Benim kararsızlık problemim var galiba, bu lisede de böyleydi şuan üniversitedeyim burada da böyle. Lisede 1.sınıfın sonunda alan seçeceğimiz zaman Yabancı Dil bölümüne gitmeyi çok istiyordum çünkü ayrı bir merakım vardı. Fakat matematiğe de ayrı bir ilgim, hayranlığım vardı. Okulumun Matematik Olimpiyat takımındaydım, 1.sınıfın başında bütün senenin matematik konularını bitirmiştim. Hatta üst dönemlerin konularına falan da bakmaya çalışırdım. O sene rehberlik servisimiz bir alan yönlendirme testi yapmıştı, sayısal puanım 100dü, dil puanım ise 98. Ayrıca matematiğin yanında dile de ayrı bir ilgim vardı, sürekli okuma kitapları okurdum vs vs. Bu İngilizce öğretmenimin de dikkatini çekmişti, senin matematiğin de iyi dilden rahatlıkla derece yaparsın falan demişti, bu kulağa hoş geliyordu. Ben kendimi yabancı dil bölümünde okuyacağım diye hazırlıyordum. Neyse velhasıl kelam, sene sonuda biraz aile baskısıyla biraz da rehberlik servisindeki öğretmenimin sen sayısal alana yönelmelisi demesiyle, sayısal bölümünü seçtim.
Sayısal bölümünde sadece matematiğim ve ingilizcem iyi denilebilecek seviyedeydi. Özellikle fen derslerim kötüydü, özellikle de biyoloji. Hiç ilgim yoktu, ama matematik ve İngilizce denilince akan sular duruyordu benim için, ders çalışmayı sevmezdim ama matematik sorusu çözmeye bayılırdım, ve yine Olimpiyat takımındaydım. 2.yılı biyoloji dersimden zayıf not(1) alarak bitirdim. Tek zayıfım oydu. Sene sonuna doğru ailem, istersen alanını değitşir dediler, ben de karar verdim değiştirmeye yabancı dil bölümüne geçtim. Sayısaldan yabancı dil bölümüne geçen nadir insanlardanım sanırım. Neyse ben yabancı dile geçtim, en sevdiğim hocam başımızda. Sonra hocamın okulu değişti, her şey alt üst oldu. Bütün dile karşı olan hevesim kaçtı, kendime, hocama söz vermiştim derece yapacağım diye. Fakat hocam gidince iyice afalladım. Zaten genel olarak ders çalışmayan ben, hiç çalışmaz oldum. Neyse 3.sınıf da geçti öyle. İngilizceyi kafaya koyunca yapıyordum ama heves olmayınca hiç bi şey olmuyordu. Benim matematik merakım tekrar devreye girdi burada işte,sayısal arkadaşlarımın 2.bölüm matematik sorularını falan çözüyordum, şaşırıyorlardı sen dilcisin nasıl yapıyorsun falan diye.
Ben olimpiyatlardayken üst sınıf konularına azıcık da olsa bakabilme fırsatım olmuştu, orada bi şeyler öğrenmiştim. Neyse 4.sınıfın ortasında ygs olmadan 1-2 hafta önce ben sınava TM'den hazırlanmaya karar verdim, gerçi istediğim bölüm yönetim bilişim sistemleri ygs-6 puan türünden alıyor. Hatta ygs puanım iyi geldiği için garanti giderim gözüyle bakıyordum bu bölüme. Yine de ikinci bölümden bi yerlere gideceksem bu eşit ağırlıktan olsun dedim. Ve matematik ve edebiyat kitaplarını aldım, kendi başıma çalıştım öyle çat pat. Tabiri caizse yatarak geçirdim son seneyi, rahattım çünkü: yönetim bilişimi garantilemiştim ya! Neyse sonra lys zamanı geldi sınava girdim falan derken, tercih zamanında yazdım birinci teriche yönetim bilişim sistemlerini, ikinciye boğaziçi PDR'yi, üçüncüye de İstanbul Hukuk'u yazdım. Zaten ilk tercihim kesin gelir diye rahattım. Fakat sonuçlar açıklandığında bir de ne göreyim: İstanbul Hukuk. Böyle moralim falan bozuldu, herkesin hayali olan bölümü kazandığımda moralimin bozulacağını hiç tahmin edemezdim. Baktım taban puanlara yönetim bilişim'i 4-5 puanla yani 1 soruyla kaçırmışım, değişik bir duyguydu benim için. Hayırlısı olsun demekten başka çarem yoktu. Ailem falan sevindi tabi Hukuk kazanmama, arkadaşlarım, hocalarım da Yabancı Dil bölümünden Hukuk kazanmamı hayranlıkla karşıladı, çünkü benim dersanem de dil dersanesiydi bana bi faydası olmadı. Okul derslerim de kötüydü, hep uyurdum derslerde. Şaşırdı herkes.
Neyse sonra başladık okula, ilk başlarda bi heves gidiyordum okula. Sonra bir derse girmemeler, ,iki üç derse girmemeler derken; devamsızlık sıkıntısı olmadğından okula gitmez oldum. Bir iki ders hariç diğerleri çok zevksiz geliyor, bazı derslere 1 kere girdim sadece. Sonra sürekli evde oturan ya da dışarıda gezen biri oldum, okula 1-1,5 ay sonra vizeler için uğradım. İlk vizem Basic Conception of Law (Hukukun Temel Kavramları) dersindendi, seçmeli bir ders. Bu vizeye hiç çalışmadım ve 10 aldım vizeden. İşte geçen hafta da diğer derslerin vizeleri başladı, şansım vardı Allahtan iki sınavım test oldu iyi bekliyorum onlardan, Medeni Hukuk dersinde de 1 gece baktım, çalıştığım yerden çıktı. O da iyi geçti. Genel Kamu Hukuku dersinde de iyi şeyler bekliyorum, ona da bi gün çalıştım. Ve bugün Roma Hukuku sınavı vardı. Ben okulu sevemediğimden, hiç çalışasım gelmedi ders ve çalışmadım. Sınavım da çok çok kötü geçti, iyice soğudum okuldan. Ve yarın yine sınavım var bu seçmeli dersin finali var, ve hala çalışmadım; çalışasım da gelmiyor, çünkü nefret ediyorum Hukuk'tan . Aşırı kasıntı geliyor, resmi geliyor. Biliyorum nankörlük belki, burayı isteyen onlarca insan var ama napayım sevmiyorum işte. Benim bilişime, teknolojiye ilgim var arkadaş.
Neyse asıl konuya gelelim arkadaşlar, benim aklımda şu fikir var: Bu sene YGS'ye tekrar girip, puanım kırılsa da yönetim bilişim sistemlerine girmek. İstersem bunu yapabileceğime inanıyorum, ukalalık gibi olmasın kendimde bu zekayı hissediyorum. Yoksa akıl karı değil yabancı dil okuyan adamın hukuk kazanması. Fakat Hukuk'u bıraksam mı bırakmasam mı kararsızım işte. Sizce napayım, tekrar gireyim mi sınava? Yoksa hukuk'u mu bitirmeye çalışayım?
Çok uzun oldu yazı, kusura bakmayın. İyi geceler herkese.
Mesaj linki kopyalandı.
İşlem başarılı.
Bir sorun oluştu.
DH Mobil uygulaması ile devam edin.
Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin.
Benim kararsızlık problemim var galiba, bu lisede de böyleydi şuan üniversitedeyim burada da böyle. Lisede 1.sınıfın sonunda alan seçeceğimiz zaman Yabancı Dil bölümüne gitmeyi çok istiyordum çünkü ayrı bir merakım vardı. Fakat matematiğe de ayrı bir ilgim, hayranlığım vardı. Okulumun Matematik Olimpiyat takımındaydım, 1.sınıfın başında bütün senenin matematik konularını bitirmiştim. Hatta üst dönemlerin konularına falan da bakmaya çalışırdım. O sene rehberlik servisimiz bir alan yönlendirme testi yapmıştı, sayısal puanım 100dü, dil puanım ise 98. Ayrıca matematiğin yanında dile de ayrı bir ilgim vardı, sürekli okuma kitapları okurdum vs vs. Bu İngilizce öğretmenimin de dikkatini çekmişti, senin matematiğin de iyi dilden rahatlıkla derece yaparsın falan demişti, bu kulağa hoş geliyordu. Ben kendimi yabancı dil bölümünde okuyacağım diye hazırlıyordum. Neyse velhasıl kelam, sene sonuda biraz aile baskısıyla biraz da rehberlik servisindeki öğretmenimin sen sayısal alana yönelmelisi demesiyle, sayısal bölümünü seçtim.
Sayısal bölümünde sadece matematiğim ve ingilizcem iyi denilebilecek seviyedeydi. Özellikle fen derslerim kötüydü, özellikle de biyoloji. Hiç ilgim yoktu, ama matematik ve İngilizce denilince akan sular duruyordu benim için, ders çalışmayı sevmezdim ama matematik sorusu çözmeye bayılırdım, ve yine Olimpiyat takımındaydım. 2.yılı biyoloji dersimden zayıf not(1) alarak bitirdim. Tek zayıfım oydu. Sene sonuna doğru ailem, istersen alanını değitşir dediler, ben de karar verdim değiştirmeye yabancı dil bölümüne geçtim. Sayısaldan yabancı dil bölümüne geçen nadir insanlardanım sanırım. Neyse ben yabancı dile geçtim, en sevdiğim hocam başımızda. Sonra hocamın okulu değişti, her şey alt üst oldu. Bütün dile karşı olan hevesim kaçtı, kendime, hocama söz vermiştim derece yapacağım diye. Fakat hocam gidince iyice afalladım. Zaten genel olarak ders çalışmayan ben, hiç çalışmaz oldum. Neyse 3.sınıf da geçti öyle. İngilizceyi kafaya koyunca yapıyordum ama heves olmayınca hiç bi şey olmuyordu. Benim matematik merakım tekrar devreye girdi burada işte,sayısal arkadaşlarımın 2.bölüm matematik sorularını falan çözüyordum, şaşırıyorlardı sen dilcisin nasıl yapıyorsun falan diye.
Ben olimpiyatlardayken üst sınıf konularına azıcık da olsa bakabilme fırsatım olmuştu, orada bi şeyler öğrenmiştim. Neyse 4.sınıfın ortasında ygs olmadan 1-2 hafta önce ben sınava TM'den hazırlanmaya karar verdim, gerçi istediğim bölüm yönetim bilişim sistemleri ygs-6 puan türünden alıyor. Hatta ygs puanım iyi geldiği için garanti giderim gözüyle bakıyordum bu bölüme. Yine de ikinci bölümden bi yerlere gideceksem bu eşit ağırlıktan olsun dedim. Ve matematik ve edebiyat kitaplarını aldım, kendi başıma çalıştım öyle çat pat. Tabiri caizse yatarak geçirdim son seneyi, rahattım çünkü: yönetim bilişimi garantilemiştim ya! Neyse sonra lys zamanı geldi sınava girdim falan derken, tercih zamanında yazdım birinci teriche yönetim bilişim sistemlerini, ikinciye boğaziçi PDR'yi, üçüncüye de İstanbul Hukuk'u yazdım. Zaten ilk tercihim kesin gelir diye rahattım. Fakat sonuçlar açıklandığında bir de ne göreyim: İstanbul Hukuk. Böyle moralim falan bozuldu, herkesin hayali olan bölümü kazandığımda moralimin bozulacağını hiç tahmin edemezdim. Baktım taban puanlara yönetim bilişim'i 4-5 puanla yani 1 soruyla kaçırmışım, değişik bir duyguydu benim için. Hayırlısı olsun demekten başka çarem yoktu. Ailem falan sevindi tabi Hukuk kazanmama, arkadaşlarım, hocalarım da Yabancı Dil bölümünden Hukuk kazanmamı hayranlıkla karşıladı, çünkü benim dersanem de dil dersanesiydi bana bi faydası olmadı. Okul derslerim de kötüydü, hep uyurdum derslerde. Şaşırdı herkes.
Neyse sonra başladık okula, ilk başlarda bi heves gidiyordum okula. Sonra bir derse girmemeler, ,iki üç derse girmemeler derken; devamsızlık sıkıntısı olmadğından okula gitmez oldum. Bir iki ders hariç diğerleri çok zevksiz geliyor, bazı derslere 1 kere girdim sadece. Sonra sürekli evde oturan ya da dışarıda gezen biri oldum, okula 1-1,5 ay sonra vizeler için uğradım. İlk vizem Basic Conception of Law (Hukukun Temel Kavramları) dersindendi, seçmeli bir ders. Bu vizeye hiç çalışmadım ve 10 aldım vizeden. İşte geçen hafta da diğer derslerin vizeleri başladı, şansım vardı Allahtan iki sınavım test oldu iyi bekliyorum onlardan, Medeni Hukuk dersinde de 1 gece baktım, çalıştığım yerden çıktı. O da iyi geçti. Genel Kamu Hukuku dersinde de iyi şeyler bekliyorum, ona da bi gün çalıştım. Ve bugün Roma Hukuku sınavı vardı. Ben okulu sevemediğimden, hiç çalışasım gelmedi ders ve çalışmadım. Sınavım da çok çok kötü geçti, iyice soğudum okuldan. Ve yarın yine sınavım var bu seçmeli dersin finali var, ve hala çalışmadım; çalışasım da gelmiyor, çünkü nefret ediyorum Hukuk'tan . Aşırı kasıntı geliyor, resmi geliyor. Biliyorum nankörlük belki, burayı isteyen onlarca insan var ama napayım sevmiyorum işte. Benim bilişime, teknolojiye ilgim var arkadaş.
Neyse asıl konuya gelelim arkadaşlar, benim aklımda şu fikir var: Bu sene YGS'ye tekrar girip, puanım kırılsa da yönetim bilişim sistemlerine girmek. İstersem bunu yapabileceğime inanıyorum, ukalalık gibi olmasın kendimde bu zekayı hissediyorum. Yoksa akıl karı değil yabancı dil okuyan adamın hukuk kazanması. Fakat Hukuk'u bıraksam mı bırakmasam mı kararsızım işte. Sizce napayım, tekrar gireyim mi sınava? Yoksa hukuk'u mu bitirmeye çalışayım?
Çok uzun oldu yazı, kusura bakmayın. İyi geceler herkese.