|
merhaba 3 gün önce komşu ilimizden, yaklaşık 12.000 tl. lik 2. el bir araç satın aldım. alırken markanın yetkili servisinde tam exper yaptırdım. exper sonucunda hiçbir hata çıkmadı. resmi imzalı raporlar mevcut. doğal olarak güvenip resmi işlemleri, ruhsat, plaka işlemlerini gerçekleştirip satın alıp memleketime döndüm. uzun süre kullanmayı düşündüğüm için genel bakım amaçlı yetkili servise götürdüm. yapılan inceleme sonucunda aracın yağ yaktığı motorunda büyük sıkıntı olduğu ve yaklaşık 5.000,00 tl. civarında masrafı olduğu belirtildi. (tüm işlemler resmi. 2 servis te aynı markanın yetkili servisi) bu rakamı ödeyecek gücüm yok. satın aldığım için geri verme şansım da yok. bu aşamada uğradığım zararı karşılamanın bir yolu var mıdır? uğraşmaya değer mi? önerileriniz nelerdir? görülmüş emsal bir dava var mıdır? |
|
merhaba 3 gün önce komşu ilimizden, yaklaşık 12.000 tl. lik 2. el bir araç satın aldım. alırken markanın yetkili servisinde tam exper yaptırdım. exper sonucunda hiçbir hata çıkmadı. resmi imzalı raporlar mevcut. doğal olarak günenip resmi işlemleri, ruhsat, plaka işlemlerini gerçekleştirip satın alıp memleketime döndüm. uzun süre kullanmayı düşündüğüm için genel bakım amaçlı yetkili servise götürdüm. yapılan inceleme sonucunda aracın yağ yaktığı motorunda büyük sıkıntı olduğu ve yaklaşık 5.000,00 tl. civarında masrafı olduğu belirtildi. (tüm işlemler resmi. 2 servis te aynı markanın yetkili servisi) bu rakamı ödeyecek gücüm yok. satın aldığım için geri verme şansım da yok. bu aşamada uğradığım zararı karşılamanın bir yolu varmıdır? uğraşmaya değermi? önerileriniz nedir? cevaplarınız için şimdiden teşekkürler. |
Hakkımda verilen ve tam bir hukuki garabete dönüşen "Sahte Fatura Düzenleme" suçlamasıyla ilgili dosyamı incelemenizi ve hukuki görüşünüzü almak istiyorum. Yaşadığım 5 yıllık süreç ve davanın geldiği son nokta şu şekildedir:
1. Olayın Özü ve 5 Yıllık Yargılama Süreci
- 2016 yılına ait işlemlerim yüzünden vergi tekniği raporuna istinaden açılan dava yaklaşık 5 yıl sürdü.
- Bu süreçte 2 farklı bilirkişiden 3 kez rapor alındı. Raporların biri lehime, diğeri özetle alıcı ve tedarikçiye bakılmalı ve sonuncu da aleyhimeydi; ortada tam bir teknik belirsizlik vardı.
- Benim yaptığım iş masa başı bir iş değil, tamamen fiili bir nakliye ve lojistik organizasyonuydu. Mahkemeye, hizmet verdiğim kamyonlarla yapılmış 70'ten fazla sözleşmeyi delil olarak sundum ama bu somut belgelerin hiçbiri dikkate alınmadı. suçlandığım dönem 2016 yılı son 2 ayı aynı vergi müfettişi 2017 yılının tamamını incelemiş hatta 250 + cariden rastgele seçip karşıt inceleme istemiş ve o yıla dair bir çeliki bulamadığını da raporlamış durumda.
- Çalışma sistemim son derece basitti: 2016 yılı için Tek bir tedarikçiden nakliye hizmeti alıyor, bunun üzerine sadece kendi işletme kârımı ekleyerek tek bir müşteri firmaya yansıtıyordum. Yani zincirin ortasındaki organizatördüm.
2. İstinaf Mahkemesi'nin "İki Günlük" İnanılmaz Kararı- Yerel mahkeme maalesef hakkımda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verdi. Biz de kararı İstinaf'a taşıdık.
- İstinaf dilekçemizin ekine, bu işin fiilen yapıldığını kanıtlayan çok kapsamlı yaklaşık 1500 kişiyi taşıdığıma dair listeleri, kamyon sözleşmeleri gibi belgeleri içeren bir CD koydum.
- Fakat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesii, dosyayı kabul ettikten sadece 2 gün sonra aleyhime karar verdi ve hagb yi onadı!
- Daire, sunduğumuz o CD'yi açıp incelemeden, "CD içeriği eski bilirkişi raporunda zaten değerlendirilmiştir" diyerek, kendimi savunma şansımı elimden aldı ve başvurumu kesin olarak reddetti.
3. Dosyadaki Asıl Hukuk Skandalı (Çifte Beraat) Yargılamam bittikten sonra öğrendim ki:- Tedarikçimin Beraati: Bana tek hizmet sağlayan firma, aynı suç yılından (2016) ve aynı işlemlerden dolayı yargılanmış ve KESİN OLARAK BERAAT etmiş. İşin en trajikomik yanı, ona beraat kararını veren heyet, benim istinafımı reddeden İstanbul BAM Ceza Dairesi'nin ta kendisi! Yani aynı hakimler, faturanın girişini gerçek kabul edip o kişiyi akladı, ancak benim işlemimi sahte kabul etti.
- Müşterimin Beraati: İşin diğer ucunda, hizmeti yansıtarak fatura kestiğim tek müşterim olan firmanın da kendi davasından beraat ettiğini (gerekçeli kararının yazım aşamasında olduğunu) yeni öğrendim.
4. Şu Anki Beklentim ve Planladığımız Adımlar Ortadaki tablo şu: Giren hizmet gerçek (beraat), çıkan hizmet gerçek (beraat), ama benim aradaki faturam sahte! Bu fizik kurallarına ve mantığa tamamen aykırı. Bu nedenle şu iki adımlara başvurmak mantıklı mı? sizlerce uğraşmaya değer mi?Dosyamın bu mevcut durumu, mahkemenin yarattığı çelişki ve bu planladığım hukuki yol haritası hakkında sizlerin profesyonel görüşlerini merak ediyorum.
Neden uğraşıyorum bu kadar? Haklı olduğumu ıspat edemiyorum. O dönemde o kadar çok çalışıyordum ki resmen uyku uyumuyordum. Geceleri dahi telefonum susmuyor, 15 dakika telefon çalmayınca iyi uyumuşum sayıyordum. Sahte faturanın S sine dahi bulaşmış değilim. Mahkemeye sunduğum evraklar arasında yaklaşık 1500 aile taşımışım ve bu ailelerin tc. nosu, adresleri, nereye taşındıkları, tüm eşyalarının bulunduğu detaylı evrakları dahi sundum. Öyleki şahıs firmam ile yaptığım işler dolayısıyla o dönemki kur ile yaklaşık 15 bin usd vergi ödemişim. Daha sonra 2 kez matrah artırımı çıktı. Kendimden emin olduğum ve zaten vergimi ödediğim içinde başvurmadım. Gelinen nokta bu. Değerli yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkürler.