|
Şahsıma ait Opel Astra 1.3 CDTI Cosmo Easytronic şanzımanlı bakımlı aracımı satıyorum. "0" lastik Good Year Efficient Grip Performance lastik takıldı. İStediğim aracı bulduğum için fiyatı düşürdüm. http://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-memurdan%2Cacil-dizel-otomatik-makyajli%2Cxenon-paketli-0-turbo-159559010/detay |
|
Arkadaşlar tasiş'deki araçlara bakarken Mersin Tasiş Sundurmasında toplu halde bulunan hasarlı beetle'lar dikkatimi çekti. Bu araçların hikayesini bilen var mı? Bu kadar beetle nasıl bu halde tasiş sundurmasında bulunuyor? Beetle gibi insanın yüzünü güldüren aracın bu hali oldukça üzücü. < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > |
|
TEM'deki iki ayrı kaza.. 2.video daki kaza ESP 'nin ne işe yaradığının nasıl hayat kurtarıcı olduğunun en güzel göstergesi. Otobüs şöförünü de hayat kurtarıcı manevrası için kutluyorum.. İlk kazada da durmayan en azından yavaşlayıp dörtlülerini yakmayan tüm şöförleri kınıyorum. Sol şeritte kendileri de olabilirdi.. http://video.milliyet.com.tr/Olum-ve-yasam_1_42651.htm?auto=1 |
|
Arkadaşlar, ben ve benim gibi yüzlerce haziranda mezun olacak arkadaş için bilgilendirme konusu olsun. Birçoğumuz okulların yavaş çalışmasından dolayı son gün olan 25 haziran'a kadar başvurularımızı yetiştirmeye çalışacağız ve malesef bir çoğumuz da kaçıracağız. Bu işleri bilen birisi bize yardımcı olursa ben ve benim gibi mezun durumda olan kişilere çok faydalı olur. Cevaplar ve tavsiyeler şu başlıklar altında olursa sevinirim: Örnek durum 1: 22 haziranda çıkış belgemi aldım, Ankara'dayım( X şehrindeyim) nüfus kaydım da Ankara'da(X şehrinde) ne yapmalıyım? Örnek durum 2: 22 haziranda çıkış belgemi aldım, Ankara'dayım (X şehrindeyim) nufüs kaydım Çorum'da (Y şehrinde ) ne yapmalıyım? Soru: Ağustos ayında askere alımlar neye göre yapılıyor kura mı, yoksa başvuru sırası mı yoksa başka bir yöntem mi? yani 24 haziranda başvuranla 1 haziranda başvuran arasında nasıl seçim yapılıyor? Soru: Haziranda mezun olacağım mezuniyet belgem temmuz'da veriliyor ağustosda gitme şansım var mı? Ağustos'a uzun dönem gibi başvur temmuz'da belgeni verirsen, ağustos'da kısa dönem gibi gidersin diyorlar, bunun aslı nedir? Başvuru yaparken dikkat edilecekler, ne yapmamız gerektiği , gitme ihtimali gibi başlıklar altında bilgilendirme olursa seviniriz. Teşekkürler. |
|
Arkadaşlar bu 3 makine arasında kararsızım şu anda casio ve sanyo ağır basıyor . 3 makine için bulduğum fiyatlara gelince casio exilim Z75: tripod ve çantalı 338 ytl(webdenal) , hediyesiz 330 ytl(ereyon) sanyo xacti vpc-e-7 : 1gb sd kart'la 338 ytl (ereyon) kodak v803: 341 (ucuzkollik) http://www.letsgodigital.org/tr/camera/specification/compare/1475-1442-1447-1302.html (burda 3'ünü karşılaştırdım 4 olmadan karşılaştırmıyordu mecburen birisini daha ekledim) sizce hangisi mantıklıdır. sanyo piyasada 450 civarında nette ise 338 ytl sd kartlı fiyatı karşılaştırmanın en ucuzu yapıyor ki piyasada diğerlerinden neredeyse 100 ytl pahalıya satılıyor ona meyilliyim biraz zaten sanyo'dan önceden bi memnuniyetim var . şimdiden teşekkürler |
2019’da ADAC yardım gerektiren 3.756.226 vakayı kayıt altına almıştır. Bu vakalar üzerinden 2010 yılından itibaren yeterli veri sağlanan 25 Marka ve 117 modelin istatistiksel olarak değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Konu için ADAC 2020 araştırmasını çevirerek özetledim ayrıca sonuçlar üzerinden şahsi değerlendirmelerimi ekledim.
