T

Çavuş
12 Aralık 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme (?)
77 (Bu ay: 2)
Gönderiler Hakkında
T
2 ay
FLAŞ: AKP Genel Başkanı'nın lise diploması da yok mu?
Güç geçmiyor ki AKP Genel Başkanı'nın bir kanunsuzluğu daha ortaya çıkmasın. Üniversite diploması kamuoyuna takdim edildiğinde birbiri ile çelişkili bilgiler taşıyan duplikataları kamuoyuna takdim eden Erdoğan'ın mezun olduğu liseden de diploması sorulduğunda cevap gelmedi. Sosyalist PARTİ HKP (Halkın Kurtuluş Partisi), gelmeyen cevap üzerine suç duyurusunda bulundu.

< Resime gitmek için tıklayın >
***

Erdoğan'ın mezunu olduğu lise müdürü hakkında suç duyurusu

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), (...) AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Lise Diploması için Bilgi Edinme Kanuna göre Eyüp Lisesi’ne sorduğu sorulara cevap alamadı. HKP, Okul Müdürü Selam Karataş ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı hakkında suç duyurusunda bulundu.

YASAL SÜREÇTE CEVAP GELMEDİ
HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, 14 Ocak 2021 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan’ın Lise Diplomasının var olup olmadığını, fark derslerini vererek mezun olduğu iddia edilen Eyüp Lisesine Bilgi Edinme Kanunu’na göre 5 soru sorarak cevaplandırılmasını talep etmişti. Ancak yasal süre içerisinde dilekçeye yanıt verilmedi.

HKP avukatları Karataş ve Yazıcı’nın “Görevi Kötüye Kullanma” ve “Bilgi Edinme Kanuna Aykırılık” suçlarını işledikleri gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

ADLİYE ÖNÜNDE TARTIŞMA

Suç duyurusunun ardından Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen HKP üyelerine polis izin vermedi. Polis, HKP üyelerine 15 Nisan tarihli İstanbul Valiliği kararını gerekçe göstererek basın açıklamasına izin vermeyeceklerini söyledi. HKP üyeleri, AKP’nin “Lebaleb” kongrelerinde pandemi tehlikesinin hiçe sayılarak binlerce kişinin kapalı salonlarda bir araya getirildiğini, bunun da virüsün yayılmasında etkili olduğunu, ama kendilerine karşı üstelik Pandemi koşulları gözetilerek sınırlı sayıda kişiyle basın açıklama yapılmasına izin verilmemesini çifte standart olarak değerlendirdiler.

SÜMEN ALTI EDİLMEYE ÇALIŞIYOR İDDİASI

Yaşanan tartışmanın ardından HKP Yöneticisi Ayla Şahbaz Çağlayan Adliyesi’nin önünde açıklama yaptı. Şahbaz “Bugün burada Halkın Kurtuluş Partisi olarak Eyüp Lisesi müdürü ve İstanbul İl Milli Eğitim müdürü hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuzun konusu 14 Ocak 2021 tarihinde Eyüp Lisesi’ne elden teslim ettiğimiz içinde Tayyip Erdoğan’ın Lise diplomasına dair sorularımızın olduğu dilekçemizin bugüne kadar işleme konulmaması, sümen altı edilmeye çalışılmasıdır” dedi.

ERDOĞAN LİSEYE KAYIT YAPTIRMIŞ MIDIR?

Şahbaz açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi; “Bilindiği üzere Eyüp Lisesi kamuoyunda Tayyip Erdoğan’ın fark derslerini vererek mezun olduğu Lise olarak bilinmektedir. Biz de Halkın Kurtuluş Partisi olarak Tayyip Erdoğan’ın mezun olduğu iddia edilen Eyüp lisesine Bilgi Edinme Kanununca şu soruları sorduk:
-Recep Tayyip Erdoğan Eyüp Lisesine kayıt yaptırmış mıdır? Yaptırmışsa hangi tarihte başvurup kayıt yaptırmıştır?
-O dönem yükseköğrenim kurumuna girebilmek için İmam Hatip Lisesinden mezun bir öğrencinin kaç fark ders vermesi gerekiyordu ve bu fark dersler ne kadar sürede verilebilirdi?
-Recep Tayyip Erdoğan, okulunuzda kaç fark ders verdi ve hangi derslerden hangi notları aldı?
-Recep Tayyip Erdoğan okulunuzdan hangi tarihte mezun oldu? (Mezun olduysa diplomasının bir örneğinin çıkartılmasını talep ediyoruz.)
-Recep Tayyip Erdoğan üniversiteye 1973-1974 tarihinde girdiğini iddia etmektedir. Ancak 1973 tarihinde İstanbul İmam Hatip Lisesinden mezun olup o yıl Lisenizde fark dersleri veriyorsa aynı tarihte üniversiteye nasıl girmiştir?”

