A

Haber Editörü
03 Temmuz 2021
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
746 (Bu ay: 2)
Gönderiler Hakkında
A
3 gün
WhatsApp iOS güncellemesi, Liquid Glass sohbet tasarımını yeniliyor

WhatsApp, iOS uygulamasında Liquid Glass tasarımını yeni sohbet gezinme düğmesiyle geliştiriyor. App Store'da yayımlanan iOS 26.39.75 sürümüyle ortaya çıkan yenilik, sohbet ekranındaki kişi adını daha okunabilir hale getirirken sık kullanılan araçlara erişimi de kolaylaştırıyor. Yeni arayüz, bireysel konuşmaların yanı sıra grup sohbetlerinde ve işletme hesaplarıyla yapılan görüşmelerde de farklı kısayollar sunuyor. Ancak özellik, Liquid Glass tasarımını etkinleştirmiş olan belirli hesaplarla sınırlı ve henüz tüm kullanıcılara ulaşmış değil.



WhatsApp'ın yeni gezinme menüsü hangi özellikleri sunuyor?



WhatsApp, iOS 26.35.72 güncellemesiyle sohbet arayüzünde Liquid Glass tasarımını daha kapsamlı biçimde uygulamaya başlamıştı. Bu tasarım değişikliği sohbet çubuğunu, gezinme çubuğunu ve mesaj menüsünü Apple'ın yeni arayüz anlayışıyla uyumlu hale getirdi. Şeffaflık ve arka planla bütünleşen görsel öğeler, uygulamanın genel görünümünü değiştirirken bazı kullanım sorunlarını da beraberinde getirdi. Özellikle belirli sohbet duvar kağıtlarında ekranın üst kısmındaki kişi adının arka planla karışması, önemli bir okunabilirlik sorunu olarak öne çıktı.



Liquid Glass tasarımında arayüz öğeleri, arkalarındaki içerikle görsel bir bütünlük oluşturacak şekilde yarı saydam bir görünüm kazanıyor. Ancak bu yaklaşım, arka planın rengine ve görsel yoğunluğuna bağlı olarak metinlerin seçilmesini zorlaştırabiliyor. WhatsApp'ın yeni gezinme düğmesi, kişi adını ve diğer bilgileri doğrudan duvar kağıdının üzerine yerleştirmek yerine bu bilgileri ayrı bir arayüz öğesinde topluyor. Böylece tasarımın şeffaflık anlayışı korunurken kullanıcıların sohbetin kiminle yapıldığını anlaması kolaylaşıyor.



Yeni düğme, profil fotoğrafını, kişinin adını ve çevrimiçi durumunu ya da son görülme bilgisini bir araya getiriyor. Liquid Glass görünümüne sahip düğmenin arka planı, sohbet duvar kağıdıyla görsel uyum sağlıyor ancak metinlerin okunabilirliğini korumayı hedefliyor. Bu yaklaşım, özellikle açık ve koyu renklerin bir arada bulunduğu hareketli veya ayrıntılı duvar kağıtlarında önem taşıyor. WhatsApp böylece yalnızca görsel bir değişiklik yapmak yerine arayüzün günlük kullanım sırasında karşılaşılan bir sorununu da ele alıyor.



Ayrıca Bkz.Google Chat, HDR emoji desteğiyle daha canlı görünebilir



Kullanıcılar yeni düğmeye dokunduğunda ekranın üst kısmından açılan yarı saydam bir menüyle karşılaşıyor. Liquid Glass tasarımını sürdüren bu menü, arka plandaki sohbeti görünür bırakırken sık kullanılan işlemleri tek bir alanda topluyor. Böylece kullanıcıların bazı ayarlara ulaşmak için her seferinde sohbet bilgileri ekranını açması gerekmiyor. Bu değişiklik, özellikle mesajlaşma sırasında farklı araçlar arasında geçiş yapan kullanıcılar için daha kısa bir işlem yolu oluşturuyor.



Bireysel sohbetlerde yeni menü altı farklı kısayol içeriyor. Arama, İletişim bilgileri, Medya bağlantıları ve belgeler, Sohbet teması, Kaybolan mesajlar ve Sessize alma seçenekleri doğrudan bu alandan kullanılabiliyor. Bu araçların aynı menüde toplanması, konuşma içeriğini yönetmek ve sohbet tercihlerini değiştirmek için gereken adımları azaltıyor. Özellikle medya dosyalarına ulaşmak veya kaybolan mesaj ayarlarını değiştirmek isteyen kullanıcılar, ilgili işlemlere sohbet ekranından daha hızlı erişebiliyor.



Son olarak grup sohbetlerinde ise benzer kısayolların yanında yeni üyeler ekleme seçeneği de bulunuyor. Bu ek işlev, grup yönetimiyle ilgili işlemlerin sohbet ekranından daha kolay yapılmasını sağlıyor. İşletme hesaplarıyla yapılan konuşmalarda da hesap türüne uygun farklı seçenekler içeren benzer bir menü sunuluyor.




Kaynak:https://wabetainfo.com/whatsapp-is-rolling-out-a-new-navigation-experience-for-chats/
A
4 gün
Xiaomi 10.000 mAh ultra ince manyetik power bank tanıtıldı

Xiaomi, 10.000 mAh pil kapasitesi ve silikon-karbon anot teknolojisiyle donatılan yeni 45W Ultra İnce Manyetik Power Bank modelini Çin'de piyasaya sürdü. WPB1026S model numarasını taşıyan cihaz, alüminyum alaşımlı gövdesi, manyetik kablosuz şarj özelliği ve 45W'a ulaşan kablolu güç çıkışıyla taşınabilir şarj cihazları pazarına katıldı. Xiaomi Youpin platformunda satışa sunulan ürün, önceki 10.000 mAh kapasiteli modellerle karşılaştırıldığında daha ince ve hafif bir tasarıma odaklanıyor.