Metodoloji
ADAC tarafından; arıza dolayısıyla yardım talep edilen tüm vakalarda araca ilişkin bilgiler(model yılı, motor/şanzıman tipi, kilometre vb.), arızalı bileşen ve hatanın nedeni kaydedilmektedir.
İlk iki yıl arıza çıkarma oranları çok düşük olduğu için ve üretici garantileri devam ettiği için hesaplamaya dahil edilmemiştir.
Çalışma kapsamında 3-10 yaş aralığındaki modeller değerlendirilmiştir.
Yakıt bitmesine ve lastik patlamasına bağlı bildirimler arıza olarak değerlendirilmemektedir. Aracın hareket etmesine engel olmayan, önemsiz arızalar da hesaplamaya dahil edilmemektedir.
Yardım talep edilen ve aracın güvenli şekilde hareket etmesine engel olan durumlar "arıza" olarak nitelendirilmiş ve bu verilerle çalışma gerçekleştirilmiştir. Örneğin VW grubundaki salıncak burçlarından gıcırtı sesi gelmesi gibi aracın hareket etmesine engel olmayan sorunlar istatistiklere dahil edilmemektedir.
Ek olarak hesaplama prosedürü Twente ve Groningen Üniversitelerinden profesörler tarafından bilimsel bir raporla kontrol edilmiştir. Prosedür ve sonuçlar geçerli olarak tanımlanmıştır.
Veri Tabanı
Modelin arıza istatistiğinin tutulması için bir yılda en az 10 bin aracın, geçmiş yıllarda en az 7 bin aracın verisinin bulunması gerekmektedir. Arıza oranı hesaplandığı için modelin çok ya da az satmasının etkisi bulunmamaktadır.
ADAC veri tabanında 2019 yılında 3 milyon 756 bin 226 arıza bulunmaktadır. Bu arızaların 2.3 milyonuna ADAC birimleri müdahale etmiştir. 2.2 milyon arıza, markaların kendi sunduğu yol yardım hizmetlerine (bunların da bir bölümünü ADAC sunuyor) bildirilmiştir. (Bu bildirimlerin bir bölümü, 2.3 milyonun ADAC bildiriminin de içinde olabilmekte ancak mükerrerlik olmaması adına çıkartılmıştır). Tablolarda verilen rakamlar 1000 araç başına arıza oranını yansıtmaktadır.
Tarihi Gelişme
1978 yılında her 1000 araç başına 23 arıza bildirilirken, 2013 yılında 3’ün altına düşmüştür.
En iyiler ve kötüler (Tops & Flops)
Tüm model yılları arasında her yıl en iyi yüzde 40(ortalamadan iyi)’lık dilime giren araçlar “en iyiler”(top), arıza oranı her yıl en yüksek olan en kötü yüzde 5’lik dilime girenler ise “fiyasko” (flops) olarak nitelendirilmiştir. Değerlendirmeye alınan 113 model arasında 18 model fiyasko olarak nitelendirilmiştir. 37 modelin güvenilir olduğu değerlendirilmiştir. Araçların büyük çoğunluğunun model yıllarına göre arıza çıkarma ihtimallerinin dalgalı seyir gösterdiği görülmektedir.
Arıza Nedenleri
< Resime gitmek için tıklayın >
Tüm bildirimlerin %43,8’i akü nedeniyle gerçekleştirilmiştir. İkinci sırada %17,4 ile motor arızaları, üçüncü sırada elektrik arızaları yer almıştır.
Akü arızalarında kontak kapatıldıktan sonra enerji tüketmeye devam eden donanımlar ve elektronik kontrol üniteleri ve kötü tasarlanmış akü yönetim sistemleri eleştirilmiştir. Ortalama akü ömrünün 5-6 yıl olduğu belirtilerek araç sahiplerinin “biraz daha gider” umuduyla değiştirmemeleri ve özel servislerin maliyet çıkarmama kaygısı eleştirilmiştir.