ORTADA BELGE YOK MU

Şahbaz açıklamasının devamında, “Eyüp Lisesine sorduğumuz sorulara Bilgi Edinme Kanununca 15 gün içinde ancak belgeleri başka bire yerden temin etmeleri gerekiyorsa en geç 30 gün içinde temin ederek dilekçemize cevap vermeleri gerekiyordu. Ancak dilekçemizi vereli 90 günü geçmiş olmasına rağmen ne okul yönetiminden ne de İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden bize cevap gelmemiştir. Bu yapılan açıkça kanunsuzluktur. Hukuku hiçe saymaktır. Mezun olduğu iddia edilen Eyüp Lisesinin nasıl bir arşivi vardır ki mezun olduğu iddia edilen bir öğrencisi hakkındaki mezun olduğuna dair belgeyi 90 gündür sunamamaktadır? Yoksa zaten hiç öyle bir belge yok mudur? Bu cevapsızlığın, bu sessizliğin ardında acaba lise diploması olmaması mı yatmaktadır? Her ne kadar bu cevapsızlık yüzünden lise diplomasının var olup olmadığı konusu tam olarak açığa çıkamasa da Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ve er geç tüm gerçekleri ortaya çıkaracağız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

Kaynak:

https://www.aykiri.com.tr/erdogan-in-mezunu-oldugu-lise-muduru-hakkinda-suc-duyurusu/11130/

https://halkweb.com.tr/erdoganin-eyup-lisesinden-diploma-alip-almadigi-sorusuna-cevap-vermeyen-okul-yoneticileri-hakkinda-suc-duyurusu/
T
geçen yıl
İstanbul'da Savaşa Hayır demek yasak
AKP'nin valileri bunu da yaptı.

"Savaşa hayır" diyen tüm etkinlikler yasaklandı. Yani çocuklarımız ölüme gönderilsin, buna karşı çıkmayalım, kavgalar son bulsun demek "halk güvenliği" adına yasaklandı.

İyi, biz de barışa evet ederiz.
https://www.olayneyseo.com/istanbulda-savasa-hayir-demek-yasaklandi.html
T
geçen yıl
Kanal... Pardon, Talan İstanbul projesine protesto
İktidarın muhalefeti uyumaya devam ederken, bir AB-ABD projesi olan Talan İstanbul'a yönelik ilk siyasi protesto Halkın Kurtuluş Partisi tarafından Beşiktaş'ta gerçekleştirildi.

"Kamuoyunda Kanal İstanbul olarak bilinen AKP’nin “çılgın projesi”, Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) tarafından 2 Şubat 2020 Pazar günü Beşiktaş’ta gerçekleşen eylemde protesto edildi.

HKP İstanbul İl Örgütü’nün Beşiktaş Meydanı’nda gerçekleştirdiğimiz eylemde projenin halkımızın bağrına saplanacak bir AB-D hançeri olduğunu, Karadeniz’i bir ABD gölüne çevirecek olan emperyalist bir proje olduğunu bir kez daha vurgulandı. Basın açıklaması, Evrim Bin tarafından okunurken, eylem sırasında sık sık “İstanbul Kanalı ABD Planı”, “Kanala, Talana Geçit Yok”, “Katil AB-D Ülkemizden Defol” sloganları atıldı.
"

< Resime gitmek için tıklayın >

Kaynak 1

Kaynak 2

Bu projeye karşı tüm halkımız omuz omuza karşı çıkmalı. AKP de, ABD de kazanamayacak!
T
geçen yıl
Irak'ta halk ayakta!
Irak, sömürücülerine karşı ayakta. Darısı ülkemizin başına. Yankee go home!
https://www.olayneyseo.com/irakta-halk-abdye-karsi-milyonluk-yuruyuste.html
T
2 yıl
Eylül ayı çıkanlardan tavsiyeler
Geçtiğimiz ay raflarda yerini alan 5 kitap önerilmekte, ben de sizlerle paylaşmak istedim.

< Resime gitmek için tıklayın >

https://www.olayneyseo.com/eylul-ayinda-yeni-cikan-kitaplar-sizin-icin-sectiklerimiz.html
T
2 yıl
ORC'ye göre AKP-CHP arasındaki fark sadece 4 puan
İstanbul seçimlerinde Binali Yıldırım'ın kazanacağını ortaya koyan ender firmalardan biri olan ORC'nin seçim sonucu anketlerine göre AKP-CHP arasında sadece 4 puan fark bulunmakta. AKP'den kopan iki eski bakanın kurmak istediği partilerin oy oranları da AKP'den bayağı bir oy koparacak gibi gözüküyor.
https://www.olayneyseo.com/istanbul-secimlerinin-basarisiz-firmasi-orcnin-anketlerinde-sok-sonuclar.html

Kısacası, krizle gelen, krizle gidiyor. Tabii ki bu bir son değil, geç bile kalan bir başlangıç.
T
2 yıl
Cübbeli Ahmet'in başı belada
Seçim karmaşası sürerken, İBB'nin usülsüz ihale dağıtımına devam etmesi üzerine ilk adım HKP'den geldi.

Bu daha başlangıç, şimdi onlar düşünsün...

"Cübbeli Ahmet" namı ile bilinen din tüccarı Ahmet Mahmut Ünlü ve akrabaları hakkında, İBB'den aldıkları usülsüz ihale dolayısıyla Halkın Kurtuluş Partisi tarafından suç duyurusunda bulunuldu."
https://www.olayneyseo.com/hkpden-ibbnin-cubbeli-ahmet-kiyagina-suc-duyurusu.html
T
2 yıl
KAYIP ARANIYOR: Arda Duman, 22 Mart'tan beri kayıp
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisi Arda Duman‘dan 22 Mart’tan beri haber alınamıyor.

Arkadaşları ve yakınları, Arda Duman’ın görülmesi ya da farklı bir bilgi elde edilmesi durumunda 0546 218 6096 ya da 0551 709 24 09 numaralı telefonlar ile iletişim kurulmasını rica etmekte.

İlgili haber:
https://www.olayneyseo.com/arda-duman-22-marttan-beri-kayip.html
T
2 yıl
Bolivarcı Venezuella'yı savunacağız!
Halkın Kurtuluş Partisi olarak, dünyayı 1000 parçalı hale getirmek isteyen, faşist bir bunağın yönettiği katil ABD devletine karşı Bolivarcı devrimi savunacağız.

Esad gitmedi, Maduro da gitmeyecek!


< Resime gitmek için tıklayın >

Partimizin görüşlerinin detayları için;

HKP Resmi Sitesi

İnsanlığın baş belası Emperyalist Çakallar Latin Amerika’da da Bolivarcı Yurtsever Devrimci İktidarı hedef seçti

Emperyalist Sırtlanlar Latin Amerika’da da Venezuela’yı ve Bolivarcı Devrimci İktidarı hedef seçtiler.

Hatırlanacağı gibi, bundan aşağı yukarı 17 sene önce, 12 Nisan 2002 tarihinde CIA yönetimindeki karşıdevrimci bir faşist darbeyle Hugo Chavez Yoldaş’ın iktidarını devirme girişiminde bulunmuştu bu alçaklar.

Başkanlık Sarayı’nı basıp Chavez Yoldaş’ı alıp götürmüştü CIA, bir adaya. Ve bizdeki TÜSİAD benzeri İşveren Örgütünün Başkanı ve ülkenin en zengin işverenlerinden olan Pedro Carmona’yı da Amerikancı Başkan olarak Başkanlık Sarayı’na oturtmuştu.

Ve bu hainin başkanlığında bir karşıdevrim hükümeti oluşturma çalışmasına başlamıştı.

Fakat Venezuela’nın ezilen ve sömürülen halkı, Chavez Yoldaş’a ve onun Bolivarcı İktidarına sahip çıkarak sokaklara döküldü. Çatışmalara girdi karşıdevrimci güçlerle. Ve 48 saat sonra bu alçakları yenerek teslim olmaya zorladı. Chavez Yoldaş da yeniden halkın coşkulu karşılaması ile Başkanlık Sarayı’na geri döndü.

Devrim öncesinde, Venezuela’nın muazzam büyüklükteki petrol gelirleri, bütünüyle İngiliz ve ABD petrol şirketlerinin kasalarına akıyordu. Chavez Yoldaş, bu ulusal geliri halka paylaştırdı. Toprak reformu yaptı ülkede. Yoksul köylüyü topraklandırdı. Onlara tarım ekipmanları verdi.

