M

Teğmen
01 Aralık 2004
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
47 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
M
19 yıl
BİLGİSAYARIM RESTART YAPIYOR, YARDIM LÜTFEN!
Arkadaşlar,

Bilgisayarım internete girdiğimde (özellikle flash player'li sayfalarda) ya kilitleniyor veya restart yapıyor. Eskiden power pointi açtığımda da yapıyordu. Servise götürdüm, ekran kartının fanı bozulmuş dediler, değiştirdik yine düzelmedi. Format attırdım yine düzelmedi. Sizce sebebi ne olabilir? Ekran kartından kaynaklanıyor olabilir mi? Sabahtan beri en az 20 defa restart yaptı. Artık işlerimi yapamaz hale geldim, lütfen anlayan arkadaşlar ilgilenirlerse sevinirim.
M
20 yıl
OLDU (MU) RIDVAN
Oldu (mu) Rıdvan!


Gazetecinin görevi yaşananları veya yaşanacakları 'objektif olarak halka yansıtmaktır. Eğer bir medya kuruluşunda çalışıyorsanız, gazeteci değilseniz bile bu basit gibi görünen ama uyulması aslında çok zor olan 'adı konmamış' kurala uymalısınız. Çünkü sizden haber veya yorum bekleyenler taraflı olsalar bile gerçekleri bilmek istiyorlar.
F.Bahçe-G.Saray maçının ardından önce yazımı yazdım sonra da eve gidip karşılaşmanın tekrarını izledim. Ve bir gazeteci olarak 'duyduklarıma' şaşırdım. Rıdvan Dilmen karşılaşmayı Lig TVde yorumlarken söylediği ve söylemedikleriyle gaf üstüne gaf yapmıştı. 'Ofsayt' dediği pozisyonun ağır çekimde ofsayt olmadığını görünce susuyor, derbiyi F.Bahçe ağırlıklı yorumluyor, sarı-lacivert gözlüklerini oyunun her dakikasında gözlerine iyice yaklaştırıyordu.

Appiah'ın Ayhan'ın suratına bastığı pozisyonu yorumsuz geçerken, Alex'in Aykut'tan faul yaparak çaldığı ve boş ağlara yolladığı topu 'buz gibi gol' olarak değerlendiriyordu. Sonra "Hakemin arkası dönüktü görmemiş olabilir" diyerek maçı televizyondan yayınlayan Lig TVnin yönetmeni Musa Çözen'e orta yapıyor. Çözen, pozisyonu 4 kez ağır çekimde ekrana getirip, Cüneyt Çakır'ın olayı net şekilde gördüğünü ispatlıyor. Dilmenden 'ses' yok. Zaten bu pozisyonu yorumlayabilmek için uluslararası futbol kurallarını bilmek lazım. Bilmiyorsanız yorum yapmamak gerek.

Renkleri ağır bastı!
F.Bahçe 2-1 öne geçiyor. Ardından bir serbest atış. Alex ortalıyor, top altı pasa düşmeden Rıdvan patlatıyor: 'Oldu!..' Yok Rıdvan, olmadı. Hem de hiç olmadı. Hele Nobre'nin topa elle atladığını görmediysen bin kere olmadı.

Türkiye, Rıdvan Dilmen'i yorumlarını objektif ve doğru yaptığı için yıllardır 'yorumcu' olarak kabul ediyor ve üzerine giydiği F.Bahçe formasını hiç dikkate almıyor. Ama formanın renkleri ağır basıp objektiflik ortadan kayboluyorsa diyecek bir söz yok. Bütün bunlardan sonra Rıdvan'ın maçı bir kere daha izleyip, yaptığı yorumları dinlemesini ona tavsiye ediyorum.

Çünkü Türkiye Rıdvan Dilmen'i seviyor. Yaptığı hataları görmesi hem ona, hem de Türk futboluna kazandıracaktır.

Gökmen Özdemir - Vatan

M
20 yıl
İngiliz gözüyle \u0027Boğaz\u0027da bir derbi\u0027
İngiliz gözüyle 'Boğaz'da bir derbi'

Radikal

'FourFourTwo', şubat sayısında Galatasaray-Fenerbahçe derbisine beş sayfa ayırdı. 'Boğaz'ın derbisi' başlıklı yazıda Atatürk'ün tuttuğu takımdan, Souness'ın diktiği bayrağa kadar pek çok konu yer aldı

İngiliz futbol dergisi 'FourFourTwo' şubat sayısında Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki ezeli rekabete geniş yer ayırdı. Dergi, ligin ilk yarısında iki takım arasında oynanan derbi maçı ekseninde Türk futbolunun ve 'üç büyükler'in fotoğrafını çekiyor. Yazının başında ve sonunda üzerinde durulan konu derbi maçlarında konuk takım taraftarlarının stadyumlara alınıp alınmayacağı tartışması. Genel görüş her iki takımın taraftarlarının da maçları izleyebilmesi yönünde. Yazının sonlarına doğru Beşiktaş maçına Siyah-Beyaz giyinerek gizlice giren Fenerbahçe taraftarları da yazıdaki yerini almış.

Taraftarların farkı nerede?

Derbinin tarihsel açıdan durduğu yeri anlamak için 'üç büyüklerin' Türk futbolunda tuttuğu yeri bilmek önemli. Bu konuda 'FourFourTwo'da şu ifadeler yer alıyor: 'İstanbul derbileri yerel derbilerin klasik tanımlamasına uymuyor. Fakat her takımı belirlemekte sosyal sınıflar önemli bir rol oynayabilir. 1970'lerde önde gelen Türk akademisyenlerden (ve bir Fenerbahçe taraftarı) Kurthan Fişek'e göre Galatasaray Avrupalılaşmış aristokrasinin, Fenerbahçe burjuvazinin, Beşiktaş ise işçi sınıfının takımıydı.
Fişek'in tanımı rekabetin biraz anlaşılır hale gelmesini sağlıyor ama Radikal gazetesi yazarı Bağış Erten'e göre modern gerçeklik daha akışkan. Doğal olarak pek çok sosyetik Beşiktaş taraftarı var ve fakir Galatasaray taraftarlarının sayısı hiç de az değil. Erten "Diğer büyük derbilerin kökeninde etnik, dini veya sınıfsal farklılıklar yatıyor olabilir ama Türkiye'de işler biraz farklı. Burada bir kulübün taraftarı olmayı seçmek demokratik vatandaşlık gibi. Herkes her kulübü seçebilir. Üç büyük kulüp yeni doğan her çocuğu taraftarı yapabilmek için yarışır" diyor.
Bu tartışmalar arasında işin maddi kısmı da unutulmamış. İngilizlerin en ünlü futbol dergisi maddi açıdan son yıllarda atağa kalkan Fenerbahçe'yi 'hızla modernleşen Asyalı Türkiye'nin küçük bir örneği: Hırslı, çalışkan ve finansal açıdan zeki' şeklinde tanımlıyor.
Yazının Atatürk'le ilgili kısmı ise Beşiktaş ve Galatasaray taraftarlarını kızdırabilir. Çünkü Atatürk -her ne kadar bu konuda yaşanan tartışmalar vurgulansa da- Fenerbahçe taraftarı olarak tanıtılıyor. Ve tabii söz konusu Galatasaray derbisi, bunu yazan da bir İngiliz dergisi olunca söz dönüp dolaşıp Şükrü Saracoğlu'na Greame Souness tarafından 1996 yılında dikilen bayrağa denk geliyor.

Atmasaydım asılırdım'

Souness'ın bu hareket sonrası Galatasaray taraftarları için bir kahramana dönüştüğü vurgulanıyor. Souness'la birlikte Galatasaray'a transfer olan Saunders, Fenerbahçe maçlarının önemini şöyle anlatıyor: "İlk maçımda golü penaltıdan attım. Eğer kaçırsaydım asılırdım. Sonra ikinci maç için Fenerbahçe'ye gittik. Çok düşmanca bir ortam vardı ama oynaması zevkliydi. Bir sonraki hatırladığım şey ise Greame'ın elinde bayrakla yanımdan geçişiydi. Hâlâ o anın resminin yer aldığı tişörtler sattıklarını duydum."
M
20 yıl
\"YÜZYILIN EN\"LERİ, MERİÇ TUNCA\u0027YA KAPAK OLSUN!!
Bildiğiniz gibi Meriç Tunca kendince futbolda yılın enlerini seçmiş. Ben de kendimce yüzyılın enlerini seçtim. Buyrun bakalım :

YÜZYILIN FİLMİ: Takım Böyle Tutulmaz. (FB’li taraftarların futbolcuları tekme-tokat dövme sahnelerinin çok gerçekçi bulunmasıyla)
YÜZYILIN KOMEDYENİ: Aziz Yıldırım (''Galatasaray’ın UEFA Kupası tesadüftür” açıklamasıyla.)
YÜZYILIN BAŞKANI: Aziz Yıldırım. Ezeli rakibi GS’ın EUFA Kupası ve Süper Kupa şampiyonluklarının onun dönemine rastlaması ve TV’lerde salya sümük ağlamasıyla.
YÜZYILIN İTİRAFÇISI: Ali Şen. (“Fenerbahçe 10 yıl üst üste şampiyon bile olsa UEFA Kupası bir gerçek olarak karşılarında duracaktır” açıklamasıyla. Ayrıca arşivimizde “GS’ın taraftar sayısı bizi geçti” şeklinde bir itirafı da mevcuttur.)
YÜZYILIN ARTİSTİ: Nicolas Anelka (El-kol-faul üçgeniyle attığı golü tüm Türkiye görmesine rağmen sadece 4 hakeme yutturabilmesiyle.)
YÜZYILIN TESİSİ (!): Fener Stadı. (Yüz yıldır yaptıkları tek şey olan stadlarını sanki başka kimsede yokmuş gibi öve öve bitirememeleri. Ayrıca o arazinin nasıl ele geçirildiği de daha önce bu forumda anlatılmıştı)
YÜZYILIN KALECİSİ: Fener kalecisi Yaşar. (İngiltere maçlarında yediği goller sayesinde.)
YÜZYILIN SAZANLARI: Mustafa Denizli ve Oğuz Çetin. (Bir maçta 6 yabancıyı aynı anda sahaya sürdükleri için)
YÜZYILIN YAZANI: Meriç Tunca. (Kendini yazar zannettiği için.)
YÜZYILIN YALANI: “Şampiyonlar ligi kupasını alacaz.” (Aziz Yıldırım)
YÜZYILIN AĞLAYANI: Fenerbahçe taraftarı (Galatasaray Avrupa’da zaferlere koşarken Fener taraftarının nasıl ağlaştığı fotoğraflarla belgelidir.)
YÜZYILIN PALAVRASI: ''Atatürk Fenerlidir.” (Fenerlilerin aslında hiçbir takımı tutmadığı açıkça bilinen Atatürk'ü yıllardır sahiplenme çabaları)
YÜZYILIN DALLAMASI: Meriç Tunca (“Sporda yılın enleri'' yazısıyla tartışmasız bu ödülün tek sahibi olmuştur.)
YÜZYILIN SALLAMASI: “Yıldızlar topluluğu Fenerbahçe”
YÜZYILIN ANLAŞMASI (!): Fener ile hakemler arasında nasıl ve ne karşılığı yapıldığı belli olmayan ama sonuçları her kritik anda ortaya çıkan anlaşma.
YÜZYILIN KISKANÇLIĞI: Fenerlilerin Galatasaray Avrupa kupalarına bakıp bakıp iç çekmeleri.
YÜZYILIN SAÇMALIĞI: Galatasaray'ın Trömsö’ye elendi diye göbek atanların daha dün köy takımlarından 7 tane gol yediklerini unutmaları.
YÜZYILIN FALANI: Galatasaray'ın taraftar sayısının Fener taraftarından fazla olduğunun bir türlü kabullenilememesi.
YÜZYILIN FİLANI: UEFA Kupası’na tesadüf diyenlerin 23 yıldır Türkiye Kupasını alamamaları karşısındaki suskunlukları.
YÜZYILIN O'SU: Kristof Daum (Kazandığı maçlarda kendine pay çıkarması, kaybettiği maçlarda futbolcuları suçlaması ve sürekli Avrupa’da tecrübe kazanmaya çalışması)
YÜZYILIN ŞUSU: Her yıl Avrupa kupalarını toplama parolasıyla yola çıkan Fenerbahçe’nin Kasım ayında tası tarağı toplayıp Türkiye ligine dönmesi.
YÜZYILIN BUSU: Fenerbahçe’nin şampiyonlar liginde en az gol atan takım, en az puan toplayan takım, 4 defa katılıp bir üst tura çıkamama rekorlarını elinde bulundurması.
VE YÜZYILIN TARAFTARI: Meriç Tunca (Bu kadar körü körüne takımını destekleme ve kendi dibine bakmadan herkese “tencere dibin kara” diyebilme yüzsüzlüğünü gösterebildiği için)
M
20 yıl
HANGİSİ DAHA ÖNEMLİ?
Arkadaşlar biliyorsunuz Fenerbahçe gerçekten imrenilecek bir stad yaptı, ayrıca takımın maddi konularda hiçbir problemi yok. Doğal olarak tüm Fenerliler bununla gurur duyuyor.