Egzoz sistemleri kaynaklı arızalardan söz edilmemiş ancak dizel araçlarda Partikül filtresi kaynaklı sorunlardan bahsedilmiştir.
Motor arızalarında turbo kaynaklı sorunlar ön plana çıkmıştır.
Soğutma sistemlerinde 20 yıl öncesine göre büyük ilerleme kaydedilmiş ve artık neredeyse hiç sorun görülmüyormuş.
Yakıt sistemlerinin karmaşık hale gelmesinden ötürü yakıt pompası kaynaklı arızaların yoğunluğu tespit edilmiş. Sızdıran yakıt hatları da eleştiri konusu olmuştur.
Değerlendirme Cetveli
< Resime gitmek için tıklayın >
Bu anahtar yıl bazlı değerlendirmenin nasıl yapılacağını ortaya koymaktadır. Koyu yeşil ile gösterilen hücreler, aracın en iyi %15’lik düzeyde olduğunu ortaya koymaktadır. Kırmızı ile işaretlenen hücreler aracın en kötü %5’lik istatistiklere sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Sınıflara Göre İstatistikler
A Sınıfı
(Modell=Model)- (Jahreslaufleistung=Ortalama Kilometre) ve (Pannen im Kalenderjahr 2019= Takvim yılında meydana gelen arıza oranları)
< Resime gitmek için tıklayın >
ADAC Değerlendirmesi:
Toyota Aygo’nun açık liderliği görülmektedir. Smart modellerinin ateşleme sistemi ve akü sorunları eleştiri konusudur. Fiat 500 ise şanzıman sorunları yaşamaktadır. Model yılı eskidikçe Hyundai i10’un da sorunsuz olduğu göze çarpmaktadır.
Öznel Değerlendirme
Toyota Aygo keşke ülkemizde satılsaymış diyenler üzülmesin. Çekya'da aynı fabrikada üretilen Citroen C1 ve Peugeot 107, Aygo ile hemen hemen aynı araçlar. PSA tarafından farklı bir motorları olsa da Toyota yapımı 1.0 benzinli "1KR-FE" motorları ortak olduğundan ülkemizde de aynı sorunsuzluğa erişilebilir.
5 yaşındaki modeller arasında Toyota Aygo yine önde.
10 yaşındaki modeller arasında Toyota Aygo ve Hyundai i10 açık ara sorunsuz kabul edilebilir. Yeni platformların ve üretim ortaklıklarındaki değişimlerinin etkilerinin tablolara yansıdığı görülmektedir. Örneğin Smart Fortwo,2014 yılına kadar ortalama üzeri bir performans gösterirken Renault ortaklığında üretilmeye başlandıktan sonra sınıfının en sorunlu aracı haline gelmiştir.
B Sınıfı
< Resime gitmek için tıklayın >
ADAC Değerlendirmesi
ADAC tarafından Audi A1, Citroen C3, Fiat Punto, Honda Jazz, Mazda CX-3, Mini, Mitsubishi Space Star, Peugeot 2008, Renault Captur, Suzuki Vitara ve Toyota Yaris’in tüm yıllarda ortalama üzerinde performans gösterdikleri ve istatistiklerinin yeşil alanında kaldığı belirtilmiştir. 2011-2014 Hyundai i20’lerde buji ve kontak kilitlerinden ötürü çok fazla arıza bildirimi gerçekleştirilmiştir.
Opel Meriva için de soğutma sistemi(su pompası, sızdıran hortumlar vs.) arızalarının yoğunluğu belirtilmiştir.
Sorunsuz Araçlar
Audi A1,Citroen C3,Fiat Punto,Honda Jazz,Mazda CX-3,MINI Mini,Mitsubishi Space Star,Peugeot 2008, Renault Captur, Suzuki Vitara, Toyota Yaris.
Fiyasko
Hyundai i20 (2011-14) ,Opel Meriva (2017)
Öznel Değerlendirme
Hyundai i20 ülkemizde üretilen ve birçok ülkeye ihraç edilen bir araç olduğu için çok sorunlu gözükmesi üzücü. Neyse ki sorunlar ilk nesil i20’de görülmüş. Yine ülkemizde üretilen ikinci jenerasyon ise gayet başarılı görünüyor.
