A

Haber Editörü
03 Temmuz 2021
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
691 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
A
21 sa.
Snapchat akıllı gözlük planlarını hızlandırıyor: Specs Inc. resmen kuruldu

Snapchat akıllı gözlük stratejisinde önemli bir yapısal değişikliğe gittiğini resmen duyurdu. Snap Inc., artırılmış gerçeklik odaklı donanım çalışmalarını tek çatı altında toplamak amacıyla Specs Inc. adında, tamamen kendisine ait yeni bir yan kuruluş kurdu. Şirketin açıklamasına göre bu adım, akıllı gözlük geliştirme süreçlerine daha net bir operasyonel odak kazandırmayı hedefliyor.



Ayrıca Bkz.Samsung Galaxy Buds 4 ve Galaxy Buds 4 Pro fiyatları sızdırıldı



Specs Inc. ile artırılmış gerçeklik gözlüklerinde yeni dönem



Kurulan yeni şirketin ne zaman ve hangi ürünlerle sahneye çıkacağına dair ilk takvim de netleşmiş durumda. Snap, Specs markasının bu yılın ilerleyen dönemlerinde halka açık bir lansmanla tanıtılacağını doğruladı. Daha önce paylaşılan bilgiler, yeni nesil akıllı gözlüklerin 2026 yılında satışa sunulabileceğine işaret ediyordu. Bu nedenle Specs Inc.’in kuruluşu, yalnızca kurumsal bir ayrışma değil aynı zamanda ticari ölçeklenme hazırlığı olarak değerlendiriliyor.



Snapchat’in akıllı gözlüklerle olan ilişkisi, çoğu kullanıcının sandığından daha eskiye dayanıyor. Şirket, 2016 yılında piyasaya sürdüğü Spectacles modeliyle, bakış açısından fotoğraf ve video çekimini mümkün kılan ilk tüketici ürünlerinden birini tanıtmıştı. Bu erken dönem ürünler, sosyal medya paylaşımını donanıma taşıma fikrini test eden deneysel çözümler olarak konumlanmıştı. Zaman içinde Snap, bu yaklaşımı yalnızca kamera odaklı olmaktan çıkararak çevreyle etkileşimi artıran artırılmış gerçeklik katmanlarıyla geliştirmeye yöneldi.




2024 yılında tanıtılan AR gözlük prototipi, bu dönüşümün en somut örneklerinden biri oldu. Tasarım açısından geniş kitlelere hitap etmese de dijital nesneleri fiziksel dünyaya entegre etme fikrini ileri bir noktaya taşıdı. Şeffaf lensler üzerinden çalışan sistem, kullanıcının etrafındaki ortamı kesintiye uğratmadan dijital bilgilerin üç boyutlu olarak algılanmasını sağlıyordu.



Specs Inc. çatısı altında geliştirilen akıllı gözlüklerin temel kontrol mekanizmaları da bu felsefeye göre şekilleniyor. Snap’in açıklamasına göre ürünler, eller ve ses yoluyla doğal etkileşim sunacak şekilde tasarlanıyor. Şirketin vurguladığı bir diğer nokta ise yapay zekânın sistemin merkezinde yer alması. Yani Snap, Specs’i geleneksel bir işletim sistemi mantığıyla değil kullanıcının bağlamını anlayarak onun adına işlem yapabilen bir akıllı sistem olarak tanımlıyor.



Specs Inc.’in ayrı bir marka olarak konumlandırılması, Snap’e hem yatırım hem de iş ortaklığı açısından daha esnek bir yapı sunuyor. Şirket, bu sayede azınlık yatırımlarına açık olmayı ve yeni finansman modellerini daha rahat değerlendirmeyi planlıyor. Akıllı gözlük pazarında Meta, Apple ve diğer büyük teknoloji şirketlerinin artan rekabeti göz önüne alındığında Snap’in bu hamlesinin rekabeti nasıl etkileyeceğini ise ilerleyen günlerde gözlemleyebileceğiz.




Kaynak:https://newsroom.snap.com/introducing-specs-inc
A
23 sa.
Chrome Otomatik Tarama özelliği, Gemini 3 ile web işlerini devralıyor

Google, Chrome tarayıcısına entegre ettiği ve Gemini 3 işlemcisiyle çalışan yeni otomatik tarama özelliğini resmi olarak kullanıma sundu. Google’ın sizin adınıza çok adımlı işlemleri halleden güçlü bir araç deneyimi olarak tanımladığı bu yenilik, masaüstü Chrome sürümünde çalışıyor ve Google AI Pro altyapısı üzerinden sunuluyor.



Ayrıca Bkz.Xiaomi HyperOS 3.0 güncellemesi, 11 cihazdaki kritik sorunları çözüyor



Google Chrome otomatik tarama özelliği nasıl çalışıyor?



