K

Er
19 Nisan 2006
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
363260 Gün Cezalı
355935 gün 20 s. 8 dk.
Gönderiler Hakkında
K
20 yıl
tebrikler
TEBRİKLER

--------------------------------------------------------------------------------

 Başta Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’u;
 Özür dileyen ve dilemeyen tüm hakemlerimizi;
 Bizim sahamızı kapatıp, rakiplerin sahasını kapatmayanları;
 Aynı pankartla maça çıkıp temiz lig isteyenleri;
 Saatlerce yerde yatan Denizlispor kalecisini;
 Topu maçın son dakikasında süratle oyuna sokan Oscar Cordoba’yı
 Ceza sahasının önünde rakibini 4 e 3 yakalamışken orta sahaya geri dönen Sergen’i;
 Lig bitti, şampiyon belli, Şampiyon Fenerbahçe diyen Hıncal’ı,
 Bir tarafta fakir çocuğu bir tarafta zengin çocuğu diye edebiyat yapan Erman’ı ve Şansal’ı…
 Her maçlarında Fenerbahçe Başkanına Ana avrat sövenleri konu etmeyip, Türkiye’nin en masum tezahüratı Bir Baba Hindi diye bağırmayı suçların en ağırı yapan medyayı,
 İşi gücü bırakıp, Fenerbahçe beste çalmış diye program yapan Mehmet Ali Birand’ı,
 İnşallah Galatasaray Şampiyon olur diyen Yıldırım Demirören’i;
 Beraber yemek yiyenleri ve İttifakçıları,
 Beşiktaş Galatasaray derbisini gündemden çıkartıp, tüm futbol gündemini Fenerbahçe-Kayseri Erciyesspor maçına kilitleme başarısını gösteren spor yazarlarını,
 İptal ettirmekten gurur duyduğum Lig TV’yi…
 Yeşil, Siyah giyinip Denizli maçına gelen Hakan Bilal Kutlualp’i
 Denizli Fenerbahçe’ye gol attığında sanki Beşiktaş ya DA Trabzon gol atmış gibi sevinçten yıkılan ve İzmir’de oynanan maçın sonuna kadar Fenerbahçe’ye küfür Eden Trabzonspor ve Beşiktaş taraftarlarını,
 Sanki Şampiyonluk mücadelesi yapar gibi futbol oynayıp, maç sonunda “Fenerbahçe olamazsın Şampiyon” diye bağıran çığırtkanları görevlendiren, ömrümün sonuna kadar evime hiçbir imalatının giremeyeceği Vesteli,
 Fenerbahçe’ye ligde gol dahi atamamış olan Galatasaray’ın Şampiyonluk klibine Galatasaray’ın Fenerbahçe’ye kupada attığı golleri koyan Star televizyonunu,
 Florya tesislerinde, Galatasaraylılar ile birlikte eğlenen Beşiktaş taraftarlarını ve o taraftara Beşiktaş sen bizim her şeyimizsin diye bağıran Galatasaray taraftarlarını,( bu kadar yılık bir taraftar olamaz)
 Fenerbahçe’yi Kulüpler Birliğinden atan tüm Spor Kulüplerini,
 Bu sene ilk defa 16 dakika uzatma oynanan ve NE oldu DA 16 dakika maçın uzatıldığı sorgulanmayan bir maçtan sonra ligde kalan Denizlispor’u…
 Hem Sami Yen’de hem de Saraçoğlu’nda Fenerbahçe’ye yenilen, 35 pastan gol yiyip adı dünya futbol literatürüne geçen; 4-0’ı hazmedebilme başarısını gösterip, hem futbol hem de gastroloji tarihine adını altın harflerle yazdıran ve hala en büyük Cim bom bom diye bağırabilen Galatasaray camiasını…



Tebrik ederim…

Gözleri aydın Galatasaray Şampiyon oldu…
K
20 yıl
Tasarlanmış yeni cinayet var mı?(bu yazar gs li)
Tasarlanmış yeni cinayet var mı?

Görünen bir şey var ki, kupa finalinde, Fenerbahçe'nin bir ayağını kırdılar. Beşiktaş karşısında kötü oynamış olabilir ama hakemin ilmeğinde sallandırılan takımdı Fenerbahçe... Hakemi anlatmaya gerek yok... Namuslu gözlerle maçı yeniden izleyin her şey ortada. Adaletli olması zorunlu televizyonlar hakemi saklamaya çalıştı da, nafile... Beşiktaşlı Okan'ın gol öncesindeki hareketine faul demeyen adamların, bundan sonra yapacakları bütün yorumlar şaibelidir. Üstelik sahadan atılması gereken ilk adamdı Okan... Delikanlı yorumculuk böyle oluyor işte... Freni boşalmış adaletsizliğin temsilcileriyle, "Fenerbahçe'yi öldürme bayramını" kutlamanın hazırlıklarına başlanmışsa, bu ülkede her şey bitmiş demektir. Bunların bedelini de gelecek yıl, bugünün "sahte dostları" ödeyecektir. Kupaları masalarda bölüştürenler! Bir orman yanıyorsa, önce ormanı yakanlar yanar...


***

Adalet izinde. Herkes çirkinliklerin izinde. Evet, lig düzeninde Fenerbahçe'ye de zaman zaman hakkı olmayan verildi, ama hiçbiri organize değildi. Şimdi Türkiye'deki adaletsiz sistemin bütün müritleri, Fenerbahçe'nin karşı saflarında. "Birbirlerinin konuşma balonlarını dolduranlar", hafta sonu yemeğine Bülent Demirlek'i de davet etse, saygısızlık olur mu acaba? Bence olmaz! Nasılsa öküzün altında buzağı falan kalmadı... Her şey apaçık ortada... Herkesin "Takım oyunu" anlayışı farklı...


***

Hakemin hatalarını bir bir sıralamakla, bir şeyin elde edilemeyeceğini bilenlerdeniz. Ama ligin son iki haftasına girilirken, "önceden tasarlanmış başka cinayetler var mı?" bilmek isteriz. Ortalıktaki dumanlı havayı kokluyor musunuz? Sahada üç kez yenildikleri takımın hakkını bir kez bile vermeyip, saha dışında inatla "Biz şampiyonuz" diyenlerdeki ısrarın sebebini araştırıyor musunuz? Bulmaca çözmeyi bırakın artık. Karşı saflardaki parçaların hepsini toplayın, kocaman bir duvar göreceksiniz karşınızda. Renkleri birbirine karışmış bir duvar! Fenerbahçe için ördüler o duvarı... Aziz Yıldırım'a duyulan nefretin gücü adına... Aziz Yıldırım onlara ilham vermiş olabilir ama nefretin bu kadarına, böylesi bir ortaklığa yazıklar olsun. Asıl Adnan Polat'a bakın. Onun futbola kesin dönüş yapmasından sonraki gelişmeleri dikkatlice inceleyin. Bir şampiyonluk uğruna neler yapıyor neler!


***

"Fenerbahçe medyası" diyorlar ya, o medyanın "ne kadar pasif" ve çaresiz olduğunu kupa maçından sonra gördük. Birçoğu sadece kendi çıkarlarının derdinde. Ya da Aziz Yıldırım'la gölge oyununda... Bir Fenerbahçe taraftarının mailinde okudum. "Kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar..." Fenerbahçe taraftarının kaybettiğinde bile gururlu olması gerekir. Bu namussuz düzende, Avrupa masallarına eşdeğer bir mücadele veriyor Fenerbahçe... Herkes gönlünü rahat tutsun. Hepsine karşı tek başına kalan bir takımın, elde edeceği başarı çok şeydir. Kaybetmesi bir şeydir. Çünkü diğerleri kazandığı zaman "aralarında bölüşmek" zorunda kalacaklar. Bu gurur da Fenerbahçe'ye ait olsun... "Kalbiyle tek başına yürümek", hesaplı kitaplı "maç öncesi yemeklerinin" yanında nasıl da kutsaldır.
K
20 yıl
2 nisan 2002 kocaeli/beşiktaş 2.lik seramonisi
YORUMSUZ
05 Mayıs 2006 Cuma



3 Nisan 2002 tarihinde Bursa’da Kocaelispor ile oynadığı Türkiye Kupası Final maçını kaybetmesinin ardından Beşiktaş Jimnastik Kulübü seramoniye çıkmamış ve bir yetkili oyuncuların madalyalarını toplayarak soyunma odasına götürmüştü.

Aradan geçen yıllar sonucunda Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün oyuncularımızın ve teknik heyetimizin seramoniye çıkmamasını eleştirmesi kulübümüzü ve buna bağlı olarak spor kamuoyunu da şaşırtmıştır. Zira konu ile ilgili olarak bir söz hakkının olabilmesi için aynı durumda kalmış olan kulübün eleştirdiği tutumun dışında davranması beklenir.

Kupayı hak edecekleri bir futbol sergilemelerine karşın sahada hak etmedikleri bir yenilgi ile ayrılan teknik heyetimiz ve futbolcularımız o an içinde bulundukları psikoloji ile kupa törenine katılmayarak soyunma odasına gitmeyi uygun görmüşlerdir. Bunu en iyi anlayacak olan da 4 yıl önce aynı tutumu sergileyen BJK olmalıdır
K
20 yıl
ÇOCUĞA HİÇ BİR TEKLİFTE BULUNMADIK
ÇOCUĞA
HİÇ BİR TEKLİFTE BULUNMADIK
05 Mayıs 2006 Cuma



5 Mayıs 2006 tarihli Sabah Gazetesi’nde Kulübümüz tarafından “11 yaşındaki çocuğa 1 milyon dolar teklif” ettiğimiz ve bu transferin “Murat Aksu’nun devreye girmesiyle önlendiği” haberi yayınlanmıştır.

Bu haber baştan aşağı hayal ürünüdür. Söz konusu 11 yaşındaki çocuk için, daha Beşiktaş’la anlaşma yapılmadan, 8 Şubat 2006 tarihinde Kulübümüze maddi şartları içeren bir yazı ile başvurulmuştur. Daha sonra yanındaki bazı kişiler çocuğu Kulübümüze getirmişlerdir. İleri sürdükleri ağır şartlar ve özellikle iki yıl sonra tekrar karşılıklı anlaşma yapılacağı önerileri üzerine, çocuğun bu yabancı kişilerin elinde tutuklu gibi kaldığı izlenimi edinilmiş ve etik anlayışımıza uymayan bu tutum yüzünden, sporcunun iyi bir futbolcu olup olmadığına bakılmaksızın, prensipte hiç bir pazarlık yapılmadan ve tarafımızdan hiçbir teklifte bulunulmadan böyle bir esaret anlaşması reddedilmiştir.

Durum böyle iken “11 yaşındaki çocuğa 1 milyon dolar teklifte bulunduğumuz ve bu durumun Murat Aksu’nun araya girmesiyle önlendiği” haberi gerçek dışıdır. Eğer bu oyuncuyu almak istesek, şubat ayında öncelikle bize geldiği için zaten alırdık. Fenerbahçe’nin adının kullanılmak suretiyle bazı kişilere menfaat temini maksadını amaçladığını düşündüğümüz bu haberi yalanlıyoruz.
K
20 yıl
sadece bir \u0027kombine\u0027 kuyruğu gibi gelebilir size!
sadece bir 'kombine' kuyruğu gibi gelebilir size! Hasan Ali Atasoy

--------------------------------------------------------------------------------

Anlamazsınız, anlayamazsınız, bilmeniz asla mümkün değil..

FENERBAHÇE'nin 19 bin 200 kombinesi satılmış ve eski hak sahiplerinin son süresi bugün dolmuş..

Sabahın köründe bir yığın insan kombine kuyruğunda..

Yaşlısı, genci, erkeği kadını, öğrencisi, işçisi, okumuşu, okumamışı, 100. yıl kombinesi almak için bekliyorlar..

Ortada şampiyonluk mu var? Hayır..

Şampiyonluk netleşmiş, kesinleşmiş mi? Yine hayır..

Tıpkı geçen seneki gibi, ligin bitmesine 3 hafta varken, 20 bin kombine satılmıştı bile..

Yani durumdan, zamandan ve mekandan bağımsız..

Peki bir adam o görüntüyü görünce, neden gözü dolar, neden duygulanır..

Hatta kombine alma şansı hiç olmayanların, hatta dış ülkelerde yaşayan FENERBAHÇElilerin bu hissiyatı nedir?

Ya il dışında yaşadığı halde kombine almaya gelenlerin ruh hali..

Ya Fenerium'un yaptığı ürün satışı mıdır? sadece cirodan mı ibarettir?

Dedik ya, 'dilenenler', 'direnenler'in halinden anlayamazlar..

Her kombine şer ittifakına vurulmuş bir tokattır, ağır bir darbedir..

Her taraftar kart da öyle, her Fenerium ürünü de..

İnsanlar bu bilinçle alıyorlar o kombineleri..

Açıktan açığa meydan okuyorlar belki de ceplerindeki son paralarla..

Cepheye mermi taşıyan, nöbette gözünü bile kırpmayan ve yeniden dirilişin destanını yazın işte bu dayanışma ruhu..

Tıpkı o futbol mabedini tuğla tuğla inşaa ettikleri gibi..

FENERBAHÇE kendi gerçeklerine yol alıyor..

Şer ettifakına işte böyle tokat atıyor..

O yüzden yıkamıyorsunuz..

O yüzden siyaset, derin devlet, mafya, tff, mhk, medya yanyana geliyorsunuz ama Kadıköy'ü geçemiyorsunuz..

Çanakkale direnişi gibi, yedi düvele meydan okuyor FENERBAHÇEliler..

Herkes nerelerden gelinip, nereye yolculuk yapıldığının farkında..

Kimsenin pes etmeye niyeti yok, tam tersi çoğalıyorlar giderek..

Tüketmek için değil, var etmek için satın alıyorlar..

'acizler ittifakı' saldırdıkça, bu kulüp daha da güçleniyor, büyüklüğü daha da tescilleniyor..

O yüzden, sabahın köründe bir kombine kuyruğunun, altındaki derinliği kavrayamazsınız..

O yüzden neden alamayanların bile gözlerinin dolduğunu anlayamazsınız..

İmam Gazali'nin dediği gibi; "Cevizi kırıp özüne inmeyen, hepsini kabuk zanneder"

Siz geyik yapmaya ve saldırmaya devam edin..

Lütfen devam edin..

Daha çok ve daha sert..

Hatırımız kalır..
K
20 yıl
İhraç Edemezsiniz....Biz Zaten Kulüpler Birliğinden Çıkmıştık
İhraç Edemezsiniz....Biz Zaten Kulüpler Birliğinden Çıkmıştık
Geçtiğimiz aylarda kulüpler birliğinden ayrıldığını açıklayan Kulübümüze bugün komik bir haber geldi. Kulüpler birliği Kulübümüzü , "son dönemde spekülasyon yaratan açıklamalar yaptığı gerekçesiyle Kulüpler Birliği'nden ihraç ettiğini" açıkladı. Kulüpler Birliği'nden yapılan açıklamaya göre Fenerbahçe'nin vakfı dağıtmaya yönelik eylemleri ve açıklamaları nedeniyle birlikten çıkarılması kararı alındı, denildi. Ama ne acıdır ki Fenerbahçemiz geçtiğimiz aylarda, Kulüpler birliğini tanımadığını, ve kulüpler birliğinden ayrıldığını açıklamıştı.
K
20 yıl
Rezil\u0027lig diz boyu!
Rezil'lig diz boyu!