5 yaş araçlarda Toyota Yaris halen sorunsuz olsa da biraz geriye düşüyor. Honda Jazz’da istatistik oluşturacak kadar veri oluşmadığı görülüyor. Peki birinci kim mi? Sürpriz: Renault Captur. Félicitations Renault ! Fakat bir dakika. Oh mon dieu! Aynı platformu paylaştığı Clio da en sorunlu 5 yaş B sınıfı olmuş. Böylesine bir farklılık nasıl oluşabilir? Aynı platform, aynı motor, aynı şanzıman ama farklı sonuç. Mutlaka bir açıklaması olmalı. Captur ve Clio’da en yüksek satış adetine ulaşan motorların farklı olması ihtimal dahilinde, akü güçleri farklı olabilir... Renault uzmanlarının yorumlarını merak ediyorum.
10 yaşındaki araçlarda Honda Jazz en sorunsuz araç olurken, Toyota Yaris de Japon vatandaşıyla birlikte en yakın rakiplerinden iki kat az arıza yapıyor. Japonları sorunsuz olma iddiasıyla İngilizlerin ve İtalyanların takip etmesi pek görülen bir durum değil. 3 ve 4. Sıradaki takipçilerin Jazz’a göre arıza ihtimali iki kat fazla olsa da 10 yaşındaki Mini ve Fiat Punto da gayet sorunsuz görünüyor.
C Sınıfı
< Resime gitmek için tıklayın >
ADAC Değerlendirmesi
Alman premium markalar Audi, BMW, Mercedes’in oldukça güvenilir. Özellikle, Audi A3 ve Q3, BMW 1 ve 2 serisi ve BMW X1 olumlu bir şekilde ayrışıyor. Mercedes, A ve B Sınıfı ve CLA ve GLA serisi sorunsuzluk mazisi temiz. Hyundai Tucson, Mitsubishi ASX, Skoda Rapid ve VW Beetle da güvenilir. Bununla birlikte önceki yıllarda olduğu gibi, Nissan Qashqai özellikle kötüdür. Tespit edilen arızalarının yıllarca giderilememiş olması da şaşırtıcı. Kia Ceed de model yılına göre farklı sorunlar çıkarmaktadır.
Sorunsuz Araçlar
Audi A3 , Audi Q3, BMW 1 Serisi, BMW 2 Serisi (Grand ve Active-Tourer dahil),BMW X1, Hyundai Tucson, Mercedes A-Klasse, Mercedes B-Klasse, Mercedes CLA, Mercedes GLA ,Mitsubishi ASX , Skoda Rapid, VW Beetle
Fiyasko
Ford C-MAX (2010)
Ford Kuga (2012)
Hyundai i30 (2010)
KIA Ceed (2011-13)
KIA Sportage (2011)
Nissan Qashqai (2016-17)
Peugeot 308 (2010-12)
Renault Kangoo/Rapid (2015-17)
Renault Scénic (2014-15)
Öznel Değerlendirme
Gözler ülkemizde çok sevilen ve sorunsuzluğuyla bilenen Honda Civic ve Toyota Corolla’yı arıyor. Ancak her iki araç da sedan araçların neredeyse hiç satılmadığı ve hatchback araçlarda ise Alman markalarının domine ettiği pazarda istatistik oluşturmaya yetecek kayıt sayısına ulaşmadığından listede yer almıyor. Corolla ile Auris aynı platformu, motor ve şanzımanları kullandığı için sonuçlar Corolla'yı değerlendirmek için kullanılabilir. Genel gözlemim 2010 yılı sonrasında Almanya’da satılan Toyota’ların büyük bölümünün HYBRID modellerden olduğu yönünde.
BMW X1 tüm model yıllarında çok az sorun çıkarıyor. BMW X1 araştırmanın tümü genelinde 10 model yılının tamamında istatistiksel olarak ortalamanın en güvenilir bölgesinde olduğunu gösteren koyu yeşil verisi olan tek araç.
Ford Transit Connect, Peugeot 308 ve Renault Scenic hiçbir model yılında ortalamanın üzerine çıkamamışlar. (Hiçbir model yılında yeşil alanda yer alamamış).
Tüm modeller içerisinde 2011 model KIA Ceed bu sınıfta en fazla arıza çıkaran araç olmuş. Nissan Qashqai'nin yeni modellerinin çok sorunlu olduğu görülüyor.
