| win7 tema değiştirmek için yüklediğim Personalization Panel programını nasıl kaldırabilirim..?? |
| 1 hafta önce samsung marka laptop aldım 3 Gün önce de laptop u teknik servise götürdüm ekranda ölü pixel vardı 3 gün sonra aradılar ürününüzü gelin alın diye bana ekranda sadece 1 ölü pixel olduğu için samsungun onarım veya değişim yapmayacağını söylediler.. bende aldım eve geldim ama laptop un tüm vidalarında zedelenme fark ettim eğer onarım veya değişim yapmayacaksalar neden açmışlardır yada ölü pixel için pc açmalarımı lazımdı 1 ölü pixele mudahale edemeyiz diyen teknik servis neden açmış olabilir... |
|
Bir yıl içinde dünyanın ne kadar bilgi tükettiğini biliyor musunuz? Araştırmacılar bir araya geldi ve dünyanın bir yıl içinde ne kadar veriyi tükettiğini hesaplamaya çalıştı. UC San Diego'lu bilim adamlarının yayınladığı ilgili rapora göre dünya bir yılda 9,570,000,000,000,000,000,000 byte yani 9.57 zettabyte veri tüketiyor. 27 milyon sunucudan alınan sonuçlara dayanan bu veriye Google, Microsoft, Yahoo gibi devlerin sunucuları da dahil değil. Bu rakam, üst üste dizilen kitaplarla ifade edildiğinde kitapların boyu 9 milyar kilometreyi aşıyor. Aynı zamanda yine bu rakamla Dünya'dan Neptün'e 20 kez gidip gelinebiliyor. |
|
ADANA’da, muhasebeci 23 yaşındaki A.Ş.’nin bankaya giderken düşürdüğü 7 bin 520 lira, vatandaşlarca bulunup polis aracılığıyla kendisine iade edildi. Özel bir hastanede çalışan A.Ş., hastanenin kasasından aldığı 7 bin 620 lirayı cebine koyup, Atatürk Caddesi’ndeki banka şubesine yatırmak üzere yola çıktı. < Resime gitmek için tıklayın > Genç kız, Vali Yolu Caddesi’nde cebindeki paranın 7 bin 520 lirasını düşürdü. Yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu caddede parayı düşüren A.Ş., bunu bankaya gittiğinde fark etti. Bu sırada yola düşen parayı gören vatandaşlar ile yol çalışması yapan Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) ve Yol Müdürlüğü çalışanları, polise haber verdi. Parayı bulan vatandaşlarla, belediye çalışanları, tomar halinde buldukları parayı başkasının da fark etmemesi için üzerini çimento torbasıyla kapatıp, polisin gelmesini bekledi, polis gelene kadar paranın başında bekledi. |
|
MAKBUL VE MAKTUL PARGALI DAMAT İBRAHİM PAŞA Osmanlı Tarihi’nin altın çağı kabul edilen Kanûnî Sultan Süleyman Devri’nde yaşamış olan Pargalı İbrahim Paşa, Osmanlı Devleti’nin hem siyasi hem askerî hem de sanat alanlarında önemli roller oynamıştır. Kanûnî Sultan Süleyman’ın Veziriazamı olan İbrahim Paşa, çeşitli kaynaklarda Frenk, Pargalı, Makbûl ve Maktûl İbrahim Paşa isimleri ile anılmaktadır. Evvela bu elkabın nereden geldiklerini açıklamakta fayda var. Makbul lakabı; Kanûnî Sultan Süleyman’a yakınlığı ile bilinen Pargalı İbrahim Paşa, Sultan’ın güven ve sevgisini kazanmış ve devlet kademesinde tarihte pek az örneği görülen bir hızla yükselmesinden dolayı, Maktul lakabı; Boğularak öldürülmesinden dolayı, Pargalı denmesi; günümüzde Yunanistan sınırlarında kalan Parga köyünde doğmuş olmasındandır. Frenk lakabı ise ; Sadrazamlığı zamanında Mitoloji de “Üç Güzeller” ismiyle bilinen heykel grubunu Budin’den Sultanahmed Meydanı’na getirtmesinden dolayı verilmiştir. Bu durum o devirde pek uygun karşılanmamış, hatta Şair Figani bu durumu beğenmeyenlerin adeta sözcüsü olarak şu beyiti yazmıştır ; ” Dünyaya iki İbrahim geldi Biri put kırdı, biri put dikti ” demek suretiyle İbrahim Paşa’yı hicvetmiştir. İbrahim Paşa’nın hem özgeçmişini, hem kişiliğini, hem de devlete olan hizmetlerini anlatması bakımından en önemli kaynak; Lâtîfî ‘nin Enîsü’l-fusahâ ve Evsâf-ı İbrâhim Pâşâ başlıklı risaleleridir. İbrahim Paşa’yı şu 3 ana başlık altında inceleyebiliriz. 1 ) PARGALI İBRAHİM PAŞA’NIN KÖKENİ, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN İLE MÜNASEBETİ VE YÜKSELİŞİ ; Lâtîfî’nin sunduğu bilgilere bakılırsa, Şehzade Süleyman Manisa Sancak Beyi iken,çıktığı kır gezisinde bir kemençe sesi duyar, kemençeyi kimin çaldığını merak eder ve kemençeyi çalan kişi ile tanışmak ister. Karşısına getirilen kişi köle İbrahim’dir. Şehzade Süleyman, İbrahim’den son derece hoşlanmıştır ve zaman içerisinde meclisinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğü İbrahim’i, sarayına sık sık davet etmeye başlamıştır. Bunun üzerine, İbrahim’i yetiştiren dul hanım, kölesini azad etmiştir. Böylelikle İbrahim, Şehzade Süleyman’ın maiyetine girmiştir. Prof.Dr.M.Tayyip Gökbilgin ise İslam Ansiklopedisinde verdiği bilgi de Kanuni Sultan Süleyman, İbrahim Paşa ile Küfe sancakbeyi iken tanıştığı tezini öne sürmüştür. İbrahim Paşa’nın, Kanûnî Sultan Süleyman ile olan ilişkisi, onun yaşamının her yönünü belirlemiştir. Bunda, gerek askerî, gerek siyasi ve sanatçı kişiliği olsun, sultanın etki ve desteğinin büyük ölçüde belirleyici olduğunu görmek mümkündür. İncelenen kaynaklardan anlaşıldığı üzere, son derece hırslı bir kişiliği olan İbrahim’in, sultanla ilişkisinin, içsel bir boyutu olduğu kadar çıkara dayalı bir boyutu olduğu da gözardı edilmemelidir. Hammer, Osmanlı Devleti Tarihi’nde, “İbrahim’in etrafındakilere üstünlüğü, gençliği, seçkin terbiyesi, Padişah’ın kendisine olan teveccühü, her türlü rekabeti imkansız bıraktığını” belirtmektedir . Hammer’e göre, İbrahim’in üstün özellikleri nedeniyle Sultan Süleyman, onu kendisine ayrılmaz bir dost bellemiştir. İsmail Hâmi Danişmend ise, İbrahim Paşa’nın Kanûnî Sultan Süleyman’la olan yakınlığının nedenini doğrudan irdelememektedir. Danişmend, İbrahim Paşa’nın bu hızla yükselişini onun özelliklerine değil, zekâsına, entrikacı oluşuna ve dalkavukluğuna bağlamaktadır. İbrahim Paşa’nın hızlı yükşelişi, Koçi Bey Risalesi’nde de eleştirilmekte ve uygunsuz karşılanmakta hatta, o dönemde “âlemin ihtilaline” gösterilen nedenlerin başında sayılmaktadır 2 ) GÖREV, HİZMET VE ESERLERİ ; Kanûnî’nin şehzade olduğu dönemden itibaren tanıdığı İbrahim Paşa, genel prosedüre aykırı düşecek kadar belirgin bir hızla, Has-odabaşı ünvanıyla Baş-mâbeyinciliğe atanmış ve buna İç-şahinciler Ağalığı görevi de eklenmiştir. Zaman içerisinde, veziriazam ilan edilen İbrahim Paşa, Anadolu Beylerbeyliğini de üstlenmiştir. İbrahim Paşa, 1521′de Belgrad’ın Fethinde görev aldı. 1522′de Rodos seferine katıldı. 1523′te o zamanki usullere aykırı bir şekilde sadrazamlığa getirildi. 1524′te Kanuni’nin kız kardeşi Hatice Sultan ile evlendi. Mısır’da asayişi sağlamakla görevlendirildi ve kendisine Mısır Beylerbeyi unvanı verildi. Macaristan seferine katıldı ve Mohaç Meydan Savaşı’nın kazanılmasında önemli rol oynadı. Daha sonra Anadolu’daki isyanları bastırmakla görevlendirildi. Anadolu’da aldığı tedbirlerle isyanları sona erdirdi. I. Viyana Kuşatması ile sonuçlanan 2. Macaristan seferine katıldı. Avusturya İmparatorunu Osmanlı Sadrazamına eşit sayan 1533 tarihli İstanbul Antlaşması’nın müzakerelerini yürüttü. Safevilere karşı düzenlenen Irakeyn seferine katıldı. Tebriz’i aldıktan sonra Kanuni’ni kuvvetleri ile birleşti ve Bağdat’ın fethinde görev aldı. 13 sene sadrazamlık yapan ve Farsça, Rumca, Sırpça ve İtalyanca bilen İbrahim Paşa, Günümüzde Türk ve İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılan İbrahim Paşa Sarayından başka, İstanbul,Mekke, Selanik, Hezergrad (Razgrad) İbrahim Paşa Camii ve Kavala’da cami mescid mektep medrese zaviye hamam ve çeşme gibi eserler inşa ettirmiş ve bunlara vakıflar tahsis ettirmiştir. 3 ) İBRAHİM PAŞA’NIN GÖZDEN DÜŞMESİ VE İDAMI ; Kimi kaynaklarda, İbrahim Paşa’nın elde ettiği ayrıcalıklar sonucunda, pek çok kararı kendi başına buyruk verdiği savında bulunulmaktadır. İbrahim Paşa’nın çöküşüne ortam hazırlayacak dört temel unsurdan söz etmek mümkündür. Bunların ilki Paşa’nın iktidar hırsıdır ki, yabancı elçilerin İbrahim Paşa’yla görüşmelerine ilişkin hazırladıkları raporlarda bu açıkça bellidir 2. Hürrem Sultan’ın İbrahim Paşa’yı kendisine bir tehdit olarak görmesi, 3. Defterdar İskender Çelebi’nin idam edimesi, 4. ise İbrahim Paşa’nın Bağdat’ta görevi esnasında Serasker Sultan sıfatıyla ferman imzalamasıdır. İbrahim Paşa’nın iktidar sarhoşluğuna ilişkin pek çok örnek sunmak mümkündür. Kendisini sonsuz bir yetkiyle donatan padişahın adına yaptığı görüşmelerde İbrahim Paşa, bu iktidar hırsını açıkça ortaya koymaktadır. Farklı yabancı elçilerin raporlarında bu duruma pek çok örnek bulunmaktadır. Buna en çarpıcı örnek, İbrahim Paşa’nın Ferdinand’ın elçilerine söyledikleridir ” Bu büyük devleti idare eden benim; her ne yaparsam yapılmış olarak kalır; zira bütün kudret benim elimdedir: Memuriyetleri ben veririm; eyaletleri ben tevzî ederim; verdiğim verilmiş ve reddettiğim reddedilmiştir. Büyük pâdişah bir şey ihsan etmek istediği veya ettiği zaman bile eğer ben onun kararını tasdik etmiyecek olursam gayr-i vâki gibi kılınır; çünkü her şey harb, sulh, servet ve kuvvet benim elimdedir. (Uzunçarşılı) Bu aktarımından anlaşıldığı üzere, genel kanı; Paşa’nın yönetimde çok etkin olduğu ve karar aşamasında tam bir yetkiyle donatıldığı yönündedir. Ancak İbrahim Paşa’nın kendisine, resmen sahip olduğu yetkilerin ötesinde bir konum biçtiği ortadadır İbrahim Paşa’nın idamı bile ayrıcalıklıdır: Kanuni’yle birlikte akşam yemeği yedikten sonra Paşa, kendisi için sarayın harem dairesinde hazırlatılmış olan odada, âdet olduğu üzere başı vurularak değil, padişah soyundan olanlara -kanı akmasın gerekçesiyle- uygulanan biçimde boğularak öldürülmüştür. Galata’daki Canfeda Zaviyesine defnedilmiştir… KAYNAKLAR ; Uzunçarşılı, İsmail Hakkı.” Osmanlı Tarihi. Cilt 2″.Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1983 Ortaylı, İlber. ” Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek s.151 ” Timaş yayınları , İst.2006 Tezcan, Esma. ” Pargalı İbrahim Paşa çevresindeki Edebi Yaşam ” Bilkent Üniversitesi , 2004 Danişmend, İsmail Hâmi. İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi. Cilt:2. İstanbul:Türkiye Yayınevi, 1971. Gökbilgin, Tayyib. “İbrâhîm Paşa, Pargalı, Frenk, Makbûl, Maktûl”. İslâm Ansiklopedisi. , 1949. 908-915 Lâtîfî. Enisü’l- Fusaha ve Evsaf-I İbrahim Paşa. Haz. Ahmet Sevgi. Konya: Selçuk Üniversitesi Yayınları, Ağustos 1986. |
