Yaklaşık 1 ay önce 2025 model bir Tivoli satın aldım. Aslında aklımda uzun zamandır Torres 4X4 vardı ancak bunu alabilmek için daha fazla beklemek istemedim ve Tivoli satın aldım. Torres 4x4 aslında ihtiyacımın çok üzerinde bir araç ama insan her zaman fazlasını istiyor, gözü her zaman fazlasına gidiyor.
Aracım şu anda 1.100km. Yeni Tivoli ile ilgili araştırma yaptığımda kullanıcı deneyimi ile ilgili TR'de bir kaynağa ulaşamadığım, en azından ben denk gelmediğim için bu başlığı açmak istedim.
Aracı internet fotoları ve youtube incelemeleri hariç hiç görmeden bayiden sipariş ederek satın aldım. Aracı almayı düşündüğümde genel depoda 2 tane kalmıştı. Bayilerde yoktu. Biraz riske girerek aracı canlı canlı göremeden satın aldım. Oturduğum sitede bir tane Tivoli var ancak eski kasa. Eski kasa olmasına rağmen yenisinin boyutları ile ilgil bir fikir oluşmasında yardımcı oldu. Tuzla Bayii'inde Batuhan Bey de epey bir yardımcı oldu. Açıkçası bayii tarafından biraz bile ilgisizlik görseydim zaten algısı zayıf olan bir markadan (markayı çevremdenki kullanıcılardan bildiğim için bende yok ancak genel kitlede var) hiç riske girmeden almaktan vazgeçecektim. Ancak çok iyi bir ilgi ve bilgilendirme ile karşılandım. Sipariş vermemnden teslim edilene kadar Batuhan Bey'in ilgi ve alakası çok iyiydi. Kendisine teşekkür ederim.
2025 ve 2026 modeller arasında fiyat hariç herhangi bir fark yok. Bire bir aynı. Bu yazdıklarım 2026 modeller için de geçerli olacaktır. Şunu da belirtmek isterim; tüm yazdıklarımın başında "bence" kelimesi var. Buna karşın objektif olduğuma da güvenebilirsiniz.
Artıları (bana göre) - İç mekan genişliği ve kullanışlılığı gayet güzel. Görüş açıları iyi. Sütunlarda dahil görüşünüzü olumsuz etklileyecek bir şey yok. Yan aynaların, dikiz aynasının ve arka camın boyutu iyi. Kabin içi depolama alanları bir B SUV'a göre yeterli. - Dikiz aynası otomatik olarak kararıyor. Bir çok B SUV'da hatta bazı C SUV'larda yok yada bazılarında elle kendiniz bir mandalı çekerek yada düğmeye basarak karartıyorsunuz. Bu çağda bunu yorum olarak yazmak bile bana garip geliyor. - Isıtmalı, ön koltuklar ve direksiyon simidi. Koltuklar ve direksiyon deri. Bu sınıfda ve bu fiyatta bir araçda deri koltuk olması bana çok enteresan geldi. Soğuk günlerde ısıtma özelliklerini kullanmak çok güzel oluyor. Koltuklarda bir de soğutma olsaydı tadından yenmezdi. Gerçi bu açıdan bakarsak kotuk ve direksiyon ısıtma da koymayabilirlerdi. "Kaç para veriyorsun ki ne istiyorsun" diyebilirlerdi . Ama bence deri koltuk yerine kör nokta uyarısı ve arka çarpışma önleyici koysalardı daha iyi olurdu. En azından bir pandizot. Bu pandizot konusuna çok taklıdım. Belki böyle saçma sapan bir fiyat istenmeseydi (19.256TL) "her güzelin bir kusuru vardır" deyip bu kadar takılmazdım . - IASIN tam otomatik şanzıman var. Sorunsuz bir şanzıman. Aracı seçmemde etkili olan maddelerden bir tanesi. Çok pürüzsüz ve keyifli bir sürüş sağlıyor. Yoğun trafikte "acaba ısınır mı, yolda bırakır mı?" gibi endişeleriniz yada manuel'de kullanmak gibi bir ihtiyacınız olmuyor. - 163hp, 280nm 1.5 turbo motor. Tam aradığım kombinasyon. Bu da aracı seçme nedenlerimden biriydi. Çok güzel bir motor ve şanzıman performansı var. Arabada 5 yetişkin varken dik bir yokuşu sanki araba boşmuş gibi çıktı. Gerçekten tatmin edici bir performanı var. Fazla yakıt tüketimini göze alarak yaptım tercihimi. Diğer bebek motorlu SUV'ler ile kıyas kabul etmez. 