Chrome otomatik tarama özelliği, Gemini’nin Chrome içinde aktif hale getirilmesiyle birlikte bir görev tanımı girilerek başlatılıyor. Kullanıcı, doğal dilde yazılmış bir komut verdiğinde sistem bu isteği çok adımlı bir iş akışına dönüştürüyor. Bu süreç, bulut tabanlı bir yapay zekâ modeli tarafından yönetilse de işlemler doğrudan kullanıcının cihazında gerçekleşiyor.



< Resime gitmek için tıklayın >



Görev başlatıldığında Chrome, kullanıcıyı görsel olarak bilgilendiren yeni bir sekme açıyor. Bu sekme, imleç ve parıltı simgeleriyle hangi adımın gerçekleştirildiğini açıkça gösteriyor. Aynı zamanda tarayıcı penceresinin sağ üst köşesinde yer alan Gemini simgesi, otomatik taramanın aktif olduğunu belirtiyor. Sekmenin etrafındaki görsel çerçeve ve yan paneldeki adım adım ilerleme ekranı, sistemin hangi işlemi neden yaptığına dair şeffaf bir izleme deneyimi sunuyor.



Otomatik tarama, kullanıcıdan açık yetki alması koşuluyla Google Şifre Yöneticisi ile entegre çalışabiliyor. Bu sayede kimlik bilgileri otomatik olarak doldurulabiliyor ancak satın alma veya sosyal medya paylaşımı gibi kritik adımlarda son onay yine kullanıcıdan isteniyor. Google, bu noktada yapay zekânın kontrolsüz işlem yapmasını önlemeyi hedefliyor. Kullanıcı, dilediği anda "Görevi devral" seçeneğiyle sürece manuel olarak müdahale edebiliyor ve işlemleri kendi kontrolüne alabiliyor.



< Resime gitmek için tıklayın >



Özelliğin dikkat çeken yönlerinden biri, otomatik tarama işlemleri arka planda devam ederken kullanıcının farklı sitelerde gezinmeye devam edebilmesi. Ayrıca Gemini 3’ün çok modlu yapay zekâ yetenekleri, otomatik taramanın kapsamını yalnızca metin tabanlı işlemlerle sınırlı bırakmıyor. Örneğin bir görselden ilham alınarak benzer ürünlerin bulunması, bütçe sınırı içinde sepete eklenmesi ve indirim kodlarının uygulanması gibi karmaşık alışveriş senaryoları da destekleniyor. Google’ın verdiği örnekte, Y2K temalı bir parti için görseldeki ürünlerin analiz edilmesi ve toplam harcamanın 75 doların altında tutulması gibi detaylı bir talimat, sistem tarafından uçtan uca yerine getirilebiliyor.



< Resime gitmek için tıklayın >



Google, otomatik tarama özelliğinin randevu planlama, form doldurma, vergi belgelerinin toplanması, hizmet sağlayıcılardan fiyat teklifi alınması ve abonelik yönetimi gibi daha kurumsal kullanım alanlarında da değerlendirilebileceğini belirtiyor. Bu senaryolar, özellikle manuel web işlemlerine ciddi zaman ayıran kullanıcılar için tarayıcıyı pasif bir araçtan aktif bir asistan konumuna taşıyor. Son olarak ilk aşamada ABD’de erişime açılan özellik, AI Pro ve AI Ultra aboneleriyle sınırlı tutuluyor.




Kaynak:https://9to5google.com/2026/01/28/chrome-gemini-auto-browse/
A
24 sa.
Samsung ilk akıllı gözlüğünü 2026 bitmeden piyasaya sürebilir

Samsung, uzun süredir gündemde olan akıllı gözlük projesini resmen doğruladı ve ilk nesil cihazını 2026 yılı sona ermeden piyasaya sürmeyi planladığını açıkladı. Şirket, kesin bir lansman tarihi paylaşmasa da yatırımcılarla yapılan son kazanç görüşmesinde verilen mesajlar ürünün geliştirme sürecinin ileri bir aşamaya ulaştığını gösteriyor.



Ayrıca Bkz.Xiaomi Smart Outdoor Camera 4 4G tanıtıldı: Çift kamerayla gözetim



Samsung’un akıllı gözlük yol haritası: İlk nesilden AR ekranlı modellere



Samsung Electronics’in yatırımcı görüşmesinde konuşan Mobil Deneyim bölümünden Seong Cho, şirketin yeni nesil artırılmış gerçeklik gözlükleri dahil olmak üzere farklı form faktörlerinde zengin ve sürükleyici yapay zeka deneyimleri sunmayı planladığını belirtti. Bu ifade, akıllı gözlüklerin tek başına bir donanım ürünü olmaktan çok, Android XR tabanlı bir platformun parçası olacağını ortaya koyuyor.



Sızdırılan bilgilere göre ilk nesil Samsung akıllı gözlükte artırılmış gerçeklik ekranı yer almayabilir. Bunun yerine kamera, mikrofon ve hoparlör gibi sensörler üzerinden çalışan bir yapı öne çıkıyor. Bu yaklaşım, cihazın daha hafif ve günlük kullanıma uygun olmasını sağlayabilir.