Şehir ve kasabalardaki esnafa iş imkânları sağladı. İşçi Sınıfının yaşam standardı yükseldi. Ve herkese ücretsiz eğitim ve sağlık hizmeti verilmeye başlandı.

Ülkedeki okuryazarlık oranı yüzde yüze yakın bir seviyeye ulaştı. Ve yaşına bakmaksızın herkese temel eğitimden üniversiteye kadar eğitim yapma imkânları sağlandı.

10 bin Kübalı doktor Venezuela’ya gelerek halkın sağlık sorunlarının çözümünde çok olumlu roller oynadı. Tabiî bu komünist doktorlar hiçbir ücret almadan halka sağlık hizmeti sundular, hem de en ileri düzeyde.

ABD ve AB Emperyalist Haydutları, Venezuela’daki bu Bolivarcı Cumhuriyet’ten son derece rahatsız oldular. Çünkü buradan esen sol rüzgârlar tüm Latin Amerika’yı etkiliyordu.

Nitekim Bolivya’da da benzer bir devrimci hareket gelişti. Ve bir köy emekçisi olan Evo Morales Yoldaş Başkanlığa seçildi.

Latin Amerika’nın pek çok ülkesinde sol rüzgârlar esiyordu artık…

Fakat ABD ve AB Emperyalist Haydutları, karşıdevrim heveslerinden asla vazgeçmediler. Çünkü onlar için Latin Amerika’nın doğal zenginliklerinin, pazarlarının ve halklarının alınterinin elden kaçırılması, ölüm demekti bir anlamda.

Bu sebeple, en aşağılık yollar, metotlar arayışına giriştiler; öncelikle Venezuela ve Bolivya’daki devrimci iktidarları yıkabilmek için.

Emperyalistler doğaları gereği hep böyle davranmışlardır, 150 yıldan bu yana. Onlardan namus, insanlık, vicdan, hak hukuk, adalet, ahlâk bekleyemezsiniz. Onlar sadece emperyalist çıkarlarını, talanlarını, sömürülerini düşünürler. Ve onları elden kaçırmamak için her türlü alçaklığa ve zalimliğe başvurmaktan asla geri durmazlar.

Burada Hugo Chavez Yoldaş liderliğindeki devrimci hareketin ideolojik ve politik tutumunu da eleştirmek gerekir. Çünkü bu Antimarksist ve Antileninist tutum, Venezuela’nın bugünkü kara günleri yaşamasına yol açmıştır.

Marks, tâ 1871’deki ilk İşçi İktidarı olan Paris Komünü’nün yıkılışı sonrası, oradan çıkardığı dersleri anlatırken şöyle der:

“Devrimle oynanmaz. Devrime bir kez başladınız mıydı, asla durmayacaksınız. Bütün gücünüzle, bütün imkânlarınızla saldırmaya devam edeceksiniz. Durmak, hele hele savunmaya geçmek, bir devrimci hareketin intiharı demektir. Çünkü siz savunmaya geçtiğiniz anda ya da durduğunuz anda karşıdevrim güçlerini takviye eder. Kayıplarının yerini doldurur. Yaralarını onarır. Ve size karşı saldırıya geçer.

“Karşıdevrimin uluslararası destekçileri, iç ve dış imkânları vardır. Ama siz, devrim anında böyle imkânlardan yoksunsunuzdur. İşte bütün bu sebeplerden dolayı, elinizde olan tüm imkânlarınızla ve gücünüzle zafere ulaşmak için çılgıncasına saldırmaya devam edeceksiniz. Karşıdevrime göz açtırmayacaksınız, onun toparlanmasına asla izin vermeyeceksiniz. Onun maddi ve manevi açıdan kendini güçlü hissetmesine yol açacak bir harekette bulunmayacaksınız. Tam tersine; ona sürekli vuracaksınız ve onun moralini, özgüvenini darmadağın edeceksiniz.”

Zafere ulaşan tüm devrimler Marks’ın bu altın kuralını uyguladıkları için zafer kazanmışlardır. Fakat Hugo Chavez Yoldaş ve sonrasında onun yerine gelen Maduro Yoldaş, bu altın kuralı ya hiç öğrenmemişlerdi, bilmiyorlardı; ya da onun önemini ve anlamını kavrayamamışlardı.

