N

Yarbay
09 Aralık 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
21 üye
Görüntülenme (?)
265 (Bu ay: 3)
Gönderiler Hakkında
N
2 yıl
S40 324.000 KM Raporu / Bir motor ne kadar gider?
Konuyu açalı 1.5 sene olmuş. Araç şu an 324 bin km'de. O zamandan bu yana araçta değişen bayağı bir şey oldu fakat arıza anlamında değil. Ekonomik gidişat sonrası yeni veya 2. bir araç hayalleri suya düşünce s40'a sardım ben de.

< Resime gitmek için tıklayın >


Bıraktığım yerden devam edersem;

-Ön-arka fren disk ve balataları değişti. Önlerde Ferodo arkalarda TRW kullandım.
-4 fren hortumunu da yeniledim. Arkalar standart kauçuk tip, önler ise İngiliz HEL marka çelik örgülü. Hidrolik olarak Motul RBF660 kullandım ki kendisi yarış tipi diye geçen oldukça yüksek kaynama sıcaklığına sahip bir hidrolik.
< Resime gitmek için tıklayın >


-Arka viraj demir lastiklerini ve Z rotları değiştirdim, keyfi bir değişim oldu bu.
-Ön amortisör ve amortisör takozlarını yeniledim. Aynı esnada Z rotlar, rot başları ve geçen hafta itibariyle ön viraj demir lastikleri de değişti. Amortisörlerin artık değişmeleri gerekiyordu çünkü kasislerde vs. belli ediyordu eskidiğini. Hazır girmişken araca bir upgrade olsun diyerek Bilstein B4 aldım. Arka tarafa da aynı şekilde.
-Ön amortisör değişirken takozların monte ediliş şekline ufak bir müdahale ile ön tekerlerin kamberini -0.3 derece daha arttırdık (bu volvo servis kitabında gösterilen bir şey, kasapça bir eylem değil kesinlikle.
Daha sonra araç spor süspansiyon opsiyonuna (viraj demirleri vs. daha kalın, yaylar daha sert oluyor) sahip olmamasına rağmen rot ayarını spor süspansiyona göre yaptırdım.

-Ön düzeni tamamlayıcı olarak bir de kule gergisi taktım. Burada CNR gergi'den bahsetmezsem olmaz. %100 yerli üretim ve gerçekten dünyada meşhur olmuş markalardan geri kalmayan bir kaliteye sahip.
< Resime gitmek için tıklayın >

-Bu yaz başında artık perti çıkmış denebilecek lassa greenways'leri atıp nokian wetproof'a geçtim. Makul fiyata 16'lık orjinal jant denk getirebilseydim 205-215 taban tercih edecektim ama olmadı, 195/60/15 ölçüde şimdilik gayet memnunum.

-Her 60 bin km'de bir otomatik şanzıman yağının değiştirilmesi taraftarıyım. Bu sebeple 58 bin km sonra tekrar bir yağ değişimi yaptım, Motul Multi ATF ile. Burada ufak bir uyarı yapayım. Eski volvolardaki 5 ileri otomatik şanzımanlarda JWS 3309 standardını karşılayan yağ kullanılması şart.

-VVT selenoidinden ufak bir yağ kaçağı vardı. Onu söküp, içini açıp uygun boyutta yeni bir oring takarak tamir ettim. Bu tamirin ardından iki bakım arası yağ eksiltme yarım litre hatta daha da altına düştü. Km 350'ye doğru yaklaşıyor ama yağ tüketimi sanki sıfır motor gibi.
< Resime gitmek için tıklayın >

-Arada geçen süreçte gerçek anlamda yaşadığım tek arıza, daha 1 senesi anca dolmuş oksijen sensörünün tekrar bozulması oldu. Hiç anlam veremedim, orjinal parçaydı. Şansıma aynı sensörü, döviz artmış olmasına rağmen yine 390 tl'ye bulup aldım, bir daha da bozulmadı.
-Ha bir de akü değişti.
-Yazdıktan sonra aklıma geldi, daha yeni ufak bir arıza çıktı. Silecek suyu pompası bozuldu, o da değişti.

