
|
< Resime gitmek için tıklayın > ürün çok temiz herhangi bir sıkıntısı yok kırılmış versiyon olduğu içinde her oyunu yüklüyorum sıkılınca silip yenilerini yüklüyordum sizce bu psp go nun ederi nedir elimde media cd si 10 adet oyun cd si orjinal kutusu aksesuarlari duruyor |
| Merhaba arkadaşlar 2 gündür fitness a gidiyorum deneyimli arkadaşlara bir kaç sorum olucak en başta boyum 1.82 kilom 94 ki bu sebeple ilk önce yağ yakmaya ve bel çevresini daraltmaya bakiyoruz bel çevrem 107 cikti fakat 2 günde hocanin dediklerini yaptiğimda şuan 3.gündeyim ve spora gidemedim bel çevremde acayip bir ağri var yatakta doğrulamiyorum bile ilk gün 40 mekik çektim 2.gün 10 tane zor çekebiliyordum sizce bu sebepler normal mi deneyimli arkadaşlari bekliyorum |
|
Arkadaşlar elimde sağlam ingilizce kitaplari var çoğu temiz olmakla birlikte ingilizce çalişanlar için birebir kitaplar bakmak isterseniz buyrun link Buyrun link |
|
merhaba arkadaşlar kısa şekilde şiir kitaplari yazdim biri çok tutuldu ve 6.45 yayınlarina gönderdim ve halen cevap beklemekteyim bu sayede boş durmayip yeni bir kitap yazmak istedim bu sefer roman olmasi için uğraşiyorum yorumlarinizi bekliyorum. Bedir eline aldi silahi ve herşeyin anlamsizliğina bakti neden yaşadiğina, neden bu silahin elinde olduğuna bu güzel öğlen sıcağı vücudunu kavururken neden bu odada yalnız olduğuna anlam veremedi.Etrafina şöyle bir bakındı aslında olmasi gereken herşeyin yerli yerinde olduğu dikkatini çekti neden bu kadar düzenli bir hayat sürerken böylesine düzensiz kararlar almıştı ki…Öylesine düşünüyordu bu sıcak Diyarbakırın umutsuzluğunda namlunun sıcaklığı bir yana kendi içindeki yangınlar ne olacakti?Peki ya sevdiği kadın düşünecek miydi onu arkasından ağıtlar yakacak miydi?Onu hatırlayacak mıydı bir daha! artık bitirelim dediği o kadın, umursamadan baktiği o gözler bir daha anacak miydi dudaklarında o adi.Bedir diye üzülecek miydi.Bu kadar sorunun içinde boğulmuştu belki de Bedir bir bardak suyun herşeye iyi geleceğine kanaat getirerek doğruldu elinde terlemiş olan Baretta marka silahini köhne bir masanın üzerine bırakarak çıktı odadan, son bir defa döndü ve bakti odasina burda yaşadiği anılar geldi aklına şu koltukta oturup ilk film izledikleri zamanlari hatirladı.Nasıl da utanmişti o gün, elini bile tutamamişti sevdiğinin.Öyle kıyamadan bakmişti sadece gözlerinin içine , ela gözleri onu çekiyordu sanki hiç olmadık dünyalara.Bu benim kadınım olmali diyordu.İşte böyle başlamişti hikayeleri.Bedir anıların huzursuzluğunda dönüp dolaşıp mutfaği bile aradi hep bildiği ev, onun evi herşeyi ile ona ait fakat anlamadiği bir yalnizlik senfonisi belkide çalıyordu anılarının arasinda, hiç bilmediği yollari, hiç bilmediği acıları tattiriyordu ona… İçtiği su bile dindirmemişti içindeki yangını, bir bardak su ile dinecek bir yangın değildi zaten bu özlemlerin verdiği, ayrılıkların alıp götürdüğü, gözlerinin uçurum kenarında kendini bıraktığı bir yangındı bu.Yaşayan bir ölü, pili tükenmiş bir saat, deposu boş bir araba gibiydi, yalnızdı işte tüm benliği arkasında bıraktığı o güzel kadın bir yana, birazdan bitireceği hayati onu zıtlıklara itmişti.Neden bu kadar çaresiz hissediyordu ki, kurtulacaği ölümler vardi bu gece belki de bir sonraki hayata inanmadiği içinde bu hüzün.Bir evin içinde sıcak bir günde, bir silah sesi ne kadar anlam ifade ediyorsa bu da o kadar ifade etmişti işte Bedir’in şakaklarından akan iki damla kandı başka birşeye benzemiyordu.Duraksamişti tüm vucüdu öyle, sanki ölmemişti mecazi anlamda ruhu göçmüştü sadece bedeni, Bedir’in tabiri ile et yığını kalmişti çok geçmeden kanlar oluk oluk akmaya başlamişti şakaklarından aşağıya, bir acı sarmişti tüm yanini sonra yerini tatmadiği bir huzura birakmişti.Bedir hiç gerçek olmayacak kadar mutluydu işte, bütün sorumluluklari bir yana yitik giden hayatından ıssız bir mutluluk vurmuştu.Ve o hep tabir edilen beyaz bir dünya şimdi gözleri önündeydi, elbette ki gerçekti ne umuyordum ki diye söylenmişti aklından…Onu terkeden aklından.Bitmişti hayat, gözlerini kapamişti işte hikayemiz böyle başliyordu en başindan sonunu tahmin edebileceğimiz bir hikayeydi bu… sizce nasil olmuş betimleme fazla mi bilmiyorum pek |
|
en temizinden romanlar üniv dede okuyorum sınavlara hazirlanirkende okudum baya tavsiye ederim bu da satiş linki buyrun kitaplarin resimleri klon = 5 TL CEP BOY BİLGELİK HİKAYELERİ 4 TL KAHRamaN TAZEOĞLU SÖZ 4 TL BİR PSİKİRİYATİSTİN GİZLİ DEFTERİ 11 TL HİTLER 5 TL ÇİLE neCİP FAZİL 10 TL KARGALARİN ZİYAFETİ KISIM 1 12.50 TL ENTELLEKTÜELİN KUTSAL KİTABİ 11 TL DAN BROWN KAYIP SEMBol 12 TL İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ 10 TL S*KTİR ET 6 TL ŞEYTAN YEMİNİ 11 TL GEveZE SONSUZ 5 TL DİKİTAL KALE 12 TL S*KTİR ET DEMENİN YOLLARİ 6 TL AVUKAT 5 TL MEHMED UZUN HER BİRİ 10 TL HURİNİN COCUKLARİ 11 TL SIFIR KİTAP AÇMADİM BİLE SILMARİLLİON 14 TL TEMİZ ACİLMADİ SİGURD VE ... 10 TL TEHLİKELİ DİYARDAN ÖYKÜLER 9 TL ROVERANDOM 10 TL EFSANE 10 TL VEDA HİKAYELERİ 5 TL SENDE BAŞKASİNA ANLAT 6 TL ÇAPULCU 7 TL HİÇ KİMSE SIRADAN DEĞİLDİR 10 TL SEMERKANT 12 TL KİTAP AÇİLMADİ Paylaş |
| Gazü de hazirliği bitirmiş bir öğreci olarak kararsizim sonuçta 1 senem bitti ve ingilizce ile ilgili halen büyük sorunlarim var ortalamam 80 olmasina rağmen kendime güvenim yok ingilizce konusunda speaking dersleri ayri bir sıkıntı geçti benim için sunum yaparken zorlandim ve gelin görün speaking hocasi ile konuşmaya kalksam gündelik konuşmadan ileri gidemiyorum geçtim onu ben bu ortalama ile bitirmeme rağmen ingilizceyi bilmiyorum diyorum kendime writinglerim her zaman iyi oldu basit ve hatasiz kullandim hep ingilizceyi fakat karmaşik cümlelerde kafa gidiyor bende vocibook diye bir kelime kitabi var bilen bilir içindeki ingilizce cümlelere bakinca hiçbirini anlamiyorum alt yazi çevirisi yapmak istiyorum yine o zor cümleler geliyor karşima sizce ne yapmayalim koca bir yaz var ve bölümüm yüzde 100 ingilizce akabinde grammer çok önemsiz bizim için hepsini biliyorum diyebilirim reading konusununda fena değilim yardimlarinizi bekliyorum |
|
Umutla başlamişti herşey hüzünle bitmek zorunda olduğu gibi…Bir bahar sabahiydi, uyandiğimda anlamiştim aslında birşeylerin bugün ters gideceğini hatta inanir misin bugün yatağimdan kalkmakta zorluk çekmiştim.Her sabah bir şevkle sana uyanmak isteyen ben bugün kasvetli bir bahar sabahında uyumak istemiştim, öyle ki herşeyiyle sana ait olan kalbim mantiğima yenik düşüyordu. Yavaşça doğruldum yataktan, ilk defa bütün ağrılarımla uyanirken sabaha.Umarsizca açtim penceremi bu soğuk havanin kasvetinden kurtulmak için, sonra yöneldim odanın dışına.Aklıma geldin işte daha uyandiğim ilk 10 dakikada, telefonumu aradim senden gelecek veya gelmiş olan mesajlari düşünerek. Ve sadece 1 yeni mesaj iletisini gördüm bu bile heyecanlanmama yetmişti aslında, ilişkimizden 30 gün geçmesine rağmen aynı heyecan ile açıyordum mesajlari senden gelen herşeyin güzelliğine inandiğim gibi.Mesaj sanki içimden parça alip götürmüştü her nedense… -Konuşmamiz gerek… diye kısa bir mesajdi. Anlamıştım işte o zaman sensizliğin ne kadar anlamsız olacağini, sanki içime doğmuştu bugün bu yağmurlu havada birşeylerin ters gidip seni benden almak isteyeceğini anlamiştim.Anlam veremediğim mesajin ardından dışari baktım bir an yağmur pencere camına o kadar sert vuruyordu ki her vuruşunda gitme, o mesaja cevap verme der gibi.Her zaman olduğu gibi istisnalarim olmadi benim o olunca konu, ilk önce kalbim söz alirdi. -Nerede ve ne zaman? Diye bir mesaj atmak gelmişti elimden. -Bizim apartmanın önünde buluşalim … ve yine kısa bir cevap! Aynada baktığımda gözlerimin etrafındaki çapaklar, dağınık saçlarim ile inceliyordum kendimi.Banyoya doğru yöneldim, havaların soğukluğunun suyu bile etkilediğini görmek şaşirtici olmadi aslında.Soğuk suyu ,iki avucumu dolduracak şekilde musuluğun altinda tuttum ve ardından uyanmak yapmam gerekeni yaptım.Havluyu alip cikarken annem seslendi. -Kahvalti hazir… Başka günlerin aksine bugün hiçbirşey yiyesim yoktu kasvet tam olarak üstüme çökmüştü.Mutfak masasında oturan ailem sanki beni bekler gibi, odama doğru geçerken merakli gözlerle bana baktilar.Dünya etrafımda dönüyordu sanki…Benim dışımda herkesin bildiğin bir sır benden saklanıyordu gibi.Odamdan çıkarken anneme kahvaltı yapmayacağimi söyledim.Son bir kez aynaya baktim ve kapıyı yavaşça çekerek çıktım. Aşağı inerken dahi aklımda binbir türlü soru acaba neden öyle yazdi diye.Sonra hem kötümser düşünüyorum diyerek unuttum düşüncelerimi, ve artık dışardaydım.Yağmurun yağışı dahi birşeylerin olacağini söylüyordu bugün.Yavaşça yürüdüm, insanlari aradi gözlerim bu havada nedense kimse yoktu dışarda.Bu havada insanlarin dışarida olmamasina alışmıştım aslında, Diyarbakır böyle soğuk, kasvetli havalari sevmezdi tıpkı insanlari gibi, yürüdüm ve yürüdüm… Her nedense anılarim yokluyordu beni geçtiğim her sokakta, her mekanda ve sonunda gelmiştim işte, mesaj atma gibi bir acizliği göstermek istemeden arama tuşuna yöneldim.Ardından telefonu kapadin hiç açmak dahi istememiş gibi kapadin işte.Daha 30 gün öncesine kadar bensiz yapamayacağini söyleyen sen bugün sesini duymak bile istemedin!Sonra kısa bir mesaj daha… -Bekle iniyorum. İşte o zaman anlamiştim herşeyin anlamini, beni ayaklarina çağıracak kadar değer vermiştin bana ve yine ben o yağmurda ıslanırken anlamıştım.Ben ıslanırken şu soğuk bahar sabahında hiç düşünülmemiştim bana kıyamam sana diyen sen tarafından.Şimdi karşımda duruyordun işte yine her zaman ki neredeyse tüm sırtını kaplayan yaradanın özenle verdiği düz ve uzun saçlarinla.Ayağında bu soğuk havaya rağmen ince bir babet ve üstünde en sevdiğim elbisen duruyordun karşımda. Ela gözlerin yere bakıyordu ilk defa, biliyordum artık ayrılık vakti çok yakındı şu hüzünlü ıslanmış kalbimin uçurumlarina.Durdum karşımda gözlerimin içine bakıp iki kelimeyi söyledin… -Ayrılmak istiyorum! Neden diye bile soramadım çünkü bitmişti sevgin her halinden belliydi.Oysa ne kadar da çabuk tüketmiştik sevgimizi, biz tükenmiştik aslında her neyse tamam bile diyemeden ayrıldım sessizce, arkama bile bakmadım bakarsam eğer zayıflık göstermiş olacaktim, bakarsam eğer ben yenilmiş olacaktim.Çok olmadi dönüp bakmam fakat sensizliğin ilk anını orda yaşadım işte, çoktan gitmiştin… İlk haftalar kapandim odama, kimselere bir şey diyemedim sadece ağladim.Erkekler ağlamaz diyenlere inat ağladim işte.Ölmek istedim şu sıcak bahar aynının getirdiği aşk kokuları arasında.Sonra bir gün dışari çıkınca tekrar eve dönmem pek uzun sürmedi, el ele tutuşan insanlari görünce sol yanım hiç tahmin edemediğim şekilde acıdı.Artık içimde tarif edemediğim bir boşluk vardı, tam şurada demek istedim ama tarif edemedim işte tüm vücudum acıyordu sanki. Ve yıllar geçti aradan ben Diyarbakırdaydim yine, nasıl bir şans işte hava yine kasvetli bir bahar sabahi.Bu sabah umutla uyandim.Artık gelmiyordun aklıma huzurluydum aslında.Havaya inat giyindim en renkli kıyafetlerimi , başka birşeye gerek duymadan ailemle kahvaltimi yaparak gülerek eğlenerek çıktım.Yine yürüdüm fakat bu sabah yine yağmurlu olmasina rağmen Diyarbakır dışardaydi.Çok az daha yürüdükten sonra yol ayrımı gördüm şans işte bu ya o yola saptim az ilerde ağlayan birini gördüm.İşte o an aklima geldin, aynı uzun saçlar arkan dönüktü bana.Çok geçmeden önünde birini daha gördüm, soğukkanlı, umursamaz beni yaşlarimda bana hiç benzemeyen birini.Sen onun ellerini tutmak isterken, bir anda bağirdi üstüne; -İstemiyorum artık seni anlamiyor musun! Biraz daha yürüdükten sonra bir an seninle göz göze gelmiştik işte anılarım beni vurmuştu yıllardır suskun olan sol yanımdan, yine içimi kaplamişti soğuk bir acı.Allah ım tarifi yok bu acının, o an gözlerimiz ayrılmamişti fakat bana verdiğin değeri düşünmeme itmişti beni bu yıllar sonra.Hiç umursamadan yoluma devam etmiştim arkadan birinin seslenmesine umursamadan ve işte tekrar sesleniyordun. -Mustafa… Mustafa … Ve böyleydi işte hayat, hep sevdiklerimiz üzdü bizi… Ve o bahar aylarında yazdiğim bir yazı :) Sana uyandim bu sabah, her sabah olduğu gibi binbir öfke ile kalktim yatağımdan öyle ki varlığıma isyan edecek kadar anlamsızlaştırmışım kendimi.Böyle sabahlarda uyanmak ağzımda acı bir tat bıraksada bir ayrılığın üzerine olmasi gereken yalnizliklar hesap edildiğinde ben sadece bir kaçak kaliyordum hüzün denizinde… Seni düşünüyorum her beyin hücremde, öyle işledin ki içime söküp atamiyorum seni öfkem ile.Adını anmadığım her günümde yalnizlik çekiyorum sanki sen dönecekmişsin gibi seni her gün düşünüyorum.Hani olur ya kalpler tekrar kavuşurda kin tuttuğum günlerin hesabini sormadan, hesapsız kitapsız kabul ederim seni.Belki bencillik dersin bunun adina seni yokluğunda, belkide aptallık… Günlerim geçmek bilmiyor ki şu en güzel geçen bahar aylarinda, gülüp eğlenen insanlar görüyorum kifayetsiz bakışlarimin arasinda.Anlamlandırmak istiyorum senin yalnizliğinin adını, kısacası sensizliğin adını bile sen koyuyorum… Günler gösterdi ki senin yokluğunda daha çok sevdim seni, anlamsız gidişin böyle anlam kazandi işte… ![]()
|
| 3 aylik ilişkimi bitirdim her ne kadar kısa olsada zordu ve hala unutamiyorum ki ben bitirmedim kız arkadaş duygularindan emin değilmiş artik ikilemlerdeymiş böylece bitti dedik neyse ben hala bunu facebookta ekli tuttum günlerce gururumu ayaklar altinda aldim o mesaj atmadi ben attim ilişkim bittikten 2 hafta sonra bir cafede denk geldik o görmedi beni ben gördüm onu ama birşey diyemedim akşami facebook hesabindan yazdim hıc tınlamadi desem yeridir hı ben görmedim dedi geçti ama arkadaşlar ne yaparsam yapayim aklımdan atamiyorum sabah ilk işim onun facesine bakmak oluyor telefon numarasini sildim rehberimden sırf rahatsiz etmemek icin ve şu ayrilik ara tatilede denk gelince ölüp ölüp diriliyorum üniv başlasada gitsem diyorum sizce bu dönemlerde ne yapmayalim ciddi bi konu lütfen dalgaya almayin |
|
Bir kaç gündür dikkatimi çekti forum üzerinde acilan konularin yarisi aşk üzerine ki bunun üzerine bol bol kafa yoran biriyim aslında anlamadiğim birşey aşk hormonal olan birşey ise neden milyonlarca insanda tek bir kişi üzerinde oluyor ki bu bağımlılık halen çözemediğim neden kimilerinde aşkın sevgiye dönüşmediği şekil a benim sevdiğim insana karşi olan aşkım zamanla sevgiye dönüştü ki hatta ilk günlerimden daha bir tutku ile bağlandim tabi bunun sonuclarini hiç hesaba katmadan bağlandim sonuc herkeste olduğu gibi bendede icler acısı o kadar kötü bir durum ki tahminini yaşayanlar bilir Başka bir görüş ise neden yaradandan bir başkasina bu kadar aşk duyuyoruz ki biraz acık olacak ama günümüzde inancli insanlarin sayisi azaliyor hizli bir şekilde kendine müslüman diyenler insanlarin neler yaptiğini görüyoruz neyse ayetlerdede geçtiği üzere en büyük aşk Allah aşki olmali diye geçiyor fakat genç yaşlardaki arkadaşlarimiz bunu nasil başariyor hiç bilmiyorum yorumlarinizi bekliyorum. |
ve kürtler ile ilgili açılan konulardaki nefret söylemleri hakkında zerre kadar işlem yapilmaz ama ben kalkipta ırkçılık yapsam forumdan sürgün ederler
@İmkansız adlı yöneticiyi defalarca uyarmama rağmen konuda gereken yapilacak dedi fakat Mentollü Kurşun adlı kullanici aradan daha 2 gün geçmeden söylemlerine devam etti
Evet soruyorum dh yöneticileri neden taraf olmak zorundasiniz insan olmak yetmiyor mu bu ülkede insan olarak yaşamak yetmiyor mu?