|
Selamlar, Bir dönem donanım piyasasını çok takip ediyordum ama uzak kaldım, fiyatlar ve kartlar hakkında çok bir bilgim yok şu an. Şu an elimde gtx960 4gb var ve çoğu oyunda yetmiyor. 1200-1300 bandında hangi ekran kartı alınabilir? Ya da yeni çıkacak ekran kartları var mı, biraz bekleyebilirim? İşlemcim i5 6500. Yardımcı olursanız sevinirim. |
|
YSK'nın mühürsüz oyları ve zarfları kabulü seçim kanununa aykırıdır. Hala bir gram hukuk kaldı ise hesap sorulmalı, mühürsüz oylar iptal edilmelidir. YSK'nın saat 10.00'da aldığı karar ortaya çıktı; < Resime gitmek için tıklayın > Yurtdışında Kabul Edilmeyen Pusula ve Zarfların Belgesi; < Resime gitmek için tıklayın > YSK'nın skandal kararına ses çıkarmadınız çünkü işinize böylesi geldi. 2.5 milyon mühürsüz pusulanın ve zarfın kullanılması sonucu HAYIR'ın hakkını gasp ettiniz. Devlet eli ile yapılan YSK hilesine, maç ortasında kural değiştirenlere, taraflı ve sizin tarafınızı tutan seçim hakemi YSK'nın aleni şaibesine göz yumdunuz. Mühürsüz pusula ve zarfları kullanıp Evet oyu basan aşşağılık hırsızların videoları çıktı, sallamadınız. "Hakkınızı savunsaydınız kardeşim" dediğiniz YSK kararına karşı çıkan HAYIR'cı insanları sandık başında tehdit edip, dövdünüz, darp ettiniz. Yine bunların videosu var. OHAL'de seçime gittik, devletin bütün imkanları ve araçları ile propaganda yaptınız, her yere kaynağı bilinmeyen para ile afişler astınız, her gün TV'lere çıkıp aynı yalanları söylediniz, içeriğini savunamadığınız değişikliği Türkiye Cumhuriyet'ini yurtdışında rezil ederek halka kabul ettirmeye çalıştınız, insanları terörist ve vatan haini ilan ettiniz, baskı ve korku yaydınız, insanları elinde kalan son ekmeği ile tehdit ettiniz. Anayasa değişikliğinin ülkeyi tek adama teslim etmek olduğunu, bağımsız yargıyı yok ettiğini, ülkeyi parti devletine dönüştürdüğünü; 80 milyonun değil, bir kişinin huzurunu teminat altına aldığını yazdık, konuştuk. Dilimiz döndüğünce, imkan buldukça anlatmaya çalıştık. Medya sizin kontrolünüzdeydi. Her gün 25 kanalda sabah akşam halka yalan söylendi. Yalancı bir cennet vaat edildi. Para sizde idi, dağı taşı afişle donattınız. Kaymakamı, valisi, askeri, polisi, bürokratı… devletin tüm imkanlarını kullanarak ‘Evet’ kampanyası yapıldı. Tehdit ettiniz. ‘Hayır’ diyenleri ‘terörist’, ‘vatan haini’ ilan ettiniz. “Evet vermek farzdır” dediniz. “Eğer ‘Hayır’ derseniz cehenneme gidersiniz” gibi ipe sapa gelmez sözler sarf ettiniz. Sınırsız maddi imkanlarınız vardı. Devleti kullandınız, dini kullandınız. İnsanları işsizlikle, açlıkla, ölümle, tehdit ettiniz. “Evet’ çıkmazsa ekonomi bozulur, elinde kalan o son lokma da gider” diyerek, bir lokma ekmek bulduğunda sevinen insanları açlıkla korkuttunuz... Yani elinizde her imkan vardı. Fakat; İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyük ekonomi, kültür, sanat çarkı illeri kaybettiniz. Yani kaliteli seçmeni kaybettiniz. AKP ve MHP'nin toplam %62-65'lik oy bloğuna rağmen %51'de