K

Teğmen
11 Temmuz 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
41 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
K
18 yıl
95 astra f mi;96-99 ford escortmu?
fiyatları hemen hemen aynı .karar vermek zor.bu araçlardan hangisini tercih etmek lazım.önerilerinizi bekliyorum.
K
18 yıl
Acil yardım!!!Tekleme sorunu!
2004 astra g enjoy(85000 km) aracım da yaklaşık bir haftadır sabahları motor soğukken tekleme oluyor.Sıcakken herşey normal.Birde gaza geçince tekleme daha fazla oluyor araç stop edecek gibi oluyor ve arıza lambası yanıyor.Yetkili servise götürdüm bilgisayara bağladılar motor subap kapağı ve 2.silindirde tekleme gösterdi.Kapağın sökülmesi ve kurum varsa taşlanması siboplarda sorun varsa onlarında yapılması gerekir yaklaşık 1000 ytl ye yakın masraf var dediler.Bugünde özel olan başka bir servise götürdüm.Bilgisayara bağladı hiçbir şey görünmüyor dedi.muhtemelen kurumlaşma vardır biraz aracını devirli kullan sabahları da 2 dk ısıttıktan sonra hareket et bir de git gaz ayarı yaptır dedi.eğer 10-15 güne kadar düzelmezse gel ateşleme bobinini değiştiririz birde öyle deneriz en son çare motor subap kapağını söküp kurumları temizleriz dedi.Hangisinin dediğini yapacağım anlamadım şaşırdım kaldım.Önerilerinizi ve tecrübelerinizi paylaşısanız sevinirim.
K
19 yıl
astra uzaktan kumandasıyla ilgili bir soru!
kumandanın sanırım pili bitti.pilini değiştirdikten sonra tekrar kodlama falan gerekiyor mu?yoksa direk takıp kullaabiliyormuyuz?
K
19 yıl
2004 eski kasa opel astra enjoy 20.000 ytl ye alınır mı?
83.000 km de sıralı sistem tüp var bir tek sağ kapı değişmiş bu fiyata alınır mı? ne desiniz yorumlarınızı bekliyorum.
K
19 yıl
İlk Türk arabası Devrim!
Arkadaşlar bir çok insan bizim bir araba ürettiğimizi bilmiyor.Yerli araba deyince aklımıza ilk gelen anadoldur.
Oysa motorundan kaportasına kadar herşeyi Türk emeğiyle yapılan otomobil Devrim'dir.




“DEVRİM”

İLK TÜRK OTOMOBİLİ

CUMHURBAŞKANI CEMAL GÜRSEL'İN TALİMATLARIYLA 1961' DE ŞİRKETİMİZDE ÜRETİLEN, TÜRKİYE' NİN İLK OTOMOBİLİ.

>> DEVRİM'İN HİKAYESİ
16 Haziran 1961 günü Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 kadarı Ankara' da bir toplantıya çağrıldılar.

Toplantıya başkanlık eden Genel Müdür Yardımcısı Emin BOZOĞLU, Ulaştırma Bakanlığından alınan bir yazıyı okudu. Yazıda “ Ordunun cadde binek ihtiyacını karşılayacak bir otomobil tipinin geliştirilmesi “ görevinin TCDD İşletmesine verildiği ve bu amaçla 1.400.000.-TL ödenek ayrıldığı belirtiliyordu.

Verilen termin 29 Ekim 1961, yani tanınan süre 4.5 aydı. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir miydi ? Bırakınız geliştirmeyi, hiçten yola çıkarak, çalışabilecek bir otomobil yapılabilir, böyle bir mucize gerçekleştirilebilir miydi? Toplantıda söz alanların çoğu böyle bir projede seve seve çalışmaya hazır olduklarını, fakat böylesine kısa bir sürede sonuç alınabileceğini sanmadıklarını dile getirmeye çalışmış, bir kısmı da “ hayır “ demişlerdi.

Tüm ülkede ise üniversitesinden, basınına, bir avuç sanayicisinden, politikacısına, sesini duyurabilen herkes Türkiye'de ne otomobil, ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, hatta film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.

Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 29 Ekim 1961 sabahı Türkiye' de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye' de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi binasının önüne götürülerek Cumhurbaşkanı Cemal GÜRSEL Paşa' ya sunulabiliyor, bir ikincisi Paşa' yı Anıtkabir' e götürüyor, sonra da Hipodrom' daki geçit resmine katılıyordu.

Bu nasıl gerçekleşmişti ?

Projeyle başka bir kuruluşun değil de Demiryollarının görevlendirilmiş olması,bir yandan, o tarihlerde TCDD' nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı' ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunması, öte yandan Genel Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Emin BOZOĞLU' nun asker kökenli ve aynı zamanda Sıtkı ULAY Paşa' nın akrabası olması dolayısıyla Milli Birlik Komitesi ve çoğu kabine üyelerince yakından tanınıyor ve güveniliyor olmasının sonucu idi.

Yüksek Mühendis Emin BOZOĞLU yönetim grubunun başı olarak, projenin yürütülmesi ve sonucuna ulaştırılmasında da gruptaki öteki yöneticiler gibi bütün bürokratik engelleri cesaretle aşarak her türlü imkanı sağlamak ve kimi kişisel sorunlar, kimi görevin çok yanlılığı ve ivediliği gibi nedenlerle büyük gerilim altında bulunan 20 mühendisin olağanüstü bir tempoyla fakat gönül rahatlığı içinde çalışmalarını sağlamak suretiyle de birinci derecede rol oynamıştı.

Zamana karşı yapılan yarışın kazanılmasında ikinci etken, görev alan mühendislerin proje süresince hafta sonları da dahil her gün, en az 12' şer saat, gerektiğinde bazı geceleri sökülmüş bir otomobil sedirinin üzerinde birkaç saat kestirmek suretiyle işbaşında kalmaktan kaçınmayacak ölçüde davaya gönül vermiş olmalarıydı.

16 Haziran 1961 günü yapılan toplantıda, çalışmalar için en uygun yerin, (bugünkü TÜLOMSAŞ) Eskişehir Demiryol Fabrikalarında dökümhane olarak yapılıp kullanılmayan bir bina, en uygun yöntemin de elden geldiğince çeşitli tipten otomobil yapısını yakından inceleyerek fikir edindikten sonra, yapılacak tipin boyutları, motor, şanzıman vb. öteki grup ve parçalarının nasıl tasarlanıp imal edileceği üzerinde durulması olduğu sonucuna varıldı.

İşyeri olarak seçilen atölyenin hazırlanması için Eskişehir' e talimat verildi ve otomobili olanların 19 Haziran' da Eskişehir' de bulunmaları istendi. Dökümhane binası zemini, lokomotif kazanlarında kullanılmak üzere alınan saç levhalarla döşendi. Kapının üzerine, kocaman rakamlarla kaç gün kaldığını gösteren bir levha asıldı. Projenin bitimine dek bu levha, her gün bir azalarak, sonuna kadar orada kaldı. Atölyede bir başüstü gezer vinç, çeşitli bankolar ve bir toplantı masası vardı. Yakınında bir de çay ocağı bulunan bu masa dört ay süreyle hem toplantılar, hem dinlenme, hem de gerektiğinde çalışma masası olarak kullanıldı.

Atölyede yapılan ilk toplantıda “ Yönetim Grubu “ açıklandı. Genel Müdür Yardımcısı Emin BOZOĞLU başkanlığında, Fabrikalar Dairesi Başkanı Orhan ALP, Cer Dairesi Başkanı Hakkı TOMSU, Cer Dairesi Başkan Yardımcısı Nurettin ERGUVANLI, Eskişehir Demiryol Fabrikaları Müdürü Mustafa ERSOY, Adapazarı Demiryol Fabrikası Müdürü Celal TANER, Ankara Demiryol Fabrikası Müdürü Mehmet NÖKER' den oluşan grupta iki de emekli subay vardı: Genel Müdürlük Müşaviri Hüsnü KAYAOĞLU ve Necati PEKÖZ. Ardından çalışma grupları belirlendi: Dizayn, motor-şanzıman, karoseri, süspansiyon ve fren, elektrik donanımı, döküm işleri, satın alma işleri ve maliyet hesapları grupları.

Önce otomobilin ana hatları saptandı. Dört ila beş kişilik, toplam 1000-1100 kg-ağırlığında, orta boy denilebilecek bir tip üzerinde mutabık kalındı. Motor 4- zamanlı ve 4 silindirli olmalı, 50-60 BG vermeliydi.

Karoseri için hazırlanan 1:10 ölçekli maketlerden seçilen birinin 1:1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Karoserin damı, kaput ve benzeri saçları, bu modelden alınan kalıplarla yapılmış beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Bir yandan da Willy's Jeep, Warswa, Chevrolet, Ford Consul, Fiat 1400 ve 1100 motorlarının incelenmesinden sonra Warswa motoru örnek alınarak yandan supaplı bir 4- silindirli motorun gövde ve başlığı Sivas Demiryol Fabrikasında dökülüp, Ankara Demiryol Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir' de yapıldı. Motor Ankara Demiryol Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG' den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikası aynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi. B- motoru adı verilen üstten supaplı bir üçüncü motorda Eskişehir' de imal edildi.

Süspansiyon grubu ön takımlar için “ Mc Pearson “ sistemini önerdi ve numuneye göre Eskişehir' de imal edildi.

Eylül sonlarına doğru ön ve arka camları piyasada bulunabilenlere intibak ettirme zorunluluğu nedeniyle modele göre biraz değiştirilmiş, iki gövde çakılmış ve biri A, öteki B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu. Şanzımanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı.

Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorun, gövde – motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi kabul edilmedi. İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu.

Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı ile diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçaları yerli idi.

Bir yandan bu ilk otomobilin yol tecrübeleri sürdürülürken bir yandan da Cumhurbaşkanı' na sunulmak üzere B- motoru ile donatılan ikinci otomobilin yetiştirilmesine çalışılıyordu. Siyah renkteki bu 2 numaralı Devrim' in son kat boyası ancak 28 Ekim akşamı vurulabildi. Pasta ve cilası Ankara' ya sevk edilirken gece trende yapıldı. Buharlı lokomotiflerle çekilen trende bacadan sıçraması muhtemel kıvılcımlardan ötürü güvenlik önlemi olarak benzin depoları boşaltıldı.

Tren sabaha karşı Ankara' ya ulaştı. İki Devrim Otomobili o zamanlar Sıhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryol Fabrikası' na indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal sabahleyin Sıhhiye' deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis' e gidilecekti.

29 Ekim sabahı, Devrimler motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için, Mobil' e uğramadan yola devam ettiler. Meclis' in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin 1. Arabaya kondu. 2 numaraya konacağı sırada Cemal Paşa Meclis' in önüne gelmiş ve Anıtkabir'e gitmek üzere 2 numaralı Devrim Otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 m. Kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa' nın “ Ne oluyor ? “ sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU “ Paşam, benzin bitti. “ cevabını verdi. Paşa' dan özür dilenilerek 1 numaralı Devrim' e geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir' e bu otomobil ile gitti. İnerken ünlü “ Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama, doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz ” sözlerini söyledi.

Ertesi gün bütün gazetelerin söz birliği etmişcesine “ 100 metre gidip bozuldu “ başlığını attıkları 2 numaralı Devrim, aynı gün Hipodrom' daki geçit törenine katılıyor, ne bundan, ne de Cemal Paşa' nın Anıtkabir' e bir başka Devrim otomobili ile gittiğinden söz ediliyor; yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruluyordu. Oysa aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan “ At neslinin ıslahı “ için 25 Milyon TL. ödenek ve sonucundan kimse söz etmiyordu.



Karoseri Grubundan Y. Mühendis SALİH KAYA SAĞIN' ın yazısından derlenmiştir.