Ayrıca Bkz.Google Chat, HDR emoji desteğiyle daha canlı görünebilir



İşte Xiaomi'nin yeni power bank modelinin özellikleri ve fiyatı:



Cihaz, 102 x 70,5 x 13,2 milimetre boyutlarında ve 195 gram ağırlığında. Gümüş-beyaz ve koyu gri olmak üzere iki mat renk seçeneğiyle sunulan modelin dış yüzeyinde alüminyum alaşım kullanılıyor. Xiaomi, gövdenin içine iki adet 5.000 mAh kapasiteli pil hücresi yerleştirerek toplam kapasiteyi 10.000 mAh seviyesine çıkarıyor. Bu kapasite, akıllı telefonların günlük kullanımında ek enerji sağlamak için tasarlanan taşınabilir şarj cihazları kategorisinde yer alırken ürünün ince yapısı, çantada veya cepte taşınabilirlik açısından önem taşıyor.




Modelin tasarımını belirleyen temel unsurlardan biri, pil hücrelerinde kullanılan silikon-karbon anot teknolojisi. Xiaomi'nin paylaştığı bilgilere göre hücrelerde yüzde 16 silikon içeriği bulunuyor ve enerji yoğunluğu 840 Wh/L seviyesine ulaşıyor. Hacim başına depolanabilen enerji miktarını ifade eden enerji yoğunluğu, aynı kapasitenin daha küçük bir alana sığdırılabilmesi açısından önem taşıyor.



Xiaomi WPB1026S, kablolu şarj için tek bir USB-C bağlantı noktası kullanıyor. Bu bağlantı noktası üzerinden uyumlu cihazlara 45W'a kadar güç aktarılabilirken power bank'in kendi bataryası 30W'a kadar giriş gücüyle şarj edilebiliyor. USB Power Delivery 3.0 PPS, Quick Charge 3.0 ve Apple 2.4A standartlarının desteklenmesi, cihazın farklı üreticilere ait ürünlerle çalışabilmesini amaçlıyor. Ancak ulaşılabilecek şarj hızı, bağlanan cihazın desteklediği güç profiline ve kullanılan kabloya göre değişiyor.




Gövdeye entegre manyetik kablosuz şarj pedi, uyumlu Xiaomi 15 ve Xiaomi 17 serisi akıllı telefonlarda 20W'a kadar güç sağlayabiliyor. Apple tarafında ise iPhone 17, iPhone 17 Pro ve iPhone Air gibi belirtilen modeller için kablosuz şarj gücü 7,5W ile sınırlı. Dolayısıyla aynı power bank'in sunduğu kablosuz şarj performansı, telefonun markasına ve desteklediği teknolojiye göre farklılaşıyor. Kablolu ve kablosuz şarjın aynı anda kullanılması da mümkün olsa da iki bağlantı üzerinden sağlanan toplam güç 15W ile sınırlandırılıyor.



399 yuan yani yaklaşık 60 dolar fiyatla satışa sunulan cihazda ayrıca pilin çalışma durumunu izlemeye yönelik bir bilgi yönetim sistemi bulunuyor. Power bank bilgisayara USB-C üzerinden bağlandığında pil sıcaklığı, voltajı, üretim bilgileri, mevcut çalışma durumu ve anormal etkinlik kayıtları gibi ayrıntılara erişilebiliyor. Bu yaklaşım, yalnızca şarj kapasitesine değil, pilin zaman içindeki performansının ve çalışma koşullarının izlenmesine de odaklanıyor. Isı yönetimi tarafında ise NTC sıcaklık kontrol çipi, grafen tabanlı ısı dağıtım katmanı ve termal silikon kullanılıyor. Bu bileşenlerin birlikte çalışması, şarj sırasında oluşan ısının kontrol edilmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. 




Kaynak:https://www.xiaomiyoupin.com/detail?gid=185155
A
4 gün
Claude’un kontrolsüz işlemi, polise sahte cinayet ihbarı gönderdi

Anthropic, yapay zeka modellerinin kamu kurumlarının internet siteleriyle etkileşimleri sırasında ortaya çıkan istenmeyen davranışlara ilişkin yeni vakaları açıkladı. Şirketin cuma günü duyurduğu olaylardan birinde Claude modeli, Philadelphia polisine çözülmemiş bir cinayetle ilgili sahte bir ihbar gönderdi. Polis, 18 Temmuz tarihli başvurunun spam olarak işaretlendiğini ve soruşturma amacıyla değerlendirilmek üzere ilgili birime iletilmediğini belirtti. Olayın Eylül ayı sonlarında Anthropic tarafından tespit edildiği, şirketin ise durumu polise ekim ayında bildirdiği aktarıldı.



