R

Yüzbaşı
19 Eylül 2011
Tarihinde Katıldı
Takip Ettikleri
1 üye
Görüntülenme (?)
113 (Bu ay: 1)
Gönderiler Hakkında
R
2 ay
Aynı tabloyu birden çok ikincil anahtar yapma
Bir tablo ilişkisi ile ilgili mantık ve basit bir sorum olacak.

Tekrarlayan bir tabloyu ikincil anahtarla kullandığımızı düşünelim. Bu tabloyu ikincil anahtarla birden fazla kullanabilirmiyiz.

Örneğin çalışanlar diye bir tablomuz var, bu tabloda giriş yılı ve çıkış yılı olsun.

Biz yıl tablosu oluşturup iki kere mi ilişkilendireceğiz?

Yoksa giriş yılı ve çıkış yılı diye ayrı iki tablo oluşturup ayrı ayrı mı ilişkilendireceğiz?
R
2 ay
13 Mart Şehitleri (Hdp kapatılmasın diyenler için)
Sanırım dünyanın başka bir ülkesinde olsaydık, bu gün anma gösterileri, saygı törenleri, çiçekler vs. olurdu. Ama kimsenin umurunda değil gibi. Şehitleri saygıyla anıyorum.

  • Turgay Bulut (Taksici)
  • Cemal Özdiker
  • Elvin Buğra Arslan (Çankaya Üniversitesi öğrencisi
  • Oğuzhan Dura (Vakıflar Genel Müdürlüğü başmüfettişi)
  • Eyüp Ensar Ulaş (Çaycı)
  • Destina Peri Parlak (Lise öğrencisi)
  • Kemal Kalıç (Emekli uzman çavuş)
  • Elif Gizem Akkaya (Türk Hava Kurumu Üniversitesi öğrencisi)
  • Zeynep Başak Gülsoy (Ufuk Üniversitesi öğrencisi)
  • Nusrettin Can Çalkınsın (Gazi Üniversitesi öğrencisi)
  • Ozan Can Akkuş (ODTÜ öğrencisi)
  • Atakan Eray Özyol (Lise öğrencisi)
  • Mehmet Alan (Tabiat Tarihi Müzesi personeli)
  • Nevzat Alagöz (Polis)
  • Dorukhan Yusuf Özdemir (Lise Öğrencisi, Altınel Basketbol Genç Takım Kaptanı)
  • Mehmet Emir Çakır (Lise öğrencisi)
  • Feyyaz Aydın
  • İsmail Karagöz
  • Kemal Bulut (Umut Bulut'un babası[20])
  • Ayşe Bilgilioğlu
  • Fehmi Çetinkaya
  • Bağdat Çermik
  • Perihan Çermik
  • Muharrem Çermik
  • Mehmet Yurtsever (CHP Keçiören eski ilçe başkanı)
  • Murat Gül (Özel güvenlik görevlisi)
  • Hamide Sibel Çetinkaya (Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı Bilgi Edinme Merkezi personeli)
  • Sevinç Gökay
  • Erdem Soydan
  • Berkay Baş (ODTÜ öğrencisi)
  • Taner Kılıç (Çaycı)
  • Kerim Sağlam (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencisi)
  • Sümeyra Çakmak (Gazi Üniversitesi öğrencisi)
  • Ferah Önder (Tarım Reformu Genel Müdürlüğü personeli)
  • Feyza Acısu (Gazi Üniversitesi öğrencisi)
  • Yaşar Durakoğlu (Emekli sanat tarihi öğretmeni)
R
2 ay
wav formatı yeniden cd
İyi bir müzik dinlemek için ses formatlarını iyi anlamaya çalışıyorum. Eskiden 320 KB mp3 dinlerdim, daha sonra mümkün mertebe flac formatına geçtim. 

Son zamanlarda sd kart vb. Teknolojisi gelişti, artık mb sorunu kalmadı. Bende evdeki cd lerimi wav formatında olduğu gibi kaydetmeye başladım. 

Aynı parçanın 1)deezer hifi 2)wav ve 3)flac formatlarını dinleyerek kulağımla kendimce test ettim. Wav formatı belirgin şekilde iyi. 

