Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
11
Cevap
13832
Tıklama
0
Öne Çıkarma
YABANCI RAP İN ÖNDE GELENLERİ (HAYATLARI)
X
16 yıl (10371 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

< Resime gitmek için tıklayın >

TUPAC
Annesi ismini "Tupac Amaru Shakur" olarak değiştirdi. "Tupac Amaru" Hintçe "parlayan yılan" demekti; Shakur ise Arapça "şükür" demektir. Çocukluğunda ona herkes "siyah prens" derdi ve iki yaşındayken babasının kanlı bir araba soygununa karışması aileyi zor durumda bırakmıştı. Nereye taşınsalar ( Bronx, Harlem ) Tupac mutlu olamıyordu. "Hep ağladığımı hatırlarım nereye taşınsak alışamıyordum büyürken hiç arkadaşım olmadı." Oniki yaşlarında 2pac rol yapmayı şiir yazmayı ve aşk şarkıları yazmayı sevmeye başladığı farketti. O sıralar ailesi Baltimore'a taşındı ve orda Baltimore sanat okuluna gidip sinema eğitimi aldı. Bu okulda 2Pac süper bir potansiyel gösterip öğretmenlerinin gözüne giriyordu ama bu durum fazla sürmedi. O sıra Oakland, Kaliforniya'ya taşındılar ve kendisinin tabiriyle "yanlış kalabalıkla" orda takılmaya başladı. Onbeş yaşındayken Rap yapmaya başladı; şarkı sözleri yazmaya başladı ve kendine MC New York diyordu.

Yirmi yaşlarındayken Tupac 8 kere tutuklanmıştı ve hatta bunların içinde cinsel taciz suçlaması da vardı. Dahası hata dolu ölümlere sebep olmuştu. Tupac'ın çetesiyle rakip bir çetenin çapraz ateşinde 6 yaşındaki bir çocuk ölmüştü. Daha sonra Pac Digital Underground isimli gruba dansçı olarak katıldı. Grubun başarılı olmasıyla Tupac kendini ünlü yapan 2Pacalypse Now adlı kasedini çıkardı. Brenda's Got A Baby şarkısıyla kariyeri bir roket gibi fırladı. Etkileyici rol yeteneği sayesinde "Juice" isimli bir filmde rol almayı başardı. 2Pac en sonunda ikinci kasedini olan Strictly for my N.I.G.G.A.Z.'ı çıkardı. Kasım 1994'te bir soygunda 5 el vuruldu. Shakur bu olayda Biggie Smalls ve Puff Diddy'i suçladı.

Tupac mucizevi bir şekilde iyileşmiş ve 1995'te Me Against the World kasedini çıkarmıştı. 2Pac'ın rol kariyeri Janet Jackson'la oynadığı Poetic Justice filminde doruğa çıktı. Tupac'ın Above The Rim ve daha sonra platin ödül alan Me Against The World ile yükselişi taciz davasıyla son buldu. 2Pac suçlu bulunmadan saatler önce silah zoruyla niyeti hala anlaşılmamış kişilerce soyuldu. Tupac 1 milyon dolara kefaletle serbest bırakıldı.

Salınışından sonra eleştirilere 2 CD'lik All Eyez On Me albümü ile cevap verdi ve 6 milyon sattı. Bu rakam Hip-Hop müziğinde bir devrimdi. Gridlock'd, Bullet ve Gang Related filmlerinde yardımcı oyunculuk yaptı. 7 Eylül 1996 Las Vegas'da kimliği belirsiz kişilerce vuruldu ve 7 gün sonra öldüğü söylendi, ama cenazesi halka açık yapılmadı. Sonrasında hakkında yüzlerce spekülasyon yapıldı. Hayranlarının çoğu onun ölmediğine inanıyor. Hakkında 7 Gün Teorisi (7 Day Theory) ortaya atıldı. Tabi bu efsaneyi çürütecek tezler de ileri sürüldü. "Öldü" dendikten sonra da albümleri çıkmaya devam etti.

* Asıl Adı: Lesane Parish Crooks

* Doğum Tarihi ve Yeri: 16 Haziran 1971 – Brooklyn, New York

* Ölüm Tarihi ve Yeri: 13 Eylül 1996 – Las Vegas, Nevada

* Fiziksel Ölçüleri: 1.75 m. boy 74 kg.

* Boşandığı Eşi: Keisha Morris

* Ölmeden Önceki Nişanlısı: Kidada Jones

* Mesleği: Rapçi / Aktör / Şair / Prodüktör / Senarist

* En Sevdiği Yemek: Acı soslu piliç kanat

* En Sevdiği İçki: Orange Pop

* Sevdiği Renkler: Siyah ve altın sarısı

* Burcu: İkizler

* Anne Adı: Afeni Shakur (Alice Fay Williams)

* Baba Adı: William Garland

* Üvey Babası: Mutulu Shakur (Jerald W. Williams)

* Üvey Kız Kardeşi: Sekyiwa Shakur

* Üvey Erkek Kardeşi: Mopreme Shakur (Maurice Harding)

* Vaftiz Babası: Emler “Geronimo” Pratt

* Kurduğu Gruplar: Born Busy, One Nation Emcees, Two From The Crew, Strictly Dope, Digital Underground, Thug Life, Outlawz/Outlaw Immortalz

* Takma Adları: MC New York, 2Pac, Makaveli Tha Don


* Afeni Shakur (Annesi): Tupac'ın annesi daha Tupac'a hamileyken Kara Panterler davası nedeniyle hapisteydi. Tupac'ın daha anne karnında başlayan hapishane ziyaretlerinin onun peşini yaşam boyu bırakmaması acı bir ironi olarak görülmektedir. Afeni'nin hapse girme nedeni ise bazı bankalara ve büyük mağazalara bomba koyduğu suçlamasıydı.

* William Garland (Biyolojik Babası): Tupac biyolojik babasının ölmüş olduğunu bilerek büyüdü. Ancak 1995 yılında New York'ta uğradığı silahlı saldırının ardından hastaneye gelen ziyaretçilerden biri Tupac'a babası olduğunu söylediği zaman Tupac'ın hayatında yeni bir dönem başlamış oldu. William Garland da Tupac'ın çevresindeki birçok kişi gibi Kara Panterler'in bir üyesiydi.Tupac son yılında babasıyla görüşmüş olsa da gerçek babasını Mutulu Shakur olarak kabul ettiği bilinen bir gerçektir.

* Mutulu Shakur (Üvey Babası): Afeni Shakur'un ikinci eşi. Tupac'ın gerçek babası kabul ettiği adam. 1981 yılında karıştığı iddia edilen üç ölümlü silahlı soygun suçundan hüküm giyerek cezaevine girdi ve hala da orada. Tupac'ın ölümünden sonra dostlarıyla bir araya gelerek Dare To Struggle adlı bir anma albümü yayınlanmasına ön ayak oldu. Albüm ABD'de bulunan siyasi tutuklulara ithaf edilmişti.

* Lumumba Shakur (Amcası): Mutulu Shakur'un kardeşi. Kara Panterler'in aktif bir üyesiydi. Mutulu'nun tutuklanıp hapse girmesinden önce Louisiana'da vurularak öldürüldü.

* Zayd Shakur (Amcası): Mutulu Shakur'un erkek kardeşi. O da ailenin birçok üyesi gibi Kara Panter'di. New Jersey'de bir silahlı çatışmada öldürüldü.

* Geronimo Pratt (Vaftiz Babası): Tupac'ın vaftiz babası. Kara Panter'ler davasından dolayı birkaç yıl cezaevinde yatmıştır.

* Assata Shakur (Yengesi): 1973 yılında Assata ve Zayd Shakur New Jersey'de polis tarafından durduruldular. Çıkan silahlı çatışmada Zayd ve polis ölünce Assata yakalanarak hapse gönderildi. Kendisinin hapiste öldürüleceği ihbarı üzerine 1979 yılında Kara Panter'ler tarafından hapishaneden kaçırıldı ve Küba'ya götürüldü. Şuanda Küba'da Fidel Castro'nun özel himayesinde bulunan bir korunakta yaşıyor. Ayrıca Tupac'ın aslında ölmediği ve yengesi Assata Shakur ile birlikte Küba'da yaşadığı söylentiler arasında bulunuyor.

* Set Shakur (Kız Kardeşi): Tupac'ın kız kardeşi. "Coast Trippin" filminin müzikleri olan "Snake Eyez" albümünde şarkı söyledi.

* Mopreme Shakur (Erkek Kardeşi): Mopreme Tupac'ın aynı babadan erkek kardeşi Maurice Harding'in takma adı. Tupac'la birlikte Thug Life grubunda birlikte çalıştı.

* Keisha Morris (Boşandığı Eşi): Tupac hapisteyken onunla evlendi. Tupac'la ilk kez 1994 Haziranın da tanışmışlardı. Çıkmaya başladıktan üç ay sonra Tupac ona evlenme teklifi etti ve evlendiler. Tupac hapisteyken Arizona'ya taşınmak ve Star adında bir kız ya da Michelangelo adında bir erkek çocuğa sahip olmak istediğini söylüyordu. Tupac tahliye olduktan bir süre sonra ayrıldılar.

* Kidada Jones' (Nişanlısı): Tupac öldürüldüğü sırada onun nişanlısıydı ve yakında evlenmeyi planlıyorlardı. Kidada çok ünlü müzisyen ve yapımcı Quincy Jones'un kızıdır. Quincy Jones da Tupac'ın ölümünün ardından dostu Tupac Amaru Shakur 1971-1996 adlı bir anma kitabının derlenmesine ön ayak oldu.


Grupları [değiştir]

* Born Busy : 8. sınıftayken MC New York takma adıyla Ace Rocker ve DJ Plain Terror’la beraber Born Busy’ye katıldı. Şarkılarını Tupac'ın kız arkadaşı Jada Pinkett(şu an ünlü oyuncu) için yazıyorlardı.

* Underground RailRoad : Eğer 2pacalypse Now albümünü dikkatlice incelerseniz bütün şarkıların yapımcılığını Underground RailRoad’un görebilirsiniz. Grup Raw Fusion, the Live S Squad, Big D The Impossible, Pee Wee, Jeremy ve Digital Underground üyelerinden oluşuyordu. Live Squad, Pac’ın kankası ve 2pacalypse Now ile Strictly For My N.I.G.G.A.Z. albümlerinin yapımcısı Randy 'Stretch' Walker’ın grubuydu. Bazı bilinmeyen nedenlerle Underground Railroad çabucak dağıldı.

* Digital Underground : Tupac 18’indeyken Shock G ve ChopMaster J’in kurduğu Digital Undergorund grubuna katıldı. İlk şarkıları kendilerini Hollanda’da bir numara yapan Underwater Rimes'dı. 1989’da Tommy Boy Records'a girdiler. Grubun 7 üyesi vardı ve bunlardan biri de Tupac’tı. İlk kaydettiği şarkısı This is an EP release'de yayınladıkları Same Song'du. Tupac, MC New York adı altında Digital Underground’la bir dünya turnesine de çıktı. 2Pacalypse Now albümüyle solo kariyerine başladı. 96’da ölene kadar Digital Undergorund’la hala bağlantıdaydı.