1.2, 1.3 gibi motorları kullandım ve sevmiyorum. Turbo ile destekleyerek perfomans artışı bir noktaya kadar sağlanıyor ama motor ömründen yenilmiş oluyor, benim performans beklentime yanıt vermiyorlar ve yük altında motor sesi rahatsız edici oluyor. - Yol tutuşu çok güzel. Virajlarda rayda gider gibi. Ben kullandığım her araçta virajlara temnkinli ve güvenli süratlerde girerim. Sadece test etmek için yalnızken bir kaç denemem oldu ve güzel tepki verdi. Ancak arkası torsiyon olduğu için virajlarda bir tümsek yada bozukluğa denk gelirseniz (viyadük birleşme yerleri de buna dahil) arka taraf zıplayabiliyor. Arabayı kullanırken bunun bilincinde olup dikkati kullanmak lazım. - Hybrit değil. Hybrit bir araca ihtiyacım yok. Eğer hybrit bir arabanın logosu Toyota değlse o arabayı almam. Hybrit'in yazılım ve batarya sorunları ile uğraşacak ne sabrım, ne vaktim ne de param yok. Eğer İstanbul gibi trafiğin kabus olduğu büyük şehirlerden birinde yaşamıyorsanız veya sürekli bu kabus trafiğin içerisinde değilseniz hybrit sizin için gereksiz bir maaliyet. Ama bu trafiğin içerisinde yaşamak zorundaysanız ve hybrit bir araç bakıyorsanız bence Toyota ve Honda'dan vazgeçmeyin. Ben olsam hiç düşünmeden Toyota alırım. Kafam rahat eder ama 1.8 motorun vergisini de hesaba katmanız lazım. Detaylı bir konu. - Ekran dokunmatiği ve yazılımı iyi çalışor. Tepkilerinde bir yavaşlık yok. - Sürüş destek sistemleri çok güzel çalışıyor. Şerit takip, şerit ortalama, trafik levhası tanıma, acil fren destek vb. Bir de kör nokta uyarısı olsaydı harika olurdu. İstanbul'dan Edirne'ye, güvenlik sebebi ile ellerimi asla direksiyondan indirmeyerek, neredeyse hiç direksiyon çevirmeden gidip geldim. Kendisi gidip geldi. Sadece keskin virajlarda bu işi arabaya bırakmadım. Keskin virajlarda yada tehlike yaratabileceğini düşündüğüm bir durumda işimi asla arabanın elektronik destek sistemlerine bırakmam. Bu Tivoli için değil tüm marka ve modeller için geçerli. Hiç Tesla kullanmadım. Sanırım Tesla'da bu durum iyi anlamda biraz daha farklı.
Eksileri (bana göre) - Arka yolcu tarafında havalandırma kanalı yok. Bir çok B sınıfı SUV'da da yok ama bence olması lazım. - Pandizot yok, pandizot yok, pandizot yok. Acaba kim ne yaşayarak bunu aracın standardından çıkarttı çok merak ediyorum. Ne içiyorsa bize de söylesin ki bizde içmeyelim.
Eksi diyebileceğim pek bir şey ile ben karşılaşmadım. Aracı seçerken ihtiyaçlarım doğrultusunda uzun süre araştırma yaptım. Belki o yüzdendir. Tabii henüz servis konusunu da tecrübe etmedim. Umarım etmek zorunda da kalmam. Benim artı yada nötr olarak paylaştığım şeyler sizin için eksi yada artı olabilir. İhtiyaç ve yaşam tarzınıza göre bunlar değişebilir. Bu yönce tecrübeleriniz varsa sizde yorum ekleyerek Tivoli almayı düşünen yada kullanan kişiler için katkı sağlayabilirsiniz.
Nötr (benim için önemsiz yada eser miktarda önemli) - Aracın jant tasarımı ve lastik boyutları pek hoşuma gitmedi. Jantlarda daha hareketli bir tasarım tercih edilebilirdi. Bu tamamen renkler ve zevkler konusu. - Jantlar 18" olsaydı görsele çok katkı sağlardı ama konfordan feragat edilirdi. Ben açıkçası konfordan ödün vermek istemeyenlerdenim ama jantlar gözüme biraz küçük gibi geliyor. Büyük jantlara alıştığımız için de olabilir. - Gündüz farları hariç halojen far. Aydınlatması güzel, bir sorun yok. Ama dışarıdan bakan için genel kalite algısını düşürüyor. - Ben araç içi ambiyans aydınlatmalarından çok hoşlanmayan birisiyim. Aracın içinde mümkün olduğu kadar az ışık olmasını istiyorum. Bu şekilde gece sürüşlerinde yola daha çok konsantre olabiliyorum. Bu benim için bir artı ama belki sizin için eksidir. - Bardaklıkların etrafına aydınlatma konulsaydı çok iyi olurdu bence. - Apple Car Play ve Android Auto kablosuz bağlantı ile çalışmıyor. Kablosuz bağlantı olsaydı benim için bir artı olurdu. Arabanın içinde kablo sevmiyorum. - Kablosuz telefon şarj özelliği yok. Ben kablosuz şarj özelliği olan bir araba kullandığımda bu özelliği hemen kapatıyorum. Telefonun çok ısınmasına sebep oluyor ve bana güven vermiyor. Belki sizin için bir eksidir. - Çift taraflı otomatik klima yok. İlk aracım hariç (sene 2008) sahip olduğum tüm arabalar modelinin en üst versiyonu ve en dolusuydu. Hepsinde çift taraflı otomatik klima vardı. Bir kez bile ön yolcu tarafını 22 dereceye ayarlayıp kendi tarafımı 25 derece yapayım demedin. İhtiyacım da olmadı. Bunca sene kullanmadığıma göre bana gerekiz bir özellik gibi geliyor. - Arka yolcu tarafında telefon şarjı için herhangi bir şarj çıkıkşı yok. Önceki araçlarımda vardı (hep C sınıfı kullandım) ve arkada oturup da "telefonumu nerede şarj edebilirim" diyenle karşılaşmadım. Herkes kendi telefonunun şarjından sorumlu. Eğer çocuğum değilse arkada oturanın telefonunun şarjı beni ilgilendirmiyor . Olsa güzel olur tabii. Bana ileride sorun çıkartma ihtimali olmayan fazla özellik göz çıkarmaz. - Sakin kullanımlarda yakıt tüketimi güzel. Ancak performanslı kullanıma geçerseniz çok tüketiyor, içiyor. Tivoli'yi tercih ederken bunu dikkate almalısınız. Tivoli gibi performanslı bir aracı alırken marka ne olursa olsun aynı durumu yaşayacaksınız. Bu KGM Tivoli özelinde bir durum değil. - Aracın süspansiyonları biraz sert tarafta kalıyor. Öyle çok sert değil, bir tık sert. Yol tutuşuna katkı sağlıyor ama konforu bir parça düşürüyor. Tüm markaların yapması gereken bir tercih. Sürüş güvenliği mi yoksa kofor mu? Eğer çok üst sınıf bir araç almıyorsanız bu ikisi arasında bir tercih yapmanız grekiyor tecrübelerime ve araştırmalarıma göre. - Cam tavan yok. Bir kaç aracımda vardı. Benim özellikle tercih ettiğim br şey de değildi. Araçlarımın versiyonlarında standart olarak geliyordu. İlk bir hevesle bir kaç kez açtım ve bir daha da hiç açmadım perdesini yada tavanı. Neden bu kadar çok sevildiğini ve özellikle aranan bir özellik olduğunu da anlayamadım. Üstelik takla güvenliğini alt üst eden, su sızması gibi sorunlar çıkartabilecek, araca ekstra yük bindiren bir şeyken. Cam tavana ekstra 50-100bin TL vermek yerine bu parayı farklı opsiyonlar için kullanmayı veya paranın cebimde kalmasını tercih ederim. Aracın standardında yoksa (ki güvenlik ve sorun çıkarma riskinden dolayı hiç bir versiyonda standart olmasını istemiyorum) asla kendi isteğimle opsiyon listesinden seçerek ekletmem. Cam tavan olmaması benim için büyük bir artı (özellikle güvenlik konusunda) ama tam tersine sizin için bir eksi, hatta alım kararınızı etkleyecek derecede önemli bir şey de olabilir.
Genel olarak; KGM Tivoli beklentilerimin üzerinde bir B SUV oldu. Güvenlik, özellik ve sürüş keyfi ile de bir çok C SUV ile yarışır yada geçer. Şimdiye kadar B SUV'lar arasında Opel Mokka ve Ford Puma kullandım. Renault Captur'da yolculuk yaptım. Özellikle Opel Mokka ve Ford Puma sahiplerini kızdırmak istemem ama asla fiyatları ile sundukları örtüşmüyor. Hele o Opel Mokka nasıl bir şey. Allah beni Opel Mokka'dan korusun. Captur'u marka bilinirliği, kolay satış, bol teknik servis vb sebeplerle belki tercih etmek isteyebilirsiniz ama Captur ve Tivoli arasında özellik bakımından bazı eksiler ve artılar var. Çok dikkatlice değerlendirmeniz lazım (fiyat konusunu hiç söylemiyorum). Yazdığım her şey benim şahsi ihtiyaçlarım ve şahsi tecribelerim ile ilgili. Renault Clio 1.5 dCi SportTourer haricinde (sıfır alıp çok kısa kullandım, hiç sevmemiştim) ilk B sınıfı aracım ve yine B sınıfı araç tercih edecek olsam KGM Tivoli tercih ederim. Kısacası Tivoli beklentilerinizi çok çok iyi karşılayacak, gizli kalmış, değeri anlaşılmamış tam bir fiyat/performans SUV'u. KGM genel olarak Kia ve Toyota arasına yerleşen bir marka. Eğer KGM (eski adı ile SSangYong) markasını bilmiyorsanız sakın ola Çinli markalar ile kıyaslamayın. Sürüş keyfi olarak Kia'ya yaklaşıyor, sorunsuzluk ve güvenlik konusunda Toyota'ya yaklaşıyor. Ama fiyat konusunda rakipsiz. Şahsuvaroğlu nedense yeteri kadar bu markayı tanıtmıyor. Daha iyi bir distribitörün elinde çok daha iyi yerlere gelebilecek bir marka. Modellerde yapılacak çok ufak revizyonlar ve iyi bir tanıtımla yollar KGM dolar.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
Önemli olan sizin memnuniyetiniz ve gerektiğinde servis desteği alabilmeniz. Dediğiniz gibi bazı konular kişiden kişiye değişir. Kimine göre şart olan kimine göre olmasa da olur.
O sebeple sizlere keyifli sürüşler. Her zaman ki gibi en güzel araba , kapındaki arabadır. Sadece pandizot konusunu bende çözemedim. Onun olmayışı tercihe veya opsiyona bırakılmamalıydı.
Yaklaşık 1 ay önce 2025 model bir Tivoli satın aldım. Aslında aklımda uzun zamandır Torres 4X4 vardı ancak bunu alabilmek için daha fazla beklemek istemedim ve Tivoli satın aldım. Torres 4x4 aslında ihtiyacımın çok üzerinde bir araç ama insan her zaman fazlasını istiyor, gözü her zaman fazlasına gidiyor.
Aracım şu anda 1.100km. Yeni Tivoli ile ilgili araştırma yaptığımda kullanıcı deneyimi ile ilgili TR'de bir kaynağa ulaşamadığım, en azından ben denk gelmediğim için bu başlığı açmak istedim.
Aracı internet fotoları ve youtube incelemeleri hariç hiç görmeden bayiden sipariş ederek satın aldım. Aracı almayı düşündüğümde genel depoda 2 tane kalmıştı. Bayilerde yoktu. Biraz riske girerek aracı canlı canlı göremeden satın aldım. Oturduğum sitede bir tane Tivoli var ancak eski kasa. Eski kasa olmasına rağmen yenisinin boyutları ile ilgil bir fikir oluşmasında yardımcı oldu. Tuzla Bayii'inde Batuhan Bey de epey bir yardımcı oldu. Açıkçası bayii tarafından biraz bile ilgisizlik görseydim zaten algısı zayıf olan bir markadan (markayı çevremdenki kullanıcılardan bildiğim için bende yok ancak genel kitlede var) hiç riske girmeden almaktan vazgeçecektim. Ancak çok iyi bir ilgi ve bilgilendirme ile karşılandım. Sipariş vermemnden teslim edilene kadar Batuhan Bey'in ilgi ve alakası çok iyiydi. Kendisine teşekkür ederim.
2025 ve 2026 modeller arasında fiyat hariç herhangi bir fark yok. Bire bir aynı. Bu yazdıklarım 2026 modeller için de geçerli olacaktır. Şunu da belirtmek isterim; tüm yazdıklarımın başında "bence" kelimesi var. Buna karşın objektif olduğuma da güvenebilirsiniz.
Artıları (bana göre)
- İç mekan genişliği ve kullanışlılığı gayet güzel. Görüş açıları iyi. Sütunlarda dahil görüşünüzü olumsuz etklileyecek bir şey yok. Yan aynaların, dikiz aynasının ve arka camın boyutu iyi. Kabin içi depolama alanları bir B SUV'a göre yeterli.
- Dikiz aynası otomatik olarak kararıyor. Bir çok B SUV'da hatta bazı C SUV'larda yok yada bazılarında elle kendiniz bir mandalı çekerek yada düğmeye basarak karartıyorsunuz. Bu çağda bunu yorum olarak yazmak bile bana garip geliyor.
- Isıtmalı, ön koltuklar ve direksiyon simidi. Koltuklar ve direksiyon deri. Bu sınıfda ve bu fiyatta bir araçda deri koltuk olması bana çok enteresan geldi. Soğuk günlerde ısıtma özelliklerini kullanmak çok güzel oluyor. Koltuklarda bir de soğutma olsaydı tadından yenmezdi. Gerçi bu açıdan bakarsak kotuk ve direksiyon ısıtma da koymayabilirlerdi. "Kaç para veriyorsun ki ne istiyorsun" diyebilirlerdi
- IASIN tam otomatik şanzıman var. Sorunsuz bir şanzıman. Aracı seçmemde etkili olan maddelerden bir tanesi. Çok pürüzsüz ve keyifli bir sürüş sağlıyor. Yoğun trafikte "acaba ısınır mı, yolda bırakır mı?" gibi endişeleriniz yada manuel'de kullanmak gibi bir ihtiyacınız olmuyor.
- 163hp, 280nm 1.5 turbo motor. Tam aradığım kombinasyon. Bu da aracı seçme nedenlerimden biriydi. Çok güzel bir motor ve şanzıman performansı var. Arabada 5 yetişkin varken dik bir yokuşu sanki araba boşmuş gibi çıktı. Gerçekten tatmin edici bir performanı var. Fazla yakıt tüketimini göze alarak yaptım tercihimi. Diğer bebek motorlu SUV'ler ile kıyas kabul etmez. 1.2, 1.3 gibi motorları kullandım ve sevmiyorum. Turbo ile destekleyerek perfomans artışı bir noktaya kadar sağlanıyor ama motor ömründen yenilmiş oluyor, benim performans beklentime yanıt vermiyorlar ve yük altında motor sesi rahatsız edici oluyor.
- Yol tutuşu çok güzel. Virajlarda rayda gider gibi. Ben kullandığım her araçta virajlara temnkinli ve güvenli süratlerde girerim. Sadece test etmek için yalnızken bir kaç denemem oldu ve güzel tepki verdi. Ancak arkası torsiyon olduğu için virajlarda bir tümsek yada bozukluğa denk gelirseniz (viyadük birleşme yerleri de buna dahil) arka taraf zıplayabiliyor. Arabayı kullanırken bunun bilincinde olup dikkati kullanmak lazım.
- Hybrit değil. Hybrit bir araca ihtiyacım yok. Eğer hybrit bir arabanın logosu Toyota değlse o arabayı almam. Hybrit'in yazılım ve batarya sorunları ile uğraşacak ne sabrım, ne vaktim ne de param yok. Eğer İstanbul gibi trafiğin kabus olduğu büyük şehirlerden birinde yaşamıyorsanız veya sürekli bu kabus trafiğin içerisinde değilseniz hybrit sizin için gereksiz bir maaliyet. Ama bu trafiğin içerisinde yaşamak zorundaysanız ve hybrit bir araç bakıyorsanız bence Toyota ve Honda'dan vazgeçmeyin. Ben olsam hiç düşünmeden Toyota alırım. Kafam rahat eder ama 1.8 motorun vergisini de hesaba katmanız lazım. Detaylı bir konu.
- Ekran dokunmatiği ve yazılımı iyi çalışor. Tepkilerinde bir yavaşlık yok.
- Sürüş destek sistemleri çok güzel çalışıyor. Şerit takip, şerit ortalama, trafik levhası tanıma, acil fren destek vb. Bir de kör nokta uyarısı olsaydı harika olurdu. İstanbul'dan Edirne'ye, güvenlik sebebi ile ellerimi asla direksiyondan indirmeyerek, neredeyse hiç direksiyon çevirmeden gidip geldim. Kendisi gidip geldi. Sadece keskin virajlarda bu işi arabaya bırakmadım. Keskin virajlarda yada tehlike yaratabileceğini düşündüğüm bir durumda işimi asla arabanın elektronik destek sistemlerine bırakmam. Bu Tivoli için değil tüm marka ve modeller için geçerli. Hiç Tesla kullanmadım. Sanırım Tesla'da bu durum iyi anlamda biraz daha farklı.
Eksileri (bana göre)
- Arka yolcu tarafında havalandırma kanalı yok. Bir çok B sınıfı SUV'da da yok ama bence olması lazım.
- Pandizot yok, pandizot yok, pandizot yok. Acaba kim ne yaşayarak bunu aracın standardından çıkarttı çok merak ediyorum. Ne içiyorsa bize de söylesin ki bizde içmeyelim.
Eksi diyebileceğim pek bir şey ile ben karşılaşmadım. Aracı seçerken ihtiyaçlarım doğrultusunda uzun süre araştırma yaptım. Belki o yüzdendir. Tabii henüz servis konusunu da tecrübe etmedim. Umarım etmek zorunda da kalmam. Benim artı yada nötr olarak paylaştığım şeyler sizin için eksi yada artı olabilir. İhtiyaç ve yaşam tarzınıza göre bunlar değişebilir. Bu yönce tecrübeleriniz varsa sizde yorum ekleyerek Tivoli almayı düşünen yada kullanan kişiler için katkı sağlayabilirsiniz.
Nötr (benim için önemsiz yada eser miktarda önemli)
- Aracın jant tasarımı ve lastik boyutları pek hoşuma gitmedi. Jantlarda daha hareketli bir tasarım tercih edilebilirdi. Bu tamamen renkler ve zevkler konusu.
- Jantlar 18" olsaydı görsele çok katkı sağlardı ama konfordan feragat edilirdi. Ben açıkçası konfordan ödün vermek istemeyenlerdenim ama jantlar gözüme biraz küçük gibi geliyor. Büyük jantlara alıştığımız için de olabilir.
- Gündüz farları hariç halojen far. Aydınlatması güzel, bir sorun yok. Ama dışarıdan bakan için genel kalite algısını düşürüyor.
- Ben araç içi ambiyans aydınlatmalarından çok hoşlanmayan birisiyim. Aracın içinde mümkün olduğu kadar az ışık olmasını istiyorum. Bu şekilde gece sürüşlerinde yola daha çok konsantre olabiliyorum. Bu benim için bir artı ama belki sizin için eksidir.
- Bardaklıkların etrafına aydınlatma konulsaydı çok iyi olurdu bence.
- Apple Car Play ve Android Auto kablosuz bağlantı ile çalışmıyor. Kablosuz bağlantı olsaydı benim için bir artı olurdu. Arabanın içinde kablo sevmiyorum.
- Kablosuz telefon şarj özelliği yok. Ben kablosuz şarj özelliği olan bir araba kullandığımda bu özelliği hemen kapatıyorum. Telefonun çok ısınmasına sebep oluyor ve bana güven vermiyor. Belki sizin için bir eksidir.
- Çift taraflı otomatik klima yok. İlk aracım hariç (sene 2008) sahip olduğum tüm arabalar modelinin en üst versiyonu ve en dolusuydu. Hepsinde çift taraflı otomatik klima vardı. Bir kez bile ön yolcu tarafını 22 dereceye ayarlayıp kendi tarafımı 25 derece yapayım demedin. İhtiyacım da olmadı. Bunca sene kullanmadığıma göre bana gerekiz bir özellik gibi geliyor.
- Arka yolcu tarafında telefon şarjı için herhangi bir şarj çıkıkşı yok. Önceki araçlarımda vardı (hep C sınıfı kullandım) ve arkada oturup da "telefonumu nerede şarj edebilirim" diyenle karşılaşmadım. Herkes kendi telefonunun şarjından sorumlu. Eğer çocuğum değilse arkada oturanın telefonunun şarjı beni ilgilendirmiyor
- Sakin kullanımlarda yakıt tüketimi güzel. Ancak performanslı kullanıma geçerseniz çok tüketiyor, içiyor. Tivoli'yi tercih ederken bunu dikkate almalısınız. Tivoli gibi performanslı bir aracı alırken marka ne olursa olsun aynı durumu yaşayacaksınız. Bu KGM Tivoli özelinde bir durum değil.
- Aracın süspansiyonları biraz sert tarafta kalıyor. Öyle çok sert değil, bir tık sert. Yol tutuşuna katkı sağlıyor ama konforu bir parça düşürüyor. Tüm markaların yapması gereken bir tercih. Sürüş güvenliği mi yoksa kofor mu? Eğer çok üst sınıf bir araç almıyorsanız bu ikisi arasında bir tercih yapmanız grekiyor tecrübelerime ve araştırmalarıma göre.
- Cam tavan yok. Bir kaç aracımda vardı. Benim özellikle tercih ettiğim br şey de değildi. Araçlarımın versiyonlarında standart olarak geliyordu. İlk bir hevesle bir kaç kez açtım ve bir daha da hiç açmadım perdesini yada tavanı. Neden bu kadar çok sevildiğini ve özellikle aranan bir özellik olduğunu da anlayamadım. Üstelik takla güvenliğini alt üst eden, su sızması gibi sorunlar çıkartabilecek, araca ekstra yük bindiren bir şeyken. Cam tavana ekstra 50-100bin TL vermek yerine bu parayı farklı opsiyonlar için kullanmayı veya paranın cebimde kalmasını tercih ederim. Aracın standardında yoksa (ki güvenlik ve sorun çıkarma riskinden dolayı hiç bir versiyonda standart olmasını istemiyorum) asla kendi isteğimle opsiyon listesinden seçerek ekletmem. Cam tavan olmaması benim için büyük bir artı (özellikle güvenlik konusunda) ama tam tersine sizin için bir eksi, hatta alım kararınızı etkleyecek derecede önemli bir şey de olabilir.
Genel olarak; KGM Tivoli beklentilerimin üzerinde bir B SUV oldu. Güvenlik, özellik ve sürüş keyfi ile de bir çok C SUV ile yarışır yada geçer. Şimdiye kadar B SUV'lar arasında Opel Mokka ve Ford Puma kullandım. Renault Captur'da yolculuk yaptım. Özellikle Opel Mokka ve Ford Puma sahiplerini kızdırmak istemem ama asla fiyatları ile sundukları örtüşmüyor. Hele o Opel Mokka nasıl bir şey. Allah beni Opel Mokka'dan korusun. Captur'u marka bilinirliği, kolay satış, bol teknik servis vb sebeplerle belki tercih etmek isteyebilirsiniz ama Captur ve Tivoli arasında özellik bakımından bazı eksiler ve artılar var. Çok dikkatlice değerlendirmeniz lazım (fiyat konusunu hiç söylemiyorum). Yazdığım her şey benim şahsi ihtiyaçlarım ve şahsi tecribelerim ile ilgili. Renault Clio 1.5 dCi SportTourer haricinde (sıfır alıp çok kısa kullandım, hiç sevmemiştim) ilk B sınıfı aracım ve yine B sınıfı araç tercih edecek olsam KGM Tivoli tercih ederim. Kısacası Tivoli beklentilerinizi çok çok iyi karşılayacak, gizli kalmış, değeri anlaşılmamış tam bir fiyat/performans SUV'u. KGM genel olarak Kia ve Toyota arasına yerleşen bir marka. Eğer KGM (eski adı ile SSangYong) markasını bilmiyorsanız sakın ola Çinli markalar ile kıyaslamayın. Sürüş keyfi olarak Kia'ya yaklaşıyor, sorunsuzluk ve güvenlik konusunda Toyota'ya yaklaşıyor. Ama fiyat konusunda rakipsiz. Şahsuvaroğlu nedense yeteri kadar bu markayı tanıtmıyor. Daha iyi bir distribitörün elinde çok daha iyi yerlere gelebilecek bir marka. Modellerde yapılacak çok ufak revizyonlar ve iyi bir tanıtımla yollar KGM dolar.
DH forumlarında vakit geçirmekten keyif alıyor gibisin ancak giriş yapmadığını görüyoruz.
Üye Ol Şimdi DeğilÜye olduğunda özel mesaj gönderebilir, beğendiğin konuları favorilerine ekleyip takibe alabilir ve daha önce gezdiğin konulara hızlıca erişebilirsin.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi tolga_aykurt -- 17 Nisan 2026; 10:8:6 >