A

Er
06 Nisan 2012
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
0 üye
Görüntülenme (?)
10 (Bu ay: 0)
Gönderiler Hakkında
A
14 yıl
Beşiktaş: 0 Trabzon İdmanocağı: 1 , Bir tarihin doğuşu..
BU 2 MAÇ DAHA ÖNCE HİÇ BÖYLE ARAŞTIRILMADI..MUTLAKA ARAŞTIRILMALIYDI..


1964-65 SEZONUNDA TÜRKİYE KUPASINDA 2 KEZ KARŞI KARŞIYA GELEN, 1. LİG TEMSİLCİSİ PROFOSYONEL BEŞİKTAŞ İLE AMATÖR TRABZON İDMANOCAĞI MÜCADELESİNİ HER YÖNÜ İLE ORTAY KOYMAYA ÇALIŞTIK !!

YENİ KUŞAK BU MAÇI BİLMİYOR, EĞER ONLARA BU MAÇI ÖĞRETEBİLİRSEK GÖREVİMİZİ YAPMIŞ OLACAĞIZ.



1964-65 Sezonunda Beşiktaş ile İdmanocağı’nın oynadığı 2 tarihi maçı FİL LATİF, yaşayan insanlarla konuştu, araştırdı ve kaleme aldı..




Trabzonspor kurulus tarihi 1967 ama Trabzon’da futbol Istanbul’daki kadar eskilere dayanır.. Rumlar ve Ermeniler, Trabzon’da futbol’un gelişmesinde önemli rol oynamışlardır..1900′lerin basinda Kafkas karmasinin Trabzon Lisesi ile yaptigi mac tarihi gostermesi acisindan cok onemlidir. İdmanocaği-İdmangucu rekabetini ise bilenler bilir, gs-fb-bjk rekabeti kadar eskilere dayanir..

Trabzon’un Türkiye liglerinde geç temsil edilmesinin nedeni İdmanocağı – İdmangücü rekabetidir.

1958-59 futbol sezonunda Fenerbahçe mayıs ayına kadar oynadığı 61 maçta hiç mağlubiyet yüzü görmemişti. Sarı lacivertlilerin bu başarısı bir rekor olarak kabul ediliyordu. Ancak İdmanocağı aynı sezonda 65 maçın tamamını kazanarak hem lig şampiyonu Fenerbahçe’nin hem de dünyanın rekorunu kırıyordu.

İşte o efsane İdmanocağı’nın kadrosu: Kaptan Sebahattin Canoğlu, İbrahim Küçüktepe, Haydar Tuncer,Faruk Poyraz,Özkan Sümer,Kenan Aksu, Abdurrahman Çiftçi, Necati Fundaoğlu, İhsan Öztürkmen, Osman Burma, Ahmet Suat Özyazıcı ve Celal Öztürkmen(Akrep Celal) gibi isimlerden oluşuyordu..Yıllar ilerlediğinde bu kadroya, İbrahim Ayvaz, Turan, genç kaleci Aydın Bayraktar ve Yaşar Kömürcü,Nevzat Özgür,Atay Aktuğ katıldı..

1964-1965 Sezonunda, Türkiye Kupası kuraları çekildiğinde herkes için sürpriz denebilecek bir kura dikkatleri çekiyordu..Profosyonel futbol kulübü olan 1.ligde mücadele eden Beşiktaş ile Türkiye Amatör şampiyonu olan İdmanocağı eşleşmişti..İlk maç Trabzonda oynanacaktı..İstanbuldaki otoriteler sonuçtan doğal olarak emindiler..Beşiktaş kafilesi büyük bir sükse içinde Trabzona geldi.Halk Beşiktaş’ı ilk kez görüyordu..Futbolcular otel lobisinde sonuçtan emin şekilde gazetecilere poz veriyorlardı..

İdmanocağı takımına bakıldığında oturmuş kadrolarıyla dikkati çekiyorlardı..Ancak onları kimse tanımıyordu..Ekonomik olarak hiçbir güçleri yoktu..Bu efsane kadroda daha sonra Anadolu ihtilalini gerçekleştirecek olan 2 büyük isimde bulunuyordu..Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer..Trabzondaki mücadele oldukça çekişmeli başladı..İdmanocağı maçın başlarında kolay lokma olmadığını Beşiktaş’a hissettirdi, kora kor bir mücadele ile ilk devre 0–0 bitmişti. Devre arasında İdmanocağı soyunma odasına hırs ve inanç hakimdi..Oyuncular kendi aralarında yenilmeme sözü vererek sahaya çıktılar..

Maçın ikinci devresinde Trabzon İdmanocağı kapalı oyununu devam ettirerek rakibine gol fırsatı vermedi..Maçın normal süresi 0-0 bittiğinde, İstanbuldan gelen gazeteciler şaşırıp kalmıştı..Maç 15 dakika’dan 2 devre olarak uzatmalara gitti. Bu uzatma dakikalarında da İdmanocağı defansı, Beşiktaş forvetine geçit vermedi. Maç sonucu şaşırtıcı şekilde 0–0 bitmişti..Herkeste şaşkınlık vardı.

