C

Yüzbaşı
21 Ekim 2015
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
2 üye
Görüntülenme (?)
907 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
C
geçen hafta
GSS BORCU HAKKINDA BAKARMISINIZ
Arkadaşlar geçen gss borcuma bakayım dedim 107 TL Borç var şimdi baktım bir anda 217 TL olmuş nasıl oluyor bu ben anlamadım?
borçlu dönem sayısı 1 diyor. 2 tane borcum varmıs birini yatırmayı unuttum yatırdım cari dönem borcu kalmıstı yandada yazıyordu cari dönem diye
şimdi baktım GSS prim tahsilatı 217 Lira diyor bilen biri bakabilirmi
C
3 ay
Erdoğan cumhurbaşkanlığına yeniden aday olabilecek mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dahaki seçimde aday olamayacağı konuşulmaya başlandı. Anayasa’ya göre bir kişi en fazla iki defa seçilebiliyor. Son olarak Genç Parti Kurucusu Cem Uzan’ın ortaya attığı iddiayı Türkiye’nin önde gelen hukukçuları SÖZCÜ’ye değerlendirdi.


Normal şartlarda Cumhurbaşkanlığı seçimi, Genel Seçim'le birlikte en geç 25 Haziran 2023'te yapılacak. İki yıldan fazla süre var ancak tartışmalar şimdiden başladı.
Tek tük de olsa Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığa yeniden aday olamayacağı iddiaları ortaya atıldı. Son olarak Genç Parti Kurucusu Cem Uzan, dün verdiği bir röportajla konuyu gündeme taşıdı.
Anayasa'ya göre bir kişi en fazla 2 defa cumhurbaşkanı seçilebiliyor. Anayasa'nın 101. maddesinde düzenlenmiş. Maddenin, ikinci fıkrası aynen şöyle:
“Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.”
İddiaya göre Erdoğan 2014 ve 2018'de iki defa seçildiği için üçüncü defa seçilmesi mümkün değil.
Türkiye'nin önde gelen hukukçuları, SÖZCÜ'nün, “Erdoğan cumhurbaşkanlığına yeniden aday olabilir mi?” sorusunu yanıtladı: 

 “ANAYASA’NIN ‘İKİDEN FAZLA SEÇİLEMEZ’ HÜKMÜNE DOKUNULMADI”
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu: 
“Anayasa’nın 101'inci maddesi açık… 2017'deki Anayasa değişikliğinde hiç dokunulmamış bir madde bu… Yani herhangi bir değişikliğe uğramamış, ikiden fazla seçime giremeyeceği hükmünü taşıyan bir madde… Bu yine uygulanması gereken bir hüküm.”
“SADECE TBMM SEÇİMİN YENİLENMESİNE KARAR VERİRSE ADAY OLABİLİR” 
“Bu itibarla Cumhurbaşkanı'nın 2014'te ve 2018'de seçilmesinden sonra bir daha aday olması sadece TBMM'nin herhangi bir şekilde seçimin yenilenmesine karar vermesi halinde mümkün. Yani Meclis'te öyle bir karar alınabilirse evet aday olabilir. Onun dışında bu mümkün değil. Böyle bir ihtimal de yok şu anda…
Herhangi bir rejim değişikliği diye bir şey de yok zaten. Onun için ‘sistem değişti bu ilk seçimdi’ diyerek aday olabileceğini savunmak da mümkün değil.”

“KENDİNE ÖZGÜ KARAR VEREN BİR YSK VAR” 

“Herhangi bir şekilde aday gösterilirse bunu inceleyecek ve buna karar verecek olan yer YSK… YSK, son halk oylamasında mühürsüz oyların sayılmasında kanuna rağmen karar verdi.
Yani kanunu bir tarafa bırakıp ona göre kendine özgü kararlar verebilen bir Yüksek Seçim Kurulu'nun nasıl bir karar vereceğini şimdiden söylemek mümkün değil. 
Anayasa ve yasalara göre Sayın Cumhurbaşkanı, eğer TBMM seçimin yenilenmesine karar vermezse aday olamaz. Aday olamaz da bu kağıt üzerindeki olay… “Peki aday gösterilirse YSK bunu kabul ederse ne olacak?” sorusunun cevabı bende yok.”
“ENVER PAŞA'NIN ‘YOK KANUN, YAP KANUN' TEZİNE BENZER” 
“İkinci yol da Anayasa değişikliğidir. Ama 400'ünüz yok değiştiremezsiniz. Halk oylamasına götürmek için 360 oya ihtiyaç var337'de kalmışsınız ötesi yok. Nasıl yapacaksınız Anayasa değişikliğini. Muhalefeti buna ikna etmeniz lazım. Anayasa'nın 67'nci maddesi yapılan değişikliklerin bir yıl sonra yapılacak seçimlerde uygulanamayacağını da hüküm altına almıştır. Bir de bu var. Ama Anayasa'ya geçici bir madde koyar onu da kaldırırsınız. Yani hukuk oynamaya başladığınız zaman önünüze yepyeni sorunlar çıkarır. E hukukun üstünlüğü bu değil tabi…Bu Enver Paşa'nın, “Yok kanun, yap kanun” tezine benzer.”