Ortaya çıkan raporlar, Samsung’un SM-O200P ve SM-O200J kod adlarıyla iki farklı model üzerinde çalıştığını gösteriyor. Bu modellerin aynı pazarlara yönelik olması, aralarındaki farkların donanım veya tasarım detaylarıyla sınırlı olabileceğini düşündürüyor. Daha önceki sızıntılar, artırılmış gerçeklik ekranına sahip ikinci nesil bir modelin 2027 yılında piyasaya sürülebileceğine işaret etmişti. Bu durum, Samsung’un pazara kademeli bir giriş yaparak önce kullanıcı alışkanlıklarını ölçmeyi, ardından daha iddialı AR çözümlerini devreye almayı planladığını gösteriyor.



Ayrıca Samsung’un akıllı gözlük projesinde Gentle Monster ve Warby Parker gibi gözlük moda markalarıyla iş birliği yapması, cihazın sadece teknolojik değil estetik açıdan da kabul görmesini hedeflediğini ortaya koyuyor. Akıllı gözlüklerin geçmişte yaşadığı en büyük sorunlardan biri, kullanıcıların günlük hayatta takmak istemediği tasarımlar olmuştu. Meta’nın iki nesildir sürdürdüğü Ray-Ban ortaklığı ve Apple’ın birden fazla akıllı gözlük prototipi üzerinde çalıştığına dair iddialar, rekabetin bu alanda hızla kızıştığını da gösteriyor.




Kaynak:https://www.sammobile.com/news/samsung-confirms-smart-glasses-launch-plans/
A
dün
Samsung Galaxy Buds 4 ve Galaxy Buds 4 Pro fiyatları sızdırıldı

Samsung Galaxy Buds 4 Pro ve Galaxy Buds 4 fiyatları, resmi tanıtım öncesinde ortaya çıkan yeni bir sızıntıyla netlik kazandı. Şirketin yeni nesil kablosuz kulaklıklarını ne zaman ve hangi fiyat aralığında piyasaya süreceği uzun süredir merak ediliyordu. Paylaşılan bilgilere göreyse ürünler, Galaxy S26 serisiyle aynı dönemde Avrupa pazarında kullanıcılarla buluşmaya hazırlanıyor.



Ayrıca Bkz.One UI 8 hatası: Galaxy Watch'ların Rahatsız Etme kısayolu çalışmıyor



İşte Şubat ayının sonlarına doğru tanıtılması beklenen Galaxy Buds 4 Pro ve Galaxy Buds 4'ün muhtemel fiyatları:



Sızdırılan bilgilere göre Galaxy Buds 4 ve Galaxy Buds 4 Pro’nun, Şubat ayının sonlarına doğru düzenlenmesi beklenen Galaxy Unpacked 2026 etkinliği kapsamında tanıtılabilir. Daha önce Galaxy Buds 2 ve Buds 2 Pro modellerinde izlenen yol, yeni nesilde de benzer bir takvimin tercih edildiğini gösteriyor. Sızıntılarda dikkat çeken bir diğer detay ise Galaxy Buds 4 serisinin halihazırda birçok ülkede sertifikasyon süreçlerinden geçmiş olması. Bu durum ise ürünlerin donanım ve yazılım tarafında büyük ölçüde hazır olduğunu ve seri üretim aşamasına gelindiğini düşündürüyor.




Renk seçenekleri tarafında ise daha muhafazakâr bir tablo ortaya çıkıyor. Galaxy Buds 4 ve Galaxy Buds 4 Pro’nun siyah ve beyaz renklerle satışa sunulacağı belirtiliyor. Bazı kaynaklar, kayısı tonunda yeni bir renk seçeneğinden de söz ediyor ancak bu bilginin henüz doğrulanmadığını hatırlatmakta fayda var. Teknik özellikler konusunda ise önceki nesil Galaxy Buds modellerinde görülen ergonomi, aktif gürültü engelleme ve bağlantı kararlılığı gibi alanlarda kademeli güncellemelerin devam etmesi bekleniyor.



Fiyatlandırma tarafında ise artan üretim maliyetleri ve küresel enflasyon baskısına rağmen Samsung’un Galaxy Buds 4 serisinde fiyat artışına gitmeyeceği iddia ediliyor. Samsung Members uygulamasında Avrupa için listelenen bilgiler de bu sızıntıyı destekler nitelikte. Sızıntılara göreyse Galaxy Buds 4’ün Avrupa fiyatı yaklaşık 179 Euro seviyesinde olacak. Daha üst segmentte konumlanan Galaxy Buds 4 Pro’nun ise Fransa başta olmak üzere büyük Avrupa pazarlarında yaklaşık 249 Euro’dan satışa sunulması bekleniyor.




