G

Er
20 Kasım 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
14 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
G
20 yıl
SÜPERMENİN GÜNLÜĞÜ
7 Ocak Perşembe

Bugün gene Klark Kent kılığında işe gittim. Bu salak Klark'ı oynamaktan bıktım artık. Sen kalk koskoca Süpermen ol, ondan sonra otobüsle, dolmuşla işe git. Otobüste sıkışık sıkışık giderken fordçunun biri arkama geçti, ağzı da leş gibi sarımsak kokuyordu. Şeytan dedi ki sok bu herifin ağzına elini, parmaklarını gözünden çıkar. Otobüsün lastiği patladı. İşin yoksa yürü babam yürü. ise de geç kaldım. Bir de üstüne fırça yedim. Kahve makinesinden kahve alırken üstüme döktüm. Luis her zamanki gibi dalga geçti. Öğle yemeğinde çorbamdan sinek çıktı. Yemekten dönerken Süpermen kılığına girip düşen bir uçağı kurtardım. Millet yine "çok yaşa Süpermen" diye bağırdı, ben de onlara şirinlik yapıp el salladım.

8 Ocak Cuma

Bıktım artık bu dünyada yaşamaktan. Yok arkadaş ben bu dünyaya alışamadım. Bugün gazetedeki arkadaşlarla beraber öğle yemeğine Meksika lokantasına gittik. Hay gitmez olaydım. Yemekte Meksika usulü kurufasulye yedik. Sen misin yiyen. Akşama kadar gazdan geberdim. Gaz mesele değil bilader, -afferdersin- ossurunca geçer. Ama ya ossuramayınca? Midemde atom bombası patlasa birşey olmaz ama bu Meksika fasulyesi acayip birşey. Süper bağırsaklarım birbirine dolandı sandım. Şimdi hafiften ossursam binalar yıkılacak, ossurmasam geberecem. Evrendeki kötü güçlerin başedemediği süper kahraman Süpermen'i bir uyduruk kurufasulye öldürecek. Tuvalette üstümü geyinip uzaya gideyim dedim, benden önce herifin biri girdi, tam iki saat çıkmadı. Ne yaptın bilader iki saat yıllık mı sıçtın. Yuh be. Sonunda Süpermen olup uzaya kaçtım. Uzayda bir güzel zangır zangır ossurdum. Ooohh bee, dünya varmış. Acayip rahatladım. Bu arada yanlışlıkla arkamı Ay'a dönüp öyle ossurmuşum, benimki süperossuruk Ay'ın yörüngesinde iki derecelik sapma meydana geldi. Neyse onu da yörüngesine oturttum. Bundan böyle kurufasulyeyi de kriptonit gibi zararlı maddeler listesine koyuyorum. İnşallah düşmanlarım bu durumu öğrenmezler.

9 Ocak Cumartesi

Bugün tatil. Deyli Planet gazetesine gitmedim, çok mutluyum. Can sıkıntısından geberdim. Sonra bizim Betmen'le Örümcek Adam aradılar. Akşama kadar ellibir, yanık, pisti falan oynadık. Okey de oynayacağız ama bilader dünyada üç tane süperkahraman var, olmuyor. Okeye dördüncü kahramanı dörtgözle bekliyoruz ama nafile. Herkes bizim gibi dünyanın derdiyle uğraşacak kadar enayi mi arkadaş.

10 Ocak Pazar

Canım sıkılınca öyle bir şehri dolanayım dedim. Çok güzel bir hatun gördüm. Süperüfürüğümle hatunun eteğini çaktırmadan havaya kaldırdım. O ne be? Meğer karı içine don giymemiş. Onu öyle görünce acayip azdım. Şu Luis'le evlensek de abazalıktan kurtulsak. Ama olmuyor bilader. Su babamın yaptığı keleği de kimse yapmadı bana. Beni dünyaya gönderirken yanıma bir de kız çocuğu koysaydı, biz de dünyada böyle sap gibi dolaşmazdık. Onunla bir güzel evlenip çoluk-çocuğa karışırdık. Peki babam ne yapmış? Yanımıza bir Kripton malı şişme bebek koymuş. O da 5 yıl önce bir azgınlık zamanımda patladı. Dünyadakilerde benim hızıma dayanamayıp eriyor. Benim kaderimi yazan eller kırılsın, ne diyeyim...

11 Ocak Pazartesi

Yine mesai başladı. Yine aynı patırtı. Yine aynı koşturmaca. Yine aynı salak Klark. Yine aynı ukela Luis. Yine aynı felaketler, Yine ayni "çok yaşa Süpermen" lafları. Yine aynı numaradan sırıtmalar. Hiç değişen birşey yok. Milletin keyfi keka. İstediğini ye-iç, istediğinle yat-kalk, kılıktan kılığa girmene hiç gerek yok. Oh ne güzel. Millet de keşke Süpermen gibi olsak der. Hadi ordan. Bu dünyada Süpermen olacağıma keşke Kripton'da çöpçü olsaydım. Ah gurbet ah. Kendi derdim yokmuş gibi bir de elalemin derdiyle uğraş. Herkesin derdine çare bulmaya mecbur muyum arkadaş? Hadi büyük felaketleri, dünyanın başına bela olan zibidilerle uğraşmayı anladık, bir de ıvır-zıvır işlerle uğraşıyoruz. Bilmem kimin köpeği kaybolmuş gel Süpermen, su borusu patlamış gel Süpermen. Gel Süpermen, git Süpermen. Babanızın uşağı mı var? Geçen gün birinin kıçında sivilce çıkmış bana şunu bi patlat diyor. Bu insanlarla iyice yüz-göz olduk bilader, suç bizde. Bunlara bu kadar yüz vermeyecektik. Bak Betmen'e, adamın yanına kimse yaklaşamıyor. Hem de acayip zengin. Biz de karın tokluğuna kahramanlık yapıyoruz. Dünyayı kurtaran adammışız. Hay sıçıyım dünyanızın içine.

