H

Er
03 Kasım 2024
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
7 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
H
4 hafta
Pert Araç Ne Kadar Eder
Pert olmuş veya ağır hasarlı bir aracı satmak istediğinizde normal ikinci el araç satışından biraz farklı bir durum ortaya çıkıyor.
Çünkü burada alıcı sadece aracın marka-modeline ve kilometresine bakmıyor.
Hasarın nerede olduğu, motor ve şanzımanın durumu, airbagler, eksik parçalar, aracın yürüyüp yürümediği ve hatta çekicinin araca nasıl ulaşacağı bile verilen fiyatı değiştirebiliyor.
Benim araştırırken fark ettiğim ilk şey şu oldu:
Pert aracı satın alan herkes araca aynı gözle bakmıyor.
Bazı alıcılar aracı onarmayı düşünüyor.
Bazıları sağlam kalan parçaların ve mekanik grubun değerine bakıyor.
Bazıları aracı ticari olarak değerlendiriyor.
Bazıları ise belirli marka ve modeller üzerinde çalıştığı için başka bir alıcıdan daha yüksek fiyat verebiliyor.
Bu nedenle aynı araca bir kişinin 400 bin, başka bir kişinin 450 bin, üçüncü kişinin 480 bin lira söylemesi tek başına garip bir durum değil.
Bu konuyu araştıranlar için farklı alıcı tiplerinin ve seçim kriterlerinin anlatıldığı pert araç alanlar sayfasına denk geldim.
Bence oradaki en önemli nokta şu:
Sadece “kim daha fazla verdi?” diye bakmak yeterli değil.
Teklifin gerçekten teklif olup olmadığını anlamak gerekiyor
Mesela telefonda:
“500 bin veririm.”
demek kolay.
Ama bu rakam;
çekici dahil mi,
araç görüldüğünde tekrar değişecek mi,
fotoğraflara göre mi verilmiş,
ödeme nasıl yapılacak,
noter ne zaman olacak,
araç ne zaman teslim alınacak,
bunlar belli değilse aslında elinizde tam anlamıyla net bir teklif yok.
Pert araç için fiyat almak isteyen kişinin önce aracı doğru anlatması gerekiyor.
Marka-model-yıl.
Kilometre.
Paket.
Hasarın dört taraftan fotoğrafları.
Motor çalışıyor mu?
Şanzıman ne durumda?
Airbagler açık mı?
Tekerlekler dönüyor mu?
Araç yürüyebiliyor mu?
Sökülmüş veya eksik parça var mı?
Araç hangi şehirde?
Bunların baştan paylaşılması çok şeyi değiştiriyor.
Bu konuda pert araca teklif almak için hangi bilgilerin hazırlanması gerektiği detaylı şekilde anlatılmış.
Ben olsam birkaç farklı alıcıdan fiyat isterken hepsine aynı bilgi ve aynı fotoğraf setini gönderirdim.
Çünkü bir alıcıya “motor çalışıyor” deyip diğerine bunu söylemezseniz aldığınız iki fiyatı sağlıklı karşılaştıramazsınız.
Pert araç gerçekten satılabiliyor mu?
Bu da çok sorulan konulardan biri.
Burada “pert olan araç kesin satılmaz” veya “her pert araç normal şekilde satılır” şeklinde tek bir cevap vermek doğru görünmüyor.
Aracın bugünkü tescil ve hukuki durumu önemli.
Geçmişinde pert/ağır hasar kaydı bulunan, onarılmış ve aktif tescilli bir araçla;
sigorta dosyası yeni açılmış, trafikten çekilmiş veya işlemleri henüz tamamlanmamış bir araç aynı durumda değil.
Bu ayrımın anlatıldığı pert araç satılır mı sayfasında da konu araç statüsüne göre ayrılmış.
Dolayısıyla bana göre satışa başlamadan önce ilk yapılacak şeylerden biri aracın mevcut durumunu netleştirmek.
Çünkü “alıcı buldum” demek tek başına yeterli olmayabilir.
Hızlı satmak için fiyatı öldürmek gerekiyor mu?
Bence pert araç satışında en yanlış düşüncelerden biri de bu.
“Aracı bugün satacaksam ucuz vermek zorundayım.”
Aslında hızın önündeki asıl problem çoğu zaman fiyat değil, belirsizlik.
Alıcı araç hakkında sürekli soru sormak zorunda kalıyorsa;
fotoğraflar eksikse,
motorun çalışıp çalışmadığı bilinmiyorsa,
araç nerede belli değilse,
çekici gerekip gerekmediği bilinmiyorsa,
satış ister istemez uzuyor.