Chavez Yoldaş liderliğindeki Bolivarcı Devrim, 1998’de zafer kazanıp iktidar oldu. Demek ki aşağı yukarı 20 yıldır Bolivarcı bir Devrim Hükümeti ve İktidarı vardır Venezuela’da.

Fakat ABD ve AB Emperyalistleriyle etle tırnak gibi kaynaşmış Tefeci-Bezirgân ve Finans-Kapitlalistler de, Antika ve Modern sınıf ve zümreler olarak ekonomideki, siyasetteki, kültürdeki varlıklarını sürdürmektedirler. Sömürü ve vurgunlarına devam etmektedirler. Tabiî CIA başta gelmek üzere ABD casus örgütleriyle de iç içedirler.

Bu Amerikancı, gerici, vurguncu sınıfın, Başkent Caracas başta gelmek üzere hemen tüm önemli şehirlerde özel bölgeleri, semtleri, mahalleleri vardır, ekonomik işletmeleri vardır, televizyonları, radyoları, gazeteleri vardır. Ve karşıdevrim için çalışan satılmış binlerce hainden oluşan güçleri vardır.

Yani 20 yıldan bu yana Venezuela’da ikili bir iktidar vardır bir anlamda…

İşte Chavez ve Maduro Yoldaş’ların ölümcül hatası, 20 yıl boyunca bunların üzerine gitmemek oldu…

Ölümcül bir vuruşla onların ekonomideki ve siyasetteki varlıklarına son vermemek oldu…

Onlarla neredeyse barış içinde yan yana yaşayarak, uzun vadede devrimin nihai zaferini sağlamak gibi bir hayale kapılmaları oldu…

Oysa böyle bir dünya yoktu. Böyle bir yol yöntem, devrimci teori ve pratik yoktu.

Paris Komünü’nü gerçekleştiren ve 73 gün iktidarı ellerinde tutan Paris Komünarları da böyle bir hataya düşmüşlerdi. Ve onları yenilgiye götüren, dramatik yenilgilerine götüren sebeplerin başında şu yanlışı yapmalarını sayar, Marks Usta:

“Çocuk saflıkları yüzünden, iyi niyetleri yüzünden, sonuna kadar saldırıda bulunup gericilerin kökünü kazıyamamalarıdır.”, der.

Tabiî bununla ilişkili olarak bankalardaki tüm mevduata el koymamalarını, önemli bir yanlış olarak dile getirir.

Yani vicdanlı, saf, iyi niyetli olmaları, Paris Komüncülerini felakete götürmüştür…

Oysa vatan millet düşmanı, hain karşıdevrimci burjuvalar, Komünü yıktıktan sonra Komüncü İşçileri acımaksızın; kadın, çocuk, genç, ihtiyar demeden sonuna kadar kırmışlar, katletmişlerdir.

İşte benzer yanlışı ya da hemen hemen aynı yanlışları Chavez ve Maduro Yoldaş’ın önderliğindeki Devrimci Bolivarcı İktidarlar da yapagelmiştir.

Biz bu yanlışların çok büyük felaketlere yol açacağını, devrimi yenilgiye uğratacağını, 12 yıl kadar önce, Venezuela’nın gerçek anlamda Bolivarcı Devrimci ruhuna sahip Ankara Büyükelçisi Raul Betancourt Seeland’a, ortaklaşa yaptığımız etkinlikler sürecinde bire bir anlattık. Bize hak verdiğini söyledi, saygıdeğer Büyükelçi Yoldaş. İleteceğim merkeze eleştiri ve düşüncelerinizi, dedi.

Biz bununla yetinmedik. Sıcak ilişkiler içinde olduğumuz Kübalı Yoldaşlara da, Venezuelalı Yoldaşları bu yönde uyarmaları için önerilerde bulunduk.

Dedik ki; Venezuelalı Yoldaşlar “Devrimle oynuyor”lar. Bu vahim bir yanlıştır. Bütün güçleriyle vurup, karşıdevrimin kökünü kazıyıp devrimin nihai zaferini kesinkes sağlamayı düşünmüyorlar, bilmiyorlar. Bu yanlışın ülkeyi felakete götürebileceğini lütfen onlara söyleyin, uyarın onları, dedik.

O zamanlar Küba Büyükelçisi olan Ernesto Gomez Abascal Yoldaş; “Söyleriz ama”, dedi; “Anlayabilirler mi onlar? Bundan pek emin değilim. Çünkü onlar sizin bizim gibi değiller. Onların devrim anlayışları, bizimkinden farklı.”