Çoğumuz cd deki dosyayı cd player ile çalarak cd kalitesini analiz ediyoruz. Oysaki cd deki parçayı bilgisayara, telefona, vb aldığımızda bunu amfi, teyp, kulaklık 🎧 vb ile dinlediğimiz de cd playerdan da iyi bir ses elde ediyormuşuz.

Sanırım cd player da sonuçta bir dac. Ve onun ne kadar kaliteli olduğu önemli oluyor. Kalkıpta bilgisayarın cd okuyucusunu kullanınca yada basit bir CD çalan bluray player gibi bir aletten çalınca cd nin kıymetini anlayamıyoruz.

Bu güne değin, flac da sıkıştırılmış ses kaybı olmaz cd ile aynı şeyi duyarız deniliyordu. Bende sürekli cd player ile çalanı kıyaslayıp evet böyleymiş diyordum. Belki premium bir CD 🎧 player ile de güzeldir. Cd deki wav dosyasını Hard diskinize aldığınızda belirgin şekilde wav Herşey den daha iyi çalıyor. 

Hatta o kadar iyi ki, plakdan dinliyormuşuz kadar iyi hatta belki plakdan da daha iyi. 

O yüzden kaliteli müzik dinlemeyi seven herkese flac vb artık vazgeçmelerini cdlerdeki parçaları telefona vb sıkıştırma dan almalarını bir de böyle dinlemelerini (cd player dan çalmadan) tavsiye ediyorum.
R
2 ay
Makas atma, aşırı hız İstanbul kaos trafiği
Sıkışık trafikte yol vermeyenler, hatalı park edenler, yola çöp atanlar, yaya ya yol vermeyenler vs. Bütün bunlara bir nebze olsun dayanabiliyorum. Ancak,

Bu gün e5 e yan yoldan girmek istedim. Sola Sinyali mi verdim solum boştu ama arkadaki araç hızla gaza basıp beni orta yol ayrımına sürmeme sebep oldu. Düşünün fren yapıp orta alanda durup e5 e öyle girebildim.

Sonra varacağım yere geldim.

E5 e den çıkmak ve yan yola girmek istedim. Sağa Sinyali mi verdim ve sağ aynama baktım. Yol boş belki 500 metre mesafede geride bir araç var. Tam girecekken birde baktım o araç yanımda 1 karış farkla direksiyonu kırıp şeridime kendimi zor attım.

Yanımda ki arabanın hızı tahminim 140-160 olmalı. Adam yan yolda 160 la gidiyor. Beni sağladıktan sonra da en sol şeride 3 şerit birden bolozlama daldı.

Bu normal sıradan bir e5 günlüğüm. Artık sıradanlaşmış bir ana yola İstanbulda giriş çıkışım. Bütün bunlar direkt canıma yanımda taşıdığım ailemin canına kast edilmesi. Başıma tabanca nişan alarak ateş edilip kurşunun 1 karış beni sıyırması ile eşdeğer.

Artık ciddi ciddi araba kullanmayı bile bırakmayı düşünüyorum. Şuanda İstanbulda kaza olmamasının ana sebebini size söylüyorum.