12 Ocak Salı

Bu gün çok kötüyüm. Bir-iki gündür kabız olmuştum. Bu kabızlık da benim için herşey gibi büyük dert. Zaten bu dünyada bana rahat-rahat sıçmak bile haram arkadaş. Çocukken köyde idare ediyorduk. Orası geniş arazi. Pek farkedilmiyor. Ama ya koca Metropolis'te. Şehrin göbeğinde olmuyor. Mesela Arizona krateri aslında benim marifetimdir. Metropolis'e ilk geldiğimde normal insanlar gibi ben de tuvalete gitmiştim. Biraz zorlayınca benim Süperbok tuvaletin betonunu delip dünyanın öbür tarafından çıkmıştı. Zaten boşuna dememişler "azimle sıçan betonu deler" diye. O zaman büyük olay oldu. Ama kimse bunun benim marifetim olduğunu anlamadı. Bu azimli bir vatandaşın işidir deyip olayı kapattılar. Zaten o zamanlar böyle meşhur da değildim. O zamandan bu yana rahatlamak için uzaya çıkıyorum. İlk başlarda iyi oluyordu. Rahat rahat işimizi görüyorduk. Bu uzay araştırmaları falan çıktığından bu yana artık uzayda da rahat yok arkadaş. Zaten dunyanın yörüngesinde -afferdersin- boktan bir uydu yapmıştım. Bu insanlar beni burada da rahat bırakmadılar. Ben de Ay'ı tuvalet olarak kullanmaya başladım. Ay yüzeyindeki bir çok krater benim eserimdir. Ama ne çare, insanlar oraya da gelmeye başlayınca bu sefer Mars'a gitmeye başladım çok iyi oluyordu. Hem orası kayalık da bir yer. Kıçımızı taslara siliyorduk. Çok iyi günlerdi onlar. Sonra insanlar oraya da uydu bilmem ne göndermeye başladılar. Oranında tadı kaçtı. Bir gün Mars'ta rahat rahat işimi görürken birden bir şeyin kıçımı yokladığını hissetim. Benim bildiğim Mars'ta hayat yok, arkama baktım insanların dünyadan gönderdiği robot kıçımı inceliyor. Tabii aynen yamulttum robotu. Üzüldüm ama ne yapalım bilader bizim de kendimize göre bir imajımız var. Ondan sonra butun dünyaya "işte Supermen'in supergötü" diye yayınlayacaklar. Dünyanın maskarası olacağız. Daha önceden de dünyanın yörüngesine sıçarken NASA astronotları bilmeden fotoğraflarımı çekmişlerdi. Onları NASA'dan rica edip almıştım. O olay öylece kapanmıştı. Bu sefer herifler Internetten canlı yayın yapıyor arkadaş. Sonra diğer gezegenlere, Jupitere, Saturn'e gitmeye başladım. Bu insanlar orada da rahat bırakmadılar. Güneş sisteminin her yerini uydularla doldurdular. Nereye gitsem karşıma ya bir uydu, ya da bir sonda falan çıkıyor. Bir sefer güneşe gidiyim dedim, az daha kestaneyi kebap yapıyordum. Ben de artık Güneş Sistemi'nin en uzak gezegeni Pluton'a gidiyorum. Orası da çok soğuk, adamın şeyi donuyor ama ne yaparsın işte, gurbetlik. İşte neyse geçen gün acayip kabız olmuşum. İyileşeyim diye 10 kilo müshil aldım. Vay sen misin alan. Bu sefer de ishal oldum. Bu ishal beni mahvetti. Mesela gazetede çalışıyorum, zart, kriz geliyor. Hemen tuvalete gidip kılık değiştiriyorum ondan sonra ver götünü -pardon- elini Plüton. Bir güzel rahatlıyorum. tekrar donup yerime oturuyorum, iki dakika sonra bir kriz daha. Hadi bir daha aynı şeyler. Tam 1643 defa Plüton'a gittim geldim. Bir iki seferde Plüton'a varamadan donumuza ettik. Pelerin-melerin hepsi battı. Allahtan Plüton'da bir miktar buz var. Buzları süpergözlerimle eritip üstümü başımı yıkadım
G
20 yıl
Osuruk Nedir çeºitleri nelerdir?
Osuruk vücuttaki toksinleri atmanın bir yoludur.Mide ve bağırsaklarda
biriken aşırı miktardaki gazın baskı yapması sonucunda osururuz. Osuruklar
ana olarak beş çeşit gazdanoluşur;
Nitrojen(N2),karbondioksit(CO2),hidrojen(H2),metan (CH2),oksijen(O2)
Bunlardan metan patlayıcıdır.Yandığı takdirde mavi renk,güçlü bir alevi
olur.Bunu kendi kıçınızda denemeyin...Hazır burda denenmişi var izleyin.


Tabi bunlar tek başına osuruğa o kokuyu vermezler.Kokunun nedeni karbon(C) ve sülfürdür(S).

Nasıl osururuz?

Ağzımızı her açışımızda içeri hava girer ve döngü başlar.Tahmin edeceğiniz
üzere,içeri giren hava dışarı çıkmak zorundadır. Bu durumda hava,sekiz
metrelik bir sindirim tünelinden geçtikten sonra dışarı çıkabilir. Hava,önce
midemize girer.Bu sırada hala sadece oksijen ve nitrojenden oluşan havanın
bir kısım oksijeni burada emilir,geri kalan mideden bağırsağa
geçer.Fermantasyon sonucu ortaya çıkan karbondioksit de birleşime
katılır.Osuruğa gürültülü,yüksek ve sulu sesi ile kokusunu verebilmek için
bağırsaklarda protein ve karbonhidrat olması gerekir.Sindirim sırasında
bakteriler fermente olup kalan besinlere saldırır.Bu sırada diğer gazlar
üretilir.Bazı yiyecekler gaz yapar;lahana gibi selüloz açısından zengin
besinler,fasulye,mantar...

Çıkmayan osuruğum nereye gider?

Çıkmak isteyen gaz içerde durmaz.Kaale almayabilirsiniz,bastırmaya
çalışabilirsiniz,suçu başkasına atabilirsiniz,ama eninde sonunda kokulu
gerçek ortaya çıkacaktır.Zaten osurmazsak vücudumuzdaki toksinler tekrar
kana karışıp bizi zehirler.Aynı zamanda da karın bölgesinde şişkinlik ve
ağrıya neden olur.Daha az osuruğun sırrı,yemek yerken konuşmamaktır. Eğer
yemek yerken konuşursanız ,gaz bir delikten içeri girecek ve bir başka
delikten de dışarı çıkmak isteyecektir.

Osuruk Çeşitleri (buradan itibaren sözlükten alıntıdır)

polat (ya da fırat):
polat ya da firat, genellikle ayakta iserken cisi zorlayayim derken kacan kucuk capli osuruklardir. cok sik karsimiza cikan bu durumda cikan "polat" ya da " firat " sesinden sonra yapilacak en iyi sey hic bir sey olmamis gibi yapmaktir. kesinlikle yaninizda iseyen kisi ile ne kadar samimi olursaniz olun, bir polat tan sonra bu konuda saka falan yapmaya kalkmayin. bu her iki tarafi da rahatsiz eder.

yusufffff:
yusuf , polat in tersine, sessiz , sinsi bir osuruktur.fakat osuruk
konusundaki ilk kurali unutmamak lazimdir:" sesin siddeti ile kokunun siddeti ters orantilidir". bu bakimdan, bir yusufffff durumu ile karsilastiginizda kisa sure sonra herkes durumu anlayacaktir. bazen bir yusuf bir polat ya da firattan cok daha utanc verici olabilir. tum osuruklarda oldugu gibi kesinkes farketmemis gibi yapin. en buyuk hata"off cok kotu kokmus, kim yapti bunu yaa" gibi sucu baskasina atmaya calismaktir.bu hem ortamdakileri rahatsiz eder, hem de supheyi sizin ustunuze ceker. sunu bilin ki, yusuf durumlarinda yuzde doksan oranla suclu kisi ilk konusan ya da sikayet edendir. bu tuzaga dusmeyin. karsinizdaki bir kisiye belli belirsiz anlamli bir bakis, ustaca yapildiginda supheyi onun ustune cekebilir. ama en guvenli yol hic bir sey yokmus gibi yapmaktir.

katotopark:
katotopark olayi , basiniza gelebilecek en kotu osuruk durumlarindan biridir. cunku bu durum yukarida bahsedilen kurala istisna olarak hem gurultulu, hem de yusuf kadar olmasa da oldukca kokuludur. aksamdan kalma ya da ishalin yan etkisi olan katotopark in tek iyi yani, cok ekstrem durumlar disinda genelde sicarken olmasidir.yani o korkunc "katotopark" sesi duyuldugunda kabinde kimin oldugunu disaridakiler ilk anda bilmeyecektir. bir katotopark olayinda, ilk yapilmasi gereken
sey sakin olmaktir.kesinlikle katotopark gerceklestigi anda tuvalette
bulunan herkes gidene kadar kabinden cikmayin. cok hastaymis gibi inlercesine sesler cikararak katotoparki hakli gostermeye calismak cok yaygin bir hatadir. bunu yapmayin. çevredekiler inlemenizden sesinizi taniyabilir. herkes gidene kadar bekleyin, aksama kadar surse bile. bu beklemede size en buyuk zorlugu bir "gazi " cikaracaktir.
Bir katotopark örneği için bkz.http://img186.echo.cx/my.php?image=715xc.jpg
gazi:
gazi diye, sanki bu sicis olayina yillarini vermis, bu yolda buyuk
fedakarliklar yapmis gibi magrur sekilde sican kisilere denir.bu gibi
kisiler, tuvaletten buyuk zevk alir ve en az yarim saat kalirlar.cogu
gazi tuvalete gazete ve dergi ile girer, ve karsilastigi herkesle sohbet
ederek , defalarca ellerini yikayarak ve sac duzelterek tuvaletteki
sureyi uzatmaya calisir.bu gibileri iyice taniyip onlarla ayni anda
tuvalette olmaktan ne pahasina olursa olsun kacinmak gerekir. yoksa olasi bir katotopark durumunda neolacagi belli olmaz. gazilere karsi sizin gibi dusunen meslektaslarinizla birlesin. gazileri taniyip, gazisiz tuvaletleri bulmak icin isbirligi yapin.

sıgınak:
sıgınak, genelde cok az kisinin gittigi tuvaletlerdir.binadaki bos
bir kat, genelde bayanlarin calistigi bir buro, siginak bulabileceginiz
yerlerdir.bir siginakta her zaman huzur ve guven icinde sicabilirsiniz. gaziler genelde siginaktan uzak dururlar cunku onlar icin tuvalet sosyal bir kaynasma yeridir.

yoldas:
yanyana iki kabinde sicmak durumda kalan iki kisiye denir. bir yoldas durumudan ne pahasina olursa olsun kacinin. gene de bir yoldas varsa yaninizda, tuvaletten cikis anini cok dikkatli ayarlamaniz gerekir. eger yoldasiniz bir gaziyse sizinle sohbet ederek kendini belli edecektir.bu, butun tuvalet kulturunde karsilasabileceginiz en utanc verici bir durumdur.turkce bilmiyormus ya da sagirmis gibi yapin.ya da sesinizi degistirerek cok kisa cevaplar verin ve ne olursa olsun hemen kacin oradan. yaninizdakinin gazi oldugunu anlamanin bir yolu da gazete
ya da dergi hisirtisi gelip gelmedigine dikkat etmektir. geliyorsa gazi sizle sohbet etmeye baslayamadan hemen kacin.eger yoldasiniz bir gazi degilse sizin kadar rahatsizdir durumdan. bu durumda basiniza gelebilecek en kotu sey ayni anda cikip karsilasmaktir.cikacaginiz ani yoldasa belli edin, gurultulu bir sekilde toparlanin ve sifonu cekin. goreceksiniz yoldasiniz siz gitmeden cikmayacaktir.

öksürük:
bazen bulundugunuz kabine girmeye calisan olabilir. sahte bir oksuruk ile onlari kovun. sahte oksuruk bundan cok daha farkli islere de yarayabilir

bomba:
buyuk , top seklinde bir diskiya denir. bunun en buyuk dezavantaji suya dusunce cok ses cikarmasidir.eger tuvaletten ciktiginizda size anlamli anlamli bakan yuzler gormek istemiyorsaniz, bombanin dusus anini bir oksuruk ile kamufle edin.burada cok ince bir nokta vardir. bombayi ya da polati kamufle edebilse de, hic bir oksuruk bir katotopark i kamufle edemez. etse bile bunun sahte bir oksuruk oldugu hemen anlasilir. oksurugu katotopark durumlarinda ne olursa olsun kullanmayin.

kütük:
kutuk bombanin tersine tek parcalik ince uzun bir diskiya denir.kutukun avantaji, suya dusme sesi cikarmamaktir.dezavantaji ise uzun surehavada kalip ortami fena halde kokutmasidir. kutuk un geldigini anladiginizda kicinizi mumkun oldugu kadar asagiya bastirarak suya yakinlasmaya veucus suresini minimize etmeye calisin.gene de koku cok fazlaysa , herkes gidene kadar
yerinizden cikmayin.

sifon:
onemsiz bir hijyen ayrintisi gibi gorunen sifon sizi bazen en zor durumlardan kurtarabilir. ornegin bir katotopark i kamufle etmenin tekyolu sifonu tam zamaninda cekmektir. ama bu gorundugunden cok daha zordurcunku katotopark genellikle apansiz gelir.ayrica bir yoldas durumuda sifonu yerli yersiz cekmek, yoldaslar arasindaki sessiz guveni sarsabilir. bu uyarilara uymanizi tavsiye ederim.

Dinle buda senfoni:)
http://www.koskomik.com/sess/osturukmarsi.php3
Buda matrix işi osuruk:)
http://www.youtube.com/watch?v=4BLPdr7xQ-s
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.