5 yaş araçlarda Audi, BMW ve Mercedes’in tüm modellerinin çok başarılı olduğu görülmektedir.
10 yaş araçlarda Mercedes A Serisi, BMW 1 ve X1 ile Toyota Auris’in ortalamaya göre en sorunsuz araçlar olduğu göze çarpmaktadır.
D Sınıfı
< Resime gitmek için tıklayın >
ADAC Değerlendirmesi
Orta sınıfta Bavyeralı üreticilerin “sorunsuz” sıfatının hakimi oldukları görülüyor. Audi A4 , A5 , Q5 ve BMW 3 , 4 ve X3 oldukça sağlam. Mercedes, C serisindeki eski sorunlarından ders almış ve iyiye doğru gidiyor.
Orta sınıf MPV’ler Ford S-Max, Seat Alhambra ve VW Sharan yüksek sıklıktaki arızlarıyla korkutuyor. Ford S-Max’de sık oluşan akü sorunlarının yanında partikül filtresi, yakıt pompası veya alternatör arızları da görülüyor. Seat Alhambra ve VW Sharan için kötü sonuç çoğunlukla egzoz gazı devridaimi ile ilgili problemlerden kaynaklanmaktadır.
Sorunsuz Araçlar
Audi A4
Audi A5
Audi Q5
BMW 3 Serisi
BMW 4 Serisi
BMW X3
Mercedes GLC
Mercedes GLK-Serisi
Fiyasko
Ford S-MAX (2010,2016-17)
Opel Insignia (2015-16)
SEAT Alhambra (2013-14,17)
VW Sharan (2013-14,17)
Öznel Değerlendirme
Alman premiumlar her yaşta çok sorunsuz görünüyor. Kullanılmış MPV tercih edecekler iki kere düşünmeli. Sorunsuz olarak nitelendirilebilecek MPV neredeyse yok. Ford Mondeo ve Opel Insignia her zaman ortalamanın gerisinde kalmış. Ülkemizde çok sevilen Passat’ın B7 kasası son yılları hariç sorunlu görünüyor. İyi haber ise yeni kasasında Passat (B8) iyi bir performans sergiliyor. 2017 modelde normalden yüksek arıza oranları görülmesi dikkat çekiyor. 2017 model yılında bir model eski olana göre bile gerileme görülmüş. Aynı yıl VW Sharan ve Skoda Octavia’nın da ortalamadan sorunlu olması bu model yılı VW araçları için ilginç bir durum olmuş.
5 yaş araçlarda Audi ve BMW’ler harika performans sergiliyor. Mercedes de hemen arkalarında.
10 yaş araçlarda Audi A4, Q5 ve BMW 3 serisi gayet sorunsuz görünüyor. Mercedes ise sorunlu görülüyor.
Sanıyorum aks mesafesinden ötürü Ford Transit,VW Transporter gibi araçlar da bu grupta alıyor.
E Sınıfı
< Resime gitmek için tıklayın >
ADAC Değerlendirmesi
Üst orta sınıfta, Audi A6 ve BMW 5 serisi her zamanki gibi sorunsuz. Ticari araçlarda da en azından genç modellerde, Vito , Viano ve V-Serisi ile Mercedes , rakipleri Ford Tourneo , Opel Vivaro , Renault Trafic ve VW Transporter'ın biraz önünde görünüyor.
Dokuz ve on yaşındaki Mercedes E-Serisi her zamanki gibi kötü. Marş, kontak kilidi ve akü gibi bileşenlerle ilgili sorunlar, direksiyon sistemindeki aşınmış hortumlar ve arızalar görülmüştür. Mercedes E sınıfı için 2013/2014 model yılından itibaren tablonun iyileşmektedir.
Sorunsuz Araçlar
Audi A6
BMW 5 Serisi
Mercedes GLE
Fiyasko
E-Serisi (2010-11)
Tüm Sınıflarda En Güvenilirler
ADAC’ın kullandığı yeni bir veritabanı geçmiş bilgileri birleştirme imkanı sağlamış ve yıl başına 7 bin araçtan fazla olan modeller için 20 yaşına kadar olanlarının arıza istatistiklerini hesaplamak mümkün hale gelmiştir.
Tüm sınıflar içerisinde Toyota Yaris tüm yıllarda en güvenilir araç olarak nitelendirilmiştir.
