|
arkadaşlar sorunum biras ilginç.. bilgisayarın fişini taktığım gibi çalışmaya başlıyo.. ama monitörde görüntü yok.. kasanın da sürekli fanları çalışıyo.. cd okuyucu falan da çalışıyo.. demin monitöre de görüntü geldi ama dondu bilgisayar açılış ekranında kaldı.. sonra gene sadece kasayı çalıştırabildim.. n'oluyo anlamadım :D ne olabilir ki sorun..
|
|
merhabalar arkadaşlar.. ben üst kattaki komşunun adsl modeminden kendi bilgisayarımın ethernet kartına bağlantı yaptım.. aynı şekilde arkadaşımınkine de yaptık.. onun bilgisayar xp olduğu için bi sorun oluşmadı.. fakat benim ki windows me.. yani birkaç ayar yapmam gerkiyormuş.. anlayacağınız nasıl yapacağımı bilmiyorum.. bilen arkadaşlar yardımcı olursa sevinirim :) not: bilgisayarıma xp yükleyemem, çok eski bir model, kaldırmıyor yani.. daha önce de ilgili bir konu açmıştım.. o zaman yardımcı olan arkadaşlara da teşekkür.. http://forum.donanimhaber.com/m_9670954/mpage_1/key_//tm.htm#9671247
|
merhablar, ben üst kattan kendimin ve arkadaşımın bilgisayarıma adsl bağlayacağım.. üst kattaki modemin 4 tane çıkış portu var.. üstten kendi bilgisayarlarımıza usb bağlantısı yaptığımızda sorun olabileceğini düşünüyorum.. zira 10-15 metre bağlantı gerekli.. bunun için bir aparat var mı acaba?? (wireless modem hariç).. bir de üst kattaki tek portu kullanarak alttaki iki bilgisayara da int. bağlayabilir miyiz?? yoksa 2 portu da kullanmak zorunda mıyız??
|
merhaba arkadaşlar, ben fifa 2005 oyununun müziklerini dinlemek için program arıyorum.. şarkıları data\audio\music klasörünün içinde buldum fakat uzantıları asf şeklinde.. hangi programlarla bunları dinleyebilirim..
|
|
arkadaşlar, geçen gün eski level dergilerini karıştırırken bi yazı buldum ve bu yazının hala geçerliliğini koruduğunu gördüm.. oturdum üşenmeden yazdım, buraya da bi koyayım dedim.. not: bayan arkadaşlarımız okurken kızabilir, yazı bana ait değildir ve benim şahis görüşlerimi içermez.(mi acaba) ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Absürt Hikayeler & Bilgisayar Oyunlarından Anlamayan Şu Kızlar Tarih 1983: İlkokula devam ettiğim sene babam eve o zamanın hayal makinesi, ATARI 2600 oyun konsolu ile geldiğinde havaya zıplayarak belirttiğim sevincim ertesi gün okulda (yer: İlkokul, yaş:9 falan) kız arkadaşlarımın, çocuk gibi oyun oynadığımı ileri sürerek benimle alay etmeleri sebebiyle kursağımda kaldı... Tarih 1991: Yaş 18 falan, yer lise. Dönemin ünlü oyun dergisi 64’lere kabul edilip ilk yazım kapak konusu olunca yaşadığım sevinç, okuldaki kızların ve bayan hocaların, “hala küçük çocuklar gibi oyun mu oynuyorsun sen!?” sözleri ile yerin dibine geçti. Tarih 1999: Üniversiteyi bitirdiğim, romanlarımın piyasada yok sattığı, imza günlerinde okurların yoğun ilgisi ve takdiri ile karşılaştığım bir dönemde, bir bilgisayar oyun dergisinde yazı yazdığım için sahip olduğum sevinç, artık evlenme ve çocuk sahibi olma hayalleri kuran bayan tanıdıklarım tarafından planlı ve organize eritilmeye çalışıldı... “Hala küçük çocuk gibi oyun mu oynuyorsun sen?” Yukarıda anlatılan olaylardan varılan sonuç şudur ki, oluyucu anketleri sonucu bayan okurların sayısının son derece az çıkması bir tam isabettir. Aynı zamanda anketin doğruluğunun bir kanıtıdır. KADIN DENİLEN İLKEL HAYAT FORMU Kadın denilen ilkel hayat formu tarafından daha birkaç yıl öncesine kadar aşağılanan ve gereksizlik olarak nitelendirilen bilgisayarlar, artık en çok kadınlar tarafından kullanıyorlardır herhalde... Düne kadar bilgisayarlarla uğraşan erkekleri, s,v,lceli suratlı, kalın gözlüklü, asosyal ve olgunlaşmamış olarak niteleyen