B

DH Yönetici
26 Ocak 2018
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
1000 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
B
8 sa.
Rolls-Royce Phantom Hummingbird tanıtıldı: Abalone kabuğuyla bir ilk

Kişiselleştirme sınırlarını otomotiv dünyasının çok ötesine taşıyan Rolls-Royce, ultra lüks segmentte eşi benzeri görülmemiş bir "Bespoke" işçiliğe imza attı. Müşterisinin eşine duygusal bir hediye olarak tasarladığı tek adetlik Phantom Hummingbird, markanın tarihinde ilk kez abalone (deniz kulağı) kabuğu kakma sanatı kullanılarak üretilen otomobil oldu.



Sadece markanın en özel projelerini yöneten Private Office Dubai aracılığıyla hayata geçirilen proje, ahşap kaplamalardan çok daha hassas ve kırılgan olan sedefli deniz kabuklarının otomobil iç mekanına nasıl işlenebileceğini kanıtlayan bir Ar-Ge çalışmasına dönüştü.



Kırılgan malzemeyle 9 aylık mücadele




Ahşap kaplamalar veya standart sedefler gibi davranmayan abalone kabukları, baktığınız açıya göre mavi-yeşil tonlarında renk değiştiren dinamik bir yapıya sahip. Ancak bu malzemenin aşırı derecede kırılgan ve işlenmesi zor olması nedeniyle Rolls-Royce zanaatkarları, kabukları kesme ve yerleştirme tekniklerini mükemmelleştirmek için tam 9 aydan fazla zaman harcadı. Nihai kompozisyonun montajı ise 45 saatlik titiz bir el işçiliğiyle tamamlandı.




Sinek kuşu (Hummingbird) temasının işlendiği kabin içinde görsel bir şölen sunuluyor. Arka koltuk masalarında yer alan her bir sinek kuşu motifi 53 ayrı abalone ve sedef parçasından bir araya getirildi. Işığın geliş açısına göre kuşun kanatları farklı açılarda parlıyor. Arka orta panelde yer alan ve sinek kuşunun ziyaret ettiği çiçekleri temsil eden motifte ise 84 parça deniz kabuğu kullanıldı.




Araç, standart bir Phantom'a göre daha uzun olan 5.98 metrelik Phantom Extended mimarisi üzerine inşa edildi. Dış tarafta iç mekandaki renklerle mükemmel uyum sağlayan Böğürtlen ve Beyaz Kum çift renkli gövde boyası tercih edildi. Aracın el yapımı omuz çizgisi üzerine de kabindeki sinek kuşu figürü el fırçasıyla resmedildi.



Ayrıca Bkz.Honda: "Çin rekabeti yüzünden kaliteden ödün vermeyeceğiz"



Taban fiyatı kişiselleştirmeler hariç yaklaşık 600.000 dolardan başlayan Phantom Extended platformunda yükselen bu özel eser, Rolls-Royce'un müşteri isteklerini birer mühendislik ve zanaat laboratuvarına dönüştürme yeteneğini bir kez daha kanıtlıyor.


B
10 sa.
Geely\u0027nin arazi SUV\u0027u Cruiser 700 kapışıldı: 1 saatte 43.900 sipariş

Çinli otomotiv devi Geely’nin alt markası Geely Galaxy, arazi odaklı SUV pazarına tam anlamıyla gövde gösterisiyle giriş yaptı. Markanın ilk arazi SUV modeli Galaxy Cruiser 700, Çin’de resmi olarak ön satışa açıldı. Sadece 9 dakika içinde 10.000 adet ön sipariş barajını aşan model, ilk 1 saat sonunda ise 43.900 adet sipariş hacmine ulaştı.



Ayrıca Bkz.Ne sürücü var ne kabin: İşte Stellantis'in yeni teslimat aracı BOW



Fiyatları yaklaşık 29.400 dolar ile 57.300 dolar arasında değişen 6 farklı donanımla sunulan aracın "Land Ark" adlı 700 adetle sınırlı özel serisi ise saniyeler içinde tamamen tükendi.



1.113 beygirlik canavar: 0-100 km/s sadece 3.95 saniye




Galaxy Cruiser 700’ün kalbinde markanın en yeni Thor EM-T dört tekerlekten çekişli AI hibrit sistemi yer alıyor. 1.5T (161 hp) veya 2.0T (214 hp) benzinli motorlarla kombine edilen üç elektrik motorlu altyapı, tam 1.113 beygir güç üretiyor.



Dev boyutlarına rağmen 0’dan 100 km/s hıza 3.95 saniyede ulaşıyor. CATL üretimi 47 kWsa’lik LFP (lityum demir fosfat) bataryası sayesinde 305 km saf elektrikli menzil sunan araç, benzin deposuyla birlikte 1.200 km'yi aşan bir menzile ulaşıyor. 800V hızlı şarj desteğine sahip modelin bataryası boşaldığındaki yakıt tüketimi ise 100 km'de 5.95 litre.



Suda yüzebiliyor, yengeç yürüyüşü yapabiliyor




5.085 mm uzunluğa ve 2.900 mm aks mesafesine sahip olan heybetli SUV, "Doğu Aslanı" tasarım diliyle şekillendirildi. 30 derece yaklaşma, 31 derece uzaklaşma açısı ve 233 mm yerden yüksekliğiyle ağır arazi şartlarına meydan okuyor.



Aracın yapay zeka destekli dijital şasisi; "Yengeç Yürüyüşü" ve aracın olduğu yerde dönmesini sağlayarak dönüş yarıçapını 3.36 metreye düşüren "Vals Dönüşü" dahil 17 farklı sürüş modu sunuyor. Ayrıca 800 mm'lik standart sudan geçiş derinliği aşıldığında devreye giren "Acil Durum Yüzme Modu", aracın su üzerinde 40 dakikaya kadar batmadan ilerlemesine olanak tanıyor.




Kaynak:https://carnewschina.com/2026/09/16/geelys-first-off-road-suv-galaxy-zhanjian-700-with-1113-hp-hits-43900-pre-orders-in-one-hour/
B
10 sa.
Nissan\u0027ın 100 km\u0027de 3.9 litre yakan SUV\u0027u Türkiye\u0027ye geliyor



Nissan, Avrupa ürün gamını genişletmeye hazırlanıyor. Markanın yeni nesil Kicks modeli, İngiltere'deki Sunderland fabrikasında üretilecek ve Avrupa pazarlarında satışa sunulacak. Nissan'ın açıklamasında Türkiye de yer alıyor ancak Nissan Kicks e-POWER'ın Türkiye'ye gelmesi 2028'in ortalarını bulacak. 



Ayrıca Bkz.Ford Puma ST-Line Black Edition Türkiye'de: İşte fiyatı ve özellikleri



Nissan Kicks Sunderland’de üretilecek





Yeni Nissan Kicks, 40. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Sunderland Fabrikası’nda üretilecek 10. model olacak.



Fabrikada bugüne kadar Bluebird, Primera, Micra, Almera, Note, Infiniti Q30, JUKE, Qashqai ve LEAF modellerinin üretimi gerçekleştirildi.





1986 yılında ilk Nissan Bluebird’ün üretim hattından çıkmasından bu yana Sunderland Fabrikası’nda 12 milyon araç üretildi. Nissan, tesisin dünya genelinde 100’den fazla pazara araç gönderdiğini belirtiyor.



Nissan Sunderland Fabrikası Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adam Pennick, Kicks’in üretim kararını değerlendirirken, yeni modelin tesisin 40. yıl kutlamaları için önemli bir gelişme olduğunu belirtti.





Kicks e-POWER’ın, Sunderland’de halihazırda üretilen Qashqai e-POWER, JUKE ve LEAF ile birlikte tesisin elektrifikasyon odaklı üretim yapısındaki yerini alması planlanıyor.



Kicks’te üçüncü nesil e-POWER teknolojisi



Yeni Nissan Kicks’in Avrupa versiyonunun en önemli özelliklerinden biri, markanın üçüncü nesil e-POWER hibrit teknolojisine sahip olması olacak.





Nissan’ın e-POWER sisteminde benzinli motor doğrudan tekerleklere güç aktarmıyor. Benzinli motor elektrik üretmek ve bataryayı beslemek için kullanılırken, tekerlekleri yalnızca elektrik motoru hareket ettiriyor.



