4

Yüzbaşı
14 Mart 2014
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
3 üye
Görüntülenme (?)
116 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
4
3 hafta
Araç dinleme cihazını nasıl bulurum?
Arkadaşlar bugün yaşadığım bir olay sayesinde kullandığım şirket aracında dinleme cihazı olabileceği konusunda ciddi endişelerim oldu..
Dinleme cihazı olup olmadığını nasıl anlarım acaba, veya genelde nerelere takıyorlar bilgisi olan var mı acaba ?
4
geçen ay
Yerli Covid-19 Aşısı
Arkadaşlar en son Bakan Koca açıkladığından beri düşünüyorum bu konuyu,
E devlet üzerinden e nabıza geçince yerli aşı için gönüllü ol kısmını eklemişler. bir kaç soru soruluyor o kısımda ve randevu veriliyor.. Kısa bir süreliğine düşündüm gönüllü olmayı fakat internette biraz araştırma yaptım tam bir muamma.
Yani en ufak bir bilgi yok, gönüllülük esasına göre yapılacak bir iş için insanların gönlünü biraz rahatlatmak lazım diye düşünüyorum. Yani aşı ile ilgili daha detaylı bilgiler verilmesi lazım bence. Ben detaylı bir bilgiye erişemedim. Yani olası yan etkileri hakkında birşey yok. Bizi öldürecek mi sakat mı bırakacak felç mi edecek 3. bir kol mu çıkacak belli değil :D
Evet gönüllülük ve faz bir çalışma bende biliyorum ama bu kadar körü körüne de gitmez herhalde insan :D

Var mı aramızda gönüllü olarak gidip vurulan etkileri ne oldu?
Veya gönüllü olarak randevu alıp vurdurmayı düşünen var mı?
Yorumları alalım arkadaşlar :)
4
2 ay
110 130 bin tl arasına otomatik ne alabilirim.?
Arkadaşlar şuan 2012 megane 3 üm var 195 binde manuel. Km yüksek olduğundan ve eşim için otomatik araç almak istiyorum.
Şu piyasada şirket aracı olarak kullanılan ve o hissi veren araçlardan istemiyorum hiç hoşuma gitmiyor. fluence c elysee 301 ne bileyim onun gibi arabalar işte anladınız :D
110 bine felan aracımı satarım gibime geliyor. en fazla 20 bin daha koyabilirim,
Aslında aklımda 3008 var ama onunda 200 binin alındaki km olanlar 140 150 lerden başlıyor.
Altı yüksek bir araç olursa benim için daha iyi olur. tavsiyelerinizi bekliyorum.
4
2 ay
TTNET Ekipleri 3 Haftadır Bilerek İnterneti Kesmişler.!!!
Arkadaşlar bir kaç defa bu konuyu açmıştım bugün sonuca ulaştırdım. Yarın son vuruşu yapacağım inşallah.
Geçen sene mart ayında kablolarımda sıkıntı olduğu için dilekçe vermiştim. 4mbps üstüne çıkmıyordu internet. O halde bile sürekli kopuyordu. Müdürlükten dilekçe felan yazdık gene olmadı.
En sonunda aşağı yukarı 1 ay önce internet gene baya yavaşladı kopmalar başladı, en sonunda gene arıza kaydı açtım, sorun giderilmeyince ve kablolar değişmeyince bende şikayet kaydı açtırdım. Sorumlulardan şikayetçi oldum internetimin yapılmasını istedim.
Şikayet kaydından sonra internet tamamen gitti. Altyapı ekiplerini mahallede görünce sorduğumda senin kabloların gidik değişecek bekliyceksin 2 hafta dediler. BEKLEDİK. Baktık oyalıyorlar gene Babam bugün konuşmuş yakalayıp, Adamlar ne dese beğenirsiniz? Siz bir takım yerleri aramışsınız şikayetler yazmışsınız o yüzden sizin internet biraz zor gelir - demiş arkadaş. Muhtarla görüştüm akabinde aynısını oda söyledi. Şikayet ettiğim için adamlar şahsileştirmiş ve yapmayacaklarını söylemişler.
Altını çiziyorum 1 senedir arızayı gidermelerini bekliyorum, ayrıca mahallede herkes şikayetçiymiş bu kişiden.
Babam ve muhtarla yaptığım konuşmanın ardından bende ampul patladı tabi. Hemen bir merdiven bulup telekom direğine çıktım (bizim burada ankastre kutuları telekom direklerinin tepesinde).. Direk yoldan uzakta kaldığından bu ekip çıkmak istemiyor normalde elektrikçi çağırınca da merdiven ayarlamam gerekiyor felan. Daha önce 2 defa elektrikçi ile çıktığım için biliyorum hangi kablo benimki önce bi ben bakayım dedim. Kutuyu açtığımda ağzım açık kaldı. Benim internet kablomu kopartmışlar ve uçları açıkta duruyor. Resmini aşağı yüklüyorum.. Hemen kabloyu elimde bağladım ve eve koştum baktım ki internet geldi. Hemde 24 mbps lik pakette 3 ms ile 22 mpbs hız alıyordum. Müşteri hizmetlerini aradım sinyal değerleri çok iyi dediler...
Şimdi bu yapılan karşısında hiç muhattap olmadan yarın ilk işim sabahtan genel müdürlüğe gidip fotoğrafları gösterip durumu anlatıp şikayetçi olmak ve geriye dönük inceleme başlatıp tazminat talep etmek olucak. ayrıca bu kişinin bölgeden alınmasını görev yerinin değiştirilmesini de istiycem...
Böyle şirketler çalışanlarını devamlı yıllarca aynı bölgede tutunca ne yazık ki bu şekilde o bölgeyi sahiplenip oranın kralı olduklarını düşünüyorlar... Gerçekten çok yazık..
Birde bilen biri var mı acaba şu ankastre kutularına kendimiz bağlantı yapabiliyor muyuz yoksa illa elektrikçi mi bakması gerekiyor yetkili olarak ?

Resimde üstte kırmızı mavi olan evimden gelen kablo sol aşağıdaki mavi beyaz kablo santralden gelen kablo. söküp bu şekilde bırakmışlar.
Kutuyu açtığımda bu şekilde bıraktıklarını gördüm hemen fotoğrafladım.
Ayrıca bu kişinin işini nasıl severek yaptığı kutunun düzeninden temizliğinden baya belli oluyor.
< Resime gitmek için tıklayın >
4
2 ay
Düşük Km ve Ağır Kayıtlı mı? Yüksek Km Hasar Kayıtsız mı?
Şimdi arkadaşlar aracımı değiştirmek istedim. Şuan 2012 megane 3 expression 110 bg 1.5 dci 6 ileri 194.000 km aracım var. 700 700 200 olmak üzere 3 tane hasar kaydı ve sağ 2 çamurluk sağ 2 kapı boyalı harici orginal değişensiz.
piyasaya göre ben bu aracı satmak istediğimde tüm bunları göz önüne alıp belirlediğim fiyat 105 110 bin arası. tabi fiyatlara bakacak olup aa bu araç bu fiyatsa benim ki 130 140 a gider de diyebilirdim.
Almak istediğim araç konfor ferah yüksek ve otomatik olması nedeni ile 2010 2012 arası olan kasalardan bi 3008 otomatik.
Şimdi asıl konumuz şu böyle bir araç alacağım fakat km si biraz düşük olsun bi daha bi 10 yıl değiştirmeyeyim kafasındayım.
150 bin km de olanlarına bakıyorum, araçta bir çok göçük çizik var arabayı el arabası gibi kullanmışlar çarpılmadık yeri kalmamış ama km 140 bin de diye adam 160 bin tl yazmış.
Hadi km yüksek olsun biraz fiyat insin diyorum, KM sine bakınca gözlerim kanıyor 360 bin kmlerde ama açıklamayı okuyorum, araba uzun yolda kullanılmış çok iyi bakılmış sigara bile içilmemiş bu yüzden fiyat 145 bin TL.
Şimdi bu araçların fiyatı 400 bin km de olsa düşmüyor 50 bin tl ağır hasar ı olsa da düşmüyor, hatta arabanın yarısı bile olsa gene düşmez eminim.
Yani aslında aracın km si düşük olan km düşük diye yüksek yazıyor km yüksek olup kazası olmayan da kazasız değişensiz diye yüksek yazıyor..
Şimdi gidip hem 400 binde hem ağır hasarlı araç almak istemiyorum. Sİzce KM si düşük ama ağır hasarlı bir araç mı almalıyım? Yoksa Km si yüksek hasarsız bir araç mı almalıyım?
Pejo 3008 2010 2014 arası olan modellerde özellikle yüksek km mi beni masrafa sokar yoksa daha önce ağır hasara uğramış olmasımı ?
Bir çok araştırma yaptım şanzımanı hassas değil ama otomatik olması ve ucuz tamir ücretleri daha önemli benim için şanzıman konusunda.
Yorumlarınız bekliyorum arkadaşlar. Teşekkürler.
4
3 ay
Şimdi ben bu adama ne yapayım ?
2 sene önce TTNET ten internet alarak hayatımın hatasını yaptım. Daha sonra anahat kablolarımda sıkıntı çıktı. Sıkıntıyı gidermek için geçen sene mart ta teknik ekip geldi yayvan yayvan konuşarak kablo değişecek ama 4 haftayı bulur dedi ben bildiricem mail atacam diye konuştu ve gitti. Üstüne aradan 1 ay geçmesine rağmen sonuç çıkmayınca aralarda aradım numarasını bulup. Telefonda ters ters konuştu kapattı. Oturduğum yerde köy yeri. Herkes bu adamdan illallah etmiş durumda hiç birşey bilmiyor ve ilgilenmiyor. Bugün öğrendim ki 1 yıldır benim problemimi bilerek çözmüyormuş. 1 yıldır internetsiz bir şekilde birde sisteme açılan arıza kayıtlarını müşteri kaynaklı girip arıza kayıtlarını kapatıyor ve fatura ödemek zorunda kalıyorum. Şimdi bu adam bu köye sürekli geliyor mecbur olarak. Dövsem elimde kalacak sakat bırakıcam ondan korkuyorum. Ben bu adama şimdi ne yapayım?
4
3 ay
Sona gelmişiz.
Saatlerdir konu kısmında yazıp yazıp siliyorum. Ülkenin geldiği durumdan, Ekonomik krizden, Bırakın kendi hayatlarımızı çocuklarımızın hayatlarını bile karartmalarından, Diğer ülkelere kıyasla daha verimli ve daha fazla çalışma saati geçirip daha sefil yaşantımızdan, Ülkenin yapılanması, kentsel dönüşümlerinin bile yaşanılabilir değil de sadece işe gidip gelmeye yarayacak ve nasıl daha az alana daha fazla köle yerleştiririz sorusuna bir cevap resmen.

Milletin ülkesinde gençler bilimle uğraşır, çeşitli hobiler edinir, uzayı araştırır geleceğe yatırım yapar, benim ülkemin genci asgari ücretle çalışmaya iş arar ondada patronlar nasıl sigortasını eksik yatırırım? tazminatını nasıl vermem? Nasıl bedavaya mesaiye bırakırım derdinde.

Bu yönetim işçinin sırtına öyle bir binmiş ki 1 ayağı yere değse bir daha asla toparlayamaz. O işçi belini biraz doğrultsa başını gökyüzüne 1 defa kaldırsa bir daha eğilmeyecekte işte. Öyle bir yük var ki işçinin emekçinin sırtında, en büyüğünden en küçüğüne çoğu ülke kapandı da bir Türkiye kapanamadı, kapanan günlerde memur evde tatilde işçi özel izinle işe devam durumunda.
Öğrendim ki önümüzdeki günlerde tam kapanmaya gidilecek olursa özel sektör işyerinin çıkaracağı izinle çalışmaya devam edecekmiş, hatta şirketimiz önümüzdeki hafta için tüm haftayı kapsayacak izinleri düzenlemiş bile. Tam kapanma olacak ama milyonlarca işçi toplu ulaşımla veya fabrikalarda binlerce kişiyle çalışacak aynı yemekhaneden yemek yiyecek çok mantıklı..

Ben düzgün bir hayat yaşamak istedikçe hobi edinmek istedikçe bu ülkenin yaşantısı beni sabah 7 akşam 7 çalışmaya köleliğe itiyor. 12 saat çalışmak hem de 3000 TL ye. Ay sonunda ne bir hobiye ne gezmeye ne eğlenmeye enerjinizde paranız da kalmıyor.. Sistem öyle bir hale gelmiş ki, köleliğe bizim kadar patronlar da adapte olmuş sanırım yıllık izin gelince parasını vereyim çıkmayın diyecek kadar küstahlaşıyorlar.

Belgesellerde izliyorum mesela benim yaptığım iş konusunda anlatılıyor işte bir usta geliyor ve benim gözüm kapalı yapacağım işi adam abarta abarta anlatıyor birde tanıtılıyor bu adam bu işte bu ülkede en iyisi diye. Bazıları da diyor ki günde 6 saat çalışıyoruz çok fazla yoruluyoruz diyor. Hatta işçisini fazladan 1 saat çalıştırdığı için özür dileyen patronlar görüyorum. Sonra kendi kendime diyorum ki ulan bu ülkeyi bırakıp gitsem oralarda pırlanta gibi parlarım, gerçekten pırlanta gibi işçimiz abimiz babamız annelerimiz burada bir kömür madeninin derinliklerinde karalar içinde çırpınıyoruz.

Kendimi kurtarmayı bıraktım, anladım ki bu yönetim şekli ile kendimiz yaşam boyu köle gibi çalışacağız. Bari çocuğumu kurtarayım diyorum 1 senedir onun için yapabileceklerimi düşünürken planlarken her düşüncenin sonu yurtdışına kaçmak veya en kötü ihtimal ile çocuğumu kaçırmak.. Hiç bir aile istemez çocuğunun geleceği böyle bir bataklıkta olsun..

Birde bu durumlara dayanamayanlar var ne yazık ki, intihar eden kişiler çocuklar aileler, Toplu aile intiharları bile arttı bu ülkede ki çoğu yayınlanmadı bile.. Millet artık bu durumun psikolojisini kaldıramıyor.. Savaş çıksa güle oynaya cepheye koşar insan bu ülke için ama içinde bulunduğumuz durum ve yönetim öylesine kahpece ki insanlar kaçıp kurtulmak istiyor. Ülkeye turist olarak gelen cennet gibi yaşıyor, ama kendi vatandaşımız cehennemi tadıyor. Dedelerimizin kanları ile yaşattığı bu vatan kendi vatandaşına düşman olmuş vaziyette..

Ülkenin sınır girişine dev bir tabela gerek:
ÖLÜM yada KAÇIŞ Tarafını seç diye :D
  • Hatta Türkiye Tabelasının altına ZORLUK DERECESİ: VETERAN veya SPECİALİST Yazılsın bence :D
4
3 ay
Partici yönetim şeklinin gençlere olan zararını basit bir örnekle anlatayım!!!
Çok uzatmadan kısa kısa değinicem arkadaşlar. Ne bir parti tutuyorum nede eleştiriyorum. Sadece koca bir yanlışın nelere sebep olduğunu burada size göstericem..
İzmir in tanındık bir köyünde yaşıyorum. Yaşım 25. Şimdi size korkunç bir gerçeği anlatmak istiyorum.
AKP yönetime geçip dinci bir tavır ile ilerlemeye başlayınca, Köyümüzde ki oy oranı fırladı. Her seçimde CHP nin kalesi sayılan izmir gibi bir yerde köyümüzden AKP tarafına %85 %90 oranında oy çıkıyordu. Tabi bunu istatistik raporlarında gören CHP li il ve ilçe başkanlıkları ''AAAA bu köy bize hiç oy vermiyor en iyisi biz bunlara boş yere hizmet götürmeyelim'' Anlayışı ile haraket ettikleri için 15 yıldır belediye tarafından köyümüze 1 çivi bile çakılmadı.
Kıyaslamak adına Yan köylerimizin birine eski sanayisi yenilenerek iş imkanları sunuldu. diğer yanımızdaki köye ise halısahalar koşu pistleri açık kapalı pazar alanları ve çeşitli yatırımlar yapıldı, okullar için çeşitli yardım ve iyileştirmeler yapıldı.
Bizim köyümüzde ise sırf bu oy istatistiğine bakarak düşmanca bir tavır ile, köyümüze su sağlayan doğal kaynak suyumuz belediye tarafından el konulup paketlenip satılmak istensede köy halkı tarafından iş makinalarının önüne geçilerek durdurulmuştu.
Ayrıca insanlara zulmetmek için İzmir Çöplünün köyümüzün girişine kurmak için 100 e yakın orman ağacı kesilip alan talan edildikten sonra ancak önlerine geçip durdurabildik ve ağaçlandırmasına başlandı.
Şimdi asıl konumuza geleyim: GENÇLERİMİZ;
Bu köyde çocukların ne diğer köylerdeki gibi enerjilerini atacak bir spor sahası koşu alanı, ne bir aktivite programı olmamasından dolayı köyümüzde ki 10-20 yaş arasıgençler ne yazık ki uyuşturucu alkol batağına sürüklendi, üzülerek söylüyorum ki hepsinin hayatı karardı. Ne bir iş ne bir gelecek, tam 2005 yılındaki köy sanki 2005 yılında kalmış gibi 1 adım ilerlemedi. yapılan iyi şeylerin önünü her kesmeleride bu gençler biraz daha battı,
Şimdi ne mi oluyor, 6-10 yaş arasındaki çocuklarımızda aynı yoldan ilerliyorlar. Hırsızlık alkol sigara şeklinde bu hayatı yaşıyorlar. Kendilerine zarar veriyorlar.
Diğer civar köyleri ziyaret ettiğimde, her yaş grubunun kurmuş olduğu futbol takımları, basketbol takımları ile çocukların nasıl spor a sağlığa yöneldiğini görüyorum. Miss gibi termemiz parklarda gençlerin kitap okuduğunu görüyorum, kurulan pazar yerlerinde çocukların birşeyler yapıp veya toplayıp sattığını önemli şeylerle uğraştıklarını görüyorum.
Kendi köyümde ne mi görüyorum? Her iş çıkışı kapşonu kafasına çekmiş kuytu köşelerde sızan 15 yaşında gençler görüyorum.
gözleri morarmış yüzleri kireç gibi gençler. Her akşam alkol komasına girip etrafa saran çocuklar. Köyün üstünden gitmeyen kara bulutlar görüyorum.
Bu köye defalarca kez birşeyler yapmak amacıyla imzalar toplasam da dilekçeler yazsam cimer e yazılar yazsam da asla geri dönüşü olmadı. Ben tek başıma savaşmaktan artık yoruldum ve sanırım başarısız oldum..
Belediye başkanlarına büyüklerimiz ile gittiğimizde bile bizlere ''Bize %10 bile oy gelmemiş şimdi nasıl size hizmet götürelim'' denildiğinde bile savaşmayı bırakmamıştım...
Bugün cimer e son başvurumu yaptım. Cam parçaları ile dolu, kırık dökük, etrafı çöp ve dikenlerle dolu, yapılması için gene sözlü ve dilekçe olarak uğraştığım çocuk parkımızın bakımının yapılması ve en azından ufak çocuklarımızın kötülüğe değil iyiliğe yönlendirilmesi için son savaşımı verdim... Sonumuz Hayır Olsun..
Zaman ayırıp okuyan derdimi dinleyen herkese Teşekkür Ediyorum.. Umarım bir gün iyi şeyler olur.
4
5 ay
Küçük bir mining kasası için yardım?
Arkadaşlar küçük bir mining kasası kurmak istiyorum. 7 li 12 rig ler çok pahalı. Ama hesaplamalarım doğruysa kuracağım sistemle ayda 2000 tl ethereum veya altcoinler kazabilirim diye düşündüm. Bu konuda tavsiyeniz nedir.
Birde ben bazı parçaları araştırdım ama bu kasayı fişe tak çalıştır durumuna getirmek için hangi parçalarım eksik onlarıda yazarsanız çok sevinirim.
1. MSI radeon rx 580 armor 8gb oc ddr5 256 bit 2adet
2. Asus tuf b450 4400 mhz gaming plus anakart
3. Ryzen 5 2600 3.9 ghz 16 mb işlemci
4. Hıgh power element br 750w 80+ güç kaynağı
5. Markası farketmez 8 gb ram alıcam.
Eksik parçalarım neler acaba çalıştırmak için?
4
6 ay
Sokağa çıkma kısıtlamaları için aynı durumu yaşayanlar?
Arkadaşlar en son çıkan sokağa çıkma kısıtlamaları ile alakalı yaklaşık 3 4 aydır evden hiç çıkamaz hale geldik.
Zaten 1 yaşında çocuğumuz olduğundan 1 yıldır evden çıkmıyoruz. ama son 3 4 aydır resmen ev hapsi durumuna düştük. İşin garibi ve artık sinir hastası olmama sabep olacak kısım, ben işe giderken onca insanlar bir aradayken virüsle alakalı sorun olmuyor, ama haftasonu veya akşam 9 dan sonra sorun oluyor.. Tamam evet pandemiden dolayı eve kapanma taraftarıyım fakat herkes bizimle birlikte eve kapanırsa.
Artık eşimle kavga etmeye başladık. çünkü yan komşularımıza devamlı misafirler geliyor gece yarılarına kadar oturuluyor. veya cumartesi pazar da sık sık gelenler oluyor. hepside son model araçlarla geliyorlar zenginler. Oturduğum yer birde köy. millet haftasonu nasıl yapıyorsa arabayla köyümüze gelip kamp yapıyor piknik yapıyor eğleniyor akşama dönüyorlar sanki yasak yokmuş gibi.
Eşim biz niye çıkmıyoruz bi bize mi yasak var o insanlar nasıl çıkıyor dediğinde birşey diyemiyorum. fakat kara bahtımız sayesinde kapıdan adım atarken daha jandarma köşede belirdiği için dışarıda çıkamıyoruz. tüm vatandaşlar acil ve önemli işleri olmadığı sürece evde kalsa hiç sıkıntı değil. fakat millet dışarda bahar havasının tadını çıkarırken biz evden çıkamıyoruz. Artık delirmek üzereyim. Kafayı sıyırdım sıyıracam. 2 hafta önce pskiyatriye gittim antidepresan yazdı çünkü anlatırken bile doktorun karşısında titriyordum sinirden. fakat ilaç bile bir işe yaramıyor... Jandarmaya şikayet ediyoruz ekiplerimiz devriye atıyorlar diyorlar ne gelen var ne giden. Zaten zengin komşulara bakıyorum misafirlerine herkes kendisi ve ailesi için kendi şirketlerinden izin kağıdı yazdırmış fıldır fıldır geziyorlar.
Bu böyle giderse balataları sıyırıcam, önüme gelene sayıp sövecem artık. sabrımın sonlarındayım artık.. Bunun gibi sorumsuz insanlar yüzünden ne vaka sayıları düşüyor ne yasaklar. USANDIM....
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.