makine alınırken, başlangıçta fazla masraf yapmaya gerek yok. en düşük gövde ve kit lens yeterli olacaktır. ilk kez makine alacak kişi, üstüne basarak söylüyorum, dslr almalıdır. aynasız veya benzeri gövdelerden başlangıçta uzak durmak lazım. hatta sıfır olan gövdelerden bile uzak durmak lazım.
anahtar soru şu: ne çekeceksin?
şahsım adına konuşayım: ben geniş açı çekmeyi seviyorum. hatta ultra geniş açıya kadar bile gidiyor bu. bir de makroyu deneyeceğim. portre, tele gibi konular ilgimi çekmiyor.
siz sıradan bir ikinci el makine ve kit lensi alarak, neyi daha çok sevdiğinizi bulabilirsiniz. manzara çekmeyi seversiniz, 18mm yetmemeye başlar. bir de bakarsınız ki, manzarada dikey panoroma diye bir şey var. belki portre seversiniz, 55mm yetmez. 85mm alırsınız. ama apsc olduğundan dar kalır ve alan genişliği kötü olur. belki full frame alırsınız.
tabi, başlangıçta ikinci el makine aldığınız için; zararınız da çok olmaz. hatta devede kulak olarak kalır. hem de eğlendiğinize sayarsınız. yani bir makine alayım, evladıma bırakayım durumu yoktur fotoğraf makinelerinde. özellikle de başlangıçta. baktınız, fotoğraf işini sevmediniz. zor geldi çekmek veya çoğu zaman fotoğraf çekme ihtiyacı hissetmediniz. satarsınız makinenizi.
hoşunuza gitti ise ve bir süre geçtikten sonra, gövdesel ihtiyaçlarınız da belirmeye başlar azar azar: bakarsınız ağır gelir, iso performansından ve dof'tan feragat ederek, rakiplerine göre kaliteli lens sayısı kısıtlı olan m43 alırsınız. paranız çoktur, sony'i besleyebilecek lensler alabiliyorsunuzdur, sony alırsınız. fuji'ye bakarsınız, makinenin şekli hoşunuza gider ve alırsınız. zaten neyi sevdiğinizi bildiğiniz için, nokta atışu yapar ve ihtiyaçlarınızı karşılayacak en optimum gövde ve makineyi alırsınız.
dediğim gibi, "şu markanın şu modelini al ve en fazla 3 kere kullanacağın şu özelliklere sahip ol" diyenlere kulak asmayın ve ikinci el en ucuzlarından bir adet dslr alın. ben sırası ile kompakt, bridge, apsc, ff, aynasız ve tekrardan apsc'ye dönen bir kişi olarak bu tavsiyeyi anca verebiliyorum. keşke "şu markanın şu modelini alın, zira ben de aynısını kullanıyorum" diyebilecek kadar cesaretli olsaydım.
peki ortalama olarak bir fiyat soylemeniz gerekirse,belirttiginiz ozellikler dogrultusunda 2. el bir makineyi ne kadara elde edebilirim?ben de manzara cekmekten hoslaniyorum:)
12000 d alacaktim cunku kimse dogru duzgun bi cevap bile vermiyor guvenemiyorum 2. el burada dahi oylw herkws 2 kelime etmeye eriniyor benimde butcem en cok ona uygun bilmeden arastrmkta xor
peki ortalama olarak bir fiyat soylemeniz gerekirse,belirttiginiz ozellikler dogrultusunda 2. el bir makineyi ne kadara elde edebilirim?ben de manzara cekmekten hoslaniyorum:)
ne yalan soyleyeyim, fiyatlar hakkinda pek bir bilgim yok.
istanbuldaysaniz, hayyam pasajina giderek pazarlikla temiz bir makine alabilirsiniz.
makine alınırken, başlangıçta fazla masraf yapmaya gerek yok. en düşük gövde ve kit lens yeterli olacaktır. ilk kez makine alacak kişi, üstüne basarak söylüyorum, dslr almalıdır. aynasız veya benzeri gövdelerden başlangıçta uzak durmak lazım. hatta sıfır olan gövdelerden bile uzak durmak lazım.
anahtar soru şu: ne çekeceksin?
şahsım adına konuşayım: ben geniş açı çekmeyi seviyorum. hatta ultra geniş açıya kadar bile gidiyor bu. bir de makroyu deneyeceğim. portre, tele gibi konular ilgimi çekmiyor.
siz sıradan bir ikinci el makine ve kit lensi alarak, neyi daha çok sevdiğinizi bulabilirsiniz. manzara çekmeyi seversiniz, 18mm yetmemeye başlar. bir de bakarsınız ki, manzarada dikey panoroma diye bir şey var. belki portre seversiniz, 55mm yetmez. 85mm alırsınız. ama apsc olduğundan dar kalır ve alan genişliği kötü olur. belki full frame alırsınız.
tabi, başlangıçta ikinci el makine aldığınız için; zararınız da çok olmaz. hatta devede kulak olarak kalır. hem de eğlendiğinize sayarsınız. yani bir makine alayım, evladıma bırakayım durumu yoktur fotoğraf makinelerinde. özellikle de başlangıçta. baktınız, fotoğraf işini sevmediniz. zor geldi çekmek veya çoğu zaman fotoğraf çekme ihtiyacı hissetmediniz. satarsınız makinenizi.
hoşunuza gitti ise ve bir süre geçtikten sonra, gövdesel ihtiyaçlarınız da belirmeye başlar azar azar: bakarsınız ağır gelir, iso performansından ve dof'tan feragat ederek, rakiplerine göre kaliteli lens sayısı kısıtlı olan m43 alırsınız. paranız çoktur, sony'i besleyebilecek lensler alabiliyorsunuzdur, sony alırsınız. fuji'ye bakarsınız, makinenin şekli hoşunuza gider ve alırsınız. zaten neyi sevdiğinizi bildiğiniz için, nokta atışu yapar ve ihtiyaçlarınızı karşılayacak en optimum gövde ve makineyi alırsınız.
dediğim gibi, "şu markanın şu modelini al ve en fazla 3 kere kullanacağın şu özelliklere sahip ol" diyenlere kulak asmayın ve ikinci el en ucuzlarından bir adet dslr alın. ben sırası ile kompakt, bridge, apsc, ff, aynasız ve tekrardan apsc'ye dönen bir kişi olarak bu tavsiyeyi anca verebiliyorum. keşke "şu markanın şu modelini alın, zira ben de aynısını kullanıyorum" diyebilecek kadar cesaretli olsaydım.
Hocam neden aynasız tavsiye etmiyorsunuz?Ben sony a6000 almayı düşünüyorum 2.el boyutunun küçük olması,wifi özelliği falan dslr göre daha avantajlı değil mi?
anahtar soru şu: ne çekeceksin?
şahsım adına konuşayım: ben geniş açı çekmeyi seviyorum. hatta ultra geniş açıya kadar bile gidiyor bu. bir de makroyu deneyeceğim. portre, tele gibi konular ilgimi çekmiyor.
siz sıradan bir ikinci el makine ve kit lensi alarak, neyi daha çok sevdiğinizi bulabilirsiniz. manzara çekmeyi seversiniz, 18mm yetmemeye başlar. bir de bakarsınız ki, manzarada dikey panoroma diye bir şey var. belki portre seversiniz, 55mm yetmez. 85mm alırsınız. ama apsc olduğundan dar kalır ve alan genişliği kötü olur. belki full frame alırsınız.
tabi, başlangıçta ikinci el makine aldığınız için; zararınız da çok olmaz. hatta devede kulak olarak kalır. hem de eğlendiğinize sayarsınız. yani bir makine alayım, evladıma bırakayım durumu yoktur fotoğraf makinelerinde. özellikle de başlangıçta. baktınız, fotoğraf işini sevmediniz. zor geldi çekmek veya çoğu zaman fotoğraf çekme ihtiyacı hissetmediniz. satarsınız makinenizi.
hoşunuza gitti ise ve bir süre geçtikten sonra, gövdesel ihtiyaçlarınız da belirmeye başlar azar azar: bakarsınız ağır gelir, iso performansından ve dof'tan feragat ederek, rakiplerine göre kaliteli lens sayısı kısıtlı olan m43 alırsınız. paranız çoktur, sony'i besleyebilecek lensler alabiliyorsunuzdur, sony alırsınız. fuji'ye bakarsınız, makinenin şekli hoşunuza gider ve alırsınız. zaten neyi sevdiğinizi bildiğiniz için, nokta atışu yapar ve ihtiyaçlarınızı karşılayacak en optimum gövde ve makineyi alırsınız.
dediğim gibi, "şu markanın şu modelini al ve en fazla 3 kere kullanacağın şu özelliklere sahip ol" diyenlere kulak asmayın ve ikinci el en ucuzlarından bir adet dslr alın. ben sırası ile kompakt, bridge, apsc, ff, aynasız ve tekrardan apsc'ye dönen bir kişi olarak bu tavsiyeyi anca verebiliyorum. keşke "şu markanın şu modelini alın, zira ben de aynısını kullanıyorum" diyebilecek kadar cesaretli olsaydım.
Bu mesaja 2 cevap geldi. Cevapları Gizle