Maçı izleyen gazeteci Necati Karakaya İdmanocağının oyun kalitesinin profosyonel düzeyde olduğunu, maç sonrası yazısında gazetesinden nakletti..Trabzondan amatör bir takım çıkmış ve koca Beşiktaş’a kök söktürmüştü..Bu sonuç İstanbulda tesadüf olarak yorumlandı..

Mücadele sonrası iş 2. Maça, yani Mithatpaşa Stadında oynanacak mücadeleye kalmıştı.

Mücadele 20 Şubat günü oynanacaktı..Trabzon İdmanocağı kafilesi, 16 Şubat günü otobüsle yola çıktı.İstanbula 17 Şubat akşamı ulaşabildiler..Kafile İstanbul’a geldiğinde, İstanbul medyasının büyük ilgisiyle karşılaştı.Gazeteler maçtan farklı galibiyet beklediklerini başlıklar atarak yazıyordu..

İdmanocağı, maç öncesi 2 kez Mithatpaşa Stadyumunda idman yapma şansı buldu..Saha zemini çamurluydu..Kale önlerinde su birikintileri vardı..

20 Şubat günü Mithatpaşa Stadyumu tribünleri neredeyse tamamen doluydu, sadece kale arkasında boşluklar göze çarpıyordu.

Mücadele başlar başlamaz Beşiktaş, İdmanocağı kalesini adeta ablukaya aldı, ancak bu baskı bir türlü gol getirmiyordu..Beşiktaş net fırsatlar yakaladı ama kaleci Aydın, kalesinde o gün adeta tarih yazıyordu..

Genç kaleci bir çok gol posizyonu başarıyla çıkardı. İlk devre 0-0 bitti.

Trabzon İdmanocağı kapalı oyununu 2. Yarıda da devam ettirdi. Bu yarıda da bir çok gol posizyonunu yine kaleci Aydın Kömürcü’ye takıldı..Maç tek kale sürüyordu ama İdmanocağı forveti de boş durmuyordu..Maçın bitmesine yaklaşık 10 dakika kalmıştı, Beşiktaş, başrış çağrış içinde artık defansı ile İdmanocağı’nın üzerine geliyordu..Bu sırada Beşiktaş’ın hücüma çıkarken kaptırdığı top, İdmanocağı kontratağına döndü..Top ile atağa kalkan İdmanocağı en ilerde Yaşar Kömürcü ile topu buluşturdu..Sabri Dino ile karşı karşıya kalan Yaşar, topu Beşiktaş filelerine gönderdi .İdmanocağı kalan 7-8 dakikayı gol yemeden tamamladı ve maçı 1-0 kazanarak ve Beşiktaş’ı kupanın dışına itti..Maç bittiğinde Trabzon, Türk futbol tarihinde ilk ve en önemli zaferlerinden birisini elde etmiş oluyordu. Anadoludan bir amatör takım çıkmış ve İstanbul’un büyüğünü dize getirmişti. Bu olayın mucize olmadığı ilerleyen zaman içinde daha iyi anlaşılacaktı..

Trabzon’da maç sonrası büyük sevinç yaşandığı o günleri yaşayanlar naklediyorlar..Halk sokaklara dökülerek İdmanocağının zaferini kutladı..Maçın kahramanı kaleci Aydın, futbolcu arkadaşlarınca omuzlarda taşındı. Trabzon’a dönüşte kafile, kalabalık bir halk topluluğu tarafından karşılandı, duygusal anlar yaşandı..

Bu zaferde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, aramızdanayrılan abilerimize Allah’dan rahmet diliyorum..



Not: Araştırmamızda katkılarını bizden esirgemeyen TFF Arşivine, Necati Fundaoğlu’nun yakın arkabalarına ayrıca teşekkür ediyorum..

Saygı ve Sevgilerimle,

FİL LATİF
19.10.2012



Haberin Kaynağı:http://www.trabzonspor1967.org/manset/besiktas-0-trabzon-idmanocagi-1.html
A
14 yıl
TFF Yönetimi, Abdullah Avcı\u0027yı kurban etti...
TFF YÖNETİMİ, ABDULLAH AVCI’YI KURBAN ETTİ..


Abdullah Avcı’yı Fenerbahçe lobisi ve Yıldırım Demirören popülizmi yok etti..
Şimdilerde sistem içindeki lobiler ve bu sistemden rant sağlayanlar koltuklarını korurken olan Abdullah Avcı’ya oldu..


Göreve getirildiğinde daha tarafsız ve daha gerçekçi politikalar izleyeceğinin sinyallerini veren Abdullah Avcı, ilerleyen zaman içinde söylediklerinin tam tersini yaparak adeta kendi kendisinin ipini çekti..Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın yedek kalecilerini Milli takıma alan Abdullah Avcı, Yıldırım Demirören ve TFF içindeki Fenerbahçe lobisinin etkisiyle, Anadoludan ve özellikle Trabzonspor'dan hiçbir oyuncuyu Milli Takıma almadı.

Çalışmaya başladıktan çok değil 3 ay sonra Hiddink dönemindeki oyuncularla çalışmaya dönen ve yoğun şekilde eleştirilen Avcı aslında sistemin adamı olmuştu..İşte o sistem Abdullah Avcı’yı bu noktaya getirdi..

Emre Belezoğlu,Volkan Demirel gibi isimleri kadroya almayan Avcı, 3 maç sonra kaptanlığı tekrar Emre Belezoğlu’na vermiş, kaleyi Volkan Demirel’e teslim etmişti..

Alınan başarısız sonuçlardan sonra, Aziz Yıldırım lobisi ve TFF içindeki lobilerin kendisine desteğini çekmesi üzerine medyanın 1 numaralı hedefi haline gelen Avcı, sistemdeki asalaklara av oldu..

TFF Başkanı Yıldırım Demirören ise Abdullah Avcı ile yola devam etmek istemediğini yakın çevresiyle paylaştığı bildiriliyor. Buna göre Macaristan maçının kaybedilmesi durumunda Abdullah Avcı ile yollar ayrılacak..

Romanya maçı öncesi ” Onur çalışmaya devam etsin, ilerde Milli Takıma alırız” değerlendirmesi yapan Abdullah Avcı, kendi sonunu kendisi hazırladı..Sorumluluklarını ve görevinin getirdiği yetkileri kullanamayan, adil milli takım aday kadrosu oluşturamayan, TFF içindeki belli güçlerin ve Aziz Yıldırım lobisinin eteğine yapışan Abdullah Avcı kendisinden beklenen radikal değişiklikleri yapmazken, kredisini her geçen gün bitirdi..Gelinen noktada sistem kendini yine kurtarırken olan Abdullah Avcı’ya oldu..

Trabzonspor, 2010-2011 sezonunda kaybedilen şampiyonluğunun peşini bırakmadı. Yıldırım Demirören, TFF Başkanı olurken Trabzonspor’un desteğini aldı ve ‘Kupamızı vereceğim’ sözü vermesine rağmen, daha sonra Fenerbahçe’nin dümen suyuna girmişti..

Trabzonspor’dan intikam alınmak için Milli Takım kullanıldılar..

Trabzonspor TFF’nin duyarsızlığı sebebiyle Türkiye’de mahkeme kararıyla belgelenen şikeyi şampiyonluğu Avrupa insan hakları mahkemesine taşıdı. Burada açtığı dava ile birlikte hem Türkiye hem de Türkiye Futbol Federasyonunu mahkum ederek, Fener’in müzesindeki kupanın Trabzonspor’a verilmesi sağlayacak girişimlerde bulundu..TFF içinde Trabzonspor’a tepki, kin, büyük..

Trabzonspor’un şike soruşturmasında pes etmemesi, TFF Yönetimini Trabzonspor’a olan öfkesini hergeçen gün artırıyor..

Mesela Trabzonspor’un maçlarını Cuma’ya alması, Abdullah Avcı da çok hak etmesine rağmen Trabzonspor’un kalesini koruyan Onur’u kadroya almayarak Fenerbahçe’den yedek kaleci Mert’i davet etmesi, Trabzon bölgesi profosyonel takımlara verilen uyduruk para cezaları hepsinin sebebi buydu..

Gelinen noktada, tek bir kazanan var..O da TFF içindeki lobiler ve rant düzeni..Macaristan maçına 60.000 Dolar prim koymuşlar..

Abdullah Avcı kaybetti..Burada tek kazanan, sistemden beslenen lobiler, milli takımın rantını yiyen kimseler..

Güle güle Abdullah Avcı..


http://www.trabzonspor1967.org/manset/sen-oyna-demiroren-sen-oyna.html
A
14 yıl
TÜRKİYE - ROMANYA Maçı öncesi Milli Takım\u0027ı desteklemek üzerine !!
MİLLİ TAKIMIN ADİL SEÇİLDİĞİNE İNANIYORUMUSUNUZ ?
MİLLİ TAKIMI DESTEKLİYORMUSUNUZ ?

ABDULLAH AVCI, EMRE BELEZOĞLU PARADOKSU...




Abdullah Avcı göreve geldiğinde sisteme meydan okumuştu..

Gözdağı vermişti..

Emre Belezoğlu,Volkan Demirel vs. gibi isimleri kadroya almadı..Helal olsun dedik..Gerçekten Milli takıma yeni düşünce felsefesi geleceğinden son derece umutluyduk..