Audi A3, A4, Mercedes A serisi de sorunsuz modeller arasında kabul edilmektedir. BMW 5 serisinin geçmişe göre çok daha az arıza çıkarmaya başladığı belirtilmiş ve bu alandaki ilerlemesi takdir edilmiş.
2002’den 2013’e kadar Renault Twingo da başarılı bulunmuş.
Öznel Değerlendirme
5 Yaş En Sorunsuz Araçlar
Alman Premium markalar,tüm 5 yaş araçlar içerisinde en sorunsuz olanları. Audi, üç modeliyle ilk beşe girmiş. BMW iki modeliyle zirvede eşlik etmiş.
10 Yaş En Sorunsuz Araçlar
10 yaşındaki araçlara ilişkin veriler incelendiğinde en sorunsuz ilk 5'de 5 farklı markanın sıralandığını görüyoruz. Almanlar ve Japonlar iki üreticisini ilk 5’e sokarken, Güney Kore’li bir üretici de zirvede yer alıyor.
< Resime gitmek için tıklayın >
Fransızlar sorunlu mu?
İstatistiksel olarak bakılacak olursa Peugeot 206 ve 207’nin arıza çıkarma ihtimali çok yüksek. 208, ilk yıllarında vasatı aşamıyorken 2016 ve 2017’de toparlanmış görünüyor. 2008 de tüm yıllarda ortalamadan iyi olan tek Peugeot. 308 ise ilk jenerasyonda sınıfının en sorunluları arasında. Güncel 308’de sevindirici ilerlemeler görülüyor. Artık sorunlu denemez ama ortalamanın üzerinde çıkıp sorunsuz denmesi için de çok erken. 3 yaşında bir Peugeot 308 en sorunsuz araca göre halen 6 kat fazla arıza veriyor.
Citroen’de Berlingo ve C3 listede görünüyor. Berlingo 2014 öncesi sorunluyken, sonrasında sorunsuz görünüyor. C3’ün iki model yılına ilişkin verisi bulunuyor. 10 yaş ve 3 yaş performansları gayet iyi.
Renault Twingo 2013’e kadar sorunsuz görünüyor. Sonrasında ortalamadan kötü. Clio vasatı aşamıyor. Captur ise en sorunsuzlar arasında. Megane, Scenic ve Kangoo ise neredeyse tüm model yıllarında sorunlu görünüyor.
Özetle Fransızların da artık Renault Captur ve Peugeot 2008 gibi sorunsuz modelleri var. Renault’nun Captur’daki başarı formülünü tüm model gamına yayması gerekiyor. PSA grubunda da ilerleme görülüyor ama rakipler çıtayı çok yükseğe çekti. Maziyi unutturmak zaman ve daha fazla çaba istiyor.
Japonlar halen sorunsuz mu?
Toyota Aygo ve Yaris yıldız gibi parlıyor. ADAC’a göre tüm sınıflar içinde en iyisi Toyota Yaris. Her ikisi de neredeyse kurşun geçirmezler. Auris de 2012 model yılı haricinde hep iyiler arasında.
Honda Jazz da listede yer aldığı yıllarda ortalamadan iyi sonuçlar sergilemiş. Küçük Japonlar yaşlandıkça genç kalıyorlar. Honda Jazz ve Toyota Aygo 10 yaş araçlar içinde en sorunsuzlar arasında yer alıyor.
Suzuki Vitara da tüm yıllarda ortalamadan sorunsuz. Swift 2013-2015 arası vasat görünse de diğer yıllarda ortalamanın üzerinde.
Mitsubishi SpaceStar da gayet sorunsuz görünüyor.
Mazda ise Ford ile ortak geliştirilen son proje olan ikinci nesil Mazda 3 sonrasında durumu toparlamış görünüyor. Öz kaynaklarıyla geliştirdiği Mazda 3 ve CX-5 2014 sonrasında sorunsuz.
Nissan’nın AB pazarındaki -Japonya üretimi 370 Z ve GT-R haricindeki- Renault ile ortak araçlarına artık Japon denemeyeceği için Japonlara halen sorunsuz denebilir.
Makyaj operasyonları işe yarıyor mu?
