1. sayfa
sonunda! 2 kere okudum hala anlamadığım bazı yerler var,birkaaç saat sonra tekrar okuycam ama bu ssırada kafama en çok takılan soruyu soriyim.determinizm her şeyin bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu savunuyor,banada bu çok mantıklı geliyor ama kuantumla ilgili araştırmaların bunu çürtüyor gibi olması şu anlamamı geliyor yoksa ben mi yanlış yorumluyorum: "bazı olaylar şans eseri meydana gelir." benim anlamadığım şey şu: evrende fizik kuralları var,her şey makine gibi bu kurallara göre işliyor,her olay gelecek bir olayı tetikliyor.yani biz atomdaki küçük tanecikleri gözlemleyemesek bile bu sadece bizim bunu bilemediğimiz anlamına gelmiyor mu? sonuç olarak makine aynı şekilde çalışmaya devam ediyor.buna ek olarak bilimin son aşamasınada gelmedik,belkide ilerde insan olarak bu taneciklerin hareketlerini bir şekilde bilebilcez. bence mantıklı olan determinizm ama bu konu üzerine daha önce biriyle ne konuştum ne tartıştım. |
kuantumla alakalı olan çalışmalar bazı şeylerin nedenini çürütüyor olabilir ama kuantumun da bir nedene sahip olması fikri atılıyor işte o sırada ortaya hani nedenin nedeni olayı giriyor devreye hep böyle olduğundan da determinizm sonsuz sayıda nedenden oluşuyor, o yüzden temeli yok gibi bir şey ortaya çıkıyor herhalde. Bunu kırmak için de ilke ediniyoruz zaten, yoksa işin içinden çıkılmaz hale geliyor bu bunun nedeni bu bunun bu da bunun bu da bunların diye diye gidiyor Bir de bilim geliştikçe neden sayısı daha da artacağa benziyor, ideal bir düzen kabul ediliyor her seferinde yeni şeyler bulunsa da. Sonuçta düzen de hareketli kabul ediliyor bir yerde. Herakleitos'un ateşi gibi... |
| Determinizm insanı sonsuz bir "neden" döngüsüne sokuyor fikri bence yanlış . Neden sorusuyla şu andan başlayıp 13,7 milyar yıl öncesi yani big bange kadar gidilebilir. Ondan öncesi için neden sorusu sorulamaz çünkü henüz zaman kavramı yoktur neden-sonuç ilişkisi zaman kavramıyla beraber var olabilir -önce neden sonra sonuç- peki zaman yoksa "önce" hangisi gelir? ve "önce" ne demek? |
deneyselliğin değişkenliğini kabul ederek başlanıyor determinizmde işe, ötesinde zaten big bang'in henüz bir geçerliliği yok gibi duruyor olsa dahi paralel evrenler sözkonusu olabilir, her halukarda farklı bir evren tasavvuru başka zamanların içine sokulabilir. Yani birden çok big bang düşünülebilir, biri bir diğerinin nedeni olabilir, bu da sonsuza sokuyor yine. zaman kavramı da bağımsız bir kavramdır, mekan zamanın içine doğabilir, mesela 13.7 milyar yıl önce big bang oldu diyorsak 13.9 milyar yıl önce dediğimizde big bangin olmadığı zamanları belirtmiş oluruz, zaman da determinizmdeki nedenler gibi sonsuza kadar gidebilir fakat olgusal bir şeydir, bunu da unutmamak lazım. Son olarak eklemek gerekirse Big bangden öncesinde de var olan şeyler var sonuçta adı üstünde big bang, büyük patlama... olmayan bir şey patlamayacak ya, bu patlamanın nedeni nedir? veya patlamadan önce oluşmuş olan şeyin nedeni nedir? belirli bir ilke belirtmezsek sonsuza kadar gider gidecektir |
| -------------------------------üyeliğimi sildirecem tüm konulardaki mesajlarımı siliyorum------------------------------------ |
Bugün big bang geniş bilim çevrelerinde kabul gören bir teori olduğu için onu bir ön kabul olarak aldım bunu belirteyim öncelikle. Dediğiniz gibi çok sayıda big bang gerçekleşmiş olabilir hatta M(membrane) teorisine göre farklı evrenlerin bir noktada çarpışmasıya da evrenimiz oluşmuş olabilir(big bang). Bence bu konudan bahsederken kavramlar çok önemli: "zaman", "neden"," önce" gibi...burda uzun uzun görüşlerimi açıklarsam sıkılıp okumayacağınızı tahmin ediyorum o sebeple özet geçeceğim;birçok kişi şu an bulunduğumuz 3 uzamsal+1 zamansal boyuta sahip evrenimizdeki kavramları "big bang öncesinde de varmış gibi" kullanıyor. Zaman denen bir şeyin olmadığını varsayarsak sonsuz ne demektir? Büyük patlamaya kadar belkide tüm ihtimallerin sözkonusu olduğu bir kuantum durumu mevcuttu.Sonsuz ihtimal...ve bir "gözlemci" ihtimallerden birisini tetikledi.(büyük patlamdan önce gibi bir ifade kullanmaktan imtina etsemde yine "kadar" kelimesiyle zamanı işin içine sokmuş oldum sanırım zamansızlığı anlatamayacağım çünkü insan beyni tüm anlayış biçimini zaman ve diğer 3 boyut üzerine kurmuş...) "Big bangden önce şu oldu o sebeple big bang gerçekleşti" gibi bir cümle bence kesinlikle bizi doğruya götürmeyecek bir ifade...onun yerine sonsuz sayıda ihtimal ve sebebin olduğu zamanın olmadığı bir yapı bize yardımcı olabilir...bir gözlemci ihtimallerden birini tetiklemiş olabilir ya da M teorisinin dediği gibi sonsuz sayıda evren ve bunların çarpışmasından bahsedilebilir. |
Bunlar big bang teorisini kabul etmiş biri için geçerli şeyler ama onu da unutmamak lazım, evrensel bakış açısıyla bir doğru bulmak daha doğru olan doğruyu bulmamızı sağlar (gerçi doğrunun derecesi var mıdır o da tartışılır ya)... Ötesinde big bangi kabul ederek baktığımızda söylediklerinize ben de katılıyorum, fakat determinizmin sundukları da paralellik gösteriyor big bangin ihtimaller dünyasındaki seçilmişlikle. Yine de her yapılan şey gibi varsayımsal sonuçlar elde edebiliyoruz determinizmin sonunda da.. Not:Determinist değilim, herhangi bir şey de değilim |
|
Benim sorum da metnin en can alıcı kısmı hakkında, "İngiliz düşünür Hume’a göreyse determinizm; yani neden sonuç ilişkisinin evrenselliğe vurumu deneyselliğe dayanır ve deneysel şeyler değişebilir kesin değildir öyleyse determinizm yanıltıcıdır. Şahsen ben bu düşüncenin arkasında olanlardanım, çünkü ciddi manada farklı koşullar oluşturulunca bütün deneyler yanıltıcı ve yetersizdir. Öyleyse determinizmdeki nedensellik ilkesi de değişebilir. " Bura benim anladığım, determinizmin de dayanıyor olduğu deneysellik aslında tırttır. Ama benim daha önceden düşündüğüm bir şey var. Deneylerde kontrol edemediğimiz değişkenler yüzünden kararlı sonuçlar elde edemediğimizi ve tüm değişkenleri ölçemediğimiz için deneyselliği, determinist yaklaşımdaki nedensellik ilkesini sarsılabilir bulduğunuzu düşünüyorum. Yani ancak sınırlı nedenleri bilebildiğimiz için nedenselliği değişebilir buluyorsunuz. |
| Kesinlik için elinde onu oluşturacak bilgilerin olması lazım. Sen ''x %20 ihtimalle oradadır'' diyebildiğin halde ''x oradadır'' diye kesin bir yargı oluşturamıyorsan yeterli bilgiye sahip olmadığın anlaşılıyor. Hiçbir görüş ortaya atmamaktansa olasılıklı bir görüş öne sürmek daha mantıklı. Haliyle bunlar determinizmi yanlışlamaz. |
1. sayfa
Sonuç olarak da determinizmin kökleri tahmin ettiğimizden de önce atılmıştır. Fakat günümüzce düşündüğümüzde ve incelediğimizde determinizmin adının “determinizm” olarak kullanılmaya başlanması 19. Yy a dayanır. Çünkü o sıralarda bilimsel olaylar gelişmekte ve bilim önem kazanmaktaydı ve bu nedenle her şeyin bir neden sonuca bağlı olabileceği söylenmekteydi. Her şey nedenlere bağlandığı için de insanlarda önceden beri var olan kadercilik fikri artmaya başlamıştı. Buna rağmen saf manada determinizm kaderciliği; körü körüne kabulü de reddetmiş ve deneyselliği ön plana almaya çabalamıştır.
Bilimle birlikte gelişen determinizmin yenik düştüğü şeylerden biri de olasılıklardır.
Nitekim kuantum mekaniğinde deneyimsel şeyler elde edemiyoruz, ötesinde zamanın çok şeritli bir otoban olduğu fikri göz önünde bulundurulduğunda bu kadar olasılığın içinde bulunmak determinizmin kesinlik, kesin nedenlilik düşüncesine bir zıtlık oluşturur. Fakat ne kadar yol olsa da katı determinist olan biri o olasılıkların da belirli olduğunu ve değiştirilemeyeceğini söyler. Bu da yine kadercilikle bağdaştırılabilir.
Ötesinde bilimle geçmişimize gitme durumu gerçekleşirse ve nedenlerimizi görebilirsek, yani bir belirlenme bir nedensellik varsa determinizm haklı sayılabilir. Sonuçta bu düzen ideal düzen olarak kabul görülmüştür, bir yandan da haklıdır çünkü şayet ideal düzen bu olmasaydı şu an bunları dahi yazamıyor, konuşamıyor olurduk.
Gelgelelim dönemimize yakın zamanların düşünürlerinin bu konu üzerinde söyledikleri de hak verilebilir niteliktedir. Nitekim Heisenberg; gözlemcinin gözleneni değiştirebildiğini yani belirlenmiş olayların gözlemci tarafından değişebileceğini öne sürer ve neticesinde kuantumda da gözlemcinin etkisi vardır; öyleyse ideal evren düzeni diye bir şey yoktur, belirlenmezcilik vardır. Hatta deneysel verilerimizin incelemeye yetmeyeceğini de söylemiş üstüne üstlük bunu deneyle de kanıtlamıştır. Atomları incelerken elektronu incelemek için kısa dalga boylarının kullanıldığını ve bu dalga boylarının elektrona çarpınca onun hızını değiştirdiğini kanıtlamıştır. Bir başka incelemesinde de elektronun hızını değiştirmeyecek dalga boylarının da yeterince veri sağlamadığını göstermiştir. Böylelikle Hume’un düşüncesine bir paralellik yaratmıştır.
İngiliz düşünür Hume’a göreyse determinizm; yani neden sonuç ilişkisinin evrenselliğe vurumu deneyselliğe dayanır ve deneysel şeyler değişebilir kesin değildir öyleyse determinizm yanıltıcıdır. Şahsen ben bu düşüncenin arkasında olanlardanım, çünkü ciddi manada farklı koşullar oluşturulunca bütün deneyler yanıltıcı ve yetersizdir. Öyleyse determinizmdeki nedensellik ilkesi de değişebilir.
Bunların dışında Aristoteles nedenselliğin ötesine erekselliği koymuştur. Ona göre bir maddenin formel, maddi, hareket ettirici ve ereksel nedenleri vardır, üçü önceden bulunmuş söylenmiştir. Kendisi de buna ek olarak erekselliği eklemiştir. Erekselliği de tohum örneğiyle açıklamıştır. Düşen bir tohum içinde armut olma ereği yatıyorsa armut ağacı oluşacaktır, elma ağacı ereği yatıyorsa elma ağacı oluşacaktır. Evren için de bu durum geçerlidir ve evrenin bir ereği vardır.
Küçük çaplı bir determinizm incelemesi olarak görülebilir tabi bu yazı, içeride ufak tefek kendi fikirlerim de var. Kendimce fikirlerle sonuca gelecek olursak; nedenselliğin nedeni, onun nedeni ve onun nedeni diye süregelen bir sonsuz çıkmaza sürükler determinizm insanı, bu yüzden çoğu filozofun yaptığı gibi bir ilke belirleyip ona göre devam etmek gerekir.
< Resime gitmek için tıklayın >
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi nanİHlal -- 21 Temmuz 2012; 20:37:31 >