Yapay zeka ajanları, polise sahte cinayet ihbarı gönderdi



Philadelphia polisinin açıklamasına göre ihbar, çözülmemiş cinayet vakalarının kamuoyuyla paylaşılması amacıyla kullanılan PhillyUnsolvedMurders.com üzerinden gönderildi. Başvuruda, gönderen kişinin olayla ilgili bilgiye sahip olabileceği ve cinayet mahalline yakın bir yerde tarif edilen kişiye benzeyen birini gördüğü izlenimi verildi. Mesajda ayrıca söz konusu bilginin önemli olması hâlinde yetkililerin gönderen kişiyle iletişime geçebileceği ifade edildi. Anthropic'in açıklamasında aktarılan bu içerik, yapay zeka tarafından oluşturulan metnin sıradan bir vatandaşın ihbarına benzeyecek şekilde hazırlandığını gösteriyor.



Bununla birlikte polis, söz konusu başvurunun soruşturma sürecini etkilemediğini bildirdi. İhbarın istenmeyen posta olarak sınıflandırıldığı ve Gerçek Zamanlı Suç Merkezi'ne inceleme ya da dağıtım amacıyla gönderilmediği belirtildi. Yetkililer ayrıca olayla bağlantılı olarak polis sistemlerine yetkisiz erişim sağlandığına veya kuruma ait verilerin tehlikeye girdiğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını açıkladı.



Ayrıca Bkz.Google Chat, HDR emoji desteğiyle daha canlı görünebilir



Polis, Anthropic'in olayın tespit edilmesinden sonra ilgili test sürecinin durdurulduğunu kendilerine bildirdiğini de aktardı. Bununla birlikte yetkililer, olayın gerçekleştiği 18 Temmuz ile kurumun bilgilendirildiği tarih arasındaki yaklaşık iki aylık gecikmeyi eleştirdi. Bu durum, yapay zeka şirketlerinin test süreçlerinde ortaya çıkan riskleri ne zaman tespit ettikleri kadar, ilgili kurumlara ne kadar hızlı bilgi verdikleri sorusunu da gündeme getiriyor. Özellikle kolluk kuvvetleri gibi gelen bilgilerin gerçek kişiler ve devam eden soruşturmalar açısından önem taşıdığı kurumlarda, yanlış ihbarların yönetimi ayrı bir güvenlik meselesi oluşturuyor.



Anthropic'in açıkladığı diğer olaylar da modellerin kamuya açık dijital hizmetlerle etkileşim biçimlerine odaklanıyor. Şirketin bulgularına göre bazı vakalarda normalde ücret karşılığında sunulan kamuya açık verilere ücretsiz erişim sağlandı, başka bir örnekte ise bir üniversitenin barındırdığı aracın kullanımına ilişkin belirsiz bir güvenlik açığı ortaya çıktı. Claude modellerinin URL kısaltma hizmetlerinden yararlanarak bazı kısıtlamaları aşabildiği de bildirildi. Bu örnekler, tek bir güvenlik açığından ziyade, farklı sistemlerdeki erişim kuralları ile yapay zeka ajanlarının hedeflerine ulaşmak için seçtiği yöntemler arasındaki uyumsuzluğa işaret ediyor.




Kaynak:https://www.reuters.com/world/us/anthropic-ai-model-submits-false-homicide-tip-police-website-2026-10-09/
A
4 gün
Webb Teleskobu, en uzak radyo patlamasının sırrını çözdü

James Webb Uzay Teleskobu, 2024 yılında tespit edilen ve şimdiye kadar gözlemlenen en uzak hızlı radyo patlamasının (FRB) hangi galaksiden geldiğini belirlemeye yardımcı oldu. MeerKAT radyo teleskop dizisi tarafından keşfedilen sinyalin kaynağını inceleyen gökbilimciler, patlamanın konumuyla örtüşen bir galaksi tespit etti. Elde edilen veriler, olayın Büyük Patlama'dan yaklaşık 3 milyar yıl sonra meydana geldiğini gösteriyor. Üstelik patlamanın gerçekleştiği galaksinin beklenenden yaklaşık 1000 kat daha küçük olması, bu sinyallerin nasıl oluştuğuna ilişkin mevcut teorilerin yeniden değerlendirilmesine zemin hazırlıyor.



Hızlı radyo patlamalarının kökeninde süpernovalar olabilir



Hızlı radyo patlamaları, uzayın derinliklerinden gelen ve yalnızca milisaniyeler süren yoğun radyo dalgası sinyalleri olarak biliniyor. Süreleri son derece kısa olmasına rağmen bazı patlamalar, birkaç gün boyunca Güneş'in yaydığı enerjiyle karşılaştırılabilecek miktarlarda enerji açığa çıkarabiliyor. İlk hızlı radyo patlaması 2007 yılında tanımlandığından bu yana araştırmacılar, bu olayların hangi kozmik süreçlerden kaynaklandığını anlamaya çalışıyor. Patlamaların çok kısa sürmesi ve uzak galaksilerden gelmesi, kaynaklarının doğrudan incelenmesini zorlaştırırken gelişmiş teleskoplarla yapılan gözlemler bu belirsizliği gidermeye yardımcı oluyor.



2024 yılında MeerKAT tarafından tespit edilen sinyalin ardından araştırmacılar, olayın gerçekleştiği bölgeyi daha ayrıntılı incelemek için James Webb Uzay Teleskobu'ndan yararlandı. Webb'in yakın kızılötesi gözlemleri, radyo sinyalinin geldiği konumda bir galaksi bulunduğunu ortaya koydu. Uzak galaksilerden gelen ışığın dalga boyundaki değişimler, gökbilimcilerin bu yapıların uzaklığını ve evrenin hangi döneminde var olduklarını belirlemesine imkân tanıyor. Bu ölçümler, söz konusu hızlı radyo patlamasının evrenin görece erken dönemlerinde meydana geldiğine işaret ediyor.



