D

Er
07 Mart 2007
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
362953 Gün Cezalı
355829 gün 1 s. 38 dk.
Gönderiler Hakkında
D
20 yıl
Gİrmeyen üzülür kesinlikle ------------
madem banlanmak istiyorsun, güle güle.
D
20 yıl
Nike Mercurial Vapor
nedir bu mükkemmel ayakkabının fiyatı bilen var mı?nette bulamadım da.
özellikle şu modelin hastası oldum

< Resime gitmek için tıklayın >
D
20 yıl
Yok böyle bir gol Paul Robinson Tottenham-Watford
http://www.youtube.com/watch?v=cDR5t9b66G0

namıssız nası vurmuşama kaleci ben fosterın büyük mallığı da golün olmasında etkili olmuş tabi
D
20 yıl
Transfe dediğin böyle olur( FM )
D
20 yıl
Züğürt Ağa\u0027dan Beter
Sayısal zengini camiye sığındı

Ordu’nun Perşembe İlçesi’ndeki Ziraat Bankası’nda çaycı olarak çalışan Hayri Kaya’nın hayatı 25 Ocak 2003’te Sayısal Loto’dan kazandığı 844 bin 156.90 YTL’lik ikramiye ile inanılmaz biçimde değişti.

Ancak Hayri Kaya’nın bu yaldızlı günleri çok kısa sürdü, tek evi icra yolu ile satılan eski milyarder 5 ay hapis cezası aldı şimdi de 200 bin YTL’yi aşan borcu nedeniyle adliye koridorlarını aşındırıyor.

PARAYI DUYAN EVE KOŞTU

Lotoda kazandığı gece çekilişi yapan sunucunun “İhtiyacı olan birine çıksın” temennisinde bulunduğunu söyleyen Kaya, “Elimde kupon, çekilişi izliyorum. 6 top düştü. Rakamlar yan yana sıralanınca baktım 6 rakamı doğru bilmişim. Heyecandan başımdan aşağı ter boşaldı. İlk önce eşime ve babamla anneme haber verdim” diye anlatıyor.

Paranın çıkmasıyla birlikte etrafını inanılmaz kalabalık bir kitlenin sardığını söyleyen Kaya, “Para çıktığını duyan eve koştu. Beni çaycı olarak çalıştığım bankada müdürün odasına kitlediler” diye anlatıyor hayatını değiştiren günü. İlk iş olarak kendine son model bir cip alan Kaya, “Para ayda 27 bin YTL faiz getiriyordu. Eve sabah 06.00 sularında dolmaya başlayan misafirlerin tek derdi paraydı. Hiç kimseyi geri çevirmedim” dedi.

“İki ayda 200 milyar harcadığım için banka müdürü bile ikazda bulununca ben de kalkıp İstanbul’a gittim ancak bu kez de babamın “Oralarda mafyanın eline düşersin” ısrarı üzerine geri dönmek zorunda kaldım. Bir arkadaş yağ işine girelim dedi. Kabul ettim ama tüm masrafları ben ödedim. Kısa sürede veresiye defterlerimiz çalınınca o iş bitti” diye anlatıyor sonun başlangıcını.

BİN TÜRLÜ DOLANDIRILDI

Halı sahacılıktan PVC sektörüne kadar birçok işe girdiğini ancak hiçbirinde tutunamadığını söyleyen Kaya, “Hatta ağabey dediğim bir belediye başkanının adını verip, “Paraya sıkışmış biraz yardımcı ol ama parayı götürüp sen verme” dediler, inanıp aracı sandığım kişilere verdim, öyle bile dolandırıldım” diye anlatıyor memlekete geri dönüş öyküsünü.