PROF. ÖZBUDUN: “TARTIŞILACAK BİR TARAFI YOK”
Anayasa Hukuk ve Siyaset Bilimi Uzmanı Prof. Ergun Özbudun: 
“Durum çok net. Tartışılacak birtarafı yok. Gayet açık. Meclis 5'te 3 çoğunlukla seçimlerin yenilenmesine karar vermedikçe üçüncü defa aday olamaz.
Yani aksine yapılacak her türlü yorum gayet yapay bir yorum olur. Çünkü Anayasa'nın hükmü açık. O değişmedi duruyor. Anayasa bir tek istisna getirmiş o da Meclis'in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi.
Meclis de üye tamsayısının 5'te 3'ünün oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar verir. Bu ihtimalde iki seçim de birlikte yapılıyor. Hem cumhurbaşkanlığı seçimi, hem genel seçimler. Tek istisna bu. Ama muhalefetin en azından bir kısmının da katılması gerekiyor. Bu nedenle bu ihtimal zor görünüyor.


PROF. KÖKER: “ÜÇÜNCÜ DEFA SEÇİLEMEZ” 
Anayasa Hukuku Uzmanı Prof. Levent Köker: 
“Benim kişisel fikrim, Anayasa'nın 101'inci maddesindeki cumhurbaşkanının ikiden fazla seçilemediği ifadesi aynen muhafaza edildiğine ve Sayın Cumhurbaşkanı da 2014'te ve 2018'de seçilmiş olduğuna göre, 3'üncü defa seçilememesi gerekir. Benim şahsi kanaatim budur.
Bu konuda henüz kimse bir şey söylemedi, iktidar cenahından bir fikir yürütene rastlamadım. Öyle zannediyorum ki diyebilirler ki, “2017 Anayasa değişikliğinde bu maddenin tümü başlığıyla birlikte yeniden düzenlendiği için, cumhurbaşkanı da 2017'deki bu yeni düzenlemeden sonra 2018'de seçildiği için bu bir ilk seçim olacaktır”
“ANAYASALARDA SİSTEM YAZMAZ”
Daha çok duyduğumuz şey de şudur: “2017'de sistem değişti, o değişik sistemden sonra cumhurbaşkanı 2018'de ilk defa seçilmiştir. Dolayısıyla 2018 yeni sistemde ilk seçimdir” Bu gibi akıl yürütmeleri var. Bu iktidar yanlıları veya Sayın Cumhurbaşkanı'nın 3'üncü defa da seçilebilmesini mümkün görenlerin fikri…
Anayasalarda sistem yazmaz. Anayasa'da maddeler vardır. Mesela ABD Anayasası'nda “Başkanlık Sistemi” diye bir şey yazmaz, Fransa'da Anayasası'nda “Yarı Başkanlık Sistemi” yazmaz. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da “Parlamenter Sistem” diye bir laf yoktur. Keza, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” diye de bir laf yoktur.
Sistemin adını siyaset bilimcileri, anayasa hukukçuları gibi doktrinle uğraşan insanlar koyar.
Dolayısıyla Parlamenter Sistem'den, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtik diye bir düzenleme yapılmış değildir.
“YSK ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINI KOLAY KOLAY REDDEDEMEZ” 
Ama bu konuda nihai kararı günü geldiğinde Yüksek Seçim Kurulu verecektir. Onun hangi yoruma itibar edeceğini şimdiden bilemeyiz. Bugünkü şartlar altında, şu an mesela böyle bir şey hemen gündeme gelse YSK böyle bir ret kararı verebilir mi diye sorsanız.. Bence veremez kolay kolay ama belli de olmaz.