Buna karşılık bütün bilgiler hazırsa ciddi bir alıcının karar vermesi çok daha kolay.
Bu nedenle pert aracı hızlı satmak konusunda anlatılan “hazır bilgi + net teklif koşulu + noter/çekici hazırlığı” yaklaşımı bana mantıklı geldi.
Hızlı satışın “ilk arayana ver” anlamına gelmemesi gerekiyor.
Örneğin;
bir alıcı 520 bin lira söylüyor ama “aracı görünce konuşuruz” diyor.
Başka biri 500 bin lira net teklif veriyor, çekiciyi üstleniyor ve hangi durumda fiyatın değişeceğini baştan söylüyor.
İlk rakam daha yüksek görünüyor.
Ama gerçek satış sonunda hangisinin daha iyi teklif olduğu o kadar basit değil.
Araç başında fiyat düşürme konusu
Pert araç satışında insanların en çok çekindiği konulardan biri de bu sanırım.
Telefonda yüksek rakam söylenip araç başına gelindiğinde;
“Burada da hasar varmış.”
“Şu parça da eksikmiş.”
“Çekici pahalı tuttu.”
gibi gerekçelerle fiyat düşürülebiliyor.
Burada da satıcının yapabileceği en mantıklı şey aracın bilinen bütün kusurlarını baştan açık şekilde göstermek.
Sonradan gerçekten fotoğrafta görünmeyen önemli bir hasar çıkarsa fiyatın yeniden değerlendirilmesi anlaşılabilir.
Ama fotoğrafta açıkça görünen hasarın araç başında yeniden pazarlık gerekçesi yapılması başka bir mesele.
O yüzden ben olsam WhatsApp üzerinden konuşulan teklifin;
hangi fotoğraflara göre verildiğini,
çekicinin dahil olup olmadığını,
hangi durumda değişebileceğini
yazılı şekilde netleştirirdim.
Pert kayıtlı ama onarılmış araçta durum biraz farklı
Bir de araç şu anda kazalı halde olmayabilir.
Geçmişte pert veya ağır hasar kaydı almış, daha sonra onarılmış ve yıllardır kullanılan araçlar var.
Böyle bir aracın satışında sadece “pert kayıtlı” kelimesine bakarak karar vermek de bence doğru değil.
Aracın geçmişte ne yaşadığı kadar bugünkü hali de önemli.
Onarım nasıl yapılmış?
Şasi durumu ne?
Airbag sistemi düzgün mü?
Hangi parçalar değişmiş?
Güncel ekspertiz ne söylüyor?
Araç bugün nasıl çalışıyor?
Kayıt geçmişinin gizlenmesi zaten doğru bir yaklaşım olmaz.
Bu tip araçların satış tarafıyla ilgili pert kayıtlı araç satmak rehberinde özellikle geçmiş kayıt ile bugünkü teknik durumun birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlatılıyor.
Bence bu ayrım önemli.
Çünkü kazadan yeni çıkmış ve henüz onarılmamış pert araç ile 3 yıl önce hasar görmüş, onarılmış ve bugün kullanılan bir otomobili aynı kefeye koymak mantıklı değil.
Ben olsam alıcı seçerken 6 şeye bakardım
İlk olarak verilen rakamın net olup olmadığına.
İkinci olarak fiyatın hangi araç bilgilerine göre verildiğine.
Üçüncü olarak çekici masrafının kime ait olduğuna.
Dördüncü olarak araç başında hangi şartlarda fiyatın değişebileceğine.
Beşinci olarak noter ve ödeme sürecinin nasıl yürütüleceğine.
Altıncı olarak da karşımdaki kişinin veya firmanın gerçekten kim olduğuna.
En yüksek rakam bunlardan sonra gelir.
Çünkü sonuçta önemli olan telefonda duyduğunuz sayı değil, satış tamamlandığında elinize net olarak geçen rakam.
Konuyla ilgili araştırırken sadece satış sayfaları değil; değerleme, pert kaydı, sigorta ve satış süreçlerini bir arada toplayan Pert Araba Merkezi sitesini de kaynak olarak kullandım.
Özellikle ilk defa başına böyle bir durum gelen biri için konuların ayrı ayrı anlatılması faydalı olmuş.
Benim bütün araştırmadan çıkardığım sonuç şu:
Pert araç satarken iyi alıcı, en yüksek rakamı ilk söyleyen kişi değil; verdiği rakamın arkasında hangi şartların olduğunu açıkça söyleyen alıcı.