Camiye sığındılar

Evden atılınca ailenin altı ay boyunca bir camiye sığındığını söyleyen Hayri Kaya “Evimi bir akrabam icrayla satılırken satın aldı, ben şimdi onun kiracısıyım. Para çıktığını kimseye söylememeliydim. O gün bana 844 milyar lira çıkacağına 100 milyar lira çıksaydı daha hayırlı olacaktı. Kesinlikle bilmediğin işe girmeyeceksin. Bildiğin işi yapacaksın. Ben bankada çaycı olarak kalsaydım şimdi daha mutlu ve huzurlu olurdum” diyen Kaya, rençberlik yaparak hayatını kazanıp eşi Yıldız ile Ezgi ve Umut’u yaşatma mücadelesi veriyor.

bana para çıkıcak ailemden başka kimseye vermem
D
20 yıl
Halı saha ayakbası tavsiye
Arkadaşlar nike in bildiğiniz yeni çıkan güzel 150 yi aşmıyacak halı saha ayakkabısı tavsiyesi bekliorumalt konularda bi arkadaş açmış spor ayakkabı istiorum die şimdi .oku çıktı diceksiniz ama şerefsizim benim aklıma gelmişti sabah
D
20 yıl
Türk hackerlar Yunan avında
Kendilerini “1923 Türk Grup” olarak adlandıran bir sanal korsan grubu, 100’e yakın Yunan sitesine saldırarak, YouTube’a konulan videoyu protesto etti.

Sitenin ana sayfasına, Atatürk’ün Yeniçeri kıyafetiyle bir fotoğrafını ve dürbününde Yunan bayrağı olan bir keskin nişancı fotoğrafı koyan grup, ele geçirdikleri sitelerin ana sayfalarına da İngilizce olarak, “YouTube’da bir şey gördük ve dünyanın en büyük lideri olan Mustafa Kemal Atatürk’ü öğrenmeniz gerektiğine karar verdik. Her hata bir derstir ve derslerle hatalar asla bitmez. Asla unutma. Bir Türk dünyaya bedeldir” notunu yazdılar.

Siteye ayrıca Türkçe olarak da “20 Temmuz 1974 ve 9 Eylül 1922 tarihinde yaşadıklarınızın kinini, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ten çıkarmak istemeniz pek aşikardir... Bu sizin kanınızda mevcuttur, bu nedenle sizin elinizden gelen de bu kadardır, ama unutmayın ki bu millet sizin kadar ş... değil, Türk milleti hiç bir devletin liderine ş... yapmaz. Bundan sonra Türk milletine yapacağınız her hangi bir saygısızlık sonucu 1923 Türk Grup olarak Azrailiniz olmaya devam edeceğiz. Atamıza yapmış olduğunuz bu saygısızlıktan dolayı sisteminize el konulmuştur” ifadeleri yazıldı..

D
20 yıl
TSK’NIN OLAY YARATACAK LİSTESİ
28 Şubat’ın 10. yıldönümünde Genelkurmay’ın “andıç”ı da yenilendi. Bugüne kadar Zaman, Akit ve Yeni Şafak gazeteleri ile başka bazı yayın kuruluşlarının çalışanlarına Genelkurmay’daki toplantılara katılma izni vermeyen andıç, getirdiği “TSK’ya göre olumlu – olumsuz” ayrımıyla “yasaklılar” listesini genişletti. Yeni andıç ile yasaklı gazeteler ve güvenilir medya belirlendi. İşte olay yaratacak andıçın ayrıntıları;

Haber: Ahmet ŞIK/NOKTA

Genelkurmay Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü’nce hazırlanıp Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Salih Zeki Çolak’ın onayıyla Genel Kurmay 2. Başkanı Orgeneral Ergin Saygun’a gönderilen, ‘Akredite Basın ve Yayın Organları Yeniden Değerlendirmesi’ konulu üç sayfalık andıçta bir ‘Akreditasyon Listesi’ oluşturulmuştur” deniliyor.

Andıç, özet olarak diyor ki: Akreditasyon, gazetecilerin, TSK’nın faaliyetlerine katılmak için kullanacağı basit bir “Giriş izni” değil, bir “güvenilirlik denetimi”dir. “Güvenilir olmayan” gazeteciler, bölücü ve yıkıcı akımlara casus, suikastçı ve hatta intihar bombacısı olarak bile hizmet edebileceği için, söz konusu yerlere sokulmamıştır.

Güvenilirlik testini geçen gazeteler

Hürriyet: “Askeri konularda genellikle ilk olarak haber yapan gazete unvanına sahiptir. TSK’ya yönelik genel tutumunun olumlu olduğu bilinmektedir” cümlesiyle Hürriyet gazetesinin “güvenilirliği” teyid ediliyor. Ama hemen ardından “Cüneyt Ülsever ve Hadi Uluengin’in askeri harekâtlara karşı oldukları bilinmektedir” hatırlatması geliyor.