Guus Hiddink sonrası Abdullah Avcı, herkes için değişimin adı olmuştu..İstanbul Belediye takımında farklıydı Abdullah Avcı..

İş Milli takıma gelince daha farklı birisi oldu..Sistemin nasıl işlediğini anladı ama geç anladı..

Başta ne söylediyse tersini yaptı Abdullah Avcı..Açın okuyun Milli takımın başına ilk geldiğinde söylediklerini, birde şimdilerde yaptıklarına bakın..

Gelinen noktada kredisi bitmek üzere ve koltukta tutunmak adına lobilerin adamı oldu Abdullah Avcı..

Artık Milli takıma, Federasyonun içindeki bazı kişilerin üfürmesiyle göre oyuncu seçiyor..

Herşey bir yana bizler Milli takımdaki organize çetenin dağıtılabileceğine yürekten inanıyorduk ama TFF Yönetimi meşru olmaktan çıkınca herşey daha da kötüleşti ve daha da kötüleşecek..

Bu şartlarda Abdullah Avcı’nın görevi çok uzun sürmeyecektir..Çünki başarısızlık üzerine kurulu bir sistemin üzerinde oturuyor..

Emre Belezoğlu halen kaptan olarak çıkıyorsa sahaya, bu aşamada çok şey yazmaya gerek yok demektir..

Türk Milli takımını kendi çıkarları için kullanan, kendisine basamak yapan ve bu sistemden sürekli nemalanan zihniyetten söz ediyoruz..Onlar kim olduklarını iyi biliyorlar..

Bu zihniyete ve bu sisteme yönelik çok şey yazılabilir..Milliyetçilik ayaklarındadır bu rantiye..Ama gelin görün ki, Milli maç arifesinde oturup Federasyon ile prim pazarlığı eden, vermesseniz moralimiz kötü olur diyende bu zihniyettir..

Abarttığımızı düşünüyor olabilirsiniz..Ama bizler bu çetenin bazı icraatlarından örnekler verelim..

Son maçı hatırlayın..Hamit Altıntop ne olmuşturda golden sonra sevinmemiştir ? Emre kendisine tepki göstermiştir falan..Samimi olan kimdi sizce ?…

Emre mi ? Hamit mi ?..

Mesela yakın başka bir örnek: Guus Hiddink’e kim takım kurduruyordu, Hiddink’in akıl hocaları kimlerdi ?

Milli takımın Avrupa şampiyonasına gidememesinin baş sorumlusu kimler ? Guus Hiddink mi ?..Kesinlikle hayır..Eğer öyle düşünüyorsanız, düşüncelerinizi gözden geçirmenizi öneririz..

Abdullah Avcı’nın etrafına bakın yine aynı insanları, aynı zihniyeti göreceksiniz..Yine o iş güzar çete !! Bazı oyuncular değişiyor ama çetenin reisleri hep aynı..

Milli takımdaki tecrübeli alt yapı hocalarını birer birer görevlerinden aldırdılar, kendi adamlarını getirdiler..



Daha gerilere gidecek olursak, mesela Gökdeniz Karadeniz’in en formda döneminde neden milli takıma alınmadığını biliyormusunuz ?

Sizce Gökdeniz bu milli takımda oynayamazmıydı Hiddink döneminde ?

Fatih Tekke, Zenith ile Süper kupayı kaldırdığında bile bu Milli takıma seçilemedi..Kadroya bile çağırmadılar..Nihat Kahveci İspanya’da harikalar yarattı, fakat Milli takımdaki o rantiye Nihat’ı hep 3. Sınıf adam yerine koydu..Neden ? …

Şimdilerde ise Alper Potuk, ya da Onur Kıvrak’ın neden milli takımda olmadığını açıklayabilirmisiniz ? Eskişehirspor’da Milli takımın kapısından bile geçemeyen Hasan Ali ne olmuşturda bugün Milli takımın değişmez oyuncusu olmuştur ? Mehmet Topuz, Kayseri’de olduğu dönemde Milli takımda oynayabildimi ? Hayır..

Trabzonspor kaptanı kaleci Tolga Zengin’in Milli takımda santrafor oynadığını biliyormuydunuz ? Kimler var acaba bu tiyatronun arkasında ?

Ya da Mert Günok, Cenk gibi kendi takımlarında bile kaleye geçemeyen oyuncular neye ve hangi kritere göre Milli takıma seçildiler ? Milli takım seçicileri Fenebahçe, Beşiktaş idmanlarınımı izliyorlar..

İzliyorlarsa helal olsun onlara..

Milli takıma Anadolu takımlarından tek bir oyuncunun alınmaması sizce sadece bir tesadüfmüdür ?

Yoksa ” TFF içindeki belli güçlerin etkisiyle”, sistemden beslenen zümrenin rant kavgası mıdır hadise ?

Sizce hangisi ? ..

