bıraktım, fakat siz bana sorun. Büyük bir vicdan azabı çekiyorum. Hala, o görüntü aklımda. Sanki, birinci dereceden ben sorumluymuşum gibi suçluluk hissediyorum. Seyrettim ve bir şey yapamadım...
M
15 yıl
Bluemotion Golf vs Polo, hangisi olmalı ?
Arkadaşlar, az yakan bir ekonomi arabası istiyorum. bugün VW galeriye gittik. kafamda, polo bluemotion var. Ancak, babam poloyu biraz çok yalın ve oturaksız bulduğunu söyledi, içine bindikten sonra, Golfü düşünelim dedi, almışken. fakat ben öyle düşünmüyorum. ist. trafiğinde küçük bir ekonomi arabası alayım istiyorum (çıkış noktam buydu) 2 modelin arasında, sonuçta 17.000 tl gibi de bir de fiyat farkı var. (40 -57 ) Sizce, polo alınır mı, verilen para, tam karşılığını verir mi ? veya 57.000 tl golf için fazla değil mi ?
siz olsanız bu durumda en mantıklı olarak ne yaparsınız ?
M
16 yıl
GSM BAZ istasyonları hakkında
Arkadaşlar,


Oturduğumuz binanın hemen karşısındaki bina sahibi çatıya tabelalarla gizlenmiş bir GSM Baz istasyonu yerleştirmiş. Aramızdaki mesafe 20m. kadar.
Görünüşe bakılırsa bu işten kar da ediyor. Zira, son katta kimsecikler oturmuyor. Bunu gizlemek içinde perdeler v.s. takarak dışarıdan bakıldığında "içinde oturanlar var" süsü verilmiş.

Görünmez fakat büyük bir tehlikeye maruz kaldığımızı zannediyorum, ve bu konuda neler yapapileceğimi inanın bilmiyorum.
Şikayet edilebilir mi ? kim ilgilenir ? bu durum yasal bir suç teşkil edermi ? yaptırımı varmıdır v.s.

Adamın kendisi tahmin edebileceğiniz üzere durumun farkında ve çok aksi cevaplar veriyor soranlara: "git işine bak", "seni ilgilendirmez" gibi...

Konu hakkında bilgisi olan arkadaşlardan yönlendirme bekliyorum.

Saygılar,
M
16 yıl
Panasonic Saç/Sakal/Vücut tüyleri tıraş makinesi
Arkadaşlar yeni aldığım Panasonic ER1420 Saç kesme makinesi ile ilgili incelemeyi sizinle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bu ürünlerin günlük hayatımdaki yeri konusunda bir kaç kelime etmek isterim: 30 yaşındayım ve yaklaşık 6 senedir erkek kuaförlerine uğramama kararı aldım. Bunun birçok sebebi var elbette:

1) Evdeki makineki yanlız ben kullanıyorum, kuafördeki makineyi muhtemelen binlerce kişi.
2) Kuaförlerin saçma sapan muhabbetine katlanamıyorum.
3) Kuaförlerin suratımın ortasına sigara dumanı üflemesine katlanamıyorum.:)
4) Kuaförlerde en az yarım saat beklemeye katlanamıyorum (Evde sıra sürekli bende :)) ne zaman istersem o zaman tıraş oluyorum.
Tabi genelde hep banyo öncesine denk getiriyorum ve çok pratik oluyor. )
5) işe hergün sabah gidip akşam saatleri döndüğüm için kuaför saatleri bana uymuyor.
6) Kuaförlerin en ufak saç düzeltme işi için 10-20 TL istemesi zoruma gidiyor. (saçların hızlı uzadığı, ve sık sık kuaföre gitmek icap ettiği düşünüldüğünde bu fiyatlar bir süre sonra zorluyor insanı !)
7) Kuaförler bu işten para kazanmalarına, ben ise bireysel kullanmama rağmen, onlar gidip 50-100 TL lik ürünler alıp salonlarında kullanıyorlar.
Ben evde daha iyi ürün kullanıyorum. Çok anlaşılmaz ve komik bir durum !!! (Ben kuaför olsam, bu işten para kazansam herhalde çekinmeden en pahalı ürünleri kullanırdım)

işin maliyet kısmı hakkında biraz daha fazla durmak istiyorum:
Nede olsa birçoğumuz için devir ekonomi devri. Örneğin son 6 senelik kuaför tasarrufumun ne kadar olduğunu birlikte hesaplayalım:
Ayda 2 Kez kuaföre gidiyorum. her gidişimde ortalama 15 TL ödüyorum. 15 X 2 X 12 = 360 TL gibi senelik bir kuaför maliyeti karşıma çıkıyor.
6 sene için 6 X 360 = 2160 TL
Makineye ödediğim bedel 6 sene önce 140 TL idi. Yani sadece ilk 3-4 ayda cihaz kendisini amorti etmiş bile.