“Radikal Gazetesi : Akreditasyonunun devam etmesine ama TSK karşıtı yazarlarının basına açık faaliyetlerine davet edilmemesini,

Takvim : Akreditasyonunun devam etmesiyle birlikte, gazetenin TSK karşıtı yazarlarının TSK’nın basına açık faaliyetlerine davet edilmemesini,

SKY Türk: Akreditasyonunun devam etmesine…

Jane’s Defense Weekly Dergisi: Derginin akreditasyonunun devamına…

Haber Türk TV: Akreditasyonunun devam etmesiyle birlikte, kanalda zaman zaman TSK karşıtı görüşlere yer veren gazetecilerin TSK’nın basına açık faaliyetlerine davet edilmemesini,


FOX BİR SÜRE İZLENECEK

News Coorparation FOX (TGRT): Yeni yapılanma süreci nedeniyle bir müddet izlenmesini müteakip akreditasyonunun devamı ya da iptali konusunda karar verilmesini,

Halka ve Olaylara Tercüman: Yeni yapılanma süreci nedeniyle bir müddet izlenmesini, akreditasyonunun devamı ya da iptali konusunda karar verilmesini,

Star Gazetesi: Yeni yapılanma süreci nedeniyle bir müddet izlenmesini, akredite durumunun bir müddet askıya alınmasını,

Kanal Türk TV: Kanalın bir müddet izlenmesini müteakip akreditasyonunun devamı ya da iptaline karar verilmesini, tensip ve emirlerinize arz ederim.”

Radikal: Dikkatle izlenmesi gereken gazete

Radikal’in Doğan Grubu’nun merkez sol görüşlü yayını olduğu belirtilen andıçta, “gazetenin TSK açısından dikkatle takip edilmesi gerektiği” belirtiliyor. Şu notlar da Radikal için:

“Gazetede yazan köşe yazarlarının entelektüel birikimi ve deneyimi fazladır. Zaman zaman TSK ile ilgili önemli çıkışlar yapabilmektedir. Mart-Temmuz 2005 tarihleri arasında şehit olan askerlerimizden “öldü” şeklinde bahsetmesi tepki toplamıştır.

21 Temmuz 2005 tarihinde TSK tarafından düzenlenen medya brifinginde bu konunun gündeme getirilmesi üzerine, gazetenin genel yayın yönetmeni İsmet Berkan’ın duyarlılığı sonucu çizgisini düzeltmiştir.

Gazetenin yazar kadrosunun çoğunluğunun TSK karşıtı sol eğilimli yazılar yazmalarına karşın yönetim kadrosunun TSK’nın eleştirilerini dikkate aldığı; hedef kitlesinin AB grubu olması nedeniyle gazetenin Türk Basını’nda ayrı bir yeri olduğu, TSK ile ilgili konularda uzman kimi yazarların da gazetenin kadrosunda bulunması nedeniyle gazetenin akreditasyon halinin devam etmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.”

STAR NEDEN YAKIN TAKİBE ALINDI

Andıçta, Star gazetesiyle ilgili ayrıntılı değerlendirmeler de dikkat çekti. 21 Mart 2006 - 30 Eylül 2006 tarihleri arasında 71 olumlu, 71 olumsuz haber ve yorum belirlenen gazeteyle ilgili şu bilgilere yer veriliyor:

“Son aylarda gazetede yayımlanan olumsuz haber/yorum sayısında artış olduğu gözlenmektedir. Ali Sefa Özmen, Nisan 2006 tarihinde kendisinin yatırımcı olduğunu belirterek; Star gazetesinin gelişimi ve finansmanı için, bir dönem Zaman gazetesinin imtiyaz sahipliğini üstlenen Alaeddin Kaya’yla ortak olduğunu açıklamıştır. Kaya, gazetenin % 40’lık hissesinin kendisine, % 20’lik hissesinin oğlu Cüneyt Kaya’ya, geri kalan % 40’lık payın da Ali Sefa Özmen’e ait olduğunu ifade etmiştir. Bahsi geçen ortaklık girişiminin ardından gazetedeki yazarların tasfiye süreci başlayarak, muhafazakâr kimlikleri ile bilinen bazı yazarlar gazete kadrolarına dahil edilmiştir. Milletvekili Emin Şirin, 13 Mart 2006 tarihinde verdiği soru önergesinde Star gazetesinin muhammen bedelinin çok altında bir fiyata, Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen isimlere satılmasının nedenlerini sormuştur. Kısa bir süre sonra Alaeddin Kaya ortaklıktan çekilmiştir. Ancak Ali Sefa Özmen’in daha önce gazetenin çizgisinde değişiklik yapmama kararı almasına karşın, muhafazakâr kimlikli yazarları transfer etmeye devam etmesi dikkat çekmiştir.