Eğer bu sistemi beğeniyorsanız , sorulan sorulara karşı şüphe ile yaklaşmıyorsanız, Milli takımın adilane seçildiğini düşünüyorsanız, bu Milli takımı desteklemeye devam edebilirsiniz..

Biz ve bizler gibi düşünenler bu Milli takımı desteklemiyor ve desteklemeyecek..Romantizm bizlere göre değil..Hep destek, tam destek gibi düşünce taşımıyoruz..Sistem adil değilse, bu sisteme saygı duymuyoruz ve desteklemiyoruz..

Milli takım gerçekten Milli olana dek bu kokuşmuş sisteme destek vermeyeceğimizi tekrar ilan ediyoruz..

HAYDİ ROMANYA..BİZİM İÇİN ROMANYA…



Saygı ve Sevgilerimizle…



FİL LATİF


Kaynak:http://www.trabzonspor1967.org/manset/haydi-romanya-bizim-icin-romanya.html
A
14 yıl
TRABZONSPOR İÇİN OFOEDU MU, JANKO MU ?
1461 TRABZON'LU OYUNCULAR CİDDİ KONDİSYON SORUNU YAŞIYOR..


1461 Trabzon takımı, Manisa karşısında 2-3 isim dışında 90 dakika’yı zorlukla tamamladı..Özellikle maçın 2. Yarısında, 1461 Trabzon’lu oyuncular ayakta kalmakta zorlandılar..Güç ve kondisyon sorunu nedeniyle 2. Yarıda Manisaspor’un üzerine yeterince gidemeyen Trabzon, rakibinin oyununu kabul etmek zorunda kaldı..Özellikle Jebrin’in çıkmasından sonra Trabzon orta alanı tamamen oyundan düştü..1461 Trabzon takımı gelinen noktada kadro sıkıntısı yaşıyor, Mustafa Akçay’ın elinde 6-7 tane kaliteli oyuncu var ancak bu oyuncuların sayısı yarışı sürdürmek için yeterli değil.. Ofoedu 2 net posizyon kaçırmasına rağmen etkili oynadı..Selçuk,Jebrin,Ofoedu,Abdullah Karmil kaliteli oyuncular olarak göze çarpıyor..

1461 TRABZON’A, İNCEDEN TFF AYARI..

1461 Trabzon 2 hafta liderlik koltuğunda oturması, TFF içinde bazı çevreleri rahatsız etti..Bunu daha öncede yazmıştık..Federasyondaki bazı yöneticiler yeni bazı tedbirler aldılar..Nedir bu tedbirler derseniz, son maçın hakemi bize göre hafiften gıdıklandı..Hakemler son 2 maçta asla ve asla 1461 Trabzon lehine insiyatif kullanmadılar..

TFF kendisini akıllı sanıyor...2 Hafta lider olunca herşey değiştiğini göremeyecek kadar kör değiliz..TFF, Rizespor'u kolluyor bir kere bunun altını çizelim..

1461 Trabzon, Karşıyaka’ya yenilecek takım değildi..Bunu daha öncede yazmıştık..Nitekim Gaziantep B.B karşısında 3 – 0 mağlup oldular..Karşıyaka – 1461 Trabzon maçında, Hakem Bülent Yıldırım skoru etkiledi..

1461 Trabzon- Karşıyaka maçı Hakemi Bülent Yıldırım’ın talimatla o maça atandığını anlamamak için saf olmak lazım..İnceden inceden öyle bir çalıştı ki, şapka çıkarmak lazım..Daha maçın başında Eren,Jebrin,Ofoedu,Selçuk gibi 1461 Trabzon’un etkili silahları kasti tekmelerle durduruldu ve maçın orta hakemi Bülent Yıldırım atılan tekmeleri izlemekle yetindi..Kart bile çıkarmadı..Bir tane penaltıyı vermedi..Ne zaman 1461 Trabzon atağa kalksa düdüğüyle tehlikeyi önledi..Maçı soğuttu..Görevini başarıyla yaptı diyebiliriz..Eminiz ki gözlemciden 100 üzerinden 100 almıştır..

Manisaspor maçı hakemi hakemi Suat Arslanboğa’da ise maça korkarak çıkmış gibiydi..

Trabzon lehine düdük öttürmekten kaçındı..

1461 Trabzon gol atarsa ne yapacağım der gibi, dolandı durdu, topu Manisa kalesinden uzak tutmaya çalıştı..Çaldığı faüllerin belli bir bölümü gereksiz ve 1461 Trabzon’un gol yemesi için uyduruldu..Maçın başında çıkardığı sarı kartla Abdullah’ı etkisiz hale getirdi..Bunlar hep ince hakem ayarlarıdır..

Maçın başından sonuna kadar 1461 Trabzon’un gol yemesi için elinden ne geliyorsa yaptı Suat Arslanboğa..Faüllerde tüm insiyatifini Manisaspor’dan yana kullandı..Sürekli ceza alanı çevresinden serbest vuruş kullandırdı ama Manisaspor bundan yararlanamadı..