Şu an araca yapılması gerekenleri yazarsam;
-Benzin filtresi değişeli 50 bin km oldu, onun vakti geliyor.
-Triger kayışı değişeli 74 bin km oldu. Volvo 120 bin'de değiştir diyor ama 80'i geçmek istemiyorum. Sonraki bakımda onu da aradan çıkarmam lazım.
-Arka amortisör vs. daha yeni olmasına rağmen çukurlarda sol arkadan vuruntu sesi geliyor, detaylı incelenmesi lazım zira görünürde (ve sürüşte) bir problem yok.
-Ön disklerin tornalanması lazım. Niye/nasıl yamuldu bilmiyorum ama ısınınca titreme yapıyorlar.
-Keyfi olarak, eğer bulabilirsem T4'lerin ön-arka viraj demirlerini takacağım. Onlar normal versiyondan daha kalın oluyor.
-Biraz uzak bir ihtimal ama, EVO 3'lerin 2 pistonlu fren kaliperleri bunlara uyuyor, eğer bulabilirsem onu da düşünebilirim.


Ayrıca tekrar bir kompresyon ölçümü yaptım. Soğuk motorda 5 tur marş sonrası sırasıyla 165-163-166-170 psi. 8 defa çevirince 180-178-180-185 psi çıktı. Soğuk motora rağmen bu değerler gösteriyor ki motor kompresyonu hala fabrika verilerine yakın (188-215 psi olmalı).

Ufak bir performans modifikasyonu da gerçekleştirdim. Egzoz egzantriğinin kasnağında ayarlanabilir açı mevcut. Bu bütün volvo motorlarında (whiteblock serisi) olan bir şey. Buradan yaklaşık -3 derece kadar geri aldım zamanlamayı. Bu sayede özellikle 4 bin devir sonrası hissedilir şekilde canlandı. Egzoz sesi de, kabin içerisine pek yansımasa da, homurtulaştı biraz.

Tabii total performans olarak vasat bir araç, 122 beygir sadece. Ama yürüyene yaptığım yatırama bakarak asıl amacın hızlanmak değil dönmek ve durmak olduğu anlaşılmıştır sanırım. Umduğum gibi bir şeye de benzedi açıkçası. Virajlarda ve yüksek hızda düzlüklerde (200+, trafiğin neredeyse hiç olmadığı ortam) gayet dengeli ve en önemlisi kontrol edilebilir davranıyor. Virajda limitlere gelindiğinde istersem gaz hareketiyle arkayı bırakıyor hafiften; fakat istediğim zaman ise ne önü ne arkayı tam bırakıyor (k*çı başı dağıtmıyor yani), 4 tekerden de dengeli şekilde açılıyor. Dönüş esnasındaki yol kusurlarında da çizgisini bozmuyor (bağımsız süspansiyon sağolsun)
Şu an tutuş limitlerini belirleyen şey lastik sadece, kalın yanak ve yumuşak lastik doğal olarak fazla esniyor. Ama konfordan da ödün vermek istemiyorum dolayısıyla böyle devam.

Hep virajlardan bahsettim fakat bu demek değil ki araba hep 120 beygir kalacak, motor performansı konusunda da çılgın fikirlerim var, gerçekleştirebilirsem ayrı konusunu açacağım.





quote:

Evet 2001 s40'ın 300 bine adım atmasına çok az kaldı (298 binde şu an), açtığı masrafları, yaşattıklarını bir listeye dökeyim dedim, konusunu açmamak da olmazdı. Özellikle volvo olmasından sebep sık sık sorular geliyor masraflarıyla alakalı.

