|
Silivri Yenimahalle Kiptaş konutlar bölgesi ile otoban bağlantı noktası videoda görülen yer. Bu noktadan gün içinde, bağlı olduğu otoban bağlantı yoluyla beraber 10000'den fazla araç geçiyor. Toplu taşıma araçları, sürücü adayları, okul servisleri, yük taşıyan araçlar burayı kullanıyor. Kazalar, yol verme kavgaları sıkça yaşanıyor. Haritada (Resimde) görülen şekilde 12 farklı yöne gidiyor araçlar. Kamyon, tır gibi araçların da sıklıkla kullandığı bir yer burası, şimdiye kadar büyük çaplı (facia niteliğinde) bir kaza olmaması mucize. Silivri'deki tüm yerel gazetecilere gönderdim ama adamlar, belediye başkanlarının gezilerini takip etmekten Silivri'nin sorunlarını haber yapmaya zaman bulamıyor sanırım! Umarım büyük bir haber grubu görür! Gelsinler beraber sabah 8'den 9'a kadar neler yaşanıyor o kavşakta göstereyim... Silivri Belediyesi İBB yetki alanında diye oraya gönderdi geçen yıl yaptığım şikayeti. İbb'de çözüldü diyip bıraktı, 1 yıldır hiçbir şey yapılmadı trafik daha da beter hale geldi! 1 kavşak yapmak ne kadar zor olabilir? |
Evler o kadar yalıtımsız ki telefonda güvenliğin adamla konuşmasını bizim mutfakta duydum. Adam "ha öyle mi? rahatsız mı olmuşlar! vah vah" gibi alaycı sesle konuştu. Çok sinirlendim o konuşmayı duyunca ama eşimin telkiniyle bir de kapılarına gidip konuşalım diyince zorla da olsa gittim. "Biz yeni taşındık, tanışmaya geldik" dedim, meslekleri sorduk derken sabah çok gürültü olduğunu, gün içinde olan gürültüyü çekeceğimizi ama sabah saatlerinde gürültünün hepimizi uyandırdığını söyledim. "Ha tabi sinirlenmişsindir, çocuk işte" gibi bir tepki gösterdi. Sonra indik, gün boyu o rezil gürültü devam etti ve avm'ye gidip oturduk. Şöyle anlatayım hiç ses gelmese bir süre, aniden çok yüksek desibelde bir sesle (güm) gibi ani bir geliyordu hep ve irkiliyorduk. Oturamadık evde... "Neyse en azından sabah yapmasınlar, çocuk büyüyene kadar bekleriz" diye avuttuk kendimizi.
Ertesi sabah oldu pazar günüydü, hiç unutmuyorum, çok yüksek bir ses kalktık ve saate baktım. 5:45'ti!!! Sonra ertesi gün aynı, saat falan kurmamıza gerek kalmıyordu artık. Baktım olmuyor, sinirlerime hakim olamayacağım, birkaç gece arkadaşta kaldım, sonra kapalı otopark olduğu için arabada yattım, çocuktan dolayı uzun sürmedi ancak gürültü aynen devam etti. Arada yöneticiye söyledik, birkaç defa şikayet ettik - üst komşu ile arasının çok iyi olduğunu, özel bir ilişkilerinin olduğunu- (geçmişten gelen tanışıklık, çıkar ilişkisi vs...) öğrendik o seçenek de kalmadı. Artık ben sabah kalkınca ben olmuyordum, çünkü 4 ay geçmişti. Her sabah aynı şeyi yaşıyorduk, korkarak uyanma fobisi ile geceleri uyuyamamaya başladım. Sabah onlar gürültü yapınca ben de yapıyordum... O sersemlik, o ruh haliyle ne dediğimi hatırlamıyordum bile! Delirttiler 40 yaşıma kendi halinde gelen beni bile... Özellikle 6 şubat depremi dönemi deprem oluyor korkusuyla nasıl uyandığımızı düşünüyorum da, çocuk korkudan tir tir titriyordu.
Mahkemelik olduk, karşılıklı şikayetler, benim evimde tepki gösterdiğimde ses kayıtlarını aldılar, üstüne bir sürü iftira atıp şikayet ettiler, ben ettim... Sonra sabah gürültüleri kesildi, gün içinde olanı da ben umursamıyordum çocuk yaptığı sürece ama bu kadar olayın üstüne utanmadan adamla beraber top oynadıklarında, tavana vuruyordum. Eşek kadar adamın gürültüsünü çekemem, çocuğun oynasın da, sen ne alaka?