Ayrıca Bkz.Mars'ta 3D yazıcıyla çamur evler için yeni yöntem geliştirildi



Patlamanın kaynağı olarak belirlenen galaksinin boyutu da araştırmanın dikkat çeken sonuçları arasında yer alıyor. Daha önce incelenen birçok hızlı radyo patlaması, büyük ve yıldız oluşumunun sürdüğü galaksilerle ilişkilendirilmişti. Yeni gözlemde ise kaynağın çok daha küçük bir galakside bulunması, bu olayların yalnızca belirli büyüklükteki galaksilerde meydana geldiği düşüncesini sorgulatıyor. Bununla birlikte tek bir galaksinin özelliklerinden hareketle tüm hızlı radyo patlamalarının aynı ortamda oluştuğunu söylemek mümkün değil. Farklı uzaklıklardaki kaynakların karşılaştırılması, galaksi yapısı ile patlamaların fiziksel mekanizması arasındaki ilişkinin anlaşılmasında önem taşıyor.



Hızlı radyo patlamalarının nasıl oluştuğunu açıklamak için öne sürülen teorilerden biri, iki nötron yıldızının birleşmesine dayanıyor. Nötron yıldızları, büyük kütleli yıldızların yaşamlarının sonunda çökmesiyle oluşabilen, son derece yoğun gök cisimleri arasında bulunuyor. İki nötron yıldızının birbirine yaklaşarak birleşmesi, kütleçekim dalgaları ve yüksek enerjili ışınım gibi olaylarla sonuçlanabiliyor. Ancak bu sistemlerin birleşmesine kadar geçen sürenin uzun olabilmesi, evrenin erken dönemlerinde görülen bazı hızlı radyo patlamalarının bu mekanizmayla açıklanmasını zorlaştırıyor.



Diğer bir yaklaşım ise patlamaların, süpernova adı verilen yıldız patlamalarının ardından oluşan manyetarlarla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor. Manyetarlar, son derece güçlü manyetik alanlara sahip nötron yıldızlarıdır ve çevrelerindeki yoğun enerji süreçleri nedeniyle hızlı radyo patlamalarının olası kaynakları arasında değerlendiriliyor. Araştırmanın baş yazarı, Avustralya'daki Sidney Üniversitesi'nden Manisha Caleb, Science dergisinde yayımlanan çalışmada incelenen patlamanın bir birleşme sonucunda oluşmuş olma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu belirtti. Araştırmacıların değerlendirmesi, bu olayın bir süpernovanın ardından ortaya çıkan bir yıldız kalıntısıyla ilişkili olabileceği görüşünü destekliyor.




Kaynak:https://www.engadget.com/2282035/webb-telescope-detects-galaxy-origin-of-the-farthest-fast-radio-burst-weve-seen-to-date/
A
5 gün
Google Fitbit Edge tanıtım tarihi açıklandı: İşte beklenen özellikler

Google, yeni fitness takip cihazı Fitbit Edge için resmi tanıtım sürecini başlattı. Google Health'in sosyal medya hesaplarında paylaşılan tanıtım görseli, cihazın 12 Ekim tarihinde duyurulacağına işaret ediyor. Şirket, paylaşımında ürünün adını doğrudan belirtmese de kullanılan görsel ve sağlık odaklı mesaj, yaklaşan lansmana ilişkin güçlü bir ipucu sunuyor.



İşte Google Fitbit Edge'in beklenen özellikleri ve fiyatı:



Google'ın X platformundaki paylaşımında kullandığı “Sağlığınızda avantaj elde edin” mesajı, Fitbit Edge'in sağlık ve aktivite takibi odağını vurguluyor. Tanıtım görseli ise cihazın tasarımına ilişkin daha önce ortaya çıkan bilgileri de destekleyen ayrıntılar içeriyor. Görselde Canyon adıyla anılan renk seçeneğine benzer bir modelin yanı sıra Şampanya Altın tonlarında bir kasa ve parlak yüzeyli bir düğme görülüyor. Kasanın mat yüzeyiyle düğmenin daha parlak görünümü arasındaki kontrast, cihazın dış tasarımında farklı yüzey dokularının kullanıldığını gösteriyor.



Fitbit Edge'in teknik özellikleri hakkında yayımlanan raporlarda 1,34 inç AMOLED ekran ve Bluetooth 5.4 bağlantı desteği öne çıkıyor. AMOLED teknolojisi, piksellerin ayrı ayrı ışık üretmesine dayandığı için özellikle koyu arayüzlerde kontrast ve enerji tüketimi açısından avantaj sağlayabiliyor.



Ayrıca Bkz.Oppo Find X10 serisinin fiyatı yükseliyor: Avrupa modeli sızdırıldı



Sızıntılarda yer alan bir diğer önemli iddia, Fitbit Edge'in tek şarjla yedi güne kadar kullanılabileceği yönünde. Bu süre, fitness takip cihazlarında sık şarj ihtiyacını azaltabilecek bir kullanım avantajına işaret etse de gerçek pil performansı ekranın sürekli açık kalması, egzersiz takibinin sıklığı ve kullanılan sağlık özellikleri gibi etkenlere bağlı olabilir. Google'ın açıklayacağı pil kapasitesi ve test koşulları, belirtilen sürenin hangi kullanım senaryolarında geçerli olduğunu anlamak açısından önem taşıyacak. Özellikle sürekli sağlık takibi yapan kullanıcılar için laboratuvar koşullarındaki tahmini süreyle günlük kullanımda elde edilen sonuçlar arasında fark oluşabilir.