Makyaj operasyonları genellikle teknik iyileştirmeler de içerdiğinden sorunsuzluk düzeylerine olumlu etkiye neden olduğu söylenebilir. Örneğin Ford Focus III ve C-Max'de 2015 sonrası makyajlı modeller makyajsızlara kıyasla çok daha sorunsuz.
ÖZNEL DEĞERLENDİRME - Tartışma ve Sonuç
Çalışma sonuçlarını ülkemiz pazarındaki modellere genelleştirmek mümkün mü?
Almanya pazarındaki tercih edilen yakıt türü tercihleri, motor ve şanzıman tipleri ülkemize göre farklılıklar gösterdiği için sonuçların da farklılıklar göstermesi beklenmektedir. Örneğin en güvenilir araçlardan birisi olan BMW X1 incelenecek olursa AutoScout24 üzerinden Almanya’da satışta bulunan 2010-2017 arası araçların Almanya'da %76’sını, ülkemizde ise %37'sini dizel motorlu araçlar oluşturmaktatır.
BMW X1 özelinde ülkemizde satılan en çok satılan benzinli N20B16 motorun sorunsuzluk seviyesi ile Almanya pazarındaki en çok satılan dizel N47 motorun sorun çıkarma ihtimallerinin de farklı olması kuvvetle muhtemel.
Özellikle lüks araçlarda -vergi sistemi farklılığından ötürü- ülkemizde küçük hacimli motorlar tercih edilirken Almanya’da yüksek hacimli motorlar tercih edilmektedir.İki ülkede de çok satan F10 BMW 520i, N20B16 kodlu 1.6 litrelik motorla sadece Türkiye’de satılmaktadır. Genelleme yapmanın zorluğunu gösteren bir diğer örnek de küçük sınıfın en sorunsuz modeli olan Toyota Yaris’in Almanya’da satılan versiyonlarının büyük bölümünü HYBRID versiyonlar oluştururken, ülkemizdeki versiyonların büyük bölümünü 1.33 veya 1.5 benzinli motorların oluşturmasıdır.
Küçük sınıflarda her iki ülkede satılan motorlar çok benzer olsa da şanzıman tercihlerinin büyük farklılık gösterdiği görülmektedir.Ülkemizde Polo’nun %43'ü otomatik şanzımanla satılırken, Almanya’da ise sadece %14’ünün otomatik şanzımanla donatıldığını görülmektedir.Benzer durum diğer sınıflarda da görülmektedir. Örneğin Almanya’da Passat’ın %55’i Golf’ün %33’ü, ülkemizde ise Passat’ın %76’sı, Golf’ün ise %57’si DSG şanzımanla donatılmış durumdadır. DSG şanzıman tercih oranının Almanya'ya göre %50 fazla olduğu görülmektedir. Bu durum istatistikleri ülkemiz pazarındaki araçlar için genelleştirmeyi zorlaştırmaktadır.
Almanya’nın yol ve trafik koşulları ile ülkemizdeki koşullar büyük farklılık göstermektedir. Örneğin dur-kalk yüzünden ısınıp şanzıman uyarısı veren araç oranının ülkemizde çok daha fazla olması muhtemeldir. Ülkemizin engebeli topoğrafyası, şehir merkezlerinde dahi yükselti farkının yüksek olması, yol kalitesi vb. hususlar az da olsa sorunsuzluk düzeylerini etkileyebilir.
İklim de büyük farklılık gösteren bir başka husustur. Ülkemiz genelinde çok farklı iklim koşulları görülmektedir. Ülkemizde +50 ile -40 derece arasındaki sıcaklıklar görülmektedir. Bu durum ısıtma ve soğutma sistemlerine düşen yükü fazlalaştırmaktadır. Almanya için yeterli olan bir sistem ülkemizde yetersiz kalabilmektedir. Şüphesiz bu noktada araçların ülkelere göre farklı yazılım ve donanımlarla üretildiği hususu akla gelecektir. Ancak unutulmamalıdır ki bu durum ayrı bir Ar-Ge ve uyumlaştırma becerisi gerektirmektedir ve her markada farklı sonuçlanan bir süreçtir. Ülkemize gönderilen araçlar hem 50 derecede hem de -40 derecede çalışmak durumunda kalabilmektedir. Bunun sonucu olarak araçların 90 derecelik bir sıcaklık aralığında sorunsuz hizmet sunması beklenmektedir.