Sonra sabah gürültüleri kesildi ben de çok umursamadım, ancak tekrar yaptıklarında hiçbir tahammülümün kalmadığını farketmeye başladım.
Derken artık dayanamadık Mayıs ayında evi ilana koyduk, satmıştık da, anlaştığımız ev işi bozunca açıkta kalma korkusundan biz de fiyat arttırmak zorunda kaldık, yaptığım en büyük hata buydu, kısmet diyip gitmem gerekiyordu.
Bu dönem çocuğum okula başladı ve okuma yazma çalışıyoruz, bir sürü ödev. Yukardan gelen sesler yüzünden ödev yaptırmakta çok zorlanıyorum, çocuğu çıkarıp cafe'de ödev yaptırmak zorunda kalıyorum. Sabır diyip bekliyorum ama bu kadar olayın üzerinde hala top oynadıklarında cinnet geçirecek duruma geliyorum.
Dün yine top oynuyorlardı, evde durulmuyor, kulaklık taksam bile fayda etmiyor. Artık dayanamayınca telefonla kayıt yapmaya başladım evde, sonra apartmana çıktım ortalık yıkılıyordu, merdivende kayıt yaptım biraz, sonra kadın merdivende gördü beni asansörden inince, ben de mahkemede görüşürüz diyip aşağı indim. Sonra kvk izni falan saçmaladı ben eve girerken kocası da birden kapımda bitti. İçerde çocuk ve eşim korkudan kendini içeri kitledi. Bana saldırdı kapımın önünde, eşi arada kaldı. Eşi zarar görmesin diye vurmadım ama bu eşinin arkasından yumruklar savurmaya devam etti. Yine de kadın zarar görmesin diye tuttum o sinire rağmen kendimi. Kadın sanki ben saldırıyormuşum kendi kapısının önündeymişiz gibi "imdat, yardım edin" diye feryat ediyor. Bizim kattan kimse dışarı çıkmadı, çünkü durumu biliyorlar. En üst komşu geldi bunları tanıyor ama Allah için sadece yatıştırmaya çalıştılar, öyle taraf tuttuklarını görmedim. Onları geçmişten tanımalarına rağmen.
Sonra sürekli bunlara arka çıkan yönetici yanına 3 dalkavuk alıp geldi. Onların yanında bana parmağını sallıyor "sen suçlusun, evini satıyorsan madem sabredeceksin gürültüye" falan saçma sapan konuşuyor. Yumruğunu sıkıyor, temas ediyor falan, öyle ters konuşuyor ki sırf içerde çocuğum eşim ağlıyor diye alttan aldım. Evimin önünde tehditkar tavırları yetmiyormuş gibi "gelsene sen aşağı" diye beni kavgaya çağırıyor, tabiki yanındakilere güveniyor. Yanındakiler de evimin önünde saldırıya ben uğramış olmama rağmen beni suçlamaya çalışıyorlar. Biri, kadın bağırıp ortalığı karıştırmasına rağmen otizmli çocuğunu uyandırdığımı iddia etti. Diyemedim bu insanlar üzerinde bu gürültüyle olsa ne yapardın diye? O şaşkınlıkla, sadece sonra üzüldüm adamın haline, benim kapımda ne işi olduğunu bilemeyecek kadar çıkarcıydı! Ha bu yönetici herkesin içinde ben tarafım onları tutuyorum da dedi.
Sonra salona geçtim çocuk altına işemişti, gözümden bir damla yaş geldi. Allah belanızı versin dedim, umutsuzca! Sonra gittim darp raporu aldım, her yerim çizilmişti duvara yakın boğuştuğumuz için. Şikayet etsem bir şey çıkmayacak defalarca ettiğim gibi. İftira atmak konusunda da inanılmaz maharetli bu insanlar.
Şimdi bugün evimin fiyatını düşürdüm değerinin çok altında bir fiyata, belki de amaç buydu(?) bilemiyorum. Bu insanlarla başa çıkamam, şeytan bunların yanında toy çocuk bile olamaz.
Tek bildiğim; bu ülkenin gerçek manada çivisi çıkmış durumda. Kurallara uyan, empati yapan, kendi halinde yaşayan insan için gerçek bir cehennem. Umarım buradan kurtulurum, kendimi tutmaktan yoruldum...