|
-300,300,300,100 kibar feyzo:hepsi bu kadar mı kurban -evet kibar feyzo:benim ki niye diğerlerinden eskik.... -onlar sendikalı kibar feyzo:bende harranlıyam. DOKTOR : çok üzgünüm evladım 6 aylık ömrün kaldı MÜLAYİM : 7 ay olmaz mı DOKTOR : oğlum dalga mı geçiosun MÜLAYİM : hadi be doktor 7 ay yap açıktan bi binlik veririm :D :D İHSAN YÜCE : hemşehrim söle bakayum burdan geçen bi kiz gördünmü ŞABAN : nasıl bir kız İHSAN YÜCE : kaçan bi kiz ŞABAN : hızlı kaçan mı yavaş kaçan mı :D _____________________________ görünen köy uzakta değildir,, emine sen eşşekten daha güzelsin,, sevinçten vefat ederim,, bu herifi de hiç sevmem,, hüsniye seni görünce kendimi manavda hissediyorum,,gözlerim kiraz gibi yanakların elma gibi göğüslerin portakal gibi,,hepsinden yarımşar kilo versene hüsniye,, tencere yuvarlanmış seninki benden kara,, babam 5 kilo süt sağıyo 10 kilo satıo,, sen bu suratla odada bile kalırsın,, - leyla, sana bi şiir yazdım okuyayım mı? - okuyun paşam... - aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir en sevdiğim tatlı kazandibidir. leyla sev beni sokma müşküle gel kaşık atalım iki tabak keşküle.. -aha gafassı yarıldı! -sen gel -ben -sen -ben -sen -ben -sen -eee beeen -sen gelme ulan ayı -şaban bu ne? -elma -s koy bakayım -selma -oraya değil lan kıçına koy -burda olur mu ramazan -elmanın kıçına koooooy!! -haa elma.. elmas. Buldum elmas - Şerefe! - Şeref nerde o gelmicek mi?amaan sıçiim şerefe! a:baktınmı c:evet a:ne vaar c:bölee bi delik var a:içinde ne var coh a:siiee - mufettis: oglum soyle bakiyim balkan ulkeri nelerdir? - inek saban: valla balkan ulkeri cok fazladir, 4-5 tane vardir. - mufettis: hoca hanim ne diyor bu? - hafize ana: valla ne biliyim mufettis bey. ben onlara kac kere balkan ulkeri 10-15 tanedir diye soylemistim. - inek saban: hatta bazen sayilari 100-150'ye bile cikabilir... şener şen:bilin bakalım ben bu yaz nerdeydim kemal sunal:k.maraş şş:in aşşağı ks:gaziayıntap şş:gel biraz ks:edirne şş:şimdi çık dışarı. ks: sağol hocam şş: nereyeeeee Mahmut hoca: Sen kaç yaşındasın? Güdük: 23! M.Hoca: Adın ne? Güdük: Güdükhocam,Güdük Necmi derler bana. M.Hoca: Soyadın yok mu oğlum? Güdük: ..ııı..soyadım..neydi benim soyadım be? M.Hoca: Demek 23 yaşındasın Güdük Necmi,baban ne iş yapar? Güdük: Pek iyi bilmiyorum ama galiba karanlık işler çeviriyor hocam! --------------------------------- gn:güdük necmi ks:kemal sunal mh:mahmut hoca gn:şaban...şaban mahmut hoca ks:has..r lan ne mahmut hocası mh:söndür o sigarayı ks:ulan güdük bi sigara içirtmediniz beeah ks:... ks:aaa mahmut hoca mh:mahmut hoca yaa ks:bizde tam sizden bahsediyoduk... mh:yaa...öyle mi? ne diyodunuz bakalım ks:ne diyoduk güdükçüüm? --------------------------------------------------- mh:nasılsınız çocuklar? gn:iyiyiz hocam... mh:ekrem bey nerde ks:at kaçırdı mh:ekrem bey at mı kaçırdı!?!?!? ks:hayır...at ekrem beyi kaçırdı |
yardımcı olursanız sevinirim.. tşk.
not: daha önceki hdd küçük kırmızı kabolu idi şimdiki hdd geniş. Cd rom takılan kablo gibi.. (kısaca daha önceki sata şimdiki IDE)
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
------------------------------------------------------------------
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >