|
Merhaba arkadaşlar, benim gibi biraz büyük kafası olan arkadaşlar için kulaklık önerilerinizi merak ediyorum. Kullanan arkadaşların yorumları gerçekten çok önemli . Günlük en az 2.5 saat müzik dinliyorum. Kulak içi kulaklık kullanıyordum.Fakat sürekli olarak kulaklarımdan problem yaşadığımdan dolayı KBB doktoruna gittim. Kulak içi kulaklık kullanmamamı önerdi.Özellikle kafa üstü kulaklıkların kulak için daha iyi olduğunu söyledi.Ben de bundan hareketle ,kulak üstü kulaklık bakmaktayım. Aklımda bir iki model var.Ki kendileri de şunlar olur:https://www.hepsiburada.com/sony-wh-ch510-bluetooth-kulak-ustu-kulaklik-siyah-p-HBV00000NPZ3I https://www.hepsiburada.com/jbl-t500bt-mikrofonlu-kulakustu-kablosuz-mavi-kulaklik-p-HBV00000EQHOZ sizce bu kulaklıklar koca kafalı insanlar uygun mudur? ya da yeni model önerebilir misiniz? Teşekkür ederim. |
|
Merhaba dostlar, Aracım 2005 renault clio. Bu sene içinde aracımın motoru yağsız kaldığından motor bloğu çatladı. Rektefiye olacak aşamayı da geçmiş durumdaydı. Bundan dolayı yeni bir motor takmak gerekti. Ben doğrucu davut olduğumdan her işi resmi prosedüre göre yaptım. İlk önce faturalı bir çıkma motor buldum. Sonra onu taktırdım. Daha sonrasında makine mühendisine proje çizdirip, Tse nin araç kontrol merkezinden onaylattım. En sonunda da bu motor numarasını ruhsata işlettim. Keşke bunların hiçbirini yapmaz olsaymışım. Benim korkum ileride bir sıkıntı çıkarsa, hırsızlık gibi ithamlarla karşılaşmak istemedim. Neyse, aracı aldığımdan bu yana hep kaskolu kullandım. Bu sene de kaskosunu yenilemek istediğimde araçta pert kaydı olduğunu söylediler. Ya dedim ne perti, kaza filan yapmadım. Motorunu değiştirdim ve bunu da tüm resmi işlerini yapıp usüle uygun bir şekilde yaptım. 5 yıldır hem sigortayı hem de kaskoyu sigortam.net den yaptırdım ve onlar sigorta şirketlerinin teklif vermediğini söylediler. Motoru çıkma aldığım için ve o motorun çıktığı aracın hurdaya ayırma kaydı olduğu için böyle olduğunu söylediler.tramere mesaj attığımda ağır hasar kayıtlı gibi bir ibare çıkmıyor. Ama dediklerine göre aracı satarken filan hep pert kayıtlı olarak çıkacakmış. Acaba aramızda önceden başına böyle birşey gelmiş birileri var mıdır? ya da sigortacılık işi ile meşgul arkadaşlar bu durumla ilgili neler diyebilirler. Yardımlarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim. |
|
Selam arkadaşlar, Martta 3 günlüğüne eşimle birlikte belgrad a gideceğiz. Şunu yapmadan dönme, yemek için şuraya kesin git dediğiz şeyler var mıdır? Ayrıca Novi Sad'a gittiniz mi? Gitmeye değer mi 3 günlük gezide? Teşekkürler. |
|
Merhaba arkadaşlar, uzun zamandır kampa gitmek istiyoruz. Fakat Ankara çevresinde nereye gidilir , ne zaman gidilir pek bir bilgimiz yok. Kampa eşimle ve başka evli çiftlerle gideceğimiz için başta güvenlik olmak üzere , tuvalet ve su sıkıntısının olmaması tercih sebebimizdir. Sizler deneyimlerinizi paylaşır mısınız? (Not:Konuyu kış mevsiminde açmam , kampa kışın gideceğimiz anlamına gelmiyor. Genel bir bilgi istiyorum) Teşekkürler. |
|
Merhaba arkadaşlar . 5 yıldır kullandığım 2005 model Renault Clio 1.5 dci arabam beni fena halde üzdü. Yokuş yukarı çıkarken bir anda gaz almadı , sağa çektim ve durdum. Arabayı tekrar çalıştırdığımda hızlı bir şekilde tak tak sesi gelmeye başladı.Hemen ustama götürdüm ( Ankara Kurtay Oto. Hamza Usta) . Kendisi bana aracın piston erittiğini , arızanın epey büyük olduğunu ve motor rektefiyesi yapılması gerektiğini söyledi.Maliyet olarak da 6 bin ila 9 bin arasında bir rakam çıkacağını da söyledi. Açıkçası uzun zamandır aldığım en kötü haberdi. Hayır , araba zaten maksimum 25 bin filan eder. Öylece kalakaldım ortada. Ustama sordum , bunu benim önceden anlama imkanım var mıydı? Suç bende mi diye.. O da bana kendinde suç bulma , senin anlaman çok zor dedi. Önceden rektefiye yaptıran arkadaşların fikirlerini almak isterim. Yaptırdıktan sonra nasıl değişimler gördüler. Ayrıca bu işlemi yaptırdıktan sonra aracın satışında nasıl bir fark yaratır ( olumlu -olumsuz ) Son olarak şunu sormak isterim ki bu rakamlar neden bu kadar yüksek. Gerçekten bu kadar maliyetli bir işlem mi ? |
|
Evlenme sürecini biraz daha ucuza getirmenin yollarından bazılarını paylaştım.Sizin de düşüncelerinizi beklerim ki yeni damat ve gelinler faydalansın. Maddiyat açısından en yüklü şey düğünün ta kendisi. Asıl tasarrufu burada yapıyoruz. Mal gibi gidip temmuzun ortasında cumartesi akşamı yemekli bir düğün yaparsanız geçmiş olsun.Türkiyede düğün mevsimi ekimin sonunda biter. Kasım ayında düğün salonları müşteri gelsin de nasıl gelirse gelsin diye düşünürler. O bakımdan düğününüzü erteleyin ve sonbahar ve kışta yapın. Hepimiz yazın düğünden düğüne koşturuyoruz. Çeyrek parası vermekten cepte para kalmıyor . Doğal olarak bazı düğünleri sallıyoruz.Yazın bahanede çok. Tatildeydim , çok yakın akrabamın düğünü var gibi.Fakat kışın insanlar daha asosyal ve böyle bir sosyal ortam onlar için çok çekici oluyor. Hem davet ettiğiniz insanların hepsi rahatça gelebilir ( tatile giden derdi filan yok ) hem de gelenler soğuk kış aylarındaki sıcak bir düğüğünde çok mutlu olabilirler. Salonla ilgili ikinci tavsiye: Gelenlerin çoğu aynı şehirden ise düğünü pazar günü yapın ve ortalama yüzde 20 indirimi kapın. Gayet net ve açık. Pazar günü akşamları cumartesiden daha ucuz.Özellikle bayanlar kuaföre filan gitmek isteyecekler ve çoğumuz cumartesi de çalıştığı için izin almak zorunda kalacaklar. Çoğu insan işyerinden izin almaktansa pazar gecesi geç yatmayı yeğler. Kantin kuntin işlerle uğraşacağınıza o parayı düğün ikramlarına ayırın.Salonun kapısında keman çaldırmak nedir arkadaş. En çok dinleyen maksimum 1 dk dinler.İlle de bişey alacam dersen palyaço hizmeti al. En büyük ikinci kalem ise tabiki mobilyalar. Mobilyalar evin direğidir. Mobilyaların kötüyse evden en ufak zevk alamazsın. Totomuzun keyfi için bu konuya özel bir şekilde özen gösteriyoruz ve dolanmaya başlıyoruz. Her şey sizin zevkiniz ve paranızla ilgili.Burada gidin şu markayı alın demem. Diyeceğim başka şey var. Şimdi bu mobilyacıların ürün yelpazesi her sene değiştiğinden önceki seneden tek kalan mobilyaları çabucak elden çıkarmak istiyorlar. Neden, çünküü yeni ürünlere yer açılsın diye. Evet mobilyacıların en büyük derdi yerdir. Normalde 10 birim fiyata sahip oturma grubu size oluyor 6.5 birim. Peki kim biliyor onun geçen senenin modeli olduğunu , tabiki kimsee. Şeküllü şüküllü mobilyayı böylece ucuza almış oluyorsunuz. Mobilyadaki diğer mevzu da her şeyi en başta toptan almamak lazım. Çoğumuzun kendi evi yok ve kiraya çıkıyoruz. Kirada oturduğumuz ev gayet geniş. Ama ileride ev alınca muhtemelen küçük olacak. Bunları düşünmekte yarar var.Mesela gümüşlük denen zımbırtıya ihtiyacınız var mı? Bence dünyadaki kimsenin ihtiyacı yok. Benzerini internetten 150 liraya alacağın zigon sehpaya markalı yerlerden 400 lira vermek. Tam anlamıyla aptallık. Mobilya alırken bir de " ya o değilde kendin yaptırsan daha ucuza gelir tayfacıları var. Hepsinin evine git bellona istikbal. Ulan ben mobilya uzmanı mıyım? Ne bileyim kumaşını süngerini kasasını.Başka şehirleri bilmem ama ankarada sitelerdeki s..kiş hiçbir yerde yok. Haydi yaptırdın çok sağlam bişey. Yahu bunun geleceği var. İnsanın ruhu daralır aynı mobilyayla 20 30 yıl.Geçin hocam bu işleri Üçüncü en büyük kalem beyaz eşyadır. İlle de gri alacağım , ille de çok programlı alacağım ,ille de led ekranlı alacağım derseniz kendiniz bilirsiniz. Ama adı üstünde "beyaz " eşya. tamamen aynı model olan beyaz ile gri arasında kimi zaman 300 400 leri bulan fark oluyor. Çok affedersiniz ama mal mıyım ya ben . Beyaz eşya alışverişine çıkınca anlatırlar da anlatırlar , yok şöyle yok böyle programları var diye. Ulan sorarım hangisini kullandınız ? Annemlerde var 6 programlı bulaşık makinası. Ama hep sabit aynı programda duruyor. Özellikle fırın ve bulaşık makinasındaki program adı altındaki dürtüş dillere destan. Bizde 7 programlı fırın var. Kullandığımız 3 tane program. Evlendikten sonra da anlayacaksınız ki buzdolabındaki en önemli özellik geniş olması. İçine istediğim tencereyi koyamadıktan sonra neyleyim ben ledli filan buzdolabını.Gereksiz led ekranı olmasın , rengi beyaz olsun ama büyük olsun. Program olayı en çok çamaşır makinasında kullanışlı. Burada da yine şu led ışıklı ekran dürtüşü başlıyor.Tamamen aynı makina , aynı sayıda aynı programlar var. Sırf birinin üstünde led ışıklar var diye 300 lira pahalı. Yahu bi düşünün hocam , çok pardon ama s.çtığın yerle aynı yerde duran alet için ışık olsa ne olur olmasa ne olur. TV evin en gerçek direğidir.Onu iyi alın. Heh gelelim asıl önerime , şimdi attım mesela arçelikten almaya karar verdin. Len ucuz olur diye mahallendeki bayiye gittin. Çıkardı sana attım 10 bin lira masraf. Olay markada bitmiyor , bayiden bayiye değişiyor. Örnek vereyim, ben mahallemdeki bayiden 8 bin liraya anca topladım beyaz eşyaları.Sonra bir gün o zamanki nişanlımla bir avm de dolanırken aklımıza takıldı buzdolabının bir özelliği ve avm deki bayiye girdik. Lan bi baktım burası daha ucuz. Normalde avmdeki daha pahalı olur zannedersin ama öyle değil işte. Hangi marka alırsanız alın en az 4 yere filan sormak lazım. En iyi dürtüş mahalle arası dükkanlarda. Mesela halılar. gidersin mahallendeki halıcıya sana elinde kalanları kakalamaya çalışır. Ankarada istanbul yolu üstünde bir sürü halıcı var. Hepsine teker teker girin. En uygununu bulun. Halıda marka seçmek de mantıksız. Bakarsın şöyle , deseni hoşuna gittiyse ve hissiyatı iyiyse alırsın. Düğün sürecindeki bazı avane kızlar başıma tekstil mühendisi kesiliyor ya çıldırıyorum. Mutfak eşyalarında ise uygun fiyat hangisinde ise onu yapıştırın. Yahu size bir sorum var. Onlarca eve misafirliğe gidiyoruz. Hangi evi " ya bu evin tabakları çok şekilliymiş" diye kodladınız. Ben de bu sıfır. Yani hangi takımı alırsan al evinde güzel duracak. He yuvarlak tasarım , kare tasarım senin bileceğin iş. Ama mesela gidip de içinde inci kırıntıları olan takımı almayın. Bu çakal mutfak eşyaları satıcıları o setleri öyle güzel ayarlıyorlar ki setin içinde kesin istemediğin bir şey oluyor. Ama onu istemem derseniz de seti bozamayız diyorlar. Bu set alışverişi ciddiye alınmalı ve vakit ayırılmalı. İlle de beleşçiyim derseniz ankarada akdere nin orada bu işin toptancıları var. Bi bakılabilir oraya. Şimdi size en altın kuralı veriyorum. Çingen olun ve çingen pazarlığı yapın. Utanmayın asla. Adam ısrarla fiyatı indirmiyorsa birşeyler hediye etmesini isteyin. Ya mesela halı almaya gittiniz diyelim , banyo için paspas isteyin. Beyaz eşyacıdan saç kurutma makinası isteyin. Yüzsüz olun. İnanın o gelen orta yaşlı kadınların içinde aşırı kibar kaçacaksınız. Durumlar böyle dostlar. Yardıma ihtiyacı olan varsa yazıversin. =) Mutlukluklar şimdiden. |
|
Selam dostlar, eminim önceden sorulmuştur bu soru. Fakat işte iş başa gelince insan tekrardan emin olmak istiyor. Samsung s8 in hepsiburadada satış fiyatı cidden çok uygun. çoğu yerde 4000 filan iken burada 3300 liraya geliyor. Satıcısı hepsiburada ve garanti olarak da samsung türkiye garantisi yazıyor. samsungu aradım , açıkcası pek de anlamadım. Şimdi ben bu ürünü alınca garanti için nereye götürüyorum ? Üzerinde samsung yazan teknik servislere mi , ki önceden bilgisayarım için kullanmıştım ve memnun kalmıştım veya genpa kvk başarı gibi yerlere mi götürüyorum ? önceden hepsiburada dan alışveriş yapmış ve garantisini kullanmış arkadaşlar yorumlarda destek çıkabilir mi ?kendime alacak olsam hemen alırdım ama kız kardeşime alacağım. Bi sıkıntı çıkarsa başımın etini yiyebilir =) şimdiden teşekkürler. |
|
Selam dostlar , seneye haziranın başı gibi eşimle birlikte ukraynaya gidelim diyoruz. Fakat aklımızda deli sorular var. Onları size bi aktarayım , sonrasında sizin yorumlarınızı bekliyorum. ukrayna diyince insanların ilk aklına gelen soru kiev mi lviv mi? açıkcası ben ikisini de görmek istiyorum. hatta lvivi daha çok görmek istiyorum. fakat ankaradan direk lviv e uçuş yok. o bakımdan mecbur kieve gitmemiz gerekecek. işte ilk sorum burada başlıyor. kieve pegasus ve ukrayna hava yolları gidiyor. pegasus gecenin bir vakti indirirken ukrayna hava yolları sabahtan indiriyor. gecenin üçünde kiev havaalanında kalacağımız yere geçmek problem olur mu ? kiev lviv e göre daha mı pahalı bir şehir. yoksa yeme içme açısından fiyatlar yaklaşık aynı mı ? kievde nerede kalmalı. ikimizde ilk defa yurtdışına çıkacağız ve güvenlik bizim için önemli. ev mi kiralamalı yoksa otele mi gitmeli. 4 gece kievde kaldıktan sonra trenle lvive gidelim diyoruz. yataklı kompartmanlar varmış. tren güvenli mi ? gidişte sıkıntı yaşar mıyız ? tren yerine uçakla mı gitmeli ? 