Bunun yanısıra Galatasaray'ın 2 avrupa kupası ve her ne kadar bazı arkadaşlar tarafından kabul edilmese de avrupa ve dünya çapında bir tanınmışlığı var. Galatasaraylılar da bununla gurur duyuyor.

Bu forumda en fazla gündeme gelen tartışma bu. Sizce bu ikisinden hangisi daha önemli? Lütfen olaya taraftar gözüyle değil, bir sporsever gözüyle bakın.
M
20 yıl
Konyaspor\u0027un cezası paraya çevrildi
PFDK Konyaspor'un 1 maçlık saha kapatma cezasını para cezasına çevirmiş. (Biliyorsunuz GS maçında uygulanacaktı.) İyi yapmış, fenerliler kendi şaibelerini örtmek için hemen konuya balıklama dalmışlardı. Canaydın tahkimi arayacak mı falan demeye başlamışlardı.

Ayrıca PFDK Ayhan Akman'a Beşiktaş maçındaki hareketinden dolayı 3 maç oynamama cezası vermiş. Ayhan kadar iğrenç bir harekette bulunan (küfür ettiği temsilci raporunda açıkça belirtilmişti) Semih'in cezasını yıldırım hızıyla kaldıran tahkim kurulu acaba şimdi nasıl davranacak? Merakla bekliyoruz.
M
21 yıl
Exel ile ilgili bir yardım lütfen
Arkadaşlar Merhaba,

Exel'de bir çalışma sayfasının bazı hücrelerini kilitlemek istiyorum. O alanlara yazı yazılmasını nasıl engelleyebilirim. Araçlar > Koruma>Sayfayı Koru deyince tüm sayfayı koruyor. Bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.
Teşekkürler.
M
21 yıl
MOVED: MSN\u0027de karşıdaki kişiyi neden göremiyorum?
M
21 yıl
MSN\u0027de karşıdaki kişiyi neden göremiyorum?
Merhaba arkadaşlar.

Msn 7.5 kullanıyorum, windows ise XP. Karşımdaki kişi webcam kullanıyor ama ben göremiyorum. "Ahmet sizi görüntülü konuşmaya davet ediyor" diyor, "kabul et" ve "reddet" seçenekleri çıkıyor. "Kabul et" diyorum, görüntülü konuşma uygulaması başlatışıyor diyor ama bir türlü başlayamıyor. Bunun nedeni ne olabilir. Karşıdaki kişiyi görebilmem için benim de webcam mi kullanmam gerekir?
M
21 yıl
Servet - Sheva fotoromanı...
Bi bakın, güzel bi fotoroman olmuş.

http://forum.donanimhaber.com/m_4870718/tm.htm
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.