Trafik o kadar sıkışık ki kaza olmuyor. Bu kadar katil sürücü varken trafik sorununa çözüm bulmasınlar zaten.
R
7 ay
Haber siteleri problemleri
Haber sitelerinde haber okumak işkence halini alıyor. Acaba bu siteleri yapanlar hiç telefondan sitelerine girip haber okuyorlarmı merak ediyorum. Mesela bir habere tıklamak istiyorsun ekran hop kayıp başka haber açılıyor. Geri dönüp aynı habere tekrar tıklıyorsunuz yine bir sonraki sayfaya geçiyor yine yanlış haber. 5 tane haberi atlıyorsun slaytta giriyorsun habere geri gidiyorsun. Tekrar en başa dönüp tekrar 5 tane slaytı atlıyorsun. Reklamlar konusuna hiç girmiyorum.
R
9 ay
Atatürk'e ihanet eden parti CHP'de Atatürkçülük'ün çöküşü (NG)
Nihat GENÇ bu günki makalesiDünkü yazıma devam, susacak değiliz duracak değiliz, bu güya Atatürkçü yazarları Kılıçdaroğlu ve Kaftancıoğlu alayını yatırdı tek tek ...., sessiz kalacak hiç değiliz.Katil vatan haini PKK ve Fetö'nün emrine girmekten hiç rahatsız değiller, bakın, Kılıçdaroğlu açıkça PKK'ya eyalet-federasyon sözü veriyor, Sözcü, Tele 1, Halk TV, Oda Tv, Cumhuriyet yazarlarından tık yok.İhanetin harika belgesi, kim ne susturdu sizi, hipnoz'a mı soktular, bir manyetik alan mı oluşturdular, nerede kalemlerinizdeki Atatürk'ün gözlerinden ışıldayan muazzam şimşekler, niye sustunuz?O raddeye gelmişti ki Atatürkçülükleri, birileri kendine Atatürkçüyüm dese, bu cüheladan belge almak zorundaydı?Hayır düne kadar siz ilan ediyordunuz kim kuvayı milliyeci kim liboş diye.Şimdi, bir günde!Sattılar, neyi, Atatürk ismini Atatürk resmini, Atatürkçülük kimliğini, kime? PKK'ya, kim sattı? Kılıçdaroğlu avanesi, gazeteleri tv'leri yazarları, hepsi anlaşmış, gün itibariyle açın okuyun alayını tık yok.An itibariyle içlerinde güya muhalif gazetelerinde CHP'nizde 'toprak bütünlüğünden yana' tek bir adam kalmadı.Çoluk çocuk mu kandırıyorsunuz, daha ölmedik!Bu millet bu satışı affeder mi, şimdiden kendinize Fetöcü liberaller gibi yurt arayın.Sizi rezil rüsvay etmek boynumuzun borcu olsun.PKK'yla kazanılacak seçimin de memleketin de .........!Zortlatma denir buna.İhanet gecesi suç üstü yakalanmış liberal tayfa ve Kaftancıoğlu ve PKK, CHP'yi, sayenizde el birliği yekpare anahtar teslim önce gasp edip ele geçirdi. Ve şimdi, kurultayda, PKK'nın tüm istekleri program haline getirip deklare ediliyor.Ve siz CHP'li yazarlar seçmenler kitleler, seyrediyorsunuz?Dürüst olun şaraptan biradan Fetö'den PKK'dan kumpastan iki yüzlülükten sahtekarlıktan vaz geçin. Ve ağzınıza bir daha Atatürk-Cumhuriyet gibi soylu kelimeleri almayın.Hayrola kendinizi her biriniz Atatürk'ü de aşmış Atatürk'ün en yakın silah arkadaşları Atatürk'ün yaşayan havarileri gibi görüyor böyle yazıyordunuz, ne oldu?Şimdi, bir günde ne oldu da yolu bu kadar şaşırdınız, tek kurtuluşunuz Kaftancıoğlu'nun ve PKK'nın 'rahmetine' (?) sığındınız?Köle tüccarları gibi Kılıçdaroğlu-Kaftancıoğlu alayınızı zincirle bağlamış kırbaçlıyor, cık'ınız çıkmıyor, ülke toprağının pazarlandığı bugün alayınız fareler gibi yine hangi kirli dolapların çamaşırların altına sığındınız?Dünden bugüne önce Sarıgül'ü sonra Ekmeleddin'i şimdi de PKK'ya özerklik'i savunan Emin Çölaşan ve diğerleri, Atatürkçü mü? Şimdi de Kılıçdaroğlu dostlarım deyip Abdullah Gül'ü ima ediyor, sesleri çıkıyor mu? Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, Soner'i, Cumhuriyet yazarları, Atatürkçü mü kirli kumpas pazarlığının tetikçileri kışkırtıcıları palazlayıcıları mı?İbreti alem dünya gözüyle gördük işte CHP'li seçmenlere kurduğunuz kirli hain kumpası!Atatürkçülük boyası nihayet döküldü!Tertemiz insanlar size güvendi, utanmadınız mı, bunca acılar çekilmiş yıllardan sonra dürüst seçmenlerle hala ....şak geçmekten, yorulmadınız mı?Böyle bir kazık tarihlerde görülmemiş, kırk yıl kuvayı milliye yazacaksın, 41. gün PKK'ya eyalet bağışlayan parti programına-deklaresine tek laf etmeyip aksine destekleyip önünü açacaksın.Hatta bu ihaneti program haline getiren Kılıçdaroğlu'na-Kaftancıoğlu'na gaz verecek, yağlayacak-cilalayacak tertemiz seçmenlere bu ihaneti süslü seçim kazanacağız lafları hayalleriyle kakalayacaksınız.Bakın bu sahtekar yazarların yazılarının üslubuna, üç kağıtçı ağzı, keriz silkeleme ağzı.CHP'li ve Atatürkçüler'e 'yersen' çeken yazılar!Siz bu memleketin ekmeğini yemediniz mi?Ne ulan bu terbiyesizlik, tertemiz seçmenlere karşı bu ..ötünü yiyim ayakları yazılar, hala kimi kandırıyorsunuz, utanmıyor musunuz?Muhalif seçmenlere kazığınız PKK'ya kızağınız tarihe geçti artık, an itibariyle afişe oldunuz foyanız tıynetiniz bugün itibariyle resmiyet kazandı.Artık bu memleketin evladı değil, PKK'nın kumpasın ihanetin önünü açan tertemiz seçmenleri dolandıran rezil rüsvay üç kağıtçı adamlar olarak tarihe kazıldı.Bu saatten sonra söylediğiniz her lafı ağzınıza tıkmayan, yediğiniz her lokmayı size zehir etmeyen, kandırdığınız o milyonlarca seçmeni başınıza yıkmayan, sizin gibi şerefsiz olsun.Demek onbinlerce askerimizi öğretmenimizi öldüren PKK'ya ülkenin yarısını veren CHP deklaresini görmezden geliyorsunuz?İsyan ve itiraz etmiyorsunuz, demek ülkenin yarısını PKK'ya veren bu anlaşmayla CHP'ye dünyayı dar etmiyorsunuz, duygusuz, coşkusuz, fikirsiz, sinsi, cahil hesap adamları! Suskunluğunuz yanınıza kar mı kalacak sanıyorsunuz?Anlaşılan, siz de Suriyeliler Iraklılar gibi çoluk çocuk Ege sularında boğulmadan 'vatan' nedir anlamayacaksınız.Terbiyesiz adamlar, vatan pazarlığa gelmez.Toprak bütünlüğü tartışılmaz.Ne cumhurbaşkanının ne genelkurmay başkanının ne meclisin ne referandumun vs. toprak verme hakkı yoktur. Toprak'ı sadece galip ordular alır. Sizi mağlup eden işgal eden sizi pes ettiren kimdir hangi duygular hangi gelişmeler hangi ordulardır! Sizin .