kaldınız. Hatırlayın daha 2 gün önce başkanlık ile Türkiye'nin uçup kaçacağını, parlementer sistemin sorun çıkardığını, Erdoğan'ın istediğini yapamadığını, engeller olduğunu söylüyordunuz. Buyrun meydan sizin, bundan sonra tek bir hata yapma şansınız yok. İstediğinizi öyle ya da böyle bir ali cengiz oyunu ile elde ettiniz. Bundan sonra bütün sorumlu Erdoğandır. Olacak iyi ya da kötü her şeyden o sorumludur. Artık önünüzde bir engel yok, buna mukabil söz verdiğiniz üzere bütün sorunlarımızı çözmek ile yükümlüsünüz. Bundan sonra hiç bir sorumluluktan kaçamazsınız, bundan sonra "kandırıldık" deme hakkınız yok. Bütün kredilerinizi tükettiniz. Buyrun görelim hevesle istediğiniz sistemi ve başarınızı. Son sözüm belli AKP'li arkadaşlara; (bütün AKP'lilere değildir) Kul hakkı yediniz, yenmesine müsaade ettiniz, yenmesi hoşunuza gitti sevindiniz. Alenen YSK ve devlet eli ile müdahale edilen şaibeli seçime destek verdiniz. Yenen hakkı savunmadınız, hakkın karşısından durdunuz. Bütün vebali sizedir, her kim bu hileye göz yumup destek verdi ise, her kim bu haksızlığa isyan etmedi ise umarım allah şahidim hepiniz kul hakkının bedelini en acı şekilde ödeyin. Umarım çaldığınız oylar çoluk ve çocuğunuzdan acı acı çıkar. Bu vicdansızlığa göz yuman herkes inşallah bedelini ödeyecek. Ve lütfen 20 yıl sonra da böyle gururla Evet verdim diyebilin. |
Abi bu videoya bir tek ben mi bu kadar gülüyorum ya![]() ![]() ![]() Günahım kadar sevmem Erdoğan'ı ama bu nası bir sempatiklik kardeşim Arkadan biri nanik yaptı herhalde, mezarlık bu kadar komik olmamalı![]() ![]() Videoyu izlemek için tıklayınız |
|
https://twitter.com/teyitorg/status/845219094374830081 < Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın > Afiş doğru, yalan ya da iftira değil. Sorum size AKP'li arkadaşlar, neden bu afişe tepki göstermiyorsunuz? Referandum da Evet diyecek insanları yüzyılın vatan haini Şeyh Sait ile aynı afişe koyup, fatiha okutan bu ahlaksızlara neden tepki göstermiyorsunuz? "Beni bu vatan haini ile aynı kefeye nasıl koyarsınız" diyecek kimse yok mu? "Oy için bu kadar hainliğe gerek var mı?" diyecek hiç mi kimse yok? Bu ahlaksızlığa göz mü yumacaksınız? Sizi bu derece mal gibi kullananlara bir kelimeniz vardır diye umuyorum. Böyle bir rezalet, bu denli vatan hainliği artık afişlere konu olur, sokaklarda bile yayınlanır olmuş... YAZIK bu ülkenin düştüğü hale. |
Arkadaşlar bu mücadeleci ruhu, bu azmi ve bu zekayı gördükten sonra ben de AKP'li olmaya karar verdim. Aynı İsrail ve Rusya'ya yaptığımız gibi Avrupa'yı da pişman edelim. (burada dombıra müziği giriyor...)![]() ![]() < Resime gitmek için tıklayın > < Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın >< Resime gitmek için tıklayın > NOT: Bu zeka seviyesi ile siz ancak Süleyman Şah Türbesi kaçırır, 20 milyona Mavi Marmara'yı satar, Rusya'dan özür dilersiniz. O yüzden uçup kaçan AKP'li arkadaşlara çağrım çok ahkam kesmeyin, yarın özür dileyeceksiniz zaten. ![]() ![]() .