Bu sistem, elektrikli otomobillerdeki anlık gaz tepkisi ve akıcı hızlanma karakterini, benzinli araçlarda olduğu gibi yakıt ikmali yapılabilmesiyle bir araya getiriyor.



Yeni Nissan Kicks e-Power'ın Japonya'da tanıtılan versiyonunda 143 beygir gücünde elektrik motoru ve jeneratör görevi gören 98 beygir gücünde 1.4 litrelik benzinli motor görev yapıyor. Bu sistem sayesinde, en verimli 2WD versiyonu 100 kilometrede ortalama 3.9 litre yakıt tüketiyor.



Nissan, 2016 yılında kullanıma sunulan e-POWER teknolojisini bugüne kadar dünya genelinde 1,9 milyondan fazla araçta kullandığını açıklıyor. Bu araçların yaklaşık 200 bini İngiltere’de üretilen Qashqai e-POWER modellerinden oluşuyor.



 


B
12 sa.
Ford Puma ST-Line Black Edition Türkiye\u0027de: İşte fiyatı ve özellikleri

Ford Türkiye, Puma ailesinin sportif karakterini daha da öne çıkaran yeni Puma ST-Line Black Edition modelini satışa sundu. Motorsporlarından ilham alan tasarımı, siyah dış tasarım detayları, 125 PS güç üreten hibrit motoru ve zengin donanımıyla dikkat çeken Ford Puma ST-Line Black Edition fiyatı 1.998.700 TL’den başlıyor.



Ayrıca Bkz.Honda: "Çin rekabeti yüzünden kaliteden ödün vermeyeceğiz"



Ford Otosan’ın Romanya’daki Craiova fabrikasında üretilen Ford Puma ST-Line Black Edition, şehir içi kullanıma uygun kompakt SUV karakterini sportif tasarım ve teknolojik donanımlarla birleştiriyor.



Siyah detaylarla daha sportif tasarım




Ford Puma ST-Line Black Edition, ilk bakışta sportif tasarımıyla öne çıkıyor. Model, Fantastik Kırmızı renk seçeneğiyle sunulurken otomobilin kaputunda ve yan bölümlerinde özel tasarım siyah şeritler kullanılıyor. Siyah boyalı tavan, siyah ayna kapakları ve geniş arka spoiler da modelin sportif görünümünü güçlendiriyor.



ST serisinden ilham alan spor ön ve arka tamponlar, gövde rengi marşpiyeller ve siyah ön ızgara detayları otomobilin dinamik görünümünü tamamlıyor. Puma ST-Line Black Edition’da ayrıca %100 LED ön farlar ve seriye özel 18 inç siyah alüminyum alaşım jantlar bulunuyor.



Hafif hibrit motor




Yeni Ford Puma ST-Line Black Edition, performans ve yakıt verimliliğini bir arada sunmayı hedefleyen 1.0 litrelik EcoBoost Hibrit motorla geliyor. Motor, 125 PS güç ve 170 Nm tork üretiyor. 7 ileri otomatik şanzımanla kombine edilen motor, Puma ST-Line Black Edition’ın 0-100 km/s hızlanmasını 9,6 saniyede tamamlamasını sağlıyor.



Sürücüye farklı yol koşullarına göre seçim yapma imkânı sunan dört farklı sürüş modu bulunuyor: Normal, EKO, Sport ve Kaygan. Bu sürüş modları, şehir içinden farklı yol koşullarına kadar çeşitli kullanım senaryolarında sürüş karakterinin değiştirilmesine olanak tanıyor.



Güvenlik donanımları




Ford, yeni Puma ST-Line Black Edition’da güvenlik ve sürüş destek teknolojilerine de geniş yer veriyor. Modelde standart olarak geri görüş kamerası, ön ve arka park sensörleri, hız kontrol sistemi, şerit takip asistanı sunuluyor. Araçta ayrıca yaya ve bisiklet algılama özelliğine sahip Gelişmiş Çarpışma Önleme Yardımcısı bulunuyor. Bu sistem, olası çarpışma risklerine karşı sürücüye destek sağlayarak hem araç içerisindeki yolcuların hem de yayaların güvenliğini artırmayı amaçlıyor.



Ford Puma ST-Line Black Edition özellikleri



Puma ST-Line Black Edition özellikleri
Özellik Ford Puma ST-Line Black Edition
Motor 1.0 EcoBoost Hibrit
Güç 125 PS
Tork 170 Nm
Şanzıman 7 ileri otomatik
0-100 km/s 9,6 saniye
Sürüş modları Normal, EKO, Sport, Kaygan
Dijital gösterge 12,8 inç
Bilgi-eğlence ekranı 12 inç SYNC4
Jant 18 inç siyah alaşım
Apple CarPlay Kablosuz
Android Auto Kablosuz
Ford MegaBox 80 litre

B
13 sa.
Ne sürücü var ne kabin: İşte Stellantis\u0027in yeni teslimat aracı BOW

Otonom sürüş teknolojisine sahip bir teslimat aracının kokpite, ön cama veya bir gösterge paneline ihtiyacı yok. Stellantis’in geliştirdiği yeni BOW (Box On Wheels) konseptinin arkasındaki temel mantık tam olarak bu sadeliğe dayanıyor. UQI Robotics iş birliğiyle geliştirilen elektrikli konsept, radikal tasarımıyla dikkat çekiyor.



Kabin yoksa daha fazla kargo alanı var



Geleneksel bir teslimat aracı; taban alanının büyük bir kısmını sürücüye, direksiyon/pedal mekanizmalarına ve bir insanın aracı konforlu ve yasal olarak kullanabilmesi için gereken güvenlik ekipmanlarına ayırmak zorundadır. Sürücüsüz ve kabinsiz tasarlanan otonom bir "kutuda" ise bu alanın neredeyse tamamı doğrudan yük ve kargo kapasitesine dönüştürülebiliyor.



Ayrıca Bkz.Scania, "kabin arkası batarya" yöntemiyle 720 km menzile ulaştı




Stellantis, BOW konseptinin teknik detayları konusunda henüz bir açıklama yapmadı. Aracın batarya kapasitesi, menzili, yük taşıma sınırı, motor gücü, sensör/LiDAR listesi veya otonom sürüş seviyesi belli değil. BOW ilk aşamada yalnızca Avrupa pazarına odaklanacak. İlerleyen süreçte küresel pazarlar da değerlendirilecek.



Şirketin BOW ile kamuya açık yollara nasıl çıkacağı ve mevzuat engellerini nasıl aşacağı şimdilik netleşmiş değil. İlk doğrulama ve saha testlerinin Avrupa'da yapılacağını belirten Stellantis, gerisini zamanın göstereceğini ifade ediyor. Detaylar muğlak olsa da BOW konsepti Stellantis'in vizyonunu göstermesi açısından kritik. 


B
14 sa.
Honda: \"Çin rekabeti yüzünden kaliteden ödün vermeyeceğiz\"

Gelişen otomotiv teknolojisiyle birlikte modern araçlar artık sadece bir ulaşım aracı değil, tekerlekli birer yaşam ve eğlence alanı haline geldi. Ancak yazılım ve otonom sürüş sistemlerine olan bağımlılık arttıkça, birçok küresel üretici ciddi güvenilirlik ve kalite sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.



Özellikle Çinli üreticilerin yeni modelleri piyasaya sürme konusundaki agresif hızı ve geliştirdikleri yeni üretim teknikleri dikkat çekiyor. Bu durum, geleneksel devler üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir baskı oluşturuyor. Ancak geri çağırma rekorları ve yazılım krizleriyle boğuşan markaların aksine Honda, sahip olduğu müşteri güvenini ve dayanıklılık itibarını korumakta kararlı.



"Geliştirme hızı için kaliteyi feda etmeyeceğiz"




American Honda Motor Co. Başkanı ve CEO'su Eiji Fujimura, bir röportaj sırasında yazılım ve gelişmiş sürüş destek sistemlerinde (ADAS) Çin ve Hindistan merkezli rakiplerle yarışmaları gerektiğinin farkında olduklarını söyledi. Ancak Fujimura, bu yarışta esas olanın "Honda'nın öz kimliğini korumak" olduğunu belirterek; hiçbir bileşen veya model, kalite onayını tam almadan bir sonraki üretim aşamasına geçmeyeceğini vurguladı.



Ayrıca Bkz.BYD'nin 960 km menzilli Denza N8L modeli satışa çıktı: 9 dk'da şarj oluyor



Honda'nın bu konudaki en radikal savunma hattını ise yönetim yapısı oluşturuyor. Honda Motor Kıdemli Başkan Yardımcısı Noriya Kaihara'nın aktardığına göre; Honda’daki kalite departmanı diğer tüm birimlerden tamamen bağımsız çalışıyor. Yani geliştirilen en yeni teknoloji bile önce bu bağımsız kalite kurulunun onayından geçmek zorunda.



Olası bir hatada "hızlı müdahale" hayati önem taşıyor



Süreç ne kadar sıkı tutulursa tutulsun piyasada sorun yaşanabileceğini kabul eden Honda yönetimi, asıl kritik noktanın arıza durumunda müşteriye sunulan hızlı çözüm olduğunu belirtiyor.



Özellikle Avrupa ve Asya gibi rekabetin acımasız olduğu pazarlarda, yaşanan bir yazılım veya donanım arızasına yavaş çözüm sunmanın markaya tamir edilemez zararlar vereceği vurgulanıyor. Sürücülerin rakip markalara kaymasını engellemenin tek yolu; hatayı anında kabul edip çözümü geciktirmeden sahaya yansıtmak.


B
dün
Scania, \"kabin arkası batarya\" yöntemiyle 720 km menzile ulaştı

Ağır ticari araç sektöründe elektrikleşme yarışı kızışırken İsveçli üretici Scania, uzun yol taşımacılığında menzil endişesini bitirecek yenilikçi bir mimari çözümü duyurdu. Şasi üzerindeki kısıtlı alana sıkışıp kalmak istemeyen marka, bataryaları sürücü kabininin hemen arkasına dikey olarak konumlandırdığı "Battery Behind Cab" sistemini tanıttı.



720 kilometrelik menzil



Özellikle Avrupa içi uluslararası taşımacılık yapan tırlar için geliştirilen bu yeni konsept, şasi yanlarındaki bataryalara ek olarak kabin arkasına entegre edilen iki adet MP20 batarya paketiyle brüt kapasiteye yaklaşık 356 kWsa ek enerji katkısı sağlıyor. Toplam batarya paket sayısı 7'ye çıkarılan 6×2*4 çekici konfigürasyonundaki elektrikli tır, bu sayede 720 kilometrelik uzun bir menzile ulaşıyor.



Uzatılmış burun: IVD Teknolojisi




Scania, kabin arkasına batarya eklerken Avrupa'daki yasal araç uzunluk sınırlarına (16.5 metre) takılmamak ve aerodinamik kayıpları engellemek adına aracı IVD (Increased Vehicle Dimension) adı verilen hafifçe uzatılmış aerodinamik ön burun yapısıyla eşleştiriyor.



Özel olarak tasarlanan bu aerodinamik burun, sürtünmeyi ciddi oranda azaltarak elektrikli tırın toplam enerji tüketimini %3 oranında düşürmeyi başarıyor.



Megavat şarj sistemi




Bu 720 kilometrelik menzil verisi aslında otomotiv dünyasına yabancı değil. Scania'nın Traton Group çatısı altındaki kardeş markası MAN da geçtiğimiz dönemde flagship eTGX modelinde 7 bataryalı benzer bir altyapıyla 720 km menzil açıklamıştı.



Ayrıca Bkz.BYD'nin 960 km menzilli Denza N8L modeli satışa çıktı: 9 dk'da şarj oluyor



MAN'ın Nürnberg fabrikasında üretilen bu yeni nesil batarya paketleri, Megavat Şarj Sistemi (MCS) desteği sayesinde profesyonel sürücülerin yasal mola süreleri içerisinde devasa bataryaları hızla doldurmasına olanak tanıyor.



Yöneticiler, amacın sadece aracın üzerine rastgele batarya istiflemek değil; taşıma kapasitesi (faydalı yük), dingil mesafesi ve dönüş çapı dengesini bozmadan gerçek uzun yol lojistiğini elektriklendirmek olduğunu vurguluyor.