Kaynak : https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/erdogan-cumhurbaskanligina-yeniden-aday-olabilecek-mi-6281178/
C
3 ay
Eski MB başkan yardımcısı: Rezerv eksi 42.3 milyar dolar; dövizi kim aldı belli değil
Eski Merkez Bankası başkan yardımcısı İbrahim Turhan, Türkiye’nin net döviz rezervinin söylendiği gibi 95 milyar dolar değil, eksi 42.3 milyar dolar olduğunu, 130 milyar doları bulan döviz satışında yöntemin şeffaf olmadığını, alıcının bilinmediğini söyledi.

Son günlerde Merkez Bankası rezervlerindeki düşüş iktidarla muhalefet arasında tartışma konusu oldu.



CHP hafta sonunda Twitter hesabından “Damadı kimler susturuyor? 128 milyar dolara ne olduğunu kimler saklıyor” başlıklı bir paylaşım yaptı. Paylaşımda MB’nin döviz rezervinin -47 milyar dolara düştüğü belirtilerek, “Bunların hesabının sorulmasını kimler engelliyor” ifadeleri yer aldı..
Erdoğan ise damadı Berat Albayrak döneminde MB rezervlerinde yaşanan düşüşü, ‘ödemeler dengesinde sıkıntı yaşamamak adına yapıldığı’ söylemiyle savunurken, rezervleri yeniden rekor seviyelere ve üzerine çıkaracaklarını söyledi.
Dünya’dan Alaattin Aktaş’a konuşan Turhan, 130 milyar dolarlık döviz satışı için soruşturma yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, Turhan “Zira yöntem şeffaf değildi. Satışın hangi yöntemle, hangi dönemde, hangi kurdan ne kadar yapıldığı, alıcıların da kimler olduğu belli değil” dedi.


Turhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün 95 milyar dolar seviyesinde olduğunu söylediği rezervler içinse farklı bir hesap yaptı.
Rezervi eksi 42.3 milyar dolar bulan Turhan hesabını şöyle anlattı: “5 Şubat itibarıyla 96.4 milyar dolar brüt rezerv var. Ama yükümlülüğümüz de var. Bunları düşünce kalan net uluslararası rezerv 14.1 milyar dolar. Üstelik bunun hepsi Merkez Bankası’nın da değil. Piyasayla, yani bankalarla yapılan swaplar 41.7 milyar. Tutar, Katar’dan alınan 15 milyar da eklenince 56.7 milyar yapıyor.
Net rezerv ne kadar 14.1 milyar, bundan toplamı 56.7 milyar olan bankalarla yapılan swapı ve Katar’dan ‘hatır çeki’ ile alınan tutarı düşünce geriye kalıyor eksi 42.6 milyar. Yani Türkiye’nin net döviz rezervi söylendiği gibi 95 milyar dolar değil, eksi 42.3 milyar dolardır.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/eski-mb-baskan-yardimcisi-rezerv-eksi-42-3-milyar-dolar-dovizi-kim-aldi-belli-degil/
C
8 ay
CRC hatası aslında normal birşey'mi?
arkadaşlar CRC hataları alıyorum bu normal bir durum'mu? port değişikliği/modem değişikliği saha kart/port değişikliği / ev iç kablo değişikliği yapıldı ama crc hatası almaya devam etmekteyim.
şu an modemi sıfırladım download'da 8 crc hatası olmuş bile. bazen kısa süre içerisinde tavan yapıyor. Türk telekom ekibi hiç bir sorun olmadığını alt yapının detaylı incelendiğini söylüyor
sorun sizce kimde?
C
8 ay
Cübbeli 2 bin selefi derneğinin silahlandığını iddia ediyor
Cübbeli Ahmet, Türkiye’de 2 bin selefi derneğinin silahlandığını ve iç savaşa hazırlandığını iddia etmişti. Cübbeli: “Yurt genelinde 2 bin Selefi yanlısı derneğin silahlandığını söylemiştim. Bunlardan en az 150’sini öğrendim. Savcı davet ederse isim isim anlatacağım. Bu bir vatandaşlık görevi" dedi. Bu bilgilere nereden ulaştığı sorulan Cübbeli Hoca, "Değişik illerde arkadaşlarımız var. Bunların anlattıkları, bize dikkatli olmamız için yapılan uyarılar var" dedi.Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan: Savcıların harekete geçmesi lazım. Cübbeli’ye “Ver bakalım elindeki bilgileri” denmesi lazım.'' dedi.Kaynak : http://www.gazetevatan.com/cubbeli-ahmet-hoca-nin-sozleri-olay-oldu-savcilar-cubbeli-yi-if-1343448-gundem/
C
geçen yıl
bu elektrik faturaları ne böyle?
Arkadaşlar sanırım herkesin elektrik faturası yüksek gelmiş doğru'mu? konusu vardı çünkü onu bulamadım bende yeni bir tane konu açtım doğru dürüst birşey çalışmıyor 234 lira gelmiş??
C
geçen yıl
Erdoğan’ın Trump’a ‘ittifakı sürdürme’ mektubu
Türkiye, salgınla mücadelede yardımlaşma ve destek için ABD’ye de sağlık malzemeleri yolladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu yardımla birlikte, Covid-19’la mücadelede dünyanın en çok tıbbi destek sağlayan üçüncü ülkesi olduğumuzu ilan etti.