Araba 2013'te alındı, alındığında herhangi bir sıkıntısı yoktu. Bu arada araç otomatik, yağ değişimi dışında şanzıman hiç ellenmedi. Zaten model olarak da kronik bir sıkıntısı yok fakat beni bayağı uğraştıran tek bir durum oldu. O da ustanın işgüzarlığından kaynaklı. Kısaca anlatayım;

Volvo motorlarında karter havalandırma çoğu araçtaki gibi direkt buharı emip olduğu gibi yakan bir sistem değil. Catch-can mantığı olan bir düzenek. Motorun içindeki yağ buharını ve blow-by gazlarını emip, bir kutunun içerisinde yağ buharını yoğuşturup kartere geri döndürürken diğer gazları da motora geri gönderip yakıyor. Bu arabalarda bu sistem kullanılan yağın kalitesine bağlı olarak her 150-200 bin km'de bir tıkanır ve kutunun değişmesi gerekir. Nitekim öyle oldu ve kutuyu değiştirdik 2016 senesinde. Üstünden bir sene geçti ve çatladı, çünkü ustamız yan sanayi pança kullanmış. Orijinaliyle değiştirdik, kısa süre sonra tekrar sorun çıktı, çünkü usta takarken kartere açılan deliğin tıkalı olup olmadığını kontrol etmemiş. Bu yüzden karteri söküp ilgili kanalı temizledik. Üstünden bir kaç ay geçmedi ki vakum kaçağı oluştu araçta. Niye? Çünkü ustamız U şeklinde vakum hortumu bulamamış, yerine normal su hortumunu büküp takmış. Hortumu U şeklinde bükünce de doğal olarak ortadan yarılmış.
Ardından lanet edip orijinal hortumu yetkili servisten aldım ve kendim değiştirdim, bu işlem emme manifoldunun sökülmesini gerektiriyor, o yüzden bütün günümü aldı ve bayağı uğraştırdı. Ama işi bitirip marşa basınca gelen cesaret sayesinde, artık servisin yolunu unuttum denebilir. Aşağıda işlem sırasında çektiğim bir foto:
< Resime gitmek için tıklayın >

Bir diğer tekrar eden sorun benzin pompası oldu. 2 sene önce araba uzun yolda ara ara gaz yememeye başlamıştı, sonunda benzin pompasının gidici olduğu anlaşıldı. 200 lira vererek Walbro marka (ABD malı) pompa aldım ve değiştirdim. Üzerinden tam 1 sene geçti ve yine aynısı oldu, aldığım yerle irtibata geçtim ama garantiye sokamadık maalesef. Tam da o sırada şansıma n11'de birisi orijinal bosch marka pompayı indirimle 140 liraya satıyordu. Hemen aldım ve değiştirdim, sorun çözüldü.

Yine arabanın ilk zamanlarında, yıkamacıda motoru yıkattıktan sonra MAF ve ECT sensörleri rahmetli olmuştu, oraya bayağı bir para gitti. Bir daha motor yıkatmak mı? Asla.

Bu arabanın en büyük maliyet kalemi soğutma sistemi oldu. Volvonun orijinal su hortumları inanılmaz kaliteli, bir o kadar da pahalı. 2 sene önce evimin sokağına girmemle kaputtan dumanlar yükselmesi bir oldu. Kalorifer hortumunda iğne ucu kadar bir delik oluşmuş. Bundan kısa süre sonra park ederken yağ soğutucunun hortumunda aynı şey oldu. Bu arada bu hortumların her biri fabrikada takılan 17 senelik 270 bin km yapmış hortumlardı. Eğer delinen kısmı kesip tekrar yerine taksaydım daha da giderdi, ama riske değmez.
Daha sonra kafam rahat etsin diye bir sene içerisinde bütün hortumları orijinalleriyle değiştirdim. Artık en az 15 sene daha kafam rahat. Üst radyatör hortumu hariç, çünkü pahalı. Şu an 18 yaşında 300 binde, görünürde bir kusuru yok. İçi de temiz.

Bir diğer masraf kalemi yürüyen aksam. Bu arabanın yürüyen aksamı kaliteli parça kullanıldığı sürece sorunsuz. 6 senede sadece bir rot başı ve bir salıncak yedi. Aslında sadece rotil değişebilirdi ama ustam komple salıncak değişelim dedi, tamam dedik. Aks-direksiyon körüklerini falan saymaya gerek yok, her arabada zamanla eskir ve değişmesi gerekir.
Bunların dışında bir sorun olmamasına rağmen keyfi olarak bobin ve buji kablolarını değiştirdim. Yazdıklarım dışında başka da bozulan bir şey olmadı araçta.

En son da aralık ayında oksijen sensörüm bozuldu, orijinal üreticiden temin edip değiştirdim. Yine gördüm ki çıkan parça fabrikada takılan idi. Bu arabanın neresi bozulduysa, söktüğümde fabrikada takılan parça çıktı. Termostatı bile öyleydi. Olayın özeti, kaliteli parça kullandığınız sürece dayanıklı arabalar. Yaştan dolayı bozulan şeyler de illaki oluyor.
Senelik bakımlardan, ağır bakımlardan vs. bahsetmeye gerek yok. Her arabada aşağı yukarı benzer maliyetler.
Yaptığım bütün masrafları tabloya döküp aşağıya ekledim. Fiyatlar sadece parça fiyatları bu arada.
< Resime gitmek için tıklayın >

Yaptığım bu masrafları iyi ki o zamanlar yapmışım diyorum şimdi. Çünkü şu son 6 ayda dövizin fırlamasıyla parça fiyatları en az %40 arttı. Belki iki senede arka arkaya çok maliyet bindi ama araba tertemiz ayara geldi, hiç bir sorunu yok şu an.





Şimdi gelelim yüksek km bitik motor mu demektir sorusuna. Aşağıda yaptığım kompresyon testinin sonuçları mevcut, 4 silindir de 190 psi civarında kompresyona sahip.
< Resime gitmek için tıklayın >
Bu motorun servis dokümanlarında kompresyonun 188-217 psi arasında olması ve iki silindir arasındaki farkın 30 psi'ı geçmemesi gerektiği yazıyor. Bu araba 18 yaşında ve 300 bin km'de. Bütün silindirlerin kompresyonu hala fabrika toleransları arasında. Yani emme-egzoz-yakıt-ateşleme sistemlerinde bir sıkıntı olmadığı sürece ilk günkü performansına yakın bir güce sahip hala. Motora bir şey olmasın diye öyle çok da sakin kullanan birisi değilim açıkçası. Otoyolda çoğunlukla 100-130 arasında takılsam da, bu hızlara ulaşmak için acımadan zaman zaman redline'a kadar basarım. Ama bakımlarını hiç aksatmam, motor ısınmadan basmam. Kaliteli yağ ve orijinal filtre kullanırım.
Yani bir motorun genlerinden gelen kronik bir sorunu yoksa, iyi bakıldığı sürece 300-400 bin devirmemesi için bir sebep yok. He motorun aksesuarları eskir, parçalar bozulur. Ama motor öyle kolay kolay bitmez.
Ben arabaya iyi baktım, o da karşılığında 6 sene boyunca hiç yolda bırakmadı. Ben ona tay gibi bakar, at gibi binerim. O da gitmem demez. Daha intercity park'ta piste gireceğiz, lastiklerin iyice bitmesini bekliyorum.

Arada bir satar mısın diyenler oluyor. Şu ikinci el piyasasında asla satmam. Gideri en fazla 30 falan. Bugün 30 liraya bu konfor ve kalitede, donanımda (otomatik klima, hız sabitleyici vs.) bir araba alabilir miyim? Maalesef.
Son olarak diğer konuya yazmadım ama aklıma geldi burada bahsetmeden geçemeyeceğim. Yahu şu arabada standart olarak perde ve koltuk hava yastıkları var. Malum arabada istesen de alamıyorsun bunları şu an. Devran bu kadar mı tersine dönebilir?.
N
3 yıl
1200 TL Civarı F/P Telefon Tavsiyesi (ikinci el dahil)
1200 TL bütçeye alınabilecek en F/P telefon hangisidir? Garantisi devam ettiği sürece ikinci ellere de açığım.
Öncelikler:
-Batarya ömrü
-Kamera kalitesi

Aklıma ilk gelen Xiaomi oldu ama sizlerin de tavsiyelerine açığım.
Teşekkürler
N
3 yıl
180'le yokuş tırmanan atmosferik
Forumda yeni konu kıtlığı var. Bir tane de benden gelsin.
Öncelikle belirteyim bu konuda herhangi bir şeyi kanıtlamıyorum. Şu bundan iyidir demiyorum, sadece olanı paylaşıyorum.
Ayrıca aynı hacimde atmosferik ile turbolu aracı karşılaştıracaksanız hiç zahmet etmeyin. Şimdiden söyleyeyim turbo benzinli araç aynı hacimde her türlü kazanır.

Edit: Aslında bu videonun amacı konu açmak falan değildi. Benzin pompasının yetersiz basınç bastığından, dolayısıyla performansı törpülediğinden şüphelenip değiştirdim. Onu değiştirdikten sonraki test sürüşü oldu bu. Bari benzin boşa gitmesin konusunu da açayım dedim.

Benim derdim halk arasında fındık diye tabir edilen; meşhur 1.6 atmosferiklerimizden daha düşük hacime sahip turbolu araçlarla atmosferikleri kıyaslayıp, atmosferik gitmez diyenlerle. Ayrıca 1.6'ya kadar olan turbo dizeller de -kısmen- buna dahil.

Yolu bilenler vardır. Çayırova E5'den TEM'e çıkan bağlantı yolu. Yolun asfaltı güzel. Duble ve geniş bir yol. Bu yolun başlangıcı kısmen düzlüktür. Daha sonra 2-3 km gibi bir mesafede rakım 50'den 115'lere çıkar. Yani çok ciddi bir eğim yok. Ama sonuçta ortada bir rampa var. Türkiye için tipik bir eğim diyebiliriz. Çoğu zaman sağ şeridi kamyonlar kapatır, 70-80 gibi hızlarla tırmanırlar.
Orası da yokuş mu diyenler için, işi gücü bırakıp Toroslara gidecek halim yok, elimizdekiyle yetiniyoruz.

Araç yine 2001 s40, 1.8 litre 122 beygir 170 Nm tork. Tipik bir atmosferiğe ek olarak VVT'si var. VTEC'e benzer bir sistem ama onun kadar agresif değil.
Şanzıman tork konvertörlü tam otomatik 5 ileri. Markası Aisin, Japon malı. Arabanın boş ağırlığı 1280 kg civarı bir şey. LPG yok. Arabanın yüksüz ve klimanın kapalı olduğunu söylememe gerek yok herhalde.
Arabanın şahsı hakkında eleştiride bulunmadan önce kilometresine bakmanızı öneririm

Hız yaparken kendim de dahil kimseyi tehlikeye atmamaya dikkat ettim. Zaten ölü saatlerde gayet sakin bir yol. İki farklı video var. Sol şerit boş olursa belki 180'in üstüne çıkarım diye dönüp tekrar tırmandım ama tırları sollayan başka araçlar önüme çıktı. Yolu da göstermek istedim ama kamerayı yan cama sabitleyince kadran gözükmüyor. Eğer videoya OBD verisini yansıtmanın bir yolunu bulursam bir sonraki konuyu o şekilde yapacağım.

Edit: Basma amacım araç yeni pompadan sonra maksimum ne kadar yapacak onu görmek içindi. Yoksa vites düşürmeden, hız kaybetmeden de sadece gaza biraz daha basarak çıkabiliyor.

Videoyu izlemek için tıklayınız
Videoyu izlemek için tıklayınız

175'den daha fazla basmamamın sebebi iki denemede de önüme araç çıkmasıydı. Mesafemi korumak adına gazı bıraktım. Yoksa biraz daha giderdi.

"Ama 55000 devir" diyenler için, o esnada araç 4. viteste. Hızlanmayı bitirip tekrar 5'e yükseltince 4000'e düşüyor. Yokuş yukarı o hızı beşinci viteste koruyabiliyor. Ses beni rahatsız etmiyor, ama sonuçta 2500 devir ile 180 yapacak hali yok. Ekonomik gitsin diye yapılmış bir araç, eti budu belli.
Not olarak; eğimin başladığı yeri göz kararı belirlediğimden, yokuş yukarı sandığım ilk bir kaç yüz metre aslında düz olabilir. Ama neticede o yokuşun tepesine ulaştım.

