Arama butonu
Bu konudaki kullanıcılar: 1 misafir, 1 mobil kullanıcı
11
Cevap
337
Tıklama
0
Öne Çıkarma
bir kadın olarak birini bulmak daha zor
X
geçen hafta (4215 mesaj)
Teğmen
Konu Sahibi

bir ilişki başlatmak birini bulmak falan
erkekler için daha kolay bu

DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.

Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.

Üye Ol Şimdi Değil



K
7 gün (17989 mesaj)
Yarbay

E tabi. En kötü reddedilirsin ve zaten senın olmayan bişeyi kaybedersin. Bir kadın durup dururken bana yanaşsa korkarım. Tercihen de kaçarım
Çünkü evliyim. Karımdan korkarım





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Kaygerya -- 15 Eylül 2026; 9:34:12 >

< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaja 1 cevap geldi.
T
7 gün (18431 mesaj)
Yarbay





Bu mesajda bahsedilenler: @Kaygerya
R
7 gün (14786 mesaj)
Yarbay

Çevremde çok fazla kadın var, yakın arkadaş olduğum, birlikte vakit geçirdiğimiz, bu tür konuları açık açık konuştuğumuz. Bir kısmı bekar, çok uzun süredir bekarlar, güzel de kadınlar. Her biri hayatta başarılı ve zekiler, öyle olmasa zaten arkadaş olmak istemem... Neyse, bazen muhabbet sırasında bana çevrelerindeki erkeklerle yaşadıkları deneyimlerini anlatıyorlar. Aralarından aklımda kalan birkaçını derleyip yazayım buraya.

Herkesin şikayet ettiği ortak nokta, erkeklerin başarısızlığı. Stabil bir işi olmaması değil, yetişkin olamamış olması. Hala ailesiyle yaşayanlar, annesinin yemek yapmasına muhtaç olanlar, kendi evine bakamayan, kendi çamaşırını yıkayamayan yetişkinler. Bunlara ek olarak da "arabası var ama evi çöp kokuyor, çöpleri bile dökememiş" tarzı çok fazla şikayet duydum.

Buna ek olarak, en çok şikayeti yemek konusunda duyuyorum. Uzun, stabil ilişkideki arkadaşlarım özellikle, "ben yemek yapmazsam aç kalacak" diyor. Bunlar eşleri ile benzer sosyal statüde, benzer kariyer seviyesindeki, başarılı kadınlar. Karşısındaki yetişkin erkeğe bakmak zorunda hissedince, karşısındakini kendinden küçük görmeye başlıyor, evlilikte huzursuzluk artıyor.

Çoğu erkeğin "boş" olduğunu da çok duydum. İşi var, arabası var, evini almış, ama hayatı olmayan insanlardan bahsediyorlar. Hobisi olmayan, ailesi dışında hayatında başka insan, sosyal çevresi olmayan, iş dışında anlatacak, konuşacak konu bulamayan insanlar.

Bunlar dışındaki şikayetler çoğunlukla genel kültür. Oturmasını, kalkmasını, konuşmasını bilmeyen; kafede, barda, gittiği restoranda ortama göre hareket edemeyen insanlar.

Biraz muhabbet edince bu konularda anlaşılıyor ki aslında çıta çok alçak. Ama sonuç böyle...


Bu mesaja 2 cevap geldi.
E
6 gün (2762 mesaj)
Yüzbaşı

katıldığım ve katılmadığım konular var. 30-35 arası benim de olduğum yaş grubunda ise erkek de olsa kadın da olsa belli başlı çizgileri oluyor ve o çizgilerden büyük taviz vermek gerekirse kimse ilişki topuna girip hayatının akışını bozmak istemiyor.

kadınlarda bu daha çok diyebilirim. bir çok ilginç, başarılı ve muhabbeti de akan kadınla karşılaştım. çoğunluğu evini dizmiş, bazıları arabasını da almış. dedikleri evim dizili, arabam var, gelirim var, çok ihtiyaç görürsem de bir sinyalle istediğim zaman cinsel ihtiyacımı da giderebilirim. sadece çok uyum yakaladığım, kafa dengi biriyle bir yola girerim mantığındalar. ailesiyle yaşayan kişilere ise empati yapmamak kabaca. artık istanbulda en basit ortalama oturulabilecek ev kirası olmuş 50 bin, insanların ortalama gelir seviyeleri de belli. 80 bin kazanan birinin eline kala kala 30 kalıyor, o da ev masrafları ve bir kaç alışverişe yetiyor. artık işi toparlayamayıp kira masrafından kaçınmak için ailesinin yanında kalanlar var. vermediği kira ile planlama yapıp arabasını alan var. ailesiyle yaşayan arkadaşım daha yeni 2.5 milyona kredi ile araba aldı, 1 sene sonra taksidi bitsin de öyle eve çıkarım diyor, kirada kalsa araba alması imkansızlaşacak. halbuki empati yapıp düzgünse ileride eve çıkıp sırt sırta kira masrafını bölüşürüz düşüncesi olsa sorun olmayacak. kendi kafalarına göre otomatik olarak ailesiyle yaşayan ev işi yapmıyordur diye kodlamışlar. genel görüş bu şekildeyken, tüm ev işlerini kendi görebilen azımsanmayacak derecede erkek de var.

evin temizlik meselesi de tamamen cinsiyetten bağımsız kişilikle alakalı. bazı kadınların evleri erkeklerinkinden beter. kendi öz bakımını çok iyi yapan kişilerin bile ev temizliğini saldığını da gördüm. her gün duşunu alır, temizdir ancak evde yerde çöpler atılı, evin içi savaş alanı gibi. daha kendi ortamını temizleyemeyip evcil hayvan beslemeye kalkışanlar da var, hayvanlara yazık.

en büyük sıkıntı "uyum" arama uğruna sürekli daha iyisini bulmak için çok hızlı şekilde karşındakiyle iletişimi kesmeleri. kadınlar erkeklere laf ediyorlar da, sanki kendileri çok farklı. farklı hobileri olan kişilere de işlerine gelmediğinde çocuk gözüyle bakıyorlar. hobin neler sorusunun cevabı çoğunlukla "gezmek, eğlenmek, güzel yerlerde yemek yemek", maalesef durum böyle. hobiden tek anladığı bir yerleri gezmek, sırf alabiliyorum diyebilmek için pahalı ürünler almak. ilginç hobileri olanların da çoğunlukla başka sorunları oluyor, geçmişiyle çok kavgalı oluyorlar, sürekli geçmişte yaşadığı sorunları seninle de yaşayacağını düşünerek kendilerini savunma amacıyla oldukça agresif oluyorlar, ya da hiç sallamayıp "ben ilişki insanı değilmişim ya" diyip sıvışıyorlar.

kendi akıllarınca süper insan arıyorlar. işi olsun, arabası olsun, evi olsun ama bunları oturturken de iş yükü çok olmasın. öncelikle y kuşağı bazında ailenden kalmadığı sürece istediğin kadar kazan ev almak uzak bir hayal, arabasını ise zamanında almışlar yükselte yükselte gitmiş. her şey aynı anda olmuyor, olunca da yaş ilerliyor. şu an türkiye şartlarında gerçekten çok iyi kazanan arkadaşlarım var, dünyanın en büyük şirketlerinde belli pozisyona gelmiş kişiler olmalarına rağmen iş yükleri o kadar fazla ki haftasonu evde maç izlerken bile arkada iş laptopu açık mail yazıyorlar. bu kişilerin evleri yok, hatta iyi birikimleri olmasına rağmen arabaları da yok. istese yarın nakit audi a3 alabilecek arkadaşım ihtiyaç görmüyor mesela.

erkeklerin de kadınlar için mutlaka araba lazım, çok para harcaman lazım serzenişleri de boşa. dümdüz biri istediği arabaya vs. sahip olsun ilk an dışında hiç bir kadını uzun süreli etkileyemez. onlar da bahane olarak kadınları suçlarlar. halbuki iki tarafta da belli başlı eksikler var ve tolerans seviyesi oldukça düşük.

tolerans seviyesi ve her şey uyumlu birisinin de çok büyük ihtimalle çok fazla fiziksel cazibesi olmuyor. bu kadınlar için de erkekler için de böyle. hiç kimse kırmızı çizgilerini ayaklar altına almamalı fakat kırmızı çizgisi var diye sıfır tolerans, uyum için biraz esneme payı olmadığı sürece işler iyice zorlaşıyor. evlenen arkadaşlarım hep aynı zamanda iyi de birer arkadaşları olduğu, kafalarının uyduğu ve benzer sosyoekonomik koşullarda olduğu kişilerle evliliklerini yürütüyorlar.