Renk seçeneklerine ilişkin iddialar da cihazın tasarımını anlamaya yardımcı oluyor. Canyon ve Şampanya Altın renklerinin yanı sıra Obsidyen ve Mat Siyah, Zeytin ve Saten Pirit ile Sis ve Parlak Gümüş seçeneklerinin sunulabileceği öne sürülüyor. Bu renklerin Pixel Watch 5 için konuşulan renk paletiyle örtüşmesi, Google'ın giyilebilir cihaz ailesinde benzer bir tasarım yaklaşımı benimseyebileceğini düşündürüyor. Son olarak Fitbit Edge'in ABD'deki satış fiyatının ise 149 ila 199 dolar arasında olabileceği bildiriliyor. Bu aralık, cihazın hangi özelliklerle sunulacağı ve Google'ın mevcut fitness takip cihazları karşısında nasıl konumlandıracağı konusunda belirleyici olacaktır.




Kaynak:https://x.com/googlehealth/status/2108590030050541579
A
5 gün
Google Chat, HDR emoji desteğiyle daha canlı görünebilir

Google Chat için geliştirildiği düşünülen HDR emoji desteği, sohbetlerde kullanılan bazı emojilerin uyumlu ekranlarda daha yüksek parlaklık ve kontrastla görüntülenmesini sağlayabilir. Gmail uygulamasının yeni bir sürümünde tespit edilen kod dizeleri, Google'ın bu özellik üzerinde çalıştığına işaret ediyor. Henüz kullanıma açılmayan özellik, mesajlaşma deneyiminde küçük ancak dikkat çekici bir görsel değişiklik yaratabilir.



Ayrıca Bkz.Google Gemini Harita aracını yeniledi: Komutlar değişti



Google Chat emojileri daha parlak görünebilir



Söz konusu ipuçları, Gmail uygulamasının 2026.10.05.993506826 sürümünde ortaya çıktı. Kodlar arasında doğrudan “HDR emoji” adını taşıyan bir ayar seçeneği ve özelliğin işlevini açıklayan bir metin bulunuyor. Açıklamada, desteklenen emojilerin yüksek dinamik aralık (HDR) kullanılarak geliştirilmiş parlaklık ve kontrastla görüntüleneceği belirtiliyor.



HDR, yani yüksek dinamik aralık teknolojisi, görüntülerde daha geniş bir parlaklık aralığının sunulmasına olanak tanıyor. Uyumlu ekranlarda parlak alanlar daha yoğun ışık verebilirken karanlık bölgelerdeki ayrıntılar da korunabiliyor. Google Chat için geliştirildiği düşünülen özellik, bu yaklaşımı desteklenen emojilere uygulayarak belirli simgelerin standart arayüz öğelerinden daha parlak görünmesini sağlayabilir.




Gmail kodlarında bulunan bu ifadeler ilk bakışta e-posta yazışmalarına yönelik bir yenilik izlenimi verse de düzen dosyaları farklı bir tablo ortaya koyuyor. İlgili ayarın, Gmail uygulamasına entegre edilen Google Chat deneyimine ait olduğu görülüyor. Mevcut arayüz düzenine göre HDR emoji seçeneğinin, Sohbet ayarları bölümünde Akıllı Yazma seçeneğinin altında konumlandırılması bekleniyor.



Bununla birlikte Google'ın kullandığı “desteklenen emojiler” ifadesi, özelliğin yalnızca kullanıcıların yüklediği özel görsellerle sınırlı olmayabileceğini düşündürüyor. İlerleyen aşamalarda standart emoji karakterlerinin de kapsama alınması mümkün olsa da mevcut kodlar bu konuda kesin bir sonuca ulaşmak için yeterli değil. Hangi emojilerin destekleneceği, özelliğin yalnızca belirli görüntü dosyalarında mı çalışacağı ve kullanıcıların bunu varsayılan olarak açıp kapatabileceği gibi ayrıntılar henüz açıklanmadı.




Kaynak:https://www.androidauthority.com/google-chat-hdr-emoji-support-apk-teardown-3721301/
A
geçen hafta
Google Gemini Harita aracını yeniledi: Komutlar değişti

Google Gemini, Android ve iOS uygulamalarında konum tabanlı sorguları daha doğrudan yönetmeyi sağlayan etkileşimli Harita aracını kullanıma sunmaya başladı. Yeni özellik, kullanıcıların harita üzerinde belirli bir bölge seçerek bu alanı doğrudan Gemini istemlerine eklemesine olanak tanıyor. Google aynı zamanda uygulamadaki Beceriler ve Bağlayıcı erişimini yeniden düzenliyor ve daha önce kullanılan "/" komutlarını "@" sembolü altında birleştiren yeni sistemi beta olarak test ediyor.



Ayrıca Bkz.YouTube Shorts algoritması değişiyor: Öneriler, özgün içeriklere öncelik verecek



Gemini'de Harita ve entegrasyonlar tek arayüzde birleşiyor



Yeni Harita aracı, Gemini uygulamasının alt bölümünde Fotoğraflar, Kamera ve Dosyalar gibi seçeneklerin bulunduğu alana ekleniyor. Kullanıcılar Harita simgesine dokunduğunda mevcut konumlarını merkeze alan canlı bir harita görünümüyle karşılaşıyor. Harita üzerinde parmak hareketleriyle yakınlaştırma yapılabiliyor, konum işaretçisi sürüklenebiliyor ve arama çubuğu üzerinden farklı bir şehir seçilebiliyor. Bu yapı, Gemini'nin konumla ilgili istemlerde yalnızca metin tabanlı adres bilgilerine bağlı kalmadan belirli bir coğrafi alanı doğrudan bağlama dahil etmesini sağlıyor.