ötünüzü kaldıran nedir?Ya işte, hayat böyledir, bir seçim uğruna vatan'ı pazarlayacak tıynete geldiniz, bir günde Ali Kemallere Fetö'lere karıştınız.Ya işte böyle, kırk yıl Atatürkçülük maskesi altında üfürüp üfürüp cepleri doldurdunuz, ama hayat böyledir, yazarlar bir gün, bu hayatı rezillikler içinde nasıl bitirdiğinizi, Mustafa Kemal kitaplarınızın son sayfasına.Değil siz, sizi hala okuyan da bu ihanet suçuna ortaktır, sizi hala alkışlayanın da cehaletine .ıçayım, size hala adam diyenin yüzüne tüküreyim.Katil vatan haini PKK ve Fetö'nün emrine giriyorsunuz, tıss yok, öyle mi, biz de seyirci kalacağız, öyle mi?Siz kimsiniz ulan, bu ülkenin tapusu sizin mi elinizde, padişah mısınız derebeyi misiniz, vatanı satma hakkını kendinizde hangi hakla hangi cüretle görüyorsunuz?Adı, cumhuriyet'i kuran parti olunca Cumhuriyet'i satma-bölme-pazarlama hakkını kendinize hak mı görüyorsunuz?Siz kimsiniz ulan, babanızın malını mı bağışlıyorsunuz?Arkanıza Atatürk resmini koyunca ülkenin anayasasını tapusunu canınızın istediğine satma pazarlama hakkını size kim verdi?İstiklal savaşıyla kazanılmış bağımsız ülke toprağı burası. Bu topraklar sizin seçim oyuncağınız sizin seçim kumpasınız sizin seçim matematiğiniz sizin kumar masasına sürdüğünüz pey hiç değil. Bu toprakların namusuyla şaibeli patronlarınızın size üç-beş kuruşa bağışladığı köşelerin namusunu karıştırmayın.Bölünmez varlığı tartışılmaz toprak bütünlüğüyle kumar oynama hakkını bu millet ne size ne partinize verdi.Öyle, ağanın dönüm dönüm arazileri gibi ister satarım ister üstüne .ıçarım kostaklanmalarıyla siyaset yapma hakkına sahip değilsiniz, yaparsanız, kim kimin yakasına yapışır, görürüz.Biz her şeyi biliriz biz en doğrusuyuz, biz seçmeni Atatürkçülük maskesiyle oyalarız, biz seçmene bu kazığı yuttuturuz vs. gibi ruh ve ego hastalıklarınızı bizler zaten biliyorduk, ancak bu hastalıklar terminal safhaya son safhasına geldi.Kendinizi bugüne kadar 'vatansever', 'dürüst, en temiz' yazarlar olarak cilalayıp memleket sevdalısı ayağıyla egonuzu pazarladınız, sonuç, Kadir İnanır, Ahmet Altan, Ali Bayramoğlu gibi tescillilerle yanyana düştünüz, bundan büyük rezillik mi olur!Sahtekar suskunluğunuz ve yeni CHP'ye desteğiniz önce CHP'nin baştan aşağı tasfiyesine, sonra PKK talimatlarını programınıza geçirip kurultay bildirgesi olarak deklaresine kadar uzandı. Sahtekarlıkla göz boyamak için Atatürk posterleriyle açtığınız yoldan bakın şimdi PKK'lılar Fetöcüler bando mızıka marşlarla kahramanlar gibi sayenizde güle oynaya zafer kazanmışlar gibi yürüyorlar.Ayıptır ulan, içinizden bir tane 'itiraz' eden bir isyancı kişi dahi çıkmaz mı?Bu nasıl tekmili birden bu nasıl topyekün teslim oluş bunlar nasıl yazarlar alayı birden susturulmuş dönüştürülmüş iğdiş edilmiş evcilleştirilmiş kedileştirilmiş alayı hadım edilmiş.90'lı ve 2000'li yıllarda liberallerin ülkeyi getirdiği 'verelim gitsin .mına koyum' çizgisine yine yedi sülalenizi kim kafalayıp getirdi?Bu ihaneti sırtlayıp göğüsleyecek kadar cesaretiniz olmadığını da biliyorum.'Amaan amannnn..' 'sesssiz sessiz...' 'susun susunnn' 'sırası değil...', 'kafa karıştırmayın', 'ne yani AKP mi kazansın..' 'Onlar da PKK'yla pazarlık yapmadı mı?'... kelimeleriyle kafaları işleye işleye vatan işte böyle usul usul süreç süreç pazarlanır satılır.Sevgili kardeşlerim, bu ihanete çok da şaşırmayın, toprağımızı ve bağımsızlığımızı bize bu sahtekar ikiyüzlü yazarlar bağışlamadı!Bizlerin toprak bütünlüğümüze olan ya istiklal ya ölüm imanımızı bu yazarlar besleyip büyütmedi.Gördünüz işte bunca yıl yan gelip yat, bir vatansever cumhuriyetçi aday çıkartmak için kafa hiç yorma, sonunda seçimler-yumurta .öte dayanınca, sen git PKK'ya ülkenin yarısını verecek federasyonun yolunu açacak, iç savaşları etnik savaşları bir daha tetikleyecek siyasi pazarlığa ülke toprağını peşkeş çek!Bu insanların artık ne hayatları varlıkları beni ilgilendirir ne yazıları ne ölümleri!Fetö ve PKK seçim hesabı-kumpaslarında yan yana iç içe yer almaya karar veren kendileridir!Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir ve gün itibariyle Cumhuriyet'in 'kimsesi' yoktur.Zaten olsaydı, tek bir vatansever temiz bir cumhuriyetçi adayı, çoktan olurdu!İş başa, gençliğimize ve halkımıza düşmüştür!Toprağımızı pazarlık masasına oturtanlarla Cumhuriyet'imize meydan okuyanlarla selamımız sabahımız olmaz, affımız asla yoktur!Seni beni milyonlarca seçmeni kafa kola alacak kadar kendilerine güvenen bu yazar tayfasının alayıyla hesabımız zerre şüpheniz olmasın her gün nefes almaksızın sürecektir.İhanete kumpasa kumara PKK ve Fetö hesaplarına Abdullah Gül'lere Davutoğllarına, Kaftancıoğullarına, ve bu cühelanın kandırdığı kalemlere adları-sanları ne olursa olsun, GEÇİT YOK!Bu tezgahları bu ülkeye yine kim getirdiyse onların yanına giderler.Şüpheniz olmasın, GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER! 
R
11 ay
Drive localhost web server kurulumu nasıl yapılır?
Bilgisayarıma localhost server ile web sitesi kurabiliyorum. Easyphp ve Wordpress kullanıyorum. Ancak yoldan evden de projeme ulaşmak istiyorum. Ayrıca bazen müşterilerime de link ile ön sunum yapabilmek istiyorum.