Kaynak:https://www.gizmochina.com/2026/01/28/samsung-galaxy-buds-4-pro-galaxy-buds-4-premium-price-leaked-ahead-of-launch/
A
dün
Xiaomi Smart Outdoor Camera 4 4G tanıtıldı: Çift kamerayla gözetim

Xiaomi, ev ve mülk güvenliğine odaklanan ürün gamını genişleterek Xiaomi Smart Outdoor Camera 4 4G modelini Çin’de satışa sundu. Yeni kamera, adından da anlaşılacağı üzere dahili 4G LTE bağlantısıyla çalışıyor ve WiFi altyapısına ihtiyaç duymadan görüntü aktarımı yapabiliyor. Bu yaklaşım özellikle kırsal alanlar, şantiye sahaları veya sabit internet erişiminin sınırlı olduğu lokasyonlar için cihazı doğrudan kullanılabilir hale getiriyor.



Ayrıca Bkz.DJI Osmo Pocket 4 perakende kutusu sızdı: İşte muhtemel tasarım



İşte Xiaomi Smart Outdoor Camera 4 4G'nin özellikleri ve fiyatı:



İlk bakışta öne çıkan en önemli unsur, kameranın bağımsız bağlantı mimarisi oluyor. Dahili 4G LTE modülü sayesinde kamera, harici bir yönlendiriciye bağlanmadan çalışabiliyor ve görüntüler doğrudan Mi Home uygulaması üzerinden izlenebiliyor. Xiaomi, bu modelle birlikte uygulama tabanlı yayın için ücretsiz ve sınırsız bir veri paketi sunduğunu belirtiyor. Bu durum, aylık abonelik ücretleri veya operatör bazlı ek maliyetler olmadan kameranın sürekli çevrim içi kalabilmesini sağlıyor.




Donanım tarafında Xiaomi Smart Outdoor Camera 4 4G, çift sensörlü kamera kurulumu ile dikkat çekiyor. Her biri 5 megapiksel çözünürlüğe sahip iki kamera, f/1.6 diyafram açıklığı ile çalışıyor. Bu yapı, tek lensli sistemlerin aksine farklı bakış açılarını aynı anda yakalayabilme avantajı sunuyor. Geniş açılı lens, izlenen alanın büyük bir bölümünü kapsarken, telefoto lens daha uzaktaki detayları yakınlaştırarak kaydedebiliyor. Xiaomi; bu sayede yüz tanıma, araç plakası okuma ve uzaktaki hareketlerin daha net algılanabildiğini ifade ediyor. 3K video kayıt desteği de özellikle gece ve düşük ışık koşullarında detay kaybını azaltmayı hedefliyor.




Kameranın yazılım tarafında yapay zeka destekli algılama sistemi öne çıkıyor. Sistem, insan ve araçları ayırt edebilecek şekilde eğitilmiş ve bu sayede rüzgar, hayvanlar veya ışık değişimleri gibi faktörlerden kaynaklanan yanlış alarmların azaltılması amaçlanıyor. Ayrıca cihaz, iki yönlü sesli iletişim özelliğiyle de destekleniyor. Dahili mikrofon ve hoparlör sayesinde kullanıcılar, kapıya gelen ziyaretçilerle veya kuryelerle uzaktan konuşabiliyor.



Xiaomi’nin HyperConnect ekosistem desteği, kameranın diğer akıllı ev ürünleriyle entegre çalışabilmesini mümkün kılıyor. Algılanan bir tehdit durumunda sesli ve ışıklı uyarılarla aktif savunma modunun devreye girmesi, caydırıcılığı artırmayı hedefleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Son olarak yaklaşık 53 dolarlık fiyat etiketine sahip cihaz, IP66 sertifikası ile suya ve toza karşı koruma sağlıyor. Bu da cihazın yağmur, rüzgar ve tozlu ortamlarda uzun süreli kullanıma uygun olduğunu gösteriyor.




Kaynak:https://www.gizmochina.com/2026/01/28/xiaomi-launches-smart-outdoor-camera-4-4g-with-dual-cameras/
A
dün
Xiaomi HyperOS 3.0 güncellemesi, 11 cihazdaki kritik sorunları çözüyor

Xiaomi HyperOS 3.0 güncellemesi, dünya genelinde çok sayıda kullanıcıyı etkileyen yazılımsal problemleri hedef alan kapsamlı düzeltmelerle dağıtıma çıktı. Güncelleme, aralarında Redmi ve Poco modellerinin de bulunduğu yaklaşık 11 cihazda kullanıcı arayüzü, performans ve sistem kararlılığıyla ilgili sorunları gideriyor.



İşte HyperOS 3.0 ile giderilen performans ve kararlılık problemleri:



HyperOS 3.0 güncellemesinin merkezinde oyun performansı, sistem tepkiselliği ve bağlantı kararlılığı yer alıyor. Önceki sürümlerde bazı kullanıcıların Game Turbo açıkken karşılaştığı siyah ekran hatası, oyun sırasında görüntünün tamamen kaybolmasına neden olarak cihazın yeniden başlatılmasını gerektirebiliyordu. Bu sorun güncelleme ile düzeltilmiş durumda.