Nitekim aradan onca yıl geçmesine rağmen Venezuelalı Yoldaşların bir davranış değişikliği söz konusu olmadı.

Bizim bu uyarılarımız Venezuelalı Yoldaşlarla ve Kübalı Yoldaşlarla gerçekleştirdiğimiz etkinliklerin ya da konferansların tape edilmiş metinlerinden oluşan kitaplarımızda da yer almaktadır.

Acıdır ki İşçi Sınıfının ve dolayısıyla İnsanlığın Kurtuluş Bilimi olan Marksizm-Leninizmin en önde gelen devrim teorisine yabancı olmak, Venezuelalı Yoldaşları ve Venezuela Halkını bugün uçurumun kenarına getirmiş bulunmaktadır.

ABD ve AB Emperyalist Çakallarından oluşan insan sefaletleri, bütün güçleriyle Venezuela’daki Devrimci Hükümetin üzerine çullanmış bulunmaktadırlar.

Parlamento Başkanı bir haini Devlet Başkanı ilan ettirdi, biliyorsunuz, ABD Emperyalist Haydudunun Şefi, Faşist Bunak Trump. Onun başkanlığında, ajanlar ordusundan oluşan bir hükümet derlemeye girişti.

Bununla da yetinmeyerek, ülkenin meşru devlet başkanı Nicolas Maduro Yoldaş’ı gayrimeşru ilan etti ve ettirdi. Ve o alçaklar, Venezuela Ordusu’na da çağrıda bulunarak, bir Amerikancı Darbe yaparak Maduro Yoldaş ve Devrim İktidarını devirmelerini istedi.

Nitekim bu çağrıya, alt düzeydeki bir bölük asker uyup Devrimci İktidarı tanımadıklarını ve kitlelerin kendilerini desteklemelerini söyleyerek meydanlara çıktı. Bereket ki, kısa sürede yenilip derdest edildi bu ABD işbirlikçisi satılmışlar. Fakat tehlike bütün ağırlığıyla Devrimci İktidarın üzerine çökmüş bulunmaktadır.

Bunu bertaraf edebilmek, ancak devrimci tutumla mümkündür. Öyle görülüyor ki, Ordusunun komuta kesimi şu anda Devrimci İktidarın yanında ve emrindedir. Maduro Yoldaş’ın bu askeri gücü ve İşçi Sınıfı başta gelmek üzere ezilen ve sömürülen halk kitlelerinin devrimci güçlerini yanına alarak karşıdevrimcileri bütünüyle ezmek için an geçmeden harekete geçmesi gerekir.

Ancak o zaman ABD-AB Haydut Çakallarıyla içerideki hainlerin hevesleri kursaklarında bırakılabilir…

ABD ve AB Emperyalist Haydutları, Venezuela Halkına ve onun meşru hükümetine, iktidarına karşı yapmış oldukları bu iğrenç ve alçakça saldırıyla bir kez daha haktan, hukuktan, namustan, ahlâktan ve insanlıktan uzak olduklarını kesince ortaya koymuş bulunmaktadırlar.

Dünyanın namuslu kamuoyu, onların bu aşağılık içyüzlerini bir kez daha netçe görmüştür artık…

Demek ki Yoldaşlar, gerçek anlamda devrimci olmak, bu emperyalist, insanlık düşmanı çakallara her alanda ve her planda karşı olmaktan geçiyor. İnsan Soyunun en zulümkâr, en katliamcı, en talancı ve sömürgen düşmanlarıdır bunlar. Ve onların yerel hain işbirlikçileri…

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!

28 Ocak 2019

Nurullah Ankut

HKP Genel Başkanı
T
2 yıl
Binali Yıldırım Hakkında Suç Duyurusu
Halkın Kurtuluş Partisi, Anayasayı ihlal suçu işleyen Binali Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulundu.

TBMM Başkanlığı'ndan istifa etmeden İBB başkan adayı olan Binali Yıldırım hakkında anayasayı ihlal suçundan suç duyurusunda bulunuldu.

Oda TV

ABC

HKP Resmi Sitesi


Partinin bu girişimi sonrasında, Ankara Eski BŞB Başkanı İ.Melih Gökçek, HKP hakkında hakaret içeren ifadeler ile suç duyurusu girişimine karşı görüş bildirdi.

< Resime gitmek için tıklayın >
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.