Ne mutlu bize!

Çavuşoğlu kısa bir süre önce de “Kendimizin tıbbi ekipman ihtiyacı olmasına rağmen 34 ülkeye yardım elimizi uzattık” demişti (15.04.2020).

Çavuşoğlu’nun “en çok tıbbi destek sağlayan” üçüncü ülke olduğumuzu ilan ettiği saatlerde ise Türkiye içinde maske dağıtımı konusu belirsizliğini sürdürüyordu. PTT’ydi, eczanelerdi derken bir türlü doğru düzgün dağıtılamayan maskelerin son olarak işyerleri tarafından dağıtılmasına karar verildi!

Neyse, konumuz bu değil. Konumuz, ABD’ye yardım nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Devlet Başkanı Donald Trump’a yolladığı mektup...

ABD’ye verilen mesaj

Erdoğan’ın Trump’a gönderdiği mektubun ilk bölümü iki ülkenin salgınla mücadeledeki başarılarını anlatıyor.

İkinci bölümde Türkiye’nin ABD’nin güvenilir ortağı olduğu, bu nedenle dayanışma sergileyeceğine ABD’nin güvenebileceği belirtiliyor.

Ve bu iki bölümü asıl bölüm izliyor...

Erdoğan, Trump’a aynen şöyle diyor: “Suriye ve Libya başta olmak üzere, bölgemizdeki son gelişmeler, Türk-ABD ittifakının ve işbirliğinin en güçlü şekilde sürdürülmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.”

Hadi Libya’yı geçtik... Fakat Suriye’deki hangi gelişmeler Türkiye-ABD ittifakının sürdürülmesinin gerektiğini göstermiştir?

ABD, PKK’nin Suriye kolu olan PYD/YPG’ye TIR’lar dolusu silah yardımı yapmaktan vaz mı geçmiştir ki Türkiye-ABD ittifakı Suriye’de sürebilsin?

ABD Suriye’nin kuzeyinde bir PYD devleti kurmaktan vaz mı geçmiştir ki Türkiye-ABD ittifakı Suriye’de sürebilsin?

Erdoğan’ın taktik amacı

Kuşkusuz bu iki sorunun Türkiye’nin çıkarına bir olumlu yanıtı yok...

O zaman geriye ne kalıyor?

Suriye’de Rusya ile yürütülen işbirliğinin AKP tarafından sürekli ABD’yle pazarlıkta kullanılan bir kart olduğunu biliyoruz. AKP’nin kendisine Suriye’de alan açan hedefleri konusunda Rusya’yla sorun yaşadığında da, ABD’ye mesajlar vererek Moskova’yı geri adım atmaya zorladığını da biliyoruz.

Bu türden taktik hamleler son dört yıldır çokça sergilendi...

Erdoğan’ın Trump’a “ittifakı sürdürme” çağrısı da yine bu türden bir taktik...

Ancak ekonomik kriz nedeniyle bu kez AKP’nin taktik seviyeyi yükseltmeye çalışabileceğinin işaretleri var.

S-400’lere salgın bahanesi

Anımsayın: S-400’ler 2020 Nisanı’nda aktif hale getirilecekti. Türk görevlilerin eğitimi de dahil tüm çalışmalar bu takvime göre yapıldı.

Ancak nisan ayı geldiğinde farklı bir tablo ortaya çıktı!

20 Nisan’da Reuters’a açıklama yapan bir Türk yetkili, S-400’lerin aktif hale getirilmesinin koronavirüs salgını nedeniyle birkaç ay ertelendiğini belirtti!

Ve bu açıklama yalanlanmadı!

Bir silah/savunma sisteminin aktif hale getirilmesinin virüs salgınıyla ilgisi ne peki? Örneğin salgın var diye TSK tankları çalıştırmıyor mu? Örneğin salgın var diye radarlarımız kapalı mı?

Böyle mazeret olur mu?

İki kırmızıçizgi

İşin esası, anlayabildiğimiz kadarıyla şu: Hem S-400’ü ertelemek hem de ABD’ye Libya ve Suriye’de ittifakı sürdürme mesajı vermek, AKP hükümetinin para arayışıyla ilgili...

Şu anda doları belli bir seviyede tutmak için Merkez Bankası’nın rezervleri eritiliyor. Ancak bunun bir sonu var.

AKP hükümeti o nedenle aşamalı olarak karantina önlemlerini de kaldırmayı planlıyor. Erdoğan belirtti: “Salgın tedbirlerini aşamalı olarak kaldırdıkça halkımızın ve devletimizin kasası tekrar dolmaya başlayacak” (28.4.2020).

Ancak görünen o ki, turizm gibi Türk ekonomisinin en önemli gelir kaynağı da bu yıl olmayacak ve ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıyayız.

AKP hükümeti o nedenle para arayacak. Daha önce Berat Albayrak’ın Londra tefecileri ve New York bankerleriyle yaptığı türden görüşmeler olacak.

İşte AKP hükümeti o süreç boyunca S-400’ü ertelemeyi ve Suriye’de ABD’yle kısmi bir işbirliği yürütmeyi planlıyor görünüyor...

Fakat önemle belirtelim: Türkiye kesinlikle S-400 savunma siteminden vazgeçmemelidir, vazgeçemez. Ve Türkiye, kesinlikle yeniden ABD’yle Suriye’de işbirliği yapamaz.

Bu ikisi Türkiye’nin kırmızıçizgisi olmalıdır; ekonomik nedenlerle bu kırmızıçizgilerin rengini açmaya çalışmak, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını hiçe saymak olur ki bunun da siyasi bedeli ağır olur...

Kaynak :http://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/erdoganin-trumpa-ittifaki-surdurme-mektubu-1735947
C
geçen yıl
Koronavirüse Yakalanan Doktor Anlattı: 'Gözlerimi Açamıyordum, Nefes Almak Bile Zordu'
İstanbul’un Avrupa yakasındaki bir kamu hastanesinde geçen cumartesi ateşi yükselen ve beş gün sonra test sonucu pozitif çıkan bir uzman doktor virüsle mücadelesini anlattı: "İlk iki gün yataktan çıkamadım. Nefes almak bile zordu. İlk iki günü, saç telini kaldıramayacak bir halsizlik diye tanımlıyorum. 48 saatin 45 saati uyudum. Su içecek gücüm bile yoktu."

Milliyet'ten Mert İnan'a konuşan doktor, bir haftayı aşkın süredir yatak odasından sadece tuvalet ihtiyacı için çıktığını, kendisi gibi doktor olan eşi ve beş yaşındaki kızından izole olarak tedavisinin evinde devam ettiğini belirtti.

Doktor hastalıkla mücadelesine ilişkin şunları anlattı:

"İstanbul’un en yoğun kamu hastanelerinden birinde genel cerrah olarak çalışıyorum. Geçen cumartesi nöbetçiydim. Koruyucu malzemelerin serviste nasıl dağılacağı üzerine çalışırken, gece yarısı tüm kas ve eklemlerimde çok şiddetli ağrılar hissetmeye başladım. Vücut sıcaklığım bir saat sonra 38.5’a çıkınca, gribal semptom tedavisinde kullanılan ateş düşürücü ilaç ile bilindik kan sulandırıcı ilaçtan içtim."

"Eşim şubat ayında Güney Kore’ye gitmiş ve doktor olduğundan dönüşte lazım olur diye hızlı test kiti getirmişti. O gece hızlı test kitini kullandık ancak sonuç negatif çıktı. Ateşim, ağrı ve kramplar geçmeyince sabah evde istirahate çekildim."

"İlk gün öksürüğüm yoktu. Enfeksiyon uzmanı arkadaşlarıma danıştığımda akciğer tomografisi çektirmem gerektiğini söylediler. Eşimin çalıştığı bir vakıf üniversitesinde çekilen tomografi sonucu da negatif çıktı ancak geçmek bilmiyordu. Enfeksiyon uzmanı arkadaşlarım bazı ateş düşürücü ve gribal ilaçlar reçete ettiler. Şikayetlerim ikinci gün biterken, yani geçen pazartesi PCR testi yaptırdım. Çarşamba ateşim düştü."