Ayrıca Bkz.Samsung Galaxy Wide Fold, iPhone Fold’a rakip olmaya hazırlanıyor



Sistem genelinde hissedilen gecikmeler de HyperOS 3.0’ın ele aldığı başlıca konular arasında bulunuyor. Redmi Note 14 5G ve Poco M7 Pro 5G modellerinde raporlanan ciddi donma ve takılmalar, güncelleme sonrası gideriliyor. Yeni sürüm, arka plandaki sistem süreçlerini daha dengeli yöneterek bu tür yavaşlamaların önüne geçmeyi amaçlıyor.



Bağlantı tarafında ise NFC ve Bluetooth sorunları öne çıkıyor. Redmi 13, Redmi 13x ve Poco M6 modellerinde NFC modülünün çalışmaması, temassız ödeme ve kart okuma gibi işlevleri tamamen devre dışı bırakıyordu. HyperOS 3.0 ile bu modül yeniden kararlı şekilde çalışmaya başlıyor. Benzer şekilde Redmi Note 13 Pro ve Poco M6 Pro modellerinde yaşanan Bluetooth açma ve kapatma sorunları da yazılım düzeyinde çözüme kavuşturulmuş durumda.




Kamera performansı da güncellemenin temas ettiği alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Poco X5 Pro 5G kullanıcılarının zaman zaman karşılaştığı kamera uygulamasının donma problemi, genellikle sistem kaynaklarının yanlış yönetilmesinden kaynaklanıyor ve bu durum anlık çekimlerin kaçırılmasına yol açabiliyordu. HyperOS 3.0 güncellemesi ile bu sorun da gideriliyor.



Kararlılık tarafında en dikkat çekici sorunlardan biri, Redmi Note 13 modelinde görülen ve cihazın herhangi bir uyarı vermeden yeniden başlamasına neden olan sistem hatasıydı. Bu problem, hem veri kaybı riskini artırıyor hem de cihazın güvenilirliğini zedeliyordu. HyperOS 3.0 ile bu beklenmedik yeniden başlatmaların önüne geçiliyor. Son olarak tablet tarafında ise Redmi Pad 2 için yayımlanan güncelleme, hoparlörden ses gelmemesi sorununu çözüyor ve multimedya deneyimini normale döndürüyor.




Kaynak:https://www.huaweicentral.com/new-hyperos-3-0-update-solves-ui-and-stability-bugs-for-11-global-devices/
A
dün
Asus Zenbook 14 Air 2026 tanıtıldı: İşte özellikleri ve fiyatı

Asus Zenbook 14 Air 2026 modeli, ultra taşınabilir dizüstü segmentinde performans ve verimlilik dengesini hedefleyen yeni donanımıyla Çin’de resmi olarak duyuruldu. Kar Beyazı ve Dağ Sisi Grisi renk seçenekleri, Intel Core Ultra 9 386H işlemci, 2.8K çözünürlüklü OLED ekran ve 77 Wh kapasiteli batarya gibi bileşenler etrafında şekillenen cihaz, profesyonel kullanıcıları ve içerik üreticilerini odağına alıyor.



Ayrıca Bkz.Dell SE2726D oyun monitörü, 2K çözünürlük ve 144Hz ile tanıtıldı



İşte Asus Zenbook 14 Air 2026 modelinin özellikleri ve fiyatı:



Zenbook 14 Air 2026’nın merkezinde Intel’in 18A üretim sürecine dayanan üçüncü nesil Core Ultra işlemcileri yer alıyor. En üst konfigürasyonda sunulan Core Ultra 9 386H işlemci, 4,9 GHz’e kadar çıkan saat hızlarıyla önceki nesil ultra taşınabilir işlemcilere kıyasla daha yüksek tepe performansı vadediyor. Asus’un ayrıca Core Ultra 7 seçeneğini de sunması, farklı performans ihtiyaçlarına sahip kullanıcılar için esneklik sağlıyor. Her iki işlemci de performans ve verimlilik çekirdeklerini bir araya getiren 16 çekirdekli bir mimari üzerine kurulu.



Bu mimarinin en dikkat çekici yönlerinden biri, 50 TOPS seviyesine kadar yapay zeka hesaplama gücü sunan geliştirilmiş nöral işlem birimi oluyor. Günlük kullanımda bu, Windows Copilot gibi cihaz içi yapay zeka özelliklerinin daha hızlı yanıt vermesi, görüntü oluşturma ve dil modelleme gibi işlemlerin bulut bağlantısına daha az bağımlı hale gelmesi anlamına geliyor. Önceki nesil dizüstü bilgisayarlarda bu tür işlemler çoğunlukla CPU veya GPU’ya yük bindirirken, Zenbook 14 Air 2026’da NPU’nun devreye girmesi, hem performans hem de pil tüketimi açısından daha dengeli bir tablo ortaya koyuyor.