Konunun özeti: Atmosferik araçlar da devrini alınca yokuşları güzel tırmanabiliyor. Mezara itip üstüne toprak atmaya gerek yok
N
3 yıl
Bir Yakıt Tüketimi Daha (Bu sefer ekonomi odaklı değil) - 2001 S40
Artan yakıt fiyatlarıyla beraber herkes aracının ne kadar az yakabildiğini görmek için ölçümler yapıp konular açmaya başladı. Ben de hızlı gidersem ne kadar yakar diye denedim ve şimdi konusunu açıyorum.

Öncelikle araç 2001 model Volvo S40 1.8 motor. 122 beygiri var. Araçta LPG yok. Kondisyon olarak çok iyi diyebilirim. Bakımlı ve özenli kullanılan bir araç, tamir ve bakımlarda bütün parçaları orijinal kullanırım. Kompresyon değerleri hala çok iyi seviyede. Fabrika kataloğunda minimum 188 psi olmalı diyor. Benim aracın dört silindiri de 180 psi basıyor. Araç 5 senedir bizde. Kilometresi 292 bin.

Şanzıman ise tam otomatik. Tam modeli Aisin-Warner AW55-50. 5 ileri ve lock-up clutch sistemi mevcut. Yani tork konvertörünün içinde baskı balata var ve 3-4-5. viteslerde aynı manuel araba gibi %100 kayıpsız bir bağlantı sağlanıyor. Bu da daha iyi performans ve yakıt tüketimi sunuyor. İlginç bir bilgi olarak kalsın. Bu araba şehir dışında manuel versiyonundan daha az yakıyor. Çünkü otoban hızlarında araç manuelden farksız ve otomatik şanzımanın vites oranları manuele göre daha uzun.

Lock-up'ın devreye girişini, hızlanmak için biraz gaza bastığımda, vitesi 4'e düşürüşünün hemen ardından, devrin 4300'lerden 4100'e gerilemesinden görebilirsiniz. Ben o sırada gazı bırakmıyorum. Şanzıman debriyajı kilitliyor, böylece tork konvertöründeki 200 devirlik kayıp ortadan kalkıyor.

Yol sırasında çektiğim kısa bir video:
Videoyu izlemek için tıklayınız

120'nin altına düştüğümde hızlanmak için videodaki gibi, çok da zorlamadan hızlandım. Genellikle 140-150 arası, yer yer 160. Araçta 2 kişi+bagaj ve arka koltukta biraz eşya vardı. Klima hiç kapanmadı.
Bu sürüşü agresif değil de, hızlı ve sakin bir sürüş olarak tanımlıyorum. Sürekli tapa gaz gitmedim yani.

Ortalama hız 123.33 km/h.
Ortalama tüketim 8 litre benzin.

< Resime gitmek için tıklayın >


Daha sonra yol yoğunlaştığı için ortalama hızım 110-100'lere düştü. Ort. tüketim de 7.5'e kadar geriledi. Aşağıdaki foto, hızım biraz azaldıktan sonra aldığım ss. Ortalama tüketim 7.7 litreye gerilemiş. Ort. hız ise 111.8 km/h.
< Resime gitmek için tıklayın >

Aracın ne kadar az yakabileceğini merak edenler varsa, 100-120 arası sakin kullanımda klima açık vaziyette 6.5 litre civarı yakıyorum.
Tek kişi klima kapalı ve 85-90 km sakin hız ile 5.4 litre yakıyor. Daha altını denemedim.

Son olarak iç savaş sebebi ama, tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki bu araç 1.6 TDI VW'lerden iyi gidiyor.
N
3 yıl
Yetti artık (Uzun ve Sis)
Az önce şehir içi trafiğinden geldim. Her akşam olduğu gibi yine bir sürü kişiye içimden değişik şeyler söyledim.

Trafiktekilerin %50'si uzunları açmış. %30'unda uzuna ilaveten bir de sis açık. Sadece geri kalan %20'si normal gidiyor.
En çok merak ettiğim şey de hiç bunlara kendileri gibi birisi denk gelmiyor mu? Karşılaştığım 10 arabanın yarısında kör oluyorum. Özellikle dar sokaklarda yolda birisi var mı? Kedi köpek falan atladı mı emin olamayıp çoğu zaman durmak zorunda kalıyorum.
Hiç bu insanımsılara böyle olmuyor mu bir türlü anlayamadım.

Artık kendimce bir çözüm buldum. Karşıdan bu şekilde gelen birisi görünce üstüne kırıp uzunları yakıyorum. Bir an apışıp kalıyorlar. Umarım anlıyorlardır.
N
4 yıl
Karşılaştırmalı small overlap yolcu testleri-VW sınıfta kaldı!
IIHS small overlap testini sürücü tarafının yanı sıra yolcu tarafından da yapmaya başladı. 5 sene önce, small overlap testi ilk uygulanmaya başladığında, neredeyse bütün üreticiler berbat puanlar almış ve modellerinde apar topar güçlendirmeye gidip teste tekrar girmişlerdi. Hatta bazı markalar bazı modellerinde gerekli güçlendirmeyi yapmaya gerek bile duymadı, bu modeller bu sene bile vasat puanlar aldılar.

Geçtiğimiz aylarda IIHS, sürücü tarafına yaptığı small overlap testini aynı koşullarda, bu sefer ön yolcu tarafından gerçekleştirmeye başladı. Buyurun Türkiye'nin bir numaraları, gözde araçları, VW Jetta ve Passat için ortaya çıkan sonuçlar:

< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >

Şimdi sizlere soruyorum, dünya genelinde en büyük pazar payına sahip markalardan birisinin, tam da bizim Türk mantığıyla; "testi geçsin yeter" düşüncesiyle araba üretip bunları "güvenli" imajı altında satması ne kadar etiktir? 5 sene önce, arabalarda small overlap türünde kaza yapan insanların canı can değil mi sorusunu soruyorduk. Şimdi "şoförünki can da yolcusununki patlıcan mı?" sorusuna geldik. Kusura bakmayın ama durum bu şekilde.

Not: IIHS testlerine göz gezdirirken, VW modellerinde de bu testin yapıldığını gördüm. Diğer bir kaç markaya da baktım ama onlarda test henüz yapılmamıştı. Ben de VW üzerinden, bu testte düşük puan alacak bütün markalar için yazdım. Sonuçta bu teste giren markalar global ölçekte en yüksek satışı yakalayan markalar.
Ekleme: Sadece VW'yi ekleyerek karalama yapıyorsun diyen arkadaşlar, buyurun: En düşük puanları VW araçlarının alması manidar değil mi?
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >
< Resime gitmek için tıklayın >

Testlerle alakalı görüntüler ve daha detaylı bilgiler için kaynaklar:
http://www.iihs.org/iihs/ratings/vehicle/v/volkswagen/passat-4-door-sedan
http://www.iihs.org/iihs/news/desktopnews/on-the-right-side-10-midsize-cars-earn-good-ratings-for-passenger-side-protection
http://www.iihs.org/iihs/ratings/vehicle/v/volkswagen/jetta-4-door-sedan
N
4 yıl
Murat Özgür (dolandırıcı) ile iletişimdeyim
Arkadaşlar şu an bu Murat Özgür ile iletişim halindeyim dolandırıcı olduğunu çaktım zaten, polis olduğunu söylüyor; ismi ve polis kimliğindeki mühür gözüksün bir foto at yeter dedim, yanaşmıyor. Numarasını isteyen varsa pm atsın.
N
4 yıl
GTX 970 Alındı - Dönemin F/P kartı mı? Oyun testleri içeride
Geçen ay 970 hakkında bir konu açmıştım, 700-800 civarına alınabilecek en mantıklı kart olarak gelmişti. Zira ikinci el 1060 3gb'lar 1000 civarına, 6 gb'lar ise en az 1200-1250 liraya bulunabiliyordu. RX'lerden hiç bahsetmiyorum bile.
Bütçem maks. 850 liraydı, üzerine 50 daha koyamıyordum. Sonuç olarak 800 liraya garantili asus strix gtx 970 aldım. Monitörüm 1080p, işlemcim overclocklu 2500k. 8 gb ram'im vardı, sonradan 10 gb'a yükselttim. Windows 10'un güncellemesiz halini kullanıyorum, yeni versiyonlarda performans arttı mı bilmiyorum.