Birisi 550 bin TL deyip aracın başında 480 bine inmeye çalışıyorsa,
başka biri 510 bin TL net konuşup çekici, ödeme ve noter şartlarını baştan açıklıyorsa,
kağıt üzerinde yüksek olan teklif ile gerçekten iyi olan teklif aynı şey olmayabiliyor.
Daha önce pert veya ağır hasarlı araç satan arkadaşlara özellikle şunu sormak isterim:
Sizin aracınızı kim aldı ve teklif süreci nasıl geçti?
İlk söylenen fiyat araç başında değişti mi?
Çekici ücretini kim karşıladı?
Bireysel alıcıyla mı yoksa bu işi yapan bir firmayla mı daha rahat işlem yaptınız?
H
4 hafta
Pert Araç Değerlemesi
Pert olmuş bir aracın değerini araştırınca insanın kafası ister istemez karışıyor.
Bir tarafta aracın kazadan önceki piyasa değeri var.
Bir tarafta sigorta şirketinin veya eksperin konuştuğu rayiç bedel var.
Bir tarafta aracın hasarlı haliyle piyasada gerçekten alabileceği teklif var.
Bunların üçünü aynı rakam sanmak bence konudaki en büyük yanılgılardan biri.
Ben biraz araştırınca özellikle “pert araç rayicin yüzde 30'u eder”, “yüzde 40'ı eder” gibi ezbere hesapların her araçta çalışmadığını fark ettim.
Çünkü iki aracın kazadan önceki piyasa değeri aynı olsa bile kazadan sonraki ekonomik değeri tamamen farklı olabiliyor.
Örneğin ikisi de sağlamken 1.500.000 TL değerinde iki araç düşünelim.
Birinin arkası hasarlı olsun. Motor ve şanzıman sağlam, airbagler açmamış, araç kendi yürüyebiliyor.
Diğerinin ön tarafı ağır hasarlı olsun. Airbagler açık, soğutma sistemi zarar görmüş, ön takım dağılmış ve araç hareket edemiyor.
İkisinin kaza öncesindeki rayici aynı diye kazadan sonraki fiyatının da aynı olması mümkün değil.
Bu yüzden ilk bakılması gereken konu bana göre pert araç değerleme mantığı.
Burada yalnızca hasar tutarına değil;
marka-model,
model yılı,
kilometre,
paket ve donanım,
hasarın hangi bölgede olduğu,
motor ve şanzımanın durumu,
airbagler,
elektronik sistemler,
eksik parçalar,
aracın yürüyüp yürümemesi
ve hatta aracın bulunduğu konuma kadar birçok şey birlikte değerlendiriliyor.
Rayiç bedel ile pert aracın bugünkü değeri aynı şey değil
Bence ikinci karışıklık burada başlıyor.
“Aracımın rayici 1.500.000 TL ise pert aracım da bunun belli bir yüzdesi olmalı” diye düşünmek çok doğal.
Ancak rayiç başka bir soruya cevap veriyor.
Rayiç esas olarak aracın belirli bir tarihte, hasarsız veya hasar öncesindeki piyasa değerini anlamaya çalışıyor.
Bu nedenle önce pert araç rayiç bedeli nedir, nasıl belirlenir kısmını ayırmak gerekiyor.
Aynı marka-model olması bile tek başına yeterli değil.
Model yılı, paket, kilometre, donanım, geçmiş hasarlar ve piyasa koşulları rayici değiştirebiliyor.
Üstelik internette gördüğümüz ilan fiyatlarının tamamını gerçek satış fiyatı kabul etmek de yanlış.
İnsanların aracını ilana hangi fiyattan koyduğu ile gerçekten hangi rakama sattığı farklı şeyler.
Peki pert olmuş araç gerçekten ne kadar eder?
Araç sahibinin asıl merak ettiği zaten bu.
Sigorta terminolojisi bir yana:
“Ben bu arabayı bugün mevcut haliyle satsam kaç para eder?”
Burada rayiçten farklı bir hesap başlıyor.
Aracın sağlam piyasa değeri başlangıç noktalarından biri olabilir ama ardından kazadan sonra geriye kalan ekonomik değer hesaplanıyor.
Özellikle hasarın nerede olduğu bence toplam hasar rakamından bile daha önemli olabiliyor.
300 bin liralık kaporta, far ve tampon hasarı ile 300 bin liralık motor, şanzıman veya şasi hasarını aynı şekilde değerlendirmek mümkün değil.
Bu ayrımı daha detaylı görmek isteyenler için pert aracım ne kadar eder sayfasında fiyatı etkileyen kriterler ayrı ayrı anlatılmış.
