|
Merhabalar kendimi geliştirmeyi çok seven birisiyim ve gözlemlerim doğrultusunda bu üç konuda bilgi birikimimin çok az olduğu kanısına vardım. Bu üç konudan birisinde (şimdilik birisinde çünkü zamanım şu an sadece bir tanesi için yeterli. İlerleyen zamanlarda mutlaka diğer ikisinde de geliştireceğim kendimi) kendimi geliştirmek istiyorum. Ama seçim yapamıyorum, arada kaldım. Khan Academy adlı siteden üç konu için de birkaç video izledim ve üç konu da çok çekici geldi. Kıyaslama da yapamadım çünkü birbirinden oldukça farklı konular. O yüzden konu açmak istedim siz olsanız hangisini seçerdiniz ve nedenini de yazabilirseniz çok sevinirim çünkü nedeni daha iyi bir karar vermemde bana daha çok yardımcı olacaktır. Bir de üç konu hakkında da giriş seviyesinde kitaplar önerebilirseniz bir kitapçıya gidip bu kitapları incelerim ve incelememden sonra belki daha net bir fikir sahibi olabilirim. Şimdiden teşekkürler. |
| Sıralama 224K TM'de. Geçen sene 226k ile kapatmış bir yeri garanti diye yazmayı düşünüyorum. Ücretli okuyacağım bu arada. Burayı garanti diye yazmak garanticilik midir? |
| Geçen senelerde ilk 100'e 300-400 kişi sokan donanımhaber, bu sene 150 kişi filan sokacak sanırım. Bu düşüşün nedeni araştırılıp, tez vakte çözüm bulunmalıdır. |
|
İstanbul Kent Üniversitesi, İstanbul Arel Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi, İstinye Üniversitesi gibi üniversiteler bazı örnekler. Şimdi bu okullara yerleşirsek geleceğimiz ne olur? Tam burslu olarak yerleşirsek paralı değil. Mesela buralarda kendimizi geliştirme şansımız nedir? Buralarda bir çevre yapma şansımız nedir? Buralarda öğretim kalitesi nasıldır? Buralardan mezun olursak iş hayatımıza nasıl başlarız? Hatta bu üniversitelerden yurt dışı olanaklarımız nelerdir? Ve bu üniversitelerden yatay geçiş şansımız nedir? Çünkü tahminen bazı devlet üniversiteleri tutmazsa, Doğu'Ya da gitmek istemediğim için buraları yazabilirim. Ama buralar hakkında yapacağınız yorumlar da benim için önemli. Çünkü eğer sadece diplomamız olup, üniversite bize hiçbir şey katamayacaksa, istemeye istemeye de olsa %50 burslu orta kalite özel üniversiteleri yazmak zorunda kalabilirim. Yukarıda çok fazla soru var. Hepsini cevaplamak sizin için yorucu olur ve cevaplamazsınız. O yüzden tek bir soru sorayım. Bu üniversitelerden birinde okursak, gideceğimiz yol, geleceğimiz nasıl olur? Teşekkürler şimdiden. |
|
Arkadaşlar malum zaman azalıyor ve ben de integral hariç konuları aşağı yukarı bitirdim. Aşağı yukarı dediğim yani bazı konularda gayet iyiyim ama bazı konularda sadece basit veya orta düzey soruları çözebilecek seviyedeyim. Kalan zamanda onları geliştirmem gerektiği için aşağı yukarı diyorum. Neyse konuya geri dönelim Şimdi ben bazı orta ve kötü olduğum konuları listelerken dikkatimi bir şey çekti. Kötü olduğum konuların hepsi grafikli konular. Yani fonksiyon grafikleri, paraboller, doğru analitiği, çember analitiği gibi. Bunları bir türlü yapamıyorum. Bunları geliştirmek için tabii ki çok soru çözeceğim, tek yolu bu. Ama sizden de tavsiye almak isterim. Grafikli sorularda nelere dikkat etmeliyim, soruları nasıl düşünüp, sorulara nasıl bakmalıyım... gibi, ve kendi bildiğiniz şeyleri de ekleyerek, grafik sorularında bana yardımcı olacak tavsiyelerinizi yazarsanız çok müteşekkir olurum. |
|
Sorular şunlar; < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın > Ben mi yanlış düşünüyorum bunları çözerken anlamadım. EDİT: Çözümleri var baktım ama çözümleri kafamı daha da karıştırdı. EDİT2: Üstteki sorunun cevabı B, alttaki sorunun cevabı C |
|