Türk futbolunun nasıl yönetildiği malum..TFF Yönetimi, Trabzon ismine bile tahammül edemiyor..Bu Federasyonla nereye kadar gidilebilir bilemiyorum..Trabzon takımlarının ligde adil mücadele etmesi engelleniyor..Bu durum böyle devam edemez..Trabzonspor ve Trabzon kulüpleri, rakipleri ile değil TFF ile mücadele etmek zorunda kalıyor..

Gerçekten Yıldırım Demirören’in ruh sağlığından endişe ediyorum. Bir yanda Beşiktaş, diğer yanda Trabzon !! Sonuçta Türk futbolu kaybediyor..

OFOEDU MU , JANKO MU ?

Mantıklı düşünüldüğünde aylarca beklenip, bu kadar astronomik bir ücretle, Janko gibi bir adamın alınması yanlış bir transferdir..Çünki elinizde Vittek gibi bir adam var zaten..Bu durumda farklı özellikle forvet almanız gerekiyor..Nasıl bir forvet ? Emenike,Sow,Webo gibi..Topla adam geçebilen, hızlı, kontra atağa uygun bir forvet oyuncusu..

Ofoedu, Trabzonspor’un aradığı forvet tipidir....


Kaynak:http://www.trabzonspor1967.org/manset/ofoedu-mu-yoksa-janko-mu.html


FİL LATİF
A
14 yıl
11 NUMARA İSKENDER GÜNEN DİYE BİRİSİ..
TRABZONSPOR'UN 11 NUMARASI İSKENDER GÜNEN DİYE BİRİSİ..


Trabzonspor’dan bir çok değerli futbolcu ve futbol adamı geçmiştir hepsinin yeri ve önemi çok farklıdır..

Ben Trabzonspor’u ilk kez izlediğimde sene 1981 yılı idi.Daha önce Ankara’da, Trabzonspor’u defalarca izlemek istememe rağmen siyasi olaylar ve güvenlik nedeniyle maçlara gidememiştim..

İlk kez bir Galatasaray maçı ile bu şansı elde ettim..Avni Aker’e ilk girdiğimde stadyum’un yarıdan fazlası boştu, ancak insanlar orta kesime ve maraton tribününün sol tarafına doğru yığılmıştı..Bizde sol tarafa yakın bir yerlere oturduk..İnsanların neden Maraton tribünün sol tarafına yığıldığını anlayamamıştım doğrusu..Yanımıza maçı izleyen büyükçe bir ağabey’e bunun nedenini sorduğumda, “İskender’i izlemek istiyorlar” demişti..

Maç başadıktan sonra, daha 10. Dakika dolmadan, 11 numaranın farkını çocuk halimle bile anlamıştım..Top ayağına öyle bir yakışıyordu ki, topun sürekli onda olmasını istiyordunuz.Hep İskender oynasındı..Hep onun kanadı çalışsında İskender’i izleyebileydiniz..Düşürüldüğünde sizde acı çekiyordunuz..Fener’si, Galatasaray’lısı, herkes severdi onu..

11 Numara İskender diye bir adam, güzel insandı..Daha sonra defalarca kendisini izledim, inanılmaz üzerine oynanıyor ve kasten çok tekme atılıyordu..O kadar tekme yemesine rağmen kesinlikle ayakta kalıyor ve kendisini yere bırakmıyordu.. İskender’i medyadan takip ettiğimde, karakterini tanıdığımda, gerçekten kendisini yere atmayacak kadar dürüst bir insan olduğunu öğrendim..

İskender’in topu ayağına aldığında yapacağı hareketi, atacağı çalımı inanın bilemiyordunuz..

İzleyenler demek istediklerimi anlayacaklardır..Şapkadan tavşan çıkarabilen, ender yetenekte bir oyunculardan birisiydi..Kendisini defalarca izledim..İstanbulda izledim, Trabzon’da izledim, Sakarya’da izledim..Başkaydı İskender..

Yeni kuşağa İskender’i anlatmak gerekiyor..Bunun bir görev olduğunu düşünüyorum..Unutamadığım çok anısı vardır..Bir Galatasaray maçında çizgi üzerinde Ali Çoban’la birlikte, 2 Galatasaray’lı oyuncuyu çalımladıktan sonra arkadan kasti tekme atarak kendisini yere düşürdüklerinde, hiçbir şey olmamış gibi oyuna devam etmesiyle beni gerçekten şaşırtmıştı..İskender böyle bir adamdı..

İnter maçı ise unutulmayacak maçlarından birisiydi..İtalyanların ünlü beki Bergomi’yi geçemez diyorlardı maç öncesinde..

O Bergomi’yi defalarca çalımladı, defalarca geçti, hakkında konuşanlara sahada cevabını verdi..