Kaynak:https://www.scania.com/group/en/home/newsroom/press-releases/press-release-detail-page.html/5424916-scania-enables-electric-long-haul-with-up-to-720-km-range
B
dün
Çinli Leapmotor ürün gamını genişletiyor: Küresel pazarda PHEV satacak

Otomotiv devi Stellantis ile kurduğu ortaklık çatısı altında küresel pazarlardaki varlığını hızla artıran Çinli Leapmotor, ürün stratejisinde kritik bir genişlemeye gidiyor. Tam elektrikli ve menzil uzatıcı (EREV) modelleriyle tanınan marka, şarj altyapısının henüz olgunlaşmadığı pazarları hedefleyerek şarj edilebilir hibrit (PHEV) motor seçeneklerini de küresel kadrosuna katmaya hazırlanıyor.



Sektör kaynaklarından sızan bilgilere göre, şirket bu yeni PHEV modellerini 2027 yılının ilk yarısından itibaren kademeli olarak yurt dışı pazarlarında satışa sunacak.



"Büyük bataryalı hibritlerin en az 10 yıl daha önü açık"



Bu stratejik hamlenin arkasında, Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda tam elektrikli araç satışlarının artış hızındaki yavaşlama ve teşvik politikalarındaki dalgalanmalar yatıyor. Leapmotor kurucusu ve CEO'su Zhu Jiangming, özellikle şarj ağının yetersiz olduğu bölgelerde büyük bataryalı PHEV modellerin önümüzdeki 5 ila 10 yıl boyunca devasa bir pazar potansiyeline sahip olacağını vurguluyor.




Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verileri de bu açıklamayla uyumlu. Yılın ilk yarısında Avrupa’daki PHEV satışları %24 artış göstererek 742 bin adede ulaştı ve pazar payını %10.3’e çıkardı.



Satışlarda ihracat rekoru



Tek bir teknolojiye bağımlı kalmayarak bölgesel pazarlara göre esneklik kazanmak isteyen Leapmotor, küresel satışlarında tam anlamıyla patlama yaşıyor. Şirket, Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre %80.7 artışla 103.129 adet araç teslimatı gerçekleştirerek üst üste ikinci ayda da 100 bin barajını aştı.



Ayrıca Bkz.200 km elektrik menzilli yeni Volvo XC60 tanıtıldı



2026'nın ilk 8 ayında yurt dışı ihracatı 132.118 adede ulaştı. Yılın ilk yarısındaki ihracat rakamı, 2025 yılının toplam ihracat hacmini şimdiden geride bıraktı. Markanın yeni B10 modeli, yalnızca Ağustos ayında yurt dışı pazarlarda yaklaşık 12 bin adetlik satış başarısı yakaladı.



Stellantis'in dünya genelindeki 1.000'den fazla bayi ve servis ağını arkasına alan Leapmotor, 2026 yılı sonunda 200 bin adetlik ihracat hedefliyor. Marka, 2027 yılında PHEV modellerinin de katılımıyla küresel satış hedefini 350.000-400.000 adet bandına çıkarmayı planlıyor.




Kaynak:https://chinaevhome.com/2026/09/14/leapmotor-reportedly-steps-into-phevs-for-overseas-markets-in-h1-2027/
B
dün
BYD\u0027nin 960 km menzilli Denza N8L modeli satışa çıktı: 9 dk\u0027da şarj oluyor

BYD çatısı altında faaliyet gösteren lüks otomotiv markası Denza, dev boyutlu SUV modeli N8L’nin tamamen elektrikli versiyonunu resmi olarak tanıttı. Standart ve Flagship olmak üzere iki farklı donanımla lansmanı yapılan aracın başlangıç fiyatı yaklaşık 44.100 dolar olarak açıklandı. Üst versiyon ise yaklaşık 48.600 dolar fiyat etiketine sahip. Bu fiyat, aracın PHEV versiyonundan 3 bin dolar daha ucuz olmasıyla dikkat çekiyor.



130 kWsa dev batarya: 9 dakikada şarj oluyor



Denza N8L’nin kalbinde BYD’nin ürettiği 130.15 kWsa kapasiteli 2. nesil Blade Batarya yer alıyor. Bu devasa paket, CLTC normlarına göre 960 km (WLTP standartlarında 778 km) gibi dikkat çekici bir menzil sunuyor.