Belirli bir konum seçildikten sonra "Bu alanı keşfet" seçeneğinin kullanılması, Gemini'nin istem alanına "Harita Alanı" etiketi ekliyor. Böylece kullanıcı, uzun sokak isimleri veya koordinatlar yazmadan seçtiği bölge hakkında sorular yöneltebiliyor. Örneğin bir mahalledeki yemek seçenekleri, kısa günübirlik gezi fikirleri veya bölgeyle ilgili yerel öneriler istenebiliyor. Harita verisinin doğrudan isteme bağlanması, özellikle mobil cihazlarda konum belirtmek için birden fazla adım atma ihtiyacını azaltan bir kullanım modeli ortaya koyuyor.



Google'ın diğer değişikliği ise Gemini'nin komut ve entegrasyon arayüzünü hedefliyor. Google uygulamasının 17.63 beta sürümünde test edilen sistemde, daha önce bazı kısayollar için kullanılan eğik çizgi "/" yerine "@" sembolü kullanılmaya başlanıyor. Kullanıcı "@" işaretini yazdığında Beceriler, yeni beceri oluşturma seçenekleri ve etkin Bağlayıcılar aynı menü altında görüntüleniyor. Böylece farklı işlevler için hangi komut biçiminin kullanılacağını hatırlama gereksiniminin azaltılması amaçlanıyor.




Bu değişiklik, Google'ın Gemini'yi yalnızca soru-cevap işlevi sunan bir yapay zeka asistanından daha geniş bir araç ve hizmet ekosistemine dönüştürme yaklaşımıyla da örtüşüyor. Harita özelliği fiziksel dünyaya ilişkin bağlamı istemlere dahil ederken, "@" menüsü farklı beceri ve bağlantılara erişimi tek bir giriş yöntemi altında toplamayı hedefliyor. İki değişikliğin ortak noktası, kullanıcıların Gemini'nin farklı yeteneklerine ulaşırken ayrı komut biçimleri veya karmaşık metin girdileri kullanma ihtiyacını azaltması.




Kaynak:https://www.androidheadlines.com/2026/10/google-gemini-app-map-tool-slash-commands-update.html
A
2 hafta
WhatsApp\u0027tan yeni özellik: Kısıtlı Sohbet özelliği beta kullanıcılarına açıldı

WhatsApp Kısıtlı Sohbet özelliğini Android ve iOS platformlarındaki bazı beta kullanıcılarına sunmaya başladı. Geçtiğimiz ay Gelişmiş Sohbet Gizliliği özelliğinin bir üst seviyesi olarak geliştirildiği ortaya çıkan yeni seçenek, belirli konuşmalardaki içeriklerin cihazlar ve farklı istemciler üzerinden kullanımını daha sıkı şekilde sınırlandırıyor. Özellik, WhatsApp'ın Android için 2.26.36.4 ve iOS için 26.39.10.20 beta sürümlerinde bazı kullanıcılar tarafından kullanılabiliyor.



Ayrıca Bkz.YouTube Shorts algoritması değişiyor: Öneriler, özgün içeriklere öncelik verecek



Kısıtlı Sohbet bağlantılı cihazları da sınırlandırıyor



Kısıtlı Sohbet, tüm konuşmalar için otomatik olarak etkinleştirilen bir güvenlik katmanı olarak tasarlanmıyor. Kullanıcıların bu özelliği belirli bir konuşma için sohbet bilgileri ekranından manuel olarak etkinleştirmesi gerekiyor. Etkinleştirildiğinde WhatsApp, sohbet içerisinde özelliğin devreye alındığını belirten bir mesaj gösteriyor ve ilgili konuşmadaki katılımcıların mesajlarla gerçekleştirebileceği bazı işlemleri sınırlandırıyor.



Kısıtlamaların ilk bölümü, sohbet içerisinde gönderilen medya dosyalarının cihazlara otomatik olarak kaydedilmesini engelliyor. Böylece fotoğraf ve video gibi içeriklerin sohbet katılımcılarının cihazlarına normal akışta aktarılması sınırlandırılmış oluyor. Bunun yanında Kısıtlı Sohbet etkinleştirilen konuşmalar dışa aktarılamıyor. Sohbet geçmişinin başka bir ortamda kolayca oluşturulabilmesini veya paylaşılabilmesini önlemeye yönelik bu yapı, WhatsApp'ın mevcut sohbet gizliliği seçeneklerini daha ileri bir seviyeye taşıyor.




Yeni özellik, Meta AI entegrasyonunu da doğrudan etkiliyor. Kısıtlı Sohbet kapsamında bulunan kişiler, ilgili konuşma içerisinde WhatsApp'ın Meta AI özelliklerini kullanamıyor. Bu kısıtlama, sohbet içeriğinin yapay zeka tabanlı özelliklerle işlenmesini engelleyen ek bir kontrol mekanizması olarak değerlendirilebilir. Özellikle özel veya hassas konuşmalarda yapay zeka araçlarının devreye girmesini istemeyen kullanıcılar açısından bu seçenek, mevcut gizlilik ayarlarından farklı bir kullanım alanı oluşturuyor.



Kısıtlı Sohbet'in dikkat çeken bir diğer yönü ise bağlantılı cihaz desteğini devre dışı bırakması. WhatsApp'a göre bu uygulama, sohbet içerisindeki kişilerin konuşmaya erişmek amacıyla resmi olmayan istemciler veya yapay zeka aracılarından yararlanmasını önlemeye yardımcı oluyor. Böylece yalnızca sohbetin dışa aktarılması veya medya dosyalarının kaydedilmesi değil, konuşmaya farklı erişim yöntemleri üzerinden ulaşılması da sınırlandırılmış oluyor.



Bununla birlikte Kısıtlı Sohbet, WhatsApp'ın temel güvenlik mimarisinin yerine geçen ayrı bir şifreleme sistemi değil. Şirket, özellik etkin olsun veya olmasın, sohbetlerdeki mesajların ve aramaların uçtan uca şifreleme ile korunduğunu belirtiyor. Dolayısıyla yeni seçenek daha çok uçtan uca şifrelemenin üzerine eklenen, kullanıcıların sohbet içeriğinin nasıl kullanılabileceğini kontrol etmesine yönelik bir gizlilik katmanı olarak konumlanıyor.




Kaynak:https://www.gsmarena.com/whatsapp_restricted_chat_feature_android_ios_beta_rollout-news-74892.php
A
2 hafta
Asus Vivobook 16 Ryzen Edition 2026 güçlü donanımıyla tanıtıldı

Asus Vivobook 16 Ryzen Edition 2026, AMD Ryzen 7 H 260 işlemci, 16 GB LPDDR5 RAM ve 144 Hz yenileme hızına sahip 2,5K ekranla piyasaya çıktı. 16 inçlik yeni model, özellikle günlük kullanım, ofis uygulamaları ve çoklu görev senaryolarına yönelik bir donanım dengesi sunuyor. Tamamen metal kasaya sahip dizüstü bilgisayarın 15,9 mm kalınlığında ve 1,69 kg ağırlığında olması, 16 inç sınıfında taşınabilirlik açısından dikkat çekiyor.



Ayrıca Bkz.Oppo Find X10 serisinin fiyatı yükseliyor: Avrupa modeli sızdırıldı



İşte Asus Vivobook 16 Ryzen Edition 2026'nın özellikleri ve fiyatı:



Vivobook 16'nın ekranı 2560 x 1600 çözünürlük sunan 2,5K panelden oluşuyor ve 144 Hz'e kadar yenileme hızını destekliyor. Panel, statik içeriklerde yenileme hızını 30 Hz seviyesine kadar düşürebilen değişken yenileme teknolojisine sahip. Bu yaklaşım, yüksek yenileme hızının akıcılığını gerektiğinde korurken daha düşük hareketli içeriklerde enerji tüketimini azaltmayı hedefliyor. Ekranın sRGB renk alanının yüzde 100'ünü kapsaması ve 400 nit maksimum parlaklığa ulaşması da günlük üretkenlik ve içerik tüketimi açısından panelin temel özellikleri arasında yer alıyor.



Asus, ekran deneyimine yönelik olarak bir e-kitap modu da ekliyor. Bu mod, özellikle uzun süreli metin okuma sırasında ekranın gri tonlama renk sıcaklığını değiştirerek daha farklı bir görüntüleme profili oluşturuyor. Dizüstü bilgisayarın 180 derece açılabilen menteşesi, farklı kullanım pozisyonlarına olanak sağlarken modelin MIL-STD-810H dayanıklılık testini geçmiş olması kasanın belirli çevresel koşullara karşı dayanıklılığının test edildiğini gösteriyor. Bu özellikler, cihazın yalnızca masa başı kullanımına odaklanmadığını ortaya koyuyor.



Performans tarafında Ryzen 7 H 260 işlemci öne çıkıyor. Zen 4 mimarisine dayanan ve TSMC'nin 4 nm üretim sürecinden çıkan işlemci, 8 çekirdek ve 16 iş parçacığı sunuyor. İşlemcinin maksimum 5,1 GHz saat hızına ulaşabildiği belirtilirken Asus tarafından kullanılan soğutma profilleriyle 45 W'a kadar güç tüketimiyle çalışabiliyor. Grafik yükünü ise RDNA 3 mimarisine dayanan entegre Radeon 780M üstleniyor ve grafik birimi donanım tabanlı AV1 kodlamasını destekliyor.




Yeni Vivobook 16'nın dikkat çeken diğer noktalarından biri yapay zeka hesaplama kapasitesi. Asus, işlemci, grafik birimi ve NPU'nun birlikte kullanıldığı yapı üzerinden 38 TOPS'a kadar yapay zeka performansı sunduğunu belirtiyor. Bu değer, özellikle yeni nesil Windows uygulamalarında yerel yapay zeka işlemlerinin daha fazla kullanılmaya başlandığı bir dönemde önem kazanıyor. Ancak TOPS değeri tek başına gerçek uygulama performansını göstermediği için cihazın pratik yapay zeka performansının kullanılan yazılım ve iş yüküne göre değişmesi bekleniyor.