Benim buradan çıkardığım sonuç şu:
Pert araç için tek bir hesap makinesi mantığı pek mümkün değil.
Aracı görmeden;
“Rayicin %35'i”
“Rayicin yarısı”
gibi kesin rakam söyleyenlere de biraz temkinli yaklaşmak gerekiyor.
Pert kaydı da ayrıca önemli
Bir başka konu ise aracın üzerindeki kayıt.
Halk arasında pert, ağır hasar, ağır hasar kaydı gibi kavramlar bazen birbirinin yerine kullanılıyor.
Fakat araç satın alırken veya satarken kayıt tarafının ne söylediğini doğru anlamak gerekiyor.
Çünkü aracın geçmişindeki kaydın ne olduğunu bilmeden sadece bugünkü fotoğraflarına bakmak yeterli değil.
Bu konuda pert kaydı nedir şeklinde ayrı bir açıklama hazırlanmış.
Ben olsam araç satmadan önce hem elimdeki sigorta/eksper belgelerini hem de aracın geçmiş kayıtlarını toparlardım.
Çünkü alıcıya ne kadar net bilgi verirseniz teklif de o kadar karşılaştırılabilir hale geliyor.
Sigorta şirketinin belirlediği rakam ile alıcının vereceği para neden farklı?
Burası da bence önemli.
Sigorta dosyasında konuşulan değer ile hasarlı aracı satın alacak bir kişinin verdiği teklif aynı amaçla hesaplanmıyor.
Sigorta tarafında poliçe, eksper, hasar durumu, rayiç ve dosyanın kendi şartları bulunuyor.
Ticari alıcı ise önündeki hasarlı aracın bugünkü durumuna bakıyor:
Aracı ne kadara onarabilir?
Hangi parçalar sağlam?
Hangileri eksik?
Motor-şanzıman ne durumda?
Taşıma maliyeti nedir?
Araçta ne kadar belirsizlik var?
Bu nedenle sigorta dosyasını yaşayanlar için sigorta ve pert süreci ile doğrudan satış değerlemesini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Bana göre araç sahiplerinin yaşadığı tartışmaların önemli kısmı da buradan çıkıyor.
“Sigorta aracımı şu kadar kabul etti, siz neden başka rakam veriyorsunuz?”
Çünkü aslında iki rakam farklı şeyleri ölçüyor olabilir.
Sağlıklı teklif almak için karşı tarafa ne göndermek gerekir?
Bu işin en pratik kısmı da burada.
“Aracım pert, kaç para verirsiniz?” diye tek cümle yazıldığında alıcının sağlıklı fiyat vermesi zor.
Ben teklif isteyecek olsam şunları baştan gönderirdim:
Aracın marka-modeli ve yılı.
Kilometresi.
Paketi.
Hasarın dört bir taraftan net fotoğrafları.
Motor bölümü.
Airbaglerin durumu.
Motor çalışıyor mu?
Şanzıman ne durumda?
Araç hareket edebiliyor mu?
Eksik veya sökülmüş parça var mı?
Araç hangi şehirde?
Böyle bir bilgi paketiyle pert araç için teklif almak ile sadece birkaç fotoğraf gönderip fiyat sormak arasında ciddi fark olacağını düşünüyorum.
Çünkü belirsizlik azaldıkça alıcı da kendi risk payını daha doğru hesaplayabilir.
Hatta birkaç farklı yerden teklif alınacaksa hepsine aynı fotoğrafları ve aynı bilgileri göndermek lazım.
Yoksa biri motorun sağlam olduğunu biliyor, diğeri bilmiyor; sonra iki rakamı karşılaştırmaya çalışıyoruz.
En yüksek teklif her zaman en iyi teklif mi?
Bence değil.
Örneğin;
Birisi 600 bin TL söylüyor ama aracı gördüğünde tekrar fiyat konuşacağını söylüyor.
Diğeri 575 bin TL net teklif veriyor, çekiciyi organize ediyor ve noter/ödeme şartlarını baştan açıklıyor.
Kağıt üzerinde ilk teklif daha yüksek.
Ama sonuçta elinize geçecek rakam açısından hangisinin daha iyi olduğu işlemin sonunda belli oluyor.
Bu nedenle pert aracı satarken teklifin yanında şu soruların da cevabını almak gerekiyor:
Fiyat net mi?
Aracın başında yeniden pazarlık yapılacak mı?
Çekiciyi kim karşılıyor?
Ödeme ne zaman yapılacak?
Noter işlemi nasıl olacak?
Herhangi bir ek masraf var mı?
Araç yürümüyorsa kim teslim alacak?
Zaten pert araç satmak kısmında işin değerlemeden sonraki noter, ödeme ve çekici tarafı ayrıca anlatılmış.
Benim bütün bunlardan çıkardığım özet şu:
Rayiç bedel ≠ sigorta dosyasındaki rakam ≠ pert aracın mevcut haliyle satış teklifi.
Birbirleriyle ilişkili olabilirler ama aynı kavram değiller.
Pert olmuş bir aracın bugünkü değerini öğrenmek için önce sağlam emsalini bilmek, sonra hasarı ve sağlam kalan ekonomik değeri incelemek, en sonunda da gerçek piyasadan karşılaştırılabilir teklifler almak gerekiyor.
Forumda daha önce pert araç veya ağır hasarlı araç satmış arkadaşlar varsa özellikle şunu merak ediyorum:
Sizde sigorta şirketinin hesapladığı değer ile aracı mevcut haliyle satarken aldığınız teklifler arasında ciddi fark olmuş muydu?
Bir de alıcıların araç başında ilk söyledikleri fiyatı düşürmesiyle karşılaşan oldu mu?
H
4 hafta
Pert araç satmak istiyorsanız
Pert araç konusu biraz araştırılınca insanın karşısına birbirinden farklı bilgiler çıkıyor.
Bir yerde “pert” deniyor, başka yerde “ağır hasar” deniyor. Bazı kişiler belirli bir hasar oranından bahsediyor, bazıları eksper raporunun esas olduğunu söylüyor. İş satış kısmına gelince noter, sigorta dosyası, çekici, rayiç bedel ve aracın mevcut hali ayrı ayrı devreye giriyor.
Benim gördüğüm kadarıyla en büyük karışıklık şu konularda yaşanıyor:
  • Pert araç ile ağır hasarlı araç aynı şey mi?
  • Araç hangi durumda perte ayrılıyor?
  • Pert kaydı nereden ve nasıl kontrol ediliyor?
  • Rayiç bedel ile aracın hasarlı haldeki satış değeri neden aynı değil?
  • Pert kayıtlı araç satılabiliyor mu?
  • Satış sırasında noter ve ödeme işlemleri nasıl ilerliyor?
  • Yürümeyen araçlarda çekici işi kime ait oluyor?
Bu konularda araştırma yapanlar için konuları tek yerde toplamış bir pert araç rehberi var. Özellikle bir konuyu okuyup ardından ilgili alt başlığa geçebilmek güzel olmuş.
Benim burada dikkatimi çeken nokta, “pert araç şu kadar eder” gibi tek bir yüzdeyle fiyat söylemek yerine aracın marka-modeli, kilometresi, hasarın yeri, mekanik durumu, eksik parçaları ve bulunduğu konum gibi değişkenlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin anlatılması oldu.
Zaten bana göre bu tip araçlarda en yanlış yaklaşım, sadece hasar kaydı rakamına bakıp aracın değerini çıkarmaya çalışmak.
Forumda bu işi daha önce yaşayan arkadaşlara da sormak isterim:
Sizce pert veya ağır hasarlı bir araçta satış fiyatını en fazla etkileyen şey nedir?
Hasarın büyüklüğü mü, aracın rayiç değeri mi, yoksa aracın çalışır/yürür durumda olması mı?
H
2 ay
Kazalı Aracı Yaptırmadan Satmak mı Tamir Ettirip Satmak mı Daha Mantıklı
Merhaba arkadaşlar,
Kazalı bir araç sonrasında araç sahiplerinin en çok kararsız kaldığı konulardan biri şu:
Aracı tamir ettirip sonra mı satmak daha mantıklı, yoksa kazalı haliyle mi satmak?
Araban Nakit adına hasarlı ve kazalı araçlarla ilgilendiğimiz için bu konuda karşılaştığımız bazı durumları paylaşmak istedim. Özellikle daha önce ciddi hasarlı araçla uğraşmamış kişiler için karar vermek gerçekten zor olabiliyor.
Her araç için tek bir doğru cevap olduğunu düşünmüyorum. Aracın marka-modeli, model yılı, kilometresi, hasarın büyüklüğü, airbaglerin açılıp açılmadığı, mekanik hasar bulunup bulunmadığı ve parça maliyetleri sonucu ciddi şekilde değiştirebiliyor.
Örneğin dışarıdan sadece kaput, tampon ve far hasarlı gibi görünen bir araçta söküm yapıldıktan sonra radyatör grubu, ön panel, travers, sensörler veya yürüyen aksamda da hasar ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle sadece ilk alınan tamir fiyatına göre karar vermek bazen yanıltıcı olabiliyor.
Ben olsam önce şu hesabı yapardım
Aracın kazasız piyasa değerini belirleyip şu kalemleri çıkarmaya çalışırdım:
  • Tahmini tamir masrafı
  • Parça maliyetleri
  • İşçilik
  • Airbag ve elektronik sistem masrafları
  • Olası mekanik masraflar
  • Tamir sonrasında oluşabilecek değer kaybı
  • Tamir sırasında çıkabilecek beklenmedik giderler
Sonrasında da aracın mevcut kazalı haliyle alınabilecek teklifleri karşılaştırırdım.
Bazen araç yaptırıldığında elde kalacak rakam ile aracı mevcut haliyle satmak arasında düşünüldüğü kadar büyük fark olmayabiliyor.
Hangi durumlarda yaptırmadan satmak düşünülebilir?
Özellikle;
  • airbagleri açılmış,
  • ciddi ön hasarı bulunan,
  • şasi veya direk bölgesinde hasar ihtimali olan,
  • motor veya şanzıman problemi bulunan,
  • yürümeyen,
  • yüksek parça maliyeti çıkan,
  • onarım süresi uzun olacak
araçlarda mutlaka iki seçeneğin de hesaplanması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü tamir sadece para değil, zaman da gerektiriyor. Parça arama, servis, kaporta, boya, mekanik ve elektronik işlemler derken süreç haftalarca sürebiliyor.
Kazalı haliyle satarken nelere dikkat edilmeli?
Bence en önemli konulardan biri teklifin nasıl verildiği.
Araç sahibinin mümkünse;
marka + model + model yılı + kilometre + aracın genel fotoğrafları + hasarlı bölgelerin detay fotoğraflarını
göndermesi gerekiyor.
Böylece daha gerçekçi bir ön değerlendirme yapılabilir.
Ayrıca satıştan önce şu konular net olmalı:
  • Teklif sonradan değişecek mi?
  • Ödeme ne zaman yapılacak?
  • Noter devri nasıl gerçekleştirilecek?
  • Araç yürümüyor ise çekici nasıl ayarlanacak?
  • Çekici masrafı kime ait?
  • Araç başka şehirdeyse süreç nasıl ilerleyecek?
Bunları baştan konuşmak sonradan yaşanabilecek sorunları azaltıyor.
Teklif karşılaştırmak bence en doğrusu
Kazalı araç konusunda tek bir yere sorup karar vermek yerine birkaç farklı seçenekten fiyat almak daha sağlıklı.
Tamir için de aynı şekilde birkaç servis veya ustadan fiyat alınabilir.
Sonuçta elinizde iki rakam oluşur:
1. Aracı mevcut haliyle satabileceğiniz fiyat
ve
2. Tamir masrafları çıktıktan sonra aracın size bırakacağı yaklaşık net değer
Bu iki rakam karşılaştırıldığında karar vermek çok daha kolay oluyor.
Kazalı veya hasarlı aracının mevcut haliyle yaklaşık değerini karşılaştırmak isteyenler bizim Araban Nakit kazalı araç alım sürecini de inceleyebilir.
Burada amacım sadece site paylaşmak değil; daha önce kazalı araç tamir ettiren veya aracını yaptırmadan satan arkadaşların tecrübelerini de merak ediyorum.
Siz olsanız yüksek tamir masrafı çıkan bir aracı yaptırıp mı satardınız, yoksa kazalı haliyle gelen teklifleri mi değerlendirirdiniz?
H
2 ay
Arızalı Aracı Tamir Ettirmeden Satmak Mantıklı mı
Arızalı bir araçta karar vermek her zaman kolay olmuyor. Motor, şanzıman, elektrik veya başka bir mekanik problem varsa önce tamir masrafını mı karşılamak gerekir, yoksa araç mevcut haliyle mi değerlendirilmelidir?
Burada aracın marka-modeli kadar arızanın türü, kilometre, genel kondisyon, servis tespiti, hata kodları ve aracın çalışır ya da yürür durumda olup olmaması da önem taşıyor. Bu nedenle tamire başlamadan önce arızalı araç alımı yapan firmalardan mevcut durum üzerinden değerlendirme almak karşılaştırma yapmayı kolaylaştırabilir.
Araçla ilgili servis raporu, arıza tespiti veya değişmesi gereken parçalar biliniyorsa bunları baştan paylaşmak daha sağlıklı bir teklif alınmasına yardımcı olur. Araç hiç çalışmıyorsa ya da hareket etmiyorsa konum ve teslim koşullarının da görüşme sırasında netleştirilmesi gerekir.
Özellikle yüksek tamir masrafı çıkan araçlarda, onarım yaptırmadan önce arızalı araç alımı seçeneklerini incelemek aracın mevcut haliyle değerini öğrenmek açısından faydalı olabilir.
Kısacası arızalı araç satışında en önemli konu, problemi gizlemeden mevcut teknik durumu paylaşmak ve teklif, noter, ödeme ve teslim sürecini baştan netleştirmektir.
H
2 ay
Pert Araç Satarken Nelere Dikkat Edilmeli
Pert kayıtlı veya ağır hasar sonrası ekonomik onarım sınırına yaklaşmış bir aracı satarken, yalnızca aracın marka-model bilgisine bakmak yeterli olmuyor. Aracın fiziksel durumu, şasi ve airbag hasarı, eksik parçalar, yürür durumda olup olmadığı, evrak bilgileri ve mevcut onarım ihtiyacı birlikte değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında.
Bu nedenle aracı tamir ettirmeden önce mevcut haliyle değerini öğrenmek mantıklı olabilir. Özellikle pert araç alımı yapan firmalara aracın güncel fotoğraflarını, kilometre bilgisini ve hasar durumunu ileterek ön değerlendirme talep edilebilir.
Pert araç satışında teklif kadar satışın nasıl tamamlanacağı da önemli. Noter devri, ödeme şekli, aracın bulunduğu konum ve araç hareket etmiyorsa teslim organizasyonu önceden netleştirilmeli. Eksik parça veya sökülmüş bölüm varsa bunun da baştan belirtilmesi daha doğru bir değerlendirme yapılmasına yardımcı olur.
Aracını onarıp satmakla mevcut haliyle satmak arasında kararsız kalanlar, önce pert araç alımı seçeneklerini inceleyerek aracın bugünkü durumuna göre değerlendirme alabilir.
Kısacası pert araç satışında en sağlıklı yol; aracın gerçek durumunu açıkça paylaşmak, teklifin hangi kriterlere göre oluşturulduğunu öğrenmek ve noter, ödeme ve teslim sürecini baştan netleştirmektir.
H
2 ay
Kazalı Araç Satarken Nelere Dikkat Etmek Gerekir
Kazalı bir aracı satarken yalnızca aracın modeline ve kilometresine bakmak yeterli olmuyor. Darbenin hangi bölgede olduğu, aracın yürür durumda olup olmadığı, şasi ve airbag durumu, eksik parçalar ve tahmini onarım ihtiyacı teklif üzerinde ciddi şekilde etkili olabiliyor.
Bu nedenle aracı tamir ettirmeden önce mevcut haliyle değerini öğrenmek faydalı olabilir. Özellikle kazalı araç alımı yapan firmalara aracın güncel fotoğraflarını ve hasar bilgilerini ileterek ön değerlendirme talep edilebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da satış sürecinin baştan net olması. Teklif kadar noter devri, ödeme şekli, aracın bulunduğu yer ve teslim koşulları da önem taşıyor. Araç hareket etmiyorsa veya eksik parçaları varsa bu bilgilerin en başta paylaşılması daha sağlıklı bir değerlendirme alınmasını sağlar.
Kazadan sonra aracını onarıp satmakla mevcut haliyle satmak arasında kararsız kalanlar, önce kazalı araç alımı seçeneklerini inceleyerek aracın bugünkü durumuna göre ne kadar teklif alınabildiğini görebilir.
Kısacası kazalı araç satışında en doğru yaklaşım, hasarı açık şekilde paylaşmak, teklifin hangi bilgilere göre verildiğini öğrenmek ve noter-ödeme-teslim sürecini önceden netleştirmektir.
H
2 ay
Hasarlı Aracı Onarmadan Satmak Mantıklı mı
Hasarlı bir araçta en zor karar genelde şu oluyor: Aracı tamir ettirip mi satmalı, yoksa mevcut haliyle mi değerlendirmeli?
Burada tek bir doğru yok. Hasarın bulunduğu bölge, aracın kilometresi, şasi ve airbag durumu, eksik parçalar, motor-şanzıman kondisyonu ve tahmini onarım maliyeti birlikte düşünülmeli. Bazen onarım masrafına girmeden önce aracın mevcut haliyle ne kadar teklif aldığını görmek daha sağlıklı bir başlangıç olabilir.
Bu yüzden özellikle hasarlı araç alımı yapan firmalara araç bilgilerini ve güncel fotoğrafları gönderip mevcut hali için değerlendirme istemek faydalı oluyor. Böylece tamir maliyetiyle satıştan elde edilecek olası farkı daha net karşılaştırabilirsiniz.
Bir diğer önemli nokta da satış süreci. Teklif kadar noter devri, ödeme şekli, aracın bulunduğu yer ve teslim organizasyonu da baştan netleştirilmeli. Araç yürür durumda değilse bunun da en başta belirtilmesi gerekiyor.
Kısacası karar vermeden önce hem tamir maliyetini hem de aracın mevcut haliyle değerini öğrenmek en mantıklısı. Bu konuda hasarlı araç alımı seçeneklerine bakmak, aracını olduğu gibi satmayı düşünenler için iyi bir karşılaştırma noktası olabilir.
< Resime gitmek için tıklayın >
H
2 ay
Hasarlı Araç Satarken Nelere Dikkat Etmek Gerekir
Hasarlı bir aracı satarken normal ikinci el araç satışından biraz farklı hareket etmek gerekiyor. Aracın hasar durumu, şasi ve airbag bilgisi, kilometresi, yürür durumda olup olmaması ve eksik parçaları teklif üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.
Özellikle aracını onarmadan satmayı düşünenler için önce aracın mevcut haliyle değerlendirilmesi daha mantıklı olabilir. Bu konuda hasarlı araç alımı yapan firmalarla görüşürken araç bilgilerini ve güncel fotoğrafları eksiksiz paylaşmak, daha sağlıklı bir değerlendirme alınmasını sağlıyor.
Benim dikkat ettiğim bir diğer konu da işlemin sadece telefonda verilen bir rakamdan ibaret olmaması. Teklifin hangi araç bilgilerine göre verildiğini, noter satışının nasıl yapılacağını, ödeme ve teslim sürecini önceden konuşmak önemli.
Aracında kaporta hasarı, şasi işlemi, airbag açılması veya mekanik bir problem bulunanlar, onarım masrafına girmeden önce mevcut haliyle hasarlı araç alımı seçeneklerini de inceleyebilir. En azından aracın mevcut durumdaki değerini öğrenmek, tamir ettirip satmakla olduğu gibi satmak arasında karar verirken fikir verebilir.
Kısacası hasarlı araç satışında en önemli şey, aracın durumunu açık şekilde paylaşmak ve satış sürecinin noter, ödeme ve teslim aşamalarını baştan netleştirmek.
H
3 ay
Hasarlı Araç Satışında Tamir Masrafına Girmek Mantıklı mı
Arkadaşlar selam,
Hasarlı araç satışı konusunda araştırma yaparken özellikle son dönemde parça ve işçilik maliyetlerinin işi bayağı değiştirdiğini fark ettim.
Araç kaza yaptıktan sonra ilk düşünce genellikle “yaptırıp satarım” oluyor. Fakat kaporta, mekanik, airbag, far, tampon ve işçilik maliyetleri toplandığında beklenenden çok daha yüksek rakamlar çıkabiliyor. Bir de araç onarıldıktan sonra hasar geçmişinden kaynaklanan değer kaybı var.
Bu yüzden tamir kararı vermeden önce hasarl%C4%B1]https://www.hasarliaracalan.com.tr/]hasarlı araç alan yerler[/link] üzerinden aracın mevcut haliyle ne kadar ettiğini öğrenmek bana daha mantıklı geliyor.
Örneğin piyasa değeri 900 bin TL olan bir aracın 250 bin TL onarım masrafı olduğunu düşünelim. Aracı yaptırdıktan sonra 900 bine satamayacaksak, yapılan masrafın gerçekten geri dönüp dönmeyeceğini iyi hesaplamak gerekiyor.
Bir diğer seçenek de fotoğrafları göndererek hasarl%C4%B1]https://www.hasarliaracalan.com.tr/]hasarlı araç alımı[/link] yapan firmalardan aracın mevcut durumuyla fiyat almak. Böylece tamir ettirerek satmakla hasarlı haliyle satmak arasındaki fark daha net görülebilir.
Araç yürümüyorsa çekici masrafı da hesaba katılmalı. Firma ile anlaşmadan önce verilen fiyatın net olup olmadığını, çekiciyi kimin karşılayacağını ve ödeme/noter sürecinin nasıl ilerlediğini sormakta fayda var.
Daha önce hasarlı aracını tamir ettirmeden satan arkadaşlar varsa tecrübelerini merak ediyorum.
Sizce hangi hasar seviyesinden sonra aracı yaptırmak yerine mevcut haliyle satmak daha mantıklı hale geliyor?
< Resime gitmek için tıklayın >
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.