Ayrıca Bkz.200 km elektrik menzilli yeni Volvo XC60 tanıtıldı



800 voltluk yüksek voltaj altyapısı sayesinde batarya, %10'dan %97 doluluğa sadece 9 dakikada ulaşıyor. İlk etapta arkadan itişli ve tek motorlu olarak sunulan versiyon, 370 kW (496 hp) güç üretiyor.



5.2 metrelik SUV




5.200 mm uzunluğa ve 3.075 mm aks mesafesine sahip olan araç, kabinde 2+2+2 formunda 6 kişilik bağımsız oturma düzeni sunuyor. Tavandaki LiDAR ile "God’s Eye 5.0" otonom sürüş sistemine sahip olan araçta, kabin içerisinde göstergelerden AR-HUD'a tam 6 farklı ekran yer alıyor. Sürücüye ise karmaşık komutları anlayabilen yapay zeka ajanı "DiClaw" eşlik ediyor.



Aracın önünde bulunan 208 litrelik dev elektrikli bagaj (frunk) ise tahliye vanası sayesinde direkt suyla yıkanabiliyor.




B
dün
200 km elektrik menzilli yeni Volvo XC60 tanıtıldı

Tam elektrikli modellere geçiş stratejisini yumuşatarak şarj edilebilir hibrit (PHEV) teknolojilerine devasa bir yatırım yapan Volvo, SUV ailesi için yeni altyapısını duyurdu. Markanın çok satan modelleri XC60 ve XC90, bir PHEV modelde bugüne kadar görülmemiş devasa bir batarya güncellemesine kavuştu.



200 kilometreye varan elektrikli menzil



Yenilenen modellerde batarya kapasitesi 19 kWsa'ten tam 41.2 kWsa seviyesine (37.9 kWsa kullanılabilir) çıkarıldı. Bu sayede XC60 T6 versiyonu, sadece elektrik motorunu kullanarak tam 200 kilometre menzil vadediyor. Bu değer, şu anda dünyada satılan tüm PHEV modeller arasındaki en uzun elektrikli menzillerden biri olarak karşımıza çıkıyor. 



Volvo'nun yeni 4x4 PHEV mimarisi, 2.0 litrelik dört silindirli benzinli motoru daha güçlü bir elektrik motoru ve devasa bataryayla birleştiriyor. Bu sayede, 178 beygirlik benzinli motor ve elektrik motorundan güç alan XC60 T6, 200 kilometrelik elektrikli menziliyle en yakın rakiplerini açık farkla geride bırakıyor.




Benzinli motor gücünün 246 beygire çıktığı XC60 T8 versiyonunda ise elektrikli menzil 188 kilometreye düşüyor. Markanın 7 kişilik amiral gemisi konumundaki XC90 T8 de yeni bataryasıyla elektrikli menzilini 61 kilometreden 160 kilometreye çıkarmış durumda.



Ayrıca Bkz.Volkswagen'den rekor kıran konsept: Üretime yakın en verimli elektrikli otomobil



Devasa bataryaya rağmen akıllı paketleme sayesinde XC60'ın 468 litrelik bagaj hacminden ödün verilmediği belirtiliyor. Ev tipi şarj cihazıyla aracın %0-100 şarj süresi ise 4 saat sürüyor.



Tasarım mimarisi ve iç mekan da yenilendi




Menzil rekorunun yanı sıra XC60, kapsamlı bir tasarım güncellemesi de geçirdi. A sütununun önünde kalan tüm gövde panelleri, tamponlar, çamurluklar ve kaput tamamen yenilenirken, incele "Thor'un Çekiçi" matris LED farlar ve yeni ön ızgara araca entegre edildi.



Kabin içerisinde ise XC40 ve EX30 modellerinden tanınan 11.2 inçlik dev multimedya ekranı ve en güncel Volvo arayüzü yer alıyor. Yeni bilgi-eğlence sistemi, Google Gemini AI sesli asistanı entegrasyonuyla sürücüyle doğal dilde iletişim kurabiliyor.






Kaynak:https://www.volvocars.com/intl/media/press-releases/AB3EBECCF06FA9C1/
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.