|
|
hükümetin türkiye adına hamaset ile nato ve ab, ap dolayısıyla kurumsal olarak ittifakı olan avrupaya karşı bu çiğ hasmane tavrı anlamak istemeyen cahil cühelaya -ahmak siyasal islamcılarda bulunmayan- empati ile aptala anlatır gibi anlatalım bunlara.. zira karışımızda zeka geriliğinden başka bir şey yok. farzedin ki kuzey ırak anayasa referandumuna gidiyor, barzani ve talabani karşı karşıya. barzani'de müttefikliğe güvenip bu hengamede diyarbakırda gelip kürtlere konuşma yapmak istiyor. bir an için iktidarda aklı başında, diplomatik teamülleri bilen düzgün bir hükümetimiz olduğunu düşünün. hükümetimiz diyor ki: "bizim türkiye'de kürtlerle durumumuz zaten sıkıntılı, bir denge kurmaya çalışıyoruz. talabani, barzani destekçileri dışında bir de pkk destekçileri var. senin gidip orada konuşman bizim kürt vatandaşlarımız arasında gerginlik çıkartır, kamplaştırır ve türk halkına karşı sıkıntılı bir duruma düşeriz. türkiye'ye geleceksen gel, ankara'ya istanbul'a gel, burada bir kaç ticari siyasi temasta bulun basın toplantısı düzenleriz burada bir kaç gazeteci ayarlarız sana referandum ve türkiye'de ki kürtler hakkında bir iki soru sorar, cevaplarsın, bir kaç önemli köşe yazarına mevzuyu çıtlatır türkiye'de ki kürtleri unutmadığını hatırlatır, onlara mesajını verirsin." barzani bunu kabul etmiyor. diyarbakır'a uçağını ayarlıyor, hükümet yine diplomatik kanallardan uyarıyor "bak yapma, uçuş iznini iptal ederiz" diyorlar ama mevzuyu basına yansıtmıyorlar. sonra barzani "yaptırımlarımız olur" diyor, bizim hükümette "ehh senle mi uğraşçam len, elinden geleni ardına koyma, konuşma yapamazsın" diyor diplomatik bir dille ve yine diplomatik kanallardan. sonra barzani basına çıkıp "türkiye beni uçak iznimle tehdit etti, bunlar demokrat değil, bunlar 1915 ittihat ve terakki uygulaması, bunlar talat paşanın, enver paşanın torunları" diyor. bak burada "ittihat terakki, 1915 enver veya talat" doğru mu değil mi mevzusu mühim değil. hükümet çıkıyor diyor "barzani gelebilir, gelmesin demiyoruz, ama burada konuşma yapmasını istemiyoruz" diyor ve sonra barzani durmuyor, türkiye devletinin egemenlik haklarını hiçe sayıyor oğlunu arabayla diyarbakır'a yolluyor. hükümette barzani'nin oğlunu tutukluyor. şimdi burada hasmane ve düşmanca tavrı kim sergiliyor? burada türkiye mi kuzey ırak'a, ırak'a düşmanlık yapıyor, yoksa barzani mi türkiye'ye düşmanca tavır takınıyor. ya ak boylar... işte hükümet böyle oy devşirmek için böyle gerzek, böyle gerizekalı, böyle rezil bir duruma düşürüyor türkiye'yi. edit: az önce polisli görüntüleri izledimde farkettim, ağzını yaya yaya sanki uluslararası teamülleri biliyormuş gibi "uluslarası teammüllerde böyle bir şey yok" diyor bakan. monşer dediğiniz deneyimli bürokratları atıp kadroları cahil cühelayla doldurmasaydınızpersona non grata diye bir teamül olduğunu gayet iyi bilir böyle rezil etmezdiniz kendinizi. ---Alıntıdır--- Bu kadar yaygara koparmalarının tek sebebi ülke dış politikasını günlük hırslarına alet edip oy koparma çalışması. Türkiye Cumhuriyeti'ni dünya önünde rezil ettiler. Prestij, itibar sıfırlandı, katledildi. Siyasal islamcıların bu mahalle ağzı ve tavrı hepimizin geleceğini olumsuz etkiliyor. Sonumuz HAYIR'lı olsun. Demokrasi sadece bir kelime değildir, demokrat olursan aynı şekilde cevap alırsın. Sadece 15 Temmuz'da hatırladığın demokrasi gerçek demokrasi değil. |
