hay ben seni |
| tamam ya harcayın suları foşur foşur. musluğu açıp hava gelince ağlarsınız. |
|
Arkadaşlar konuyu hortlatıp bildiğim kadarıyla konu hakkında yardımcı olmak istiyorum. Öncelikle selamlar, 3 gündür İzmir'de oturduğum bölgede gerçekleşen su kesintileri nedeniyle çılgına dönmek üzereyim. İlk kesinti 3 saat denmesine rağmen 18 saat sürdü, ikinci kesinti için ise şimdi 19 saat diyorlar. Allah biliyor artık onun ne kadar süreceğini... Başlıktaki konuya gelince de, dendiği şekilde olmasa da başka yöntemlerle su kaybının önüne geçmek mümkün. Aslında genel çerçevede su kaybı diye de bir şey yok, sadece Dünya üzerindeki temiz su kaynakları kirlenmekte. Şu anda Dünya'da bulunan suyun sadece %1 i insani kullanım için temiz denebilecek seviyede. Geri kalan %99'lık kısmın ise büyük çoğunluğu deniz suyundan oluşmakta. Yani emin olabilirsiniz ki deniz suyunun Dünya'da bitmesi veya yok olması rüyalarda bile görülemez. Geçtiğimiz 50 yıldan beri teknolojinin de ivmesi sayesinde deniz suyundan içme suyu üretebilmek artık çocuk oyuncağı haline geldi. Dünya'da hali hazırda 17.000 üzerinde çalışmakta olan desalinasyon (deniz suyu arıtma tesisi) mevcut. Bu tesisler aklınıza gelebilecek her amaç için deniz suyundan tatlı su üretebiliyor. Hatta çok uzağa gitmeden Kıbrıs'ta satılan bazı içme sularının denizden arıtıldığını söyleyebiliriz. Bu deniz suyunun klozetlerde kullanımı ise maalesef birçok açıdan imkansız. Bazı arkadaşların da söylediği gibi deniz suyunun korozif etkisi ve deniz suyunu transfer etmek için gerekecek olan enstrümanların maliyetleri ve doğaya verilecek olan etki bunlardan sadece bazıları. Fakat klozet ve bahçe sulama için çok daha farklı teknolojiler geliştirilmiş durumda. Bunlardan en yaygınlarından bir tanesi gri su arıtma sistemleri. Gri su evlerinizdeki veya işyerlerinizdeki duş, çamaşır makinası, bulaşık makinası ve lavabolardan gelen suların genel tanımı. Bu sular dezenfekte edilip ve filtrelenip ı bahçe sulaması, araba yıkamak ve klozet suları olarak söylenebilir. Bir diğeri ise yağmur sularının toplanıp yine benzer yöntemlerle dezenfekte edilip filtrelenip evlere kullanım amaçlı sağlanması. Bu iki yöntem şimdilik çok yaygın olarak kullanılmasa da ilerleyen yıllarda suların daha da kirlenmesiyle mevzuatlara girip mecburi olarak kullanılmaya başlanacak diye ümit ediyorum. İşte o zaman güldür güldür akan süs havuzları vs. tarihe çoktan karışmış olacak. Yukarıda bahsettiğim su kirliliğinin tek sebebi ise %80 oranda nüfus artışı ile alakalı. Son olarak da şunu söylemek istiyorum. Dünya 10 milyar yıldır aynı oranda suya sahip. Nüfus artışı vs gibi sebeplerle su insan vücutları üzerinde taşınsa da yine de geri dönüşüm içerisinde eninde sonunda doğaya karışıyor. Tek yapmamız gereken temiz olarak bize sunulan suyun değerini bilmek. Sevgiler :) |
| Konuyu 9 sene sonra hortlatmış oluyorum kusura bakmayın. Deniz suyunun sadece sifonlarda klozet temizliğinde kullanılması konusunu uzun zamandır açılan bu konudan habersiz olarak düşünüyordum. Bildiğiniz gibi büyük şehirlerde su sıkıntısı yaşamaktayız ve gelecekte de ne olacağı aşağı yukarı belli. Şehirlerimizin büyük kısmının denize kıyısı var. En azından deniz kenarındaki veya yeni açılan yerleşim yerlerinde sadece klozet sifon suyu olarak deniz suyu kullanılamaz mı? Mahsurları olur mu?. Su kullanımlarımızın çok büyük kısmını sifonu çekerek yapıyoruz. Büyük 6 litre küçük 3 litre. günde kaç defa kullanıyor bir kişi ve evde kaç kişiyiz hesap edin. Konuyu okuyunca birkaç mahsur ortaya çıkıyor. deniz suyunun aşındırıcı etkisi metal üzerindedir. eskisi gibi galvanizli demir su borusu kullanılmıyor. Vanalar da dahil pvc borular kullanıyoruz. Tek evimizdeki sifon içindeki vananın da tuza karşı dayanıklı olması lazım. Denizde yapılacak ön filtreleme ve borulama kullanılan suya göre kıyaslarsak maliyeti az. Peki kanal borularına etkisi ne olur onu düşünmek lazım. Tıkanma yapar mı? Bildiğiniz üzere tuzlu suda mikroorganizma üremesi daha yavaş olur, u yönden avantajı var. Peki arıtma sistemlerine tuzlu su içeren kanalizasyon suyu gidince buralardaki etkisi ne olur düşünmek lazım. Konuyu siyasi partilere yerel yönetimlere ve su ile ilgili kurumlarla paylaşmayı düşünüyorum. Teknik bilgisi olan ve bu konularla mühendislik ve teknikerlik düzeyinde yetkinliği olan kişilerin de katkıda bulunması faydalı olur. eğer olmuyorsa biz de olmuyormuş şu nedenlerden deriz. |
| bence kalmasın. konunun neden olamayacağı kesinleşmeden pes etmeyelim :) |
|
Şu "hort" lafını bi bırakabilsek. Tabii ki daha önce açılmış bir başlığı kullanacaksın. Donanımhaber her kafasına esenin başlık açabildiği bir forum olması sebebiyle boş başlık çöplüğüne dönmüş durumda. Yeni bir başlık açmayıp burdan devam ettiğin için teşekkür ediyorum bu sebeple. Her binaya tatlı sudan hariç olarak bir de deniz suyu tesisatı eklemek gerekir. Ayrıca deniz suyunu pompalamak için çok elektrik enerjisi gider. Bu da enerji sarfiyatı. Ben şöyle yapıyorum. Mutfak ve tuvalet lavabomuzda leğen durur hep. Bu iki leğende biriken suyu tuvalet götürme suyu olarak kullanıyoruz. Uzun zamandır rezervenin kendi vanasını açmadık. Ayrıca, evdeyken 5 litrelik şişeye işiyorum ve bu idrarı dışkı yollama öncesi tuvalete döküp sonra leğendeki suyu döküyorum. Böylece evin diğer insanları çişimin üstüne işemek dışkılamak zorunda kalmıyorlar. @vedatb1 |
ne biçim taktik lan bu, 5 litrelik şişeye işeyip s*çana kadar bekletmek nedir |
| Rezerveye az ihtiyaç duymak (yani az su harcamak) için olabilir mi süperzeka? Senin gibi dünya umrunda olmayan, su kıtlığı yaşamamıza sebep kişilerin garip karşılayacağı bişey tabi. Kime ne zararı var neyi eleştiriyosun onu da anlamadım. |
hay ankaranızı
Bu mesaja 1 cevap geldi. Cevapları Gizle