Benzer bir kurulumu onedrive google drive vb. bulut ücretsiz üyeliklerimize kurabilirmiyiz?
R
geçen yıl
Balance ayarı
Merhaba
Araba teyibimde ses balance ayarı var.
İki çeşit: biri sağ ve sol: Diğeri ön ve arka
Sağ ve sol düzgün şekilde çalışmakta ancak ön arka doğru çalışmıyor.
Ayarı tam ortaya getirince tüm hop. Aynı anda çalıyor.
Öne doğru alınca ses seviyesi aynı kalıyor.
Arkaya doğru alınca sesler kısılıyor.

Bu sorunun nedeni nedir? Kablolama mı? Anfi ayarı mı? Yoksa benim sistemin yeteneği mi bu?
R
geçen yıl
Kompak küçük makine ve paraflash
Biraz saçma bir sorum olacak,
Küçük ucuz kompak makinelerin
Manuel modu
Dslr makineler gibi f değeri vb. Ayarlar
Sütüdyo ışıklarında net fotoğraf çekebilir mi?
Yoksa ışık fazla mı gelir?
R
2 yıl
Abd anlaşması mı Rusya Mektubu mu AB bildirgesi mi?
Suriye konusunda ABD, Rusya ve AB nin resmi tavrı aşağıda belirtildi. Türkiye hangisine yakın ve dost olmalıdır?

