Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir
3
Cevap
679
Tıklama
0
Öne Çıkarma
İŞTE BUDUR.
Y
20 yıl (388 mesaj)
Teğmen
Konu Sahibi

MOİZ VE ARON
İki Yahudi arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler. Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. İki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı. Artık bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi: "Sizde, haki renkte kumaş var mı?" diye sordu. Kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "Evet albayım var, gösterelim." dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi ve şöyle dedi: "Çok beğendim. Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000 adet haki renkte elbise yaptıracağız. Ancak, benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalin de onayı lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal edin. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz." O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman "Ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile postacıyı beklediler. Telgraf gelmesin diye dua ettiler. 12'ye 5 kala postacı sokağın köşesinden gözüktü. "Belki bize gelmiyordur." diye ümitlendiler. Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. Moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü. Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen elleri ile telgrafi açtı, okudu ve sevinçle seslendi: "Müjde Moiz, baban ölmüş!.."





ÖLMEDEN ÖNCE
Papaz, ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek;
- "Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle." der.
Ancak adamdan ses çıkmaz. Papaz isteğini bir kez daha tekrarlar ama hastanın sessizliği sürer. Sonunda Papaz kızgın bir ifadeyle:
- "Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyosun, bre günahkar?" diye sorunca adam halsizce karşılık verir:
- "Nereye gideceğim belli olmadan kimse hakkında kötü konuşmak istemiyorum."




NASIL YAPTIN?
Adamın biri bir gün berbere gitmiş. Belli bir süre bekledikten sonra sıra kendisine gelince berber koltuğuna oturmuş. Berber adama:
- "Tıraşınız nasıl olsun?" deyince adam başlamış söylemeye:
- "Soldan kahkül bırak, sağı kazı, arkayı sıfıra vur, ortadan bir merdiven şekli yap." Berber şaşkın bir şekilde:
- "Ama beyefendi bunu ben nasıl yapayım. Bu ne biçim tarif?" Adam berbere sinirlenir:
- "Geçen geldiğimde bunu tarifi olmadan nasıl yapmıştın?"

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil



F
20 yıl (124 mesaj)
Çavuş

quote:

Orjinalden alıntı: yustay

MOİZ VE ARON
İki Yahudi arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler. Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. İki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı. Artık bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi: "Sizde, haki renkte kumaş var mı?" diye sordu. Kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "Evet albayım var, gösterelim." dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi ve şöyle dedi: "Çok beğendim. Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000 adet haki renkte elbise yaptıracağız. Ancak, benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalin de onayı lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12'ye kadar telgraf çekersem iptal edin. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz." O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman "Ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile postacıyı beklediler. Telgraf gelmesin diye dua ettiler. 12'ye 5 kala postacı sokağın köşesinden gözüktü. "Belki bize gelmiyordur." diye ümitlendiler. Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. Moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü. Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen elleri ile telgrafi açtı, okudu ve sevinçle seslendi: "Müjde Moiz, baban ölmüş!.."



kopuk bişey bu yaaa
süper valla yarıldım
emeğe saygı


Bu mesaja 1 cevap geldi.
O
20 yıl (1480 mesaj)
Binbaşı

B
20 yıl (6104 mesaj)
Binbaşı




DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.