Hiç bu kadar kör parmağım kör gözüne şeklinde açıktan açığa oynanmamıştı kirli oyunlar. Eskiden maskeler vardı, herkes bilirdi de, aktörler ve figüranlar kameralar önünde 'takiyye' yapardı. Sezon başında Yıldırım ve Canaydın birlikte yemek yedi diye ortalığı ayağa kaldıran Demirören'e bakın. O zaman, "iki kulüp anlaştı, bizi yok etmeye çalışıyorlar" diye ortalığı germişti. Şimdi biri "G.Saray şampiyon olsun" diyor, öbürü de "Kupayı Beşiktaş alsın" jestiyle karşılık veriyor. Kendi kulüplerini aşağılıyorlar bu demeçlerle. Her türlü provokasyon ve ajitasyon, sonucu umursanmadan yapılıyor. "Trabzonspor'u aşağılıyorlardı, duydum" diyor birisi. Maç sonunda teşekkür edip, iki gün sonra da, kendisiyle çelişkiye düşerken. Biri de 'Makyavelizm'den dem vuruyor; ki o Makyavelli artık bunların yanında stajyer bile olabilirse namerdim. Kendi statlarında, üstelik tam şeref tribünün karşısında açılan 'hepiniz o.. çocuğusunuz" pankartını şiir dizesi zannediyordu herhalde. F.Bahçe forması giydirilmiş şişme kadın rezaletini de, ezeli rakibi kutsama ayini olarak algılamaları muhtemel. Başarıya giden her yolu mübah gören zihniyet, bir zaman tribünde "Kartal şampiyon, Cimbom kupayı F.Bahçe aldı babayı" diye yan yana bayrak sallayıp, ortak çığlıklar atıyordu.

Bilmemek ayıp değil de...
Sayın Demirören'e tavsiyem, Rize ve A.Sebat maçları ile kendisinin de tanık olduğu "diyafon skandalı" hakkında da araştırma komisyonu kurdurmasıdır. Kaldı ki, medyaya yansıyan telefon konuşmaları da mevcuttur. Hatta şu, 'pasaport kıyağı' ve şampiyonluktaki 'pay tartışmaları' ile 'sahte yıldızlar' meselesinin üzerine gitmesidir. O verilen yıldız, Süleyman Seba'nın 'şerefli ikincilikler' döneminin telafisi olmasın. Peki Seba'ya bu sözü ettiren dönemde, kim şampiyon olmuştu hatırlıyor mu? Ya da 'yemek arkadaşı' Polat o dönem şampiyon olan kulübün yönetim kurulunda mıydı? Bilmemek ayıp değil de, öğrenmemek ayıp. Ama bilmezden ve görmezden gelmek, ayıp ötesi ayıp!

HASAN ALİ ATASOY
K
20 yıl
Böyle başkan olurmu 2
bir başkanın tek idaali 100.yında fenerbahçeyi şampiyon yapmamak için elinden geleni yapmak.peki sorarlar adama ya 6. hafta ligden koparsan ondan sonra elinden gelecek ne şampiyonluğu kovalayan diğerlerine yatmakmı diye?yada akrabanla başka şeylermi planladınız?
K
20 yıl
AZİZ YILDIRIM VE DİĞER BAŞKANLAR
aziz yıldırım dediğini yapan güçlü bir kişilik yansıtıyor fenerbahçeyi diğerlerinden ayıracak projeler üretti ve uyguladı uygulamayada devam ediyor.
yıldırım demirören aziz yıldırıma laf yetiştirmeyi onuda beceremiyor ya başkanlık sanan tek özelliği babasının zengin olması olan bir kişilik.
özhan canaydın fer play diye gündeme gelen aslında içten pazarlıklı bir kişilik feer play e inanan insan rakibi yatsın diye yapmadığı veya yaptırmadığı yalamalık kalmadı.
K
20 yıl
fb/bjk türkiye kupası finali
finalle ilgili başlığı ben açayım dedim!

bence izmir seçimi yanlış yolda bir birini kesecek iki takım taraftarı final istanbul olimpiyatta olmalıydı.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.