Donanım konfigürasyonunda bellek ve depolama tarafı da güncel standartlara uygun şekilde belirlenmiş. 8533 MT/s hızında çalışan 32 GB’a kadar LPDDR5X RAM, çoklu görev senaryolarında darboğaz riskini azaltıyor. PCIe 4.0 arabirimli 1 TB’a kadar SSD desteği ise hem işletim sistemi hem de büyük dosyalarla çalışan kullanıcılar için hızlı veri erişimi sağlıyor.




Ekran tarafında Zenbook 14 Air 2026, 14 inç boyutunda 2880 x 1800 çözünürlüklü bir OLED panelle geliyor. 120 Hz yenileme hızı ve 1100 nit’e ulaşan tepe parlaklığı sağlayan ekranın VESA DisplayHDR 1000 sertifikası, bu panelin yalnızca parlaklık değil kontrast tarafında da iddialı olduğunu gösteriyor. Yüzde 100 DCI-P3 renk gamı, 10 bit renk derinliği ve Delta E değeri 1’in altında olan fabrika kalibrasyonu, ekranı fotoğraf ve video düzenleme gibi renk hassasiyeti gerektiren işler için uygun hale getiriyor.



Asus’un paylaştığı verilere göre 77 Wh kapasiteli batarya, yerel video oynatma senaryosunda 29,5 saate kadar kullanım süresi sunabiliyor. Gerçek dünya kullanımında bu değerin düşmesi beklenebilir olsa da bu kapasite ultra taşınabilir segment için dikkat çekici. Ultra ince buhar odası ve grafit levhalarla desteklenen çift fanlı soğutma sistemi, işlemci yük altındayken termal kontrolü sağlarken, hafif kullanımda fan gürültüsünün 25 dB’nin altında kalması hedefleniyor.



Tasarım tarafında cihazın yalnızca 1,19 kilogram ağırlığında ve 1,1 santimetre kalınlığında olması, onu premium ultra taşınabilir sınıfa net biçimde konumlandırıyor. Asus’un Ceraluminum adını verdiği seramik ve alüminyum alaşımı kapak, CNC işlenmiş yekpare kasa yapısıyla birleşiyor. Gizli menteşe tasarımı ve geometrik hava ızgarası ise hava akışını yüzde 50’ye kadar artırarak ince kasada termal dengenin korunmasına yardımcı oluyor.



Yaklaşık 1.438 dolarlık fiyat etiketine sahip Zenbook 14 Air 2026, bağlantı seçenekleri açısından ise Wi-Fi 7 desteği, iki adet Thunderbolt 4 portu, 10 Gbps hızında USB-A, HDMI 2.1 ve 3,5 mm kulaklık girişi, adaptör ihtiyacını azaltacak bir çeşitlilik sağlıyor. Ayrıca 1080p çözünürlüklü kızılötesi web kamerası Windows Hello ile biyometrik giriş sunarken yapay zeka destekli gürültü azaltma özelliği video konferanslarda ses kalitesini artırmayı amaçlıyor. Dolby Atmos destekli dört hoparlörlü ses sistemi ve 240 Hz dokunmatik örnekleme hızına sahip geniş dokunmatik yüzey de multimedya ve günlük kullanım deneyimini iyileştiriyor.




Kaynak:https://www.gizmochina.com/2026/01/28/asus-zenbook-14-air-launched-specs-price/
A
dün
Apple iOS güncellemelerini geri çekti: Eski iPhone’larda bağlantı sorunu

Apple, bu hafta içerisinde yayınladığı bazı iOS güncellemelerini küresel çapta geri çektiğini doğruladı. iOS 18.7.4, iOS 16.7.13, iOS 15.8.6 ve iOS 12.5.8 sürümlerini kapsayan bu karar, özellikle eski iPhone ve iPad modellerini etkiliyor. Güncellemeler, Yazılım Güncellemesi ekranında görünse bile Apple’ın imzalamayı durdurması nedeniyle artık yüklenemiyor. Şirketin bu adımı atmasının temel nedeni, Avustralya’da bazı operatör ağlarında yaşanan bağlantı sorunları ve bu sorunların acil aramaları dahi etkileyebilecek potansiyele sahip olması olarak öne çıkıyor.



İşte iOS güncellemelerinin durdurulmasına yol açan ağ ve acil arama sorunu:



Gelişmenin merkezinde Avustralya merkezli telekomünikasyon şirketi Telstra yer alıyor. Telstra, bazı eski Apple cihazlarının kendi şebekesine bağlanamadığını ve bunun 000 numaralı acil çağrıları da (Türkiye'deki 112 gibi) kapsadığını açıkladı. Sorunun, iOS 16.7.13 sürümüne güncellenmiş iPhone 8, iPhone 8 Plus ve iPhone X modellerinde gözlemlendiği belirtildi. Apple ve Telstra’nın sorunu öncelikli olarak ele aldığı, çözüm netleşene kadar kullanıcıların yazılım güncellemesini ertelemesinin önerildiği ifade ediliyor.