3 gece de lviv de kalalım diyoruz. sizce bir çift için hangi şehir daha eğlenceli. gece dışarı çıkacağız elbetteki fakat bekar adam değilim ki sürekli kop kop yapayım. bunu göz önünde bulundurursanız sevinirim. lviv den istanbula oradan da ankara yapalım diyoruz. bu sorular dışında merak ettiğim bir iki soru daha var: -ukrayna hava yollarını nasıl bilirsiniz ? saatleri gerçekten çok uygun çünkü -haziran başı civarı oralar nasıl olur ? -hanzo erkek gruplarından nasıl kaçabiliriz? daha doğrusu onlar nerelere giderler( biz gitmeyelim ) yapacağınız yorumlar için şimdiden müteşekkirim. |
|
Merhaba arkadaşlar. 2005 model renault clio'm var.Fakat artık bu ilk göz ağrımdan sıkılmaya başladım ve arabayı yenilemek istiyorum. Bütçem 40 bin lira. Uzun zamandır bakıyorum ilanlara , ama her seferinde dönüp dolaşıp cruze'lara geliyorum. Donanım ve güvenlik açısından çok ilgimi çekiyor. Ortalama 50 -60 bin liralık arabalarda bulabileceğim bu özellikleri 40 bin liraya alabilecek olabilmem açıkçası beni cezbediyor. Aklımda birkaç soru var. Sizin ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Özellikle cruze kullanan ve kullanmış kişilerin yorumları benim için çok önemli. 1. Arabanın benzinde çok yaktığını biliyoruz. Fakat tüp taktırdıktan sonra baya uyguna geliyormuş yakıt masrafları. Tüp taktıranlardaki genel sorun sibopların erimesiymiş.Onun dışında lpg ile başka sorun çıkarıyor mu? Hiç lpgli araç kullanmadım. 2. Arabanın bazı durumlarda hantal kaldığı söyleniyor. Ne düşünüyorsunuz ? 3. Servis işini cidden merak ediyorum. Benim şimdiki arabam clio olduğundan hiçbir zaman servis bulamama sorunu yaşamadım ya da parça bulamama sorunu da. Mesela ankarada olan arkadaşlar nereye götürüyor servis için. 4. En dolu modeli hangisidir? Modeller arasındaki bariz farklar nelerdir.(Ls-Ls plus-Lt-Lt plus-Design edition vs.) 5. Bu arabaların otomatikleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Her zaman ilk önceliğim otomatik olacak çünkü. 6. Son olarak kronik diyebileceğimiz başka sıkıntıları var mı aklınıza gelen ? Ayda ortalama 500-700 km yol yapıyorum. Yılda maksimum 1-2 defa uzun yola gidiyorum.Alacağım arabayı da en az 3 sene satmayı düşünmüyorum. Bunları göz önüne alarak yorum yapabilirseniz mutlu olurum. |
Örneğin sadece Ankara İbni Sina Hastanesinde 2 doktor ,2 hemşire ve 3 hasta bakıcının sonuçları pozitif çıkmış.Bunun dışında 5-6 hasta da pozitif çıkmış.Bunlar dedikodu filan değil ,direk o hastalara bakan insandan duyuyoruz.
Başka bir örnek ,Eskişehirin Çifteler ilçesinde 5 kişi de pozitif çıkmış. İlçe hastanesi kapanmış ve 37 personeli karantinaya almışlar.Bunun da haberi yok hiçbir yerde. Canını sevdiğim Çifteler'li arkadaş.Sen söyle ,hastane kapalı değil mi ?
Dün Ankara Yenimahalle hastanesinden pozitif sonuçlu bir hasta kaçmış ,polis evinde filan aramış ama bulamamış.
Çoğu sağlık personeli maske ve koruyucu malzeme bulamıyor. Bunu öyle internetteki trollerden değil direk olarak kendi en yakınlarımızdan duyuyoruz.
Dostlar artık italya ve iran yolunda son hız ilerliyoruz. Sonumuz hayrolsun.
Siz ne düşünüyorsunuz? Twitter trollerinden değil de bilfiil kendi yakınlarınızdan neler duyuyorsunuz?