Mezuna kaldım. Geçen sene oldukça kötü bir derece yapmıştım. Bu sene geçen seneki gibi olmayacaktı. Geçen seneden daha iyiyim ama hala beklediğim yükselişleri alamıyorum. Boşuna kalmışım diyemem kesinlikle ama kalmasam da değişen çok bir şey olmayacakmis sanki. 3 aydır yerimde sayıyorum. Artiramiyorum netlerimi. Günlük 6-7 saat çalışıyorum, bu kadar çalışmama rağmen netlerim artmayinca da boşu boşuna zamanım gidiyor gibi hissediyorum. Artık gerizekalı olduğumu filan düşüneceğim. Çevremdeki herkes zeki olduğumu söylüyor ama bıktım artık. Türkçe'den bir denemede 37.50 geliyor öbüründe 26. Sosyalde birinde 17.50 geliyor birinde 11. Matematikte birinde 24 geliyor (en yüksek bu yazdan beri çalışmama rağmen), birinde 13.50 geliyor. Bu oynamalar beni çileden çıkartiyor. Fen zaten 3-4. Bazen 0. AYT girmiyorum bile. Gerçek sınavda ilk netler gibi gelirse iyi zaten. Ama ya ikinci yazdıklarım gibi gelirse? Çalıştığım konuyu 2 hafta sonra unutmuş oluyorum. Denemede bir soru çıkıyor onunla ilgili, yapamıyorum. Neden yapamadığıma bakıyorum, o an anlıyorum, 4 gün sonra yine gidiyor. Matematik sorularında özellikle bu oluyor. 3 aydır netlerim +5 -5 civarında. Şimdi eşkenar dörtgen ve deltoid konusundan bir test cozeyim dedim. 12 soruyu 1 saatte bitirdim. E daha bunun kimyası var, coğrafyası var, edebiyatı var. Günlük denemesi var (bazı günler genel deneme, bazı günler bölüm denemesi) Psikoloji okumayı çok istiyorum. Hatta dünya çapında birisi bile olmak istiyorum. O kadar sevip o kadar güveniyorum kendime bu alanda. Ama daha önümdeki engelleri asamazken bırak dünya çapını, bölümüne yetecek kadar puan alamıyorum. Bu da rahatsız ediyor beni. Bazen olmayacakmis gibi hissediyorum. Bazen sadece ha gayret, az daha diyorum. Biraz da bunaldım sanırım. Temmuz'dan beri çalışıyorum. Sadece çalışıyorum. Normalde bu kadar çalışmayla netlerimin en azından 90-95'lere çıkması gerekirdi. Ama 75'i gecemedim daha. 4.5 ay uzun bir süre, her şey olabilir. Temelim çok sağlam bu arada. Ama temel işte, bina yok daha. İşin bir kötü yanı da, ne yapmam gerektiğini çok iyi bilmeme rağmen, bu konuda hiçbir şey yapamamam. Hala aynı tarz sorularda tıkanıyorum. Ve bundan oldukça rahatsız olmaya başladım. Neyse çok uzayacak. Bilmiyorum belki kimse okumaz içinden "yaw kim okuyacak şimdi bunu" der ama ben yazınca rahatliyorum biraz. İsters hiç cevap gelmesin, sıkıntı yok. Cidden buraya bu konuyu açınca rahatladım biraz. Neyse şimdi gideyim de, daha önceden kestigim yapamadığım soruları bir kez daha çözmeye çalışayım. Kolay gelsin. |
|
Bir tek ben mi böyle düşünüyorum? Şahsen insanlarla gezip tozup, bir şeyler içmek; bilgisayardan oyun oynamak ve dizi izlemek kadar zevk vermiyor. Arkadaş ortamında bir şeyler konuşurken o kadar sıkılıyorum ki, hemen elime telefonu alasım geliyor. Banane sizin sevgilinizden ayrılışınızdan. Banane SÖZ'de komutan istifa ettiyse, banane instagram'da takipçi sayınız 5000 olduysa. Var mı başka benim gibi PC ve Telefonu bu kadar sevip, insanlarla zaman geçirmeyip, çok sosyal olmayıp da bundan mutsuz olmayan? Herkesin benim garip olduğumu söylemesine şaşırmaya başlıyorum artık. "Gerçekten ben mi normal değilim?" diye Sadece yılbaşında ve doğum günlerimde "keşke daha fazla arkadaşım olsa" diyorum ama, yalan değil. Ama dediğim gibi yılda 2 defa. |
Kutudan çalışmayan HDMI kablosu çıkmış olabilir mi?
Veya kasamın HDMI girişinde sorun olabilir mi?
HDMI kısmına odaklanma nedenim, eski ve şu an çalışan monitörümün HDMI girişli değil de VGA girişli olması. Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
Çözümü buldum. HDMI kablosunu ekran kartı yerine anakarttaki HDMI girişine takmışım. Ekran kartına takınca halloldu.