* 2 from the Crew : 1986’da Tupac, Marin City’de ‘balta girmemiş orman’da yaşayan ergenler tarafından kurulan 2 From the Crew grubuna katıldı. Burası Pac’ın ‘Thug Life’la tanıştığı ilk yerdi. Kendilerine mahallenin serserileri diyorlardı ve şarkılarının temasının ‘Thug Life’ olmasının sebebi buydu. Yani birçok insanın iddia ettiği gibi Pac’ın ‘Thug Life’la sadece medyayla karşılaştığını değil gerçekten bunu yaşadığını anlayabilirsiniz. Grup, ‘Lifestyle of the Poor and Homeless’ ve ‘Lets Get It On’ gibi şarkılara imza attı. Grup, Pac’ın sürekli insanlara fark ettirmek istediği ‘ghetto da yaşayan genç zenci’ temasını işliyordu. .

* Strictly Dope : Tupac, San Fransisco’da Leila Steinberg’le tanıştığında çok şanslıydı. Arkadaş oldular ve ardından Leila onun menajerliğini yapmaya başladı. Leila’nın müzik sektöründe birçok sağlam bağlantısı vardı. Pac’ı Ray Luv ile tanıştırdı ve daha sonra Tupac’la Ray ‘Strictly Dope’ adında bir grup kurdular. Birçok şarkı yaptılar, bu şarkılar Pac’ın ölümünün ardından 1 in 21 albümünde çıktı. Pac’ı Digital Underground grubunun menajeri Atron Gregory ile tanıştıran da Leila’ydı.

* Thug Life : 2 From The Crew grubu kendilerini ‘thug’ olarak nitelendirip ‘thug life’dan bahsediyorlardı. Yıllar sonra Tupac ve Randy Walker iki kişilik Thug Life’ı kurdular. Ama Randy bir süre sonra bilinmeyen bir sebeple grubu bıraktı. 1992’de Tupac, Tyruss "Little Psycho" Himes ile tanıştı. Beraber adı Thug Life olan bir şarkı yaptılar ve kısa süre sonra Little Psycho ‘Syke’ adıyla gruba katıldı. Daha sonra Macadoshis ve The Rated R de gruba katıldı. Interscope Records’a girdiler ve Thug Life Vol. 1 adında bir LP çıkardılar. Aslında Interscope önce LP’yi çok sert ve fazla underground bulduğu için yayınlamak istemedi ama sonra fikirlerini değiştirdiler. Ardından gruba Tupac’ın üvey kardeşi Mopreme Shakur da katıldı. 26 Eylül 1994’te Thug Life Vol. 1 yayınlandı. Aslında çok iyi sattı ama yine de grubun beklentilerini karşılamadı. Birçok insan Interscope’u LP’deki şarkıları düzenleyip bazılarını da tamamen kaldırmakla suçladı. İlk video Tupac’ın solo şarkısı "Pour Out A Little Liquor"’a çekildi. İkinci, üçüncü ve dörüncü videolar ise "Cradle To The Grave", "How Long Will They Mourn Me?" ve "It Don't Stop" Oldu. 30 Kasım’da Tupac New York’ta stüdyoda 4 kez vuruldu ve soyuldu. Ertesi gün de cinsel tacizle suçlandı. 14 Şubat 1995’te suçlu bulundu ve hapishaneye gönderildi. 12 Ekim’de Death Row Records, Interscope Records ve Time Warner $1,4 milyon dolar kefalet ödeyerek Tupac’ı hapishaneden çıkardı. Böylece Tupac Death Row’la 3 albümlük bir anlaşma imzaladı. Bütün bunlardan sonra grup dağıldı. Syke ve Mopreme, Tupac’ın yeni grubu Outlawz’a katıldı. Daha sonra Syke Makaveli Records’a girdi ve Tupac’la Thug Life Vol. 2 isimli devam albümünü yayınlamayı planladılar ama Tupac ansızın öldürülünce gerçekleşemedi.


* Outlawz :

Hussein Fatal (Saddam Hussien): Tupac'ın kuzeni. Gerçek adı Bruce Washington. Tek başına "In The Line Of Fire" adında bir albüm çıkardı.


Kadafi (Muammar Qaddafi): Tupac'ın yakın dostuydu. Gerçek adı Yafeu Fula.10 Kasım 1996'da 19 yaşındayken silahla vurularak öldürüldü. Apartmanındaki bir duvara yığılmış olarak bulundu, saldırıdan sonra 2 genç yakalandı. Tupac vurulduğu gün arabanın arkasında oturuyordu; katili gördüğünü iddia etmişti ve davada tanıklık yapacaktı. Birçok kişi onun bu yüzden öldürüldüğüne inansa da polis bunun bir uyuştucu meselesi olduğunu öne sürdü.


Kastro (Fidel Castro): Gerçek adı Katari Cox. Tupac'ın kuzeni. İlk olarak "All Eyes On Me" albümünde 'When We Ride' şarkısıyla adını duyurdu. Sesi ve flow yeteneğiyle öne çıkıyordu.


Komani (Ayatollah Ruholla Khomeini) : Nam-ı diğer Mopreme. Tupac'ın üvey kardeşi. Gerçek adı ise Maurice Harding. Thug Life grubunun da üyesiydi. Suge Knight'ın onu Outlawz'da istemediğini öne sürüyordu. Zaten sonrasında da grubu bıraktı. 'Evulation Of A Thug Life Nigga' adında bir solo albüm çıkardı.


Napoleon (Napoleon Bonaparte): Kastro'nun yakın arkadaşı.


E.D.I. Mean (Idi Amin): Arkadaş ve akraba grubu dışında Outlawz'a giren ilk kişidir. Bundan önce Dramacydal adında bir gruba üyeydi. 'Me Against The World' , 'All Eyez On Me', 'The Don Killuminati' gibi albümlerde düetlerine rastlayabilirsiniz.


Syke - Mussolini (Benito Mussolini): Thug Life grubunda da bulunmuştu. 'All Eyes On Me' şarkısındaki düetiyle adından söz ettirmişti. Daha sonra Rap-A-Lot Records'dan 'Be Yo Self' adında bir solo albüm çıkardı.


Storm: Storm, Outlawz'ın ilk ve tek kadın üyesiydi. Ne kadar yetenekli olduğunu 'Me and My Girlfriend' ve 'Black Jesuz' gibi şarkılardaki düetleriyle kanıtladı.


Dostları [değiştir]

Suge Knight: Gerçek adı Marion Knight olan 'Suge', Death Row Şirketi'nin sahibiydi. Tupac hapishanedeyken kefalet borcunu ödedi ve onu şirketine katarak birçok albümünü şirketinden çıkardı. İkili birçok yerde beraber görülüyordu; Tupac'ın öldürüldüğü gün de arabasını kullanan kişi Suge'dan başkası değildi. Birçok insan Tupac'ın ve Biggie'nin ölümünde Knight'ın da rolü olduğunu düşünüyor.


Snoop Dogg: Tupac'ın en yakın arkadaşlarından biriydi. Beraber birçok şarkı yaptılar.Bunların en tanınmışları da '2 Of Amerika's Most Wanted' ve 'Wanted Dead or Alive' oldu. Tupac, Snoop'a hem bir şarkıcı hem de bir insan olarak saygı duyuyordu. Beraber bir albüm yapmaya başlamışlardı ama Tupac ölünce albüm tamamlanamadı.


Outlawz: Bu grup Tupac'ın kankalarından oluşuyordu.Tupac'ın Doğu Yakası rapçileriyle olan çatışmasında da yanındaydılar. Efsane diss 'Hit Em Up' da eşlik ettiler. Tupac'a çok yakındılar,her zaman destek olup, arkasında durdular. Tupac'ın ölümünden sonra çıkan 'Still I Rise' albümünde de ona eşlik etmişlerdi.


Chuck D: Chuck D, Tupac'la Digital Underground grubunda tanışmıştı. İlerleyen zamanla beraber iki iyi arkadaş oldular. Chuck, uzun zaman önce rap grubu 'Public Enemy' sayesinde ünlü olmuştu. Tupac'ın anısına ölümünden sonra birçok röportajda sahip çıktı.


Shock G: Shock G; Snoop,Chuck D,The Outlawz ve Treach'le birlikte Tupac'ın en yakın arkadaşlarından biriydi. Shock D, Pac'a müzik endüstirisine girmesinde yardım eden tek kişiydi. Ve tahmin edebilirsiniz ki zamanla dost oldular. Pac için "If pac phoned you would drop whatever you were doing and fly to wherever he was, I always felt like Tupac was special, it was like I was putting music to a Malcolm X or a Huey Newton!" demişti.


Madonna: Bu yakın ilişkiyi Pac'ın hayatının son yarım yılını anlatan kitabında Frank Alexander yazmıştı. Beraber bir şarkı yaptılar ( I'd Rather Be Your Lover ) İki iyi arkadaştılar ve belki de ilişkilerini daha ileriye götürebilirlerdi ama olmadı..


Omar Epps: Aktör Omar Epps birçok büyük filmde oynadı ama siz onu Tupac'la beraber oynadığı Juice filminden hatırlayabilirsiniz.Tupac'la bu filmde tanışan Epps sonradan Tupac'ın çok iyi arkadaş oldu.


John Singleton: John Singleton, Amerika'nın en iyi yönetmenlerinden biridir. 'Juice' filmini yönetirken tanıştılar ve Poetic Justice çekimleri sırasında dost oldular. Tupac aslında Poetic Justice'de oynamayı hiç istemediğini ama Singleton'ın hatrına kabul ettiğini söylemişti.


Treach: Treach, Tupac'ın çok iyi arkadaşıydı. 'Naughty By Nature' grubunun üyelerinden biriydi. Grubun diğer üyeleri de Pac'ın arkadaşıydı ama ona en yakın olanı oydu. Öldükten sonra Tupac için "My man 'Pac, he didn't have a criminal record until he had a record.Once you get into the light, a lot of stuff comes on to you! One thing I can say, he was one of the realest niggaz that lived.He said whatever was on his mind. he never bit his tongue for nuthin" diyerek saygısını gösterdi. Ayrıca Treach'in kolunda bir Tupac dövmesi var.


Marlon Wayans: Marlon Wayans, Wayans kardeşlerden biri,onu "Don't Be A Menace To South Central While Drinking Your Juice In The Hood" adlı filmden hatırlayabilirsiniz,bir klasiktir.Ama daha Tupac hayranları onu "Above the Rim"den hatırlar.Omar Epps gibi, Tupac onunla da film çekimleri sırasında arkadaş olmuştu.


Frank Alexander: Frank, Tupac'ın bodyguardıydı. Tupac ona çok güveniyordu ve çok yakın arkadaştılar. Tupac öldükten sonra Death Row'daki işini kaybetti. Yıllar sonra, Tupac hakkında bir kitap yazdı - 'Got Your Back' - ve bu kitapta dürüstçe Tupac'ın son yıllında yaşadıklarını yazdı.

Düşmanları [değiştir]

Tupac'ın hayatı boyunca birçok dostu ve düşmanı olmuştur. Bunlar Tupac'ın sonunu getirmesinde önemli pay sahibi olanlardır. Bazıları....


Puff Diddy: Tupac'ın yaralanmasıyla sonuçlanan New York soygunu ve vurulmasının ardından Tupac bu olayın arkasında Bad Boy Records firmasının elemanlarının yattığını iddia etmişti.