Amacım mümkün olan en iyi performansı almak değil, en f/p kartı almaktı. İnternetten araştırdığım kadarıyla overlocklu bir 970 1060 3gb'ı çoğu zaman geçiyor, 1060 6gb'ın ise ensesinde bitiyor.
Şu noktaya dikkat çekmek istiyorum, bu kartların arasında sınıf farkı yok. Yani bir kartın tükendiği yerde diğerleri mucizeler yapamıyor. Aşağı yukarı aynı FPS'leri veriyorlar.

Bellek konusunda 970, 1060 3gb'a göre 512 mb daha avantajlı; yani yeri geldiğinde 1060 3gb 60 fps'nin altına düştüğü zaman, 970 60'ın üstünde seyredebilir.
6 gb olan 1060 ise yoğun bellek isteyen oyunlarda diğer ikisinden daha iyi performans veriyor. Ama biri at biri eşek değil, hatta aradaki 400 lira fiyat farkını düşününce, hiç değil. Ki kartı aldığımdan beri geçen 3 haftada VRAM kaynaklı bir sıkıntı yaşamadım.

Aşağıda bf1, witcher 3, coh2 ve metro ll oyun testlerinin videosu var. Hepsinde herkesçe önemsiz olduğu kabul görmüş(hairworks, metrodaki ssaa gibi) ayarlar hariç her şeyi fulledim. Videoları çekeli bir haftadan fazla oldu, arada 2 gb daha ram ekleyip işlemcinin frekansını biraz daha artırdım. Ekran kartı ise stok halde. Biraz gıdıklayınca oyununa göre +5 ila +10-11 arası fps kazanımı oluyor.

BF 1'de işlemci bariz darboğaz yapıyor. Yer yer FPS dropları oluyor, ekran kartı kullanımı % 70'lere kadar düşüyor. Oyun canavar gibi, ne kadar işlemci verirsen hepsini kullanıyor. Artık en az 6-8 çekirdekli işlemci şart oldu.

Videoyu izlemek için tıklayınız

Videoyu izlemek için tıklayınız

Videoyu izlemek için tıklayınız

Videoyu izlemek için tıklayınız


Rainbow six siege'yi yeni aldım, bir kaç güne indirip deneyeceğim. Bilgisayarda squad isimli arma 3 benzeri bir oyun var, müsait bir zamanda onu da çekeceğim. İstek olursa ETS2 multiplayer da çekebilirim.
N
4 yıl
Yedekleme yazılımı arıyorum yardım lütfen
Bilgisayardaki kritik dosyaları yedekliyorum, bugüne kadar manuel olarak yedekledim artık otomatik programla yapmak istiyorum. Fakat bulduğum bir kaç program direk kopyala-yapıştır yapıyor, benim istediğim birinci diskteki dosyaların index'ini çıkartıp, aynı şekilde ikinci diske aktarmak. Yani birinci diskte silinen bir dosya ikincisinde de silinecek vs. Bildiğiniz program varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.
Teşekkürler.
N
4 yıl
Arka Koltukta Kemer mi Takılır?
Videoyu izlemek için tıklayınız

Videoda gördüğünüz gibi, arka koltukta oturup kemer takmayan birisi hem kendisine hem de önünde oturan kişiye ciddi tehlike arz ediyor.

Arka koltukta kemer mi takılır demeyin. Takın ve taktırın.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.