Not, tam bağımsızlık temel ilkemiz burada dostluktan behsediyoruz.

Abd Türkiye anlaşması:

Türkiye ve ABD, iki yakın NATO üyesi olarak bu ilişkilerini teyid eder. ABD, Türkiye'nin güney sınırına dair meşru güvenlik kaygılarını anlar.

2. Türkiye ve ABD, kuzeydoğu Suriye başta olmak üzere sahadaki gelişmelerin, ortak çıkarlar temelinde daha yakın eşgüdüm gerektirdiğini kabul eder.

3. Türkiye ve ABD “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için” anlayışıyla, NATO topraklarını ve halklarını tüm tehditlere karşı koruma taahhütlerini muhafaza eder.

4. Her iki ülke, insan hayatı, insan hakları ile dini ve etnik toplulukların korunmasına yönelik taahhütlerini yineler.

5. Türkiye ve ABD, Suriye'nin kuzeydoğusunda DEAŞ'la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır. Bu, önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslar ile alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eşgüdümü de içerir.

6. Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekatlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.

7. Türk tarafı Türk kuvvetleri tarafından kontrol edilen güvenli bölgedeki tüm meskun mahal (güvenli bölge) sakinlerinin dirliği ve güvenliğini sağlayacağını taahhüt eder, sivillerin ve sivil altyapının zarar görmemesi için azami dikkati göstereceğini vurgular.

8. Her iki ülke Suriye'nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğüne ve Suriye ihtilafını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararına uygun şekilde sonlandırmayı hedefleyen, BM öncülüğündeki siyasi sürece olan bağlılıklarını yineler.

9. Her iki taraf Türkiye'nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılmaz hale getirilmesi dahil, milli güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.

10. Güvenli bölge, evvelemirde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kontrolünde olacak ve her iki taraf, güvenli bölgenin her veçhesiyle uygulanmasında eşgüdümü artıracaktır.

11. Türk tarafı Barış Pınarı Harekatı'na, güvenli bölgeden YPG'nin 120 saat içinde geri çekilmelerini teminen ara verecektir. Barış Pınarı Harekatı, bu geri çekilmenin tamamlanmasını müteakip durdurulacaktır.

12. Barış Pınarı Harekatı'na ara verildiğinde ABD, Blocking Property and Suspending Entry of Certain Persons Contributing to the Situation in Syria başlıklı 14 Ekim 2019 tarihli Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen yaptırımlara ilavelerini getirmeme ve Kongre nezdinde uygun şekilde çalışmalar ve istişareler yürüterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararı doğrultusunda Suriye'de barış ve güvenliğin teminine dönük kaydedilen ilerlemenin altını çizmek hususunda mutabık kalır. Barış Pınarı Harekatı 11. paragraf uyarınca durdurulduğunda, yukarıda bahsigeçen Başkanlık Kararnamesi uyarınca hayata geçirilen mevcut yaptırımlar kaldırılacaktır.

13. Her iki taraf bu açıklamada kaydedilen tüm hedeflerin uygulanması için birlikte çalışma taahhüdünde bulunmaktadır.

Rusya'dan gelen 17 Ekim 2019:

1. Rusya’nın ana hedefi ABD ve Fransa’yı Suriye topraklarından çıkarmaktır. Tam da bu nedenle Rusya Türkiye’nin harekâtına karşı çıkmamakta ve bu konuda Beşer Esad’ın da uyum içinde olmasını sağlamaktadır. Moskova için Suriye meselesinin çözümü, ancak Suriye toprakları içindeki Batı orduların arındırılmasıyla mümkündür. Türkiye, bu çerçevede bu amacın gerçekleşmesine yardım eden dost kuvvet olarak değerlendirilmektedir. ABD, Fransa ve İsrail, Kürtleri (bunlara Kürt teröristler de dâhildir) destekledi, bu nedenle Türkiye’nin Rojava’ya harekâtı, Batı güçlerinin çıkartılmasını sağlayan önemli ve olumlu bir şey olarak görülmektedir. Ancak Batı [güçlerinin] çıkartılmasından sonra mültecilerin [ülkelerine] geri dönüşünü de kapsayan barışın sağlanmasındaki bir sonraki aşamaya geçilebilir. Bu, Türkiye için de önemlidir.

2. Türkiye’nin Rojava’ya harekâtının kabul edilmesi, İdlib’deki sorunun çözümüyle bağlantılıdır. Ankara’nın kontrolündeki muhalif güçler, oyun dışına çıkarılmalıdır. En saldırganları Libya’ya gönderilebilir, ılımlılarına af uygulanacaktır. Rojava harekâtı Erdoğan’a bunu yapma imkânı vermektedir ve bu durumda Erdoğan [muhalif güçler nezdinde] bir itibar kaybına da uğramayacak, öyle ki Rojava’daki başarılı harekât onun konumunu güçlendirecektir.

3. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye, Irak’ın da katılımıyla, Kürtleri terörist (Batıcı) ve ülkeye bağlı gruplar şeklinde ikiye bölerek Kürt meselesi konusunda ortak bir plan geliştirebilir. Rusya, aşırıcı ve yurtseverler arasındaki karşıtlığı iç çatışmaya çevirerek Çeçen krizinin üstesinden gelmiştir. Kürtler için de benzer bir senaryo gereklidir.

4. Rusya, Türkiye’nin NATO’dan uzaklaşmasını (ayrılmaya kadar) memnuniyetle karşılayacaktır ve askerî siyaset alanında daha sıkı bir ortaklığa hazırdır.

5. Rusya, ABD tarafından yaptırımlar uygulanması durumunda Türkiye’ye ekonomik desteğini artırmaya hazırdır.


6. Rusya, Rojava’daki belirli bir sınır şeridi üzerinde Türkiye’nin kontrolüne karşı çıkmayacaktır. Daha da ötesinde, Rusya ve Esad hükümeti, Suriye’nin kuzeyinde Türk çıkarlarının korunmasının ve Kürt terör örgütlerine karşı konulmasının yükümlülüğünü üzerlerine almaya hazırdır.