Bellek tarafında temel yapılandırma 16 GB LPDDR5 RAM ve 512 GB PCIe SSD içeriyor. Depolama konusunda ise cihazda iki adet M.2 SSD yuvasının bulunması, yükseltme açısından daha esnek bir yapı sağlıyor. Her iki yuvaya 2 TB kapasiteli sürücü takılması durumunda toplam depolama kapasitesi 4 TB'a kadar çıkarılabiliyor. Bağlantı seçenekleri arasında harici ekran ve güç dağıtımı desteğine sahip iki USB-C 3.2 portu, iki USB-A 3.2 portu, HDMI 2.1 TMDS ve 3,5 mm kulaklık bağlantısı bulunuyor.



Cihazın 70 Wh kapasiteli pili, USB-C üzerinden 5V ile 20V arasında şarj desteği sunuyor. Bu yapı, yalnızca kutudan çıkan adaptörle değil, uygun standartlardaki güç bankalarıyla da şarj edilebilmesine olanak tanıyor. Klavye tarafında tam boyutlu, arkadan aydınlatmalı ve sayısal tuş takımına sahip bir düzen kullanılırken 7,1 inçlik geniş dokunmatik yüzey çoklu parmak hareketlerini destekliyor. HD kızılötesi kamera ise Windows Hello yüz tanımanın yanı sıra otomatik çerçeveleme ve arka plan bulanıklığı gibi Windows Studio Efektleriyle birlikte çalışıyor. Son olarak Asus Vivobook 16 Ryzen Edition 2026'nın Çin'deki JD.com satış fiyatı 5.999 yuan, yani yaklaşık 894 dolar olarak belirlenmiş durumda.




Kaynak:https://www.gizmochina.com/2026/10/03/asus-vivobook-16-ryzen-edition-2026-launched-specs-price/
A
2 hafta
Oppo Find X10 serisinin fiyatı yükseliyor: Avrupa modeli sızdırıldı

Oppo Find X10 serisinin Avrupa modellerine ilişkin yeni bir sızıntı, Çin ve küresel sürümler arasında önemli donanım farkları olabileceğini gösteriyor. Sızıntıya göre standart Find X10 ve Find X10 Pro Max, Avrupa'da Çin modellerinden daha düşük batarya kapasitesiyle satışa çıkacak. 16 GB RAM seçeneğinin de Avrupa pazarına taşınmayacağı belirtilirken, lansmanın 21 Ekim'de gerçekleşmesi bekleniyor.



Find X10 serisinde Avrupa ve Çin modelleri ayrışıyor



Ortaya çıkan bilgilere göre Avrupa'da satışa sunulacak modeller 12 GB RAM ve 512 GB depolama yapılandırmasıyla gündeme geliyor. Çin'de sunulan daha yüksek bellek seçeneklerinin Avrupa tarafında bulunmaması, bölgesel ürün stratejisinde önemli bir farklılığa işaret ediyor. Sızıntının doğru olması durumunda Oppo, aynı serinin farklı pazarlarda yalnızca yazılım veya bağlantı özellikleriyle değil, doğrudan donanım yapılandırmasıyla da ayrıştığı bir yaklaşım izlemiş olacak.



Avrupa modellerindeki batarya kapasitesi de dikkat çeken değişiklikler arasında yer alıyor. Çin versiyonlarında 8.000 mAh seviyesine ulaşan bataryaların yerine Avrupa modellerinde 7.150 mAh kapasitesinde birimlerin kullanılacağı öne sürülüyor.  Donanım farklılıkları yalnızca RAM ve batarya kapasitesiyle sınırlı görünmüyor. Avrupa tanıtım materyallerinde Çin modellerinde yer alan IP69 ve IP69K derecelendirmelerinin bulunmadığı aktarılıyor. Ayrıca daha uygun fiyatlı olması beklenen Find X10e modelinin Fransız ön izleme sayfalarında yer almaması, serinin Avrupa'daki ürün gamının Çin'den farklı olabileceğini düşündürüyor.



Ayrıca Bkz.Google Pixel 11a sızıntısı tasarım ve donanımı ortaya çıkardı



Find X10 Pro Max tarafında ise üst düzey kamera donanımı öne çıkıyor. Sızıntıya göre cihazda MediaTek Dimensity 9600 Pro işlemci ve Hasselblad ile geliştirilen üç adet 200 MP arka kamera sensöründen oluşan bir sistem bulunacak. Bu yapı, özellikle çoklu yüksek çözünürlüklü sensör kullanımı açısından serinin kamera yaklaşımını farklılaştırıyor. Avrupa renk seçenekleri arasında Pro Max için Titanyum Gri ve Beyaz Ay, Find X10 için ise Buz Mavisi ve Sis Grisi gibi seçeneklerin bulunacağı aktarılıyor; temel model için çevrim içi satışa özel Mercan renk seçeneğinden de söz ediliyor.



Avrupa lansmanında Oppo'nun yüksek başlangıç maliyetini çeşitli kampanyalarla dengelemesi bekleniyor. Ön ödeme yapan erken alıcıların standart modelde 150 avro, Pro Max modelinde ise 200 avro indirim elde edebileceği belirtiliyor. Ön sipariş kapsamında Oppo Pad 5, Watch X3 veya Hasselblad telekonverter lens kiti gibi hediyelerin sunulacağı da aktarılıyor. Sızdırılan rakamlara göre standart Find X10'un 1.499 avro, Find X10 Pro Max'in ise 1.799 avro seviyesinde fiyatlandırılması bekleniyor; indirimlerle bu tutarların sırasıyla 1.349 ve 1.599 avroya gerilemesi öngörülüyor.




Kaynak:https://www.androidheadlines.com/2026/10/oppo-find-x10-series-european-global-price-specs-leak.html
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.