30 Ağustos 2006 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın muhafazakar kimliği ile bilinen dünürü, AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Sadık Albayrak’ın oğlu Serhat Albayrak, Star gazetesinin yönetici kadrosuna “İcra Kurulu Başkanı” unvanıyla dahil edilmiştir. Gazetenin genel yayın yönetmenliği görevine önce eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca, ardından Aktüel dergisinin eski genel yayın yönetmeni Alev Er getirilmiştir. Fatih Karaca’nın Medya Grup Başkanlığı görevine getirilmesiyle, yeni bir televizyon kanalı ile birlikte medya grubu oluşturulacağının sinyalleri verilmiştir. Kasım ayında faaliyete girecek olan TV kanalının adının “24” olacağı iddia edilmektedir.

Gazetenin Ankara Temsilciliği görevine önce Zülfikar Doğan, ardından eski Yeni Şafak gazetesi yazarı Şamil Tayyar getirilmiştir. Bahsi geçen tüm isimlerin dinci görüşlere sahip oldukları bilinmektedir. Gazetedeki yönetici değişikliğinin ardından, İslamcı yayın organlarından Yeni Şafak’tan Ahmet Kekeç, Gerçek Hayat’tan Nasuhi Güngör, Mustafa Erdoğan ve Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eser Karakaş gazetenin yazar kadrosuna dahil edilmiştir. Ağustos 2006 tarihinde, daha önce Zaman gazetesinin Alaeddin Kaya ile birlikte sahibi olan AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan’ın Star gazetesinin gizli ortağı olduğu iddiaları gündeme getirilmiştir. Arslan, “sadece Alaeddin Kaya’ya yardımcı oldum. Ortak değilim.” şeklinde açıklamada bulunmuştur.

Gazetenin kadrosuna yeni katılan dinci-muhafazakâr görüşlü yazarlara teklifi İhsan Arslan’ın götürdüğü iddia edilmektedir. TMSF yönetimi döneminde gazetede görev yapan merkez sol ve liberal görüşlere sahip yazarlardan Şeref Oğuz, Halit Kakınç, Ardan Zentürk, Ümit Aslanbay ve Musa Ağacık’ın yazılarına son verilmiştir. Kadrolardaki değişimin son günlerde tamamlanması nedeniyle, gazetenin yeni yayın politikasının incelenmesinin ardından, akredite durumunun bir müddet askıya alınmasının ve yakın takip sonucu edinilen kanaatlerle yeniden gözden geçirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Eleştiren, itibarsızlaştırılır

Kasım 2006 tarihli bu andıç, uygulamanın 10’uncu yılında “sürecin” gözden geçirilmesini, basın kuruluşlarının “güvenilirlik değerlendirmesi”ne, akreditasyondan sonra da devamında fayda görüyor: Andıç sadece yıkıcı ve bölücü akımlara destek veren değil, TSK’yı bir şekilde eleştiren basın kuruluşları ve basın mensupları da “güvenilir olmayan” sınıfına alınıyor.

Peki, basın kuruluşu ve basın mensupları “güvenilir olmayan” sınıfına girerse ne olur? İlk bakışta, o gazete ve TV kanalı, kaynağından haber alamazmış gibi görünüyor. Andıçın ilgili kısmı, gelecekte nelerin yapılacağını işaret edercesine, geçmişte yapılanı şöyle anlatıyor: “Güvenilir olarak değerlendirilmeyen basın-yayın kuruluşlarına akreditasyon verilmeyerek bunların kamuoyunda itibar görmemesi sağlanmıştır.” Yani, basın yayın kuruluşları ve “güvenilir olmayan” gazetecilerin itibarını silmek için çalışılmıştır.//
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.