Benzer farklılıklar yakıt ve servis hizmetlerinin ülke özelindeki yapısı ve kalitesi için de göz önünde bulundurulmalıdır. Garanti sonrası yetkili servise devam oranı, özel servislerin kalitesi, tamir ve bakım işlemini gerçekleştiren servis ve personelin standartları büyük farklılıklar göstermektedir. Bu durumun farklı markalar üzerinde farklı etkilerinin olması muhtemeldir. Maalesef ülkemizde yetkili servislerde dahi eğitimli ve talimatnamelere uygun işlem gerçekleştiren personel sıkıntısı olduğu, standartlarda farklılıklar olduğu, bazı markalarda araca uygun yağ tedariğinin geciktiği görülmektedir(bknz. Ford Otosan’ın 1.5 TDCI’lar için 0W-30 yağı çok geç getirmesi).
Ülkemiz özelinde periyodik bakım mantığının yetkili servisler haricinde tam kavranamadığı görülmektedir. Sanayide bakım yaptırmak, genellikle yağ ve filtre değişimlerinden ibaret görülmektedir. Marka üzerinde ihtisaslaşmış özel servislerin çoğunda aracın bakım çizelgesine uygun hizmet sunulmamaktadır. Değişmesi, ayarlanması veya kontrol edilmesi gereken birçok sistem veya parça gözden kaçırılmaktadır. Akü seviyesi ölçümleri gerçekleştirilmemektedir. Bireysel ustaların veya özel servislerin teknik eğitime, nispeten pahalı lisanslı arıza tespit cihazlarına, markaya ve modellere özel tamir ve bakım ekipmanlarına erişimleri, bunlara yatırım yapma oranları ve genel bilinç düzeyleri düşük kalmaktadır.
Bakım aralıkları ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Almanya pazarında binek araçlarda 30-40 bin kilometreye varan periyodik bakım aralıkları sunulurken ülkemizde en yüksek bakım aralığının 20 bin kilometre olduğu görülmektedir.
Ülkemizde eski dönemlere kıyasla yakıt kalitesinde büyük iyileşme görülmektedir. Birçok dağıtıcı yüksek standartlarda hizmet sunmaktadır. Bununla birlikte az da olsa yakıt kalitesine bağlı sorunlar yaşanmaya devam etmektedir. Ülkemizde direkt enjeksiyonlu olmayan benzinli motorlarda LPG kullanımı oldukça yaygın. Özellikle yaşlı araçlarda LPG kaynaklı sorunlar sıklıkla yaşanmaktadır. Sorunsuzluk konusunda doğru uygulanamamış LPG'nin büyük dezavantajı bulunmaktadır.
Kullanıcı alışkanlıkları, kullanma kılavuzu okuma oranı, sürücü eğitimindeki farklılıklar vb. hususlar neticesinde farklılaşan davranışlar da araçların sorunsuzluk seviyesini etkileyebilmektedir. Örneğin ülkemizde arıza lambası yandığı durumda çekici veya yol yardımı çağırma oranının yurt dışına göre çok daha düşük olduğu söylenebilir.
Yukarıda yer alan ve yer verilmeyen birçok farklı unsur araçların genel sorunsuzluk düzeylerini farklılaştırmaktadır.
Almanya’daki tüm arızaların %50’sinin ADAC tarafından sisteme kaydedildiği belirtilmektedir. Bu nedenle çalışmanın kapsayıcılık oranı oldukça yüksek. Bu düzeyde bir örneklemin, geneli yüksek güvenilirlik düzeyiyle yansıttığı kabul edilebilir. Arıza veri tabanı;bağımsız, sistematik ve kapsamlı olduğundan sonuçları önemseyip üzerinde kafa yormaya değer. Ülkemize özel farklılıklar göz önünde bulundurularak alınması düşünülen araçlar iyi incelenmeli, zayıf noktaları gözden geçirilmeli ve satın alınacak modele ilişkin geçmiş servis kayıtları kontrol edilmelidir. Mümkünse yetkili serviste detaylı ekspertiz yaptırılmalıdır.
ADAC çalışmasına erişim:https://www.adac.de/rund-ums-fahrzeug/unfall-schaden-panne/adac-pannenstatistik/