Biggie Smalls: Tupac ve Biggie bir zamanlar iyi dosttular hatta Biggie'yi şöhret edenin Tupac olduğu söylenirdi. Tupac Biggie'nin New York'ta vurulması olayını önceden bildiğini ama kendisine haber vermediğini iddia etmişti.


Jay-Z: Jay-Z, Biggie Smalls'la birlikte "Brooklyn's Finest" diye bir şarkı yapıp da aklınca Tupac'la dalga geçince Tupac'ın düşmanları listesine kaydoldu.


Chino XL: Çok önemli bir rap şarkıcısı olmayan bu adam Tupac'ın hapisteyken tecavüze uğradığını söyleyerek gündeme gelmeye çalıştı. Tupac'da ona "Hit 'Em Up"'ta "Chino XL f*ck you too" diyerek onu da sıraya dizmiştir.


LL Cool J: Tupac "Me Against The World" albümünün "Old School" şarksında aslında LL Cool J için hoş laflar etmemişti. LL'in Mobb Deep davasında karşı tarafı tutması üzerine de ikilinin araları iyice bozulmuştu.


Dr. Dre: Tupac, Dre'nin Death Row tayfasından ayrılma biçimini sevmemişti. Sonra Dre, Snoop'un mahkemesine tanık olarak katılmayı da reddedince Tupac bunu hakaret olarak kabul etti ve düşmanlık başladı.


Nas: Nas'ın Tupac'ı sürekli bir biçimde taklit edip durduğu hatta video kliplerinde onunkilerdeki gibi görüntüler kullandığı konusunda ikisi her zaman bir tartışma konusu olarak kaldı. Nas "Hate Me Now" şarksının video klibinde tıpkı Tupac'ın "The 7 Day Theory" albümünün kapağındaki ve "Smile" klibindek i gibi kendini çarmıha germesi bardağı taşıran son damla olmuştu.


C. Delores Tucker: Bu siyah kadın rap müziğin genelde pornografik bir rezalet olduğunu iddia ederek ve "All Eyez On Me" albümünün kendisini strese sokarak cinsel yaşamını olumsuz etkilediği iddiasıyla Tupac'a 10 Milyon Dolarlık bir dava açmasıyla gündeme gelmişti.


Wendy Williams: Bu da tıpkı Chino XL gibi Tupac'ın hapisteyken tecavüze uğradığını iddia edince Tupac "Why U Turn On Me? " diye bir şarkı yazmış ve kadına ağzını geleni söylemişti.


Dan Quayle: Kendisi ABD Başkan Yardımcısıyken "2Pacalypse Now" albümü yüzünden Tupac gibilerin Amerikan toplumunda yeri olmadığını söylediğinde Tupac'ın canı müthiş sıkıldı ve bir sonraki albümü "Strictly 4 My N.I.G.G.A.Z." albümünde Quayle'e gereken yanıtı herkese her zaman olmuş olduğu gibi verdi.


The Fugees: The Fugees üyeleri ise ortada bilinen hiçbir neden yokken nedense yaptıkları tüm söyleşilerinde Tupac'a ağızlarına geleni söylediler. Muhtemelen onun adını basamak olarak kullanmak ve ünlü olmak istiyorlardı. Fakat Tupac bu oyuna gelmedi ve onlara hiçbir platform da karşılık bile vermedi.


1994 Olayı [değiştir]

Herşey 1994 yılında 2Pac'ın vurulmasıyla başladı. New York'ta kayıt şirketinde beş el vurulmuştu. Bu vurulmada bir çok teoriler var. Medya olayı bir soygun olarak gösterdi onlara göre Tupac da silahına davranmış ve vurulmuştu. Ama Tupac'a göre olay çok daha derin...

Tupac'a göre olay "Above The Rim" çekimlerinde başlamıştı. Burda Nigel adlı bir adamla tanışmıştı. Nigel de Pac'ı Trevor'la tanıştırmıştı. İkiside sözde Black Mafia üyeleriydi ve Badboy kasetçiliğe para yardımında bulunuyorlardı. Tupac'a göre onlar Pac'ı "olgun" yapmışlardı.İkisi de Pac'ın Badboy kasetçiliğe katılmasını istemiş ama Tupac reddetmişti. Bu belki de vurulma sebeplerindendi. Hem Tupac bir röportajında Jacques Agnant isimli arkadaşına laf atmıştı belki de bu yüzden vuruldu.

Olaydan bir yıl sonra Stretch ölü olarak bulundu. Tupac Stretch'i olaya karıştığı için suçlamıştı. "Ambitionz Az a Ridah" şarkısında "Had b*tch *ss n.i.g.g.a.s on my team so indeed they wet me up" (takımımda kaltak zenciler vardı aslında onlar beni vurdu) diyor. Tupac'a göre yalnız vurulma değil taciz olayı da bir plandı.

Medya bu olayı hep çarpıttı ve Doğu/Batı savaşını yanlış yazdılar. Tupac direkt olarak hiçbir zaman Biggie'yi ve Puffy'i suçlamadı. Onlar Pac'ın arkadaşlarıydı ama onu hiç uyarmadılar. Tupac cezaevine girdiğinde onu ziyaret etmediler yani Pac'a göre onu "terkettiler" ve "onun yerini almaya çalıştılar".


* İşte Tupac'ın olay hakkındaki bir röportajı:


- Bizi Quad Stüdyosundaki o geceye geri götürebilir misin?

Vurulduğum geceye mi? Tabii. Ron G. New Yorkta bir DJ. Bana evine gelip gelemiyeceğimi sordu. Bir şarkı yapmamı istedi. Beni tabi gelirim dedim. Eve ben Stretch ve birkaç arkadaş gittik. Şarkıyı yaptıktan sonra Booker isimli adamdan telefon aldım. Bana Little Shawn'un kaseti için bir şarkı yapmamı söyledi. Ben de "peki bana 7000 dolar verin yaparım" dedim. "Param var gel" dedi. Biraz ot içtim, beni yine aradı. "Nerdesin niye gelmiyorsun?" dedi. Ben de "Geliyorum bekle" dedim.

- Onu tanıyor muydun?

Onunla birkaç arkadaş aracılığıyla tanışmıştım. Artık kirli işleri bırakmak istiyordu bu yüzden ona iyilik yaptığımı sanıyordum. Onu yönü sormak için aradığımda "param yok" dedi. Ben de "paran yoksa gelmiyorum" dedim. Telefonu kapattı ve yine aradılar. "Andre Harrel'i arıyacağım parayı alıcağını kesinleştiriceğim ama parayı kendi cebimden vereceğim" dedi. Ben de "peki geliyorum" dedim. Binaya doğru giderken biri üst kattan bağırdı. Lil Ceasar'dı. Biggie'nin arkadaşı. Bu yüzden rahatladım.

- Yani binaya girmek...

Korktum çünkü bu adam kavga ettiğim birini tanıyordu. Polise söylemek istemedim ama bütün dünyaya söyleyebilirim. Nigel beni Booker'la tanıştırmıştı. Herkes paramın az olduğunu biliyordu. Bütün konserlerim iptal ediliyordu kasetlerden aldığım paralar avukatlara gidiyordu filmlerden aldığım paralarda ailem için gidiyordu. Bu yüzden millet için rap yapıyodum ve para kazanıyordum.

- Nigel denen kişi kim?

Above The Rim çekimlerinde bütün gün onla eğlenirdik. Bana geldi ve "sana bakacağım artık başın belaya girmeyecek" dedi.

- Nigel'in diğer adı da Trevor değil mi?

Evet Trevor diye biri var ama Nigel her iki adı da kullandı. Onlara yakınlaştım. Beni alışverişe götürdüler Rolex saat ve mücevherler aldım. Beni olgunlaştırdılar. Brooklyn'deki tüm gangsterlerle tanıştırdılar. Nigel'in ailesiyle tanıştım çocuğunun doğum günü partisine gittim. Ona güvendim. Anlıyor musun? Nigel'i de filme almaya çalıştım ama istemedi. Bu çok garip geldi bana. Hiç bir film de oynamak istemeyen zenci görmemiştim.

- Vurulma gecesine dönelim mi yanında kimler vardı?

Arkadaşım Stretch, adamım Fred, kız kardeşimin erkek arkadaşı Zayd. Korumam yok zaten. Stüdyoya gittiğimizde dışarda asker kıyafetli biri vardı. Şapkası yüzünü kapatıyordu kapıya gideken bakmadı. Hiç bir zencinin kıskançlıkla ya da saygıyla bana selam vermediğini görmemiştim. Bu adam sadece kim olduğuma baktı ve yine kafasını indirdi. Lobide bana birşey olabileceğini hiç düşünmemiştim. Kapının açılmasını beklerken de içerdi bi adam vardı o da hiç bakmadı.

- Bunların ikisi de siyahi?

Evet 30 yaşlarında siyah adamlar. Ben de "bu adamlar Biggie için güvenlik heralde" diye düşündüm çünkü asker giysilerinden Brooklyn'li oldukları belliydi. Sonra "Biggie'nin arkadaşları bile beni seviyor bu adamlar niye hiç bakmıyorlar" diye düşündüm. Asansörün düğmesine bastım. Bu arada içeri 9mm'lik tabancalarla birileri girdi. "Kimse kıpırdamasın herkes yere ne bokunuz varsa verin" dediler. Ne yapmalıyım dedim kendi kendime. Stretch'in kavga ediceğini sanıyordum çünkü Stretch onlardan çok daha uzundu. Zenciler soyguna gittiklerinde ilk en büyük zenciyi vururlar ama Stretch'e dokunmadılar hemen bana doğru geldiler. Herkes patates gibi yere düştü ben donup kaldım. Cesur olduğumdan filan değil sadece yere inemedim. Beni aramaya başladılar silahlımıyım diye. "Mücevherlerini çıkar" dediler. Çıkarmadım. Açık derili adam benim üstümdeydi gazete okuyan adamda Stretch'in üstündeydi ve benim üstümdeki adama "vur o..spu çocuğunu s..tir et" dedi. O zaman biraz tırstım çünkü adam silahı mideme tutuyordu. Tüm düşündüğüm sidik kesemdi. Silahı biraz yana itmek için elimle hamle yaptım ateş etti ayağımda hissettim. T.şaklarımdan vurulduğumu bilmiyordum. Yere düştüm. "Pac ölü taklidi yap" diye düşündüm. Beni tekmelemeye başladılar. Ateş etmeyin demedim hiç sesimi çıkartamadım. Eşyalarımı ben yerdeyken kapmaya başladılar. Gözlerim kapalıydı ama titriyordum durum beni titretiyordu. O sıra kafamın arkasında çok kuvvetli birşey hissettim. Beni tekmelediler veya silahın arkasıyla vurduklarını sandım. Herşey beyazlaştı, bembeyaz. Hiçbir şey duymuyordum hiçbir şey hissetmiyordum. İçimden bilincimi yitirdim dedim ama bilinçliydim. Onu bir daha hissetim. Şimdi duyabiliyordum görebiliyordum. Bilincim yerine gelmeye başlamıştı. Bir daha yaptılar yine bilincimi yitirdim herşey beyaz oldu bana vurdular yine bilincim yerine geldi.

- Konuşurken adlarını söylemediler mi hiç?

Hayır ama beni tanıyorlardı, yoksa aramazlardı. Bana çok kızmış gibiydiler; tekmelemelerini hissettim başka hiç kimseye vurmadılar. Ben de "ohh o..spu çocuğu oh ahh" diyordum. Çok sert tekmeliyorlardı. Bilincimi yitirdiğimde kafamda kan filan hiçbir şey hissetmiyordum tek hissettiğim karnımın çok pis acımasıydı. Kız kardeşimin erkek arkadaşı ben çevirdi ve "iyi misin" dedi. Ben de "vuruldum vuruldum" dedim. Fred de vurulduğunu söylüyordu ama o kurşun benim bacağım içinden geçen kurşundu. Ayağa kalktım ve kapıya doğru yürüdüm orda duran bir polis arabası gördüm. "polis geliyo ben daha üst kata çıkmadım" dedim. Topallıyordum hiçbir şey hissetmiyordum. Uyuşmuştum. Üst kata çıktığımızda çevreme batım ve çok korktum.

- Neden?

Çünkü Andre Harrel ordaydı, Puffy, Biggie. Nerdeyse 40 zenci vardı. Hepsinin üzerinde mücevherler vardı benimkilerden fazla. Booker'ı gördüm. Yüzü beni gördüğüne şaşırmış gibiydi. Neden ki? Ben zile basıp üstte çıkacağımı söylemiştim. Little Shawn ağlamaya başladı. Kontrolsüzce ağlıyordu. "Aman Tanrım Pac oturmalısın" dedi. Garip hissediyordum. Acaba niye oturmamı istiyorlar diye düşündüm.

- Çünkü 5 el vurulmuştun.

Kafamdan vurulduğumu daha bilmiyordum. Hiçbir şey hissetmedim. Pantolonumu açtım Karl Kani(bi giysi markası) pantolonumun üstünde barutu ve deliği görebiliyordum. Pantolonumu indirmek istemedim çünkü s*kimin orda olup olmadığını bilmiyordum. Sadece bir delik gördüm ve "bana biraz ot yuvarlayın" dedim. Kız arkadaşımı aradım ve "vuruldum annemi ara ve ona da söyle" dedim. Kimse bana yaklaşmadı hatta bakmıyorlardı bile. Andre Harrel bakmıyordu. Son 2-3 gün onla yemeğe çıkardım. New York Undercover çekimlerine beni davet etmişti bana iş bulacağını söylemişti. Puffy de arkada duruyordu. Puffy'i de tanıyordum. Biggie çıkmadan ona ne kadar yardım ettiğimi bilir.

- Ordakiler üzerindeki kanları gördüler mi?

Bana "başın! başın kanıyor" demeye başladılar. Ben silahla kafama vurdular sandım. Sonra ambulans ve polisler geldi. İlk gördüğüm polis taciz davasında bana karşı kürsüyü alan polisti. Yüzü gülüyordu ve t*şaklarıma bakıyordu. "Ne var ne yok Tupac nasıl gidiyor" dedi.

Belleuve Hastanesine vardığımızda doktor "Aman Tanrım" dedi. Ben de "ne, ne var" diyordum. Diğer doktorlara "şuraya bakın şurdaki barut" kafamdan bahsediyorlardı. "şurası giriş yarası şurası da çıkış". Öyle yaptığı zaman delikleri hissettim. Bayıldığım noktalar oralardı. Kendi kendime "s*ktir beni kafamdan vurmuşlar" dedim. "Ne kadar şanslısın bilemezsin 5 kere vurulmuşsun" dediler. Bu çok garipti. İnanmak istemedim. Ben sadece ilkini hatırlayabiliyordum sonra herşey beyazlaşmıştı.

- Hiç öleceğini düşündün mü?

Hayır yemin ederim ki. O zencilerin silahı ilk çekişlerinden beri Tanrı'nın beni koruduğunu hissettim. Beni tek inciten şet Stretch'in ve diğerlerinin yere yatmalarıydı. Kurşunlar acıtmadı. Aslında iyileşene kadar hiçbir şey acıtmadı. Yürüyemedim kalkamadım ve elim s*kilmişti. Gazetelere bakıyordum ve hepsi hakkımda yalan söylüyordu.

- Seni en çok sıkan haber hangisiydi?

Ben en çok sıkan şey olayı benim planlamış olmamdan bahseden bir herifti. Onu okuduğumda bebek gibi, kancık gibi ağlamaya başladım. İnanamadım. Beni parçaladı. Sonra haberler üzerimde silahımın ve otumun olduğunu söylüyorlardı. Kurban ben olduğum halde olayı ben yapmışım gibi gösteriyorlardı.

- O zamana kadar çok ağrın oldu mu?

Evet başım ağrıyordu, bağararak uyanıyordum. Kabuslar görüyordum. Rüyalarımda hala beni vuruyorlardı. Tek gördüğüm şey o zencilerin silah çekişleri ve adamın "o o...pu çocuğunu vur" demesiydi. Sonra çok pis terlemiş olarak kalkıyordum ve başım ağrıyordu. Bellevue'deki psikiyatrist buna travma-sonrası stres dedi.

- Hastaneden ne zaman taburcu oldun?

Diğer gece. Bana yardım ediyorlardı ama ben bilim tasarısıymışım gibi hissettim. İçeri gelip s*kime bakıp duruyorlardı. Bu da pek iyi bir durum değildi.

Belleuve'den ayrıldım ve New York'a gittim. Bana bir telefon verdiler ve "burda güvendesin kimse burda olduğunu bilmiyor" dediler. Sonra telefon çaldı ve biri "Hala ölmedin mi" dedi. Bu o...pu çocuklarının hiç insafı yok. Ailem beni güvenli bir yere götürdü. Onlar New York'ta benimle ilgilenen tek kişi.


1996 Olayı [değiştir]

* 7 Eylül Cumartesi


20:30 Tupac'ın gitiği MGM Grand'deki Mike Tyson ve Bruce Seldon maçı bitti. Tupac maça 20:00'de gitti. Tyson 109 saniye sonra kazanan ilan edildi.


20:30 - 21:00 Otel Grand Garden yanında Tupac ve Suge Knight adı daha sonra Orlando Anderson olduğu ortaya çıkan bi adamla kavgaya karıştı. Polis bu adamın Tupac'ın vuruluşuyla bir ilişkisi olduğuna inanmıyor.


23:00 Suge Knight, Las Vegas bulvarında müziği çok sesli dinlediği ve kiralık arabasında plakası olmadığı için durduruldu. Bir kaç dakika sonra serbest bırakıldı.


23:15 Shakur ve Marion "Suge" Knight vuruldu. 1996 BMW 750 sedan marka arabayla Flamingo yolunda doğuya giderlerken ışıklarda durduklarında ilk önce Tupac ve Suge'un dikkatini dağıtmak amaçlı sol taraflarına bir jeep yanaştı içi kız doluydu bu arada sağ taraflarına da beyaz bir Cadillac marka araba yanaştı. Cadillac'tan ateş açıldı. Tupac kurşunlardan kaçmak için arka koltuğa gitmek istedi ama kayıp ön koltuğa düştü. Tupac'ın göğsüne 3 kurşun isabet etti. Suge bu olayı hafif sıyrıklarla atlattı ve hemen arabayı u dönüşü yaptırarak Tupac'ı University Medical Center'a götürdü. İç kanamayı durdurmak için 'Pac'ın sağ karaciğeri alındı.


* 8 Eylül Pazar


1:00 Suge Knight, University Medical Center'dan ayrıldı.


18:20 Shakur iyileşmek için aynı hastanede bir başka operasyona girdi.


* 9 Eylül Pazartesi


20:00 Metro Polisi ve yaklaşık Tupac'ın yaklaşık 20 hayranı ve dostları bir "yanlış anlama" üzerine sözlü kavga etti. Shakur'un bayan bir arkadaşı yardımıyla tansiyon düştü ve kimse tutuklanmadı.


* 11 Eylül Çarşamba


18:00 Knight avukatlarıyla beraber polise olay hakkında yaklaşık bir saat konuştu.


* 13 Eylül Cuma


16:03 Tupac'ın öldüğü söylendi.


19:00 Tupac'ın sahte olup olmadığı anlaşılmayan otopsisi yapıldı..


21:00 Tupac, Davis Mezarlığına kaldırıldı ve annesinin isteği üzerine yakıldı.


7 Gün Teorisi [değiştir]

* "I ain't mad at cha" klibi ölümünden bir kaç gün sonra çıktı. Bu klipte Pac cennetteki bir melek. Klipte Tupac arkadaşıyla beraber bir tiyatrodan ayrılırken vuruluyor. Bu gerçek yaşantısındaki vuruluşuna çok benziyor.

* "Makaveli - The Don Killuminati: The 7 Day Theory" albümünde "Toss It Up" klibi Makaveli ismi altında çıkmıştı. Makaveli adında çıkacak ikinci klibi "To Live and Die in LA" idi ama nasıl oldu da Pac "ölüyken" onlar ikinci klibi çekti? Klip 4 ay önce 96 ağustosunda mı çekilmişti?

* Makaveli adı altında çekilmiş olan "Hail Mary" klibinde Makaveli yazan bir mezar taşı var ama mezar taşı çatlamış ve önünde bir delik var sanki Makaveli ölümden kalkmış gibi.

* Kurşunlanma olayında hiç şüpheli yok.

* Vurulmadan önceki röportajlarında Tupac "rapi bırakmak istediğini ve bir köşeye çekilip dinlenmek istediğini" hep söylüyordu.

* Tupac nereye giderse gitsin herzaman kurşungeçirmez yelek giyerdi ama o gün Tyson kavgası gibi halka açık bir yerde niye giymedi?

* Still I Rise Cd'sinin Killuminati şarkısında Pac "Now Biggie die/died every time I ride it's for reasons ... I'm coming back like Jesus" diyor. Kendinin Hz. İsa gibi geri geleceğini söylüyor ve Biggie'nin öldüğünü de görebiliyor. (Biggie daha sonra öldü.)

* Tupac'ın hastenedeyken çekilmiş hiç bir resmi yayınlanmadı.

* "Life goes on" şarkısında Pac kendi cenazesi hakkında rap yapıyor.

* Makaveli albümü Kasımın beşinde piyasaya çıkmıştı ve orijinal olarak 6 şarkısı olacağı tahmin ediliyordu ama daha sonra 12 şarkıya kadar uzatıldı.

* Tupac'ın takma adı Makaveli. Yazılışı biraz farklı olsada İtalyan bir filozof olan Niccolo Machiavelli, kitaplarında güç kazanmak ve düşmanları atlatmak için ölüm taklidi yapmayı savunan biriydi. Pac cezaevinde Machiavelli kitapları okurdu. Kitapların adları da "Book One" "Book Two" idi. 2Pac'ın "All Eyez On Me" Cd'lerinin adları da "Book One" ve Book "Two"ydu. Tupac'ın öldükten sonraki ilk kasedinin adı ise "The 7 Day Theory" (7 Gün Teorisi).

* Eylül'ün yedisinde vurulmuştu; 7 8 9 10 11 12'sinde yaşıyordu ve 13'ünde "öldü". Toplam 7 gün.

* Tupac'ın "All Eyez On Me" kasedi 13 Şubat 1996'da çıkmıştı. Tupac 13 Eylülde "öldü". Tesadüfe bakın aralarında tam 7 ay var.

* Tupac resmi olarak öğleden sonra 4:03te "öldü" (4+3=7) ve 25 yaşındaydı (2+5=7).

* Yeni albümlerinde Tupac öldüğüne dair hiçbir yazı yok. Tupac 1971-1996 gibi. "Ölümünden" sonraki ilk albümünden böyle birşey olması daha anlamlı olmaz mıydı? Bahsedilen tek şey "Exit Tupac Enter Makaveli" ki bu da çok şüpheli.

* Tupac'ın "The 7 Day Theory" adlı albümüyle aynı anda çıkan Richie Rich'in "Seasoned Veteran" albümünde Richie ve Tupac'ın "Niggaz Done Changed" adlı şarkıda düetleri var. Bu şarkı da Pac "Vuruldum ve öldürüldüm sana nasıl olduğunu anlatamam ama o zencilerin hakettiklerini alacaklarına inanıyorum" diyor. Bu söz Tupac'ın Richie Rich albümü çıktığında ölü olucağını bilmesini kanıtlıyor.

* "Makaveli The Don Killuminati The 7 Day Theory"deki harfleri karıştırırsak şöyle bir şey çıkıyor: "Ok on tha 7th u think I'm dead yet I'm really alive" Bu da "Tamam beni ölü sandığınız 7'sinde aslında canlıyım" demek. Burdaki "7'si" hastanede kalıp ölü olarak ilan edildiği gün olabilir.

* Bir röportajda ABC spikeri Suge Knight'a "Tupac'ı kimin vurduğunu bilseniz söyler miydiniz" diye sordu ve Suge da "kesinlikle hayır" dedi.

* "Heaven Gotta Ghetto" klibinde Tupac'la yaşlı adamın bindiği arabanın plakası "61671". Yine yedi rastlantısı. (6+1=7)

* 2pac, Bone Thug-N-Harmony grubunun söylediği "Thug Luv" adlı şarkısında Pac "Nasıl gidiyor zenci" diyor arka planda da Bizzy Bone "O yaşıyor o yaşıyor o yaşıyor diyor".

* Birçok kaynağa göre "The 7 Day Theory"'nin en başında biri "Suge beni vurdu" diyor. Ama bunu söyleyen 2pac değil Fula([Khadafi]). Olayın tek tanığı Yefaei Fula apartmanında ölü olarak bulundu. Hmmm şimdi kimse ondan birşey öğrenemeyecek.

* "I Wonder If Heaven Got A Ghetto" klibinde olay "Rukahs" diye bir yerde geçiyor. Tersten okunduğunda "Rukahs" "Shakur" oluyor. Kızla beraber girdikleri oda numarası ise 7. Arka plandaki saat ise 4:03 ü gösteriyor... 2pac'ın resmi olarak öldüğü saat. Ölmeden önce çekilmiş bir klipte nasıl olurda öldüğü saat geçebilir?

* Güya 2pac vurulmadan önce 96 Eylülde çekilen Scarface'in "Smile" adlı şarkısının klibinde 2pac çarmıha geriliyken rap yapıyor. Klibin sonunda Tupac haçtan düşüyor ve ayağa kalkıyor. Bu da Tupac'In geri döneceğine bir işaret olabilir. Klip 97 Mayıs'ta yayınlanmaya başlandı. Klibin sonlarına doğru Tupac'ın benzerini kullandıkları biraz anlaşılıyor. Haçtaki kişinin de alt dişleri Tupac'ınkiler gibi çarpık.

* "Ain't Hard 2 Find" şarkısında 2pac "Öldüğüm dedikodularını duydum, soğukkanlı birşekilde öldürüldüğümü. Son halimde çekilmiş travma resimlerimi. Annemin ağladığını biliyorsun ama o bir yalandı bir korkak hikayeyi çarptırdı." diyor. 2Pac geleceği görmüş sanırım.

* E-40'ın Hall Of Game adlı kasedinde Million Dolar Spot adlı şarkıda Tupac'ın düeti var. Şarkıda Pac "Hayranlarım varoş argomu anlayamıyorlar o yüzden kurtuluyorum ve daha iyi bir hayat planlıyorum." diyor. Bir kez daha Pac planından bahsediyor.

* "Ambitionz Az A Ridah" şarkısında 2Pac mahalleye rüşvet vermekten bahsediyor. Bu acaba Las Vegas'ta vurulduğunu bilen mahalle olmasın? Belki de Pac yaşadığını söylemesinler diye onlara rüşvet vermişti. Çünkü Las Vegasın rüşvetçi mahallesi olduğunu herkes biliyor.

* Supercop'ın soundtracki olan "Made Niggaz" şarkısında Pac "O planlarımı anlamayan kişileri s**iyim mezara kadar "Outlaw" lanet olası bir gangster zenci daha fazla zenginleşmek için planım var beni anla" diyor.

* Medya cenazeye alınmadı ve Pac şarkılarında hep gangster olarak gömülmeyi istediğini söylerdi ama cesedinin yakıldığı açıklandı. Sanırım Elvis Presley gibi mezarının açılabileceğinden korkuldu.

* All Eyez On Me kasedi Şubat 96'da çıktı. Makaveli 7 Day Theory ise Kasımda. Aralarındaki fark 9 ay. Bir doğum olayı gibi 2pac Makaveli adıyla yeniden doğdu.

* "Toss It Up" klibinde Tupac, Penny Hardaway ayakkabıları giymişti. Ama bu ayakkabılar ölümünden önce satılmıyordu. Aynı şekilde "To Lıve & Die In L.A." klibinde de arabaya atlıyor ve ayaklarında ölümünden sonra piyasaya sürülen Jordan ayakkabılarından olduğu görülüyor.

* Scarface'in bir şarkısına 2Pac ve Master P düet yapmışlar. Şarkının başında 2Pac'ın sesine benzeyen biri "Beni tabuta koydunuz sizi pis p*çler... Bütün gün ot içiyorum ama polis hiçbir zaman bulamayacak." diyormuş. Acaba 2Pac saklandığı yerden mi arıyor?

* Las Vegas'ta arabaya 12 el ateş edildi ve bunların beşi Tupac'ı vurabildi. 12-5=7. Yine 7 rastlantısı.

* God Bless The Dead şarkısının başında Pac "Huzur içinde yat o... çocuğu Biggie Smalls'a" diyor. Ama Notorious B.I.G. (diğer adıyla Biggie Smalls) 2Pactan tam 4 ay sonra öldü?

* Geceleyin New York'ta vurulduğu zaman nasıl oluyo da bir gazeteci Pac'ın orta parmağını kaldırırken resmini çekebiliyor da Las Vegas gibi bir yerde (gece hayatı çok renkli bilirsiniz, kasinolar vs.) gazeteci veya amotör bir fotoğrafçı Pac'ın resmini çekemiyor?

* Ölmeden birkaç saat önce Suge'la arabada otururken resimleri çekilmiş ama kimse o en önemli anda çekememiş. Tek gördüğümüz arabasının kaldırımda park etmiş resmi. Pac'ın vurulmuş anının resmi kaç para ederdi tahmin bile edemem. Peki neden çekemediler?

* Ballad Of A Dead Soulja şarkısında 2pac sanki 1996 yılında vurulduğu geceyi anlatıyor: (01:22) "A single witness screamin bloody murder murder Blast tell me homey what you see now? A blind man and a dead body I'm read' to leave town And get my cash though hook up with Kastro." Türkçesiyle "Tek bir görgü tanığı kanlı cinayet cinayet! diye bağırıyor" Biliyorsunuz olayda tek görgü tanığı vardı o da Yafei Fula (Khadafi). "Söyle bana adamım şimdi ne görüyorsun kör biri ve bir ceset şehirden ayrılmaya hazırım" Kör biri diyor belki de olay zamanında 2pac'ın yanında oturduğu halde hiçbirşey görmediğini idda eden Suge'dan bahsediyor. Şimdi 2pac vurulduğu şehirden kaçmaya hazır. "Ve para mı al yine de Kastro ile buluşuyom" Bu kastro Outlawz'daki Kastro değil bence Küba'daki Fidel Kastro. Death Around The Corner şarkısında "murder me now see me later man" (beni şimdi öldür daha sonra gör adamım) diyor. Bu cümlede de geri döneceğinin sinyallerini veriyor

* Before I Wake DVD'sinde 96 olayının bir bayan görgü tanığı Pacı helikopterle aldıklarını söylüyor! Röportajda kadın olay yerinde olduğunu ve Pac'ın helikoptere götürülüşünü gördüğünü söyledi. Zaten hastanede hastane çıkışında hiçbir resminin çekil(e)memiş olması belki de bunu doğruluyor.

* Hit Em Up klibinde E.D.I. 13 numaralı New Jersey forma giymiş. Biliyorsunuz 2pac 13'ünde vuruldu.

* Better Dayz kasedinin "Outro"su çok ilginç. Outro da Pac "Beni (Hz.) İsa'nın geri dönüşünü beklediğiniz gibi bekleyin gelişimi bekleyin" diyor. Böyle birşeyi Pac yaşarken yapmış olabilir mi?

* 2pac'ın öldükten sonra çıkan ilk albümünde (7 Day Theory) yer alan Hail Mary şarkısının başında 2pac fısıltı halinde birşeyler söylüyor. Anlaşılması çok zor ama cümlenin başı (00:05) dikkatlice dinlenince anlaşılıyor. "They say I'm..." gerisi çok zor duyuluyor ama "dead" diyor galiba. Yani "Ölü olduğumu söylüyorlar" !

* Ve çok gariptir ki Amerika'da sadece Nevada'da (Tupac'ın vurulduğu yer) ölümünü taklit etmek yasal.


Diğer [değiştir]

* 1995'te çıkan Me Against The World, Tupac'ı, şarkıcının kendi hapisteyken albümü 1 numaraya çıkan ilk şarkıcı yaptı.
* 1996'da Tupac bir yılda iki 1 numara albüm çıkaran ilk rapçı oldu. All Eyez On Me ve The Don Killuminati: The 7 Day Theory
* 80 Milyona yakın albüm satışıyla Tupac tüm zamanların en fazla albüm satan rapçısıdır.
* MTV'nin 2003 yılında yaptığı bir yarışmada Tupac izleyiciler tarafından en iyi MC seçildi.
* 2004 yılında Vibe dergisindeki ankette Tupac ankete katılanlar tarafından "tüm zamanların en büyük rapçısı" seçildi.



yenileri eklenecektir efsaneden başlıyım dedim





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi XPHOS -- 30 Kasım 2009; 21:00:40 >

X
16 yıl (10371 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

< Resime gitmek için tıklayın >

DMX
Earl Simmons ya da sahne adıyla DMX (Dark Man X) olarak bilinen 18 Aralık 1970, Baltimore, MD doğumlu rap müzik sanatçısı.

Dünyanın bir numaralı rapperlarındandır.1998 yılında ilk albümü It's Dark and Hell is Hot isimli ilk single albümünü çıkardı. Aynı yıl çıkardığı Flesh of My Flesh, Blood of my Blood albümü listelerde bir numara oldu. 1999 yılında And Then There Was X ve 2001 yılında çıkardığı The Great Depression albümleri büyük beğeni topladı. 2000 yılında Jet Li'nin de bulunduğu Romeo Must Die filminde, 2001 yılında Steven Seagal ile Exit Wounds filminde, 2004 yılında Michael Ealy ile Never Die Alone filminde rol aldı.

Solo albümleri

* 2009: You'll Fly with Me Later
* 2009: Walk with Me Now
* 2006: Year of the Dog...Again
* 2003: Grand Champ
* 2001: Great Depression
* 1999: ...And Then There Was X
* 1998: Flesh Of My Flesh, Blood Of My Blood
* 1998: It's Dark And Hell Is Hot

Greatest Hits

* 2007: The Definition of X: The Pick of the Litter

Filmografi
* 1998: Belly
* 2000: Romeo Must Die
* 2001: Exit Wounds
* 2003: Cradle 2 the Grave
* 2004: Never Die Alone
* 2006: DMX: Soul of a Man
* 2008: Last Hour
* 2008: Death Toll(Ölüm Gişesi)





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi XPHOS -- 30 Kasım 2009; 21:04:52 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
X
16 yıl (10371 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

< Resime gitmek için tıklayın >

biggie smalls
972’de doğan Christopher George Latore Wallace, biraz Biggie Smalls, en çok da Notorios B.I.G. olarak tanındı. B.I.G., “Business Instead of Games”in kısaltmasıydı. 1990’ların ortalarında popüler olduysa da Bad Boy ve Death Row kapışması her zaman şarkılarının önüne geçti. Ancak 9 Mart 1997’de öldükten sonra hak ettiği üne kavuştu ve bir hip-hop efsanesi olarak kabul edildi. Şeref listesinde yer alan bir öğrenci olan Christopher, 17 yaşında okulu bıraktı ve kendini yasa dışı işlere verdi. Resmen suç dünyasının korkulan bir lideri olmaya giden basamakları çıkarken bir gün DJ Mister Cee
tarafından fark edildi ve aklı başına getirildi. Biggie ve Mister Cee tarafından hazırlanan bir demo kaseti, o sıralarda Uptown Records’da çalışan Sean Combs’un (bizim Diddy) eline ulaştı. Diddy hemen Biggie ile tanıştı ve Biggie ölene kadar da ayrılmadılar.

1994’deki “Party and Bullshit” single’ı ile ilk kez adını duyurdu. O yıl o kadar çok ismin albümünde konuk oldu ki resmen bu sayede ünlü oldu ve solo kariyerinin önü açıldı. 1994’de “Juicy” isimli single’ı ve hemen ardından ilk albümü “Ready to Die”ı çıkardı. Bu albüm bugün bir hip-hop klasiği ve East Coast ekolünü tekrar canlandıran albüm olarak kabul edilir. Bugün bu albümün bir ünü de tüm zamanların en lafını esirgemeyen sözlerine sahip rap albümü oluşudur. B.I.G., sırtını argoya vermeden kuvvetli ve sert sözler yazabilen ender rapperlardandı. 1995’te çıkan “One More Chance”, B.I.G.’nin en çok satan single’ı oldu. 1995’in sonunda Notorious B.I.G., dünyanın en ünlü rapperlarından biriydi.

Bu ününü gölgeleyen ise en yakın arkadaşı Tupac Shakur’un ona ihanet edip 1995’de Death Row Records’u kurması oldu. Death Row ve Bad Boy Entertainment, dönemin en büyük hip-hop plak firmalarıydı. Dönemin en büyük iki yıldızının kurduğu plak firmaları elbette sürekli takıştı. Tupac vurulduğunda herkes B.I.G.’ye bakıyordu ama o elbette tüm suçlamaları reddetti. 9 Mart 1997’de de B.I.G. vuruldu. O ise hikâye anlatma yeteneği ve şok edici freestyle yeteneği ile akıllarda kaldı





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi XPHOS -- 30 Kasım 2009; 20:59:47 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
X
16 yıl (10371 mesaj)
Binbaşı
Konu Sahibi

< Resime gitmek için tıklayın >

EAZY-E

ric Lynn Wright, (7 Eylül 1963–26 Mart 1995), bilinen adıyla Eazy-E, ABD'li rapçi ve prodüktör.

Eazy-E çok genç yaşlarında uyuşturucu satıcılığına başladı. Sonra hip hop dünyasının içine girdi. O, gangsta rapin kurucularından ve N.W.A. grubunun kurucu üyesi olarak geniş çapta tanındı, sonrasında da solo olarak büyük başarı kazandı. Eazy-E’nin vokali; bahsettiği uyuşturucu, sokak yaşantısı, silah, seks gibi konulardan dolayı büyük dikkat çekti. Ayrıca kısa bir süre için Los Angeles-Based Radio Station’daki Hip Hop Radio Show’un sunuculuğunu da üstlendi.

Hayatı ve müzik

Kathie Wright'ın oğlu olan Eric Wright liseyi onuncu sınıfta bıraktı.Dr.dre İle Tanışan Eric Nwa Grubunu Kurdu Ahmed Saaoud uyuşturucu satması konusunda onu destekledi. Sonra ikisi de lise diplomasını aldı. Ruthless Records rap müzik şirketini kurmak için uyuşturucudan para kazandı. Ruthless, "Boyz-n-the-Hood"da Dr. Dre ve Ice Cube ile sözleşme imzalarken Eazy-E ve Ahmed Saaoud N.W.A.’i kurdular. Bu gruba Dr. Dre ve Ice Cube da dahil oldu. Sonraları gruba DJ Yella ve Arabian Prince eklendi. Sonraki zamanlarda Ruthless Records, N.W.A. ve ekibin derleme albümü (1987) gerçek N.W.A.'in çıkış albümü "Straight Outta Compton" (1988) bir ay sonra Eazy-E’nin solo albümü "Eazy-Duz-It"i yayınlandı. Albüm iki milyon kopya sattı. İki platin albüm ile ödüllendirildi. Hit şarkılar "We Want Eazy" ve "Eazy-Er Said Than Dunn"dı. Albüm sonradan Dr. Dre ve DJ Yella tarafından Ice Cube, Mc Ren ve The D.O.C.’nin katkılarıyla yeniden yapıldı.

N.W.A.’in son albümü "Efil4zaggin", içerdiği bazı şarkı sözleri için tutucu çevreler ve çoğu eleştirmen tarafından şiddetli eleştirilere maruz kaldı. Eazy-E "Alwayz into Somethin" ve "Appetite for Destruction" kliplerinde de şiddet ögeleri kullandı.

Düşüncelerindeki farklılıklar grup içinde bozulmaları meydana getirdi. Eazy-E and Jerry Heller’in gruptan para çaldığının düşününülmesiyle N.W.A. grubu dağıldı. Ice Cube bu olaylardan Eazy-E’yi sorumlu tuttu ve ona "No Vaseline" adlı bir diss şarkı yaptı. Ardından Eazy-E ve Dr. Dre araları bozuldu ve Ruthless Records’dakilerin ve Dr. Dre’nin yeni plak şirketi Death Row Records’un araya girmesiyle aralarındaki düşmanlık kızıştı!

Yasal süreç

Dr. Dre’nin Ruthless Records’daki hataları başladığı zamanlarda, Ruthless Records yöneticileri Mike Klein ve Jerry Heller Yahudileri Savunma Derneği (İngilizce: Jewish Defense League)’den yardım elde etmeye çalıştılar. Ruthless Records eski ticari ilişkiler yöneticisi Mike Klein buna karşılık Ruthless Record’un Dr. Dre için Death Row Records ile görüşme yapılmasının Ruthless Record’a güçlendirileceğini koşul olarak sunulduğunu söyledi. Suge Knight, Dr. Dre’yi Ruthless Records’dan tamamen kopuşu için çabalarken, Yahudileri Savunma Derneği ve Ruthless Records yönetimi Death Row Records görüşme yapma ve para kazanmaya devam eden ve Dre. Dre’nin yeni projelerini yasal olarak çıkartacak bir plak şirketi konusunda istekliydiler. Bundan dahaki önceki dönemlerde Dr. Dre Ruthless Records’dan ayrıldı ve Death Row Records ile anlaştı. FBI kalpazanlık araştırmasını başlattı, Yahudileri Savunma Derneği’nin Ruthless Records’dan zorla para aldığını iddia etti. Yahudileri Savunma Derneği itirafçısı Irv Rubin Eazy-E ve dernek arasıdaki vaziyeti şöyle açıkladı; “Kapatmadan başka sorun yoktu, sağlam bir ilişkiydi”.

Jerry Heller, Eazy-E’nin ölüm tehditleri aldığını itiraf etti. Sonradan Neo-Nazi dazlakların suikast listesinde olduğu ortaya kondu. Heller, bunun "Fuck Tha Police" adlı şarkıdan kaynaklandığını söylerek spekülasyonlar yarattı. Ayrıca Heller, "Suge Knight’ın, Dr. Dre, Michel'le ve The D.O.C’nin Eazy-E’den ayrıldıkları dönemde; bundan yararlanıp, para sızdırma olayının doğurduğu hiçbir şey gizli kalmadı, Ruthless İsrail güvenlik güçleri tarafından korundu." dedi. Jerry Heller Eazy-E’nin grubun "Never Again-Bir Daha Asla" sloganını takdir etmesini destekledi ve grup hakkında film yapmayı planladı.

Hastalığı ve ölümü

Mart 1995’te, Eazy-E şiddetli bronşit semptomları sebebiyle Cedars Sinai Medical Center’a alındı. İleriki geniş çaplı testlerde bunun AIDS sebebiyle olduğu anlaşıldı. Eazy-E, homoseksüel olmadığını ve bu hastalığın herkese bulaşabileceğini açıkladı. Hastalık, ilerlemiş safhalarda farkedilmişti ve hızlı bir şekilde durum kötüye gidiyordu. Mart 4. haftası süresinde Dr. Dre ve Ice Cube ile arasındaki ilişkide değişiklik oldu. Son mektubunda hayranlarına ne olduğunu anlattı.

"Ben belki dini bir vaaz veren bir adam gibi görünmeyebilirim ama halk tarafından dikkatleri üstüne toplayan, sesi duyulan biri olduğuma tanıklık ediyorum. "Yeah, I was a brother on the streets of Compton doing a lot of things most people look down on." Bunların bize yararı oldu. Ardından gerçek şeyler ve FBI ve Los Angeles Polis Teşkilatı’ndaki dengesizlikler hakkında rap yapmaya başladık fakat biz Amerika’daki kapşonlu çocuklardan herkese mesaj verdik. Kısa bir süre içinde bizim öfke ve ümitlerimiz herkesteki kızgınlığı ortaya çıkardı."

"Bana verilen güzel araba gibi ödüller, tatlı kızlar ve güzel yaşam; bunlar güzeldi. Gerçekten duraksız heyecan gibiydi. Ben dindar bir insan değilim, doğru ya da yanlış, bu benim. Ben bunu söylemiyorum; çünkü, ben her nerede bir şeye başlasam yumuşak bir yastık için bakınıyorum. Sadece nasıl AIDS olduğumu merak eden binlerce hayranımın olduğunu hissediyorum. Bunun gibi şeyler benim evimdekilerimi ve onların akrabalarını aşacaktır. Onların bir arada olmalarını çok geç olmadan korumak istiyorum. Kendim dışımda kimseyi suçlu bulmuyorum. Bunu geçen hafta öğrendim: Bu hastalık kimseyi ayırt etmiyor, herkese bulaşabiliyor."

"Kızım, Tomika ve ben birlikte dört yıl geçirdik ve yakın tarihte evlendik. O iyi, nazik biri ve çok iyi bir anne. Bizim daha bir yıllık küçük bir çocuğumuz var. Tomika’dan önce hayatımda başka kadınlar vardı. Altı anneden yedi çocuğa sahibim. Belki bu ‘başarı’ benim için fazlaydı. Tüm çocuklarımı seviyorum ve onlara her zaman ilgi gösterdim."

"Şimdi, hayatımın en büyük kavgasındayım ve hiç kolay olmayacak. Ama benim için üzülüp, beni desteklediğiniz için size sevgilerimi gönderiyorum. Hatırlayın, SİZİN ZAMANINIZ, SİZİN HAYATINIZ."

Hastaneye alınmasından 10 gün sonra, 26 Mart 1995’te, 31 yaşındaki Eric "Eazy-E" Wright hayata veda etti. Ebeveynleri Kathie ve Richard Wright, kardeşleri Kenneth ve Patricia Wright onu ölüm kalım mücadelesinde onu hiç yalnız bırakmadılar. Eazy-E’nin mezarı, Whittier, Kaliforniya'daki Rose Hills Memorial Park’a defnedildi.

Ailesi

Lil' Eazy-E

Eric Wright Jr, 23 Nisan 1984’te California Compton’da doğdu ve babasıyla birlikte aynı evde büyüdü. Babası öldüğünde, 10 yaşındaydı. İlk olarak hip hop sahnesinde kendi albümünü çıkmasını beklediği zamanlarda Daz Dillinger ile göründü. Nasılsa hiçbir sözleşmesi yoktu, bu iki rapçinin arasının açılmasına neden oldu. Lil Eazy-E, Blackground ve Universal Motown Records’la irtibata geçmek için 2006’da Virgin Records’dan ayrıldı. Plak şirketi Kings of L.A. Entertainment’i kurdu ve Compton For Life albümünü çıkardı.

Timbaland, Bone Thugs-n-Harmony gibe isimlerle düet yaptı. The Prince Of Compton albümünün çıkmasını isteklice bekliyordu. Lil Eazy-E Young Mav and DL ile birlikte rapçi The Game’e karşı karmaşık bir düşmanlığın içine girdiler. Çünkü, Lil Eazy-E babasının isminin The Game tarafından kullanıldığını düşümüyordu. Bu yüzden Lil Eazy-E kendi Rebirth of Gangsta Rap mixtape’indeki "Coming From Compton" adlı şarkıda The Game’i dissledi. The Game Lil Eazy-E’ye "120 Bars" şarkısında cevap verdi. Hatta Lil Eazy-E’nin kendi şarkı sözlerini kendi yazmadığından şikayet etti, fakat aynı şarkıda Eazy-E’ye saygıdan Lil Eazy-E ile böyle bir şeye girmemesi gerektiğini söyledi. Lil Eazy-E, "They Know Me" adlı şarkıda The Game’e misilleme yaptı. Sonraları The Game ve Lil Eazy-E arasındaki düşmanlık sona erdi.

Erin Bria Wright

Şarkıcılık ve oyunculuğun peşine düşen Eazy-E’nin başka bir çocuğu olan Erin Bria Wright, "Dear Daddy","16 & Rich", "Just Like Her" gibi şarkılar yaparak ve "I wanna be a Movie Star" programına katılarak babasının adımları izleyerek meşhur olmaya çalıştı. Ayrıca MTV’nin My Super Sweet Sixteen Living In Woodlan Hills California programında annesiyle birlikte göründü. Bugünlerde üvey kardeşi Lil Eazy-E ile albüm hazırlıyor. Ayrıca çift, "No More Lies a Ruthless Scandal" filmini hazırlıyor.





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi XPHOS -- 30 Kasım 2009; 20:59:06 >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
15 yıl (4841 mesaj)
Yarbay

W
15 yıl (515 mesaj)
Yüzbaşı

Jayceon Terrell Taylor[1][2] (d. 29 Kasım 1979),[1] sahne adıyla The Game, ABD'li rap şarkıcısı. 2005 yılında ilk stüdyo albümü The Documentary ve iki Grammy adaylığıyla şöhrete kavuştu. O zamandan bu yana, Batı Yakası hip hop sahnesini yeniden piyasaya taşıması ve Doğu Yakası rapçileriyle olan rekabetiyle de tanındı.[3][4][5]
İlk iki albümünün Billboard 200 listesine zirveden giriş yapmasının yanı sıra, The Game diğer rapçilerle olan kavgalarıyla da ün kazandı. The Game'in müziği, hip hop'ın Compton, Kaliforniya'da popüler bir alt türü olan gangsta rap'tir.


Jayceon Terrell Taylor, Los Angeles, Kaliforniya'da Lynette Baker ve George Taylor Jr.'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Compton, Kaliforniya'da[1] Crips çetesinin yakınlarında büyümesine rağmen,[6] Bloods çetesinin bir üyesi oldu.[7][8]
Ekim 2006'da MTV News muhabiri Sway Calloway'e verdiği bir röportajda, The Game ailesini "disfonksiyonel" olarak tanımladı ve babasının, kız kardeşlerinden birine sarkıntılık ettiğini iddia etti.[9] 1999'da Compton High School'dan mezun olduktan sonra,[10] Taylor, Washington State University'de basketbol öğrenimine başladığını, ancak uyuşturucu iddiaları nedeniyle ilk yarıyılda uzaklaştırıldığını öne sürdü. Fakat, üniversitenin atletik departmanı bu iddiayı çürüttü.[11] Çünkü Taylor, tamamen sokak hayatını benimsemişti ve uyuşturucu satmaya başlamıştı.[12] On sekiz yaşına geldiğinde, yarı-ağabeyi Big Fase 100 adıyla da bilinen Pirus çetesinin lideri George Taylor III'nin izinden gitmeye karar verdi.
Müzik kariyeri [değiştir]

Başlangıç [değiştir]
Çeşitli rap albümlerinde çalışan The Game, rapçi olmak için bir strateji geliştirdi ve Big Fase'in de yardımıyla The Black Wall Street Records şirketini açtı. Şirket, başlangıçta Glasses Malone, Vita ve Nu Jerzey Devil isimlerini bünyesinde bulunduruyordu.[13] Sahne adını The Game'e büyükannesi verdi.[14] The Game, ilk kez Russell Simmons ve Louis Farrakhan tarafından sunulan bir hip-hop zirvesine katıldıktan sonra dikkatleri üzerine çekmeye başladı.[15] JT the Bigga Figga'nın sahibi olduğu bağımsız plak şirketi Get Low Recordz ile anlaştı ve 2002 yılında You Know What It Is Vol. 1 adında bir mixtape yayımladı. Başlangıçta Bad Boy Records şirketi sahibi Sean Combs onu şirket bünyesine katmak istedi,[16] ancak mixtape'i Dr. Dre dinledi ve 2003 yılında The Game'i Aftermath Entertainment şirketi bünyesine kattı.[17] Ekim 2004'te, Untold Story adındaki ilk albümünü Get Low Recordz etiketiyle yayımladı ve üç haftada 82.000 kopya sattı.[18] Sean T, Young Noble (Outlawz grubundan) ve JT the Bigga Figga, albümün konuk sanatçıları arasındaydı.[19] DJ Kayslay, DJ Whoo Kid, ve DJ Clue'nun mixtapelerinde de yer alan The Game, You Know What It Is Vol. 2 adındaki ikinci mixtape'ini kendi şirketinin etiketiyle piyasaya sürdü. Ayrıca, NBA Live 2004 oyunundaki Fredwreck yapımı "Can't Stop Me" şarkısında yer aldı.[20]
İlk albüm [değiştir]
The Game, Aftermath Entertainment şirketiyle anlaştı, ancak Interscope Records CEO'su Jimmy Iovine ve Dr. Dre, The Game'in 50 Cent ve G-Unit ile çalışmalar yapmasına karar verdiler. O zamandan beri, 50 Cent, Lloyd Banks, Young Buck ve Fabolous'ın video kliplerinde rol aldı. İlk kez "In da Club" video klibinde bir kızla dans ederken görüldü. Yer aldığı ilk tekli ise 2004 yılında kendi teklisi "Westside Story"den önce çıkan Jim Jones teklisi "Certified Gangstas" oldu.


Çek Cumhuriyeti'nde düzenlenen 2007 Hip Hop Jam festivalinde.
Başta albümün adı Nigga Wit' An Attitude Volume 1 ("Dreams" şarkısında da geçmektedir) olarak düşünüldü. Dr. Dre ve 50 Cent, The Game'in The Documentary adını taşıyan bu ilk albümünün sorumlu yapımcılığını üstlendiler. Albümden "How We Do" ve iki Grammy adaylığı kazanan "Hate It or Love It" gibi tekliler piyasaya çıktı.[21] The Documentary albümü, Billboard 200 listesine zirveden giriş yaptı ve Amerika Birleşik Devletleri'nde 2005 yılının en çok satan onuncu albümü oldu.[22] Ayrıca, Birleşik Krallık listesine yedi numaradan giriş yaptı ve dünya çapında beş milyondan fazla kopya sattı.[23]
Eazy-E'nin oğlu genç rapçi Lil' Eazy-E, The Game ile bir kavgaya başladı. İkili, önceleri yakın iş birliği içindeydiler ve birlikte müzik yapıyorlardı. Lil' Eazy-E, rapçiye babasının ismini kötüye kullanmasından duyduğu öfkeyi anlatan bir diss attı. The Game, "120 Bars" şarkısıyla cevap verdi ve Lil' Eazy-E'nin şarkı sözlerini kendi yazmadığını iddia etti.[24] Bununla birlikte, aynı şarkıda onun babasına duyduğu derin saygıdan dolayı böyle bir kavgaya girmeyeceğini de ifade etti. Lil' Eazy-E, "They Know Me" adlı şarkıyla karşılık verdi. 30 Ekim 2006'da, bir radyo programına katıldı ve Lil' Eazy-E ile aralarındaki kavganın sona erdiğini ifade etti.
G-Unit ile kavgası [değiştir]
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı. The Game'in ilk albümü yayımlanmadan önce ve bu kavga ortaya çıkmadan önce, The Game ile 50 Cent arasında bir gerginlik vardı.[25] The Documentary albümünün çıkmasından kısa süre sonra 50 Cent, The Game'i G-Unit'ten çıkardı.
50 Cent, albümdeki şarkılardan altısını kendisi yazdığını iddia etti, ancak The Game bunu yalanladı. Bu anlaşmazlık sırasında, The Game'in arkadaşlarından biri New York City'deki Hot 97 stüdyosu çıkışında vuruldu.[26] İkili arasındaki durum ortaya çıktıktan sonra, 50 Cent ve The Game bir basın açıklaması yaptılar ve uzlaştıklarını duyurdular.[27] Durum görünüşte iyiydi,[28] ancak G-Unit, The Game ile kavgaya devam etti ve kendilerinin desteği olmadan onun ikinci albümüyle hit olamayacağını iddia etti. The Game, Summer Jam konseri sırasında G-Unot adında bir boykot başlattı.[29]
Summer Jam performansından sonra The Game, Roc-A-Fella'yı hedef alan You Know What It Is Vol. 3 adında bir mixtape çıkardı ve bu mixtape'teki "300 Bars and Runnin'" adında bir şarkıyla G-Unit'e de diss attı. 50 Cent "Piggy Bank" video klibiyle karşılık verdi. Video klipte The Game, Mr. Potato Head bebeği şeklindeydi ve 50'nin diğer rakiplerinin de parodileri yer aldı.[30] The Game iki mixtape daha çıkardı: Ghost Unit ve Stop Snitchin, Stop Lyin.
50 Cent'in cevabı "Not Rich, Still Lyin'" oldu ve bu şarkıda The Game ile alay etti.[31] G-Unit, çeşitli mixtape'lerle The Game'e saldırmaya devam etti ve G-Unit yeni üyesi Spider Loc da The Game'e diss atmaya başladı. The Game, "240 Bars (Spider Joke)" şarkısıyla cevap etti. Şarkı, Spider Loc'un yanı sıra Tony Yayo ve rap grubu M.O.P.'yi de hedef aldı.[31]
Ekim 2006'da The Game, 50 Cent'e bir barış anlaşması önerdi, ancak hemen cevap gelmedi.[32] Fakat, birkaç gün sonra Power 106'da bu barış anlaşmasının bir gün için teklif edildiğini ifade etti.[33] The Game, Doctor's Advocate albümündeki birkaç şarkıda kavganın bittiğini söyledi. Ancak, Tony Yayo'nun Czar Entertainment CEO'su Jimmy Rosemond'un on dört yaşındaki oğlunu tokatladığı iddiaları sonrasında kavga alevlendi ve The Game, You Know What It Is Vol. 4 mixtape'indeki "Body Bags" şarkısıyla karşılık verdi.[34] Young Buck'ın G-Unit'ten uzaklaştırılması sonrasında, The Game ve Young Buck çeşitli röportajlarda aralarında bir sorun olmadığını ifade ettiler. Bir röportajda Young Buck, The Game'in desteğinden haberdar olduğunu ve Lloyd Banks ile Tony Yayo'nun ona ulaşmadıklarını ifade etti.[35]
Plak şirketi değişikliği [değiştir]
50 Cent ile anlaşmazlığından dolayı The Game, Aftermath Entertainment şirketinden ayrıldı ve 2006 yazında G-Unit ile yaptığı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sonlandırmak amacıyla Geffen Records şirketiyle anlaşma imzaladı. Rapçinin ikinci stüdyo albümü Doctor's Advocate, 14 Kasım 2006'da piyasaya sürüldü. Ayrıca The Game, kendi şirketi The Black Wall Street Records ile de çalıştı. The Game, XXL dergisinin Kasım ayı röportajında Dr. Dre'nin albümün prodüksiyonuyla ilgilendiğini ifade etmişti.[36] Ancak Eylül ayında (XXL röportajı yapıldıktan sonra) Power 105 adlı bir radyo istasyonuna konuşan The Game, Dr. Dre'nin albümdeki hiçbir parçanın prodüktörü olmadığını açıkladı.[37] Ancak ilerleyen haftalarda Dr. Dre prodüksiyonu olan birkaç The Game şarkısı internete sızdırıldı ve bu şarkıların neden albüme konulmadığı hakkında da yorum yapılmadı. Albüm, piyasaya sürüldüğü ilk hafta 358.000 kopya sattı ve ABD Billboard 200 listesine bir numaradan giriş yaptı.[38]
San Francisco Bay Area rapçisi Yukmouth, The Game ile bir gece kulübünde tanıştı. The Game, Yukmouth'un Luniz üyesiyken kaydettiği bir şarkı olan "I Got 5 on It" parçasının altyapısı üzerine Yukmouth'u hedef alan bir diss şarkı yazdı.[39] Yukmouth, The Game'in Change of Heart'ta yer almasıyla alay eden bir şarkıyla cevap verdi. İkili, barışmayı ve birlikte "Peace" adında bir şarkı yapmayı denedi. Ancak anlaşmazlık sürdü ve The Game, "Peace" şarkısındaki kendi seslendirdiği verse'de Yukmouth'a saldırdı. (verse'lerini ayrı ayrı kaydetmişlerdi.)[40]
Mayıs 2007'de The Game, LAX adını taşıyan üçüncü stüdyo albümünün sonuncu albümü olacağını açıkladı.[41] "Game's Pain" parçası albümün ilk teklisi oldu.[42]
LAX/The R.E.D. Album [değiştir]
LAX 22 Ağustos 2008'de yayımlandı ve The Game, bunun son albümü olacağını doğruladı. Keyshia Cole vokalli "Game's Pain", Lil Wayne vokalli "My Life", Travis Barker vokalli "Dope Boys" ve Ne-Yo vokalli "Camera Phone" parçaları tekli olarak yayımlandı. Albüm, Billboard 200 listesine iki numaradan giriş yaptı.[43]
5 Şubat 2009'da The Game, Seattle'dan yayın yapan KUBE 93 radyosunda bir programa bağlandı. 50 Cent ve Rick Ross arasındaki anlaşmazlık sorulduğunda The Game, 50 Cent'ten yana olduğunu ve Rick Ross için işlerin iyi görünmediğini söyledi. Bununla birlikte, Rick Ross'a bu durumdan kurtulması için yardım etmeyi de önerdi.[44]
Mayıs 2009'da The Game, The R.E.D. Album adındaki yeni albümü üzerinde çalışmaya başladığını açıkladı. Sonraki aylarda Timbaland, DJ Premier, Polow da Don ve Kanye West ile çalıştığını da doğruladı.[45][46] The Game, Michael Jackson'ın ölümünün ertesi günü, 26 Haziran 2009'da, onun anısına "Better on the Other Side" adında bir şarkı yayınladı. Diddy, Mario Winans, Chris Brown, Polow da Don, Usher ve Boyz II Men parçaya katkıda bulundu. Birkaç gün sonra The Game, 50 Cent ve Interscope Records'tan özür dileyerek 50 Cent ve G-Unit'le arasındaki kavgaya resmî olarak noktayı koydu.[47]
Diskografi [değiştir]

Ana madde: The Game diskografisi
The Documentary (2005)
Doctor's Advocate (2006)
LAX (2008)
The R.E.D. Album (2009)[48][49]
Filmografi [değiştir]

Yıl Başlık Rolü Notlar
2004 Grand Theft Auto: San Andreas B-Dup video oyunu, yalnızca ses
Life in a Day: The DVD kendisi küçük rol
2005 The Documentary DVD kendisi
Beef 3 kendisi küçük rol
2006 Stop Snitchin, Stop Lyin' DVD kendisi
Waist Deep Big Meat
Doctor's Advocate DVD kendisi
2007 Def Jam: Icon kendisi video oyunu, yalnızca ses
Tournament of Dreams —
Beef 4 kendisi küçük rol
2008 Street Kings Grill
Belly 2: Millionaire Boyz Club G
Life After the Math kendisi
2009 House Arrest —
Ödülleri [değiştir]

BET Ödülleri[50]
2005: En İyi Yeni Sanatçı (Aday)
2005: En İyi İş Birliği ("Hate It or Love It") 50 Cent ile (Aday)
Billboard Müzik Ödülleri[51]
2005: En İyi R&B/Hip-Hop Sanatçısı (Kazandı)
2005: En İyi Rap Albümleri (Aday)
ECHO Ödülleri, Almanya
2006: Uluslararası Hip-Hop/R&B Sanatçısı (Aday)
Grammy Ödülleri[21]
2006: En İyi Rap Şarkısı ("Hate It or Love It") 50 Cent ile (Aday)
2006: En İyi Rap Grup Performansı ("Hate It or Love It") 50 Cent ile (Aday)
MTV Video Müzik Ödülleri[52]
2005: En İyi Rap Videosu ("Hate It or Love It") 50 Cent ile (Aday)
Ozone Ödülleri
2008: En İyi Batı Yakası Rap Sanatçısı (Kazandı)[53]
2007: En İyi Batı Yakası Rap Albümü (Doctor's Advocate) (Kazandı)

Bu arada The R.E.D Album 23 Ağustos'ta çıkıyor


Bu mesaja 1 cevap geldi.
G
14 yıl (1671 mesaj)
Teğmen

yav biride çıkıp EMİNEM'in biografisini yazmamış :/


Bu mesaja 1 cevap geldi.
M
14 yıl (4841 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: mırmırcann

yav biride çıkıp EMİNEM'in biografisini yazmamış :/


one lan kaç cc


Bu mesaja 1 cevap geldi.
A
14 yıl (998 mesaj)
Yüzbaşı

Burda jay-z, kanye west,eminem,50 cent,ludacris,nelly,lil wayne,nas,missy elliot,drake,ll cool j,outkast,diddy,busta rhymes,fat joe,ja rule,lil jon,bone thugs and harmony,snoop dogg,fabolous,twista,eve,nicki minaj,b.o.b.,lupe fiasco,wiz khalifa,soulja boy,juvenile,petey pablo,sean paul,lil kim,pras,beastie boys,will smith,mase ......bunlar yok yabancı rapin sadece 2pac 'da ibaret oldugunu sanmayın ondan baskada cok iyi yapabilenler var,mesela kanye west içlerinde en iyisi bence ve dr.dre 'de cok cok iyi.... zaten dünyaya rapi sevdiren adamın eminem oldugunu kimse inkar bile edemez....


Bu mesaja 2 cevap geldi.
M
14 yıl (4841 mesaj)
Yarbay

quote:

Orijinalden alıntı: assassinchn47

Burda jay-z, kanye west,eminem,50 cent,ludacris,nelly,lil wayne,nas,missy elliot,drake,ll cool j,outkast,diddy,busta rhymes,fat joe,ja rule,lil jon,bone thugs and harmony,snoop dogg,fabolous,twista,eve,nicki minaj,b.o.b.,lupe fiasco,wiz khalifa,soulja boy,juvenile,petey pablo,sean paul,lil kim,pras,beastie boys,will smith,mase ......bunlar yok yabancı rapin sadece 2pac 'da ibaret oldugunu sanmayın ondan baskada cok iyi yapabilenler var,mesela kanye west içlerinde en iyisi bence ve dr.dre 'de cok cok iyi.... zaten dünyaya rapi sevdiren adamın eminem oldugunu kimse inkar bile edemez....

o kadar yazmışki bende bişey sandım okudum kanye west beyler dagılın



K
14 yıl (9105 mesaj)
Binbaşı

quote:

Orijinalden alıntı: assassinchn47

Burda jay-z, kanye west,eminem,50 cent,ludacris,nelly,lil wayne,nas,missy elliot,drake,ll cool j,outkast,diddy,busta rhymes,fat joe,ja rule,lil jon,bone thugs and harmony,snoop dogg,fabolous,twista,eve,nicki minaj,b.o.b.,lupe fiasco,wiz khalifa,soulja boy,juvenile,petey pablo,sean paul,lil kim,pras,beastie boys,will smith,mase ......bunlar yok yabancı rapin sadece 2pac 'da ibaret oldugunu sanmayın ondan baskada cok iyi yapabilenler var,mesela kanye west içlerinde en iyisi bence ve dr.dre 'de cok cok iyi.... zaten dünyaya rapi sevdiren adamın eminem oldugunu kimse inkar bile edemez....

lil wayne mi


Bu mesaja 1 cevap geldi.
G
10 yıl (241 mesaj)
Teğmen

eazy e ve 2pac ölümlerinde suge knight ın eli olduğu düşünülüyor



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.