İngiltere ile 0-0 berabere kaldığımız maçta ünlü ingiliz beki Semson’u, geçemez diyorlardı, milli takıma neden yaşlı İskender’i aldınız diyorlardı..

O maç boyunca İngilizlerin sağ tarafını koridora çevirdi, 0 – 0 biten maçta büyük pay onundu..

Mustafa Denizli’ye neden İskender’i bu yaşta milli takıma aldınız diye soranlara “ daha önce değerlendiremedik bu yeteneği ve İskender varsa o oynar, ondan daha iyisi yok” cevabını vermişti.. İskender Günen 14 kere milli oldu ve futbolu bıraktı..

O futbolu bıraktıktan sonra, yıllarca o 11 Numarayı aradık,bakındık durduk ama böyle bir yetenek bir daha gelmedi..Kendisinden bir türlü imzalı bir fotoğraf alamadım..Keşke 15 yıl genç olsaydı kendisini daha fazla izleyebilseydik..Hakkında video kaydı ve resim bulabilmek çok zor artık..

İskender Günen, benim ve bir çok insanın Trabzonspor’u sevmesinde büyük rol oynayan insanlardan birisidir..Türkiye’de futbolda, centilmenlik, saygı,sevgi ön plana çıkarılacaksa İskender Günen gibi insanlara her zaman ihtiyaç olacak..

İskender hem saha içinde, hemde saha dışında örnek bir insandı, halende öyle.. Sabah gazetesinde yazıları çıkıyor, medyatik birisi değil..

Şimdilerde Facebook’da okur bölümüne aboneyim, yazılarını severek okuyorum..



Yaşattıkların için teşekkürler İskender GÜNEN..

Saygı ile..

FİL LATİF


Kaynak:www.trabzonspor1967.org
A
14 yıl
BAŞKAN\u0027DAN TARİHİ MESAJLAR...
SADRİ ŞENER: ADALET ARAYIŞIMIZ ELEŞTİRİLEMEZ VE ENGELLENEMEZ..

SADRİ ŞENER: ADALET ARAYIŞIMIZI ELEŞTİRENLER, ADALETSİZLİĞE ÇANAK TUTAN KESİMLERDİR..

SADRİ ŞENER: EMRE BELEZOĞLU'NUN KARİYERİ, ZOKORA OLAYINDAN DOLAYI ETKİLENECEK...

SADRİ ŞENER : BİZ NE FENERİZ NE DE GALATASARAY, ETİK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ..ALEX'İ GALATASARAY ALSIN..



Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, trabzonspor1967.org'a tarihi denebilecek açıklamalar yaptı..

Başkan Şener yaptığı değerlendirmede, kamuoyunda belli bir kesimin hukuk ve adalet araşyışlarını eleştirmelerini önemsemediklerini ifade etti.

Trabzonspor, F.Bahçe ile ilgili ‘şike ve teşvik primi’ eylemlerine rağmen 2010-11 sezonu şampiyonluğunu kendilerine vermeyen TFF’yi Strasbourg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikayet etti.

İşte Başkan Şener’in açıklamaları: ” Kamuoyunun Fener’li kesimi bize tepki gösteriyor böyle birşey yok..Bizi eleştirenler adaletsizliğe çanak tutan, şikenin örtbas edilmesini isteyen kesimlerdir..

Olayları kendilerince yontuyorlar..

Trabzonspor bir kurumdur,mağdur edilmiştir diyoruz ve hakkımızı arayacağız..

Bizleri eleştirmek yerine Fenerbahçe camiası, kendi Yönetimlerini sorgulamalıdır..

Hakkınızı aramanız nasıl ayıp ve suç olabilir? Böyle bir şeyi kabul edilemez..

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, tarihi denebilecek açıklamalar yaptı..Şampiyonluk davası, Emre Belezoğlu ve kendisine gösterilen tepkilerle ilgili kamuoyuna net mesajlar gösterdi..

Türkiye’de adalet kararını kesinleştirmedi ancak Mahkeme Türkiye’de şike yapılmıştır dedi..Sokakta ki vatandaş, TFF’nin kararları adil olmadığını ve şike olayının örtbas edildiğini düşünüyor.. Sizlerde öyle düşünmüyormusunuz ?

TFF Kararı, mahkeme kararı ile örtüşmüyor.Bunun en önemli sebebi TFF’nin tarafsız olmamasıdır. Bunun düzeltilmesi için son çare olarak AİHM’e gittik. 77 sayfalık dosya verdik. Umarım davaya çabuk bakılır ve karar lehimize çıkar. Sonraki süreçte CAS’a gideceğiz” dedi.


ZOKORA-EMRE OLAYININ PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ..


Sadri Şener “Emre Belezoğlu’nun yaptıkları kariyerini etkileyecek şeylerdir, hep birlikte göreceğiz.”