Söz konusu iOS güncellemelerinin dikkat çeken bir diğer yönü ise güvenlik yamaları veya yeni özellikler içermemesi. Apple’ın resmi sürüm notlarına göre bu güncellemelerin ana amacı, süresi dolmak üzere olan bir güvenlik sertifikasını değiştirmekti. Mevcut sertifikanın Ocak 2027’de sona ermesi durumunda iMessage, FaceTime ve Apple Hesabı ile oturum açma gibi temel servislerin çalışamaz hale gelmesi riski bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında, güncellemeler uzun vadeli bir teknik zorunluluğu karşılamayı hedefliyordu. Ancak Avustralya’daki bağlantı sorunu gibi beklenmeyen bir yan etki, bu planın geçici olarak askıya alınmasına yol açtı.



Ayrıca Bkz.Apple’ın MacBook Pro planları netleşiyor: OLED ve M6 dönemi



Etkilenen cihaz listesi oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. İşte etkilenen iPhone modelleri:




  • iPhone SE (1. nesil)

  • iPhone SE (2. nesil)

  • iPhone 5s

  • iPhone 6 ve iPhone 6 Plus

  • iPhone 6S ve iPhone 6S Plus

  • iPhone 7 ve iPhone 7 Plus

  • iPhone 8 ve iPhone 8 Plus

  • iPhone X

  • iPhone XS ve iPhone XS Max

  • iPhone XR

  • iPhone 11, iPhone 11 Pro, iPhone 11 Pro Max

  • iPhone 12, iPhone 12 mini, iPhone 12 Pro, iPhone 12 Pro Max



Bazı iPad modellerinin de bu durumdan etkilendiği iddia ediliyor. İşte etkilenen iPad modelleri:




  • iPad mini 2

  • iPad mini 3

  • iPad Air

  • iPad Air 2

  • iPad mini 4

  • iPad Pro (9,7 inç)

  • iPad Pro (12,9 inç) (1. nesil)

  • iPad (5. nesil)

  • iPad (7. nesil)

  • iPad (8. nesil) 



Öte yandan, daha güncel iPhone modellerini hedefleyen iOS 26.2.1 sürümünün bu bağlantı sorunlarından etkilenmediği ve dağıtımının devam ettiği belirtiliyor. Bu durum, problemin daha çok eski modem donanımlarına veya belirli ağ yapılandırmalarına özgü olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Henüz güncellemeleri imzalamayı neden durdurduğunu açıklamayan Apple’ın önümüzdeki dönemde atacağı adımlar ise özellikle eski cihaz sahipleri için yazılım desteğinin sınırlarının nasıl çizileceğine dair önemli bir referans noktası olabilir. 




Kaynak:https://www.telstra.com.au/exchange/iphone-calling-issue--what-you-need-to-know
Kaynak:https://www.macrumors.com/2026/01/28/apple-stops-signing-newly-released-ios-updates/
A
2 gün
Samsung Galaxy Wide Fold, iPhone Fold’a rakip olmaya hazırlanıyor

Teknoloji devi Samsung, Apple’ın beklenen iPhone Fold modeline doğrudan rakip olacak Galaxy Wide Fold için seri üretim hazırlıklarına başladı. Gelen bilgilere göre şirket, pasaport tarzı olarak tanımlanan bu yeni katlanabilir akıllı telefonu 2026 yılının ikinci yarısında tanıtmayı hedefliyor. Yeni raporlar, Samsung'un tedarik zinciriyle üretim planları üzerinde çalıştığını ve lansman takviminin netleşmeye başladığını ortaya çıkardı.



Ayrıca Bkz.Snapdragon 8 Gen 5’li iQOO 15R Geekbench’te görüntülendi



Samsung, Galaxy Wide Fold için lansman çizelgesini ve üretim hedefini netleştiriyor



Sektöre yakın kaynaklara göre Samsung, Galaxy Wide Fold için yaklaşık bir milyon adetlik bir seri üretim planı oluşturmuş durumda. Bu rakam, şirketin ürüne duyduğu güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Galaxy Z Fold 8’e benzer şekilde kitap formunda katlanacağı belirtilen cihazın; iç ekranda 7,6 inçlik bir panel sunacağı, kapak ekranının ise 5,4 inç boyutunda olacağı ifade ediliyor. 4:3 en boy oranına sahip olması beklenen cihaz, mevcut Galaxy Z Fold serisiyle kullanıcıların aşina olduğu ekran deneyimini daha geniş bir en boy oranıyla sunmayı amaçlıyor.




Galaxy Wide Fold’un tanıtım zamanlaması da dikkat çekici. Raporlara göre cihaz, Samsung’un genellikle Temmuz ayında düzenlediği ikinci Galaxy Unpacked etkinliğinde sahne alabilir. Bu senaryoda Galaxy Z Flip 8 ve Galaxy Z Fold 8 modelleriyle birlikte tanıtılması bekleniyor. Böyle bir lansman, Samsung’un katlanabilir ürün gamını tek bir etkinlikte genişleterek farklı kullanıcı profillerine hitap etmesini sağlayabilir.