|
Elçiye zeval oldu! 2016 başladı… Yılbaşında, Sur Cizre Yüksekova'da içsavaş manzaraları vardı, hendek operasyonları açılım saçmalığının sonucuydu, 249 şehit verdik. Atatürk'e senelerdir küfreden akp'nin akil adamı Hasan Karakaya, asrın liderimizin gezisinde Suudi Arabistan'da öldü, hulusi beyin genelkurmayı taziye mesajı yayınladı. Diyanet'in resmi internet sitesinden “babaların öz kızlarına şehvet duyması haram değildir” fetvası yayınlandı. Sultanahmet'te canlı bomba patladı, 12 Alman turist öldü. Diyarbakır'da polis lojmanı havaya uçuruldu, kundaktaki bebeklerimizi kaybettik. Ahmet Kiziroğlu “bu bahar terörsüz bir bahar olacak” dedi. Mustafa Koç vefat etti. Bülent Arınç boş süt şişesi gibi kapının önüne konuldu, asrın liderimiz “o zat” dedi, yandaş medya “manisalı lawrence” lakabı taktı, cübbeli bülo, paralel hain dediler. Kut'ül Amare icat ettiler, yandaş medya bile ne olduğunu anlamadı, vazgeçtiler. Suriyeli sayısı 3.5 milyonu geçti, asrın liderimiz “bizim alnımızda enayi yazmıyor, otobüsler boşuna durmuyor, bindirir göndeririz” dedi. İncirlik'e tarihimizde ilk kez Suudi uçağı geldi. Ahmet Kiziroğlu “en geç haziran ayında Avrupa'ya vizesiz gideceğimizi” açıkladı, geçen hazirandı! Ankara Merasim Sokak'ta canlı bomba patladı, 29 insanımızı kaybettik. Ankara Kızılay'da canlı bomba patladı, 38 insanımızı daha kaybettik. Asrın liderimiz “benim gitmem demek, devletin yıkılması demektir” dedi. Atatürk “benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” derken, bu böyle dedi. İstiklal Caddesi'nde canlı bomba patladı, 5 kişi can verdi. Ahmet Kiziroğlu “Avrupa Birliği'yle Kayserili pazarlığı yaptım” dedi, güya Suriyelileri alıp, üstüne 10 milyar euro vereceklerdi, Suriyeliler bizde kaldı, babafingoyu aldık. Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısı “ben bu ülkede cahil, okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum, ülkeyi ayakta tutacak olan cahil halktır, en tehlikeli olanlar üniversite okuyanlardır, okuma oranı arttıkça beni hafakanlar basıyor” dedi, bu herifi YÖK'e yönetici yaptılar. Hayırsever Rıza'yı New York'ta enselediler, içeri attılar, “ölene kadar ayrılmayacağız” diyorlardı, Ebru Gündeş şak diye boşanma davası açtı. Akp yandaşı Ensar vakfının yurdunda oğlan çocuklarına tecavüz edildiği ortaya çıktı, kadın aile bakanı “bi kerecik” dedi, “bir kerecik rastlanmış, gurur duyduğumuz kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz” dedi. Asrın liderimiz başkanlık sistemine örnek verdi, “Hitler Almanyasında bile var” dedi, alkışladılar! Rize Kızılay başkanı, oğlan çocuklarına tecavüzden tutuklandı. Eminanım büyükelçilere konuştu, “Türkiye eskiden yeri dahi bilinmeyen bir ülkeydi” dedi. Canlı bomba olarak aranan ışid'liye yeşil kart verildiği ortaya çıktı. TBMM külliye oldu. Asrın liderimiz latin Amerika'ya gezmeye gitti, zırhlı makam mercedesi de askeri uçakla götürüldü. Yandaş gazetenin yazarı “Afrika ormanlarında yaşayan şempanzeler Yahudi” dedi. Uşşaki tarikatı şeyhi nurullah efendi “elimi öpen cennete gider” dedi. Sosyal doku vakfı başkanı “üç yaşındaki kız çocukları amcalarının yanına külotla çıkmamalı” dedi. Diyanet çocuk dergisi, çizgi öyküdeki kaplumbağaya türban taktı. Bilal doktor olmak için İtalya'ya gitti, kara para soruşturması açıldı, asrın liderimiz “oğlumu tutuklamaya kalkıyorlar” dedi. Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı, Anayasa Mahkemesi kararıyla tahliye edildiler, asrın liderimiz “karara uymuyorum, saygı duymuyorum” dedi. Bir zamanlar Akp'nin cankuşu olan Zaman gazetesine el kondu. Cep telefonuna Kuran'ı Kerim indiren Tuğçe Kazaz, diyanete sordu, cep telefonumuza adbestsiz dokunabilir miyiz? Süleyman Demirel Üniversitesi ilahiyat fakültesi dekanının makalesinde “cinsel ilişki sırasında şeyhinizi hatırlarsanız, doğacak çocuğunuz bereketli olur” ifadesine yer verildi. Diyanet'in Çanakkale Zaferi hutbesinde Atatürk'e hiç yer verilmedi. Tayyip Erdoğan Sempozyumu düzenlendi, Egemen Bağış moderatör oldu, “Tayyip Erdoğan Allah'ın ümmete lütfudur” denildi. Orman bakanımız “NASA da kim oluyor, onlar bizim çok gerimizde, bizim teknolojimiz onlardan ileri” dedi. Şehitler var diye 23 Nisan törenleri iptal edildi, akp'lilerin düğünleri iptal edilmedi. Binali beyin oğlu Singapur'da kumar masasında yakalandı. TBMM başkanı “yeni anayasa dindar olmalı, anayasada laiklik olmamalı” dedi. Canlı bombaları niye yakalamıyorsunuz diye sordular, Ahmet Kiziroğlu “hepsinin isim listesi tek tek elimizde ama, eylem yapmadan tutuklayamayız” dedi! Kilis'e habire roket atıldı, 18 insanımızı kaybettik, Kilis valisi “roketlerin buraya düşmesi eleştiriliyor, tabii ki düşecek, havada mı kalacak, yerçekimi var” dedi. Asrın liderimiz “1919'dan başlayan tarih anlayışını reddediyorum” dedi. Bir bilge adam, bir yiğit adam, bir hışımla geldi geçti, peh peh peh peh, Ahmet Kiziroğlu zart diye başbakanlıktan alındı, gıkını bile çıkaramadı, peh peh peh peh… Asrın liderimizin danışmanı açıkça izah etti, “bundan sonra gelecek başbakan düşük profilli olacak” dedi. Binali bey başbakan oldu. Can Dündar'a adliye önünde ateş ettiler. Sümeyye Erdoğan evlendi, hulusi bey sekiz şehidimizi toprağa verdiğimiz gün, helikopterle yetişti, nikah şahidi oldu. İstanbul Vezneciler'de canlı bomba patladı, 13 insanımızı kaybettik. Muhammed Ali vefat etti, asrın liderimiz cenaze törenine gitti, kimse sallamadı, küstü döndü. Profesör Yaşar Nuri Öztürk vefat etti. Van münüts sona erdi, İsrail tiko para 20 milyon dolar bastırdı, asrın liderimiz Mavi Marmaracılara “giderken bana mı sordunuz” dedi, çıktı işin içinden… Attık tuttuk, turizm çöktü, Rusya'dan resmen özür diledik. Atatürk Havalimanı canlı bombalarla basıldı, 45 insanımızı kaybettik. Polonya basını yazdı, NATO zirvesi için asrın liderimizle birlikte Varşova'ya gelen Eminanım, 147 bin lira tutarında antika masa, antika komidin, antika porselen yemek takımı aldı. Akp'nin iktidara geldiği günden beri koruyup kolladığı fetocular, devlete millete saldırdı… 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı, F16'lar Meclis'i bombaladı, genelkurmay başkanıyla kuvvet komutanları esir alındı, darbe henüz bastırılmadan önce, TSK bile kendini savunmak için organize olamazken, MİT'in bile haberi yokken, asrın liderimiz anca eniştesinden öğrenirken, memleketin 85 bin camisinde senkronize şekilde sala okundu, devlet komadayken, nasıl olduysa, memleketin en ücra köylerindeki imamlar müezzinler organize olmuştu! 249 insanımızı kaybettik, köprüde askerlerin gırtlağını kestiler. Asrın liderimiz “Rabbim affetsin, milletim affetsin” dedi, Olağanüstü Hal ilan edildi. 40 bin kişi tutuklandı, 100 bin kişi devletten atıldı. Kuleli kapatıldı, Heybeliada deniz lisesine kilit vuruldu, GATA'yı abdülhamid hastanesi yaptılar. İçişleri bakanı Efkan Ala zart diye görevden alındı. Tarık Akan vefat etti. Genelkurmay başkanlığı, Anıtkabir'in avlusuna kargo şirketinin sponsorluğunda morlu pembeli plastikten oyun parkı koydu, vatandaş söktü. Asrın liderimiz “Lozan'ı zafer diye bize yutturmaya çalıştılar, zafer mi bu” dedi. Seçkin liselerimizi proje okul adı altında imamlaştırdılar. Kazan ilçesi Kahramankazan oldu. Tankımızla topumuzla Suriye'ye girdik, şimdilik dokuz tankımız vuruldu, şimdilik 21 şehidimiz var. Cumhuriyet gazetesi polis tarafından basıldı, yazarları hapse atıldı, asrın liderimizin canını sıkan karikatürist Musa Kart tutuklandı. Kendisi muhalefetteyken “başkanlık sistemi Amerikan emperyalizminin bize tavsiyesidir” diyen asrın liderimiz, şimdi “başkanlık sistemi bizim için gelenekseldir, bizim genlerimizde var” dedi. Binali bey “başkanlık gelmezse Türkiye bölünür” dedi. Devlet Bahçeli adeta kanun hükmünde kararnameyle ak saray'a bağlanmış gibi oldu! Dolar roketledi, Türk lirası bir sene içinde yüzde 20 değer kaybetti, Binali bey “dolardan bize ne, dolsa ne olur, dolmasa ne olur” dedi, Keynes mübarek… Akut'a musallat oldular, Nasuh Mahruki'yi az daha tutukluyorlardı, Akut başkanlığını zorla bıraktırdılar. Hdp'yi komple içeri attılar, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak, Ahmet Türk filan, alayını tutukladılar. Asrın liderimiz “ben çobanım” dedi. Sapıklar kanuna uymuyor diye, kanunu sapıklara uydurmaya kalktılar, 11 yaşındaki kız çocuklarını imam nikahıyla koynuna alan 60 yaşındaki sapıklara af çıkarmaya çalıştılar, Binali bey “bi kereliğine” dedi. Süleymancıların tarikat yuvasında 10 kız çocuğumuz yanarak can verdi. Sinan Çetin'in polis öldüren oğlunu parayla helalleşerek sokağa saldılar. Ethem Sarısülük'ü suratından vurarak öldüren polisi, hiç kimse hakkını helal etmedi ama, 10 bin liraya serbest bıraktılar. Bunca sıkıntı arasında biraz olsun gülümsememizi sağlayan Erdal Tosun, trafik kazasına kurban gitti. Beşiktaş'ta canlı bombalar patladı, 45 insanımızı kaybettik. Asrın liderimiz “milli seferberlik ilan ediyorum” dedi, sonra “seferberlik” dediğini ama “seferberliği kastetmediğini” söyledi. Hüsnü Mahalli tutuklandı. Kayseri'de canlı bomba patladı, 14 insanımızı daha kaybettik. * Ve, elçiye zeval oldu… Tarihte ilk kez, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin polisi, Ankara'nın göbeğinde, tekbir getirerek, Rusya Büyükelçisi'ni sırtından vurdu. * “Huzur ve istikrar adası” denilen ülkenin son bir senesi işte bu! YILMAZ ÖZDİL ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Çoğu objektif şekilde anlatılmış son 1 senenin olayları,rezaletleri,iğrençlikleri. İstikrar diyerek geldiler,halimiz ortada. Kimin vicdanı el veriyor bu yaşananlara,kim aptal yerine konmak istiyor bunlara göz yumarak? |
|
TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, FETÖ darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz'da bir erin de MİT'e giderek ihbarda bulunduğunu belirterek, "Önce binbaşı gidiyor 15.00-16.00 sıralarında, daha sonra er. Er, bir şeyler duyuyor, onların görüşmelerini, hareketliliğini. Bir darbe olacağını tahmin etmiyor, MİT Müsteşarının derdest edileceğini ve siyasi iktidara karşı bir operasyon yapılacağını tahmin ederek gidiyor." dedi. Özdağ er ve binbaşının korunmak adıyla tedbirli olarak şu an hapiste olduğunu söyledi. Özdağ'dan, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin de dikkat çeken açıklamalar geldi. Özdağ, darbe girişimi başarılı olsa Gülen'in üzerinde bir kaftanla Türkiye'ye gelmeyi planladığını, geçmişte bu amaçla Yavuz Sultan Selim'in kaftanını çaldırmaya çalıştığını söyledi. Özdağ, komisyon olarak 3 aylık sürelerinin bitmesine 3 hafta kaldığını, bunu bir ay uzatma haklarının olduğunu, çalışmalarla ilgili rapor yazımlarına başlandığını belirtti. TBMM Başkanlığına sunulacak raporun, "tarihe bir not düştüğünü" dile getiren Özdağ, tanıkların konuşmalarının çok önemli olduğunu söyledi. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün Türkiye üzerindeki operasyonun 1 Mart tezkeresinin reddiyle başladığını anlattığını dile getiren Özdağ, kimi konuşmacıların Diyanet boyutuna, kimisinin dış güçlere, kimisinin bürokratik eksikliklere atıfta bulunduğunu ifade etti. Özdağ, 200'e yakın kişiyi dinlemeyi planladıklarını, itirafçıların da dinlenebileceğini, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın da mevzuat gereği sakınca yoksa soruları yazılı olarak göndereceklerini anlatarak, "15 Temmuz akşamıyla ilgili kimsenin kafasında bir karanlık kalmasın. Darbe öncelikle Recep Tayyip Erdoğan'a, sonra parlamentoya ve diğer bütün partilere yapıldı." diye konuştu. ER VE BİNBAŞI MİT'E GİTMİŞ Darbe girişimi gecesine ilişkin bilgi de veren Özdağ, şöyle konuştu: "Darbe önceden bir binbaşı ile bir er tarafından MİT'e bilgi veriliyor. Darbe diye bildirmiyorlar. "MİT Müsteşarına operasyon yapılacak" diye bildiriyorlar. Önce binbaşı gidiyor 15.00-16.00 sıralarında, daha sonra er. Er, bir şeyler duyuyor içeride, onların görüşmelerini, hareketliliğini. Bir darbe olacağını tahmin etmiyor, MİT Müsteşarı derdest edilecek ve siyasi iktidara karşı bir operasyon yapılacağını tahmin ederek gidiyor. Er ve binbaşı da korunmak adıyla, tedbirli olarak şu anda hapiste. Bu yapı, gece 03.00 civarında yapsaydı başarılı olma ihtimali vardı. Burada başarılı olsalardı rejim değişecekti. Türkiye iç savaşa sürüklenecekti. 100 yıllık birikimimizi, 100 yıllık hayalimizi çalacaklardı." GÜLEN İLE ABD'YE KİMLER GİTTİ ABD'ye 1999'da giden FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bu ülkede tedavi görmesine ilişkin Hacettepe Üniversitesi'nden alınan raporu ve buna kimlerin vesile olduğunu istediklerini bildiren Özdağ, DSP-MHP-ANAP iktidarı döneminde bu kişiye yeşil pasaport ile birlikte koruma polisinin verildiğini, bu polisin görev süresinin de uzatıldığını ifade etti. Özdağ, "İçişleri Bakanlığından bu polis memurunu kimin görevlendirdiğini sorduk"larını kaydetti. FETÖ elebaşı Gülen ile 1999'da ABD'ye gittiği uçağın yolcu listesini istediklerini anlatan Özdağ, Gülen ile Papa 2. Jean Paul görüşmesine de dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Vatikan'dan Fetullah Gülen mi randevu aldı yoksa Papa mı Gülen'i davet etti. Bunun ortaya çıkması lazım. Bizim geleneğimizde din adamları devlet adamlarının ayağına gitmez. Devlet adamları din adamlarının ayağına giderler. Fetullah Gülen gibi şarlatanlar için bunu söylemiyorum. Papa kendisini davet ettiyse mehdiliğe, mesihliğe, kainat imamlığına soyunmuş adam niye gitti? Aracı kim? Son görüşmesi Bülent Ecevit ile onunla görüşüp gitmişti. Komisyon üyesi olarak dilekçemi verdim, dilekçe Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Vatikan'a bu hafta gidecek. Aracıyı Vatikan bildirsin, Vatikan bildirirse elimizde resmi kayıt olur. Aracının bildirilmiş olması Türkiye'de bu yapıyla ilgili çok şeyin ortaya çıkması demektir." "HALİFE-İ RUY-İ ZEMİN" GİBİ GELECEKTİ FETÖ elebaşı Gülen'in Türkiye'ye sözde halife gibi geleceğini dile getiren Özdağ, "ABD'den Türkiye'ye bir uçak kalkacaktı. Bu uçakta Gülen olacaktı. İstanbul'a uçak inecekti. Gelirken de bir kaftan olacaktı üzerinde, Yavuz Sultan Selim hanın kaftanını çaldırmak istedi. Son dakikada (kaftanı çalmak isteyen kişi) yakalandı. Bu kaftanı 350 bin liraya tamir ettirdik. Yavuz Sultan Selim'in mezarının üzerine koydurduk, cam bir fanus var. Yavuz'un kaftanıyla gelip 'Ben Halife-i ruy-i zemin'im' (yeryüzünün halifesi) diyecekti. Allah müsaade etmedi." şeklinde konuştu. CHP'nin eski genel sekreterlerinden Kasım Gülek'in FETÖ elebaşı Gülen'e çok destek olduğunu, Gülek'in eşinin Beylikdüzü'nden bağışladığı 70 dönümlük araziyle ilgili Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden bilgi istediğini ifade eden Özdağ, "CHP'liler Ecevit'in Gülek'in rolünü unutmasınlar. Ecevit CHP'nin genel başkanı, Başbakanıydı, Kasım Gülek genel sekreterdi." dedi. YAZICIOĞLU İLE ERDOĞAN'A SUİKAST EKİBİ AYNI Darbeci askerlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Marmaris'te derdest etmesi halinde darbenin başarıya ulaşacağına dikkati çeken Özdağ, "Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin parçalarını sökenlerle Erdoğan'ın otelini basanlar aynı adamlar. Aydın Özsıcak ve o ekip aynısı. Özsıcak'ı (o dönem) serbest bırakanlar, bugün FETÖ'den tutuklu. O uçakları kullanan, helikopterin üzerinden geçen F-16 kullananlar da içeride, tutuklular." ifadelerini kullandı. http://www.hurriyet.com.tr/mite-darbe-ihbarini-bir-er-de-vermis-40296360 ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Bir erin bile haberi var ama koca devlet erkanının,Cumhurbaşkanı'nın haberi yok. Nedir bunun adı? Ne oldu o gün orada? Ne hesaplar var,ne gizliyorsunuz halktan? Onların haberi olmadığı için,onlar görevini yapmadığı için 240 insan boş yere can verdi,şehit oldu. |
Yeni bir sistem kurdum ve henüz ekran kartı almadım.
Anakartım msi b650m mortar wifi, herşeyi taktım kurdum sorun yok. Eski ekran kartım olan gtx960’ı taktığım zaman ise görüntü alamadım. Aradım taradım meğersem anakart ve ekran kartı uyumlu(compatible) değilmiş. Linki;https://www.msi.com/Motherboard/MAG-B650M-MORTAR-WIFI/support#vga
Böyle bir şeyi ilk defa duydum ve yaşadım. Ben sorunsuz şekilde takar kullanırım diye düşünmüştüm.
Daha önce başına gelmiş var mı? Sorun sadece bu anakart için mi geçerli yoksa tüm AM5 serisi böyle mi? Bios güncellemesi gelirse eski kartlara da destek gelir mi?
Yardımınız için teşekkürler…