Kaynak:http://www.trabzonspor1967.org/manset/sener-sampiyonlugu-soke-soke-alacagiz.html
A
14 yıl
AZİZ YILDIRIM\u0027IN GAZABI...
AZİZ YILDIRIM'IN GAZABI...

Bir yandan devam eden şike davası, diğer yanda Alex De Souza kaosu, Fenerbahçe’yi adeta türbülansa sokmuş durumda..Alex konusunda taraftarlar, haklı olarak Aziz Yıldırım ve Aykut Kocaman’a öfke duyuyor ve istifalarını istiyorlar..

Başkan Aziz Yıldırım’ın, Samet Güzel ve Aykut Kocaman ile birlikte, basına yaptığı değerlendirme tam anlamıyla bir kaos görüntüsüydü..Aziz Yıldırım, hapisten çıktığı günden bu güne kadar kinini ve öfkesini fazlasıyla gösterdi..

Gelinen noktada, Alex De Souza Aziz Yıldırım’ın gazabına uğrayan son isim oldu..Neden ? Bunun nedenini yazımın ilerleyen kısmında anlatacağım ve tüm Fenerbahçeliler, Alex’in neden harcandığını anlayacaklar..

Daha önce, Sadettin Saran, Hakan Bilal Kutlualp, Ziya Şengül ,Volkan Ballı, gibi isimlerde, Aziz Yıldırım’ın gazabına uğramış, kulüpten uzaklaştırılmıştı..Bu isimler birer birer kulüpten uzaklaştırılırken, Aziz Yıldırım’ın kardeşi Ali Yıldırım ortaya çıktı..

Fenerbahçe camiasından çıkıp tek bir Allah kulu “bu camiada Ali Yıldırım’dan başka yönetici yokmu” diyemedi..

Burası Fenerbahçe diyemedi..Gelinen noktada Fenerbahçe’nin akil adamları birer birer Aziz Yıldırım’dan uzaklaştı ve uzaklaşıyor..Fenerbahçe gibi cumhuriyeti sembolize eden bir kulübün bu hale gelmemesi gerekirdi..

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım sık sık mikrofonlara Fenerbahçe’nin kurumsal bir yapı olduğunu vurguluyor ama bunun gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi yok..Hangi kurumsal yapıda demokratik olmayan uygulamalarla kulübe bu kadar emeği geçmiş insanlar uzaklaştırılabilir ? Hangi camiada kulübe 8 yıl boyunca emek vermiş ve taraftarların topladıkları paralarla heykeli dikilmiş bir oyuncu böyle ayak oyunlarına kurban edilir ? Hangi camia Ziya Şengül gibi bir değeri Kulübün içindeki levhalardan sildirir..Hangi demokratik kulüpte başkan eline mikrofonu alıp tribünlere fırça atabilir ve susturabilir ?

SONUN BAŞLANGICI…

Alex De Souza, şike soruşturması nedeniyle Aziz Yıldırım hapse girdiğinde ziyaretine gitmedi..Nedenini bilemiyoruz..

Volkan,Emre,Gökhan Gönül gibi oyuncular sık sık Metris’e gittiler..

Takım kaptanı Alex De Souza’nın ziyarete gitmemesini Aziz Yıldırım bir türlü içine sindiremedi..Çünki gelmeyen takım kaptanı idi..Hatta bu öfkesini hem Rıdvan Dilmen ile hemde Ali Koç ile fazlasıyla paylaştı..Şike soruşturması başlayıp uzunca bir süre geçtikten sonra Alex, Aziz Yıldırım’ı ziyarete gitti..Gitti ama Aziz Yıldırım’ın öfkesi asla geçmedi..Aykut Kocaman ile Alex’in araları hiç iyi olmadı, bunu bilmeyen varmı bilemiyoruz..Aykut Kocaman Yönetimden aldığı ışıkla sezon başında “ bu yıl Alex’siz oynayacağız” demişti..Aslında bu açıklama sürpriz değildi..Çünki Kocaman, bir yerlere güvenerek bu açıklamayı yapmıştı..

Gelinen nokta tam anlamıyla uzun planların bir sonucudur..Alex’e yapılanları tasvip etmek mümkün değil..

Fenerbahçe demokratik bir kurum olup olmadığını artık tüm Fenerbahçeliler sorgulamalılar..

Aziz Yıldırım’ın özeleştirisini yapabilmeliler..Fenerbahçe taraftarı zor günlerde kulübüne sahip çıktı ve büyüklüğünü gösterdi..Fenerbahçe camiası büyükse ve bir ciddi kurumsa, büyüklüğünü bir kez daha göstermeli ve layık olduğu biçimde yönetilmelidir..



FİL LATİF

Kaynak: trabzonspor1967.org
A
14 yıl
Admin iletişim mailini bırak !!!!
Admin ile iletişim kurmak istiyorum..Mail bırakırsanız sevinirim..
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.