Bu mesaja 1 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Real RocknRolla
X
6 gün (4215 mesaj)
Teğmen
Konu Sahibi

20li yaşlarda da bütün kızlar yakışıklı zengin elemanlara koşuyor
ama asla bir ilişki olmuyor


Bu mesaja 2 cevap geldi.

Bu mesajda bahsedilenler: @Real RocknRolla
K
6 gün (17989 mesaj)
Yarbay

Zengin ve yakışıklı değilsen bu senin sorunun oluyor. Zenginlikle 2-3 estetikle kıvançtan bile yakışıklı olursun



< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @xxCrazyBoyxx01
.
6 gün (10709 mesaj)
Yüzbaşı

Kadınlar norveçte yaşayan ama anadoluda memur olmak isteyen erkeklerden hoşlanır ama anadoluda memur olup norveçte yaşamak isteyen erkeklerle evlenirler.



< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >


Bu mesajda bahsedilenler: @xxCrazyBoyxx01
R
6 gün (14786 mesaj)
Yarbay

Konu dışında uzun zamandır böyle ciddi muhabbet edebileceğim bir cevap gelmemişti, mutlu oldum

Yazdıklarınız doğru. Biraz benim hatam, bir önceki mesajımı sanki sorun erkeklermiş, kadınlar süpermiş gibi yazmışım, fakat konu öyle değil. Katılıyorum. Erkeklerden de çok benzer şikayetler duyuyorum, aslında üç aşağı beş yukarı herkes benzer şeyleri söylüyor ama kimse bir adım ileri gidemiyor gibi. Söylediklerinizle ilgili güzel bir cümle okumuştum geçenlerde. "Tinder, date'desin, karşındakinin telefonuna sürekli yeni eşleşme bildirimi geliyor" diye. Orada konu biraz insanların hep daha fazlasını istemesi, yaşam tarzı enflasyonu üzerineydi ama burayı da kapsıyor tabii ki.

Konuyu biraz daha farklı bir noktaya çekeyim. Günümüzde "hayatı başkası için yaşama" durumu çok yaygın artık. Amaç atıyorum Roma'ya gidip şehri görmek değil, Roma'ya gittiğini instagram'da göstermek. Yeni açılan restoranda yemek yemek değil, yediğini sosyal medyada paylaşmak. Influencerlar da böyle yaşıyor, 100 takipçisi olan rastgele biri de. İlişkiler de bu çerçeveye girmeye başladı. Masada bardağı, kolunun ucu, sahte Rolex'i görülsün istiyor kadın, gerisi önemli değil. Bununla bir yemek yiyelim, fotoğraf atayım, canımı sıkarsa eğer instagram'dan yazan 10 kişi daha var... Bu da bu bahsettiğiniz tolerans, anlayış seviyesini düşürüyor, insanların ilişkiye, karşısındakine çaba harcamasının önüne geçiyor.




Bu mesajda bahsedilenler: @end0plazmikretikulum
E
6 gün (2762 mesaj)
Yüzbaşı

burası doğru yani bir sanrı mevcut. en yakın arkadaşlarımı bile eklemediğim, sadece hobilerimi vs. takip ettiğim instagram hesabım var, yalandan 1 foto koymuşum. insanların hayatlarının ne kadar "mükemmel" olduğunu görmek istemiyorum. eğitim hayatım boyunca iyi okullarda okuduğum için haliyle çok yakın arkadaşlarım dışında kasıntı tip çok var, aralarında gerçekten çok başarılı olanlar da var. kıyaslama psikolojisine girmek istemiyorum. ayrıca çok yakın arkadaşlarımı da biliyorum, baksan instagramda ulan bizim x neymiş be dersin, her hafta buluştuğum adamın gerçek hayatı kredi kartı, eksi hesap, kredi üçgeni. onlar da takılıyo arada nabıyon la karı kız mı kesiyon diye, açıyorum insta uygulamasını gösteriyorum. algoritmada motorsporları, model araçlar, elektronik hobi, bilgisayar, uzay haberleri dışında bir şey yok. bir de komikli videolar.

neyse bu sanrı o kadar yüksek ki, instagram kullanmıyorum diyince ya da bu hesabı atınca direkt kafalarında bir şeyler gizliyor kesin diye kuruluyorlar. direkt telefonumu vereyim whatsapptan yazışırız yok, çok inanmıyorsan yanında edevletten medeni durumu ve adli sicil kaydı göstereyim diyorum yine kurtarmıyor. sanki instagramın yoksa kesin bir şeyler gizliyorsun ya da gerçek değilsin. eski kız arkadaşım da böyleydi. iyi biriydi ancak konu sosyal medyaya gelince cozutuyordu. x hesabı aç diye çok ısrar etti açmadım. bir ortamın keyfini alacağız şak foto çekinelim. bir yere gidiyoruz hadi öpüşürken foto çekilelim çünkü arkadaşı x sevgilisiyle yapmış çok güzel olmuş. bunu diğer insanlara göstermek zorunda mıyız diyince de trip yiyorsun.

dating uygulamalarını hiç bir zaman yadırgamadım. sonuçta ben kullanıyorsam benim gibiler de kullanıyordur. eski kız arkadaşımı da uygulamadan bulmuştum, yani kesin olmaz diyemem ancak birinin denk gelmesi ihtimali yüzde 1 civarı. 6-7 kişilik çok yakın lise grubum var ve her hafta görüşürüz. tabii arada evlenenler ve başka şehire taşınma durumunda kalanlar için haliyle eskisi kadar görüşemiyoruz ancak hepimiz çeşitli uygulamalar kullandık. şöyle diyeyim istanbulun kalburüstü bir lisesinden mezun, yine ytü itü boğaziçi lisans/yüksek yapmış, eli ayağı düzgün konuşmasını oturmasını bilen kişileriz. evlenen hiç bir arkadaşım uygulamadan bulduğu biriyle evlenmedi, hepsi bir noktada arıza çıkardı. sosyal ortamdan bulunan biriyle başarı oranı daha yüksek. bekar kalan son 4 kişi kaldık, her sene uygulamaları ara ara yükler sileriz. her sene ortam daha kötüye gidiyor ancak bu sene en kötüsüydü.

playboy triplerinde değiliz fakat kadınların odak süresi japon balığı seviyesine düşmüş. kendi serzenişlerinin nedenleri de kendileri. bu sene geçen senelere kıyasla daha fazla eşleşme yakalamamıza rağmen buluşma işi ya 1-2 defa oldu, ya da hiç olmadı. kadınların çoğunluğu gelen yüksek ilgiden ne yapacağını şaşırmış vaziyette. bundan dolayı gerçekten ilgili bir şekilde seninle yazışmaları 1, en fazla 2 gün. hem bir şeyler yavaş yaşansın tanışalım istiyorlar, hem de 1 gün içinde hemen görüşme ayarlamazsan da ghostluyorlar. bu büyük bir çelişki. hepsinde standart bahane çok yoğunum, bu aralar aklım karışık, yeni biriyle görüşmeye hazır hissetmiyorum vs. vs. o zaman hanımefendi niye uygulama kurup üstüne üstlük ilk sen beni beğenip vakit harcıyorsun?

geçen senelerde en azından 3-4 kişiyle yaklaşık 5 gün iyice yazışıp, whatsapptan huyunu suyunu az çok öğrenip buluşmada da herhangi bir kaza olmadan daha yüksek başarı oranı yakalıyordun. hiç bir şey olmasa farklı bir kişiyle kafa bir muhabbet etmiş oluyordun, rutinin dışına çıkıyordun yani. bu sene kadınların yüzde 99'u aynı tornadan çıkmış gibi. artık 23431512345 şehir gezdim, travel benim hayat stilim, tokyoya gideceğim lafı duymaktan kusacağım. hobin ne diyorum ya işten bir şeylere ilgilenemiyorum diyor. en basitinden hangi müziklerden hoşlanırsın diyorum yahu insanın bir müzik stili en azından daha kendine işlemez mi? yok kulağa hoş gelen müziği severim ya diyip geçiştiriyor. iş artık monoloğa dönünce de motivasyonunu kaybediyorsun. standart tek tip beyaz yakalı 30+ kadın grubu çoğunlukla aşırı yorucu. bir de az biraz makam elde etmişse, bütün hayatını bunun üstüne kurup o çok kırılgan egolarını unvan ve kariyerleriyle bastırmaya çalışanlar var. bunlar cinsiyetten bağımsız ultra itici ve çekingen tipler. özellikle hekim ya da akademisyen kadınlarda var, aşırı agresifler. güzel ve mesleki olarak başarılı bir kadın görünce artık çekiniyorum, kesin anlaşması çok zordur diyorum ve öyle de oluyorlar.

kadınların ilgiden şaşırmasına neden olanlar da erkekler. bu yazın yaptığım bir buluşmada baktık iş çıkmayacak artık dalgaya aldık, kadın çıkardı uygulamayı gösterdi 9k beğeni. her kafadan ses çıkıyor. kadınların uygulamalarda bildirim kapatması kadar doğal bir sonuç yok. o kadar bildirimden telefon kitlenir. hatta şunu söyleyeyim, erkeklerden özellikle pilot ve doktor tayfa kafayı yemiş vaziyette. bir kadın için yapmayacakları iş yok. kadın daha ağzını açmadan "gel seni alayım, yemek yeriz x otele gideriz" ya da hemen tatil planı yapanlar var. ya da sanat sepet tayfa ıssız adam tipler var aman aman. ancak 30+ kadınlar genelde bunlara düşmüyorlar. daha buluşur buluşmaz hemen "ben ciddi düşünüyorum" yahu dur daha tanışmadık bile ya. ciddi düşünmek nedir ayrıca anayasa taslağı mı hazırlayacağız? ayrıca ilk gün seviştiğim biriyle sevgili olmuştum, yani seviştiğin biriyle sevgili olamazsın diye bir kanun da bulunmamakta. hatta tam tersi, ortalık ben de ciddi düşünüyorum ya diyip tıkladıktan sonra bir bahaneyle sıvışan erkek dolu. bir de iyi bir şeymiş gibi ya takıldığım dönem de oldu ama bana uygun değilmiş ya diyor. karşısında enayi arıyor. karşındakini insan yerine koyup tanımak yerine hemen başkalarıyla kıyaslıyor. ben de işi goygoy muhabbetine çevirdim.

en azından bu sene geçen senelerdeki gibi gerçekten belirgin bir zevki olan, onu da dinlemekten keyif alacağım birisiyle tanışamadım. bazılarıyla sadece arkadaşça buluşma oldu, bazılarıyla arkadaşçadan fazlası da oldu ancak en azından belirli bir görüşleri, duruşları vardı. benzer müzik zevkimiz olan ve iyi de gitar çalan birine kafamdan şarkı söylüyordum çatır çatır çalıyordu mesela. ya da muhabbeti çok saran, daha önce duymadığım şeyleri keyifle anlatanlar vardı. bazılarının çok net siyasi görüşü vardı, bana yakın olmasa da en azından belli başlı bir ideolojisi vardı. bunların arasından çok agresif ve tepeden bakanları eleyince en azından bir kaç kafa dengi kişi denk geliyordu. bu sene bakıyorum, çoğu artık kıvama gelmiş, çalışıp eve gelip popüler olanı kovalamaktan başka hiç bir belirgin zevki olmayan ego balonu olmuş.



O
6 gün (2367 mesaj)
Yüzbaşı

Birini bulmak değil kadınların yaptığı finansal köle bulup, kendini ağırdan satmak. Ondan kimseyi bulamıyorum diyorsunuz. Biraz kadınsı davranmak yok, aşırı yargılayıcı. Erkekler seks arıyor diyorlar ama kadınlarda boy para yakışıklılıktan başka bir şey aramıyor





< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi onderweb -- 16 Eylül 2026; 8:22:2 >

< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >

R
6 gün (14786 mesaj)
Yarbay

Aslında kadınlar hep böyleydi. Şöyle bir anım var, çok net hatırlıyorum. Yıl 2012, Erasmus yapıyoruz Polonya'da. Güzel bir arkadaş grubumuz var. Tinder yeni çıkmış, henüz yaygın değil. Güney Amerikalı, sevdiğimiz bir arkadaşımız, bizim Türk kızlardan birini beğendiğini söyledi bize. Tamam dedik, hep birlikte vakit geçirebileceğimiz 1-2 sosyal ortam ayarlayalım, sonra da kızın ağzını ararız. Hep beraber gezdik, akşamları çıktık eğlendik, birkaç günün ardından kızı kenara çektim, X seni beğeniyormuş, bak birlikte güzel vakit geçiriyoruz, ne dersin diye sordum. "Bana bunu mu layık gördünüz" dedi, kesti attı konuşmayı. "Peki madem" dedim, arkamı dönüp uzaklaştım. Çocuk da düzgün bir tipti yani, kız ortalama... Bana sorarsalar çocuk daha iyisini hakediyor derdim. Aradan neredeyse bir ömür geçti, bu çocuğun fotoğrafları önüme düşüyor arada Instagram'da. Evli, çok da güzel bir kadınla, 2 çocuğu var, her fotoğrafında çok mutlu. Bu kız hala aynı, 35 yaşında olmalı, sağdan soldan standart instagram fotoğraf atıyor, herkesin attığı fotoğraflar, muhtemelen hala en iyisini bulacağını zannediyor.

Ben yaklaşık 5 senedir düzenli bir ilişkideyim. Ondan önce de evlendim, boşandım. Fakat aradaki iki yıllık dönemde bu uygulamar nedeniyle dibi gördüm diyebilirim. Dışarıdan bakınca süper bir hayat, haftada en az 3 farklı kızla birlikte olurdum, ama sıfır tatmin, sıfır duygu. O süreçte bu psikolojik olarak bu kadar düşmemin bir sebebi de bu uygulamalar sayesinde vakit geçirdiğim insanlardı. Normal şartlarda hayatlarımızın kesinlikle kesişmeyeceği kalitedeki insanlar evime geldi, yaptığım yemeği yedi, kedimi sevdi...

Bence bu uygulamalarının en büyük sorunu da bu, sizi, sizinle aynı seviyede olmayan insanlarla aynı yere koyması. Eskiden eş, arkadaş bulurken, aynı çevreden insanlarla muhatap oluyorduk. Aynı okula gittiğimiz için, aynı iş yerinde çalıştığımız için, ya da aynı kafeye/bara gittiğimiz için... Bu da karşımızdaki insanın bir ön elemeden geçtiği anlamına geliyordu. Hem iyi anlamda, hem kötü anlamda. Şimdi herkes en iyisini istiyor, en iyisine de erişimi var zannediyor, ekranında fotoğrafı çıkıyor çünkü, sağa sola kaydırabiliyor, eşleşebiliyor, belki bir süre vakit geçirebiliyor.

Neyse, uzun lafın kısası, bu uygulamaların güncel durumlarına çok hakim değilim, yalnızca çevremdeki arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla biliyorum. Fakat burada yazdıklarınız bire bir çevremden duyduklarımla örtüşüyor. Herkes, kadın erkek, ilişkilerin çok sığlaştığından, kimseyle oturup bağ kuracak kadar vakit geçiremediklerinden şikayetçi. 



DH Mobil uygulaması ile devam edin. Mobil tarayıcınız ile mümkün olanların yanı sıra, birçok yeni ve faydalı özelliğe erişin. Gizle ve güncelleme çıkana kadar tekrar gösterme.