7. Rusya, Ankara’nın istek ve çıkarlarını gözeterek Suriye’nin geleceğine dair projeleri Türkiye’yle konuşmaya hazırdır. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korumasının kabulü ve herhangi bir terörist grubun desteklenmesinin reddedilmesi bunun şatlarıdır.

8. Moskova, tüm kuzeydoğu Suriye bölgesi (Fırat’ın doğu yakası) üzerinde kontrol sağlanması ve Batı’nın desteğiyle meydana gelen Kürt idari yapısının (ki terörizme dolaylı ve bazen de doğrudan bu yol açmaktadır) dağıtılması perspektifine sahiptir.

9. Moskova, bölgenin istikrara kavuşmasında yaşamsal çıkarlara sahiptir. ABD ordularının varlığından arındırılacak bir sonraki en önemli ülke Irak’tır. Bu meselede de Rusya, Türkiye’yle yakın işbirliğine hazırdır (aynı şekilde İran’la da).

10. Libya’da, Ankara’nın esas olarak Sarac’ı, Rusya’nın da Haftar’ı desteklemesine rağmen, anlaşmaya varılabilir. Öyle ki Rusya için Libya öncelik teşkil etmemektedir. Durum Mısır’da ve kısmen Yemen’de farklı. Mısır’da Rusya’nın çıkarı rejimin zayıflamasından yanadır (Putin’in Sisi ile kişisel iyi ilişkilerine rağmen). Rusya, Yemen’de resmî olarak deklare etmese de dolaylı olarak Husileri desteklemektedir.

11. Temel hedefi gözetildiği takdirde Moskova’nın Ortadoğu’daki politikası, basit ve nettir: ABD ve AB’nin bölgeden çıkarılması. Bu temelde hareket eden herkes, Rusya’nın müttefiki olarak değerlendirilmektedir. İdeolojik bir platformun ve sömürge hevesinin olmaması, Rusya'yı tüm Ortadoğu bölgesinde uydu değil, dost aramaya zorlamaktadır. Bu, Türkiye ve bölgenin diğer ülkeleri için Rusya’yla dostluk yoluyla egemenliklerini ve bağımsızlıklarını pekiştirmek adına tarihi bir şanstır.

12. Bölgede dikkatler yavaş yavaş Batı’nın bölgedeki son ileri karakollarına kayacaktır. Eğer Türkiye, Rusya’nın stratejik desteğiyle Arap ülkelerine ve Kürtlere dair politikalarını diğer bölge merkezleriyle mutabık kılarsa, bu sorunda herkesi tatmin edecek bir yol haritası geliştirilebilir. Önemli olan buna Batı’yı dâhil etmemektir, çünkü her yapıcı inisiyatif [o durumda] suya düşecek ve sabote edilecektir. Rusya’nın stratejisi, Ortadoğu ülke ve halklarına egemenlik ve jeopolitik bağımsızlıklarını geri kazandırmaya dayanmaktadır

AB den gelen:

"AB, Türkiye'nin Suriye'nin kuzey doğusundaki tek taraflı askeri harekatını kınıyor."

"AB Konseyi, tüm askeri harekatlara ara verilmesine ilişkin ABD-Türkiye açıklamasını not eder."


"Türkiye'ye yeniden askeri harekatına son vermesi, birliklerini geri çekmesi ve uluslararası insani hukuka uyması çağrısında bulunuyoruz. 14 Ekim'deki Konsey kararlarının ardından üye ülkelerin silah ihracatını askıya aldığını hatırlatıyoruz."

Bildirgede ayrıca, "AB'nin ciddi boyuttaki göçmen kriziyle mücadele etmeye devam edeceği, bu konuda üye ülkeleri de desteklemeyi sürdüreceği" ifade edildi.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleriyle ilgili de 14 Ekim'deki AB Dış İlişkiler Konseyi'nde alınan kararların onaylandığı belirtilen bildirgede, AB'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile birlik içinde olduğu vurgulandı.
DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.