bu hain, bu fitneci, bu ,insanlık fakiri ırk, internet üzerinde chat yapılarak koca bulunabileceğini keşfettikten beri bilgisayarın başından kalkmamaktadır. Ama dikkat edin bu kızlardan hiçbiri, Fleet Commander’daki savaş modellemesinin mükemmelliğinden, Rainbow Six’in kompleks bir taktik simülasyonu olduğundan veya X-Com3’ün RTS kısmında düşman ve dost birliklerin yapay zekasının bilgisayar dünyasında bir devrim olabileceğinden bahsetmez. Bunlardan bahsedenleri de sevmezler. Sevmemekle de kalmayıp bu bahsedilen konularla uzaktan yakından ilgisi olan herkesten nefret ederler çünkü OYUN OYNAMAK SİVİLCELİ SURATLI KALIN GÖZLÜKLÜ, ASOSYAL, OLGUNLAŞMAMIŞ MİNİK ÇOCUKLARIN İŞİDİR. Oyun konusunda böyle düşünen bu karbon bazlı ilkel yaratıkların birkaçının yanyana geldiği bir ortamda konuşmalara biraz kulak kabartırsanız duyabileceğiniz en net cümleler chat geyikleri olacaktır. “Ay yeni bir kanal buldum, ağzına kadar erkek dolu, hihihihii” “Hadi kız adresini versene, hihihih, mircden mi giriyorsun, hangi serverda? Hihihihii” KİŞİLİK ANALİZİ Peki kadınlar neden oyun oynamaz ve oyun oynamayı sevmezler? Eminim pek çok erkek bu soruları kendisine sormuştur. Neden internette bir multiplayer oyun oynarken karşınıza hiç bayan oyuncu çıkmaz ya da çıksa bile bir ikincisi ile karşılaşmanız için aradan bir yıl geçmesi gerekir? Neden? Niçin? Niyee? Aslında basit bir cevabı olan bu sorularla kafamızı yarup durmamızdan da anlaşıldığı üzere, erkekler düşünmeyi, bulmayı, keşfetmeyi severler ve bilgisayar oyunları insanları düşünmeye, akıl yürütmeye zorlayan araçlardır. İşte bu yüzden kadınların bilgisayar oyunlarından hoşlanabilmeleri için evrimlerinin tamamlanmasını beklemeleri gerekecektir. Ve o zamana kadar da bilgisayar oyunlarından nefret edeceklerdir. Ama bu süre zarfında da, sanırım bir on yüzyıl boyunca, kadınlar karşımıza geçip, sanki dünyanın hakimi onlarmış gibi, seslerini inceltip alaycı bir tonla, “sen hala küçük çocuklar gibi oyun mu oynuyorsun?” demeye devam edecekler ve bizle alay etmekten sıkılınca da evlerinindeki bilgisayarlarının başına geçip , koca oldukları chat kanallarına bağlanarak, op olabilmek için kanal administoruna kur yapmaya devam edeceklerdir. Maalesef insanoğlunun üretim hatalı bu modellerinin geri toplatılıp düzeltilmesi günümüz teknolojisi ile mümkün değildir. Ama en azından biz erkekler artık bu kendini görmez, hadlerini bilmez hatalı yaratıklara kim olduklarını hatırlatabiliriz. Ya da bizim kim olduğumuzu onlara hatırlatmak daha iyi bir fikirdir belki. Cem Şancı – LEVEL Ağustos 99 |
|
merhabalar.. benim aklıma şiöyle birşey geldi.. araba aküsünü kullanarak evimizdeki televizyon, çamaşır makinesi gibi aletleri çalıştırabilir miyiz acaba? bu aletler için alternatif akım gerekiyor.. fakat bildiğim kadarıyla aküde doğru akım var.. üstelik akünün gerilimi yeterli seviyede olamaz diye düşünüyorum.. acaba gerekli devreler kurularak akü ile bu aletleri çalıştırmamız mümkün olabilir mi?? ![]()
|
| artık burama geldi yaf.. nereye baksam sanki fb geçmiş yıllarda şampiyonlar liginde hep yarı final çeyrek final oynamış da bu sezon güçsüz bi rakibe elenmiş gibi fb'yi küçük düşürücü, fb'yi başarısız gösteren yazılar görüyorum.. işin kötüsü de sürü psikolojisiyle hareket eden taraftar kitlesi de bunlara kanıp gerçekleri gözardı ediyor.. arkadaşlar Türk takımları avrupa'da BAŞARISIZDIR!! ya bunu aklınızın bi köşesine not edin.. şimdi bazıları çıkıp diyecek uefa kupası artııııı süper kupa.. tamam,onları inkar eden yok zaten.. çok şükür onlar var bari.. onlar da olmasa Türk takımlarının avrupa'da