NOT : 1961 yılında 4 adet üretilen DEVRİM Otomobillerinden sadece birisi günümüze ulaşmıştır. TÜLOMSAŞ Müzesi bahçesinde, özel olarak yapılan camlı garajda muhafaza edilen DEVRİM Otomobili halen çalışır durumdadır.
“ D E V R İ M ”

İLK TÜRK OTOMOBİLİ'NİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

OTOMOBİLİN AĞIRLIĞI 1250 KG
MOTOR TİPİ A4L
MOTOR DEVRİ 3600 D/DK
SİLİNDİR SAYISI 4
SİLİNDİR ÇAPI 81 MM
GÜÇ 50 HP
KARAKTERİSTİK 4 ZAMANLI, SU SOĞUTMALI,YANDAN SÜBAPLI,
BASINÇLI YAĞLAMA.

İMAL SÜRESİ 4,5 AY
İMAL TARİHİ 1961

İMAL YERİ ESKİŞEHİR DEMİRYOLU FAB.
ÜRETİM SAYISI 4



< Resime gitmek için tıklayın >
K
19 yıl
Bu aracı sattım.Pişmanım!
arkadaşlar 98 1.6 ies aut. aracımı bi anlık gaza gelme sonucu sattım.(15.750 ytl ye).Model yükselteyim diye sattım ama piyasada 2005 model araçlar bile benim aracımdan iyi durumda değil.Şimdiden özledim valla.Gerçekten bu araçların değerini bilmek lazım.

< Resime gitmek için tıklayın >

< Resime gitmek için tıklayın >
K
19 yıl
aracım çok yakmaya başladı!!!
Aracım 98 honda civic 1.6 ies ot. lovato fast sıralı sistem takılı.daha birkaç hafta öncesine kadar aracım km de 0,14-15 ykr yakarken son ölçümlerimde 0,17 ykr gibi rakamlara çıktı.Taktırdığım yere götürdüm ayar yaptırdım.İlk yaptığı ayarda araç yerinden kalkmaz oldu.Yeniden ayarlattım performans normale döndü ancak yaptığım ölçüme göre aracım 0,18 ykr yaktı.Montajı yapanlar bakımları yaptırıp yaptırmadığımı sordu.(Aracıma bahane bulmaya çalışıyorlar)Halbuki bujiler yeni,yağı yeni değişti.onların demesine kızıp hava filtresinide değiştirdim.Acaba ayarımı yapamıyorlar anlamadım.Eğer öyle ise Ankara'da iyi ayar yapan bir yer var mı varsa ona gideyim.Çok yakıyor diye götürüyorum adamlar bi ayar yapıyor maaşallah araba yerinden kalkmıyor.Yoksa tasarruf yapalım diye eski sistemlerdeki gibi aracın performansından ödün vererek mi ayar yaptırmak gerekiyor.Eğer öyle ise sıralıya ne diye dünya para veriyoruz.
K
19 yıl
otomatik vitesli araç stop eder mi?
amcamın 99 polo classic oto.vit. aracı var.Bu araç bazen ilk çalıştırmalarda stop ediyor.Bazende seyir halinde lambalarda durduğumuzda vites d konumunda iken titreme yapıyor.Rölanti basen normal oluyor bazen ise stop edecek kadar düşüyor.Acaba sebebi ne olablir?
K
19 yıl
Aracım neden yamuk duruyor?
Arkadaşlar aracım benzinlikte iken farkettim yaklaşık 3-4 cm kadar sağ tarafa doğru eğimli duruyor.Bazıları şaside eğiklik vardır diyebilirler ama öyle olmadığını çok iyi biliyorum.Çünkü 2.sahibiyim ilk sahibi de dedem di.O yüzden başka bir yerde sorun olduğunu düşünüyorum.Tüpün tankından(32 lt'lik) dolayı olabilir mi acaba?Sorun nerede olabilir?
K
19 yıl
16-17.000 arasına 99 model üstü golf alınabilir mi?
Bu fiyat aralığında temiz bir golf bulabilirmiyiz veya bora da olabilir.Özellikle Ankara'da.Yardımcı olursanız sevinirim.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.