Apple cephesinde ise iPhone Fold için çok daha iddialı satış tahminleri konuşuluyor. İlk katlanabilir iPhone’un satışlarının 10 milyon adede ulaşabileceği öngörülüyor. Samsung’un ise yılda yaklaşık 5 milyon katlanabilir akıllı telefon sattığı düşünüldüğünde Galaxy Wide Fold’un bu dengeyi değiştirmek üzere konumlandırıldığı söylenebilir.




Kaynak:https://m.etnews.com/20260127000230
A
3 gün
Claude artık Slack, Figma ve Canva ile doğrudan entegre çalışıyor

Claude entegrasyonu, Anthropic’in bugün yaptığı duyuruyla birlikte yeni bir aşamaya geçti. Şirket; Slack, Figma, Canva ve Asana’nın da aralarında bulunduğu dokuz üretkenlik platformunun artık Claude içinde etkileşimli uygulamalar olarak kullanılabildiğini açıkladı. Bu gelişme, kullanıcıların sohbet arayüzünden çıkmadan mesaj yazmasından proje yönetimine, tasarım taslaklarından veri analizine kadar birçok işi gerçekleştirebilmesini mümkün kılıyor. 



Ayrıca Bkz.Yapay zeka için tarihi adım: Güney Kore kapsamlı yasayı uygulamaya aldı



Yeni entegrasyonlar, Anthropic’in açık kaynaklı Model Bağlam Protokolü yani MCP üzerine inşa ediliyor. Anthropic MCP’yi ilk olarak 2024’ün sonlarında tanıtmıştı. Protokolün temel amacı, yapay zekâ ajanlarının üçüncü taraf platformlarla bir insan gibi etkileşim kurabilmesini sağlamak olarak tanımlanmıştı. O tarihten bu yana MCP, ajan tabanlı üretkenlik çözümleri için fiili bir sektör standardına dönüşmüş durumda. Çok sayıda şirket ve geliştirici, kendi araçlarını ve veri kaynaklarını bu protokol üzerinden birbirine bağlayan MCP sunucuları kurmaya başladı.



Model Bağlam Protokolü üretkenlik araçlarını Claude içinde birleştiriyor



Claude içi uygulamalar yaklaşımı, klasik entegrasyonlardan farklı bir deneyim sunuyor. Daha önce Slack’te yazılan bir mesajın kopyalanıp bir yapay zekâ aracına taşınması veya Asana’daki bir görevin manuel olarak güncellenmesi gerekiyordu. MCP sayesinde Claude, bu uygulamaların bağlamını doğrudan anlayabiliyor ve kullanıcı adına işlem yapabiliyor.



Anthropic’in paylaştığı bilgilere göre Claude, Amplitude üzerinden analiz grafikleri oluşturabiliyor ve bu grafikler üzerinde parametrelerle oynayarak eğilimleri ortaya çıkarabiliyor. Asana entegrasyonu, sohbet sırasında konuşulan konuları doğrudan projelere, görevlere ve zaman çizelgelerine dönüştürmeye odaklanıyor. Box tarafında ise dosya arama, belge önizleme ve içerik hakkında soru sorma gibi işlevler Claude arayüzüne taşınıyor.




Tasarım ve sunum tarafında ise Canva ve Figma entegrasyonları dikkat çekiyor. Claude, Canva içinde sunum taslakları hazırlayabiliyor ve marka kimliğine uygun düzenlemeleri gerçek zamanlı olarak uygulayabiliyor. Figma entegrasyonu ise FigJam üzerinde metin ve görsellerin akış şemalarına veya Gantt şemalarına dönüştürülmesine olanak tanıyor. Hex ve monday.com entegrasyonları da veriyle çalışma ve proje yönetimi tarafında benzer bir otomasyon mantığı sunuyor.



Kurumsal iletişim açısından bakıldığında Slack entegrasyonu öne çıkıyor. Claude; Slack konuşmalarını bağlam için tarayabiliyor, mesaj taslakları oluşturabiliyor ve bu mesajları paylaşılmadan önce gözden geçirme imkânı tanıyor. Salesforce ekosistemine ait olan Slack’in yanı sıra Anthropic Salesforce’un Agentforce 360 çözümünün de yakında Claude’a entegre edileceğini belirtiyor. Bu entegrasyonun, kurumsal bağlamı tek bir bağlantılı arayüzde toplaması ve ekiplerin birlikte düşünmesini kolaylaştırması hedefleniyor.



MCP’nin Linux Vakfı bünyesindeki Agentic AI Vakfı’na bağışlanmış olması, protokolün uzun vadeli geleceği açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Açık yönetişim modeli, farklı sağlayıcıların aynı standart üzerinde buluşmasını kolaylaştırabilir. Böylece Claude’un sunduğu entegrasyonların zamanla rakip yapay zekâ platformlarında da benzer şekilde görülmesinin önünü açabilir.






Kaynak:https://9to5mac.com/2026/01/26/you-can-now-use-apps-like-slack-figma-and-canva-directly-inside-claude/
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.