kazandığı başka kupa olmayacaktı zaten.. gs uefa ve süper kupaları alana kadar takımlarımız hep şanlı mağlubiyetler alırdı.. olur da güçlü bir rakibi yenersek tarihe altın harflerle yazılırdı.. öyle günlerdi.. sonra gs çıktı 2 kupayı da aldı sonracığıma avrupa'da hiçbirşey yapamadı.. (bunu da yazın bi kenara) gruplardan çıkmak, bazı güçlü rakiplerle dişediş mücadele etmek başarı değildir.. gs'yi geçelim.. bjk de birkaç sene önce uefa'da çeyrek final oynadı ve elendi.. yani daha öteye geçemedi.. ts geçen seneki anorthosis famagusta rezaleti ile zaten sabıkalı.. Allah'tan yattara son dakkada frikiği attı da umudumuz oldu bu seneki rum takımı karşısında.. büyük takımlar böle.. bir de sanırım göztepe zamanında kupa galipleri kupasındsa yarı final oynamıştı.. milli takımımızın da gidişatı maalesef bu şekildedir.. 2002'de dünya üçüncülüğü.. ondan sonrası fiyasko, rezalet.. bi başarı geldi diye hemen ardından daha büyük başarıları garanti görüyoruz.. başarılar gelmeyince de birbirimizi yiyoruz.. şimdi siz büyük takımlarla mücadele edebilmeyi, bazen sürpriz galibiyetler alabilmeyi başarı olarak görüyorsanız bütün takımlarımız avrupa'da başarılıdır.. ama maalesef kazın ayağı öyle değil.. sırf gs uefa kupasını aldı diye, büyük takımlarımızın yöneticileri her sezona şampiyonlar ligi şampiyonluğu, olmadı uefa kupası parolasıyla başlıyorlar.. gerçekçi olalım arkadaşlar, hayal aleminde yaşamayalım.. takımlarımız yenildiğinde veya elendiğinde de "yaf nasıl yeniliriz biz, ne biçim takım bu be" gibilerinden eleştiriler yapmayalım.. fb'nin şampiyonlar ligine katılamaması bence daha isabetli olmuştur.. katılsaydı gruplarda maalesef bireyler yapamazdı.. gs'nin de onurlu mücadele ve birkaç sürprizden öteye geçemeyeceğini düşünüyorum.. inşallah 3. olabilirler de uefa'dan devam ederler.. |
arkadaşlar yenibosna'dan harbiye'ye gideceğim.. nasıl gidebileceğim hakkında fikri olan var mı.. hatta harbiye'de elektrik mühendisleri odasına gideceğim.. nasıl giderim.. yardım lütfen.. ![]()
|
ekran görüntüsü
görüldüğü gibi 3 tane sürücüm var. c:depo, d:yeni windows'un yüklendiği sürücü ve ismi görünmeyen 19,53 GB'lık bir sürücü. benim asıl windows'um bu ismi görünmeyen sürücüde idi. ubuntu kurmaya çalışırken bir sorun oluştu ve bilgisayarım eksik bir windows dosyasının olduğunu söyledi ve açılmadı. ben de 4 GB'lık D bölümüne yeni bir windows kurdum. bu windows gayet sağlıklı bir şekilde çalışıyor. fakat bilgisayarım ekranında c ve d sürücüsünü görürken 19,53 GB'lık ismi olmayan sürücüyü göremiyor. xp cd'siyle kurtarma konsolunu çalıştırdığımda bu ismi olmayan sürücüyü "f" olarak görüyor. dir komutunu verdiğimde içindeki dosyaları felan görebiliyorum. benim yapacağım iş dos ortamında arızalı sürücümden gerekli dosyaları sağlam windows sürücüme kopyalamak. daha sonra arızalı sürücüyü formatlayacağım (buna dos ortamında izin veriyor) ve 19,53 GB'lık alana tekrar windows kuracağım. böylece hem bozuk diski onaracağım hem de önemli dosyaları kurtaracağım.
konu özetle bu şekilde. soruna gelince; kurtarma konsolu (recovery) ile dos'a girdiğimde direkt f:/windows> ile başlıyorum. "cd /" yazarak f:> dizinine geçiyorum. fakat buradan "cd /klasör_adı" yazdığımda erişim engellendi diye bir hata alıyorum. bu yzden gerekli dosyalarımı klasörlerine girip kopyalayamıyorum. "f:/windows>" dizininde ise istediğim değişikliği yapıp istediğim dizine gidip istediğim dosyayı kopyalayabiliyorum. sorunum böyle. bir şekilde "erişim engellendi" mesajından kurtulmam gerek.
ne yapabilirim? dos altından değil de başka türlü çözümleriniz varsa onlara da açığım ;)