
|
Lakin olay cok ilginc. Tribun sovu icin kullanilan beyaz kagidi top haline getirip sahaya atan adam (daha dogrusu, o kagidi oradan alip, eBay'e koyan) su anda 4510 Euro daha zengin. Millette para, Werder'de bu sans olduktan sonra; o kagit daha da fazla eder aslinda... <object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/2h49PRS-B1I&color1=0xb1b1b1&color2=0xcfcfcf&hl=en&feature=player_embedded&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/2h49PRS-B1I&color1=0xb1b1b1&color2=0xcfcfcf&hl=en&feature=player_embedded&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowScriptAccess="always" width="425" height="344"></embed></object> İzleyin süper bir haber bence. |
|
İşte bazı transferler. Transfer bütçesi nasıl idare ediliri görmek lazım. TÜrkiyenin şartlarını da göz önüne almak lazım İngiltere yapılan bir transferin cazibesi ile Türkiyeye yapılan transferin cazibesi farklı olur futbolcu için tamam ama topuzu almak için harcanan enerji avrupadaki bir topçu için harcansa (özel uçak, arabayla kaçırma, bakanlar, milletvekilleri filan) adam ayıp olmasın diye gelir. (Roma) John Arne Riise (Liverpool) 4.450.000 £ (Milan) Philippe Senderos (Arsenal) 2.225.000 £ (A.Villa) Steve Sidwell (Chelsea) 5.607.000 £ (Wigan) Charles N'Zogbia (Newcastle) 5.696.000 £ (Sunderland) Pascal Chimbonda (Tottenham) 2.848.000 £ (Sunderland) El-Hadji Diouf (Bolton) 2.848.000 £ (Bolton) Fabrice Muamba (Birmingham) 5.696.000 £ Milan Baros (Galatasaray) 4.895.000 £ Gilberto Silva (Arsenal) 2.225.000 £ Claudio Pizarro (Chelsea) * 1.335.000 £ Thiago Neves (Fluminense) 5.785.000 £ Mladen Petric (Bor. Dortmund) 6.497.000 £ Alex Silva (Iraty) 5.518.000 £ Mohamed Zidan (Bor. Dortmund) 2.492.000 £ Khalid Boulahrouz (Chelsea) 4.450.000 £ Wellington (Internacional) 4.005.000 £ Shaun Maloney (Aston Villa) 2.759.000 Gerard Piqué (Man Utd) 4.450.000 £ Giovani dos Santos (Tottenham) 5.340.000 £ Not: bazı takımlar geldikleri bazıları gittikleri düzeltmekle uğraşmadım zaten takip eden biliyordur. |
|
Cemal Dayım bizim geniş ailenin bir başka sevgilisiydi.. Dünya şekeri, neşeli, keyifli, hoş sohbet olması bir yana.. Büyükle büyük, çocukla çocuk olmayı bilirdi. Yetişmemde, gelişmemde büyük payı vardır.. Bana kafamı kullanmayı öğretenlerdendir.. Ne zaman bir araya gelsek, bilmece sorardı bana.. Bir öykü anlatır, sonunu bilmeceye bağlar, bir hafta da düşünme mühleti verirdi.. Bilmeceye merak salmamda, hobi haline getirmemde, kitaplığımı daha lise yıllarında, matematik ve mantık bilmece kitaplarıyla doldurmamda ve bir Martın Gardner müridi olmamda büyük payı vardır, Cemal Dayımın.. Film ve dizi oyuncusu Bülent Bilgiç'in babası, gazeteciler Sanem Altan'ın dedesi, Gürcan Bilgiç'in amcası Cemal Dayımın.. Kilis'te bir ilkokul tatilinde anlatmıştı, gene bir hafta mühlet vererek.. Sonra pek çok kitapta buldum.. Çok ünlü bir mantık bulmacasıymış meğer.. Adam karısını öldürmekle suçlanıyor. Tüm deliller aleyhine.. Şahitlerin hepsi dahil. İdam cezası yemesi kesin.. Yalnız bir şey eksik.. Ceset.. Kadın, kocasıyla çıktığı seyahatten dönmemiş, bir daha gören de olmamış. Yargıç, sanık avukatından son savunmayı izliyor. Avukat "Şu ana kadar ortaya konan bütün belgeler ve dinlenen bütün sanıklar, müvekkilimin suçlu olduğunu gösteriyor. Ama delilleri sunan Sayın Savcı da, konuşan tüm şahitler de yanılıyorlar. Ortada katil falan yok. Çünkü ortada suç yok. Herkesin öldüğünü iddia ettiği kadın, şimdi, mahkeme salonunun sağındaki kapıdan içeri girecek.. Bakın" diyor.. Bütün başlar avukatın eliyle işaret ettiği kapıya dönüyor.. Kapı kapalı.. Saniyeler geçiyor.. Hareket yok. Avukat yargıca dönüyor.. "Sayın Yargıç.. Ceza hukukunda şüphe sanık lehinedir. Ben işaret ettiğim zaman, başta sayın savcı herkes kapıya döndü. Demek hepsi kadının hayatta olabileceğini düşünüyordu. O zaman mahkumiyet kararı veremezsiniz. Beraat talep ediyorum." Yargıç gülümsedi ve kararını açıkladı.. "İdam!.." "Yargıç neye dayanarak vermiş olabilir bu kararı" dedi, Cemal Dayım ve beni bir hafta düşündürdü. Bulamadım tabii.. Günleri iple çektim ve bir hafta dolar dolmaz, karşısına dikildim.. Cemal Dayım anlattı.. Avukat "Şimdi içeri girecek" deyip işaret ettiğinde, herkes başını o kapıya çevirmişti, savcı dahil.. Yargıç "Bir tek kişi o kapıya bakmadı Sayın Avukat" dedi.. "Sanık kafasını çevirmedi. Çünkü o, kapının açılmayacağından ve içeri kimsenin girmeyeceğinden emindi.." Dün bir senaryo yazdım, üç aydır kamuoyunu meşgul eden cinayet üzerine.. Cesedinin parçaları bulunan genç kız.. Onu öldürüp kaçtığı iddia edilen sevgilisi.. Katili bir türlü yakalayamayan polis.. Senaryomun özeti şöyleydi.. Bir şeytani gurup.. Bir sapık, vahşi çete.. Kızı ve sevgilisini birlikte öldürüyorlar. Kızın cesedini parçalayıp bulunacak yerlere koyuyorlar. Erkeğin cesedini ise bulunması mümkün olmayacak şekilde yok ediyorlar. Böylece herkes katilin sevgili olduğunu, kızı öldürüp kaçtığını düşünüyor ve onu arıyor. Sadece onu.. Başkasını aramak akıllarından bile geçmiyor. Böylece gerçek katiller, hiç başları ağrımadan, ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlar.. "Olamaz mı" demiştim.. Ve sormuştum.. "Bu senaryonun aksayan yanı nedir" diye.. Şimdi çözdünüz herhalde.. Delikanlının ailesinin "Oğlumuz kayıp" diye polise baş vurusu yok.. Şikâyeti yok, kıyamet koparması yok. Oğullarının hayatta ve sağlıklı olduğundan eminler yani.. |
|
Metrobüslerle ilgili iddiaları yanıtlamak için basın mensuplarını metrobüsle dolaştıran İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, yolculuk sırasında bir aracın arıza yapmasıyla sıkıntılı anlar yaşadı Dilhun GENÇDAL / İSTANBUL - DHA Söğütlüçeşme arasında hizmet veren metrobüsle ilgili iddialara ilişkin Edirnekapı Garajı'nda bir basın toplantısı düzenleyen İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, araçlarla ilgili olarak birçok iddialarda bulunulduğunu kaydederek, meydana gelen sorunların bir takım başlıklarda düğümlendiğini belirtti. Araçlarda yaşanan sorunları madde madde değerlendiren Öztürk, ilk olarak araçların yokuş çıkamamasına ilişkin iddiayı ele aldı. Öztürk teknik şartname çerçevesinde, araçların yüzde 2.5'lik eğimde 40, yüzde 12 eğimde ise 15 kilometre hızla ve tam yüklü olarak çıkması gerektiğini, çıktığını ve bu anlamda herhangi bir teknik sıkıntı yaşanmadığını kaydetti. Eleştirilen diğer bir konunun da araçların garajda bekletilerek sefere çıkarılmaması olduğunu ifade eden Öztürk, İETT Genel Müdürlüğü'nün tüm araçlar için geçerli olan bir teknik şartnamesi olduğunu ve bu teknik şartnamenin üretim sahasında, günlük sahasında ve İETT sahasında olmak üzere çeşitli evrelerde testleri kapsadığını bildirdi. Öztürk, İETT'nin araçların tüm bu testlerin yapıldığını dile getirerek, şuanda İkitelli garajında bulunan 38 aracın testleri tamamlandıkça trafiğe çıktığını, 23 aracın testinin tamamlandığını söyledi. En talihsiz Müdür Foto galeri için tıklayın BANA SORARSANIZ BU ARAÇLARI YİNE ALIRIM Araçlarda bulunan elektronik kılavuzlama sistemine ilişkin soru üzerine Öztürk, "Bu sistem şuanda bu araçların üzerinde çalışır şekilde var. Ancak bu sistemin çalışabilmesi için yol envanterinin düzenlenip nihai noktaya geldikten sonra manyetik takozların çakılması gerekiyor. İstanbul şartlarında elektronik kılavuzlama sistemi var olmasına rağmen şoförsüz çalıştırmayı düşünmüyoruz. Çünkü biz işletmeciyiz, şoför her halükarda aracın içerisinde olmalıdır bir takım nedenlerden dolayı. Sistem kullanılacak, şoför olsa da kullanılacak" dedi. Kullanılan aracın bir otobüs değil, lastik tekerlekli tramvay olarak tanımlanabileceğini söyleyen Öztürk, "Dolayısıyla taşıdığı yolcu, kapasiteleri, özellikleri nedeniyle bu ancak hafif raylı sistem aracıyla mukayese edilebilir. Hafif raylı sistem araçlarının bugünkü piyasa değeri asgari 2.5 milyon dolardır. Bu aracın normal dizel otobüslerinden belirgin iki ana farkı var. Bir tanesi hibrit sistem, hibrit sistem ile normal dizel araç arasındaki fiyat farkı yalnızca hibrit olması nedeniyel 180 bin Euro'dur. Bu aracın dört kapı sağında, dört kapı da solunda var. Bunun getirdiği yük 100 bin Euro" diye konuştu. Öztürk, yolcu kapasitesine yönelik bir soruya da, şartname de asgari 200 kişi olarak belirtildiğini kaydederek, Avrupa normlarında metrekare başına 6 kişi düştüğünü, İstanbul şartlarında ise bunun metrekare başına 8 kişi olduğunu belirtti. Aracın kullanım alanı hesaplandığında aracın hiçbir sıkıntı çekilmeden 280 kişi alarak hareket edebileceğini ifade etti. Phileas firmasından başka araç alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya da Öztürk, "Bana sorsanız bütün bunlara rağmen kaynaklarınız müsait olsa, ara hattınız müsait olsa ben yine alırım bu araçları" dedi. BASIN GEZİSİNDE METROBÜS ARIZA YAPTI Toplantının ardından metrobüs araçlarıyla ilgili herhangi bir sorun yaşanmadığını göstermek için basın mensuplarıyla Edirnekapı-Söğütlüçeşme arasında bir yolculuk gerçekleştirildi. Yolculuğun dönüşünde Edirnekapı durağında bir süre beklenmesi üzerine basın mensupları araçtan inince yaklaşık 8-9 aracın ardarda dizildiği ve en öndeki tartışmalı marka Phileas'a ait bir aracın arıza yaptığı bir manzarayla karşılaştı. Bir vatandaş 40 dakikadan beri durakta beklediklerini söyledi. Edirnekapı İETT Garajı'na dönüldükten sonra yeni bir açıklama yapan Öztürk ise, sorunun yanlış butona basılmasından kaynaklandığını dile getirdi. |
|
MAGAZİN SERVİSİ Yalın’ın “Ben Bugün” isimli 4’üncü albümü 14 Mayıs’ta müzik marketlerdeki yerini aldı. 2 yıl aradan sonra çıkan albümü heyecanla bekleyen Yalın hayranları şarkıları dinlediğinde bir sürprizle karşılaştı. Çünkü söz ve bestelerin Yalın’a ait olduğu ibaresi bulunan albümün 4’üncü şarkısı “Bit Pazarı” ’nın müziği, bu yıl Eurovision’da Norveç’e açık ara farkla birinciliği getiren Fairytale (Peri Masalı) şarkısının tıpatıp aynısı çıktı. Toplatılabilir İşte Norveç'in şarkısı! video için tıklayın Sözü ve müziği Alexander Rybak’a ait olan şarkı 5 aydır müzik kanallarında ’Eurovision’daki en favori şarkı’olarak yayınlanıyordu. Etnik ezgileriyle herkesin beğenisini kazanan şarkı Norveç’e 387 puan kazandırmıştı. MESAM (Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) Başkanı Ali Rıza Binboğa bu durumun Yalın’ın albümünü tehlikeye sokacağını belirterek şunları söyledi: “Eserin gerçek sahibi Alexander Rybak’ın şikayetçi olduğu takdirde Yalın’ın albümü toplanabilir. Eğer altına bir de eser sahibi olarak kendi adını yazmışsa Rybak yüklü miktarda tazminat davası da açabilir. Biz MESAM olarak dünya repertuarını da koruyoruz. Bununla ilgili ’Bu şarkı aynen alınmıştır’ diye bir ihbar söz konusu olursa, şarkıyı teknik bilim kuruluna göndeririz. Rybak ” Yalın’ın en şiddetli şekilde cezalandırılmasını istiyorum “ diye başvuru yapabilir. Bu durum hapis cezasına kadar gider. Her türlü izinsiz kullanım korsanlıktır.” http://videogaleri.gazetevatan.com/7079_Yalin-Bitpazari.html http://videogaleri.gazetevatan.com/7064_Iste-Norvecin-sarkisi.html |
|
Windows xp nin ara sı pek etkili değil, vistadaki gibi güçlü bir bilgisayar içi arama programı biliyormusunuz? teşekkürler |
Bence super bir teklif Bayern icin.