| - |
|
Merhaba yarenler, merhaba felaket arkadaşlarım! Arkadaşlar! Umutsuzluk hele öğrencide olunca tekmil belaların anasıdır! İnek de olsan fark etmez, insanı insana kırdırır. Çok açık söylüyorum içinden pusu kuranlar düşünsün. Eğer umutsuzluğa meydan vermezsek şu kardeşliğimiz ömür boyu sürer gider. Umutsuzluk fukaranın bir dilim ekmeğini elinden almaktır. Umutsuzluk şeytan değirmenidir. Göz nurunun savurmasıdır. Ekmeği terden beklerim. Çalışmak da yiğidin harmanıdır. Bir laf daha edeyim de tamam olsun. Eğer haklıysam idare adamından da korkmam. Beladan da kaçmam! Yarenlerim, felaket arkadaşlarım! Buraya sizinle şu zor günlerimizde bir tutam umudumu bölüşmeye geldim. Bir ekmeği beraber bölüşerek yemektir hüner. Aranızdan çoğunuz terinizin son damlasına kadar çalıştı. Bazılarımız ise irademiz ve kanaatimiz kadarı çalışabildik. Uzun zamandır bu forumu takip ederim. Nice yiğitler gördüğüm kadar, sınav yoldaşına çelme takacak kadar küçülen mahlukatlarıda gördü bu gözler. Ama değişmeyen bir kaide vardı. Yolun sonunda ayakta kalanlar daima çalışkan ve iyi niyetli olanlardı. Bu sefer başımızda cihanı döndüren bir musibet var. Malesef bu musibet bizim yolumuza da taş koydu. Lakin yine bildiğim bir kaide var ki; hedefleri olan bir yürek gam tutmaz! Yarenler! Şimdi size sorarım. Bu musibete gel geç mi diyeceğiz? Onlarca saat çalışmamızı, ağaran saçlarımızı, of çeke çeke yıktığımız dağları bir kalemde silecek miyiz? Ben size madem kaleye kadar geldik topu dönüp taca vurmayalım diyorum. Biliyorum, belirsizlik çok zor! Ağacı bile çürütür. Lakin ben size ne olursa olsun gelin yazık etmeyelim diyorum. Kan kusup, kızılcık şerbeti içtik diyelim. Felaket arkadaşlarım! Söylevimde Kemalyeri Kitabesini oluşturan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün sözlerine yer vermek istiyorum. Benimle beraber muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım dahi geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın bu dinlenmeden yalnız bizim değil bütün milletimizin sonsuza kadar yoksun kalmasına neden olacağını hepinize hatırlatırım. - Mustafa Kemal Atatürk Tekrar soruyorum. Arkadaşlarım, tamam mı devam mı? Pes mi diyeceğiz, şerefli mücadelemize durmaksızın devam mı edeceğiz? Cevap sizin yüreğinizde ve kalem tutan bileğinizdedir. Arkadaşlar normalde konu açmayacaktım. Lakin hepimizde bir karamsarlık ve umutsuzluk gördüm. O yüzden içimden geçenleri yazdım. Ben geçen sene üniversiteye yerleşmiş bir mezunum. 6 Aralık 2019 tarihinde tekrar sınava hazırlanma kararı aldım ve üniversiteye bir daha gitmedim. O tarihten beri pek düzenli çalıştığım söylenemez. Bu aya kadar ailevi birçok sorun yaşadım. Çalışmam biraz sekteye uğradı. Ama umutsuzluğa içimden atmaya karar verdim. Tekrar bu yola baş koymaya, bu işi bitirmeye geldim. TM'den gireceğim. Saat biraz geç olduğu için uyumam gerek, sınava kadar ki planımı yarın editleyeceğim. Bu konuyu elimden geldiğince güncel tutmaya çalışacağım. Bu konu biz yarenlerin tekrar ayağa kalkma konusu olacak. Hepinize en kavi duygularımla selam ve saygılarımı iletirim. Kaleminiz keskin olsun! |
| Bölümlerinizi ve geldiğiniz şehirleri yazın ekleyeyim arkadaşlar. Eskişehirliyim bu arada üni bana 1km uzaklıkta. Elimden geldiğince üni ve şehir hakkında bilgilendiririm. |
|
< Resime gitmek için tıklayın >" target="_blank">< Resime gitmek için tıklayın > Beyler çözen var mı? Eskisi ile fark var mı arasında? İş görür mü? Elinde olan birkaç sayfa örnek atabilir mi? |
| la ağalar bu dershaneye gidenleriniz siz bu matçıdan önde mi gidiyonuz yoksa beraber mi ilerliyonuz? Hoca laf çaktı bu sabah neden dershane ile beraber gitmiyon acele ediyon falan bi milyon kafa ütüledi. Adam haklı mı bilemedim sizce bu dershaneyle beraber mi gitmek lazım? |
|
Bizim delikanlı on yıl süreyle büyük şirketlerde İnş.Yük.Müh. olarak çalıştı. Yurtiçindeki şirketlerde 8.30-18.00 arasında çalıştı. Bu duruma Ürdün, İspanya, Portekiz'deki dört yıllık çalışmaları da dahildir.. İspanya ve Portekiz' de Cumartesi ve Pazar çalışması yoktur. Ürdün'de ise Cuma günü tatil idi. Makina Yük.Müh olan da, 10 yıldan beri 07,00-16,30 arasında çalışıyor Bizim ikiz delikanlılar ODTÜ Makina ve İnşaat'da okudular ve 1991-1999 arasında İngilizce hazırlık dahil aralıksız 8 yıl İngilizce eğitim alıp Yüksek Mühendis oldular. 1996'dan beri de özel sektörün büyük şirketlerinde çalıştılar. İnşaatçı olan dört-beş yılı yurdışında olmak üzere Ürdün, İspanya ve de Portekiz olmak üzere çalışıp çiftdal MBA (Uluslararası İş İdaresi + Proje Yönetimi) eğitimi de aldı. Makinacı olan ise (5 yıl ASELSAN, 5 yıl KOÇ) olmak üzere, California, Texas ve Ohio ile İtalya Milano ve Lüksemborg başta olmak üzere, hem çalışıp, hem de çaşitli kurslara katıldı. MBA'sı ise sürüyor. Her ikisi de yönetici ve müdürlük yapıyor. İnşaatçı olanımız merkezi Almanya'daki Frankfurt olan ThyssenKrupp'da ve halen Madrid' dedir.. Her ikisinin de eşleri, Hacettepe İngilizce Tıp ve aynı okuldan mezun olmuş Uzman Doktorlardır. Onlar da İngilizce Hazırlık dahil; (7 yıl + 5 yıl) 12 yıl okudular.. Bizim delikanlılar; has gelinlerin kendilerinden daha zorlu bir eğitimden geçmiş olduklarını kabullenirler. Daha kafalı olduklarını da belirtirler. Ben de, aynen bunu kabullenirim. ÖSS + ÖYS' de bizimkiler; ilk 600 kişi içinde, gelinler ise dört yıl sonraki ÖSS + ÖYS deki yarışta; ilk 100 kişi içinde (birisi 30 uncu) idi.. Gelinler de, onların söylediklerinin tam tersini söyleyip, mühendisliklerinin daha evrensel boyut kazanmış olduğunu iddia ederler.. Ben, dediklerine katılmam. Bizim Makinacı Aselsan'da çalışırken, hafta sonlarında Alman Kültür Derneğinde Alman öğretmenlerden ders alıyor, oradan çıkıp, basket takımına gidiyordu. Akşamları "tango" dersleri almaya başladı.. İyi tenis oynardı. Şirket Muhasebesini daha okulda iken öğrenmişti. Vergi hukukunu o paralelde görmüştü. Sık sık da yurtdışındaki kurslara gönderiliyordu.. Bu arada yüksek lisansını tamamlamıştı.. Aselsan, yüksek lisans alan mühendisleri teşvik ediyordu.. Aralıksız, sekiz yıl ODTÜ' de eğitim almıştı. O zamanlar, oğlanın yüzünü pek göremezdik!.. Yurtdışında Lüksemborg, Glaskow, Texas, Ohio, California ve Chiciago'da çeşitli kurslar ve eğitimler de aldırılmıştı.. Aselsan'da beş yıl çalışıp buluş da yaptıktan sonra, KOÇ' un yönetici adaylığı son mülakatına katıldığında "28 yaşına dek neden, sadece iki yabancı dil ile yetindin?" denilmişti.. Bu tempo bile KOÇ yöneticilerince azımsanmıştı. Beş yıldan beri KOÇ'da müdürdür.. Onlar da İtalyanca eğitim aldırdılar.. Sık sık; İtalya, ABD ve Avusturya' ya gönderdiler. Üç dili var.. KOÇ mülakatlarında; Tango, tenis, basket, Almanca, İngilizce yabancı ülke kursları, vergi ve muhasebe epeyce etkili oldu. Yüzlerce doktoralı, yüksek mühendisler arasından, sadece iki kişi seçmişlerdi.. Bunun gibi şeyleri almaya gayret ediniz.. |
|
TODAİE, memurlara "tezli veya tezsiz yüksek lisans" kazandırır. Çok önemli bir eğitim kurumu olarak, memurlara TODAİE' de yüksek lisans yapmalarını öneririm. Kamu idarelerine "yüksek idareci" yetiştiren, epeyce ünlü bir kurumdur.. ALES' te yüksek puan alan kamu görevlileri arasından, TODAİE' de yapılacak sınavı kazananlar klas bir eğitime tabi tutulur.. Üniversitelerüstü bir kurumdur. Saygılarla.. |