"Test sonucumu ancak perşembe sabahı öğrenebildim. Hastaneden sonucun pozitif olduğunu bildiren telefonu aldığımda moralim bozulsa da ateş ve kramplar bitmişti. Şu an sadece halsizlik hissediyorum. Eşim ve kızım da ev karantinasında ancak durumları iyi. Herhangi bir semptom, belirti söz konusu değil."

"Acil servis görevlisi hekim arkadaşımız yatarak, diğerleri evlerinde tedavi görüyorlar ve durumları iyi. İnsanlar bu salgını ciddiye alsınlar. Biz hekimler olarak böylesi bir salgınla ilk kez karşılaşıyoruz."

"Hastalığın yedinci gününü atlattım ve bir yıl boyunca bağışıklanmış oldum. Virüs mutasyona uğrarsa ne olur bilemiyorum. Ancak bir yıl boyunca Covid-19 kapma riskim bulunmuyor. Çalıştığım kamu sağlık kuruluşunda altı meslektaşımın testleri pozitif çıktı."

"Covid-19 virüsü kapan bir hekim olarak ilk iki gün yataktan çıkamadım. Nefes almak bile zordu. İlk iki günü, saç telini kaldıramayacak bir halsizlik diye tanımlıyorum. 48 saatin 45 saati uyudum. Su içecek gücüm bile yoktu."

"Gözlerimi açamıyor, yatağımda dönemiyordum bile. Hastalık bir anda yüksek ateşle kendisini gösterdi. Öksürük şikayetim yoktu. Kovid-19 testi pozitif çıkan hekimlerden bazılarının öksürük şikayeti olurken ateşleri düşük seyrediyor."

"Eşim ve kızım tedbir amaçlı evde benimle karantinadalar. Bir haftayı aşkın süredir yaşamımı yatak odasında sürdürüyorum. Eşim üç öğün tepsi ile yemeğimi kapıya koyuyor, kapıdan uzaklaştıktan sonra tepsiyi alıp yemeğimi odada yiyorum. Tuvaletlerimizi ayırdık. Odadan sadece tuvalet ihtiyacım için çıkıyorum. Evimizi sürekli havalandırıyoruz. Evde uyuyana kadar hepimiz maskeliyiz."

"Karantina sürem dolunca işimin başına dönmek, hastaları tedavi etmek istiyorum. Çalıştığım kurumda tüm katlar Covid-19 hastaları ile dolmaya başladı."

Kaynak :https://onedio.com/haber/koronaviruse-yakalanan-doktor-anlatti-gozlerimi-acamiyordum-nefes-almak-bile-zordu-901228?utm_source=taboolaFeedOrganic
C
2 yıl
ADATA SU800 128 GB SECURITY ERASE HAKKINDA.
Arkadaşlar bu ssd ye security erase yapmak istiyorum her 8tb de yapılması öneriliyor yazma hızıda bayağı düştü ama adata ssd toolbox indirdim run butonu çalışmıyor ne yapmam lazım?

Not: W7 de çalışıyormuş bilmeyen arkadaşlara.
C
2 yıl
RX570 ve 144 Hz Monitör Hakkında bir sorum var?
Arkadaşlar Şu anki işlemcim Ryzen 3 2200g ben bunu Ryzen 5 2600 ile değiştireceğim ve yanında 144 hz monitör alıcağım şu anki ekran kartım RX570 ve 60hz monitör kullanmaktayım bu halde cs go dan 350 fps falan almaktayım lol falan oynuyorum bu konuda benim aklım karıştı 144 hz için ekran kartını değiştirmek zorundamıyım? zaten çok güçlü bir ekran kartı bayağı güçlü hemde 60hz monitör ile kullanıyorumda hiç güzel değil 144 hz alacağım sizce rx570 144 hz uyumlu olur'mu? ben burayı anlamadımda detaylı anlatırmısınız? bazıları 60 hz monitör ideal fazlası para istafı diyor rx570 için bazıları ise yeterli değil diyor? oyniyacağımız oyuna göre değişiyormuş anlamadım ben. sanırım yüksek fps aldığım oyunlarda 144 hz monitör işe yarar doğrumu bu konuda hakkında bilgim yokta
rx570 144 hz oluyormuş ama oynadığım oyuna görede değişiyormuş.

Bilgisayar özelliklerim böyle Olacak

Anakart: AB350M-DS2
İşlemci: Ryzen 5 2600
Ekran Kartı: RX570 4 GB
RAM : 8X2 3000 MHZ
Monitör : 60 hz? or 144 hz?
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.