Elbette herşey para değil, diğer konulardaki kazançtan hiç bahsetmiyorum bile !


Saçlarımı daima belirli bir kısalıkta tutuyorum, kısa saç daha çok yakıştığı ve "fresh" bir görünüm kazandırdığı için, ayrıca uzun saç kafayı biraz büyük gösterdiği için kısa saç tipinin en iyi saç tipi olduğuna kanaat getirdim. (Kısa derken üstler 15mm, yanlar 9mm gibi bir uzunluktan bahsediyoruz, asker tıraşını 3mm dir. Yanlış anlaşılmasın !)

Ayrıca, vücudum da biraz kıllı olduğu için bu makineleri vücudum için de kullanıyorum. Benim için şuanda bu cihazın evdeki yeri bir cep telefonumdan daha fazla desem yeridir.

Biraz da makineden bahsetmek istiyorum: daha önceki makinemde Panasonic, ondan önce Moser almıştım. memnun kalmadığım için Panasonic e geçiş yaptım, ve iyikide yapmışım. Panasonic Professionals Serisi bu işin Mercedesi olduğu için alırken kaliteli birşey alıyorum daima. çünkü kullanımı insana zevk veriyor. Panasonic lerin (+) ları nelerdir kısaca paylaşmak istiyorum:

1)Daha hafiftirler, ve elde kavraması daha basittir.
2)Bıçak teknolojisi kıyas götürmez, ultra dayanıklı ve kalitelidir.
3)Bataryaları Ni-cd değil, Ni-MH dir. Bu sayede Şarj süresi daha kısa ve kullanım süresi daha uzundur. (1 saatlik şarj ile 80 dakika kullanım)
Yani başka bir ifade ile; 1 saatlik şarj ile ortalama 10 dakikadan 8 saç tıraşı olursunuzki bu da takriben 3-4 aylık ihtiyacınız demektir ! Müthiş bir süre.
(Elbette, isterseniz şarjın bittiği anda, fişe takıp elektrikli olarak ta kullanabiliyorsunuz.)
4)Tasarım, estetik, göze hitap v.s. konularda da daha başarılıdır.

ER1420 Cihazın içinden 3 adet çift yönlü tarak ataçmanı çıkıyor. Aslında 2 yönlü olduğu için her tarak 2 tarak demektir.
3mm- 4mm
6mm- 9mm
12mm- 15mm

Bu taraklar işinizi çok kolaylaştırıyor gerçekten. Hata yapmanız imkansız. Şöyle söyleyeyim: berberin makası hata yapar, makinenin tarağı yapmaz.
Örneğin 15mm takılı olduğunda biliyorsunuz ki, 14 mm kesmez. Dolayısıyla, bu kendi saçınızı kesmeniz konusunda size büyük bir rahatlık ve güven veriyor. hatalara yer yok !! Örneğin bahsettiğim gibi ben üstleri 15, yanları 9 mm alıyorum ve gayette güzel oluyor.

Bütün püf noktası saçıınızı / sakalınızı v.s. keserken çıkış yönünün tersi yönünde kesmek.
Taraklar kesimden sonra kıla bulaşıyor, evet ama su altında yıkıyorsunuz yeni alınmış gibi oluyor.

Uzun süredir bu cihazı kullandığım için sorularınız veya merak ettikleriniz olursa memnuniyetle yanıtlarım.
M
16 yıl
EN SESSIZ FAN ???
Arkadaşlar benim kullandığım fanın gürültü seviyesini küçük bir örnek vererek size anlatmak istiyorum: düşük ses ayarında müzik dünlemem neredeyse imkansız......
bu konuda nasıl bir seçim yapmalıyım ??? yağla falan diyenler oldu, fakat sorun yağlama ile ilgili olduğunu hiç sanmıyorum.
1) ne marka / model almalıyım ?
2) kendim değiştirebilirmiyim?

teşekkürler.
M
16 yıl
Sony SDM-E96D 19\" alınırmı arkadaşlar ?
Benim eskimiş CRT monitörden kurtulup masada daha az yer kaplayan güzel bir LCD monitör almak isterken arkadaşım laptop kullanmaya başladığı için evindeki fazla Sony SDM-E96D 19" monitörümü sana satabilirim dedi. Çok şık birşey fakat, performans konusunda bilgim yok. Aynı durumdaki bir başka arkadaşımda NEC 19" monitörünü satmak istiyor. (Her ikisi içinde 200 TL gibi ortalama bir maliyet çıkacak karşıma)
Sizce nasıl bir seçim yapmalıyım ???
Acilen tavsiyelerinizi bekliyorum arkadaşlar.

Sony SDM-E96D 19"
Boyut 19 inch
Çözünürlük 1280 x 1024
Kontrast Oranı 1600:1
Tepki Süresi 5 ms
Frekans 60 Hz
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.